. (Bu sayfa en son 05 Haziran 2010 tarihinde güncellenmiştir.) Şâir değilim
ama, |
Eyy! Medeniyet nörüyon gözyaşı açmazlarında?!!!
Seni affedecek miyiz sandın, yıktıklarınla burada?
Tahta Minareli Câmiin Minaresi (Y. T. 1938) ![]() Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ |
Tahta Minareli Câmi/Behramağa Sokak ![]() Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ |
TAHTALIM YIKILMADI!
Tümtümoğ'un çeneyi dönerken mâzide sessiz,
Ve
ağlayan, gıcırdayan tahtaların soğuk,
Eyy! Medeniyet nörüyon gözyaşı açmazlarında?!!! Zamanı geri getirebilmekten âciz, bakarken karanlıkta ... Uruplağa gelir mi sandın, tarihî değerin insanlıkta!
Yaşatırken hasreti, yaşamadan ezanî ömrünün ...
Kaldır
yeniden, kaldır ki minareni kıyâma,
Mâzin
Tahtalı'nın ufkuna gülümseyişlerle dönsün. |
280 Sayfalık Aşağıdaki Zile Şiirleri Adlı Kitabın
Arka Kapak Yazısı :
Zile doğumlu olmadıkları halde, Zile özlemiyle duygulu
şiirler kaleme alan,
Zile sevdalısı dostların şiirlerine yer vermekten de onur duyduk.
Bu kitabın hazırlığında
arşivlerindeki Zile ile ilgili şiirleri verme nezaketi gösteren
Mehmet Âli ERDİN, Bekir ALTINDAL, M. Ufuk MİSTEPE,
Necmettin ERYILMAZ vb.
emeği geçen dostlara sonsuz teşekkürlerimi belirtmeyi borç bilirim.
Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI - 2010
İzmir
Cahit KÜLEBİ
Adamın Biri
adlı şiir kitabındaki
Hikâye
adlı şiiri
aşk ve yurt sevgisini birlikte veren en güzel şiirlerindendir Külebi'nin.
Ressam Nihat AKYUNAK |
|
Senin dudakların pembe
Benim doğduğum köylerde
Benim doğduğum köylerde |
Benim doğduğum köyleri
Benim doğduğum köylerde
Benim doğduğum köylerde |
Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! |
Mehmet YARDIMCI
"Şiirle Kırk Yıl" adlı törende Zile coşkusunu yudumsatan Zileli kültür elçimiz.
. ÇOCUKLUĞUMUZDA ZİLE
Çocukluğumuzda |
|
Üzümler dökülürdü şınavatlara Karabüzgüle Narince Güzel üzüm Sabahlara kadar pekmez kaynardı ocaklarda Kömeler batardı Kazan dibi sıyırtılırdı parmak parmak Yanakları al al kızlara
|
![]()
Çocukluğumuzda kiraz seyirleri
vardı Zile'de Kirazın dallarında
çocuklar |
.![]() ![]() Çocukluğumuzda gezir seyirleri olurdu Zile'de Bütün şehir kırlara taşardı Kültür Derneği vardı çocukluğumuzda Bütün dallarıyla sanatı aşılayan Esnafı vardı gerçekten esnaf Her iş kolunun bir çarşısı vardı çocukluğumuzda Çocukluğumuzda çocukluğumuz vardı. Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI |
ZİLE'YE
Ayşegül Sarısoy ARAN
aysegularan@gmail.com
Zile, her halde seni düşümde gördüm. Ahşaptan, sıcacık evlerin, geniş yolların Her mahallende, soğuk akan çeşmelerin Kaleden esen rüzgarların, bağların Üzümlerin, pekmezlerin, kirazların Baldan tatlı meyvelerin vardı. |
Zile Bağlarında Dalında
Kiraz Keyfi |
Yazlık Aykut Sineması Beyaz Perde Duvarının Görünümü |
Zile, her halde seni düşümde gördüm. Yazlık sinemaların, misafir tiyatroların Panayırların, at yarışların, konserlerin Mezuniyet gecelerin, baloların Sokaklarında gülen insanların vardı. |
Zile, her halde seni düşümde gördüm. Hüseyin Gazi'nin tepesinden bağlara Bir ceylan koşuyordu. Çay başında kadınlar ellerinde tokuçlar Renk renk kilimler, kazanlar kaynıyor Buz gibi suyunda karpuzlar soğuyordu. |
Roma Çeşmesi'nde Halı ve
Kilim Yıkayan Zileliler |
Zile Bağlarında Kışın
Gizemli Beyaz Örtüsü |
Zile, seni düşümde gördüm. Karlar yağarken yollarına, buzlar sarkarken çatılardan Bir alevin ortasında çığlık çığlığa idi çocuklar Kâbus mu idi, gerçek mi idi? Geleceğe koşarken heyecanlı yürekler Bölük bölük bölünsün diyen kara çığlık Ateşten dilini uzatınca insanlarına Yangın yerine dönmedi Zile, yangın yeri idi. |
Zile seni düşümde gördüm Fevzi Çakmağın bahçesinde.. Siyami en önde koşuyor taşlar fırlatıyor Koşun diyordu, öldürün onları, Kimdi bu Siyami nerden gelmişti Zile'ye? Niçin insanları öldürtmek istiyordu? Eylüllere varmadan yangın yeri Zile... |
Zile Ayaklanması'nda Âsilerin
Yaktığı Kısım |
Zileliler'in İstiklâl Harbi'nde |
Zile seni düşümde gördüm. Gencecik gönüllerin dağılmış dört bir yana Bölük bölünenler sana sevdalı Kara çığırtkanlar yapmış hesaplarını Bölmez isek bunları; Savaşlarda bile düşman eli değmemiş ki Buralara, dağılıp yitip gitmez bir nesil Kim tutabilir bu çelik bilekli gönülleri? Olmasa idi tüm bunlar Şimdi nerelerde olurdun sen Zile? |
Geniş bir yaylasın Anadolu'nun kucağında Nazlı bir rüzgârın sesi gizli tepelerinde Her yol ayrımında seni ararken garipler Mesut olayım gelin evlâtlarım diyen Bir koca çınarın dinginliğinde, düşlerimde... |
Fikret TARHAN'dan Bir Kara
Kalem Zile Bağlarında Kış Çalışması |
Ve Zile'sine sevdalı Âşıkoğlu Necati'nin kiraz kokan dizeleri...
Zile Ulu Câmi Minaresi![]()
Er Rızk-ı Alallah |
SEVDALI ZİLE'M Bu şiir, geleneksel Zile
Kiraz Festivali'nde ödül kazanmış olup, Zile'nin 03 Temmuz 2002 tarih ve 246
sayılı
Zillerle süslenir üzüm
merkebi
|
GOP LAN MAAMUT!!!
(Zile Mahallî Ağzıyla)
Ciseli bi zabahdı
Garadini Bağları’nda bıldırın yağan…
Serinliğinde toplarken zavzu ve kirazları
Höğme, maviliğinde gülümsemeye çalıştı
Arasından bulutların…
Amedenden bostan yüklü eşek arabası
Hızınan geçiverdi nasibini aramaya!
Vay anaan babaan gııı!!!
Gennaba da binmiş terekesine arabanın bağele,
Üzerinde fin, deyme gençleri çatlaturcasına…
Gop lan Maamut!
Gediyo görüyon mu?
Culfalıkda dokunur arapgiri…
Galevleynen, aynalı çaruğu da bi giyen mi?
Goşuver gız başoğmaaa!!!
Ağşama da culuk dolması zebil diyolar…
Ceviz ağacından kozları silkeleyüp
Köme yapmak âdeddür Zile’mizde.
Bahçesinde zarzalak gokusuynan
Yer sofrasunda toyga çorbası gaşuklamak mı?
Aboooooooo!!!
Yime de yanında
yat lan…
Mahmut Ufuk MİSTEPE
25 Mayıs 2003/Ankara 23:12
.
Yaşlı Anadolu’nun şu koca yüreğinde,
Av.
Murat KURNAZ - 2002 Zile |
Sayın
Araştırmacı, Yazar
Bekir ALTINDAL'ın
makalelerinde, dizeleriyle tanıştığım
Ceyhun Atuf KANSU'nun
"ZİLE'YE
DÜŞTÜ YOLUM" adlı şiirinde
Anadolu, Zile'yi yudum yudum
kanarcasına içmenin hazzını yaşayıvermiştim.
Ceyhun ATUF KANSU
Bir gün Zile'ye
düştü yolum,
Orta çağı yaşar gibi oldum,
.
Çünkü yolları ıraktı
kasabaların; pancar yüklü kağnı
15 saat yol alıp tekeri kırılınca, kantara varamadan kar altında
kalırdı.
.
"Bir gün
baktık, Ceyhun Atuf KANSU Turhal Şeker Fabrikası’na hekim
olarak atanmış, çekmiş gitmiş. Turhal’a gider gitmez Varlık’ta
yayımladığı «Zile» adlı şiiri
bana adamıştı. Doğum yerimde beni anımsamasına çok sevinmiştim."
(CAHİT KÜLEBİ – İÇİ SEVDA DOLU YOLCULUK (2. Baskı) Başak Yayınları
120 sh. - Ankara/1986, Sh. 75'te yayımlandı.)
.
ZİLE'YE
DÜŞTÜ YOLUM
Bir gün
Zile'ye
düştü yolum,
Hâlâ
bir Ferhadü Şiir hikâyesi..
Bebeği
sallanır iki dal arasında |
Şerife/İbrahim ALTINKUŞ'ların Kiraz
ve Üzüm Bağı
Ceyhun Atuf Kansu Tüm
Şiirleri - 1 (1978 - 496
sh.) |
Ah!.. Her bahar yeli böyle esip gitti, Netmeli, bilmem ki bebek netmeli? Netmeli de seni beni avutmalı, Netmeli de uyandırmalı, uyandırmalı toprağı!
Ah bir kere anan belemiş kundağı... |
Bağları güzel
olurmuş Zile’nin
baharda,
Şimdi daha güzel,
daha canlı türküler istiyor! |
ZİLE BAĞLARI
Bekir ALTINDAL -
Araştırmacı, Başmüfettiş
Zile Bağlarında Yer Sofrası Şenlikleri / 1968 -
Kameraman : Mehmet SEZEN - Turizm ve Tanıtma Derneği
Allanırken
dalda, kirtik kirazı Kınalı
keklikler gibi sekenin Kepirpınarı’nda yusam yüzümü Meydanlığa doğru yürü Zile’den Kiraz altına
minderler serilir |
Baharda
yeşillenir heybetinen
Gözümde tüter çırpısı çalısı
Baharda çime minderler serilir
Şalvarlı bağların nazlı gelini
Atlar bağ yollarına vuruldu
mu? |
. |
Şâir Dursun
OVAT
ÖZLEDİM ZİLE'M SENİ
Kıvrım
kıvrım yollarını, Kerpiç kokan evlerini, Çene başı sohbetini, Özledim Zile'm seni. |
|
Üvez (Vaz) Meyve ve Yaprağı |
Vişneni
kirazını, Kayısını ahladını, Dalındaki vazını Özledim Zile'm seni. |
Taşını
toprağını, Bezirane Sokağı'nı, İnan baba ocağını, Özledim Zile'm seni. |
|
ZELA adlı
şiirin tamamını
http://www.sahanhoca.com/zela.htm
adresinden kendi sesiyle dinleyebilirsiniz.
Gönlü Müşfik Hemşehrilerim,
Geçen yıl
Hekimoğlu İbrahim’i bu yıl da Kel Bekir’in anılarını aktarmak nasip
oldu
bu Ünzile âşığı kardeşinize… Duygusallığım depreşti…
Bir gözümden Hekimoğlu, diğerinden Kel Bekir’in anıları damladı teker teker..
tutamadım; sanki Cevizderesi’nden Dereboğazı’na doğru akan seller
bu haksızlığa direnenlerin gözyaşlarıydı… Okumanız için Ünye ve Zile
Makaleleri’ne
özenle yerleştirdim anıları. Yorumsuz aktardım bilinenleri. Bir tatil gününün
verdiği
rehavet içerisinde slow bir müzik eşliğinde renksi dizelere aktarmaya çalıştım
bu duygularımı. Sizleri de bu duygu seline davet ediyorum,
yüreciklerinizde kıpırdayan ya da kıpırdayacak olan…
Aynalı Martiniyle Hekimoğlu İbrahim
(Fotoğrafın 1961 yılında Amerika'dan gönderildiği söylenmektedir.)
26 Nisan 1913 gecesi 8 saat süren bir çarpışmada Yassıtaş
Köyü'nde vurularak öldürülmüştür.
ÜNZİLE DÜŞLERİNDE
KEL BEKİR VE HEKİMOĞLU DESTANI
Aynalı
Martin’den selâm Anadolu yiğidine,
Karadeniz martı uçmalarındayken masmavi yeşilliklerinde
Kelsi Kireçli tepeleri, yağan mavzer saçmalarını okşardı avuç avuç
Her biri Ünzile’yi kucaklayan gönül ateşinde kavrulmuş leblebi taneleri
gibiydi…
Fındık
bahçelerinin sessizliğinden Zile bağlarına koşan umutlar
Kader mahkûmlarını da sarmıştı yiğidin harmanlandığı Ünzile’de
Kel Bekir ağırlamıştı bağ sofrasında Hekimoğlu İbrahim’i
Mavzer ve Aynalı Martin erkeksi çatılmışlardı haksızlığa karşı kiraz diplerinde
Bir gözümden Kel Bekir, diğerinden Hekimo İbrahim A damladı süzülerek
Ünye – Fatsa arasından tuzlumsu tadında yiğit terlemişliği taşındı Dereboğazı’na
Taştı.. taştı.. sel oldu Karadini bağlarında, ezilmişliğin gözyaşlarında damla
damla…
At iziyle it
izinin tozu dumana katıp karıştırdığı meydanda
Eşkıya ve yiğidin izini kim sürüp, kim bilecek?
Fındık ocakları ve ceviz ağacı diplerinde demlenen umutlar
Sadece düşen yaprakların güzelliğinde buldu gerçek dostluğu, kalleşlikten uzak…
İpek Yolu’nu süsleyen kervansı anıların dom dom kurşunuyla gürlediği
bulutlardaki ses
Zile Kalesi’nden Ünye Kalesi’ne uzanan özgürlük düşlerinin heybetindeki
selâmıydı…
Akkuş
ormanlarından Karagöl Yaylası’na, Sivriçal’dan Hüseyin Gazi’ye
Umutların yeşerdiği toprakları sardı türküsü Hekimoğlu Kel Bekir’in
Biri meşhur Kanlı Dut’a bağlandı çocuksu güzelliğinde,
Diğeri martininin yanına uzandı fındık ve çalı diplerinde yorgun…
Gülümseyen gözlerindeki yaşlar şu an gözlerimden akan damlacıklardı sanki
Destansı gönüllere Ünye ve Zile’den selâm
Selâm ey kayaların oğulları, Ünzile düşlerinden sizlere selâm…
M. Ufuk MİSTEPE
Ankara – 18.06.2005 13:16 Cumartesi
![]() Hekimo İbraam A |
Kel Bekir'in Zile Hapishanesi'nde![]() Ayaklarından Zincirli Bir Fotoğrafı |
![]() Hekimo İbraam A |
Şâir
: M. Necati GÜNEŞ
Gönderen : Mükremin İNAN
. Diizgün mısmıldır, başörtüsü bürük, Lâhana kelem, dağ armudu çördük, İştaha mada, azıcığa eccük, Alkışa da çepik, diyorlar bizde. Merdiven badaldır, sebze de zavzu, İğneye biz derler, dibeğe sohu, Sitil kovadır, ceket ise saku, Sedire de mahat diyorlar bizde. . |
|
|
Behni yem yeridir, arazi yazu, Eme haladır, abla ise abu, Balçığa lıgırt, ev duvarına çandu, Civciğe de cücük diyorlar bizde. Banyo yapmak yunmak, bol ise foltah, Hindi culuhtur, saç ekmeği cızlah, Patatese kostil, sahi'ye essah, Kızılcığa zoğal diyorlar bizde. . |
Takunya nalindir, çok bilmiş çepil, İçi boş kiifiiktir, çabuk kızan çitil, Şubat'a gücük, yatağa mitil, Belki'ye ellâğam diyorlar bizde. Biber issot, aceleci hetelek, Elbise urbadır, sırıksa herek, Fasulye ciğit, raf ise terek, Muşmulaya töngel diyorlar bizde. . |
|
|
Koşmak seğirtmektir, boğaz ise ümük, Keh uçurumdur, kısa boylu güdük, Aşgana mutfak, pisbobaza sümsük, Çınara kavlağan diyorlar bizde. Ağleş dur demek, çirkin ise gaşmer, Ahacuk iştedir, göz etmek işmar, Yufkaya işkefe, salçaya pelver, Mandaya da kömüş diyorlar bizde. . |
Azıcık bidihim, tatsız ise sasuh, Boduç su kabıdır, ayran da gatıh, İşkembeye mimbar, çiviye de mıh, Bileziğe golbağı diyorlar bizde. Şip çabuk demek kötü de irezil, Forus horoz, kevgirde ilistir, Kaynağa göze, peçeteye peşkir, Geçen yıla bıldır diyorlar bizde. . |
|
İrfan TELKENAROĞLU![]() D. T. 1961 - Zile/İngilizce Öğretmeni |
GÖNÜL DAMLALARI![]() ISBN 975-569-009-3 |
ZİLE Leblebinin hası var; Gezdim Uzun Çarşı'yı, Bağlarında gezelim, Sıra geldi böreğe, İrfan der; Ankara'ya; |
ZİLE Bahar güzel olur, gezer
tarlalarında, Misafirlikte eksik olmaz, Zile
bat'ı; Kışın ev sahibi hep soğukluk
çıkarır, Hastanenin bahçesinde, Muharrem
Dede, Çıkıp kaleye, seyrettik şöyle bir
Pazar; |
KIRIK LEBLEBİLER
Bayram neşesiydiler kese kâğıtlarında
gelen Leblebici Ahmet’in Avuçlarımda |
CEYHUN ATUF KANSU'nun "ZİLE'YE
DÜŞTÜ YOLUM" adlı şiirini ararken
Bir Kasabadan Resimler adlı şiir
kitabında tesadüfen bulduğum Turhal Köprüsü
şiiri Zile - Ünye İpek Yolu
Sevgi Köprüsü için sürpriz bir destek oldu bana.
.
Turhal
köprüsünde bir adam gördüm
CEYHUN ATUF KANSU |
![]() |
SİLAY'DA
YEŞİLİN DOĞASI
Virane
olmadan bahçelerin bağların
Ve
dağlara giydir libasını yemyeşil
Varlıktır
buğdayın, cevizin bereketi M. Ufuk MİSTEPE |
BODUCOĞUN KAVAĞIN DİBİ Bekir ALTINDAL / İstanbul - 20 Şubat 2005 |
|||
Açtıysa çiğdem çiçek Sivriçal'da
Çakırkaya, Kireçli'nin havuzu |
![]() |
Çıkar cebinden çift ağızlı çakıyı
Gezir'de salatalık çıkar erken |
|
Yolda atlar alır gemi azıya Sığır gider Hıdırlık'tan yazıya Davarı yeni doğmuş kuzuya Kat Boducoğun kavağın dibinde.
.İşi
gücü yokmuş ne gelir elden |
. Karavana atar kekliğe samura Tuz koymaz çökeleğe hamura Yağınca yağmur balçığa çamura Bat Boducoğun kavağın dibinde.
Mektuplar ulaşmadıysa
yâra |
||
![]() |
|||
. |
|
||
. |
. |
EVLİYÂ CENNETİ
Ömer ALTUNSOY (Emekli Postacı)
Fotoğraf : Mustafa BELDEK - 27.03.2006/Zile
ALACA
MESCİT CÂMÎİ YANINDA TÜRBE
Örümcek kerametiyle kaleye girdi .
TURHAL CADDESİ
KALE ÇIKIŞINDA |
.
ALACA
MESCİT ZİR MAHALLESİ CÂMÎİ'NDE
Odur esnafa bakan .
TUTLUPINAR MAH. YENİ HAMAM MEVKİİ |
Şehit Hüseyin Gazi'nin Kabri - Hüseyin Gazi Tepesi![]() Fotoğraf : Mustafa BELDEK |
Postacı Hacı Ömer ALTUNSOY |
.
ELBAŞOĞLU
CÂMÎİ'NDE
Hakk'ı
görürdü gözü .
HÜSEYİN GAZİ
TEPESİ'NDE
Yumuşak idi hem edebi, .
ALİ
KADI MAH. BEYAZI BESTEN CÂMÎİ Muharrem Dede ve
Babasının Kabirleri .
Makamıydı onun hayret .
İSTASYON CİVARI
ŞEYH NUSRET KÖYÜ'NDE
Doğruluktu onun pendi .
DEVLET
HASTANESİ BAHÇESİNDE
Hakk'a
âşık olmuş yanar .
NAKKAŞ MAHALLESİ'NDE |
.
ZİLE KALESİ
KUZEYİ'NDE
Karısı çok zulmederdi .
İSTASYON
CİVARINDA
Öksüz çocuklara bakardı .
ÇAY MAHALLESİ
KABRİSTANLIĞINDA
Beyazıd-ı Bestamî Câmîi Türbe ve Kubbesi .
Âşık idi Ulu Mevlâ'ya .
ÇAY MAHALLESİ
KABRİSTANLIĞINDA
Zikreder gündüz gece .
ZİLE'NİN KUZEY
BAĞLARI ÜSTÜNDE
Danışment ve Şeyhislâm .
ALACA MESCİT MAH. DEDE ÖNÜ SOKAK'TA |
. . |
|
. Garga punarından çıkdınmı yola İki sapah üç koplü geçdüğun zaman Asvalt bitiminde koye varursug Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür Mevsim baharsa çiçekler gohar Goyunler meler guzular hoplar Kotürüm hayvanlar gıyıda otlar Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. Koyün girişi meyvalıh bahca Armutlar çiçekdür gullerse gonca Hertaraf yeşerür boylu boyunca Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. Harmanın başında durur birisi Omzunda sahusu başında fesi Halim dür o, bildügüm kişi Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. . |
. Arduçluhda yayılur malla davar Evinin camından bağıranmıvar Kesin Nihat'dur o onun namıvar Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. Elinde gafes guş besleyen var Bagırur babası heç, alduranmı var Geygellerin Hamidin guş hastalığı var Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. ŞeyhAhmet çamlığı asırlıh bölge Serin olur altı heç getmez golge Havası temüzdur ilaç olur derde Sorma gardaş o koy Kepez koyüdür. Altındal'ım düşündukce, hayaller Tazelenür hatıralarla anılar Yirmi beş yıl yaşaduğum bayırlar Sor gardaşım o koy, benim koyümdür. . |
SÖYLE EY ULU
ÇINAR...! Söyle ey ulu
çınar, hep seyreder durursun.
Selâm durur dalların şu yaşlı Bedesten'e, Dibinde gölgelendi nice isimsiz
yiğit,
Nerde Allah dostları ve de onlarca veli, Âşıkoğlu Necati ve büfeci Hayrettin,
Bilirsin hor görürler şimdi mahzun Zile'yi |
Avukat Murat
KURNAZ Hac Görevini İfa İçin Mekke'de |
![]() Ahmet AKAR |
.![]() Gül ve Diken |
GÜZELİM TOKAT Erbaa, Niksar'ı görmek dilersen, Zile'de üzümü pekmezi yersen, Artova, Sivas'a gideyim dilersen, Aşar Çamlıbel'den yolu Tokat'ın.
Almus, Reşadiye gidersen eğer, Her yanı bağ bahçe görmeye değer, Halkı cana yakın, hem konuksever, Şekerden tatlıdır dili Tokat'ın. Aslen Tokat ili Almus ilçesi Gölgeli ( Leveke) Köyü'nden olup halen İstanbul'da ikamet etmektedir. 1946 doğumlu, ilkokulu köyünde okumuş, 16 yaşında gurbete çıkmıştır. Burada şoför olarak çalışmış daha sonra SSK'dan emekli olmuştur. 5 çocuk babası olan Akar'ın aralıklı olarak Gerçekler, Milliyet, Politika, Halk, Cem, Kervan, Petrol - İş Sendikası, Olay (Pendik), Gözcü Gazetesi ve Aydınlık gibi basın yayın organlarında yazıları yayımlanmıştır. Ahmet Akar'ın "Gül ve Diken" isimli bir şiir kitabı vardır. |
ÇOK SEVİYOM KÖYÜM
SENİ ÖMER CEYLAN (Nam-ı Diğer Ürfet Peğlivan) / Küçüközlü Köyü – Emekli Jandarma Uzman Çavuş
Seten Taşı - Soku ve Tokmakları - Bulgur El Değirmeni |
|
Çok olur ördeği, gazı, |
Hayat değil, bu bir çile, |
EVLİYÂ CENNETİ
Ömer ALTUNSOY (Emekli Postacı)
Postacı Ömer ALTUNSOY Kudümle
İlâhî Söylerken
Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ - Haziran 2007 Zile
HÜSEYİN GAZİ TEPESİ'NİN DİBİNDE
Ormana geldi bereket .
KEPEZ KÖYÜ MEVKİİNDE |
.
ALİ BAĞI VE
ÇAKIRÇALI KÖYÜ ARASINDA
Bakmazdı
O gayriye .
KÜÇÜKÖZLÜ KÖYÜ ÖZÜNDE |
Cici Anne (Saint Cicelio)'nin
Küçüközlü'deki Kabri |
Aşıkoğlu Eczanesi Açılışı'nda Postacı
Ömer ALTUNSOY |
.
KARAKUZU KÖYÜ'NDE
Daima hayır duacı .
BOLDACI KÖYÜ'NDE
Manevî
rehber idi .
KARAŞEYH KÖYÜ'NDE
M. Emin Ulu ve Postacı Ömer Altunsoy Gurubu Seyrederken .
Her
sözü
Hak'tan yana .
YILDIZTEPE BELDESİ'NDE
Kuşlarla
haber gönderdi .
ÇELTEK KÖYÜ'NDE
Çeltek'te Mahmut Efendi
kardeşi . ŞEYKOLU MAH. KARAYÜN KÖYÜ'NDE
|
Her nefes Allah derdi .
YEŞİLCE KÖYÜ'NDE
Âlimler
âlimi hulâsa .
EMİR VİRAN KÖYÜ'NDE
Hakk'a
âşık gider yolu .
KİSLİK MAH. MÜFTÜOĞLU SOKAK'TA
Şeyh Ahmet Türbesi/Kepez Köyü Çamlığı .
Bekir
Hulusi Efendi .
HÜSEYİN GAZİ
TEPESİ'NDE
Devrimiz
Evliyâmız Müftü Arif .
ASRÎ MEZARLIKTA
Evliyâları
ettim kayıt .
ZİLE HİNTERLANDINDA
Evliyâları
yazdı Şâir Ömer |
Mevlidhan Münadiye ÖZEROL - Nurhan Buhan GİRGEÇ Fotoğraf Arşivi
"ZİLE'NİN TURNASI" UÇTU
(Zileli Mevlidhan Münadiye ÖZEROL İçin)
Yaşı çoktan
oldu doksan, |
Dua etti "Rabb'im
n'olur, |
Bugün karlar yağdı gökten.
Nurhan Buhan GİRGEÇ |
(Bardak Hafız'ın Kızı ve Torunu)
Hacı Emine AKSEL - Mevlidhan Münadiye ÖZEROL
Nurhan Buhan GİRGEÇ Fotoğraf Arşivi - Gazneli Sokak
ZİLE AĞZI
İsmail ÇELEBİ -
2000
. |
. |
Elbiseye -
urba, banyoya - çimmek, Koşmak - yüğürtmektir, kaçmakta - tünmek. Ne güzel her şeyin anlamını bilmek, Köpeğe - kelp de denilir bizde! Bazen kaynanaya "Bibi" de derler, Kayınpedere de "Emmi" derler. Büyükler küçükler hepsi bilirler, Yengeye "Eci" de denilir bizde! Az önce - bayaktan, çıplak - cıbıldak, Kadın - eğsük etek, fakir, dısdıylak. Kısa - gödektir, yağcı da yalak, Cimriye de - kısmık denilir bizde! |
|
|
Geçen yıla -
bıldır, göz etmek - ışmar, Yufkaya - işkefe, kocabaş - pancar. Dağdan kesilen odun da - cımbar, Merkebe - gölük de denilir bizde! Ceket - sakudur, işte - ahacuk, Gömlek - işliktir, palto da - gocuk. Çok fazla şımarık olursa çocuk, Şımarığa - cüğnük denilir bizde! Kötü örnekler - mosturalıktır, Evlenmede gecikenler - galuktur. Heri'siz konuşma halen hiç yoktur, Kötüye - meymenetsüz denilir bizde! |
Essahtır,
sahidir - doğruyla, gerçek, Hindi - culuktur, körsü - köstebek. İnat - öcbedir, sırıksa - göcek, Kel kafaya "keltoş" denilir bizde! İlham verdi Hayri Doğan hocamız, Moruk değil bizde yaşlı - kocamuz. Kömüş - manda aynı, hepsi de camız, Sahipsiz mala seyip denilir bizde! Yurt bahçesinde Zile'miz güldür, Şehrimiz, köylümüz özbe öz Türk'tür. Tembel - kanaradır, çirkin de bettir, Güzele de gozel denilir bizde! |
|