Meraklılar grubundan
gelen bir haber
From: "İhsan TEHMEN" <beytepe@superonline.com>
|
Gönderen : Hamit Hancı/05.07.2003 – 18:28
Kime : trafik@yahoogroups.com
Date : Wed Jul 2, 2003 11:10am
Subject : TCDD
STAR ANA HABER BÜLTENİ'NDE BİR HABERİ İZLERKEN HEM ÇOK ŞAŞIRDIK HEM DE ÇOK GÜLDÜK! OLACAK İŞ DEĞİLDİ! AMA BURASI TÜRKİYE'YDİ! STAR ANA HABER GÜNÜN HABERİNİ YAKALAMIŞTI!TEBRİKLER...
HABER HEM ÖZEL HEM DE GÜZEL... HABERİN KONUSU : TCDD'NİN (TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLET DEMİRYOLLARI) GENEL MÜDÜRLÜK TELEFON SANTRALINDAKİ BEKLEME MÜZİĞİ... "KARA TREN GECİKİR, BELKİ DE HİÇ GELMEZ..."
EVET! TCDD'YE TELEFON EDİYORSUNUZ VE ARADIĞINIZ KİŞİYİ BEKLERKEN "KARA TREN GECİKİR, BELKİ HİÇ GELMEZ" TÜRKÜSÜNÜ DİNLİYORSUNUZ... YAVUZ BİNGÖL'ÜN YORUMUYLA... OLACAK İŞ Mİ? STAR ANA HABER'İN BİR DE ÖNERİSİ VARDI TCDD'YE : "BEYLER SİZE 'TREN GELİR HOŞ GELİR' TÜRKÜSÜNÜ TAVSİYE EDİYORUZ..."DEDİLER...
Trafik Polisi Adamın
birini gece vakti çevirir trafik polisi, ceza yazacak ya sorar;
|
http://www.komikaze.net/default.asp?komikaze=net&SayfaNo=1&Order=1&komikazed=559
Çiş
kazası!
(Yorumsuz!!! Gülsek mi,
Ağlasak mı?!!!)
Güneş Gazetesi'nin dünkü manşeti tam evlere şenlik türündendi.
Habere bakın lütfen...
'Tuvalete gitmeye üşenen otobüs sahibi, çişini yaptığı poşeti, otobüs şoförüne haber vermeden araçtan dışarı atmak isterken, düşüp öldü!'
Eeeee...
Rahmetli 'çiş yoluna' gitti ama konu burada kapanmıyor ki...
Otobüs şoförü İrfan Yılmaz hakkında dava açılmış :
- Tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyetten!
Şoförün 2 - 5 yıl arası hapsi isteniyormuş!
Haber bu... Demek ki neymiş efendim?
Bundan böyle otobüs şoförleri tuvalete gitmeye üşenen yolcuların varlığını dikkate alarak tedbirli davranacak.
'10 dakika ihtiyaç molası' demek yetmiyor!
Ya?..
Şoför, tek tek yolcuları dolaşacak...
'Bak amca, teyze' diyerek sıkı sıkı tembih edecek :
- Çişiniz var mı?
- Hık mık...
- Çişin varsa ya şimdi yap, ya varacağımız yere kadar tut!
- ......?!
Şoför devam edecek tembihlerine :
- Sakın öyle poşete moşete çişinizi yapıp, kapıdan pencereden aşağıya atmaya falan çalışmayın ölürsünüz!
Bizim merakımız başka?
Bu 'fıkra gibi' haberi biz şimdi nasıl adlandıracağız?
Adli vak'a mı? Trafik kazası mı?
Her gün ülkemizde onlarcasına rastlanan 'vak'a-i âdiye' mi? 'Dumural durum' mu?
Yoksa bu bir az rastlanır türden 'Çiş kazası' mı?!.
Şoför Bir gün
taksiye binen bir müşteri şoföre bir şey sormak için hafifçe omzuna
dokunur. |
NASIL BİR TOPLUM OLDUK...?
From : teoman <mailto:tsipaher@hotmail.com> sipaher
To : trafik@yahoogroups.com <mailto:trafik@yahoogroups.com>
Sent : Tuesday, July 29, 2003 12:58 PM
Subject : [trafik] NASIL BİR TOPLUM OLDUK
Bir alışveriş merkezinde usulüne uygun park ettiğiniz aracınızın çıkışı, usulsüz park eden bir başka araç tarafından engellenmiştir. Anons yaptırırsınız. Uzunca bir bekleyişten sonra gencecik bir delikanlı gelir.
- "Yaptığını beğendin mi?"
- "Ne var bunda; anonsu duyduk, geldik işte!"
- "Ama ben
sana anons yaptırmak için zaman harcadım, bu sıcakta bir sürü yol teptim ve ben
her halde senin baban yaşında olabilirim."
- "Babam olsaydı, anons yaptırmaya gerek kalmadan buradan
çıkardı.
- "Baban her halde helikopter kullanıyor olmalı."
Dolmuş Parası
12 - 13 yaşlarında bir
çocuk annesiyle beraber dolmuşa biner, iki kişilik koltuğa otururlar
|
---ooo///ooo---
Tek yönlü bir yolda bir bayan aracını usulsüz park ederek trafiği bloke etmiştir.
- "Hanımefendi, aracınızı böyle bırakamazsınız."
- "Hemen geliyorum, bir dakika bekleyin."
- "Hanımefendi, bir saniye de olsa bekleyemem. Bakın arkamda
da araçlar birikti."
- "Bir dakika dedim, canım. Ne sabırsız şeysiniz siz öyle."
- "Hanımefendi, bunun sabırla ilgisi yok. Yolu kapattınız."
- "Amaan bugün de herkesin heyheyleri üzerinde."
Taksici
Bir gün hava alanında bir taksicinin yanına bir adam ile çocuğu gelir.
Adam taksiciye bu benim çocuğu şu adrese götür; al bu da paran der. |
---ooo///ooo---
Sağa dönüşte, tam köşe başında bir bey aracını park etmektedir.
- "Beyefendi, aracınızı böyle bırakmayın; burası iyi bir yer değil."
- "Nesi varmış?"
- "Köşe başı. Dönerken açıktan almak zorundayım. Gelen
araçların önüne düşerim."
- "Bana ne, düşme."
- "Bakın, kaza olur; size de sürtebilirim."
- "Sürt de göreyim bakayım, seni!!."
Volkswagen
Kadının
biri, balayından yeni döndüğü halde mutlu görünmeyen arkadaşına sorar : |
---ooo///ooo---
Benzinlikte maço benzin almış ama pompanın önünden ayrılmıyor. Çünkü cep telefonu ile konuşmaktadır.
- "Kardeşim benzin aldıysanız, lütfen ileri gider misiniz?"
Bir süre beklersiniz. Tekrar uyarırsınız.
- "Kardeşim yürüsene!!"
- "Ne istiyorsun lan?"
- "Bir şey istediğim yok. Yürürsen ben de benzin alacağım."
- "Pompanın öbür yanı boş; oraya geçsene."
- "Kardeşim, ben burada sıraya girmişim. Şimdi geri manevra
yapıp, senim keyfin için pompanın niye öbür tarafına geçeyim? Hem bak, pompanın
öbür yanına da araç girdi."
- "Gitmiyorum, babanın yeri mi burası?"
Aracının anahtarını alır ve benzinliğin dükkânına gider.
Trafik Polisleri
Yaşlı bir amca eşeğinin üzerinde
karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri amcaya takılmak
isterler ve onu durdururlar. |
---ooo///ooo---
Evinizin önünde, sabahın erken saati maganda kornasına abanmış, ortalığa ayağa kaldırmış.
- "Hayrola beyefendi, birini mi bekliyorsunuz?"
- "Sana ne? Herhalde seni beklemiyorum."
- "Şüphesiz. Ama herkesi rahatsız ediyorsunuz."
- "Sen ayaktasın. Niye rahatsız olacaksın ki?"
- "Ben kendim için değil, bu binada oturan insanların
rahatsızlığından bahsediyorum. Hastalar var, bebekler var."
- "Sen onların avukatı mısın? Rahatsız olan gelsin, kendi
söylesin."
Otobüste Cep Telefonu
Otobüs hareket etmeye başladıktan
sonra hanzonun biri cep telefonuyla konuşmaya başlar. |
http://www.komikaze.net/default.asp?komikaze=net&SayfaNo=1&Order=1&komikazed=558
---ooo///ooo---
Trafik Polisi ile takaza size yeşil yanmış, ama polis ısrarla kırmızı istikametinden gelenlere yol vermekte.
- "Memur Bey, bize yeşil yanıyor; siz halâ
kırmızıda geçiriyorsunuz."
- "Bizim işimizi bize siz mi öğreteceksiniz?"
Ninem çok kullanırdı :
- "Hasbinallah, Allah'ım bu insanlara akıl fikir ver."
|
Yavaşla
Adamın biri yeni aldığı arabasıyla otobana çıkmış, arabasını deniyor. |
Geçenlerde TV'de bir haber gördüm.
03.07.2003
– 10:10
(Yahoo! Trafik Grubu üyelerine
Outlook Express ile gönderilen mail'den alınmıştır.)
Bir araç trafik kazası yapmış, yolun kenarına alınmış, hemen yanında da bir adam yaralı olarak yerde yatıyor... Başında bir kalabalık.
Trafik Polisi de gelmiş... Belli ki cankurtaran bekliyorlar...
Ancak adamın biri kalabalığı yararak yaralıya yaklaşıyor ve herkesin, kameraların (dolayısıyla milyonların), polislerin önünde yaralıya "Kelime-i şehadet" getirtmeye çalışıyor... Yaralı kıpırdamaya çalışıyor, o zorluyor... Hiç kimse de müdahale etmiyor... En sonunda yaralı can havliyle adama sırtını döndü ve adam da zorlamadan vazgeçti. Veya en azından ondan sonrasını göremedik.
Şimdi merak ediyorum :
1 - Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?
2 - Siz olsanız ne yapardınız?
3 - Trafik polisi ne yapmalı idi?
Beni aydınlatırsanız sevinirim. Saygılar.
Teoman Sipaher 04.07.2003 –
17:14
Kime : trafik@yahoogroups.com
Sayın Nedim Yurteri ilginç bir gözlemini gruba yansıtmış. Soruyor. Ben de kendi açımdan cevaplandırıyorum :
Soru : Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?
Cevap :
Son derece ilkel ve içler acısı!!!
Soru : Siz olsanız ne yapardınız?
Cevap : Topluluğa şöyle derdim : "Arkadaşlar
aranızda hekim ya da sağlık mensubu varsa yaralıya o baksın. Diğerleri
uzaklaşsın. Şu anda yaralının ihtiyacı açık hava ve oksijendir.
Soru : Trafik polisi ne yapmalı idi?
Cevap :
Benden önce yukarıdaki konuşmayı trafik polisi yapmalıydı.
Yaralıya kelime-i şehadet getirtmeye çalışan
ilkel adamı da (!)
olay yerinden uzaklaştırmalıydı.
Motoru Sıcak Tutacaksın!
80'lik ihtiyar 20 yaşındaki kıza
âşık olur ve evlenirler. Küçük kasabada büyük olay yaratan evlilik
memnun, mesut devam ederken, bir yıl sonra ihtiyar, karısını doğum
yapmak üzere hastaneye getirir. |
Baha Bey;
Sanırım 2 aydır Kemer yönüne gitmemişsiniz. Tüneller yaklaşık 1,5 - 2 aydır ışıl ışıl. (Son 1 haftada sönmediyse...)
Dr. Baha Kızılırmak (Oropedi Uzmanı) Antalya /04.07.2003 – 10:31 Outlook Express Mesajı
Herkese iyi günler, Antalya Kemer arasında iki adet tünel bulunmaktadır. Biri kısadır ama diğeri uzundur. Bu köprülerin içinde bir sürü lâmba var, ama bunların hiçbiri yanmaz. Sanırım elektrik gideri ile aydınlatmanın ikamesi ile ilgili kurumlar arasında mutabakat eksikliği buna neden olmaktadır.
Bunun dışında daha ilginç bir konuyu gündeme getirmek istiyorum. Bu tünellerin girişinde " farlarınızı yakın" diye bir trafik levhası vardır. Durun acele etmeyin esas ilginç olanı çıkıştaki levha : " farlarınızı kapatın" !
Tam bir kara mizah gibi. Bir yandan "farım da açık, yolum da açık" kampanyaları düzenleniyor. Gündüz far yakma kampanyaları yapılıyor. Öte yandan devletin resmî trafik levhaları ile farların kapatılması isteniyor. Üstelik gece yolculuk yapanlar da farlarını kapatsın mı?
Türkiye'de gündüz far yakma yasak mı?
Gündüz far
yakma iyi mi?
Gündüz far
yakma zorunlu olmalı mı?
Saygılar
Hakan Bilbaş 04.07.2003 – 17:14
Kime : trafik@yahoogroups.com
Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye'deki tüm tünellerde (otobanlarda) ezelden beri asılmış, anlamsız bir levhadır. Farları yaktırdın ne diye kapattırıyorsun? Bir sakıncası mı var gündüz far yakınca? Ne olacak? En fazla halojen ampul bitecek; yedeğinde varsa onda da sorun yok!
Taksicilere El Salla
Nasıl yağmur, nasıl fırtına,
kahramanımız bir taksiye el kaldırır, taksi durur.. Bizimki gideceği yeri
söyleyince, taksici kızarak "ohoo orası çok yakın, alamam seni" der ve
gazlar gider.. Bizimki çok bozulur ama sonra bi şekilde evine gitmeyi
başarır.. |
Milliyet Gazetesi
http://www.milliyet.com.tr/1998/04/16/haber/hab04.html
Vallahi Alt geçitten geçiyor!
Polislerin yoğun denetimine karşın trafik kurallarına ne araçlar ne de yayalar uyuyor. İşte bu fotoğraf da yaya alta geçidinin yeni modeli! İstanbul'da bir bayan bu uyarıyı herhalde ya yanlış anlamış olacak, ya da acelesi nedeniyle panonun altından geçiyor.
Uzmanlar, trafik kazalarının en aza indirilmesinin kurallara uymaktan geçtiğini bir çok defa söylemesine karşın, yapabildiğimiz en iyi şey, kuralları çiğnemek.
Bisiklete Ceza
|
Kimden : Teoman Sipaher 02.08.2003/11:39
Kime
: trafik@yahoogroups.com
AZİZ NESİN'LİK
Gece yarısından sonra, saat 02; aracımın camı kırılıyor, çalınmak isteniyor. Yaşadığım sitenin güvenlik elemanları alârm sesi üzerine koşuyorlar. Hırsız kaçıyor. Polisi çağırdık, 15 dakikada geldiler. Aracımı karakolun bahçesine çekmemi, parmak izi araştırmasının orada yapılacağı söylendi.
Dediklerini yaptım. Aracın anahtarını karakolun Nöbetçi Âmiri'ne teslim etmek istedim.
- "Yoo, anahtar alamayız."
- "Peki ne
yapayım, gene evimin önüne mi gideyim?"
- "Gidin!"
- "Yani
camsız arabayı sokakta mı bırakayım?"
- "Pekiyi,
burada bırakın, ama anahtar sizde kalsın. Biz sorumluluk alamayız."
- "Demek
karakolun bahçesinde bile sorumluluk alamıyorsunuz."
- "Ben
aracımı sabaha kadar burada bırakacağım. Siz ister sorumluluk alın,
ister almayın.
Ya da isterseniz
Karakol bahçesinin güvenliğini ben üstleneyim."
- "Tamam
aracınızı bırakın ama, sabah erkenden gelin alın. Şey, bir şey daha var;
aracınızın
alârmı ne olursa
çalar?"
- "İşte
anahtarı onun için bırakmak istedim. Eğer aracın kapısı dışarıdan, anahtarsız
açılmaya
kalkışılırsa,
alârm çalar. Alârm da ancak aracın anahtarıyla susar."
- "Aaa olmaz
öyle şey. Bakın biri kurcalar, falan alârm çalarsa olmaz. İl Emniyet Müdürü'nün
lojmanı burada.
Karşıki bloklarda da hakimler, savcılar oturuyor."
- "Tamam ne
güzel. Burası demek kentin en güvenli yeri."
- "Efendim
anlatamadık. Alârm çalarsa bu önemli insanlar uyanırlar, rahatsız olurlar."
- "Vah vah,
doğru yav; rahatsız etmeyelim de ne yapalım peki?"
- "Alârmı
devreden çıkarın."
- "Bakın o
hiç olmaz.Bir kere alârm nasıl devreden çıkar, bilmiyorum. Sonra da karakolun
bahçesinde bile
arabam soyulsa, alârmı bozduğum için sigortam beş kuruş ödemez."
- "Yapmayın
beyim, bize de yazık. Alârm çalarsa valla bizim canımıza okurlar."
- "Ama benim
de uykum var. Evime gidip, bir iki saat uyuyup işime gideceğim. Ben arabamı
burada
bırakıyorum. Anahtarı ister alın, ister almayın."
Arkamdan,
- "Beyim gitme, dur be adam, dur yahu..... Allah'ım nedir bu çilemiz yahu..." sesleri.
Neyse evime gidip, bir iki saat uyuduktan sonra tekrar karakola geldim. Bir
vukuat yok. Yani böyyüklerimizi rahatsız edici bir vukuat yok!
T.S.
Trafik Kazası
Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar.
İkisinin de arabası mahvolur, ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan
kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp : |
EMNİYET KEMERİ TAKMAMAK İÇİN KOMİK BAHANELER
Kimden : Dr. İ. Hamit HANCI 06.09.2003/09:25
Kime
: trafik@yahoogroups.com
Yapılan araştırmalara göre emniyet kemeri takmayanların komik bahaneleri şöyle :
- 'Kısa yolculukta emniyet kemeri bir işe yaramaz' : Emniyet kemeri kullanmayı en çok gerektiren bu süre ve bu mesafedir. Çünkü ölümlü trafik kazalarının yüzde 80'i evinize 30 - 35 km uzaklıkta ve 55 - 60 kilometre hızın altında gerçekleşiyor. Trafik kazası ölümlerinin yüzde 35'i şehir içinde ve büyük ihtimalle günlük güzergâhlar üzerinde meydana geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü'nce 1999 yılında Ankara'da trafik yoğunluğunun fazla olduğu 27 kavşakta gözlem yoluyla yapılan bir araştırmada, 40 bin 587 özel araç sürücüsünden 8 bin 557'sinin emniyet kemeri kullandığı tespit edildi. Bu çalışmada, arka koltukta oturan hiçbir yolcunun emniyet kemeri kullanmadığı rapor edilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü kaza istatistiklerinde 2001 yılında meydana gelen kazaların yüzde 88.79'unun yerleşim alanları içinde meydana geldiği ve yaralanmaların yüzde 66.03'ünün, ölümlerin ise yüzde 44.31'inin bu kazalar sonucu ortaya çıktığı görüldü.
- 'Emniyet kemeri düşük hızla seyir halindeyken işe yaramaz' : Emniyet kemeri kullanmıyorsanız, 30 kilometre hızda çarptığınızda bile, ağır yaralanma riski çok fazladır. Emniyet kemeri takmamış yaralıların yüzde 70'i, 50 kilometreden daha düşük bir hızda yol alırken yaralanmıştır.
- 'Kaza yapmam, ben iyi bir sürücüyüm' : İyi sürücülüğünüz sizin kaza yapmamanızı sağlayabilir, ama kötü bir sürücünün size çarpmayacağı anlamına da gelmez.
- 'Kaza durumunda çarpma etkisini azaltabilecek güçteyim, direksiyona ya da kapı kollarına tutunurum' : Bunu yapmak için saniyenin dilimlerini kullanabilseniz dahi, çarpma etkisi kendinizi frenlemek için kullandığınız kol ve bacaklarınızı kırıp, parçalayabilir. Çünkü kol kasları 25 kilogramın üzerindeki bir güce pek dayanamaz.
-'Aracımdan dışarı fırlamayı tercih ederim' : İstatistiksel olarak, kaza anında en iyi yerin aracınızın içi olduğu ispatlanmıştır. Aracın dışına fırlatılma durumunda, ölüm riskiniz 25 kat daha fazladır.
-'Emniyet kemerinin kaza anında beni araç içerisinde kilitlemesinden korkuyorum': Kazaların binde 5'lik bir kısmını oluşturan yanma ve suya dalma durumlarında panik içinde dışarı çıkmanız gerektiğinde dahi emniyet kemerinin fonksiyonu büyüktür. Çünkü aracın içinde sağa sola fırlatılıp bilincinizi kaybetmeyeceğiniz için dışarı çıkmak çok daha kolay ve çabuk olacaktır.
-'Emniyet kemeri rahatsız ediyor' : Aslında modern emniyet kemerleri oldukça rahattır. Bir çoğu da istediğiniz gibi hareket etmenize izin vermekte ve kaza anında otomatik olarak kilitlenmektedir. Bazılarının ise omuz yönünden gelen kayışını istediğimiz ölçüde gevşetebilirsiniz.
- 'Emniyet kemerine gerek yok, hava yastığım var' : Hava yastığı yalnızca önden şiddetli çarpmalara karşı ek bir koruyucudur. Sürücü için hava yastıkları, baş ile direksiyon arasındaki teması engelleyen bir tamamlayıcıdır. Hava yastığı emniyet kemerinin etkinliğini yüzde 40 oranında artırmaktadır.
- 'Hamileler için emniyet kemeri sakıncalı olabilir' : Motorlu araç kazalarında ceninin ölümü annenin de ölümüne yol açabilir. Doğmamış çocuğunuza sağlayacağınız en güzel koruma üç noktalı emniyet kemerini kullanmanızdır. Bel hizasındaki şerit çıkıntı oluşturan hamile karnının alt kısmından, karına baskı yapmayacak şekilde geçmelidir.
- 'Emniyet kemeri benim problemim, başkalarını ilgilendirmez' : Trafik kazalarının topluma trilyonlarca lira maliyeti vardır. İlkyardım, hastanede tedavi, yeniden eğitim gibi giderlerin tamamına yakını topluma yüklenmektedir. Kaza geçirenlerden emniyet kemeri kullanmayanların tedavileri, kemer kullananlara göre yaklaşık iki kat daha uzun süre ve maliyeti de beraberinde getirmektedir.
Murat 124
Adamın biri külüstür Murat 124 ile yolda kalır. Hemen arkadaşını arar. |
Kimden : Tuncay SEÇKİN
04.09.2003/13:50/TAKSİLAND
Kime
: trafik@yahoogroups.com
İŞTE GERÇEK!!! EMNİYET KEMERİ TAKILI DEĞİL...
Geçen hafta içinde BURSA OLAY TV 'de yayınlanan HALK MEYDANI programı.. Konu POLİSLER.. BURSA EMNİYET TEŞKİLÂTI her yönüyle tanıtılıyor, vatandaşlar uyarılıyor...
Programın son bölümünde sıra trafik polislerini anlatmaya geliyor. İstatistikler veriliyor, zorlu çalışma koşulları anlatılıyor. Son olarak program için bir denetleme yapılıyor.
Yer YALOVA YOLU... TRAFİK DENETLEME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ ÖNÜ...
Araç durduruluyor. Tatilden dönen bir aile. Direksiyonda genç bir delikanlı yarı çıplak.
EMNİYET KEMERİ TAKILI DEĞİL...
Memure kibar bir şekilde iyi günler dileyerek evraklarını istiyor, kontrol ediyor ve geri veriyor. Lütfen emniyet kemerinizi takar mısınız diye uyarıyor. Genç sürücü ukalâlık edercesine, "kamera var diye çok kibarsınız" türünden bir şeyler mırıldanıyor. Sonra program sunucusu ŞEMŞETTİN ŞEN sürücüye yaklaşıp kontrol hakkında ne düşünüyorsunuz diyor.
- GEREKSİZ BULUYORUM yanıtını alıyor.
- EMNİYET KEMERİNİ NEDEN TAKMADINIZ? diye soruyor sunucu..
- ONU DA GEREKSİZ BULUYORUM diyor ve oradan ayrılıyor, EMNİYET KEMERİNİ TAKMAK İÇİN HİÇBİR TEŞEBBÜSTE BULUNMADAN... Evet ayrılıp gidiyor... Trafik polislerinin ve kameranın önünde...
O anda programı izleyenlerin gözünde polislerimizin düştüğü durumu düşünebiliyor musunuz? Sizce doğru olan giden aracın arkasından bakmak mı yoksa gerekeni yapmak mı?
SAYGILARIMLA..
Aşırı Hız
Adam trafikte "alçaktan uçarak" giderken polise yakalanır... Kenara çeker,
arabadan iner : |
Kimden : Teoman Sipaher 29.07.2003/14:38
Kime
:
trafik@yahoogroups.com
NASIL BİR TOPLUM OLDUK?...
Bir alışveriş merkezinde
Usulüne uygun park ettiğiniz aracınızın çıkışı, usulsüz park eden bir başka araç tarafından engellenmiştir. Anons yaptırırsınız. Uzunca bir bekleyişten sonra gencecik bir delikanlı gelir.
- "Yaptığını beğendin mi?"
- "Ne var
bunda; anonsu duyduk, geldik işte!"
- "Ama ben
sana anons yaptırmak için zaman harcadım, bu sıcakta
bir sürü yol
teptim ve ben her halde senin baban yaşında olabilirim."
- "Babam
olsaydı, anons yaptırmaya gerek kalmadan buradan çıkardı.
- "Baban her
halde helikopter kullanıyor olmalı."
Arabanın Lâstiği
Gayet güzel bir kadının otomobilinin lâstiği patlamıştı. Arabayı yolun
kenarına çekti, birkaç dakika geçmeden, yoldan geçen başka bir araba
durdu, |
Tek yönlü bir yolda
Bir bayan aracını usulsüz park ederek trafiği bloke etmiştir.
- "Hanımefendi, aracınızı böyle bırakamazsınız."
- "Hemen
geliyorum, bir dakika bekleyin."
-
"Hanımefendi, bir saniye de olsa bekleyemem. Bakın arkamda da
araçlar
birikti."
- "Bir dakika
dedim, canım. Ne sabırsız şeysiniz siz öyle."
-
"Hanımefendi, bunun sabırla ilgisi yok. Yolu kapattınız."
- "Amaan
bugün de herkesin heyheyleri üzerinde."
|
Tank ile Wosvos
Tank
ile wosvos bir gün karşılaşmışlar. |
![]() |
Sağa dönüşte,
Tam köşe başında bir bey aracını park etmektedir.
- "Beyefendi, aracınızı böyle bırakmayın; burası iyi bir yer değil."
- "Nesi
varmış?"
- "Köşe
başı.
Dönerken açıktan almak zorundayım. Gelen araçların
önüne düşerim."
- "Bana ne,
düşme."
- "Bakın,
kaza olur; size de sürtebilirim."
- "Sürt de
göreyim bakayım, seni."
KOL SOKMA CEZASI
Kimden : Servet Başyiğit/Servis Destek Elemanı,
VesPaz/Manisa – 08.10.2003/09:00 Avukat
hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten
kurtarmak istemektedir. |
Benzinlikte
Maço benzin almış ama pompanın önünden ayrılmıyor. Çünkü cep telefonu ile konuşmaktadır.
- "Kardeşim benzin aldıysanız, lütfen ileri gider misiniz?"
Bir süre beklersiniz. Tekrar uyarırsınız.
- "Kardeşim yürüsene."
- "Ne
istiyorsun lan?"
- "Bir şey
istediğim yok. Yürürsen ben de benzin alacağım."
- "Pompanın
öbür yanı boş; oraya geçsene."
- "Kardeşim,
ben burada sıraya girmişim. Şimdi geri manevra yapıp,
senim keyfin
için pompanın niye öbür tarafına geçeyim? Hem bak,
pompanın öbür
yanına da araç girdi."
-
"Gitmiyorum, babanın yeri mi burası?" Aracının anahtarını alır ve
benzinliğin
dükkânına gider.
Taksimetre
Taksinin yokuşta freni patlamış, müthiş bir hızla aşağıya doğru iniyor. |
Evinizin önünde, sabahın erken saati
Maganda kornasına abanmış, ortalığa ayağa kaldırmış.
- "Hayrola beyefendi, birini mi bekliyorsunuz?"
- "Sana ne?
Her halde seni beklemiyorum."
- "Şüphesiz.
Ama
herkesi rahatsız ediyorsunuz."
- "Sen
ayaktasın. Niye rahatsız olacaksın ki?"
- "Ben kendim
için değil, bu binada oturan insanların rahatsızlığından
bahsediyorum.
Hastalar var, bebekler var."
- "Sen
onların avukatı mısın? Rahatsız olan gelsin, kendi söylesin."
Trafik Polisi ile takaza
Size yeşil ışık yanmış, ama polis ısrarla kırmızı istikametinden gelenlere yol vermekte.
- "Memur Bey, bize yeşil yanıyor; siz halâ kırmızıda geçiriyorsunuz."
- "Bizim
işimizi bize siz mi öğreteceksiniz?"
Ninem çok kullanırdı : "Hasbinallah, Allah'ım bu insanlara akıl fikir ver."
Otobüs Şoförü
Tam bir İstanbul Beyefendisidir Necdet Bey. Her akşam olduğu gibi oğlunu
okuldan alır ve otobüsle evlerinin yolunu tutarlar. Aksilik bu ya trafik
çok fena ve otobüs dakikalardır beklemede. |
http://www.matrak.8m.com/comics/index.html
Hepsi Göğüsleri
Yüzünden
Yeni Asır 07 Temmuz 1999
http://www.med.ege.edu.tr/~hanci/trafikfikra.html
Gerçek bir hikaye
Bir doktorun iki parmağı koptu..
Bir kadın kafasına gelen tuğla ile yaralandı..
Bir başka kadının da damağı yarıldı..
Bir kamyonet sürücüsü
kamyonetin içinde sıkıştı ve ağır yaralandı..
Ee, ne var bunda diyeceksiniz.. Demeyin, çünkü işin ilginç tarafı burada. Yani bu dört kaza birbirine bağlı.. Shelly her sabahki gibi kocasını öğle yemeğinden sonra işine yolcu ediyordu. Ancak o gün bir muziplik yaptı ve kocası tam garajdan yola çıkarken blûzunu indirip ona göğüslerini gösterdi.
Genç adam karısının göğüslerini gösterdiğini göremedi, ancak arkadan gelen kamyonet şoförü gördü ve gözlerini yoldan ayırdı. İşte o anda yoldan çıkan kamyonet karşı kaldırımdaki evden içeri girdi. Burası bir diş doktorunun muayenehanesiydi. Doktor o esnada bir hastasıyla ilgileniyordu. Tam bir cerrahi müdahale esnasında hastasının ağzının içine neşter sokarken , salona giren kamyonetten ürktü, eli seyirdi ve hastasının damağını neşterle yardı. Acıdan bağırıp ağzını kapatan hasta, doktorun iki parmağını birden kopardı.
Evet.. Bir kazazede de eksik. Oda yaramaz Shelly.. Kamyonetin karşıdaki eve hızla girmesi sonucu fırlayan tuğlalardan biri Shelly nin kafasına geldi. Talihsiz Shelly bu zincirleme kazada en son hastaneye yetiştirilen kazazede oldu ve bulunduğunda göğüsleri halâ açıktı.
Hasta taşıyan otomobil ambulansla çarpıştı
(AA)
Kimden : Naci – 14.11.2003/11:12
Kime
: trafik@yahoogroups.com
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde, hasta taşıyan otomobil ile ambulansın çarpışması sonucu 2 kişi öldü, hastanın da aralarında bulunduğu 2'si ağır 4 kişi yaralandı.
Ağaçhisar Köyü'nde oturan Cemil Sarı (63), belinden rahatsız olan akrabası Pembe
Öz (27) ile
Öz'ün annesi Hatice Kurt ve komşusu Yusuf Aydın'ı, Erenler Köyü'ndeki ''ilkel
yöntemle bel
tedavisi''
yapan kişiye götürmek üzere 16 YH 935 plâkalı otomobiliyle yola çıktı. Sarı'nın
kullandığı otomobil, Orhaneli - Bursa Karayolu'nun 12. kilometresindeki
Yürücekler Köyü mevkiinde, Bursa Devlet Hastanesi'ne hasta sevk ettikten sonra
ilçeye dönen İrfan Tatlı yönetimindeki, Orhaneli Devlet Hastanesi'ne ait 16 R
2031 plâkalı ambulansla çarpıştı.
Kazada, otomobil sürücüsü Cemil Sarı ve Hatice Kurt öldü, Pembe Öz ve Yusuf Aydın ağır, ambulansta bulunan hemşire Deniz Koç ile Bursa'ya götürülen hastanın yakını Osman Sönmez ise hafif yaralandı. Yetkililer, Pembe Öz ve Yusuf Aydın'ın Bursa Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, ambulans sürücüsü İrfan Tatlı'nın gözaltına alındığını, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.