ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 04 Mayıs 2008 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

ALÇAK
KAHVE

Makale : Yüksel Şen
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)

1. Foto Ahmet Hüseyin - Yüksel ŞEN / Hasan Basri SÜMAN'ların Evleri,

2. Agavni OLUK Evi, 3. Sait / Emine DEMİRKOL Evi, 4. Kiziroğlu Geçidi,
5. Temel / Emine ÇINAR Evi, 6. Özel Ünye Lisesi (Ünye Ortaokulu)

 

ALÇAK KAHVE

 

- Geçmiş Zaman Olur ki Hayali Cihan Değer -

ATASÖZÜ

 

            Tarih boyunca, ÜNYE'de her meslek icra edilmiş. Halkımız, geçimini temin etmek üzere, kendisine uygun bulduğu işlerde özveriyle çalışmış ve para kazanmışlar. Zaman içersinde ailelerin bu uğraşları, babadan oğula intikal ederek, günümüze kadar gelmiş.

 

Fotoğrafı Çeken : Şuayip Uzman'ın oğlu Pilot Ömer Uzman (1957)

1) Rüveyde Hanımlar / Enver Bahçe'lerin evi, 2) Mehmet/Asiye Özsoy'ların evi, 3) Galip/Macide Keşaplı'ların evi, 4) Dramalılar / Agiler
Balıkçı Yüksel'in evi, 5) Kuşçalı Mahmut Yılmaz'ların evi, 6) Bakan Refaiddin Şahin'lerin evi, 7) Leon / Paylon Baygın'ların evi,
8) Hüseyin / Seniha ve M. Ufuk Mistepe'lerin evi, 9) Mahmut / Meryem Güven'lerin evi, 10) Cemal / İhsan Güven'lerin evi,
11) Çerkez Emine - Habakaslar / Adire Teyzeler'in evi, 12) Meçhulasker İlkmektebi, 13) Sıtkı /Ayşe Karabıyık'ların evi, 14) Ahmet
Hüseyin / Mahmure ve Yüksel Şen'lerin evi
/ Hasan Basri ve Yücel - Feride - Gülhiz Süman'ların evi, 15) Özel Ünye Lisesi (Ortaokul),
16) Agavni Oluk'ların evi, 17) Sait / Emine Demirkol'ların evi, 18) Temel /Emine Çınar'ların evi, 19) Faruk Yıldız'ların evi.

            Geçenlerde, HİZMET Gazetesi'nin 07 Nisan 2008 tarih ve 117 sayılı nüshasında bir röportaj ilişti gözüme : Şakir GÜREL kardeşimizin değerli evlâdı Esma GÜREL "ÜNYE'DE SEMERCİLİK" diye bir konuyu işlemiş bu yazısında..   Sayın Yunus ZOR da bu röportajı fotoğraflarıyla süslemiş.

            Nasıl hoşuma gitti bilseniz. Ardından yayımladığı Kunduracılık, Bakırcılık, Değirmencilik, Kuyumculuk, Süpürgecilik, İpçilik, Sepetçilik, Bastonculuk, Halıcılık dizi röportajlarıyla gelecek için ümit vâad etti ve çalışmaları seri halinde http://unyezile.net/zanaat.htm adresinde de yayınlandı.

Hizmet Yayın Grubu Web Sorumlusu Esma GÜREL Röportaj Aktivitelerinde
 
Esma GÜREL Fotoğraf Arşivi

            Malûmlarınız olduğu üzere, ben de yıllardan beri ÜNYE'de unutulmaya yüz tutmuş meslekleri hep yazıya dökmüş ve ÜNYE'nin geçmişi hakkında okurları bilgilendirmiştim (http://unyezile.net/yuksel.htm).

            Şimdilerde bu hususu sayın Ahmet KABAYEL ve sayın Ahmet Derya VARİLCİ kardeşlerimiz araştırıp okuyucuya sunuyorlar (http://unyezile.net/seker.htm). Bu çalışmaları zevkle okuduğumu ve mutluluk duyduğumu açıkça ifade etmek isterim. Elinize, dilinize ve de kaleminize sağlık benim değerli hemşehrilerim.

Ahmet KABAYEL
 
Ahmet Derya VARİLCİ

Halk Şeker Ticarethanesi - Soldan Sağa : Ebrişim Mustafa,
Kelleroğlu Seyit, Niyazi AKTUĞ, Ahmet EREN, Celil CİNBAŞ.


Ahmet EREN oğlu İlhan EREN Fot. Arşivi - Gön. : Ahmet Kabayel - Ahmet D. Varilci

            Son derece ilginç bulduğum bu makalelerinizi, hazırlamakta olduğum ve bitme aşamasına gelen "ŞÂİR YE YAZARLARIMIZA İLHAM VEREN KENT - ÜNYE" isimli yapıtıma imzalarınız tahtında almaktan büyük onur duydum. Sizleri bu çalışmalarınızdan dolayı içtenlikle kutlarım.

Araştırmacı Yüksel ŞEN Piyasaya Çıkarması Beklenilen Kitabıyla.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 15.10.2007 TMO Gen. Müd. Ankara

            Ayrıca : "ŞİRİN ÜNYE" Gazetesi'nde, ÜNYE'nin geçmişi hakkında değişik konularda makaleler yazan ve tarihimize ışık tutan değerli hemşehrimiz Emekli Öğretmen, Araştırmacı Yazar Sayın İrfan IŞIK hocamıza da muhterem gazeteniz   aracılığı ile şükranlarımı iletmeyi bir ÜNYE SEVDALISI olarak görev telâkki  ediyorum.

            Hocam, buram buram nostalji kokan, ÜNYE kokan bu yazılarınızı okumaktan haz duyduğumu belirtmeden geçemeyeceğim. Sizin de elinize, dilinize ve gönlünüze sağlık, beni çok ama pek çok uzaklara götürüyorsunuz.

            Efendim : Bu girişimden sonra, ben de ÜNYE'nin kahvehanelerine değinmek istiyorum.

            Kahvehaneler, yurdun pek çok köşesinde bulunan ve halkımızın gidip dinlendiği, dostlarıyla buluştuğu, çay - kahve - meşrubat - nargile ve sigara içip söyleşi yaptıkları yerlerdir. Öyle kahvehaneler vardır ki şöhretleri bugüne kadar uzayıp gelmiştir.

            İşte : İSTANBUL'un Haliç'e nazır, halkın büyük ilgisini çeken, muhteşem manzaralı, ünlü PIERRE LOTI kahvehanesi.

            İşte : İZMİR - BORNOVA - MANİSA yolu üzerinde, rahmetli ATATÜRK'ün de oturup kahve içtiği ve bugün dahi  şöhretini koruyan ünlü BEL KAHVE.

            İşte : Çekirdeksiz üzümün başkenti olarak bilinen, ALAŞEHİR - EŞME - SARIGÖL yolu üzerinde, seyrine doyum olmayan o muhteşem görüntülü bağların hemen yakınında, gelip geçen vasıtaların mola verip çay - kahve içtikleri ve  yorgunluk attıkları TAŞLI KAHVE.

            İşte : Marmara'nın incisi, güzel yurdumuzun Cennet köşelerinden, KOCAELİ'ye bağlı, yeşille mavinin harman olduğu kent KARAMÜRSEL'de, deniz  kenarında, sadece kadınların gidip oturduğu tarihî KADINLAR KAHVESİ.

Hükûmet Binası (Üstü Kaymakamlık, altı Maliye İdaresi), Liman Dairesi, Garavuşluoğulları
Hüseyin ve Tayyar Garavuşluoğlu'nun Evi, Tatar Mahmut'un Binasının Uzantısı, Acem Hasan'ın
Binası (Altında Foto Ahmet Şen'in Dükkânı), Feyziye Mektebi (Anafarta İlkokulu)


Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN

            İşte : İSTANBUL / BOĞAZİÇİ'nde, Anadolu Kavağı'nda, yöre halkını ve bölgeyi gezip görmeye gelenleri gölgesinde barındıran ÇINARLI KAHVE.

            Bunlar, gezip gördüğüm yerlerde bulunan ve belleğimde iz bırakan kahvehaneler. Kim bilir yurdun diğer kesimlerinde böyle şöhrete haiz daha nice kahvehaneler var?

            Uzaklara gitmeye gerek yok, bu kahvehanelerden bir zamanlar ÜNYE'mizde ne kadar çok olduğunu yaşlı hemşehrilerimiz iyi bilirler.

            İşte : Rumlar döneminde şöhrete ulaşan ve kentin eğlence merkezi olarak  bilinen YALIKAHVESİ.

Yalıkahvesi'ne ait bilinen en eski fotoğraf (sağda Kilise Çan Kulesi görülmekte).
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü

Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN - (İlk kez 06.05.2005 tarihli Hizmet Gazetesi'nde yayımlandı.)

            İşte : Belediye Caddesi üzerinde, eski Halkevi ile Tatar Mahmud'un binası, şimdiki Deniz Kulübü arasında bulunan ASMALI KAHVE.

Kaymakamlık Binası Sağında Tatar Mahmut ve Karavuşluoğulları Evi

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN - Günümüze Ulaştıran : Eren TOKGÖZ

            İşte : Bir zamanlar ÜNYE elit tabakasının gidip oturduğu, şimdiki İş Bankası binasının tadilât görmeden evvelki konumunda kullanılan, eski deniz iskelesine bakan cephesinde, rahmetli Salih KALEMEN'in işlettiği SAHİL KIRAATHANESİ.

Eski İskele ve Kumsalda Çaparlar
Lülecizade Rıfat Efendi ve Sıddık Tekirdağlı'nın Otel ve Altında Kahvehanesi

Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN

            İşte : Döner Çeşme Meydanı'nda, eski Kapan'ın karşısında, bitişiğine rahmetli Muhsin YILDIZ'ın Çömlek Satış Sergisi açtığı, bir zamanların ünlü Manifatura Mağazası YILDIZ KIRAATHANESİ (Meydanın düzenlenmesi sırasında yıkıldı).

Ünye Döner Çeşme Meydanı

Resimli Ünye Rehberi - Müellifi : M. Bahattin (GÜLER) / 1930
Gönderenler : Yüksel ŞEN - Osman DOĞAN

            İşte : Eski kasaphanelerin bitişiğindeki KASAPLAR KAHVESİ.

            İşte : Çarıkçılar Arastası'nda, rahmetli Abdullah HAYIR ve Fahri ÖZGÜN'ün dükkânları arasında bulunan ÇARIKÇILAR KAHVESİ (Şimdi burada sayın İzzet ŞAHİN'in mağazası var).

            Orta Cadde'de rahmetli BEŞKİTAP ALİ'nin çalıştırdığı ESNAF ÇAY EVİ.

            Aynı yerde, Akrep İSİYN olarak çağrışım yapılan, Hüseyin KELEŞOĞLU'nun KAHVEHANESİ.

            Bakırcılar Arastası'nda, Orta Câmi'nin hemen arkasında, eski ÇİFTE HAMAM kalıntılarının yanında Mahmut Çavuş'un çalıştırdığı ve gençlerin gidip oturduğu ÇAY EVİ.

            İşte : Rahmetli İ. Hakkı BASKAN'a ait binada, Ahmet AYLA'nın işlettiği  AYLA KIRAATHANESİ.

            Belediye Caddesi'nde, Tekirdağlı Sıddık Efendi'nin, Lüleci Rıfat Efendi'nin, Burhan LÜLECİ'lerin, Termeli Mehmet Efendi'ye ait binaların altlarında faaliyet gösteren KAHVEHANELER.

Lülecizade Rıfat Efendi ve Sıddık Tekirdağlı'nın Otel ve Kahvehanesi, Cinbaş Necati'nin
Evi, Tatar Mahmut'un Evi, Liman Dairesi, Hükûmet Binası, Halk Fırkası Binası.


Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi  /  Fotoğraf : Ahmet Hüseyin ŞEN

            Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz.

            Şimdilerde bu kahvehaneler, değişik konularda faaliyet gösteren iş  yerlerine dönüşmüş.

            Efendim : Size bundan 50 - 60 yıl evvel ÜNYE'de faaliyet gösteren KAHVEHANELER'den söz ettim. Benim gibi yaşı 70'i çoktan aşan ve benden büyük tüm Ünyeliler bu kahvehaneleri iyi  bilirler.

            Sokağımızın yetiştirdiği genç kalem, değerli araştırmacı Orman Endüstri Yüksek Mühendisi Sayın M. Ufuk MİSTEPE'nin makalesinde de değindiği gibi (http://unyezile.net/kesapli.htm), ÜNYE'nin Dokuma ve Kültür Merkezi olarak şöhret yapan ORTA MAHALLE'de şimdiki MEÇHULASKER İlköğretim Okulu'nun arkasında, KİLİSE TEPESİ, KEŞAPLI SOKAK üzerinde bulunan ALÇAK KAHVE'yi pek bilen yoktur.

Ünye : Mahalle arasında halktan bir grup.
Kilise Bahçesi'nden Keşaplı Sokak, Kilise Tepesi ve Alçak Kahve'nin Görünümü

Resimli Ünye Rehberi - Müellifi : M. Bahattin (GÜLER) / 1930
Gönderenler : Yüksel ŞEN - Osman DOĞAN

            Şimdi size, mahalle sakinlerinin ALÇAK KAHVE diye tanımladığı bu yeri tanıtmaya çalışacak ve bir nostalji yaşatacağım.

            KİLİSE TEPESİ'nde, KEŞAPLI SOKAK üzerinde, İsmail ve Sait DEMİRKOL'un babaları rahmetli Arap Mustafa'larla, bizim evin arasında Ermeni  asıllı AVNİYE OLUK'a ait iki katlı ahşap bir ev vardı.

            Bu evin birinci katı, önünde uzayan yemyeşil çimlere yaklaşık 1,5 - 2 metre yükseklikte idi. Evin önünde, biri daire şeklinde diğeri at görüntüsünde kireç taşından oluşan iki kaya kitlesi vardı. Sokağımızın ve çevrenin tüm çocukları, KİLİSE TEPESİ'nde uzayıp giden çimler üzerinde ve kireç taşlarında oturup oynardı.

            Genelde bu alanda çocuklar; Birdirbir, Uzuneşek, Komen, Saklambaç, Yakan Top, Çelik Çomak, Pıtık Oynar, Tentürük çevirirler ve Tahtalu - Havaguşu (Sıçan) uçururlardı. Kelebek, arı, cennet böcüü (Uğur böceği) ve tayyare böcee (Yusufcuk) tutanlar da olurdu.

Hatice Mahmure ŞEN ve Oğlu Cemil / M. Ufuk MİSTEPE

Orta Mah. Keşaplı Sok. No. 23 ve Keşaplı Sokak Yolları.

            Bazen, okulun alt ve üst bahçelerinde futbol ve voleybol oynayan çocuklar da olurdu.

            Evimizin çevresi, Ermeni kökenli pek çok ailelerle doluydu. Aklımda kaldığı kadarıyla isimleri şöyleydi : Beriksiye, Avniye, Makri, Marnos, Sandık, Adir, Paylon, Agop, Leon, Gazaros, Mardiros, Mari.

            Mahallenin diğer sokaklarında oturan Ermeni kökenli komşularımızı burada tâdat etmiyorum. Sokağımızda bulunan ve yukarıya isimlerini aldığım bu Ermeni aileleri son derece sevecen ve kadir kıymet bilen insanlardı.

Yusuf GÜVEN, Gazaros BAYGIN, Hüseyin MİSTEPE

Gönderen : Gazaros BAYGIN Temmuz 1989 Orta Mah. Keşaplı Sok. No. 22 (Eski 28)

            Onlar, komşuluk münasebetlerinin ve dayanışmanın en güzel örneklerini sergilemekten mutluluk duyarlardı. Bu tür davranış onların yaşam biçimiydi. Sokaktaki Türk çocukları, Ermeni çocukları ile çok iyi anlaşırdık. Oyunlar oynar, birbirimizi cânı gönülden severdik.

            Aileler birbirlerine gece oturmasına gider, söyleşiler yapardı.

            Bizler, yaşlı Ermeni kadınlarına Nene diye, orta yaşlılarına Hala, erkeklerine de Dayı ve Amca diye hitap ederdik. Örneğin : Beres Nene, Adir Hala, Makri Nene, Ani Nene, Marnos Nene, Paylon Teyze, Agop Dayı, Leon Amca demek hoşumuza giderdi. Onların çocukları da bizim büyüklerimize aynı şekilde davranırdı.

Fotoğrafı Çeken : Şuayip Uzman'ın oğlu Pilot Ömer Uzman (1957)

1) Becoğlu Mahmut GÜVEN Evi, 2) Becoğlu Cemal GÜVEN Evi, 3) Çerkez Emine - Habakaslar / Adire Teyze'lerin
Evi, 4) Papaz Evi Harabesi, 5) Su Sarnıcı, 6) Meçhulasker İlkmektebi, 7) Sıtkı KARABIYIK'ların Evi, 8) Ahmet
Yüksel ŞEN ve Hasan Basri SÜMAN'ların Evleri, 9) Agavni OLUK'un Evi, 10) Sait DEMİRKOL'un Evi,
11) Kiziroğlu Geçidi Girişi, 12) Temel Çınar'ın Evi, 13) Yusuf BAYRAKTAR'ın Evi, 14) Nalcı Basri AKIN'ların Evi,
15) Sabri Efendiler'in Evi (Öğretmen Mahmut SEZER, Uğurtay'ın Amcası), 16) Özel Ünye Lisesi (Ünye Ortaokulu)

            Sokağımızdaki tüm Ermeni aileleri dokumacılıkla uğraşırdı. Ani Nene (bazıları Avni Nine derdi) (AVNİYE OLUK) tek başına yaşıyordu. Canı istediği za man Dokuma Tezgâhı'na geçer, Peştemal dokurdu. Hafta içinde dokuduğu 3 - 5 peştemalı, Çarşamba günleri Büyük Câmi'nin önünde kurulan Dokumacılar Pazarı'nda ve bazen Hanboğazı'nda yolun girişinde satar, parası ile ihtiyaçlarını alır, evine dönerdi.

            Çok sert, bağırtkan, haksızlıklara hiç tahammülü olmayan bir mizaha sahipti. Devamlı sigara ve kahve içerdi. Tek başına yaşadığı için komşular onu hiç yalnız bırakmaz, gece gündüz ziyâretine giderdi.

            Oturduğu oda; içinde Dokuma Tezgâhı da olmasına rağmen, tertemizdi ve mis gibi kokardı. Çalışmadığı zamanlarda, pencere kenarına oturur, sigarasını içer, kahvesini yudumlardı.

            Evinin önünde oynayan çocukların gürültüsüne hiç tahammül edemez, onlara avazı çıktığı kadar bağırır, oradan uzaklaştırırdı. Zaman zaman, okulun bahçesinde top oynayan çocukların topu evin camlarına değer, cam kırıldığında kızılca kıyamet kopardı. Bu durumda çocuklar oradan hızla uzaklaşırlar,  toplarından da olurlardı.

            Yukarıda da vurguladığım gibi gece ve gündüz, tüm komşular ziyâretine giderdik. Mangalından Kahve Cezvesi hiç eksik olmazdı. Aradan 60 - 65 sene geçmesine rağmen, mavi - beyaz, konik kapaklı emaye şekerliğini ve kahve kabını halâ anımsıyorum.

            Çocuktuk, geceleri rahmetli anamın eşliğinde ziyâretine gittiğimizde veya o bizim eve geldiğinde, söyleşi dönüp dolaşıp onun hâtıralarına gelir, sürgüne nasıl  gittiğini, neler yaşadığını ve tekrar ÜNYE'ye nasıl geldiğini anlatırdı.

            Bu anlatılanları büyük bir dikkatle dinler; bu kadar maceradan nasıl kurtulduğuna hayret ederdik! Ani Nene (AVNİYE OLUK) bu sürgün olayında,  Diyarbakır - Mardin - Bitlis'e kadar götürülmüş. Diyarbakır - Derik'te - Silvan'da, Mardin / Midyat'ta ve Bitlis'te çok işkence görmüş, ölümün eşiğine gelmiş. "Öldürmeyen Allah Öldürmez" teorisi doğrultusunda hayatta kalarak, Tekkiraz üzerinden tekrar ÜNYE'ye nasıl geldiğini anlata anlata bitiremez ve biz de onu can kulağı ile dinlerdik.

Ermeni iddialarının kaynaklarından biri olarak sergilenen fotoğrafların yüzde 80'ini çeken Wegner,
Almanya ve Osmanlı Devleti anlaşmaları kapsamında Osmanlı Ordusu'na gelmiş, tehcire (1915) tanık olmuştu.
 
http://www.guncelhaber.com/Guncel-Haberler/Tehcirin-Fotograflari-Var-31214.html

            Ani Nene'nin evinden hiç misafir eksik olmazdı. Günün hemen hemen her saatinde, oturma odasında, pencere kenarında kahve içen mahalle sakinlerini  görürdünüz.

            Bu nedenle sokağımızın büyükleri Ani Nene'nin evine "ALÇAK KAHVE" ismini vermişlerdi. Çok da yerinde bir davranıştı bu. Zira bir kahvehanede ancak bu kadar çok müşteri ağırlanırdı. NENE, her konuğuna izzet ikramda bulunur, onları kahve içmeden evinden göndermezdi.

            Sokağın genç  kızları, ablam - teyzem ve diğer komşular, Yaz Temizliği  yaparlarken, kendi evleri ile birlikte Ani Nene'nin evini de pırıl pırıl temizler, kilimlerini yıkar, badanasını yaparlarmış.

            Çok bağırtkan olmasına rağmen, komşularımız O'nu çok severlerdi. Hep evinde toplanırlar, söyleşi yaparlardı. Şu anda 80 - 82 yaşlarına varan ablam ve teyzem, Ani Nene'nin evi için halâ KİLİSE TEPESİ'nin ünlü ALÇAK KAHVESİ diye tanım yapmaktadırlar.

Orta Mahalle Ortaokul Arkası - Mahalle Arasında Rum Kilisesi Bahçe Duvarları İçinde Halktan Bir Grup
Soldan Sağa : Tamirci Temel Çınar - Şeker Teyze - Marangoz Sait Demirkol - El Dokumacısı Agavni Oluk - Fotoğrafçı Ahmet Hüseyin (Şen)

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (Şen)

            Ben de çocukluğumda bu eve komşularımızın yakıştırdığı bu tanımın ne kadar yerinde ve uygun olduğunu yakından gördüm.

            ANİ NENE'nin, yalnız yaşamasına rağmen, mal mülk davası pek çoktu. Mahkeme Salonları onun sıkça uğradığı yerlerdendi.

            Mahalle komşularımız; ÜNYE SARAY CÂMİİ'nin ünlü müezzini rahmetli Kör Fethi'nin ahvadı RASİM EFENDİLER'in bahçesi ile Terzi Haşim Efendi'nin evi arasındaki arsası, Rasim Efendiler'le devamlı dava konusu idi. Bir ara bu arsa davası ile ilgili olarak, rahmetli anamı mahkemeye şahit olarak götürmek üzere,   1963 yılı içersinde, o zaman çalıştığım ÇORUM / Osmancık'a gelmişti. Gelişinin nedenini anlattı; benden olumsuz yanıt alınca da ertesi gün hemen ÜNYE'ye gerisin geri döndü.

            Burada, Ermeni komşularımızın sadakatini ve sevecenliğini çok açık belirten bir konuya değinmek istiyorum :

            Anamın ve kardeşimin vefatını duyan BAYGIN ailesinin bütün fertleri; başta Gazaros, Mari olmak üzere KANADA'dan, ANKARA'ya bana telefon açarak, "Yüksel Ağbi, Mahmure Hala'mın ve Cemil Ağbi'nin vefatını öğrendik. Çok üzüldük, ailecek hepinizin başı sağolsun!" diyerek taziyelerini bildirmişlerdi.

            Sokağımızın entel kişilerinden, renkli simalarından ANİ NENE'nin (AVNİYE OLUK) evinin olduğu yerde şu anda çok katlı betonarme apartman yükseliyor. Kendisi, şimdilerde aramızda yok. Allah taksiratını affetsin. Toprağı bol olsun.

            İşte; bizim KEŞAPLI SOKAK'taki ALÇAK KAHVE'nin öyküsü.

            Kalın sağlıcakla.  Değerli okurlarım...
                                                                                      
  Yüksel ŞEN
                                                                                     Mayıs 2008 / Ankara

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR