ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 11 Mayıs 2009 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

A'DAN Z'YE
ZİLE'NİN TARİHÎ, MİMARÎ,
DOĞAL, KÜLTÜREL VE
BİLİMSEL BULGULARI - 6

Derleme : M. Ufuk MİSTEPE
Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi

M. Ufuk MİSTEPE ve Eşi F. Saliha MİSTEPE (AKYUNAK)

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.05.2007 20:39

Bu Makale Serisi'nde,
Zile hakkında münferiden ele alınmış özet konular yayınlanacaktır.

ZİLE
Büyük Türkiye Tarihi - 13. Cilt, Sh. 258
EVLİYÂ ÇELEBİ DEVRİNDE ORTA ANADOLU

Zile Kalesi ve Mehter-Hâne Kulesi (Saat Kulesi)

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            700 metre irtifâda, Sivas Eyâleti'nin Tokat Sancağı'nda 300 akçalık büyük kazâ merkezidir. Vâlide-Sultanlara verilen Has'tır. Vâlide-Sultan kedhûdası bir ağa, 300 atlı ile bu kazâyı idare eder. Kadısının yılda ayrıca 2.500 altın tahsisatı vardır. Eskiden Zile, Sivas merkez sancağına bağlı idi.

            Zile Kalesi içinde 300 ev, câmi, mehter-hâne kulesi ve güzel toplar vardır. Vezir Murtazâ Paşa'nın şehre girişini kale, 21 pâre top atışıyle karşıladı. 21 mahalle, 3.000 ev, varoştadır (kale dışında). Ferah Çavuş, Murtaza Paşa, Fazlı Paşa, Çavuş-zâde Mehmed Paşa, Kadı, Voyvoda Sarayları tekellüflü binalardır. Yukarı Kale, Ulu, Tabakhâne, Dutlupınar, Kuyumcu Ömer Ağa, Boyacı Hasan Ağa, Küçük Minâre, Arnavud, Alaca, Zencirlikapı, Yenimahalle Câmileri, 24 mescid, 7 medrese, 12 mekteb, Pazaryeri Çifte, Tekke Çifte, Paşa Hamamları, 20 hususî hamam, Behrâm Ağa, Boyacı Hasan Ağa Hanları, daha bir han, 800 kadar dükkândan müteşekkil bir çarşı, 4 kapılı bir bedesten, çeşmeler, tekkeler ve sair binalar mevcuttur.

            Halk tamamen Türk'tür. Tekke Köyü'ne kadar olan yol tamamen bağ ve bahçedir. Üzümü ve armudu meşhurdur. Kuzeye doğru Kazankaya bir konaktır, daha kuzeyde Sunguroğlu, diğer bir köydür. Daha kuzeyde Elvan Çelebi, büyük bir köydür. 4 saat daha kuzeydoğuda Çorum'a, gene kuzeydoğuya giderek İskilip'e geldik.

1864 - 1901 YILLARI ARASINDA TOKAT
Dr. Ali AÇIKEL (Zile Pasajları)
(GOP Ünv. Fen - Edb. Fak., Tarih Böl. Öğr. Elemanı)

Kaynak : I. Uluslararası Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa ve Dönemi (1833 - 1900) Sempozyumu Bildiriler
Tarih : 05 / 07 Nisan 2000, Yer : 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı Konferans Salonu, Tokat / Türkiye

            İDARÎ YAPI : Osmanlı Devleti'nin mülkî taksimatındaki en köklü düzenleme, 1864 yılında "Vilâyet Nizamnâmesi" ile gerçekleştirildi. Devletin mülkî idaresinde bu tarihe kadar devam etmiş olan eyâlet, sancak ve diğer mülkî birimler yerine yenileri kabul edildi. En büyük idarî üniteye "vilâyet" adı verilerek, vilâyet sancaklara, sancak kazalara, kaza karyelere bölündü.

            Vilâyet âmirine "vâli", sancak âmirine "mutasarrıf", kazanın yöneticisine "kaymakam" denildi. Karye (köy), halkın seçeceği muhtar tarafından idare edilecekti. 1871 tarihli Vilâyet Nizamnâmesi, köy ile kaza merkezi arasında en az 500 nüfusa sahip yerleşim birimlerini "nahiye" olarak tanımladı. Her nahiye bir müdür tarafından idare olunacaktı.1

            1 Vilâyet sistemine geçiş hakkında geniş bilgi için bk., İlber ORTAYLI, Tanzimat'tan Sonra Mahallî İdareler (1840 - 1878), Ankara, 1974.

            H. 1297/98 - M. 1880/81 yılı içerisinde Tokat Kazası, Sivas Vilâyeti dahilinde sancak (liva) statüsü elde etti. Zile, Erbaa ve Niksar bu yeni kurulan sancağın kazalarını oluşturdu. Zile, Erbaa ve Niksar Kazaları 1864'ten beri kaza statüsüne sahip olup, sancağın merkez kazası Tokat'a benzer şekilde fakat daha küçük çapta örgütlenmişlerdi.

            1880'li yıllarda, Tokat Sancağı'nın Zile Kazası'nın nahiye ve köy dağılımı şu şekildeydi : Tokat Merkez Sancak, 16 nahiye, 237 köy; Zile Kazası, 13 nahiye, 183 köy. Salnâme (Yıllık) kayıtlarına göre Tokat Sancağı'nın bu kaza, nahiye ve köy dağılımının 1901 yılına kadar değişmediği görülmektedir.

Çarşı Tevsiatından (Genişletme) Musalla Önü Nom Mahal (İsmindeki Yer).

http://www.zile.gen.tr (Zile – 1909) / Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi.

            ADLİYE TEŞKİLÂTI -  EMNİYET İDARESİ : Sancağa bağlı Zile, Erbaa ve Niksar Kazaları'nda sadece bidayet mahkemeleri ve Zile Kazası'nda ayrıca cemaat meclisi kurulmuştu. 1321/1903 yılı Sivas Vilâyet Salnamesi'ndeki bilgilere göre Tokat Sancağı'na bağlı nahiyelerde 12, Niksar, Zile ve Erbaa Kazaları'nda 15 (her biri 5'er polis memuru) olmak üzere toplam 27 polis memuru görev yapmaktaydı.

            EĞİTİM DURUMU : Osmanlı ülkesi genelinde, 1869 yılında hazırlanan Maarif-i Umumîye Nizamnâmesi ile medreseler, cemaat eğitim kurumları ve yabancı okullar dışındaki eğitim sistemi yeniden düzenlendi. Nizamnâmeye göre Sıbyan Okulları (İlköğretimin birinci kademesi), mahalle ve köylerde; Rüştiye Okulları (İlköğretimin ikinci kademesi) beş yüz haneli kasabalarda; İdadiye Okulları (Ortaokullar) beş yüz haneli kasabalarda; Sultaniye Okulları (Liseler) vilâyet merkezlerinde açılacaktı.

            Zile'de Müslümanlar için 7 medrese, 1 rüştiye, 10 sıbyan okulu, Gregoriyan Ermeniler için 1 sıbyan okulu, Ortodoks Rumlar için 1 sıbyan okulu olmak olmak üzere toplam 20 okul faal durumdaydı.

Bir Lâz Reisi - Tokat 1915

Pontus Şarkıları 1930 Ses Kayıtları Albümünden

Müzisyenler ve Katolik Papazlar - Tokat 1915

Fotoğraf : Anadolu Araştırmaları Enstitüsü Arşivi

1903 Yılında Tokat Sancağı'nda Okulların Dağılımı (Kaynak : 1321/1903 Yılı Sivas Vilâyeti Salnâmesi)

Okullar

Mekteb-i
İdadiye

Mekteb-i
Rüştiye

Mekteb-i
İbtidaiye

Mekteb-i
Gayrimüslime

Mekteb-i
Ecnebîye

Kazalar
Tokat ve
Nahiyeleri
1 - 156 17 2
ZİLE - 1 178 2 -
Niksar - 1 77 11 -
Erbaa - 1 118 15 -

TOPLAM

1 3 529 45 2

            Tokat Sancağı'nın hemen her kazasında Müslümanlar'ın çoğunluğu teşkil ettiği görülmektedir. Zile Kazası'nda % 75'i (toplam 57.200 nüfustan 42.900'ü) Müslümanlar'dan oluşmaktadır.

1892'de Tokat Sancağı Nüfusunun Dağılımı (Kaynak : Vital Cuinet - La Turquie D'Asie)

Kazalar /
Dinî Gruplar

Merkez

%

Zile

%

Sünnî Müslüman

41.250 49,73 28.600 50,00
Şi'î Müslüman 20.625 24,86 14.300 25,00
Gregoriyan Ermeniler 13.266 15,99 8.700 15,20
Protestan Ermeniler 1.760 2,12 1.551 2,71
Katolik Ermeniler 440 0,53 385 0,67
Ortodoks Rum 5.159 6,22 3,575 6,25
Yahudi 400 0,48 - -
Yabancı
(Cizvit ve Protestan Misyonerler)
40 0,04 - -
TOPLAM 82.940 57.200

            Ermeniler, Zile Kazası'nda % 18,59'luk (toplam 57.200 nüfustan 10.636'sı) oran ile Müslümanları izlediler.

1903'de Tokat Sancağı Nüfusunun Dağılımı (Kaynak : 1321/1903 Yılı Sivas Vilâyeti Salnâmesi)

Kazalar /
Dinî Gruplar

Tokat

%

Zile

%

İslâm

75.056 84,15 61.775 95,12
Gregoriyan Ermeniler 10.338 11,59 2.711 4,17
Protestan Ermeniler 40 0,04 61 0,09
Katolik Ermeniler 769 0,86 - -
Ortodoks Rum 2.393 2,68 112 0,17
Yahudi 260 0,29 3 -
Gayrimüslim Kıbtî 331 0,37 277 0,42
TOPLAM 89.187 64.939

            1903 yılına ait nüfus rakamlarından Tokat Sancağı'nın hemen her kazasında 1892'de olduğu gibi Müslümanlar'ın çoğunluğu teşkil ettiği görülmektedir. Bu tarihte toplam nüfusun, Zile Kazası'nda % 95,12'si (toplam 64.939 nüfustan 61.775'i) Müslümanlar'dan oluşmaktadır.

            Ermeniler, Zile Kazası'nda % 4,26'lık (toplam 64.939 nüfustan 2.772'si) oran ile en kalabalık gayrimüslim cemaati oluşturmaktadır. Ortodoks Rumlar, Zile'de % 0,17'lik nispet ile nüfus bakımından üçüncü sırada yer aldılar.


Kaynak : Tokat Gündem Dergisi - Kültür Sanat Sayfası.

TOKAT SANCAĞI İÇİN
BULGARİSTAN'DAKİ OSMANLI EVRAKI
Prof. Dr. Slavka DRAGANOVA
(Bulgaristan Bilimler Akademisi Enstitüsü)

Kaynak : I. Uluslararası Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa ve Dönemi (1833 - 1900) Sempozyumu Bildiriler
Tarih : 05 / 07 Nisan 2000, Yer : 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı Konferans Salonu, Tokat / Türkiye

            Sofya'daki Sveti Kiril ve Metodiy Kütüphanesi'nde bulunan Osmanlı arşiv belgeleri birkaç ana grupta incelenebilir.

            1. Şer'i Mahkeme Sicilleri,
            2. Tapu Tahrir ve Timar Defterleri,
            3. Defterler Grubu,
            4. Belgeler Grubu'dur.

            Belgelerin tamamının 1,5 milyon adet civarında olduğu tespit edilmiştir. / Bak. Bulgaristan'daki Osmanlı Evrakı, Ankara, 1994, XVII - XXI s. /

            1854 yılından başka bir belge (arş. birimi 625 A) ise Tokat, Giresun, Zile ve başka yerlerin gümrüklerinden gelen miktarları sergilemektedir. Sözü geçen belgede, "adet-i ağnam" vergisinin ihaleye çıkarılmasından sağlanan gelirler de görülmektedir.

            Fon TOKAT - Belgeler Grubu'dur.
            F. 260 A

SIRA
No.
FON
Adet
VARAK
Adet
TARİH
Hicrî - Milâdî
YON GRUP KONU
Başlıkları
939 - 949 11 23 XVII - XIX. yy Meskûn Yer
Zile, Lâdik, Koçgiri,
Huksar, Topsus, Taşâbâd,
Turhal, Cerik.
Diğer Diğer

Cæsar - Pharnakes Savaşı
(Seton Lloyd - Türkiye'nin Tarihi)
(Bir Gezginin Gözüyle Anadolu Uygarlıkları - TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları 50, 285 sh.)

            İ.Ö. 50 yılında Pompeius'un Cæsar'ı konsüllükten etmek için Roma'daki düşmanlarıyla düzenler kurduğu görülecekti. Düzmece bir suçlamayla Cæsar, sürgüne gönderilecekti; ama o, buna boyun eğmedi. Pompeius, Thessalia'da yenilgiye uğradı. Mısır'a kaçtı ve burada da az sonra ihanete uğrayıp öldürüldü. Iulius Cæsar, Çanakkale Boğazı'ndan gemiyle Ephesos'a inip Asya'yı teslim aldı.

            Pompeius'un suikasta kurban gittiğinden habersiz, Cæsar onun peşinden Mısır'a yelken açtı. Ertesi bahar Küçük Asya'yı yeni bir belâdan kurtarması için ivedi çağrılar alıncaya değin orada kaldı.

       

            Pompeius'un, Karadeniz'in ta öteki kıyısındaki Kırım Krallığı'nın yönetimini elinde tutmasına izin verdiği Mithridates'in oğlu Pharnakes, Pompeius yandaşlarınca Pontos'u yeniden ele geçirmeye kışkırtılıyordu. Kuzeye doğru ivedilikle yola çıkan Cæsar Gülek Boğazı'na vardığında, Pharnakes başarılı ilk adımları atmış, hattâ Küçük Asya'daki askerî güçlerin başında bırakılmış olan Calvinus komutasındaki bir Roma tümenini bile yenmeyi başarmıştı. Şimdi hemen yeni birlikler toplanıp, Cæsar'a eşlik eden kadim Altıncı Tümen örneğiyle de teşvik edilerek, Zela'da (Zile) Pharnakes'in ordusunun karşısına çıkıldı. Burada daha yirmi yıl önce Mithridates, Lucullus'un vekillerinden birini yenilgiye uğratmıştı.

            Bu çarpışma da eski kralın Romalılar'la yaptığı kimi savaşlardan daha az ilginç değildir. Cæsar dik bir tepenin doruğunda yerini almış, cephesini derin bir vâdinin karşı tarafında kamp kurmuş olan Pharnakes'e çevirmişti ki, kralın askerlerinin tepeye, kendisine doğru saldırıya geçtiğini görüp şaştı. Magie'nin* dediği gibi, "manevra öylesine sıradışıydı ki Eskiçağ tarihçisi, Pharnakes fal baktırdı da güzel belirtilerin yüreklendirmesiyle, yerinin uygun olduğu kanısıyla mı, yoksa önceki başarısının coşkusuyla Romalıları küçümsediği için mi böyle yaptı, ne diyeceğini bilememektedir." Nasıl açıklanırsa açıklansın, saldırı tepeden yapılan atışlarla kolayca püskürtülüp Kırım ordusu tam bir bozguna uğratıldı, ordugâhları yağmalandı. Çarpışma yalnızca dört saat sürmüştü. Cæsar'ın Pontos'a varışının beşinci gününün akşamı her şey sona ermişti bile. Bu olay onun ünlü sözüyle ölümsüzleşti : "Geldim, gördüm, yendim."

            * D. Magie, Roman Rule in Asia Minor, Oxford, 1951, s. 412.

Sezar’ın Pharnakes ile yaptığı savaş alanının krokileri, RıceHolmes, Rom. Rep. III. 1923 ve Kramayer-Veith, Schlacten Atlas

Arkeolog Kâmil Yaşar PAŞAY, Bekir ALTINDAL ve M. Ufuk MİSTEPE Harita Arşivi

            Cæsar, Asya'dan ayrılıp İtalya'ya gitmeden önce, Pharnakes'in kuşatıp ele geçirdiği Sinope (Sinop), Amisos (Samsun) gibi kentlerin tam olarak kurtulduklarını görecek kadar bekledi. Ancak önemli adımlar da attı : Bu kentlere ve yolunun üstündeki Helen polislerine iyi örgütlenmiş İtalyalı yerleşmeciler yerleştirdi. İ.Ö. 44 yılında öldürülmesine değin de Küçük Asya'ya gelmedi. Ama Ephesos'ta kendisinin kurduğu serbestlik siyasetini izleyeceğine güvendiği kişileri geride eyalet vâlileri olarak bıraktı.

PONTOS ÇEŞMESİ
(Araştırma : M. Ufuk MİSTEPE)

Pontusluların arması resimde görüldüğü gibi ay-yıldızdı.
 Bu fotoğraf Amasya Müzesi’nde çekilmiştir.
Çeşitli Pontos paralarında ay-yıldız simgesi daima bulunur.
http://unyezile.net/prunye.htm

Chabakta Head of Ares right in crested helmet / Sword in sheath.

http://www.asiaminorcoins.com/gallery/displayimage.php?album=43&pos=1

 Eski Belediye/Kütüphane bahçesi aşağısındaki çeşmenin ön yüzündeki okla işaretli armaya dikkatlice bakınız.
Pontus armalarındaki Ay-Yıldız bu çeşmenin bir Pontos Dönemi'nden kalma Pontos Çeşmesi olduğu izlenimini vermektedir.
DİKKAT ! Çeşmeyi koruma altına alalım. Kitabesini yazıp, temizce restore edelim. Tarih ve hazine yağmacılarından koruyalım!

Fotoğraflar : H. Deniz MİSTEPE - Haziran 2008 Zile ( http://www.sanaten.com/ Kingdom of Bahrain)

Değerli Kardeşim Mistepe

            Plâtformdaki yazınız ve Pontus dönemine ait resimleri inceledim.
Eski Belediye bahçesinin altındaki çeşme 'haft'ındaki (çeşme yalağına
Zilece'de Haft denir) koyun motifinin ve onu çevreleyen kornişli taşların,
Amfitiyatro basamaklarından getirilerek yapıldığı eski büyüklerimizce rivayet edilirdi.

            Sizinle birlikte amfitiyatro mevkiine gittiğimizde size bahsetmiştim;
burada eskiden bir bezirhane olduğunu.. sonradan burasının kapatıldığından
konu etmiştim. O alanın taş duvarlarında tiyatro müştemilâtının kornişli
kalıntıları vardır ve siz o gün onların fotoğraflarını da çekmiştiniz.

Amfitiyatro Müştemilâtı Kornişlerin Olduğu Mevkide Mehmet SEZEN İncelemede.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 19.04.2008 Zile

            İşte eski Belediye bahçesi altındaki çeşmede bulunan kornişli taşların aynıdır. O halde bahse konu olan bu çeşme taşı da o döneme ait olma olasılığı çok yüksektir.

Çeşme üzerinde bulunan bahse konu kornişli taşlar.

Fot. : H. Deniz MİSTEPE - Haziran 2008 Zile ( http://www.sanaten.com/ Bahrain)

            Bu konudaki kanaatimi de size bildirmek istedim. Aslında incelenmeye
değer konudur. Bu vesile ile en derin saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Hoşça kalın.
                                                                              
Mehmet SEZEN - 06.07.2008

Sehven Roma Çeşmesi olarak adlandırılan; Elbaşoğlu Câmii ve Türk Evi
Mevkiinde Bulunan, Hellen İmparatorluğu Dönemi'nden Kalma Büyük İSKENDER Çeşmesi

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 15.04.2008 Zile

ZİLE ORTAOKULU'NUN
KALEDE İLK AÇILIŞI


Yusuf IŞIK

Yusuf IŞIK
İlginç ve Güzel Bir Anı
"Zile ve Zileliler 2000 Yılı Belgeseli"

            1933 Ağustos ayında bir gün orta yaşlı, yağız, cüsseli ve kırmızı paçalı bir Paşa kaleye doğru yönelmişti. Boğazkesen'de kahveler boşalmış, halk da Paşa'yı takibe almıştı.

            Ben de bu kalabalığın içindeydim. Yanımdakilere sorduğumda bu Paşa'nın MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK olduğu söylendi. Paşa trenle Samsun'a giderken treni Zile İstasyonu'nda durdurmuş, tarihî bir şehir olan Zile'mizi görmek istemişlerdi.

Korunması Gereken Taşınamaz Kültür Varlıkları'ndan Kale Ortaokulu

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            Zile Kalesi, tarihî Bizans eserleri ile dolu bir hazine idi. Fevzi Çakmak Paşa protokol harici hiçbir makamın haberi olmadan ani olarak gelmişti. Zamanın Belediye Reisi Muharrem ALACALI, Paşa'nın geldiğini duymuş, tık nefes koşarak Paşa'nın ellerine sarılmış ve "Paşam haber verseydiniz ben sizi merasimle karşılardım" diyerek özür beyanında bulunmuştu. Halk da beraber olmak üzere sur içi ve sur dışı gezildi. Roma İmparatoru Jul Sezar'ın taş üzerine yazdırdığı VENİ VİDİ VİCİ yazısı okundu. Karşılıklı konuşmalar yapıldı. Paşa ayrılırken "Kaza için bir istek ve arzularının olup olmadığı"nı sorduğunda Belediye Reisi'miz bir ortaokula şiddetle ihtiyaç olduğunu bildirmesi üzerine Paşa isteği notuna aldı.

            Mareşal Fevzi Çakmak Paşa Zile'den ayrıldıktan on beş gün sonra tel emri ile kalede ortaokul açıldı. Kâmil ESEN isminde bir de müdür tâyin edilmişti. Arkadaşım rahmetli Av. Macit GÜRSOY ile kayıt yaptırmaya gittik ve 1 numaraya benim, 2 numaraya da onun kaydı yapıldı.

Mustafa oğlu Yusuf'un Zile Ortaokulu'nu Bitirme Diploması

"Zile ve Zileliler 2000 Yılı Belgeseli" adlı kitaptan alınmıştır.

            Zaman akıp gitti, ben Sağlık Memuru olarak uzun yıllar hizmetten sonra emekli olarak İstanbul'a yerleştim. Çocuklarım, torunlarım arasında Allah'a şükür ihtiyârım, bahtiyârım. Bana bu fırsatı tanıyan derneğimiz başkanı Asım T. YEŞİLTAN'a teşekkür eder, tüm hemşehrilerime sevgi ve selâmlarımı sunarım.

ÂŞIK EMİNÎ DÜŞTÜ
(20 Ekim 1943 Zile - )
(Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi - İhsan IŞIK, 2. Basım, Sh. 117 - 118'de yayımlandı.)

            Saz şâiri. 20 Ekim 1943. Hatippınar Köyü / Zile / Tokat doğumlu. Müzisyen ve bağlama sanatçısı Salman DÜŞTÜ’nün babasıdır.

            Aşk Ozanı Âşık Eminî mahlâsını kullandı. İlkokul mezunu. 1966’dan itibaren Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde idareci olarak görev yaptı. 1993 yılında emekli oldu. Halk Konserleri’nde çalıp söyledi. Halk Ozanları Kültür Derneği Kurucu Üyesi : İLESAM ve ADD üyesidir.

     

            Şiirleri Alevî Bektaşî Şiirleri Antolojisi (5. cilt), Halk Ozanlığında Gelenek ve Göreneklerimiz, Haşkoop Halk Âşıkları Antolojisi, Yaşayan Halk Ozanları Antolojisi, Âşık Veysel Antolojisi adlı antolojilerde; Türk Dili, Antoloji Dergileri ile Saim Sakaoğlu’nun Âşıkların Diliyle Cumhuriyet adlı kitabında yer aldı.

            1985’te Geleneksel 3. Ankara Halk Ozanları Yarışması’nda Atışma Birinciliği, aynı yarışmada Destan İkinciliği; 1998’de Türk Dil Kurumu’nun Cumhuriyet Destanı yarışmasında Birincilik Ödülleri’ni aldı.

            ŞİİR : Atatürk’ün Türkiye’si (Hayrettin İVGİN tar. Yay. Haz., 1981), Gönül Deryası (1990).

            DERLEME : Kaygusuz ABDAL, Abdal MUSA / Hayatı ve Şiirleri.

            HAKKINDA : Hayatı, sanatı ve eserleri üzerine 1998 – 99 Öğretim Yılı’nda Ege Üniversitesi’nde bir Doktora Tezi hazırlandı.

            Kaynak : Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi – 3288 Şâir ve Yazarın Hayat ve Eserleri. İhsan IŞIK – Genişletilmiş 2. Basım, sh. 117 – 118’de yayımlandı.

Süleyman Necmi Selmen
(1871 - 1943)

            Büyük Çerkes Sürgünü'nde Anadolu'ya gelerek Samsun yöresine yerleştirilen bir Vubıh ailesinden olup, 1871 yılında Bafra'da doğdu. Çiftçilikle uğraşan Selmeniko Hacı Hüseyin Bey'in oğludur. Mülkiye Mektebi'ni (Siyasal Bilgiler Fakültesi) bitirdi. Maliye Memurluğu stajını Sivas'ta tamamladıktan sonra Divriği, Gümüşhacıköy, Zile ve Merzifon ilçelerinde kaymakam olarak görev yaptı.

Hüseyin Gazi Tepesi - 1960'lı Yıllar

Kemalettin ŞENDOĞDU Fotoğraf Arşivi

            1908'de Çorum, 1909'da Yozgat'ta mutasarrıf olarak bulundu. 1910 seçimlerinde Canik (Samsun) Sancağı mebusu olarak Mebuslar Meclisi'ne katıldı. Birinci Dünya Savaşı'nda meclisin kapanması üzerine Canik Mutasarrıflığı'na getirildi. Aynı yıl Ankara ve 1916'da Diyarbakır Vâli Vekilliği'nde, 1918'de Sivas, 1919'da Trabzon Vâlilikleri'nde, 1922'de Sinop Mutasarrıflığı'nda, 1923'de Kastamonu Vâliliği'nde bulundu.

            Anadolu ihtilâli yıllarındaki görevleri sırasında Kuvay-ı Millîye'yi aktif olarak destekledi. TBMM'nin ikinci devresine Canik (Samsun) Milletvekili olarak katıldı. Bundan sonra yaşamı Samsun Milletvekili olarak geçti. Türkçe, Adiğece ve Fransızca biliyordu. 1943 yılında hayatını yitirdi.

AYSEL ALPSAL
(HİKÂYECİ – ELEŞTİRMEN / 1934 Zile Doğumlu))

http://www.kenthaber.com/Arsiv/IzBirakanlar/Tokat/Zile/IzBirakan_2730.aspx
http://www.kafkasrehberi.com/modules.php?name=biyografi&op=bak&id=37
http://www.simurg.com.tr/default.asp?page=show&action=69556
http://www.bkd.org.tr/biyografiler_ac.asp?id=74

 

Hikâyeci ve eleştirmen. Oset’lerin Abisalte ailesindendir. Yazar, 1934 yılında Zile İlçesi’nde doğdu. Ortaöğrenimini Adana Kız Lisesi’nde, yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı (1958). İstanbul Devlet Demir Yolları’nda avukat olarak çalışmaya başladı.

Öyküleri, tiyatro eleştirileri vb. yazıları Türk Dili, Varlık, Vatan, Yeni Kafkas, Yelpaze ve Cumhuriyet Sanat Eki gibi gazete ve dergilerinde yayımlandı (1958 – 1971). Bunlarda “dar aile çevresinden çıkarak büyük şehir ve gençlik çevrelerine giren genç kızların yaşam karşısındaki gözlemlerini ve kişiliklerini bulma çabalarını” işledi.

Necmi Muammer İlkokulu

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

Şimdiki hikâyeci kişiliğini veren ilk eserlerini 1957’den sonra yazmış, bu kitabına giren hikâyelerini 1958/59 yıllarında 'Vatan' Gazetesi’nde yayımlamıştır. Günlük olayları dış çizgileriyle anlatmaktan çok kişilerinin iç dünyasını inceleyen Aysel Alpsal, hikâyelerinde, dar aile çevresinden çıkıp büyük şehir ve gençlik çevrelerine giren kızların yaşama karşısındaki duygulu gözlemleri ve kişiliği bulma çabası içindeki çatışmalarını başarı ile vermektedir (Sıkıntı Odası – Arka Kapağı’ndan alınmıştır.).

 “Alaca Karanlıkta” adlı romanı da Cumhuriyet Gazetesi’nde tefrika edildi (1973). Sıkıntı Odası (1958) adlı bir de hikâye kitabı vardır. Türk Dili Dergisi’nde Hüzünlü Şarkı adlı yazısı yayımlanmıştır (Haziran 2002).

         Eserlerinden bazıları : Sıkıntı Odası (1958), Alaca Karanlıkta (1973).

Tokat ve Zile Yöresi Türkülerinin Derleme Çizelgesi

Yöresi

Kaynak Kişi

Söz

Derleyen

Müzik

Halk Türküsü

Tokat - Zile Sadık Doğanay   Ali Ekber Çiçek   El Vurup Yaremi İncitme Tabip
Tokat - Zile Sırrı Sarısözen   Muzaffer Sarısözen   Elinde Düldül
Tokat - Zile - Çakırcalı Köyü Murtaza Kurt   Arif Meşhur   Derdinden Del'oldum İnan Vallahi

Tokat

Hamdi Tüfekçi

 

 Nida Tüfekçi

 

Hey On Beşli

Tokat Sabri Çörek   Ahmet Yamacı   Tokat'tan Aldım Bakır
Tokat Âşık Vali Aydın   Muzaffer Sarısözen   Hanım Kızlar
Tokat - Sivas Muzaffer Sarısözen   Muzaffer Sarısözen   Burçak Tarlası
Tokat İbrahim Karataş Erzurumlu Emrah Mustafa Hoşsu   Bugün Ben Bir Güzel Gördüm
Tokat Âşık Eşref (Tombuloğlu - Mihrican Bahar   Yücel Paşmakçı   Başındaki Yazmayı
Niksar Hüseyin Arsal   Muzaffer Sarısözen   Kalenin Bedenleri
Niksar         Yayla Çiçeği misin?
Reşadiye Mihrican Bahar   TRT İstanbul Radyosu THM Müd.   Tinyaba'nın Daşları
Reşadiye Ramazan Çetin   Tuğrul Şan   Öğretmene Varamadım
Tokat Abbas Öz   Mehmet Erenler   Değmen Benim Gamlı Yaslı Gönlüme
Tokat - Reşadiye Ümit Tokcan   Tuncer İnan   Yeni Çiftlik Derler De
Tokat - Reşadiye Başaran Yıldız   Ümit Tokcan   Aşağıdan Gelen Yaylı Makine
Tokat - Reşadiye Mihrican Bahar   Ümit Tokcan   Yüce Dağ Başında Bir Ulu Pınar
Tokat - Reşadiye Mihrican Bahar   Mihrican Bahar   Güpürüm Gücüceksin
Ordu Muhsin Tercan   Yıldız Ayhan   Düz Mahalle İçinde
Tokat - Erbaa İbrahim Karataş   İbrahim Karataş   Mavi Yeleğin Oğlan
Tokat Selim Önder   Ahmet Yamacı   Çamlar Altına
Reşadiye - Tinyaba Hamdi Tanses   Hamdi Tanses   Bahçe Bara Mı Gider
Reşadiye Çakır Usta (Zurnacı)   Hamdi Tanses   Müdür Bey'in Yeşil Kürkü
Reşadiye Osman Özdenkçi - Cemal Karaelmas   Muzaffer Sarısözen   Kara Koyun
Tokat - Almus Muzaffer Sarısözen   Muzaffer Sarısözen   Burçak Tarlası

                                                                                     Çizelgeyi Hazırlayan : M. Ufuk MİSTEPE

     
Sayfa Devamını İzlemek İçin Tıklayınız

YAZDIR

   Zile Makaleleri Sayfasına

  Dönmek İçin TIKLAYINIZ !