ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 11 Ekim 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

A'DAN Z'YE
ZİLE'NİN TARİHÎ, MİMARÎ,
DOĞAL, KÜLTÜREL VE
BİLİMSEL BULGULARI - 4

Derleme : Hulûsi SEREZLİ
Araştırmacı -
Gazeteci - Newholland Traktör Bayii

 
18 Mart 1981 tarihli, Hürriyet Haber Ajans Genel Müdürü Oktay EKŞİ imzalı Muhabir Kartı.

Bu Makale Serisi'nde,
Zile hakkında münferiden ele alınmış özet konular yayınlanacaktır.

ÜZÜM VAKTİ GELENDE
Makale : Ressam Fikret TARHAN
Gönderen : Hulûsi SEREZLİ
(03 Eylül 1982 Cuma günü yayımlandı.)

Zile Kiraz Bayramı -Kirtik ve Lâley Kirazlar ile Pekmez Yapılan Narince Üzümleri / 1968
  
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği

            Bundan önceki yazımızda bayramların ve festivallerin kalıcı olabilmesi için temelde toplumun ruhunu saran nedenlerin bulunmasının mevsim ve doğa şartlarının elverişli olmasını ileri sürmüştük.

Solda : Mehmet SEZEN, Fikret TARHAN - Sağda : Mehmet SEZEN, Fikret TARHAN, Mehmet Âli ERDİN

Ressam Mehmet SEZEN Fotoğraf Arşivi (Zile'nin İlk Caz Orkestrası)

            Biz "Kiraz Festivali'ne Hayır!" diyen yazar kadar acımasız olamıyor ve "Zile Pekmez Şenliği"ne hayır diyemiyoruz. Bir Zileli olarak buna içimiz elvermiyor.

            Ancak teklif sahibi yazar arkadaşlarıma bugünki kurgu - bilim filmlerinde olduğu gibi zaman tünelinde bir pencere açıyor ve 40 - 50 yıl öncesinden bir tablo vermeye çalışıyorum...

Zile Kiraz Bayramı'ndan Enstantaneler / 1968
 
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği

 Ta! uzakta şaşaalı geçen tarihin bir yerinde
 Yaşayan bir ruh vardı cânım Zile'de
 Suların bol
 Derelerin yeşili bırakmadığı sonbaharlarda
 Şafakta ayağa kalkardı şehir
 Üzüm vakti gelende...

 Atlı, eşekli, heğ yüklü kervanlar dizilir karınca misali
 Daracık bağ yollarına.
 Kah
kahalara karışan eşek sesleri yamaçtan yamaca
 Sallardı ovayı bir uçtan bir uca.

 Narince, kadın parmağı, kömüş ciciği, çavuş
 Kınalı, misket, ardı benli,
güzel üzüm salkımları
 Kara üzümlerle sarmaş - dolaş şınavatlarda
...
 Ta! uzakta şaşaalı geçen tarihin bir yerinde
 Yaşayan bir ruh vardı cânım Zile'de.

 Sazlar çalınır, türküler söylenirdi derinden derine
 Şıra küpleri diplerinde...
 Bir buhurdan misali yayılırdı pekmez kokuları
 Bağ damlarından buram buram
 Şen şakrak al topuklu beyaz kızların
 Üzüm ezmeleri geçer gözlerimden
 Hâlâ duman duman...

 Balbaşı, duru, çalma, ekşi pekmez küpleri rengârenk
 Karışırdı köme, tarhana ve pestil küplerine kilerde
 Bir başka bolluk mu vardı bilmem eskilerde...
 Şimdi yeller eser o bucurgat misali
 Şınavatların eski yerinde

 Belki duyacaklar bunları yeni doğanlar bir gün ilerde
 Zamana asılı kalmış gerçek hikâyelerde.
 Ta! uzakta şaşaalı geçen tarihin bir yerinde
 Yaşayan bir ruh vardı cânım Zile'de
 Bağlarda, bahçelerde, ahşap evlerde...

                                                        01 Eylül 1982

Zile Turizm ve Tanıtma Derneği Çekimi


Kameraman : Mehmet SEZEN

           

ZİLESPOR'UN TARİHÇESİ
Araştırma : İlyas TEKKÖKOĞLU
Gönderen : Hulûsi SEREZLİ
(Türkiye Gazetesi Şirin ZİLE İlâvesi - 1983)

Bu fotoğrafta Zilespor'un asları geç de olsa İlyas Hoca'nın jübilesini yapıyorlar.
Vâli, Kaymakam ve Hâkim Beyler şeref vermişler. Kimler mi var?


 Hacı Osman, Çödek Dursun, Mehmet KARAKALKAN, Nurettin Kocamanoğlu, Ali Osman,
Necati Tekkökoğlu, İbrahim Aksoy, Şeyhoğlu Mehmet, Mustafa Hoca, Hayati Eryiğit, Kültür Mustafa,
İlyas TEKKÖKOĞLU, Elbaşoğlu Mehmet, Ömer Mantaş ve Muzaffer ÖVER.

            1932 yılında Rahmetli Fevzi ÇAKMAK Paşa Zile'mize teşriflerinde Zile Gençlik Kulübü'nün kurulmasını emretmişlerdir.

            Zile Gençlik Spor Kulübü 1932 - 1933 yıllarında Hami Paşay, Osman Özbilgin, Reşat Akman, Memduh Çamsoy, Abdullah Alp, Ahmet Hacıbaloğlu, Hankeri Giray, Bahri Akbay, Feyzi Eken, Muharrem Alacalı ve Mesut Göynücekli'nin Kurucu Yönetim Kurulu'nda vazife aldıkları tahmin edilmektedir.

ZES Futbolcuları Maç Öncesinde

Ressam Mehmet SEZEN Fotoğraf Arşivi

            1932 - 1933 sezonunda ilimiz Tokat Futbol Takımı'na karşı çıkmış olan takımımızda Osman Hacıbaloğlu, Abbas Alacalı isimlerine rastlanmakta. Bu ilk maçta seyircinin azlığı ve şimdiki Tokat'ın Tekel Binası'nın bulunduğu yerde bir tarlada oynandığı söylenmektedir.

1949 - Zile Spor Kulübü

Ressam Mehmet SEZEN Fotoğraf Arşivi

            1936 senesinde Zile Gençlik Spor Kulübü Tokat Bölgesi'nde ilk şampiyonluğunu almış ve bu seneden sonra çeşitli nedenlerle 1973 senesine kadar şampiyonluk alamamıştır.

            Türkiye ilçelerinin hiç birinde salon yokken Zile Gençlik, basketbolda üç defa Bölge Şampiyonluğu'nu kazanmış ve o senelerde grup maçlarının elemeli oynanması sebebiyle ilk maçını Galatasaray'la oynadı ve yenilerek elendi.

Belleklerimize Kazıdıklarımızla, Anılarıyla İçimizden Kimleri Yitirmedik ki?

Ressam Mehmet SEZEN Fotoğraf Arşivi

            1978 yılında Zile Gençlik Spor Kulübü'nün karşısına Esnafspor Kulübü kuruldu. O sıralarda anarşik olaylardan bu iki kulübümüzü kurtarmak için bu iki kulüp birleştirildi ve şimdi Tokat Amatör I. Küme'de mücadelesini daha bir güçlü sürdüren ZİLESPOR doğdu.

Zilespor Futbol Takımı

Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            Bugün Stadyum'u ve Kapalı Spor Salonu bulunan bir Zile vardır. Bundan böyle temennimiz 1983 - 1984 sezonunda maçların deplasmanlı olarak yapılmasıdır. Senelerdir maç seyretme zevkinden yoksun kalan Zile'nin sporsever halkı da Zilespor'un bundan sonraki başarılarını paylaşma imkânına sahip olurlar. Saygılarımla.

0 - 0 Berabere Biten Zilespor - Turhalspor Maçından Enstantaneler / 1968
 
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği

GÜREŞ'DE
MEDARI İFTİHARIMIZ
Haber : TÜRKİYE GAZETESİ TOKAT BÜROSU
Gönderen : Hulûsi SEREZLİ
(Türkiye Gazetesi Şirin ZİLE İlâvesi - 1983)

Güreşçimiz İbrahim BOZDAĞ güreşde Zile'mizin de adını duyurdu.

İbrahim BOZDAĞ yapılan bir karşılaşmada galibiyeti ilân edilirken.

İbrahim BOZDAĞ

            Evet, bizim Zile'mizden de güreşçi çıkmıştır. Hem de medarı iftiharımızdır.

            En son 1982'de Antalya Elmalı Yağlı Güreş Üçüncüsü olan İbrahim BOZDAĞ bu sene de büyük bir gayretle güreşlere hazırlanıyor. Kendisiyle görüştüğümüz İbrahim BOZDAĞ bize şu açıklamada bulundu.

            1960 Zile doğumluyum. Spor hayatıma Zile'de başladım. Çeşitli müsabaka ve törenlerde gösteri yaptım. 1975 yılında Tokat'ta açılan Spor Eğitim Merkezi güreş seçmelerine girerek güreş minderi hayatıma başladım ve ilk müsabakamda 1976 yılında yıldızlar Türkiye 4'üncüsü oldum. Halen Şekerspor Kayseri Takımı'nda 82 kg olarak spor hayatımı sürdürüyorum.

Panayır Şenliklerinde Karakucak ve Yağlıgüreş Müsabakalarından Görüntüler
  
Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi

            Hocam 1967 - 1968 Avrupa Şampiyonu Mehmet ESENCELİ ilk hocam, Hüseyin AKBAŞ ve Mehmet GÖÇER hocalarımın nezaretinde çalıştım. Birçok müsabakalarda başarılı maçlar çıkararak Genç Millî Takım kamplarına kadar yükseldim. Derecelerim şöyle :

            1977    Türkiye 3'üncüsü
            1978    Gençler Grup Şampiyonluğu
           
1978    Gençler Türkiye 3'üncüsü
           
1978    Büyükler Grup Şampiyonu
           
1979    Gençler Türkiye 2'ncisi
           
1980    Gençler Türkiye 4'üncüsü
           
1981    Uluslararası Yaşar Doğu Serbest Güreş Şampiyonası 2'ncisi
           
1981    100. Yıl Uluslararası Atatürk Şampiyonası 2'ncisi
           
1982    Büyükler Türkiye Karakucak Şampiyonası 2'ncisi

İLÇEMİZİN TARİHÇESİ
Hazırlayan : Salih ÖZAYDIN
Gönderen : Hulûsi SEREZLİ
(Türkiye Gazetesi Şirin ZİLE İlâvesi - 1983)


Zile Kalesi Surları - Hulûsi SEREZLİ Fotoğraf Arşivi

Zile ve dolayları birçok akınlara uğramıştır!

            Zile'nin kuruluşu hakkında birçok kayıtlar bulunmaktadır. Bazı kayıtlarda isminin Zelâ olarak geçtiğini görmekteyiz. Bu konuda en iyi bilgi, M.Ö. 63 ve M.S. 19 seneleri arasında yaşayan en eski çağların meşhur Yunan Coğrafyacılarından Amasyalı STRABON'un eserinde bulunmaktadır.

            Buna göre : M.Ö. 1900 yıllarında Ninova Melikesi (Kraliçesi) meşhur SEMİRAMİS - Şahmeryem tarafından kurulmuştur. Şehrin ortasındaki tepe o zamanlar insanlar tarafından yığılan topraklarla meydana gelmiştir. Bugünkü Zile Kalesi'nin bodrum ve Şekerap Suyu'na inen gizli tünellerinin Mihridat tarafından yaptırıldığı söylenir.

            Zile ve dolayları birçok Türk akınlarına uğramıştır. M.Ö. 420 senelerinde İran Şahı Erdeşir Şah II tarafından ele geçirilmiş ve bu mıntıkaya vâli olarak tayin ettikleri Aryomarzani ailesi uzun müddet buraları idaresinde tutmuştur.

            Bu arada Makedonya Hükümdarı Büyük İSKENDER'in istilâsına uğrayan Zile Pontus Hükümdarı Mithridates III tarafından yıllarca müdafaa edilmiştir. Zile, Pontuslular ve Romalılar arasındaki harplere de sahne olmuştur. Tarihte MİTHRİDATES Harpleri adını taşıyan ve üç defa tekerrür eden bu harplerde son olarak Romalı General Pompeius (M.Ö. 66 - 62)'de Zile ve dolaylarını bir Roma eyaleti haline getirip teşkilâtlandırmıştır.

            Pontus Kralı Pharnakes I (M.Ö. 185 - 160) tarihlerinde Zile ve dolaylarını Romalılar'dan geri almıştır. Roma İmparatoru Sezar tarafından Zile ve dolayları tekrar Roma topraklarına katılmıştır. Tarihte "Veni - Vidi - Vici" 'Geldim. Gördüm. Yendim.' sözleriyle meşhur mektubunu Zile Ovası'nda yaptığı muharebeyi kazandıktan sonra yazmıştır. Bugün Zile kalesinde yuvarlak bir taş üzerinde yazılı aynı kelimeleri görmek mümkündür.

Lâtince Yazılı Roma Sütunu

Hulûsi SEREZLİ Fotoğraf Arşivi

            Zile Romalılar'dan Selçuklular'a geçmiştir. Bu arada Moğol hükümdar ve ordularının hücumlarına mâruz kalan Zile ve dolaylarının yanıp yıkıldığı kayıtlarda rastlanmaktadır.

            Zile dolaylarının 1256'da İlhanlılar'ın 1335'de Ertena Oğulları'nın ve 1381 tarihinde Kadı Burhanettin'in eline geçmiş ve bölgede isyanlar birbirini takip etmiş ve bundan huzursuz olan halk Emirler ile birleşerek Osman Oğulları'na bağlılık isteyip YILDIRIM BAYAZIT'a müracaat etmişlerdir.

            Yıldırım Bayazıt da 1392 tarihinde Zile ve dolaylarını hâkimiyeti altına alarak huzura kavuşmuştur. Osman Oğulları eline geçen Zile, idare bakımından Tokat'la birlikte Amasya'ya bağlanmıştır.

            Zile Osmanlılar zamanında gelişmiş, güzel eserlerle süslenmiştir. Tarihî yapılardan Ulu Câmi ile Zile Kalesi ve Amfitiyatro yeri görülmeğe değer güzel eserlerdir.

Ulu Câmi ve Hükûmet Meydanı - 1972

Hulûsi SEREZLİ Fotoğraf Arşivi

            Şehrin 7 medresesi, 30 câmii vardır. Fatih devrinde Hacı Alioğlu İsmail tarafından Küçük Minare Mahallesi'nde Hoca İshak Câmii, şehri süsleyen güzel anıtlardandır. Diğer anıtlardan Musa Fakih Türbesi, Ali Kadı Mahallesi'nde olup, 1206 ve 1305 tarihli iki kitabesi bulunmaktadır.

            Yeni Hamam, 16. yüzyılda yapılmıştır. Boyacı Hasan Ağa Câmii, Sakiler Mahallesi'nde bulunmaktadır. Bânisi Ali Bin Sultan Hoca'dır. Kitabesi vardır ve 1497 yılında yaptırılmıştır.

Hoca İshak (Güdük Minareli) Câmii ve Boyacı Hasan Ağa Câmii
 
Necmettin ERYILMAZ Fotoğraf Arşivi

            Zile Osmanlılar zamanında önemli bir ticaret merkezi olarak gelişmiştir. İmparatorluk gerileyince Zile de ihmale uğramış, sonra önemini kaybederek küçülmüştür.

            Cumhuriyet'in ilk zamanlarında Zile büyük bir gelişme gösterememiştir. Fakat tabii zenginliği zamanla kasabanın önemini artırmış, halkın ticarete olan meyli ve çalışkanlığı ile Zile yeniden gelişmeye başlamıştır. Zile'nin en büyük noksanı yoludur. Zile çevresinde yetiştirdiği ürünleri dış pazarlara kolaylıkla götürecek ulaşımdan ne yazık ki yoksundur!

            Zile çevresi yurdumuzun en verimli topraklarına sahiptir. Buranın pekmezciliği meşhurdur. Zile pekmezi yurdun her yerinde aranır. Çünkü Zileliler pekmezi en iyi üzümden (Narince) ve özenilerek yapılmaktadır.

            Zile Ovası Pancar ekimine de çok elverişlidir. Zile her şeyden önce bir üretim merkezidir. Yurdumuzun en ünlü afyonu Zile' den çıkarılmaktaydı. Zile'nin meyvesi bol, bağcılığı ileridir.

Zile Ovası'nda Haşhaş Çizimi / 1968 / Zile Çiftçisi Özel Bıçağıyla Haşhaş Çiziminde
   
Kameraman : Mehmet SEZEN - Turizm ve Tanıtma Derneği

            Zile şehir olarak bugün yeni bir görünüşe bürünmektedir. Yeni kurulan çarşısı O'nun ticaret hayatını daha canlı bir hale sokmuştur. Zile'de her yıl Kasım ayında panayır kurulur. Burası yurdun her tarafından tüccar çeker.

Ekonomiye Damgasını Vuran Zile Panayırı'nın Panoraması - Sağda Zile Kalesi

Gönderen : Hulûsi SEREZLİ - Zile Postası Gazetesi Panayır İlâvesi 19 Ekim 1965

            Zile güneyde Çekerek yüzünden Sorgun - Yozgat - Yerköy - Kırıkkale - Ankara'ya karayolu ile bağlanmaktadır. Diğer taraftan Zile, Artova üzerinden Yıldızeli'ne karayolu ile bağlanacak olursa Sivas'la ilişkisini daha kolay kurabilecek, bölgenin ekonomisi gelişecektir. Çünkü Zile'nin büyük merkezlerle olan ilişkisi şimdiye dek çok güçtü. Yetiştirdiği ürünleri büyük pazarlara kolaylıkla götüremiyordu. Bu ulaşım kolaylığı Zile'nin gelişmesinde yeni bir dönüm noktası olacaktır.

ZİLE KALESİ
Haber : Hulûsi SEREZLİ
ZİLE, (Tokat), (hha)


Sezar’ın beş gün süren meydan savaşından kalan “Veni – Vidi – Vici”
(Geldim – Gördüm – Yendim) yazılı ünlü taş mektubun bulunduğu
beş bin yıllık geçmişi bulunan tarihî Zile Kalesi ilgisizlikten
kaderine terk edilmiş durumda.  (Foto : hha / Zile – TOKAT)

SAHİPSİZLİKTEN HARABE HALİNE GELEN
ZİLE KALESİ İLGİ BEKLİYOR

            ZİLE, (Tokat), (hha) – Beş bin yıllık bir geçmişe sahip tarihî Zile Kalesi ilgisizlikten kaderine terk edilmiş durumda.

            Zile’nin tam ortasındaki haşmetli görünümü, surları, Sezar’ın ünlü Taş Mektubu, Saat Kulesi, zindanları, tiyatrosu, yer altı yollarıyla bir tarih hazinesi olan Zile Kalesi harabeye döndü. Belediye’nin kendi arsasında ücretsiz olarak verilen MÜZE’nin yapılmaması da birçok tarihî eserin kaybolmasına, çalınmasına neden oluyor.

            İlçeyi gezmeye gelen turistin ilk uğrak yeri olan Zile Kalesi, şimdilerde otlar bürümüş bir halde hayvanların gezdiği bir yer oldu.

Zile Kalesi'nde Roma Dönemi Taş Yontuları

Necmettin ERYILMAZ Fotoğraf Arşivi

            Sezar’ın beş gün süren büyük meydan savaşından sonra zaferini duyurmak için yazdığı “Veni – Vidi – Vici” yazılı (Geldim – Gördüm – Yendim) taş mektup, kitabeler ve mil taşları gelişigüzel kale içine atılmış durumda.

            Kültür Bakanlığı’nın bir an önce gerekli onarımı yapmasını isteyen Zile halkı, 30 – 40 yıllık binalara tarihî eser damgası vuran ve koruyan yetkililerin, 5 Bin yıllık geçmişi olan Zile Kalesi ile ilgilenmesini bekliyorlar.

Tarihî Kültürel Mirasa Duyarlılık

Sahipsizliğe İsyan (!)

     
Sayfa Devamını İzlemek İçin Tıklayınız

 

YAZDIR

   Zile Makaleleri Sayfasına

  Dönmek İçin TIKLAYINIZ !