TRAFİK KAZALARI KADER DEĞİLDİR!
BASINA VE
KAMUOYUNA
Ülkemizde ulaşım politikaları siyasi iktidarlar tarafından ancak Karayolu Güvenliği ve Trafik Haftası'nda hatırlanmaktadır. Oysa ki ulaşım politikaları bir ülkenin gelişmişlik düzeyini de bizlere açıkça göstermektedir. Yıllardır siyasi iktidarların politik tercihleri sonucu üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde deniz yolu taşımacılığının yanı sıra demiryolu, havayolu taşımacılığı yok sayılarak plânsız bir şekilde geliştirilen karayolu taşımacılığı ön plâna çıkartılmaktadır.
21.Yüzyıl dünyasında yeterli ve çağdaş ulaşım hizmeti olmaksızın sosyal ve ekonomik hayatı canlı ve dinamik tutmak mümkün değildir. Devletlerin temel görevi de; ekonomik ve toplumsal gelişmenin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde ulaşım kapasitesini yaratabilmek, günün koşullarına, ülke ve toplum çıkarlarına uygun taşıma sistemlerini kurmak ve koordine etmektir.
Kent içi ve kentler arası taşımacılığın birbiriyle uyumlaştırıldığı ve dünyada kent içi ve kentler arası ulaşımda kara, deniz, demiryolu ve havayolu taşımacılığının birlikte değerlendirilerek taşımacılıkta oluşan talepleri saydığımız alternatifleri birlikte değerlendirerek ve öncelikle toplu taşımacılığı birincil kılan ulaşım politikaları uygulanırken; ülkemizde yük ve yolcu taşımacılığındaki talepler tüm ulaşım alternatiflerini değerlendirmeyen ve toplu taşımacılığı hedef almayan yatırım politikaları uygulanmaktadır.
1995 - 2000 yılları arasında, Türkiye’de meydana gelen trafik kazaları incelendiğinde 1995 yılına göre sürücü hatası 2 kat oranında artış göstermiştir.1995 / 2000 yılları arasındaki trafik kazalarına baktığımızda insan ve ekonomik kayıplarımızın çok büyük olduğunu açıkça görmekteyiz. Karayolu taşımacılığında 2000 yılı verilerine baktığımızda; 2.994’ü ölümcül kazalar, 62.295’i yaralanmalı kazalar, 401.096’sı maddî hasarlı kazalar olmuş, yani toplamda 466.385 kaza meydana gelmiştir. Bu kazalar sonucunda 3.942 kişi hayatını kaybetmiş 115.877 kişi ise yaralanmış ve 341.685.292 $ maddî kaybımız olmuştur. Oysa deniz, hava ve demir yolu taşımacılığında yaşanan kazalara baktığımızda kaza sayısının binlerle ifade edildiğini görmekteyiz. Ayrıca bu kazalarda yaşamlarını yitirenlerin sayısına ve maddî hasarlara baktığımızda ise karayolu taşımacılığında oluşan sonuçlara göre çok düşük olduğunu açıkça görmekteyiz.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Yahuzer BUDAK Polis Memuru 21055 Hasan Hafize Yusufeli - ARTVİN / 25.05.1941 Erzurum / 20.07.1968 Erzurum/Asrî Mezarlık Görevli bulunduğu sırada bir aracın çarpması sonucu şehit olmuştur. |
TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak düzenlediğimiz ulaşım trafik kongrelerinin sonucunda da yolcu ve yük taşımasında demiryollarının güvenlik açısından kesin üstünlüğünün tartışmasız olduğunu görmekteyiz. Makina Mühendisleri Odası olarak aşağıda sayılan konular hakkında yapılacak çalışmalar ülkemizin geleceği açısından büyük öneme sahip olduğu bilinci ile;
Ø Ulaşım sistemleri tek bir
bakanlık altında yapılandırılarak karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolu
ulaşım politikaları ulusal ve yerel bazda birbirleri ile entegre ve
bütünlüklü olarak plânlanmalı, kentin tarihsel ve kültürel dokusu, çevre,
ekonomiklik boyutları dikkate alınarak uygulamaya konulmalıdır.
Ø Kent içi ve kentler arası yük ve yolcu taşımacılığında toplu taşımacılık
teşvik edilmelidir.
Ø Kitle taşımacılığına önem verilerek teşvik edilmeli ve özendirilmelidir.
Ø Güvenli, hızlı ekonomik ve çevreci özelliklerinden dolayı raylı taşıma
sistemlerine ağırlık verilmelidir. Projelerin geliştirilmesi ve uygulanması
için yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin ve üniversitelerin
işbirliği içinde olmaları için mekanizmalar oluşturulmalıdır.
Ø Karayolları yol güvenliği açısından dünya standartlarına uygun hale
getirilmelidir.
Ø 4199 Sayılı Yasa ile yürürlüğe giren “fahri Trafik Müfettişliği”
yaygınlaştırılmalı, “Trafik Genel Müdürlüğü” mutlaka kurulmalıdır.
Ø Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişikliklerle İl/İlçe Trafik
Komisyonları'nda yer alması gereken kuruluşlar arasına TMMOB ve konu ile
ilgili sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin katılımı mutlaka
sağlanmalıdır.
Ø Üniversitelerimiz bünyesinde “Trafik Mühendisliği” bölümü açılmalı ve bu
bölüme uygun müfredat programları hazırlanmalıdır.
Ø Trafik güvenliğinin sağlanması için okul öncesi eğitim ve okul içi eğitim
uygulanmalı, sadece sürücülerin değil yayaların ve yolcuların eğitimleri de
titizlikle yapılmalı ve takip edilmelidir. Ayrıca radyo ve televizyon gibi
kitle iletişim araçlarında da konu hakkında eğitici yayınların yapılması
sağlanmalıdır.
Ø Sürücü kursları mutlaka denetim altına alınarak Milli Eğitim Bakanlığı ve
Oda'mız görüşü mutlaka alınarak yasal düzenlemeler hemen çıkarılmalıdır.
Kurslarda Oda'mız üyelerinin denetim ve istihdamı yaygınlaştırılmalıdır.
Ayrıca sürücü belgesine vize şartı getirilmelidir. Sürücülerin psikolojik,
fizyolojik kontrolleri yapılmalıdır.
Ø Ankara - İstanbul arası hızlı tren projesi devreye sokulmalıdır. Ayrıca
demiryollarında hazır durumda bekleyen kuzey-güney, batı-doğu arasındaki
projeler mutlaka hayata geçirilmelidir. Bununla ilgili finansman
sağlanmalıdır.
Ø Başta metro, hafif raylı sistemler olmak üzere, kentsel ulaşım
projelerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında, yerel yönetimlerin yanı sıra,
ilgili Meslek Odaları, sivil toplum örgütleri ile üniversiteler söz ve karar
sahibi olmalıdır. Kasıtlı ve yanlış uygulama yapanlar hakkında verilen yargı
kararları mutlaka uygulanmalıdır.
Ø Araç İmal, Tâdil ve Montaj hizmetleri Makina Mühendisleri Odası'nın
uzmanlık alanına girmektedir. Hesap, Çizim, Proje ve Uygulama sorumlulukları
MMO tarafından eğitilip belgelendirilmiş Oda üyesi uzman Makina Mühendisleri
tarafından yerine getirilmektedir. Bu nedenle projelerin teknik inceleme ve
tasdik işlemleri ile İmalât Yeterlilik Belgesi'nin onay işlemleri Makina
Mühendisleri Odası'na verilmelidir.
Ø Araç teknik muayenesi sağlıklı yapılmalı ve denetlenmelidir.
Ø Ulaşım politikaları ulusal düzeyde saptanmalı; yeni demiryolu ağı
çalışmalarını geliştirmek, mevcutları yenilemek, denizyolu ulaşımını
olabildiğince geliştirmek için gereken önlemler ivedilikle alınmalı ve
uygulanmalıdır. Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu, boru hattı vb.
ulaşım sistemleri arasında koordinasyon sağlanarak, kombine taşımacılık
devreye sokulmalıdır.
Sonuç olarak; kent içi ve kent dışı ulaşımda uluslararası tekellerin teknoloji ve sermaye ihracı politikaları sonucu dayatılan karayolu taşımacılığı ve karayolu yatırımları yerine toplumsal çıkarlara uygun ve çevresel etkileri asgari olan toplu taşım politikaları geliştirilmelidir.
TMMOB MAKİNA MÜHENDİSLERİ ODASI
Oda Sekreteri / Ali Ekber ÇAKAR
POLİS VE JANDARMA
DENİZLİ DEHA 20 Gazetesi'nin haftalık Pazartesi 22 Eylül 2003 günü "Trafik" köşe
yazısı "Polis ve Jandarma" ektedir. Bilgi ve gereğini rica eder, sevgi ve
selamlarımı sunarım.
Prof. Dr. Mehmet Yüksel
myuksel@pamukkale.edu.tr
Ülkemizdeki bazı uygulamaları beğenmem. Prensipte çağ dışı, eski çağlara ait, - daha doğrusu - onları Osmanlı kalıntıları olarak görürüm. Bu uygulamaların örneklerinin batı aleminde artık kalmadıklarını gördüğüm için bizim uygulamaları kâh öfkeyle, kâh utanarak izlerim. Değişme ve modernleşme işaretleri de görmediğim için derin bir hüzne kapılırım.
Çağdışı olarak gördüğüm bu uygulamaların başında “valilik” ve “kaymakamlık” kurumları gelir. Osmanlının Bağdat’a, Kırım’a, Macaristan’a gönderdiği valiler şimdi Denizli’ye, Aydın’a gönderiliyor gibi gelir bana. Irak’taki Amerikan Valisi bu çağrışımları tekrarlıyor bende durmaksızın.
Ülkemin “devlet – millet” uyuşmazlığı zaman zaman ayyuka çıktığında sebep olarak bu eski uygulamalar üzerinde konuşulmasını, yeni arayışlara gidilmesini arzularım. Ülkem için iyi olabilecek her şeyi istiyorum. Her Allah’ın günü eleştirilen politikacılarımızın sarıldığı, köhnemiş olduğu binlerce kez onanan devleti işletme mekânımızı çağdaşlaştırma zamanının gelmiş olması gerekir. İllâ ki AB komiserleri mi bizi bu yeniliklere zorlayacaklar?
İyi eğitilmiş, yozlaşmamış, vatanını ve milletini seven bir teşkilâtı nasıl onaylıyorsam, o derece “jandarma” teşkilatının “polis” olarak kullanılmasını yadırgarım. Bunu bir nevi ucuzculuk veya bedavacılık olarak görürüm. İlkokul mezunu bir ere malımı ve canımı emanet etmenin riskini düşünürüm hep. Kırsal kesimin jandarma karakollarında yaşadıklarını elli senedir dinler dururuz. Devlet - vatandaş gerginliğinin – belki de - sebebinin buralarda da aranması gerekir.
İlçelerdeki ve bazı köylerdeki jandarma karakollarında komutanların neden hep astsubay veya uzman çavuş olduklarını, neden harp okulu mezunu subayların çok görüldüğünü hiç anlayamamışımdır. Bu görüş ve düşüncelere sahip birisi olarak tatil köyü Behramkale’de iki veya üç kez trafik kontrolü için “jandarma” tarafından durduruldum. Bir de ne göreyim? Benim ilkokul mezunu vs. şeklinde küçümsediğim trafik zabıtası “polisten” çok daha bilgili ve çok daha kibar çıkmasın mı? Hem de her defasında.
Şimdi tabii ki aklım karıştı. Yanlış bunun neresinde?
Gayet basit. Yanlış jandarmada değil. Yanlış poliste. Polisimiz olması gereken yerde değil. Olması gerektiği yerin çok gerilerine düşmüş durumda. Durumun çok vahim yerlere kadar gerilerde kaldığı son derece üzücü.
Mazeret üreteceğimize iş üretmenin sonsuz faydaları var. Emniyet güçlerimiz öncelikle hukukun emrinde olmalı. Her türlü keyfilik söz konusu olamamalı. Emniyetimin, atanmış olan valinin lûtfüne kalması yerine, değişmez ve tarafsız hukukun güvencesinde olması bana daha emin görünüyor. Bir ülkede 81 vali hüküm sürüyorsa, 81 çeşit uygulama yapılıyor demektir. Ülkenin bütünlüğünü korumada 80 sene sonra bile neden zorlanıyoruz acaba?
İki gün önce gazetelerde çıkan bir haber beni bu düşüncelere sevk etti : “Çorum Valisi, İnönü Lisesinde bilârdo masası görünce müdüre çıkıştı.” Yakında bazı valilerin veya kaymakamların acaba daha hangi uygulamalarıyla irkileceğiz?
ADI SOYADI |
Mehmet AYAZ |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
101222 |
|
BABA ADI |
Ali |
|
ANNE ADI |
Arife |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Yalvaç-ISPARTA-10.03.1962 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
KOCAELİ- 21.03.1999 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Yalvaç-ISPARTA-Saray Mahalle Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevli bulunduğu sırada bir aracın çarpması sonucu şehit olmuştur. |
FATİH
ALTAYLI İSTEDİ BAKAN YAPTI...
HÜRRİYET
Kimden :
info@dizayn.com 14.07.2003/11:23
Kime
:
trafik@yahoogroups.com
Artık cipler karayollarında otomobil statüsünde!
Bu müjdeyi bizzat bakan, Fatih Altaylı'yı arayarak ona muştuladı! Hattâ bu gelişmeden haberi olmayan Trafik Polisleri'ni uyaracağını da belirtti!
1,5 - 2,0 tonluk cipler 90 km ile seyrederken, neden minibüslerin maksimum hızı 80 km'dir? Hangi gerekçelerle 1600 kg'lık minibüslere de 80km'lik hız sınırı getiriliyor? Haksızlık değil mi? Minibüslerin fren sistemleri mi daha kötü...? Nedir bilimsel gerekçesi? Bilen var ise açıklasın lütfen!!!
Aynı marka araçlardan ruhsatında arazi vasıtası yazanların, jiplerin 90 km'ye çıkarılıyor; (Bir arazi tipi araç kaç kg'dır?) fakat minibüs yazanların ki 80'de tutuluyor. Neden? Örneğin Mercedes jip 90km - Mercedes Vito 80 km!...
Ancak ülkede her zaman kayırmacılık hâkim olduğu için; örneğin Fatih Altaylı öyle istediği için bizzat İçişleri Bakanı onu arayarak hız limitini 90 km'ye çıkarabiliyor.
Minibüsçülerin de acilen bir köşe yazarı ayarlayarak hız limitini yukarıya çıkartmalarında yarar var!!!!!
Hiç bir gelişmiş ülkede böyle keyfi uygulama olmaz. Kimin sesi çok çıkıyorsa, kimden gelecek kaz daha büyük ise ona yol veriliyor.... Nerede kaldı bilimsellik, nerede kaldı adalet?...
Original Message - From: Baha KIZILIRMAK To : TRAFİK Sent : Sunday, July 13, 2003 6:45 PM Subject : [trafik] motosiklet
B A S I N B Ü L T E N İ
Harley Sahipleri Grubu soruyor ;
"Jeep sürücülerinin canı, motosiklet sürücülerinden daha mı kıymetli? İçişleri Bakanlığı çifte standart uygulamasın!"
İstanbul - Gazetelerde yer alan "4 x 4 araçlara ceza kesiliyor" haberleri
üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün harekete geçerek, yönetmelik değişikliği ile
4 x 4 arazi araçlarının hız sınırını otomobiller ile aynı seviyeye çıkarması
üzerine bir açıklama yapan H.O.G. Harley Sahipleri
Grubu, "Jeep sürücülerinin canı, motosiklet sürücülerinden daha
mı kıymetli? İçişleri Bakanlığı çifte standart uygulamasın." dedi.
Motosiklet sürücülerinin can güvenliği için motosiklet hız sınırının otomobiller ile aynı seviyeye çıkartılması istenen yazılı açıklamada, Harley Sahipleri Grubu şu konulara dikkat çekti;
"Motosiklet dernekleri ve kullanıcıları olarak trafik güvenliğimizi ilgilendiren yasal konularda eski ve yetersiz yasaların değiştirilmesi için yıllardır gayret gösteriyoruz. Gazetelerde yer alan "4 x 4 araçlara ceza kesiliyor" haberleri üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü harekete geçmiş ve yönetmelik değişikliği ile 4 x 4 binek araçlarının sürat tahdidini otomobiller ile aynı seviyeye çıkartmıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi 100'üncü maddedir ve hız kurallarını belirler; aynen şöyledir.
Araç Cinsi | Yerleşim İçi | Yerleşim Dışı | Otoyollar |
Otomobiller | 50 | 90 | 120 |
Otobüs,
Minibüs, Kamyon, Kamyonet |
50 | 80 | 100 |
Arazi Taşıtlarında ve Motosikletlerde | 50 | 70 | 80 |
İki gazete haberi ile Türkiye'de hatalı bir yönetmeliğin değişmesi için gayret göstermek alkışlanacak bir tutumdur. Ancak aynı konuda mağduriyeti olan ve çok daha korumasız bir şekilde kamyonların önünde yem gibi seyretmeye zorlanan motosiklet sürücülerini yok saymak ise, biz motosiklet sürücülerinin can güvenliğini dikkate almamak ve çifte standart uygulamaktır.
Değiştirilen yönetmelik kapsamına, motosikletler de hemen dahil edilmelidir. Madem ki yönetmelik değişikliği trafik güvenliği konularında bu kadar çabuk ve kolay oluyor;
1 - Motosikletlere trafikte öncelik verilmesi,
2 -
Motosiklet muayene sürelerinin otomobillerle aynı süreye çıkarılması,
3 -
Motosiklet ehliyetlerinin kategorilendirilmesi,
4 - Kask
takma zorunluluğu yanında, kaskların standardının belirlenmesi,
5 -
Motosiklet lâmbalarının sürekli açık olmasının puslu hava şartına bağlı olmadan
yasada yer alması,
gibi maddelerin de hemen düzeltilmesi
gerekir.
Yaz geldi, İstanbul sokaklarında motosikletli trafik polislerini ve Türk Telekom'a ait motosiklet sürücülerini, sürekli olarak kask takmadan ve kep ile motosiklet kullanırlarken görüyoruz. Kask ve koruyucu elbise can güvenliği için çok önemlidir ve öncelikle resmî kurumlar bu konuda örnek olmalıdır. Yasayı uygulaması beklenen trafik polislerimiz kasksız dolaşmaları, onların can güvenliği açısından kabul edilir bir şey değildir.
İçişleri Bakanlığı'nı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nü, Ulaştırma Bakanlığı'nı bu
konuda göreve çağırıyoruz.
H.O.G. Türkiye "
(Harley Owners
Group)
Futbol
Sahalarını Çözen Erman Hoca Trafiğe de El Attı.
Fahrî
Trafik
Müfettişliği yapan Erman Toroğlu,
trafik cezası kesmek için bir arabayı kilometrelerce takip edebiliyor...
Sürücüler, evinize trafikte işlediğiniz bir suçtan dolayı ceza
makbuzu geldiğinde sakın şaşırmayın. Fahri trafik müfettişleri
harıl
harıl çalışıyor. Aralarında Aziz Yıldırım, Müjdat Gezen, Erman Toroğlu, Perran
Kutman, Sezen Cumhur Önal gibi ünlülerin de olduğu sivil müfettişler, 5 yılda
toplam 15 trilyon liralık ceza kesti. Dernek Başkanı
Sami Güleçyüz, 'Türkiye
genelinde 11 bin 500 müfettişle trafik canavarına karşı savaşıyoruz' diye
konuştu. Dönemin Emniyet Müdürü Necati Bilican tarafından trafik müfettişi
olmaya ikna edilen eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu, "Kırmızıda geçeni
affetmem. Yolda çöp atanı da. Keserim cezayı" diyor. Toroğlu, bir keresinde
Ankara'da yarışan iki arabayı uzun süre takip ederek ceza kestiğini söyledi.
Müfettişliğe yeni başlayan besteci Levent Çoker ise, "Bir yılda iki koçan ceza
yazdım. Yanınızdaki araçta müfettiş olabilir, dikkat edin" diyerek uyarıyor.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Süleyman ÖZTÜRK Başkomiser 44711 Cevdet Hanife Şavşat - ARTVİN / 16.01.1945 Keskin - KIRIKKALE / 19.08.1980 İSTANBUL / Kireçburnu Mezarlığı Görevli bulunduğu otonun bir kamyonla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında şehit olmuştur. |
Milliyet Online Gazete
http://www.milliyet.com/2002/03/11/yasam/yas02.html
Erman
Hoca kırmızıda kaldı
Aynı zamanda
Fahri trafik müfettişi de çıkan eski hakem Erman Toroğlu’nun
‘Kırmızı ışıkta her geçene ceza yazmam’ sözlerine,
hukukçular köpürdü..
İSTANBUL Milliyet
Fahrî trafik
müfettişi eski hakem Erman Toroğlu’nun ‘Kırmızı ışıkta her geçen adama ceza
yazmam’ sözlerine hukukçulardan tepki geldi. Hukukçular, Toroğlu’nun "Adam
trafik ışığına yaklaşmış. 10 metre kala sarı ışık yanıyor, Tam geçerken kırmızı.
Şimdi bu adama ceza yazamazsın, çünkü hata ışıkta. O anda dursa arkadaki araba,
küt diye geçirecek. Yana kaçsa, yandaki araba küt diye geçirecek. Ne yapacak?
Işığı geçecek hocam ceza yok" sözlerini şöyle değerlendirdi :
Prof. Dr. Nadir Yayla : Normalde sinyal hesaplarında, sarı ışık yanınca, bir sürücü kavşağa girmeden rahatlıkla durabilir. Çünkü sarı ışık, duruşa imkân verir. Zaten sarı ışık yanarken diğer yola hemen yeşil başlamaz oraya da sarı yanar. Dolayısıyla bir emniyet payı bırakılmıştır. Yani sarı ışık yanar yanmaz kırmızı gelmez. Sarı ışığın içinde iken şeride girdiyse, durduramayacak kadar yaklaşmışsa araç duramayabilir. Ama 10 metre kala sarı ışıkta pek ala durabilir. Kırmızı yanarken kavşağa girmek gibi bir durum olmaz."
Avukat Cengiz Hortoğlu : "Ben buna katılmıyorum. Sarı ışık zaten bir uyarı ışığıdır. Sarı ışığı gördüğü halde devam etmek risk yaratır. Arkadaki sürücünün de kırmızı ışık yanacağını bilip, takip mesafesini iyi ayarlaması gerekir. Türkiye’de takip mesafesi diye bir sorun var. Bu da önündeki aracın trafik kurallarına riayet etmemesinden kaynaklanıyor. Bir araca belli bir mesafeden fazla yaklaşamazsınız. Her aracın bir durma mesafesi olmalı. Öndeki araç 50 kilometre gidiyorsa, arkadaki aracın 30 - 40 metre mesafe bırakması gerekir. Işıklara yaklaşınca arkaya da bakmak gerekir."
ADI SOYADI |
İsmail BOR |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
73545 |
|
BABA ADI |
Şakir |
|
ANNE ADI |
Meryem |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Ceyhan-ADANA-19.02.1956 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
KOCAELİ-27.03.1998 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Ceyhan-ADANA-Asri Mezarlık |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Ekip otosuna bir otonun çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında şehit olmuştur. |
Dikkat trafikte müfettiş var!
Araç kullanırken cep telefonu ile konuşarak trafik kurallarını ihlal ettiniz etrafta da trafik polisi olmadığı için herhangi bir şekilde size ceza yazmadı. Fakat bir hafta sonra yaptığınız ihlalden dolayı yazılmış bir ceza ile karşılaşıyorsunuz. Üstelik bu cezaya hiçbir şekilde itiraz etme şansınız olmadığını öğreniyorsunuz. Belki de o güne kadar isimlerini dahi duymadığınız ‘fahri trafik müfettişleri’ ile bir yerde karşılaştığınızı o zaman öğreniyorsunuz.
Araç kullanırken cep telefonu ile konuştunuz, yanlış şerit değiştirdiniz; ama etrafta trafik polisi olmadığı için yaptığınız kural ihlallerini tespit edip size ceza yazmadı. Fakat bir hafta sonra hiç haberiniz olmadığı halde yaptığınız kural ihlallerinden dolayı size ceza yazıldığını öğrendiniz.
Böylelikle belki de o güne kadar hiç varlıklarından dahi haberdar olmadığınız ‘fahri trafik müfettişleri’nin (FTM) varlıklarından haberdar oluyorsunuz. Kimliklerinin sır gibi saklandığı ve birçok ünlünün de aralarında bulunduğu FTM’ler trafikte her an karşınıza çıkıp yaptığınız hatalardan dolayı size ceza yazabilir.
Araç kullanırken eğer etrafımızda trafik polisi yoksa cep telefonu kullanmak, yol boşsa kırmızı ışıkta geçmek, hız yapmak, emniyet kemeri takmamak genellikle yaptığımız kural ihlallerinin arasında geliyor. Oysa etrafta trafik polisinin bulunmaması bizim yaptığımız ihlallerin cezalandırılmayacağı anlamını taşımıyor. Sayıları her geçen gün artan FTM’ler her an trafikte kural ihlalinde bulunan kişilere ceza yağdırıyorlar. Üstelik trafik polisinin yazdığı cezalara itiraz etme hakkınız varken FTM’lerin yazdığı cezalara itiraz etme şansınız yok.
Trafikte her yerde
FTM’ler Türkiye’de 1997 yılından itibaren faaliyet göstermeye başladı. Sayıları Türkiye genelinde 11.040 olan FTM’ler 40 yaşını geçmiş, herhangi bir nedenden ötürü trafik cezası almamış, üniversite mezunu olan, kamu hizmetlerinden yasaklı olmayan, en az on yıllık sürücü belgesi bulunan gönüllü kişilerden oluşuyor. FTM olmak isteyen kişiler başvuruda bulunduktan sonra altı ay boyunca yetkililer tarafından izleniyor ve bu görev için yeterli olup olmadıkları gözlemleniyor. Yeterlilik gösterdiklerinde ise bir hafta süre ile eğitim aldıktan sonra trafikte hatalı araç kullanıcılarına ceza yağdırmaya başlıyorlar.
Kimlikleri gizli olan FTM’ler trafikte kuralları ihlal eden hiç kimseyi affetmiyorlar. Bir turizm firmasının sahibi olan ismini veremediğimiz bir FTM, gün içerisinde en az on ceza yazdığını ve kimseyi görmezden gelmediğini belirtiyor. Öyle ki aracını kendi aracının yanına park eden arkadaşının bir gün iş çıkışında araba kullanırken cep telefonu ile konuştuğunu görünce hemen cezayı yazdığını belirtiyor.
Zaman zaman ceza yazıp yazmama konusunda da ikilem yaşadığını ifade eden aynı FTM, bir gün kendisine yol veren bir bayanın trafikte cep telefonu ile konuştuğunu görünce ceza yazıp yazmama konusunda tereddüt yaşadığını ifade ediyor. FTM; “Fakat o anda benden araç uzaklaştı ve plâkasını göremedim. Dolayısı ile ceza yazamadım; fakat biraz daha ilerleyince aynı bayanın yine telefon ile konuştuğunu gördüm ve bu defa cezayı yazdım.” diyor.
Peki FTM’ler nasıl çalışıyorlar? FTM’ler günün her saatinde sürücülerin karşısına her an her yerden çıkabilirler. Bazen karşıdan karşıya geçmeyi bekleyen bir yaya, bazen arkada seyir halinde bulunan bir aracın içinde bulunan bir şoför veya yanda bulunan aracın içinde oturan bir kişi FTM olarak görev yapıyor olabilir. Kimlikleri gizli olan FTM’ler her durumda trafik kurallarını ihlal eden sürücülere ceza yağdırıyorlar. Genellikle müfettişler yanlarında taşıdıkları dijital teyplere gerekli bilgileri okuyorlar ve daha sonra bunları tutanaklara geçiriyorlar. Kendilerine verilen Trafik Suçu İhbar Tutanağı’na ihlalde bulunan aracın markasını, rengini, plâkasını, suçun işlendiği semti ve plâkasını yazıyorlar. Bir hafta içerisinde yazdıkları suç tutanaklarını zapta döküp ya Bölge Trafik Âmirliği'ne ya da herhangi bir trafik polisine teslim ediyorlar.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Yüksel ORAL Polis Memuru 26450 Hasan Kıyafet Ardanuç - ARTVİN / 02.05.1945 BOLU / 30.08.1982 Ardanuç - ARTVİN / Köy Mezarlığı Görevli bulunduğu ekip otosunun bir oto ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaralanmış, kaldırıldığı hastanede 12.09.1982 tarihinde şehit olmuştur. |
Hangi cezaları yazabiliyorlar?
FTM’ler herhangi bir âlet ile ölçülmeyen suçlara ceza yazabiliyorlar. Alkollü araç kullanan kişilere ve hız yapanlara ise ceza yazamıyorlar. FTM’lerin en çok ceza yazdıkları suçların başında ise araç kullanırken cep telefonu ile konuşmak, kırmızı ışıkta geçmek ve kuralları ihlal ederek şerit değiştirmek geliyor. Ülke genelinde görev yapan FTM’ler, geçen süre içerisinde toplam 674 bin 665 trafik suçu tespit tutanağı düzenleyip ceza yazdırdı.
FTM’ler faaliyet göstermeye başladıkları dönemden bugüne önemli gelişmeler gösterdi. FTM’lerin yazdığı cezalar önce Denetleme Şube Müdürlükleri'ne, daha sonra ise Sicil Büro Âmirliği'ne gönderiliyordu. Fakat Sicil Büro Âmirliği'nde sayıları 2,5 milyonu bulan dosya arasından araçların gerçek sahiplerini ve adreslerini tespit etmek mümkün olmuyordu. Zira zaman içerisinde kimi araçlar el değiştirmiş kimileri ise çoktan hurda yığınının içinde yerini almış bulunuyordu. Dolayısı ile cezaların araç sahiplerine ulaşması bazen imkânsız hale geliyordu. Fakat bütün dosyaların kısa bir süre önce bilgisayar ortamına taşınması ile birlikte FTM’lerin yazdıkları cezaların uygulanması çok daha kolay hale geldi. Bu gelişme ile birlikte bir bakıma fahri trafik müfettişliği gerçek amacına ulaştı.
Ünlü fahri trafik müfettişleri
Fahri trafik müfettişleri kendilerini ifşa etmeden görevlerini yerine getiriyorlar. Ünlü isimler arasında da pek çok duyarlı isim fahri trafik müfettişi olarak gönüllü görev yapıyor. Bu ünlü isimler arasında FB Başkanı Aziz Yıldırım ve kardeşi FB yöneticisi Ali Yıldırım, Hava Kuvvetleri eski Komutanı emekli Orgeneral Halis Burhan, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Münir Kutluata, sanatçılar Perran Kutman, Müjdat Gezen, Yalçın Gülhan, Enver Demirkan, eski hakem ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu, İ.Ü. Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu, eski Rektör Prof. Dr. Bülent Berkarda, Egebank davasında yargılanan ünlü reklamcı Nail Keçili, işadamları Hasan Karamehmet, Murat Dedeman, Behruz Çinici, Abdullah Kiğılı, eski milli futbolcu Engin Verel, spor yazarı Eyüp Karadayı, eski belediye başkanları İhsan Yalçın, İdris Güllüce, Yüksel Çengel, akademisyenler Prof. Dr. Orhan Kural, Prof. Dr. Turgay Atasü ve Prof. Dr. Koptagel İlgün bulunuyor.
Kötüye kullanılıyor mu?
Şoförlerin trafik polisinin yazdığı cezaya itiraz etme hakları bulunurken, FTM’lerin yazdıkları cezalara itiraz etme şansları bulunmuyor. Peki bu durumda bazı kişiler bu kimliklerini kişisel nedenlerden dolayı kullanması gibi olaylara zaman zaman sebep vermiyor mu? FTM’ler Türkiye’de faaliyet göstermeye başladıkları dönemden bu yana kırk kişinin kartı görevlerini kötüye kullandıkları gerekçesi ile iptal edildi.
Türkiye’de kurulduğu günden bu yana FTM’lerden tam randıman alınamadı. Fakat
zaman içerisinde teknolojik imkânların kullanılmaya başlanması ile birlikte
cezalar kuralları ihlal eden kişilere direkt olarak ulaştırılarak uygulamadaki
aksaklıklar da gideriliyor. FTM’lerden toplumun büyük bölümü haberdar değil.
Müfettişlerin varlığının araç kullanıcıları tarafından bilinmesi ise araç
kullanıcılarının daha dikkatli olmalarına neden oluyor.
r.sezgin@zaman.com.tr
RAHİME SEZGİN/02.02.2003
ADI SOYADI |
Tayyar ÜNVER |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
57696 |
|
BABA ADI |
Ömer |
|
ANNE ADI |
Lütfiye |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Hekimhan- MALATYA-30.01.1952 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
KOCAELİ-17.08.1991 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Hekimhan-MALATYA- Hekimhan Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Trafik kontrol görevi sırasında bir otonun çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/2000/06/20/yazar/tamer.html
Fahrî müfettiş sizi de yakalar
Belki farkında değilsiniz ama, aslında trafikte sizi izleyen gizli bir göz var;
fahrî müfettişler. İstanbul’da görev yapan 982 Fahrî Trafik Müfettişi, 1997’nin
Eylül’ünden beri 64 bin 210 sürücüye ceza kesti. Cezalarda ilk sıraları kırmızı
ışıkta geçmek, trafik levhalarına uymamak ve yasak yere park etmek alıyor.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Baki Özer’in de hazır bulunduğu bir toplantıda fahrî müfettişlerin sorunları masaya yatırıldı. Toplantıyı izleyen arkadaşımız İlkay Özcan’ın aktardığına göre İstanbul’daki fahrî müfettişlerin bir numaralı sorunu kamuoyunun gönüllülük esasına dayalı bu sivil denetim sistemi hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmayışı.
Diyorlar ki, “Sürücüler, yaptıkları hataları sürekli izleyen ve rapor eden birilerinin (trafik polisleri dışında) varlığından iyice haberdar olsa, kural ihlâl etmekten daha çok kaçınırlar. O zaman bizim de caydırıcı bir fonksiyonumuz olur." Fahrî müfettişler diğer sıkıntılarını ise şöyle sıraladılar: “Trafik polislerinden yeterli ilgiyi göremiyoruz. Kimi polis memurları Ceza İhbar Tutanağı'nı teslim almak istemiyor. Bazen tutanak bile bulamıyoruz. Kesilen cezaların ilgili kişilere ulaştırılıp ulaştırılmadığı hakkında bir fikrimiz yok. Bu konuda bize bilgi verilsin.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Ali Naci GÜNERİ Polis Memuru 112685 Zülali Raziye ARTVİN - 01.01.1964 İÇEL / 06.11.1991 Şavşat – ARTVİN / Pınarlı Köyü Mezarlığı Görevli bulunduğu hemzemin geçitte yolcu treninin çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Karayolunun yükü ağır
http://212.154.21.40/2000/12/03/guneydogu/guneydogudevam.htm
Gaziantep Emniyet Müdürü Ali Kalkan, yolcu ve yük taşımacılığının yüksek oranlarda karayolu ile yapılmasının trafik kazalarında artışa sebep olduğunu söyledi.
Kalkan, Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği Gaziantep Şubesi yöneticilerinin ziyaretinde yaptığı konuşmada, trafik kazalarının Türkiye'nin öncelikli sorunları arasında yer aldığını söyledi. Trafik kazalarının önemli ölçüde eğitimsizlikten kaynaklandığını ve bunu emniyet mensuplarının tek başına çözmesinin çok zor olduğunu kaydeden Kalkan, "Fahrî trafik müfettişliği uygulamasının önemli faydalar sağlayacağını, bu uygulamanın Türkiye için yararlı olacağını devamlı savunduk. Çünkü, ülkemizde yük ve yolcu taşımacılığının yüzde 90'ı karayolu ile yapılıyor. Bu alanda deniz, demir ve hava yollarının kullanılması halinde karayollarındaki trafik kazalarında önemli düşüşler olacağına inanıyorum." dedi.
Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği Gaziantep Şube Başkanı
Mesut Ölçal da, trafik hizmetlerini iyileştirmek, trafik kazalarını
önlemek için çaba sarf eden Emniyet Genel Müdürlüğü'ne ve diğer kamu kurum ve
kuruluşlara destek olmaya çalıştıklarını söyledi.
G.ANTEP
Sanal Roman
http://sanalroman.hypermart.net/sanalroman/trafik3.htm
Başarısız ve duyarsız bir hükümet
Maalesef Ecevit hükümeti son derece başarısız oldu. Her konuda. Hiç bir başarılı icraatta bulunamayan bu ekip, bir dahaki seçimlerde oy toplamak için çareyi af yasası çıkartarak hırsız ve katil ailelerinde, mafya çevrelerinde buldu . Bu icraat elbette bir dahaki seçimde silinip tarihe karışacaklarının garantisidir. Beklerdik ki, hiç değilse bunlar trafik konusuna el atsın. Ama gayet iyi anladık ki trafik terörü umurlarında bile değil. Kafayı takmışlar iki üç konuya, başka şey yok. Sanki Türkiye'nin sorunları sadece ekonomiden, batık bankalardan ve Avrupa Birliği' ne üyelikten ibaret.
Kepazeliklerin bu derece kanıksandığı başka bir ülke olamaz. Sadece şu son bayram tatilinde yollarda 200 insan öldü, yüzlercesi bir daha eski yaşamlarına dönemeyecek hale geldi.. Bu vicdansızların kılları kıpırdamıyor. Hapishanelerdeki zavallı !! katillere acıyan yufka yürekliler !! acaba neden trafik terörüne kurban gidenlere, onların ailelerine acımazlar acaba?
Neden yabancı ülkelerde trafik asayişinin nasıl korunduğunu, cezaların, polisin
ne kadar etkili olduğunu akılları bir türlü almaz? Bir türlü öğrenemezler
gerçekleri? Acaba bu bir zekâ sorunu mu, yoksa işlerine mi gelmiyor? Suçu sadece
bu duyarsızlarda aramak da yanlış.
Artık herkes alışmış her gün bir sürü
insanın parça parça olmasına. Bayramda meydana gelen kaza ve ölüm haberleri
artık bütün basın yayın organlarında son derece doğalmışçasına yorum dahi
yapılmadan verilir oldu.
Sadece iki üç içi boş,
yalandan eleştiri o kadar. Bu feci terör ile ilgili olarak maalesef hiç kimse
yeterince duyarlı değil. Belli ki herkes kabullenmiş. Kader böyle istiyor deyip
kabulleniyorlar.. Tam inek mantığı..
Kaya S. Semerci
Müfettişler ceza yağdırdı
Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikle görev verilen Fahrî Trafik Müfettişleri'nin 433 bin sürücü için ceza tutanağı düzenlediği bildirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı'ndan verilen bilgiye göre, Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapan 4199 Sayılı Kanun gereği 6 bin 805 kişiye Fahrî Trafik Müfettişliği görevi verildi. Daha sonra bunlardan 196'sının yetkisi iptal edildi.
Fahrî Trafik Müfettişleri, son iki yılda 433 bin 812 trafik suçu tespit ederek, bunlar hakkında tutanak düzenlediler. Fahrî Trafik Müfettişleri'nin düzenlediği bu tutanakların yüzde 98.6'sı polis tarafından trafik cezasına çevrildi. Ceza uygulanan araçlardan 3 bin 195'inin resmî plâkalı araçlar olduğu bildirildi.
Trafik Müfettişleri'nin 144 bin tutanakla en çok Ankara'da ceza tutanağı düzenledikleri, bunu İzmir, İstanbul ve Bursa'nın izlediği belirlendi. Müfettişlerin en çok trafik ışıklarına uymamak, trafiği tehlikeye düşürecek şekilde şerit değiştirmek, trafik levhalarına uymamak, park yasağını ihlâl gibi trafik suçlarından ceza uyguladıkları tespit edildi.
ADI SOYADI |
Kenan CANBAZ |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
85065 |
|
BABA ADI |
Celal |
|
ANNE ADI |
Ayşe |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Osmaneli-BİLECİK- 04.04.1960 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
MARDİN-27.04.1990 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Osmaneli-BİLECİK |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevli bulundukları aracın tanker ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında şehit olmuştur. |
T.C. Başbakanlık
Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
http://www.byegm.gov.tr/yayinlarimiz/TURKHABER/1998/18mayis/T5.htm
İÇİŞLERİ BAKANI SAYIN MURAT BAŞESGİOĞLU’NUN KARAYOLLARI GÜVENLİĞİ
YÜKSEK KURULU’NDA ALINAN KARARLARA İLİŞKİN YAPTIĞI AÇIKLAMA
(13 Mayıs l998)
İçişleri Bakanı Sayın Murat BAŞESGİOĞLU, Başbakan Sayın Mesut YILMAZ başkanlığında 04.05.l998 günü toplanan Karayolları Güvenliği Yüksek Kurulu’nda alınan kararları açıkladı.
Bakan BAŞESGİOĞLU’nun açıkladığı kararlar şöyle ;
1. Alt yapı eksikliklerinin ortadan kaldırılması için mevcut bütçe imkânları arttırılacak ve yeni kaynaklar yaratmak suretiyle bölünmüş yol ve otoyol yapımına hız kazandırılacaktır. Mevcut yolların bakım ve çalışmaları da bütçe imkânları oranında desteklenecek, ancak kaynaklar optimal kullanılacaktır.
2. Fahrî Trafik Müfettişliği uygulamasından beklenilen sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Uygulama yaygınlaştırılarak devam ettirilecektir.
3. Sürücü kurslarının daha sıkı denetlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Amacına uygun çalışmayan kurslar daha sıkı denetlenecek, mevcut denetim mekanizması geliştirilecektir. Gerekirse bu yönde yasal düzenlemeler yapılacaktır. Mevzuata aykırı davrandıkları tespit edilen kurslar hakkında yasal işlem yapılacaktır.
4. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda bazı değişiklikler yapılması için hazırlanan teklif T.B.M.M.’nde öncelikle görüşülecek, bazı ilâveler yapılarak teklif güçlendirilecektir.
5. Karayolları Genel Müdürlüğü’nce ülke genelinde tespit edilen 1296 kaza kara noktasının iyileştirilmesine bir yandan devam edilirken, bu yerler işaretlenerek sürücüler uyarılacaktır.
6. Araçlara, kanunda belirtilen hız limitlerine uygun olarak hız sınırlayıcı taktırılması konusunda, 3. toplantıya kadar gerekli araştırma yapılacak ve bu toplantıda uygulama için karar verilecektir.
7. İlk ve orta öğretimde “Trafik ve İlkyardım” dersi müfredatı geliştirilerek yaygınlaştırılacaktır.
8. Sağlık Bakanlığı’nın karayolları üzerinde başlattığı ve başarıyla uyguladığı “İlkyardım İstasyonları” açılmasına aynı hızla devam edilecektir.
9. Jandarma Genel Komutanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı'nın hazırlamış olduğu projeler kabul edilmiş ve malî imkân sağlanarak hayata geçirilmesi kararlaştırılmıştır.
10. Araçların fennî muayenesinin ülke genelinde yeni ve çağdaş bir sistemle yapılması için Karayolları Genel Müdürlüğü’nce başlatılan çalışmalar hızlandırılacak ve hazırlanan proje uygulanacaktır. Dünya Bankası'ndan alınacak kredi ile bu proje desteklenecektir.
11. Sürücülerin ve trafik olayına katılan vatandaşların eğitimine öncelik verilerek, toplumun bütün kesimlerine ulaşacak özel bir program hayata geçirilecek ve trafik konusundaki bilgilendirmenin yapılması sağlanacaktır.
ADI SOYADI |
Emin Naci ŞAHİN |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
10070 |
|
BABA ADI |
Reşit Rahmi |
|
ANNE ADI |
Hatice |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Sapanca/SAKARYA- 02.07.1929 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
BOLU-09.12.1969 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Sapanca-SAKARYA/Muradiye Köyü Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevli bulunduğu aracın trafik kazasına karışması sonucu şehit olmuştur. |
Kimden : ermetalmobilya/17.07.2003 – 12:58
Kime
:
trafik@yahoogroups.com
İtalyan şoförler trafik canavarı
Avrupa
ülkeleri arasında yapılan bir araştırma,
İtalyanların Avrupa'nın
en kötü sürücüleri olduğunu ortaya çıkardı.
LeasePlan adlı şirketin araştırmasına göre,
İtalyanları Fransızlar takip ediyor.
Norveçli sürücüler ise, sakin tavırlarıyla "Avrupa'nın en
iyi sürücüleri" sayılıyor.
Araştırma ayrıca, Fransız sürücülerin trafikte küfür etme şampiyonu
olduğunu da ortaya koydu.
Sinirlenince en çok el hareketi yapan millet ise, İngilizler.
D.BAKIR - Trafik Haftası tüm yurtta olduğu gibi Diyarbakır'da da çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.
Hafta münasebetiyle Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü tarafından Kültür Sarayı Devlet Tiyatrosu Salonu'nda bir panel düzenlendi. Panele çok sayıda vatandaş katılırken, gelen konuklara Trafik Haftası'nın önemini anlatan eğitici el broşürleri dağıtıldı. Panelde konuşan Emniyet Âmiri ve Trafik Denetleme Şube Müdürü Yesari Vural, panele gelen konuklara Trafik Haftası'nın önemini anlattı.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Asım KIRHAN Polis Memuru 26450 Hasan Fevziye Hopa - ARTVİN / 11.10.1955 TRABZON / 09.08.1993 Hopa - ARTVİN / Koha Mezarlığı Görevli bulunduğu sırada bir aracın çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Herkes birer fahrî trafik müfettişi
Trafik güvenliğinde altyapı hizmetlerinin tam zamanında ve devamlı yapılması gerektiğini belirten Vural, trafik eğitiminin okul öncesinden başlayıp yaşam boyu devam etmesi ve ilgili kurumların birbirlerini tamamlaması ile gerçekleşeceğini hatırlattı. Yesari Vural, son yıllarda emniyet teşkilâtının geliştirdiği projelerle bu sorunla profesyonel manâda mücadele adına çok yol katedildiğini kaydederek, "Ülkemizdeki trafik probleminin boyutlarını kazalarda kaybettiğimiz vatandaşlarımızın sayısı ile değerlendirecek olursak, yıllardır milletimize kan ve gözyaşı döktüren terör bile trafik canavarının gerisinde kalmakta ve bu sebeple kamuoyunda trafik terörü olarak adlandırılmaktadır" dedi.
Fahrî Trafik Müfettişliği adı altında vatandaşın sorumluluk alması konusunda bir adım daha attıklarını ifade eden Vural, "Bu uygulamayla etkinlik sahamızı artırma imkânı bulduk. Araç sahipleri polis olmasa da her an denetliyor olma ihtimalini düşünerek kurallara riayet etmede daha hassas davranmak zorunda kalmaktadır. Herkesin başına bir trafik polisi dikemeyiz ama, her vicdana eğitim ve bilinçlendirme ile manevî trafik polislerini koyabiliriz." şeklinde konuştu.
Bundan böyle vatandaşla elele bu mücadelenin etrafında yekvücut olacaklarını da belirten Yesari Vural, millet olarak başta sivil toplum teşkilâtları, medya, üniversiteler olmak üzere topluca trafik bilincine ulaşıp, sorumlulukların paylaşılmasında trafik güvenliğini de sağlamış olacaklarını sözlerini ekledi.
ADI SOYADI |
Fahri AYDIN |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
10287 |
|
BABA ADI |
Sabri |
|
ANNE ADI |
Makbule |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
GÜMÜŞHANE-07.02.1929 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
EDİRNE-31.07.1972 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
GÜMÜŞHANE- Hacıemmi Mahalle Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevli bulunduğu sırada meydana gelen trafik kazası sonucu şehit olmuştur. |
Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/2000/07/19/yazar/tamer.html
Yurttaş Murat'ın trafik müfettişliği
İstanbul MHP Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu, Meclis'te trafik sorununa samimiyetle sahip çıkan birkaç isimden biri. Boray Uras'ın Ankara'ya yürüyüşü sırasında Meclis'te trafik için eylem çağrısı yapan Sökmenoğlu'yla geçtiğimiz günlerde NTV'de trafik programına konuk olmuştuk.
Sökmenoğlu, pazar gecesi tanık olduğu bir trafik sorununu, hemen ertesi sabah "yurttaş Murat" (kendi ifadesiyle) olarak anlatan bir faks geçmiş : "Sayın Tamer, trafikle ilgili konularda vatandaş Murat olarak seneler evvel, yani milletvekilliği 1995'te barajı aşamadığı dönemde, eski milletvekili olarak fahrî müfettişlik için müracaatta bulunmuştum. Ancak aylar - yıllar geçtiği halde bu müracaatımız sonuçsuz kaldı. Geçenlerde NTV'deki programda vakit yetersizliğinden bunu ifade edememiştim...
Dün gece Tuzla'da yemek yerken ana caddede el freni çekmek suretiyle dönüş yapan gençlerin sebep verdiği kazayı görünce, tekrar fahrî müfettişlik duygusu depreşti. Çünkü olayın geçtiği mahalden üç tane asayiş otosu geçtiği halde, hiç kimse ilgilenmedi. Herkes yarım saat sonra gelen trafik ekibini bekledi durdu. Olaya sadece trafik yönünden bakma alışkanlığına karşı biz TBMM'de trafik cezalarını artırıcı kanun çıkarsak ne yazar!
İnsana saygı olmayan yerde, insan sevgisi, toplum sevgisi olmayan yerde yasalarla çok şey yapılamayacağı aşikardır. Geliniz, Türk Milleti'ne birbirine saygı göstermeyi; insan sevgisini aşılayalım diyor, saygılar sunuyorum."
ADI SOYADI |
Mehmet SUNA |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
9597 |
|
BABA ADI |
Hamit Murat |
|
ANNE ADI |
Nebahat |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Akyazı/SAKARYA-04.02.1931 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
KOCAELİ-13.02.1977 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Akyazı-SAKARYA-Yazılı Gürgen Köyü Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Trafik uygulama görevi sırasında bir aracın çarpması sonucu şehit olmuştur. |
RADİKAL Online Sitesi
http://www.radikal.com.tr/1999/10/30/turkiye/gen.html
Genç : Kimseyi suçlamadım
BURSA - İl Emniyet Müdürü Aydın Genç,
"Açıklamalarınıza eski yöneticiler tepki gösterdi" denilmesi üzerine,
"Kimseyi töhmet altında bırakacak açıklama yapmadım. Olayı söylüyorum" dedi.
Genç, Evcil'in 'itiraflarda bulunduğu'
şeklinde haberleri de şöyle değerlendirdi: "Bu işi başından beri ben takip
ediyorum. Benim demecim dışında çıkan bütün
haberler yalandır. Açıklama da yapmıyorum. Sorgu bitene kadar da yapmayacağım.
DGM kapsamında sorgulanıyor.
Savcı Bey'le görüşüyoruz. Tahkikat hitabında gereken bölümleri açıklayacağız."
Geçmişi başarılarla dolu
Genç, daha önce görev yaptığı Trabzon ve Eskişehir'de başarılı operasyonlara imza attı. Eskişehir'de 10 trilyon liralık gübre yolsuzluğunu ortaya çıkaran ve terör konusunda yurtdışında eğitim gören Genç, Avrasya Feribotu eyleminin kansız sona erdirilmesini sağladı. Genç'in başlattığı fahrî trafik müfettişliği uygulaması yasa haline geldi.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Metin BORAZAN Polis Memuru 106463 Sami Hanife Biga - ÇANAKKALE / 05.04.1963 ARTVİN / 05.12.1994 Biga - ÇANAKKALE / Ovacık Köyü Mezarlığı Görevli bulunduğu aracın trafik kazasına karışması sonucu şehit olmuştur. |
Hürriyet Gazetesi
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~5@tarih~2001-12-14-t@nvid~73627,00.asp
8 bin
500 fahrî trafik müfettişi takipte
13.12.2001
Ramazan Bayramı süresince, sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmek üzere 8 bin 500 fahrî trafik müfettişi görev yapacak.
Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği (FTM - DER) Genel Başkanı İhsan Memiş, yaptığı yazılı açıklamada, bayramlarda, karayolu doluluk oranlarının 4 kat arttığını ve gündüzleri de yüzde 80 civarında yoğunluk yaşandığını belirtti. Dernek tarafından emniyet mensuplarının yanı sıra sivil oto kontrol yöntemi ile trafik kusurlarına ceza yazan 8 bin 500 gönüllünün görevlendirildiğini bildiren Memiş, "Kent içi ve kent dışı trafikte can ve malınızın emniyeti için, ailelerimizin mutluluğu ve kendi mutluluğunuz için azami dikkat gösteriniz. Trafikte sabır ve saygıyı ilke edininiz" dedi.
Otobüs firmaları yetkilileri ile sürücüleri, bayram trafiğinde dikkatli olmaları konusunda uyaran Memiş`in, önerileri şöyle :
"Sağlıksız ve firma dışı otobüsleri ek seferlere koymayınız. Bilmediğiniz ve firmanız tarafından test edilmeyen şoförleri bayramda istihdam etmeyiniz. Mutlaka çift şoförle ve her türlü kış şartlarına ve ilk yardım çantasına haiz donanımla yola çıkınız. Yolcularınıza seyahat boyunca güven veriniz, güler yüzlü davranınız ve ikramları daha çok yapınız.
Otobüslerinizi yolculuk sırasında diğer otobüslerle yarış yaptırmayınız. Zorunlu olmadıkça sollama da yaptırmayınız. Otobüs şoförlerinizin ve yardımcılarının mümkünse yolculuk esnasında kendilerinin de otobüs içerisinde sigara içmelerine engel olunuz. Her araçta mutlaka bir Fahrî Trafik Müfettişi olduğunu ve olabileceğini unutmayınız.
Özel aracı ile yola çıkan vatandaşlar, mutlaka kış şartlarına uygun giyininiz. Aracınızda her türlü kış donanımlarını da bulundurunuz. Uykusuz ve sinirli yola çıkmayınız. Görüş mesafesi olmadan sollama yapmayınız.
Bayram boyunca 450 tane sivil radar aracı hız kontrolleri yapacağından, hız kurallarına mutlaka uyup, ceza ödemeyiniz. Ayrıca, mümkünse bayramlaşmanızı telefon, e-mail veya post kart ile yaparak, masraf ve kazalardan kendinizi koruma yollarını da deneyiniz."
Fahrî Trafik Müfettişleri'nin, ceza yazma yerine toplumu bilinçlendirme yolunu seçmelerini de isteyen Memiş, müfettişleri "hiçbir şekilde kimliklerini göstermemeleri ve sürücüler ile tartışmamaları" konusunda uyardı.
Memiş, açıklamasında, yayaların, araç içinde bulunan yolcuların ve araç kullanan sürücülerin, birbirlerine yardımcı olmalarının, birbirlerini ikaz etmelerinin ve dayanışma içinde olmalarının önemini de vurguladı.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Ahmet KAYA Polis Memuru 112672 Kadem Suna Ardanuç - ARTVİN / 11.04.1961 ŞANLIURFA / 27.12.1996 Ardanuç - ARTVİN / Beratlı Köy Mezarlığı Trafik düzenleme görevi sırasında bir kamyonun çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Milliyet Gazetesi
http://groups.yahoo.com/group/trafik/message/92
Fahri müfettiş sizi de yakalar
Meral Tamer 20.6.2000 Milliyet
Belki farkında değilsiniz ama, aslında trafikte sizi izleyen gizli bir göz var; fahrî müfettişler. İstanbul’da görev yapan 982 fahrî trafik müfettişi, 1997’nin Eylül’ünden beri 64 bin 210 sürücüye ceza kesti. Cezalarda ilk sıraları kırmızı ışıkta geçmek, trafik levhalarına uymamak ve yasak yere park etmek alıyor.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Baki Özer’in de hazır bulunduğu bir toplantıda fahrî müfettişlerin sorunları masaya yatırıldı. Toplantıyı izleyen arkadaşımız İlkay Özcan’ın aktardığına göre İstanbul’daki fahrî müfettişlerin bir numaralı sorunu kamuoyunun gönüllülük esasına dayalı bu sivil denetim sistemi hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmayışı. Diyorlar ki, “Sürücüler, yaptıkları hataları sürekli izleyen ve rapor eden birilerinin (trafik polisleri dışında) varlığından iyice haberdar olsa, kural ihlal etmekten daha çok kaçınırlar. O zaman bizim de caydırıcı bir fonksiyonumuz olur."
Fahrî müfettişler diğer sıkıntılarını ise şöyle sıraladılar : “Trafik polislerinden yeterli ilgiyi göremiyoruz. Kimi polis memurları Ceza İhbar Tutanağını teslim almak istemiyor. Bazen tutanak bile bulamıyoruz. Kesilen cezaların ilgili kişilere ulaştırılıp ulaştırılmadığı hakkında bir fikrimiz yok. Bu konuda bize bilgi verilsin!
ADI SOYADI |
Ahmet SOYLU |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO |
33764 |
|
BABA ADI |
İsmail |
|
ANNE ADI |
Ayşe |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Tomarza- KAYSERİ-01.01.1947 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
TEKİRDAĞ- 20.11.1982 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Tomarza-KAYSERİ- Tomarza İlçe Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevli bulunduğu otoya bir kamyonun çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Müfettişler toplanıyor
Fahrî Trafik Müfettişleri yarın saat 14.00'te Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda toplanıyor. Trafik kazalarını azaltmak, trafik polisine yardımcı olmak ve sürücülerin her yerde izlenildiği imajını oluşturmak amacıyla görev yapan Fahrî Trafik Müfettişleri yarın saat 14.00'te Konya Ticaret Odası Konferans Salonu'nda toplanıyor.
189 Fahrî Trafik Müfettişi ile trafik personeli ve trafiği ilgilendiren kuruluşların personelinin katılacağı toplantıda trafik sorunları görüşülecek. Konuyla ilgili olarak Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada Konya'da görevli Trafik Müfettişleri'nin 1998 yılından bu yana 18 bin 28 trafik suçu Tespit Tutanağı tanzim ettiği bildirildi. Tutanak tanzim edilen suçlar arasında; kırmızı ışık ihlâli, trafik işaret levhalarına uymama ve şerit ihlâlleri gibi suçlar yer alıyor.
Trafik fahrî müfettişleri
Trafik Fahrî Müfettişler Derneği (FAMDER) Konya Şubesi, 4 yılda 20 bin sürücüye 400 milyar lira para cezası verildiğini, müfettiş sayısının bu hafta sonu 283'den 325'e çıkacağını bildirdi. FAMDER Konya Şubesi Başkanı Mehmet Yaman, Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklik ile 40 yaşından büyük olan, en az 10 yıllık ehliyeti bulunan ve yüksekokul mezunu olanların trafik fahrî müfettişi olabildiğini belirterek, ilk olarak Konya'da başlatılan bu uygulama çerçevesinde bugüne kadar 283 müfettişin hizmet verdiğini kaydetti.
Trafik fahrî müfettişlerinin trafik polisi gibi sürücülerle doğrudan temas kurmadan hizmet verdiklerini ifade eden Yaman, şöyle devam etti :
"Bizler göreve gelmeden önce sürücüler çok rahat hareket ediyor, sadece trafik polisini gördükleri zaman kurallara dikkat ediyorlardı. Artık her yerde trafik fahrî müfettişleri bulunuyor. Trafik polisleri görev saatleri ve yerleri dışında ceza yazamazlar. Örneğin, Konya'da görev yapan trafik polisi Konya dışında bir hataya ceza yazamaz. Ancak bizim, Türkiye'nin her yerinde gördüğümüz bütün hatalara ceza yazabilecek yetkilerimiz bulunuyor. Zaten sürücülerin önemli bir kısmı bu konuda bilinçlendi."
Yaman, Konya'daki trafik fahrî müfettişlerinin faaliyete geçtikleri ilk günden bugüne kadar 20 bin sürücüye 400 milyar lira para cezası yazdıklarını, yaptıkları çalışmalar nedeniyle sürücülerin trafik kurallarına daha fazla uymaya başladıklarını gözlemlediklerini bildirdi. Trafik fahrî müfettişlerinin sayısının her geçen gün arttığını, sayılarının bu hafta sonundan itibaren 325'e çıkacağını belirten Yaman, bu nedenle sürücülerin daha dikkatli olması gerektiği uyarısında bulundu.
ADI SOYADI |
İsmet DEĞER |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
26562 |
|
BABA ADI |
Hacı Ali |
|
ANNE ADI |
Fatma |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
UŞAK-10.08.1944 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
Gebze- KOCAELİ- 25.05.1987 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
Gebze- KOCAELİ-Ademyavuz Mezarlığı |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Görevi sırasında bir motosikletin çarpması sonucu yaralanmış, kaldırıldığı hastanede şehit olmuştur. |
Güneş Online Gazete
http://www.gunes.com/2001/12/14/haberler/h21e.html
8 bin fahrî trafik müfettişi yollarda
Ramazan Bayramı süresince, sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadıklarını
kontrol etmek üzere 8 bin 500 fahrî trafik müfettişi görev yapacak.
Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği (FTM - DER) Genel
Başkanı İhsan Memiş, yaptığı açıklamada;
bayramlarda karayolu doluluk oranlarının 4 kat arttığını ve gündüzleri de yüzde
80 civarında yoğunluk yaşandığını belirtti. Otobüs şoförlerine 'Her araçta
mutlaka bir Fahrî Trafik Müfettişi olduğunu ve olabileceğini unutmayınız' diye
seslenen Memiş, trafik kurallarına uyulmasını istedi.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Öztürk DURSUN Polis Memuru 114682 Ali Naci Zinnet Şavşat - ARTVİN / 01.01.1991 Zara - SİVAS / 17.07.1997 Şavşat - ARTVİN / Çiftlik Köyü Mezarlığı Görevli bulunduğu aracın trafik kazasına karışması sonucu şehit olmuştur. |
8 bin 500 fahrî trafik müfettişi yola çıkacak
Ramazan Bayramı süresince, sürücülerin trafik kurallarına uyup uymadıklarını kontrol etmek üzere 8 bin 500 fahrî trafik müfettişi görev yapacak. Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği (FTM - DER) Genel Başkanı İhsan Memiş yaptığı yazılı açıklamada, bayramlarda karayolu doluluk oranlarının 4 kat arttığını ve gündüzleri de yüzde 80 civarında yoğunluk yaşandığını belirtti. Dernek tarafından emniyet mensuplarının yanı sıra sivil oto kontrol yöntemi ile trafik kusurlarına ceza yazan 8 bin 500 gönüllünün görevlendirildiğini bildiren Memiş, "Kent içi ve kent dışı trafikte can ve malınızın emniyeti için, ailelerimizin mutluluğu ve kendi mutluluğunuz için azami dikkat gösteriniz. Trafikte sabır ve saygıyı ilke edininiz" dedi.
Resmîden çok fahrîsi işbaşında
22/04/2003
AA - İZMİR - Türkiye Fahrî Müfettişler Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş, Samsun, Mersin, Antalya ve Denizli'de, trafik polisinden daha fazla sayıda fahrî trafik müfettişi bulunduğunu söyledi. Memiş, 10 bin 950 fahrî trafik müfettişinin 81 ilde 24 saat karayollarında görev yaptığını ve 'trafikte hata yapan' sürücüleri 'gözetlediğini' belirtti.
Türkiye'de yaklaşık 10 milyon araç ve 16 milyon sürücü belgeli kişi bulunduğunu dile getiren Memiş, "Tespitlere göre, sürücüler genellikle hız tahdidi kavramını bilmiyor, cep telefonuyla konuşuyor, küllüklerini yola boşaltıyor ve yedikleri meyve kabuklarını atıyor" diye konuştu.
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
Resul ŞİMŞEK Polis Memuru 87004 Vehbi Gülperi Şavşat - ARTVİN / 20.03.1960 ANKARA / 13.09.1998 ANKARA / Polis Şehitliği Trafik kaza yerinde gerekli tedbirlerin alınması sırasında otobüsün altında kalarak şehit olmuştur. |
Diyanet Aylık Dergi
http://www.diyanet.gov.tr/DIYANET/temmuzaylik2001/haberler.htm
FAHRÎ TRAFİK MÜFETTİŞLERİ
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz Emniyet Genel Müdürlüğü‘nde görev yapan Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği Genel Başkanı İhsan Memiş ve beraberindeki heyeti makamında kabul ederek bir süre görüştü.
Trafikte alkol kullanımı, hız ve çocuk ölümleri konularının görüşüldüğü ziyarette Başkan Memiş, tüm uyarılara ve uygulamalara rağmen, ülkemizdeki trafik kazalarının tüm yoğunluğuyla devam ettiğini belirterek; “Fahrî Müfettişler Derneği Emniyet Genel Müdürlüğü’nün sivil bir unsuru olarak, toplumumuzun her kesiminin can, mal ve hizmet kayıplarını en aza indirmek için çalışmaktadır.” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da kabuldeki konuşmasında; “Tesbitlerimize göre, ülkemizde her yıl yaklaşık on binlerce insanımız trafik kazalarında hayatını kaybediyor, bir çoğu da sakat kalıyor. Savaşlarda bile bu kadar can kaybı olmamaktadır. Bu kazaların en büyük sebebi de alkol ve hızdır. Dinimiz de insan hayatını ve nefsi korumayı emretmiştir.
Alkol alarak trafiğe çıkanlar kendi kendine intihar etmiş sayılır. Kazaları önlemede insanlara büyük görevler düşmektedir. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bu konuyu önemsiyor, tüm il, ilçe, kasaba ve köylerdeki camilerde vaaz ve hutbelerde halkımıza anlatacağız” dedi.
Başbakanlık Basın – Yayın
ve Enformasyon Genel Müdürlüğü
http://www.byegm.gov.tr/YAYINLARIMIZ/ANADOLUYAHABERLER/AHA54.htm#%2014
FAHRÎ TRAFİK MÜFETTİŞLERİ TOPLANDI
ANKARA (BYE) - Ankara'daki Fahrî Trafik Müfettişleri'nin gerçekleştirdiği çalışmalar ve karşılaştıkları sorunlar, düzenlenen bir toplantıda ele alındı. Toplantıda, her an her yerde denetim yapılması ve kural ihlâlinde bulunan bir sürücünün mutlaka yakalanacağının kamuoyuna hissettirilmesinin önemine değinildi.
Toplantıda ayrıca, trafik cezalarının 30 gün içinde tahsil edilmesi, sürücü kurslarının kalitesinin artırılması ve yeni ehliyet alanlara 1 yıllık deneme süresinin ardından kalıcı ehliyet verilmesi gibi uygulamaların, kazaların önüne geçilmesinde etkili olabileceği dile getirildi. (MAK.A)
|
Adı ve Soyadı Rütbesi Sicili Baba Adı Anne Adı Doğum Yeri/Tarihi Şehadet Yeri ve Tarihi Mezarlığın Bulunduğu Yer Şehadet Nedeni |
İsmail GÜL Polis Memuru 125579 Hafit Ayşe Şavşat-ARTVİN / 01.03.1963 BİNGÖL / 26.02.1999 Şavşat- ARTVİN / Köy Mezarlığı Görevli bulunduğu araca bir kamyonetin çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında şehit olmuştur. |
Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/1998/05/11/haber/hab05.html
Fahrî müfettişler affetmiyor
SAYILARI hızla artan Fahrî Trafik Müfettişleri, kural tanımayan, uyarılara aldırmayan sürücüleri affetmiyor. Kayseri'de görevli, çoğu kamu kurum ve kuruluşu yöneticilerinden oluşan 118 Fahrî Trafik Müfettişi, iki ayda 598 suç tutanağı tanzim ederek, kural tanımayan sürücülerin cezalandırılmasını sağladı.
Tutanaklara göre kırmızı ışıkta geçen, yasak yerde park eden, hatalı sollama ve yakın takip yapanların, çoğunlukta olduğu görüldü. Fahrî müfettiş ve trafik görevlilerinin çabası yanı sıra, vatandaşa da büyük görev düştüğünü belirten trafikten sorumlu Emniyet Müdür Yardımcısı Adnan Aksoy, "Kazaların aza indirilmesi, insanların ölmemesi, sakat kalmaması, dağılan yuvaların azalması için herkesten yardım bekliyoruz. Herkes trafik canavarına karşı üzerine düşeni yapsın" dedi.
ADI SOYADI |
Muhittin ULUÇ |
|
RÜTBESİ |
Polis Memuru |
|
SİCİL NO. |
64502 |
|
BABA ADI |
İbrahim |
|
ANNE ADI |
Emine |
|
DOĞUM YERİ VE TARİHİ |
Çermik-DİYARBAKIR-02.05.1949 |
|
ŞEHADET YERİ VE TARİHİ |
KOCAELİ-31.08.1994 |
|
MEZARLIĞININ BULUNDUĞU YER |
KOCAELİ- Bağçeşme Şehitliği |
|
ŞEHADET NEDENİ |
Trafik kaza yerinde gerekli tedbirlerin alınması sırasında bir aracın çarpması sonucu şehit olmuştur. |
Sürücüler
dikkat!..
Ummadığınız bir anda geliveren bir
trafik cezasına şaşırmayın.
Türkiye genelinde sekiz bin Fahrî Trafik Müfettişi (FTM) gönüllüsü var.
Bu sayının yaklaşık beşte biri İstanbul’ un çeşitli semtlerinde görev yapıyor.
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve trafikten sorumlu Müdür Muavini
Murat
Kurt’un organize ettiği,
İstanbul'da görevli Fahrî Trafik Müfettişleri’nin çalışmaları ile ilgili durum
değerlendirme toplantısı
geçtiğimiz Cumartesi günü Kadırga Kültür Merkezi’nde yapıldı. Fahrî Trafik
Müfettişliği 1997 yılında başlatıldı.
Daha sonra 2002 yılı Mayıs ayında 2. Grup FTM’ ler de kurs görerek kimliklerini
aldılar.
Şu anda tüm Türkiye'de 8.000 kişi gönüllü olarak bu görevi yapmaktalar.
1997 - 2002 yılları arasında FTM'leri tarafından kesilen trafik cezaları 2.3
Trilyon liradır.
FTM olmanın
bazı şartları var; T.C. vatandaşı olmak, 10 yıllık ehliyet sahibi olmak, en az 4
yıllık yüksek okul mezunu olmak, 40 yaşını doldurmuş olmak ve aslî kusurlu
olarak bir trafik kazasına sebebiyet vermemiş olmak gerekiyor.
Sürücülerin,
İstanbul'da 1.530 FTM’nin görevli olduğunu ve araç plâkasına trafik polisleri
gibi ceza tutanağı yazdıklarını, itirazların ancak mahkeme yolu ile yapılacağını
bilmelerinde yarar var. Yeni yıl itibariyle artan trafik cezaları
ve bu kadar fahrî trafik müfettişinin oluşu bakalım trafik canavarlarının gözünü
korkutacak mı?
Pendik SONSÖZ Gazetesi
http://www.pendiksonsoz.com/Sayi_62/surucular.htm
Milliyet
Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/2000/03/11/t/haber/hab000.html
Vâliler
trafik denetleyecek
Tolga Sardan/Ankara
Bayram tatilinde ağır vasıtaların trafiğe çıkış yasağının kaldırılmasının ardından Emniyet Genel Müdürlüğü, valiliklere, "Bayram süresince trafik kazalarına karşı alınacak önlemleri" içeren bir genelge gönderdi. Genelgede valilere ve il emniyet müdürlerine tatil boyunca ekipleri denetleme ve güvenli ulaşım ortamının sağlanması görevi verildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Müsteşar Yardımcısı Mustafa Demirel'in imzasını taşıyan
genelgede alınacak önlemler şöyle belirtildi :
* Yorgun ve uykusuz araç kullandığı saptanan sürücüler uyarılarak dinlenmeleri
sağlanacak.
*
Denetlemeler daha çok seyir halinde ve ihbarlı yapılacak.
* Alkollü
araç kullanan sürücülere yasal işlem yapılacak.
* Hatalı
sollama, yakın takip, aşırı hız ve emniyet kemeri denetimlerine ağırlık
verilecek.
* Video
kamera ve radarlı ekip araçları tatil süresince 24 saat görev yapacak. Bu
ekipler, resmî ekiplerle koordineli çalışacak.
* Otobüs ve
ağır vasıtaların takografları (yol ölçüm âleti) denetlenecek.
* Otobüs
şoförleri, bir veya birden fazla Fahrî Trafik Müfettişi tarafından seyir halinde
denetlenecek.
* Yetki
belgesi olmayan otobüsler trafikten men edilecek, artan yolcu talebi karşısında
korsan araç kiralama yöntemini uygulayan şirketlere işlem yapılacak.
* Tatil
süresince kaza kurtarma araçları da dahil tüm ekipler, benzin depoları dolu
şekilde görev yapacak.
* Takviye
edilecek ekipler, 24 saat görev başında olacak. Hafta sonu izinleri
kaldırılacak.
Milliyet Tüketici Köşesi
http://www.milliyet.com.tr/1999/02/24/yazar/tamer.html
Trafik için toplumsal bilinç
Milliyet Tüketici Köşesi olarak Sabancı Üniversitesi ile birlikte geçen hafta sonu düzenlediğimiz Trafik Karar Toplantısı'yla ilgili haberler ve toplantımızın katılımcılarından Erol Evgin'in trafik için bestelediği Yollar türküsü, gazete ve TV'lerde geniş yer aldı.
Parlamenterlerden iş dünyamızın patron ve üst düzey yöneticilerine, üst düzey bürokratlardan üniversite öğretim üyelerine, sivil toplum örgütlerinden iletişimcilere, kendi alanlarında saygın ve bir araya getirilmesi pek kolay olmayan 52 kişi, 1,5 günlerini trafiğe ayırdılar. Ertesi sabah ise Sabancı Center'da hepimiz yoğun bir çalışma günü geçirdik. Kasım sonunda Durusu'da düzenlediğimiz 2,5 günlük Trafik Arama Konferansı'nın aksine Babüroğlu bu kez bizleri uzmanlık dallarımıza göre masalara oturttu. İş dünyasından katılımcıları ve sivil toplum temsilcilerini ise ilgi alanlarına göre masalara yerleştirmeye çalıştık. NTV'nin Yayın Yönetmeni Nuri Çolakoğlu, mizah yazarı Gani Müjde, Prof. Reşit Canbeyli ve Radyonet'in sahibi Erol Köktürk, toplantıya katılacaklarını bildirdikleri halde katılmadıkları için, 7'şerli olarak düşündüğümüz bazı masalarda katılımcı sayısı eksik kaldı.
Her masada bir bilgisayar ve karşımızda da kocaman bir ekranla çalışmalarımıza
başladık. Arama Konferansı'nın sonucunda trafik sorununun çözümü için önem
verilmesi gereken hususları şöyle sıralamıştık :
* Toplumsal bilinçlenme
* Denetim ve
yasalar
* Eğitim ve
insan
* Altyapı
Babüroğlu önce bu 4 seçeneği önümüze koydu ve hepsini birbiriyle karşılaştırıp teker teker oylamak suretiyle 52 katılımcının ortak görüşünü saptamaya çalıştı. Bizim toplumsal bilinçlenme masası, yüzde 64 gibi ezici bir çoğunlukla "yasaların işlemediği, denetimin yetersiz kaldığı Türkiye gibi bir ülkede, toplumsal bilinçlenme olmadan trafik sorununa çözüm bulunamaz," görüşünde birleşti. Yanımızdaki toplumsal bilinçlenme masasında bu oran daha da yüksek çıktı: Yüzde 67.
Genelde her masa bu ilk turda kendi uzmanlık alanına ağırlık verdiyse de hiçbiri
toplumsal bilinçlenmeyi gözardı etmedi. Hatta uzmanlık dalı denetim ve yasalar
olan 4. masa ve altyapı olan 8. masa, birinci önceliği toplumsal bilinçlenmeye
verdiler. Her seçeneğin ikili olarak birbiriyle oylanması sonucu 8 bilgisayarda
oluşan bu oranların sentezi, kısa bir süre sonra karşımızdaki kocaman ekrana
yansıdı. O dev ekranda gördüğünüz ortak aklımızdı ve 52 katılımcı, trafik
sorununun çözümü için toplumsal
bilinçlenmeyi yüzde 35'le ilk sıraya oturtmuş, bu bağlamda
eğitim ve insan faktörünü yüzde 29'la
ikinci önemli husus kabul etmiş, ardından
yüzde 19'la altyapıyı önem
sıralamasında üçüncülüğe oturtmuş, denetim ve yasaları ise yüzde 17 ile
sona bırakmıştı.
Bir konu yanlış anlaşılmasın. 52 katılımcıdan hiçbirimiz, altyapı ya da denetim,
toplumsal bilinçlenmeden daha az önemlidir demedik. Sadece işe başlamak için
öncelikleri sıraladık.
Not : Trafik karar Konferansı'nın 52 katılımcısının ortak aklı, sorunun çözümüne giden yolda en öncelikli 5 maddeyi sıralamış ve toplantının sonunda her masa, bu ilk 5 maddeyle ilgili proje önerilerini ve her projede çalışmasını uygun gördüğü katılımcıları açıklamıştır (Eğitim sayfasında detaylı bilgi bulabilirsiniz).
Zaman Gazetesi
http://www.zaman.com.tr/2002/01/12/icanadolu/h3.htm
Fahrî trafik müfettişleri affetmiyor
Nevşehir’de, Fahrî Trafik Müfettişleri geçen yıl içinde kurallara uymayan 4477 araç sürücüsüne, ceza ihbarnamesi düzenledi. Nevşehir Emniyet Müdürü Şinasi Şener, yaptığı açıklamada, trafikte seyreden araçların trafik polislerinin yanı sıra Fahrî Trafik Müfettişleri'nce de sıkı bir şekilde kontrol edildiğini kaydetti.
Nevşehir’de 39 Fahrî Trafik Müfettişi'nin görev yaptığını ifade eden Şener, müfettişlerin geçen yıl içinde trafik kurallarına uymayan 477 araç sürücüsüne ceza ihbarnamesi düzenlediklerini ve bu sürücülere 8 milyar 413 milyon lira ceza uygulandığını söyledi. Şener, Nevşehir’de bu yıl 17 FTM'nin daha göreve başlamasının plânlandığını belirtti. a.a.
Zaman Gazetesi
http://www.zaman.com.tr/2002/03/26/haberler/h8.htm
Fahrî Trafik Müfettişleri, şöhretler karması gibi
Yollarda “gizli göz” olarak görev yapan Fahrî Trafik Müfettişleri arasında birbirinden ünlü simaların olduğu ortaya çıktı. Kimlikleri sır gibi saklanan ünlüler arasında; Aziz Yıldırım, Nail Keçili, Müjdat Gezen ve Prof. Orhan Kural gibi tanıdık simalar var.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, görevlerini daha iyi yapabilmeleri için gizlilik esası gereği kimliklerini saklı tuttuğu Fahrî Trafik Müfettişleri arasında Fenerbahçe Spor Kulübü (FB) Başkanı Aziz Yıldırım’dan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’na, sanatçı Müjdat Gezen’den eski hakem Erman Toroğlu’na kadar birçok ünlü isim bulunuyor.
Özellikle kariyer sahibi isimlerden seçilen fahrî müfettişlik için Cumhurbaşkanlığı adaylığında olduğu gibi 40 yaşını doldurmuş olma ve üniversite bitirme şartı aranıyor. Mahkemeler tarafından ceza alanlar ile yılda 5 kezden fazla hız sınırını aştığı tespit edilenler müfettiş olamıyor. Fahrî Trafik Müfettişleri, genelde Ankara, İstanbul ve İzmir’de oturan isimlerden seçilmiş olmalarına rağmen ülkenin her yöresinde ceza kesme yetkisine sahip. Cebinde makbuzla dolaşan Fahrî Trafik Müfettişleri, trafik ihlâllerine, sürücünün haberi bile olmadan anında ceza kesebiliyor. Müfettişler, kestikleri ceza makbuzunu en yakınında bulunan polis memuruna kimliğini gösterip teslim ediyor. Kendisinin trafik kuralını ihlâl ettiği belirlenen müfettişlerin yetkisi elinden alınıyor.
Listedeki ünlüler
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Teşkilâtı'nın isimlerini sır gibi sakladığı ünlü
Fahrî Trafik Müfettişleri'nden bazıları şunlar : FB Başkanı
Aziz Yıldırım ve kardeşi FB yöneticisi
Ali Yıldırım, Hava Kuvvetleri eski Komutanı emekli
Orgeneral Halis Burhan, Bankacılık Denetleme ve
Düzenleme Kurulu (BDDK) Başkanı Engin Akçakoca,
Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Münir Kutluata,
sanatçılar Perran Kutman, Müjdat Gezen, Yalçın Gülhan,
Enver Demirkan, eski hakem ve futbol yorumcusu
Erman Toroğlu, İÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal
Alemdaroğlu, eski Rektör Prof. Dr. Bülent Berkarda,
Egebank davasında yargılanan ünlü reklâmcı Nail Keçili,
işadamları Hasan Karamehmet,
Murat Dedeman, Behruz Çinici, Abdullah Kiğılı,
eski milli futbolcu Engin Verel, spor yazarı
Eyüp Karadayı, eski belediye başkanları
İhsan Yalçın, İdris Güllüce, Yüksel Çengel,
akademisyenler Prof. Dr. Orhan Kural, Prof. Dr.
Turgay Atasü ve Prof. Dr.
Koptagel İlgün.
Ömer Şahin / Ankara/26.03.2002
Yerel
Televizyonlar Birliği
http://www.msnbcntv.com/news/125791.asp?cp1=1
Yerel Televizyonlar Birliği, ülke çapında gerçekleştirdiği proje ile, Türk halkının en başarılı bulduğu insanları belirledi. Türkiye genelinde 500 ismin tespit edildiği projenin ödül töreni, 23 Aralık 2001 Pazar günü, saat 15.00’te Ankara Dedeman Oteli’nde gerçekleştirilecek.
HALKIN KAHRAMANLARI
42) Gaziantep- Nizip TV- Boray Uras : Ekonomist ve işletmeci. Bir trafik kazası sonucu ölen kızı Selin’in ardından trafik kazalarını önlemek amacı ile başlattığı etkin bireysel mücadeleden dolayı.
Kimden : Mehmet Karaköse –
21.07.2003/11:50
Kime :
trafik@yahoogroups.com
''KARAYOLU Taşıma Kanunu'' yürürlüğe girdi. Yeni yasaya göre, taşımacılar altı ayda bir sürücülerinin ceza puanlarını Emniyet Genel Müdürlüğü'nden öğrenecek; ceza puanı yüksek sürücülerle ilgili iç denetim yapacak.
Şehirlerarası ve uluslararası yolcu taşımacıları, 'duraklamalar dahil olmak
üzere, yolcunun kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde
meydana gelecek bir kaza nedeniyle yolcunun ölümü, yaralanması ya da eşyanın
zarara uğramasından'' sorumlu olacak. Kurallara uymayanlar hakkında, 500 milyon
liradan 5 milyar liraya kadar idarî para cezası uygulanacak.
KARAKÖSE Bilgisayar San. & Tic. Ltd. Şti. WEB :
www.karakose.org
Merhaba
Gazetesi
http://www.merhabagazetesi.com.tr/arsiv/2001/08/23/g17.htm
Centilmen olalım
Fahrî Trafik Müfettişleri Derneği Genel Başkanı Mehmet Yaman, Konya'nın değişik yerlerinde meydana gelen ölümlü trafik kazalarının bir değerlendirmesini yaparak trafiğin, sosyal hayatın önemli bir olgusu olduğunu, kazaların da öncelikli sosyal meselesi olarak karşımızda durduğunu söyledi.
Yaman ayrıca, trafik kazalarının mutlaka önlenmesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi : "Dikkat edersek, trafik kurallarına saygı gösterirsek, araç sürücülerine centilmen ve fedakâr davranışlar sergilersek; kazaların önlenmesinde bunlar etkin davranış biçimleri olacaktır." Konya'nın değişik yerlerinde meydana gelen ölümlü trafik kazalarının bir değerlendirmesini yapan FAMDER Genel Başkanı Mehmet Yaman, bu konuda şunları söyledi :
"Trafik, sosyal hayatın vazgeçilmez ve en önemli olgularından birisi olduğu halde halâ birinci öncelikli sosyal mesele olarak karşımızda durması ve gündemi meşgul etmesi düşündürücüdür. Sosyal yapıdaki dengesizliklerin hazırlayıcı sebep teşkil ettiği trafik kazaları mutlaka önlenebilir ve önlenmesi gereken bir olgudur. Her şeye rağmen bir kez daha dikkat ve trafik kurallarına saygı, karşı araç sürücülerine centilmen ve fedakâr davranışlar, trafik kazalarının önlenmesinde etkin bir davranış biçimi olacaktır. Bu husus asla ihmal edilmemeli ve unutulmamalıdır. Bu konuda herkesi göreve davet ediyorum. Zira hayat bizim hayatımızdır."
Merhaba
Gazetesi
http://www.merhabagazetesi.com.tr/arsiv/2003/03/27/g3.htm
Yollar buz pisti
Önceki gün etkili olan kar ve soğuk havanın buz pateni haline getirdiği Konya - Afyon Karayolu dün de buz pisti özelliğini korurken, tipi yüzünden şarampole devrilen araçlar da kurtarıcılarla kaldırıldı.
15 KİLOMETREDE 15 KAZA
Konya - Afyon Karayolu'nun 20. ve 35. kilometreleri arasındaki mesafede 3'ü yolcu otobüsü olmak üzere TIR, kamyon ve taksilerden oluşan 15 araç şarampole devrildi. Şadiye ile Akşehir arasındaki yolun dünde buz pateni gibi olması sürücüler tarafından "Karayolları ekipleri bu alanda yeterli kar temizliği yapamadı" şeklinde eleştirildi.
Dün sabah saatlerinde yoğun tipi ve sürgün yaşanan Seydişehir - Antalya Karayolu trafiğe kapatıldı. Yoğun tipinin Seydişehir Alacabel Mevkii'nde öğle saatlerine kadar devam etmesi nedeniyle yolda uzun araç kuyruğu oluştu. Yolun trafiğe kapanmasıyla birlikte çok sayıda kamyon ve TIR petrol istasyonlarında beklemeyi tercih ettiler.
Fahrî
Trafik Müfettişleri Derneği'nden yapılan açıklamada, son günlerde
mevsim şartları nedeniyle Konya'da trafik kazalarında artış olduğunun
gözlendiğini belirtildi. Açıklamada kazaların temel nedeninin insan unsuru
olduğuna dikkat çekilerek, sürücülerin trafik kurallarına uymaları gerektiği
savunuldu.
M. Ali NURULLAHOĞULLARI
Merhaba
Gazetesi
http://www.merhabagazetesi.com.tr/arsiv/2002/05/07/g10.htm
'Millî ekonomi zarara uğruyor'
Prof. Dr. Ömer Halis Tombaklar, trafik kazaları sonucu Türkiye'nin millî ekonomisinin her yıl 9 milyar dolar zarara uğradığını söyledi.
Karayolları Trafik Güvenliği Haftası kutlama etkinlikleri, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Konferans Salonu'nda yapıldı. Trafik Kazalarını Önleme Derneği Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Ömer Halis Tombaklar, Türkiye'nin, her yıl meydana gelen trafik kazalarının en aza indirmesiyle 12 yılda iç ve dış borçlarını ödeyebilecek duruma geleceğini söyledi. Trafik kazaları sonucu Türkiye'nin milli ekonomisinin her yıl 9 milyar dolar zarara uğradığını söyleyen Tombaklar, her yıl Türkiye'nin orta büyüklükte bir kasabasının trafiğe kurban verildiğini ve ülkenin yetişmiş insanlarını kaybettiğini belirtti.
Yapılan istatistiklerin sonucunda trafik kazalarının büyük bir kısmının sürücü hatalarından ve şoförlerin trafik kurallarına uymamasından kaynaklandığına dikkat çeken Tombaklar, "Yapılan istatistikler sürücülerin iyi yetişmediğini, trafik kurallarına uymadığını ve sürücülerimizin insani duygularını kaybetmeye başladıklarını gösteriyor.
Türkiye'de kazalarda sürücülerin hata oranı yüzde 96 civarında, bu rakam diğer ülkelere oranla çok yüksek" diye konuştu. Trafik kazalarının sonucunda yaşanan ölüm olaylarının neredeyse deprem boyutlarına ulaştığına işaret eden Tombaklar, "Her iki dakikada bir kaza, beş dakikada bir yaralanma ve her bir saat içinde bir kişi ölüyor. Türkiye bazen bir bazen iki yılda bir Marmara depremine denk bir felaket yaşıyor" dedi.
Toplantıda konuşan Konya Valisi Ahmet Kayhan ise, trafik kazalarının önlenmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını ve kesilen para cezalarının da toplanması gerektiğini söyledi. Türkiye'de taşımacılığın büyük bir bölümünün karayoluyla gerçekleştiğini ve trafik sorununun çözülmesi için alternatif taşımacılık sistemlerine yönelinmesinin şart olduğuna değinen Vali Kayhan, "Bir an önce taşıma sistemleri arasında denge kurulmalıdır. Türkiye'de yolcu ve yük taşımacılığının büyük bir kısmı karayolları ile sağlanıyor. Trafik sorununun çözülmesi için alternatif taşımacılık sistemlerinin yaygınlaştırılmalıdır. Aynı zamanda trafik eğitiminde ve denetlenmesinde de titiz davranılmalıdır" dedi.
Konya Valisi Ahmet Kayhan, Meram Belediye Başkanı Mustafa Özkan, Konya İl Emniyet Müdürü Mehmet Aksu, Konya İl Jandarma Komutanı Jandarma Yarbay Cahit Yılmaz'ın da katıldığı toplantının bitiminde Fahri Trafik Müfettişleri'ne plâketleri ve belgeleri verildi. Öte yandan, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün düzenlediği trafik konulu resim yarışmasında birinci gelen Özel Meram Abdullah Aymaz İlköğretim Okulu öğrencisi Mustafa İğircik ödülünü, İl Jandarma Komutanı Jandarma Yarbay Cahit Yılmaz'dan aldı. Öte yandan Genel Kurul'da bir siyasi partinin çiçeğinin kulaktan kulağa talimatlarla yerinden kaldırılması dikkat çekti.
TÜRKİYE ve DİĞER ÜLKELERDE
TRAFİK
(Meral TAMER – Milliyet Tüketici Köşesi'nden derlenmiştir.)
"Bütün uygar ülkelerde öncelik yayaların olduğu halde maalesef ülkemizde yaya
hakları diye bir kavram yokmuş gibi davranılıyor. Bırakın yaya geçitlerinde
arabaların durmasını, Ankara'da ışıklı kavşaklarda yayaların geçmesi için
ayrılan bantlar bile araçlar tarafından işgal edilmekte. Yayalar âdeta cambazlık
yaparak araçların aralarından geçmek zorunda kalıyor. Özellikle yaşlılar ve
çocuklar mağdur oluyor. Bu durumu İçişleri Bakanlığı'na defalarca bildirmeme
rağmen hiçbir gelişme olmaması da beni üzüyor."
F.M. Yücel - Ankara
ABD
trafiğinde ince düşünülmüş uygulamalar 3 yıldır ABD'de yaşadığını belirten
Korkut Eşrefoğlu, e - posta mesajında Massachusets'teki bazı uygulamaları, hangi
mantıkla devreye konulduklarını da belirterek aktarıyor :
* "Öncelik yaya için de sürücü için de önce gelenindir. Kavşakta her iki taraf
da durur. Sonra, diğeri beklerken önce gelen geçer. Bu yasal bir zorunluluk ve
cezası da çok yüksek.
* Araçların
çoğunun otomatik vitesli oluşunun temelinde yatan unsur güvenlik. Çünkü
beyninizi farklı şeyleri aynı anda yapmaya zorlamıyorsunuz. Debriyaj ve vitesin
olmadığı bir ortamda çevrenizde olup bitenlere ne kadar daha fazla konsantre
olabileceğinizi siz düşünün.
* Gündüzleri
hemen hemen herkes farlarını açık tutar. Farlarınız açıkken akünüz biter mi?
Bitmez, ama gelin bizimkilere anlatın. Zifiri karanlık olmadan ışıklar yakılmaz.
* Park
lâmbası gece herhangi bir nedenden ötürü yol kenarına park etmek zorunda
olduğunuzda, dörtlü flaşörlerinizle kullanmanız gereken bir şeydir ki, karşı
yönden gelen sizi ilerliyor zannedip panik olmasın. Massachusets'te park lâmbası
açıkken ilerlemeniz yasaktır.
* Trafik
ışıkları 30 - 35 mil hızla gittiğinizde hep yeşildir. Bu nedenle yeşili
yakalamak için Türkiye'deki gibi sürekli daha hızlı gitmek zorunda kalmazsınız.
* Sarı ışık,
kırmızıdan yeşile geçerken çok kısa yanar söner. Tersi durumunda ise 3 - 4
saniye bekler. Böylece 2 taraf da sarıda geçerse - ki geçmez! - çarpışma
olasılığı en aza iner.
* Bir noktada
"göbek" varsa, göbeğe giren araç girecekler tarafından beklenir. Bu kural bir
levhayla hatırlatılır."
"Türkiye'de trafik, 7 kocalı Hürmüz gibi"
İstanbul'dan faks çeken İhsan Akpınar, uzun yıllar Avusturya'da trafik konusunda bilirkişi olarak görev yapmış. Avrupa ülkelerinden birindeki sistemi yakından bilen biri olarak, öncelikle Türkiye'de trafiğin çok başlı olmasının sakıncalarına değiniyor :
"Yapılacak ilk iş, bir Trafik Bakanlığı'nın ve buna bağlı bir trafik teşkilâtının kurulması. Donanımlı, işinin ehli trafik polisleri yetiştirilmeli. Türkiye'de trafik 7 kocalı Hürmüz gibi. İçişleri Bakanlığı'ndan Karayolları ve Milli Eğitim Bakanlığı'na kadar pek çok kurum trafikle sözde ilgili. Yetki, konunun uzmanı tek elde toplanmalı.
Ehliyet sürecinde sınav ve ders düzeninin tamamen değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Trafik dersleri doğru insanlar tarafından verilmeli, sınavlar da Avrupa'daki normlar esas alınarak yapılmalı. İlkokul öğretmenlerinin sınav yapması uygun değil. Sorun, cezaların artırılmasıyla değil, yasal düzenlemenin yeniden yapılmasıyla çözülür. Çok açık ve net söylüyorum. Bu ülkede trafik kazalarının devam etmesini, insanların ölmesini isteyen birileri var. Türkiye Cumhuriyeti bana yetki versin, bu kazaları 1 yılda yüzde 20, ikinci yılda yüzde 50 aşağı çekerek 3. yılda Avrupa düzeyine indirebilirim. Eğer bunu yapamazsam, Taksim Meydanı'na idam sehpası kurup, beni assınlar."
"İş, ehliyette değil, trafik polisinde"
ABD'den e - posta gönderen Nedim Albayrak, ehliyet almanın Amerika'da belki Türkiye'den daha kolay olduğunu, buna karşılık polisin trafikte kural ihlâl edenlerin gözünün yaşına bakmadığını belirtiyor :
"Amerika'da da sınav 5 - 10 dakika kadar sürer ve bu işi bir polis yapar. Yanınıza oturur ve size sadece nereye gideceğinizi söyler. Siz trafik kuralları neyse uyarak gidersiniz. Bu iş trafiğe açık yollarda yapılır. Ve açık söyleyeyim, Amerika'da ehliyet almak, Türkiye'dekinden 100 defa kolay. Lâf olsun diye bir de 20 sorulu yazılı sınav alırsınız.
Yani esas mesele ehliyeti vermek değil. Çünkü yola çıkınca polis gözünüzün yaşına bakmaz. En küçük hatanızda 100 - 200 dolar ceza ödersiniz. İkinci seferinde mahkemeye gidersiniz. Saatlerce bekletirler ki, aklınız başınıza gelsin. Bir sürü para ödetirler ki, bir daha yapmayasın. Üstüne üstlük mahkeme parası da size aittir. Bir 500 dolar da orada ödediniz mi, bir daha hız sınırını da aşmazsınız, kırmızı ışıkta da geçmezsiniz."
"Cumhurbaşkanı, özel arabasını kullanırken emniyet kemerini takmadığı için para ve puan cezasına çarptırıldı." Okurumuz Atilla Tekesin, taa Avustralya'dan trafik kampanyamıza katılıyor. Gönderdiği elektronik posta mesajında Brisbane yöresinde taksi şoförlüğü yaptığını belirttikten sonra yetkili mercilerin trafik kurallarıyla ilgili ciddiyeti konusunda dudak ısırtacak örnekler veriyor. - Örneğin emniyet kemeri takmayan Cumhurbaşkanı'na para cezası kesilmesi ve Cumhurbaşkanı'nın da bunu itirazsız ödemesi gibi...
Okurumuza ilgisinden dolayı teşekkür ediyor ve mektubuna özetle yer veriyoruz :
"Trafik canavarı aslında bizleriz" yazınızı okudum. Çok hoşuma gitti. Ama bence Türkiye'deki önlemler yetersiz. Avustralya'da taksi şoförlüğü yapıyorum. Cumhurbaşkanı özel arabasını kullanırken emniyet kemerini takmadığı için para ve puan cezasına çarptırıldı. Diyeceğim, burada verilen cezalar olumlu etki yapıyor. Bir de her üç yılda bir sağlık testine tâbi tutuluyoruz. Fiziksel ve zihinsel yönden olumlu sonuç alınmazsa ehliyetiniz alıkonuluyor ve size yeniden verilmesi için tedavi olmanız gerekiyor. Tedaviniz olumlu sonuç vermezse, araba sürmeniz hayal..."
Kanada'da trafik polisi grev yapınca ne oldu?
Kanada'da trafik polisleri, maaşlarına ek olarak her ay prim de alıyorlar. Gelirlerinin yaklaşık yüzde 30'u, kestikleri cezalardan geliyor. Cezalar polise verilmeyip banka şubelerine yatırılıyor. 32 yıldır Kanada'da yaşayan okurumuz Turgay Dinçoy, iş yaşamının büyük kısmını otomotiv sektöründe geçirmiş. Görevi gereği halâ sık sık Uzakdoğu, Kuzey Afrika, ABD ve İngiltere'ye gidiyor. Dünyanın bu farklı bölge ve kültürlerinde trafik düzeni her zaman ilgisini çekmiş. E - posta mesajında hem oralardaki uygulamayı ve hem de ilginç bir grev vakasını aktarıyor :
"Trafik, aslında dünyanın hemen hemen her yerinde önemli bir problem. Şu farkla : İleri ülkelerde problemlere çare aranıp bulunuyor ve hemen uygulanıyor. Geri ülkelerde ise, herkes problemleri konuşuyor ama hiçbir önlem alınmıyor. Malezya'da, Endonezya'da trafik kurallarına uymamak, trafik ışıklarına aldırmamak, kültürlerinin bir parçası sayılıyor. Polisler araçları trafik kontrolu için durdurup, aldıkları rüşvetle düşük maaşlarını takviye ediyorlar. Bu kimseyi rahatsız etmiyor.
Amerika, Kanada ve İngiltere'de de trafik kurallarına uymayanlar ve rüşvet alan polis var, ama bunlar azınlıkta. Çoğunluk bunları ayıplıyor, polis kendi içindeki kötüleri ayıklamak için çaba harcıyor. Kanada'da sürücü her an kontrol edildiğini hisseder. Gecenin geç saatlerinde ıssız bir yolda giderken bile bu histen kurtulamaz. Polisin yolu kesip ehliyet kontrolü yapması gibi bir uygulama pek yok. Polis araçları trafiğe karışıp gidiyorlar. Sürücüler hata yaptıkları zaman durduruyor ve ceza makbuzu kesiyorlar. Ceza banka şubelerine yatırılıyor. Eğer ödenmemiş birkaç cezanız varsa, hem arabanıza el konulabilir hem de hapsi boylayabilirsiniz.
Bu arada polisin gelirinin yüzde 30'u kestiği cezanın priminden geliyor. Sanırım 7 - 8 yıl oldu. Montreal polisi bir gün için yasa dışı greve gitti. Siz trafik kurallarına harfi harfine uyan Montreallileri o gece görmeliydiniz. Kent halkı cinnet getirdi. Trafik bir anda arap saçına döndü. Ölenler ve yaralananlar oldu. Hükümet grevi durdurmak için acele bir yasa çıkarmak girişimindeydi ki, polisler kendiliklerinden işlerinin başına döndüler. Montreal'de de hayat normale döndü."
"Sürücü kimliği almak, bu kadar kolay olmamalı" "1966 senesinde ehliyetimi 4
sınavda ve 7 ayda alabilmiştim. Ne var ki, hem kızım hem de oğlum sürücü
kurslarından ilk girişlerinde ehliyet sahibi oldular. Çocuklarıma "sınavlarda
kalan var mı?" diye sorduğumda 40 - 50 kişiden 1 kişinin yazılı sınavı
geçemediğini söylediler. Sürücü kimliği bu kadar kolay verilmemeli diyorum.
Çocuklarımı ehliyet aldıktan sonra yaklaşık 1 ay yanlarında oturup, tenha
yerlerde çalıştırdım da ancak trafiğe çıkabildiler.
Sürücü kursları ticari kuruluşlar. Kursiyer başarısız olursa, kurs için olumsuz
propaganda olur korkusuyla herkese kısa yoldan ehliyet veriliyor.
Önerim, önce kursa gidilsin ve gerçekten trafiğe çıkabilmeleri sağlanana kadar
direksiyon çalışması yapılsın. Kurs sonunda da trafik polisi, karayolları
yetkilisi ve Şoförler Cemiyeti'nden bir üyenin katılacağı heyet tarafından
direksiyon sınavı yapılsın"
Gündüz Şenkesen - İstanbul
"Kuzey İrlanda, bu açıdan başarılı sayılan bir örnek. Kuzey İrlanda Çevre Bakanlığı 1989 yılında aldığı bir kararla, 2000 yılına kadar kazalarda ölen ya da yaralanan sayısını 1981 - 85 yılları ortalamasına kıyasla üçte bir azaltma hedefi belirlemiş. Ve toplumda kişi ve kuruluşların yaygın desteğini sağlayan çalışmalar sonucunda gerçekten de 1994'te ölümlü kazalarda yüzde 20, ağır yaralanmalarda ise yüzde 24 azalma kaydedilmiş."
Kuzey İrlanda nasıl başardı? Belki biz de işe önce
kendimize böyle bir hedef saptamakla başlayabiliriz. Örneğin "önümüzdeki 5 yıl
içinde trafikte ölüm oranlarını yarı yarıya düşüreceğiz" diyebiliriz.
Aslında terör ve trafik konusunda Kuzey İrlanda'yla benzeşiyoruz. Yıllarca
terörden çeken Kuzey İrlanda, meğer tıpkı bizde olduğu gibi siyasi şiddete
verdiğinden daha fazla canı trafikte kaybediyormuş. 1994'te bu ülkede meydana
gelen trafik kazalarında 157 kişi ölmüş, 12 bin kişi de yaralanmış. İngiltere,
İskoçya ve Galler'de nüfusa göre bu oranlar çok daha düşükmüş.
Sonunda hükümet 1995 - 98 yıllarını kapsayan bir planı yürürlüğe koymuş. Yukarda
sözünü ettiğimiz düşüş özellikle şu önlemlerle sağlanmış:
* Yol güvenliğinden sorumlu kuruluşların koordineli çalışması sağlanmış
* Anaokullarından başlayarak tüm okullarda ve kütüphanelerde yol güvenliği
eğitimi verecek her türlü araç bulundurulmuş ve bunlar sürekli güncelleştirilmiş
* Yılda en az iki etkin trafik kampanyası düzenlenmiş
* Öncelikler saptanmış ve şu konuların üzerine gidilmesi kararlaştırılmış:
- Hız aşımı
- Dikkatsiz sürüş
- İçkili araba kullanma
- Genç sürücüler
- Yayalar
- Çocuk güvenliği
Avustralya'da çarpıcı düşüş
Dünyada en düşük trafikte ölüm oranlarından birine sahip
olan Avustralya'nın Victoria Eyaleti'nde ise bu sayıyı daha da aşağı çekmenin
yolları aranıyor. Ülke genelinde trafik kazalarında yılda yüzde 3 artış olurken,
bu bölgede yalnızca geçtiğimiz yıl yüzde 13 azalma kaydedilmiş.
1970'lerin başında yılda 1000'den fazla kişinin öldüğü bölgede 1994 yılında
trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 378 kişiye düşmüş. Tabii burada
dikkat çekici olan ölü sayısının her yıl biraz daha azalarak bu sayıya inmesi.
Üzerinde en çok durulan önlemler ise şunlar:
* Emniyet kemeri
* Motosiklet ve bisiklet sürücüleri için kask zorunluluğu
* Yollarda sürekli alkol kontrolü
* Ağır vasıta sürücüleri için sıfır alkol zorunluluğu
* Hız kameraları
* Bazı trafik suçlarında otomatik ehliyet iptali
Bu arada bölgede nüfusun ve araç sayısının sürekli arttığının ve turizm
faaliyetlerinin de 1970'lerden beri önemli ölçüde geliştiğinin altını çizmek
gerek. O zaman bu rakamlar daha da anlam kazanıyor. Kısacası bu bir tesadüf
değil. 2000 yılına kadar trafiğe 250 bin yeni araç ve yılda 100 bin yeni sürücü
eklenmesi bekleniyormuş.
Yavaş giden kamyonlar, kazaya yol açıyor
Avrupa'da kamyon şoförleri "canavar" değil. Çünkü 26 tonluk kamyona 40 ton
yükleme yapmak gibi bir uygulama yok. Ayrıca bizde ton başına motor gücü 6PS'ken
onlarda 10PS. 5 yaşın üzeri kamyon trafiğe çıkamaz. Bizde ise ortalama kamyon
yaşı 14. Sağlık nedeniyle ara vermek zorunda kaldığım trafik kampanyamıza,
kaldığımız yerden devam ediyoruz.
Ben yokken masamda ve bilgisayarımda biriken e - posta, faks ve mektuplar
arasında en ilginçlerinden biri, Renault Trucks Genel Müdür yardımcısı Doğan
Sılay imzasını taşıyor.
Sılay'ın kendi uzmanlık alanı olan kamyonlarla ilgili uyarıları, mutlaka yetkili
merciler tarafından dikkate alınmalı.
Kamyon şoförlerinin cehaleti, eğitimsizliği ve "canavarlığı", kamuoyunda yaygın
kanıdır. Sılay ise kamyon şoförlerini suçlamadan önce, ülke gerçeklerini bizlere
anımsatıyor. Avrupa standartlarından yarı yarıya daha düşük motor gücüne sahip
oldukları halde, yine Avrupa standartlarının 2 katına varan ağır yükle yüklenen
kamyonlarla trafiğe çıkıp, iyi şoförlük yapmanın pek de kolay olmadığına işaret
ediyor. Kamyoncuların trafikle ilgili bazı yanlış bilgi ve alışkanlıkları da
işin içine karışınca kazaların bir numaralı aktörleri haline geldiklerine dikkat
çektiği yazısında özetle şöyle diyor:
Aşırı yükleme, milli sporumuz "Hatalı sollama trafik
kazalarının en başta gelen nedenlerinden biri. Özellikle tek gidiş ve tek
gelişli yollarda yavaş giden kamyonları sollarken kaza oluyor.
Bu kamyonlar neden bu kadar yavaş gider? Aşırı yükleme, milli sporumuzdur da
ondan.
3 dingilli bir kamyonun azami yükü 20 tondur. Ama bizde Ford'lara 30, BMC'lere
35, Mercedes'lere 40 ton yüklemek standarttır. Aracın hızı, rampada 6/7 km'ye
düşer.
Ayrıca bizde kamyonların motor gücü çok düşüktür. Bu yüzden sürekli tam devirde
çalışır ve bütün parçaları hızla yıpranır. Bakımsızlıktan bol bol kaza yapar.
Avrupa'da 5 yaşın üzerindeki ağır vasıta trafiğe çıkamaz. Bizde ortalama kamyon
yaşı 14'tür.
Ne yapıp edip;
1 - Aşırı yükleme sıkı şekilde denetlensin.
2 - Yerli imal tüzüğüne motor gücü için en az "ton başına 8PS" kaidesi konulsun.
3 - Yaşlı araçlar trafikten men edilsin.
Ampul parasını esirgeyenler Ya ampul parası vermemek
için gece far yakmayarak hayatını ve milyarlık malını tehlikeye atan geri zekalı
kamyon şoförlerine ne demeli?
Ön farlara yeşil folyo takarak havalı olduklarını sananlar, kaç vatlık ışıktan
mahrum kaldıklarını biliyorlar mı? Sola dönüş sinyali yakan kamyon, çoğunlukla
arkasındakine "yol serbest, geçebilirsin" demektedir. Bu, dünyanın hiçbir
yerinde görülmeyen bir alışkanlıktır.
Bull bar magandaları Son zamanlarda özellikle van ve
minibüslerin önüne "bull bar" (ön kısıma konulan kalın demir borular) takma
modası çıktı. Bu araçlar, çarpma anında darbenin etkisini asgariye indirecek
şekilde dizayn edilmiştir. Oysa öndeki bu kalın demir borular hem çarptığı
araçta, hem de kabin içinde ölümcül yaralanmalara neden olmaktadır.
Bu barların, sadece birkaç 100 bin liralık farları koruduğu da yalan. Çünkü
araçların dizaynı gereği bu barlar ön göğüse monte edilemez, sadece alttan
şasiye bağlanabilir. Avrupa'da ancak off - road yapacaklar, özel izinle bu
barları takabilirler, şehir içinde dolaşmaları yasaktır.
Direksiyon topuzu, bilek kırar mı? Kamyon şoförleri nedense forkliftlerde olduğu gibi bir topuzu direksiyonlarına takmayı pek severler. Bu tamamen yanlış ve dış ülkelerde yasaktır. Çünkü sert bir manevra sırasında direksiyon, kendini toplama özelliğini yitirir. Bu arada topuz hızla şoförün bileğine çarpar ve bileğin kırılmasına neden olur. Topuz, pek çok durumda sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine neden olmaktadır.
Lastikler neden paramparça olur? Aşırı yük altında arka
lastikler ısınır. Şoförler arada bir lastik havasını azaltırlar ve böylece fazla
ısınan lastikteki basıncı alarak lastiğin patlamasını önlediklerini sanırlar.
Bu görüş tamamen yanlıştır. Havası azalan lastik, körük gibi çalışır. Devamlı
esneme yaparak ısının daha da artmasına neden olur. O yüzden gümleme yapar.
Karayollarında paramparça olmuş pek çok lastik görülmesinin nedeni budur. Çıkma
ve kaplama lastik, taşıma kapasitesini en az yüzde 50 kaybeder. Bir de korkmadan
40 ton atılırsa olacakları varın siz düşünün."
Bu yazıyı kesip duvarınıza asın. Sizler de çözüm
yolları, yeni öneriler getirin. 4 mayısta başlayacak Trafik Haftası'nın ilk
gününde hiçbir trafik kuralını ihlal etmemeye hazırlanın. Arkadaşlarınıza da bu
bilgiyi iletin. Sokaklarda birbirimizi öldürmemize son vermek istiyorsanız, suçu
trafik canavarında ya da sarhoş şoförde değil, onların caddelerimizde cirit
atmasını engelleyemeyen, hatta kimi zaman teşvik eden toplumsal bilinç
eksikliğimizde arayın.
Bugüne kadar ne bir dernek yöneticiliği yaptım, ne de herhangi bir partinin
üyesi oldum. Anlayacağınız örgütsel faaliyetler, hayat boyu ilgimi çekmedi.
Toplumu harekete geçirmek konusunda da pek deneyim sahibi sayılmam.
Hal böyleyken nasıl olduysa oldu ve ben kendimi trafik kampanyası başlatmış
olarak buluverdim.
Yazı İşleri Müdürümüz Eren Güvener'in gencecik oğlunun trafik kazasında ölmesi
üzerine köşemde yazdığım bir yazı ve bu yazı üzerine okurlarımızdan telefon,
faks ve e - postayla gelen akıl almaz destek bombardımanı sonucu Tüketici
Gözüyle köşemizde yayınlanan yazılar bizleri de peşinden sürükleyerek kampanyaya
dönüşüverdi.
Bugün 26 nisan. Kampanyanın başlangıcından bu yana 1,5 ay geçmiş. Ben bu süre
içine bir de Amerika'da göz ameliyatını sığdırıverdim.
Döndüm baktım ki okurlarımızın konuya ilgileri hala sıcak. Ayrıca gazetemiz de
konuya sahip çıkmış. "Hayatı Sollama" başlığıyla onlar da ayrı bir kampanya
başlatmışlar. Bu arada diğer gazetelerde de trafik kazalarıyla ilgili haberler,
kan - revan yerine okurlarını uyaran eğitici bir biçimde yer almış. (Onlara
ayrıca değineceğim.)
Bugünkü yazıda ben gerek yurtiçi, gerekse gazetemizi İnternet aracılığıyla
izleyen yurtdışındaki okurlarımızdan gelen ve 1,5 ay süresince köşemizde yer
alan öneri, saptama ve uyarıları -yerimiz elverdiği ölçüde- topluca gözlerinizin
önüne sermeye çalışacağım.
Topluca önümüzde dursun ki içimizden biri ya da yetkili bir merci bir sıçrama
yapabilsin, bir adım öteye gidebilsin. Yeni düzenlemeler için bir ilk çıkış
noktası oluşturabilsin.
Yetkili - yetkisiz ağızdan binlerce görüşü dinleyip okuduktan sonra çalışma
arkadaşlarımla birlikte benim vardığım sonuç şu: Suçluyu başka yerde aramak
yanlış. Bu trafiği, sihirli görünmez eller değil, biz trafiğin içindekiler
düzeltebiliriz. Dolayısıyla trafik canavarı falan da yaratmayalım. Aslında
trafik canavarı bizleriz.
İşte bu bağlamda köşemize ulaşan öneriler:
* Kimsenin ayıp saymadığı ve birbirinin gözünün içine baka baka yaptığı kural
ihlalleri, "toplumsal ayıp" ilan edilsin.
* Trafik kazalarına karşı toplumsal dayanışma oluşturmak için Susurluk'a karşı
başarılı bir eylem olan "Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık" eylemine benzer bir
sivil girişim başlatılsın.
* "Başkası yaparsa ben de yaparım mantığı" yerine "başkası yapsa da ben
yapmıyorum" anlayışı yerleştirilsin.
Trafik sorununu ancak sivil toplum bilincinin çözebileceğine ilişkin bu
önerilerin ardından okurlarımızın hemen hepsinin mutabık olduğu bir noktanın
altını çizmek istiyorum:
* Türkiye'de bir kişinin ehliyetinin olması, o kişinin araba kullanmayı bildiği
anlamına gelmiyor. Ehliyet neredeyse araba sahibi olmadan önce yerine
getirilmesi gereken bir formaliteye indirgenmiş durumda.
* Bu saptamanın ardından tabii çok yerinde ve yetkililerin dikkate almasını
beklediğimiz, özellikle de ehliyet kurslarının yeniden düzenlenmesiyle ilgili
öneriler geliyor:
- Direksiyon sınavları, Amerika ya da İngiltere'de olduğu gibi sürücü adayı
şehir içi trafiğinde denenerek yapılsın ve ehliyet, trafikteki hakimiyeti iyice
sınandıktan sonra verilsin.
- Kaza yapan kadar ona ehliyeti veren sürücü kursu da sorumlu tutulsun. İcabında
hakkında dava açılıp yargılanabilsin.
- Ehliyeti özel sürücü kursları değil, ya bilirkişilerden oluşan bir heyet ya da
eskiden olduğu gibi yine Emniyet versin.
- Sınav komisyonlarının daha ciddi çalışmasını sağlamak için sürücü belgesine
komisyonun adı da yazılmalı ki gerektiğinde geri dönülüp hesap sorulabilsin.
- Hayatında bir kamyona bile oturmamış öğretmenler, sınav komitesinde ağır
vasıta ehliyeti veriyor. Hiç değilse ağır vasıta ehliyetleri Milli Eğitim'de
kurulacak özel bir birim tarafından verilsin.
- Ehliyetlerin tümü iptal edilsin ve herkes yeniden sınava girsin.
- Her 3 yılda bir yurt çapında ÖSYM benzeri çok ciddi bir ehliyet sınavı
yapılsın ve bu sınava tüm ehliyet sahiplerinin katılması zorunlu kılınsın.
Aradaki süre içinde şeker, kalp, yaşlılık v.s. nedenlerle direksiyon
hakimiyetini kaybetmiş olanların ehliyeti iptal edilsin.
* Sürücülere ilk ehliyet verilirken zeka testi ve zaman zaman da psikolojik test
yapılması gereği de, okurlarımızın sıklıkla dikkat çektikleri bir husus:
- Özellikle TIR, kamyon, tanker gibi ağır vasıtaları kullanacak sürücüler,
Türkiye şartlarına uygun psikolojik testlerden geçirilsin. Gerekirse zeka testi
de uygulansın.
* Trafik suçlularının ülkemizde neredeyse hiç ceza görmediği konusunda görüş
birliği hakim. Bizdekine oranla çok az trafik kazalarının olduğu Batı
ülkelerinde bile yerine göre kasıtlı suç sayılan trafik kazalarının,
gerektiğinde bizde de ciddi suç sayılabilmesine yönelik yasal düzenlemenin
yapılması da ısrarla isteniyor:
- Yasalarımızda, trafik kazalarının "kasıtsız suç" sayılmasına ilişkin madde
mutlaka ve zaman yitirilmeden gözden geçirilsin. Trafik kuralları ağır biçimde
ihlal edildiğinde kasti suç sayılsın.
- Trafik kampanyamıza katılan Adalet Bakanı Sungurlu, okurlarımızın da sıklıkla
rahatsızlık duyduklarını belirttikleri trafik kazalarının "taksirli suç"
sayılmasına ilişkin uygulamaya açıklık getirdi. TBMM'ye gönderilmek üzere olan
yeni Ceza Yasası tasarısında trafik suçlarının bundan böyle "bilinçli taksir"
yani "kasıtsız ama bilinçli suç" sayılacağının ve dolayısıyla cezaların
artacağının ve de paraya çevrilemeyeceğinin müjdesini Sungurlu'dan aldık.
- Alkollü araç kullanan ya da 8/8 hatalı olan ve ölüme sebebiyet veren sürücü
için hapis, ehliyetin iptal edilmesi gibi ağır cezalar uygulansın. (Akıl
hastanesine gönderilsin diyenler bile var)
- Denetimde alkollü çıkan sürücü 48 saat nezarette tutulsun ve en az 15 gün
hapis yatsın. Bu ceza paraya çevrilemesin.
- Sürücüler yasal alkol üst sınırını ayarlayamıyorlar. Bu üst sınır kaldırılsın.
* Trafik polisleriyle ilgili görüş ve önerilerde ise farklılıklar dikkati
çekiyor. Okurlarımızın bir bölümü, sorunun çözümü için trafik polislerinin
eğitimini ve yüksek ücret almalarını önkoşul olarak görürken, bir diğer bölümü
neredeyse tüm kazaların sorumluluğunu rüşvet yiyen trafik polislerine yıkma
eğiliminde:
- Trafik polisleri de sürücü kurslarındaki öğretmenler de 15 günlük meslek içi
eğitimle yetiştiriliyor. Bunun önüne geçilsin.
- Trafik polisleri de zaman zaman zeka ve kişilik testlerine tabi tutulsun.
Ayrıca yetenek ve trafik kuralları hakkındaki bilgisinin güncelliği de ölçülsün.
- Trafikte rüşvetin önüne geçilebilse, kazalar da büyük ölçüde azalır. Rüşvet
karşılığı suçluyu suçsuz hale getiren trafik polisleri bile var.
- Polis mesaisinin büyük kısmını yasak yere park eden araçları çekmeye ve ceza
kesmeye ayırıyor. Hız sınırını aşanlarla ise pek ilgilenmiyor. Oysa kazaları
park eden araçlar değil, hızlı gidenler yapıyor.
- Polis Kolejlerinde trafik için özel birim kurulsun.
- Üniversite mezunu, askerliğini trafik polisi olarak yapsın. Asker trafikçiler
çevreleri ile yüz göz olmadan, kimseye ayrıcalık yapmadan, adaletten ayrılmadan
trafik dünyasına önemli katkıda bulunabilirler.
- Trafik polislerinin hem iş yükünü hafifletmek, hem de bir anlamda düzgün
çalışmalarını denetlemek amacıyla oluşturulan "Gönüllü Trafik Müfettişliği"
uygulaması yaygınlaştırılsın.
- Kampanyamıza katkıda bulunan Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican, Trafik
Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Karayolu Güvenliği Yüksek Kurulu,
Fahri Trafik Müfettişliği sistemi, Trafik Araştırma Merkezi ve kurulması
düşünülen Karayolu Trafiği Polis Okulu hakkında oldukça ayrıntılı bilgi verdi.
Ayrıca para cezalarının yükseltilmesinden, medya desteği ve televizyonlarda
eğitici programlara, trafik kazalarının envanterinin çıkartılması gibi bilimsel
çalışmalardan demiryolu ağının genişletilmesi gibi uzun vadeli önerilere bir
başlık altında toplamamıza imkan olmayan görüşler de var:
- Paramparça olmuş araçlar, "bu araçtan sağ çıkan olmadı" gibi ibret verici
levhalarla görünür yerlerde teşhir edilsin.
* Türkiye'de ölüme neden olmanın cezası 900 bin lira. En yüksek tazminat ise 100
milyon lirayı geçmiyor. Avrupa ülkelerinde maddi ve manevi tazminat rakamları
Türkiye'de verilenin en az 100 katı. Bizde de para cezaları yükseltilsin.
* Televizyonlar trafik konusunda eğitici ve ibret verici programlar yayınlasın.
(Ama gece yarısından sonra değil.)
* Hem karayollarının, hem de trafik kazalarının envanteri çıkarılsın.
Karayollarındaki trafik işaretleri ve levhaları gözden geçirilsin.
* Bu kadar araç yükünü bu yolların taşımayacağı malum. Demiryolları ve metroya
ağırlık verilsin.
* Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de büyük firmalar zaman zaman
trafikle ilgili belli projelere sponsorluk görevini üstlensin.
* Kamyon üretim standartları değiştirilirse, uzun yol kazaları azaltılabilir.
Aşırı yüklenen ve motor gücü düşük olan kamyonlar yolu tıkadıkları için,
arkadaki araçlar sollama ihtiyacı hissediyorlar. Tek gidiş - gelişli
şehirlerarası yollarda kazalarının önemli bir bölümü, aslında kamyonların aşırı
yavaş gitmelerinden kaynaklanıyor.