ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 23 Aralık 2007 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

ÜNYE İÇİN
ALTERNATİF
YATIRIM KAYNAKLARI

Tebliği Sunan : Dr. Mehmet Hilmi GÜLER
(Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı)

Sayın Bakanımız Mehmet Hilmi GÜLER Ü-STP Standını Şereflendirdiler
Kaymakam Dr. Osman GÜNAYDIN, Belediye Bşk. Ahmet ARPACIOĞLU, Milletvekili Mustafa HAMARAT

ÜNYE İÇİN
ALTERNATİF
YATIRIM KAYNAKLARI

I. Ünye Kurultayı - 15 Kasım 1998
ÜNDER - Ünyeliler Derneği


ÜNDER - Ünyeliler Derneği Yayınları No. : 1, 176 sayfa, 53 - 63. sh.'de yayımlandı.
I. Baskı, Kasım 1999, Yapım : ÜNDER

            Sunucu : Bugünkü programı başlatmak üzere Prof. Dr. Şefik Dursun'u kürsüye davet ediyorum.

Prof. Dr. Şefik DURSUN
I. Ünye Kurultayı Düzenleme Komitesi Başkanı

            Yönetici : I. Ünye Kurultayı'nın değerli katılımcıları, hepinizi saygı ve sevgiyle selâmlıyorum. Bugün de hava çok güzel, çünkü bilindiği gibi bilimsel programımızın ardından Ünye'nin tarihî yerlerini, turistik merkezlerini görmek üzere bir gezi tertip edilmişti. O uygulandı; inşaallah bugünkü gündemimiz Ünye için alternatif yatırımlar. Ünye'nin eğitim kapasitesinin sorunlarını dün takdim etmişti Nedim Bey. Bugün Ünye'nin şehircilik ve çevre hallerinin değerlendirilmesi ikinci tebliğ olacak. Üçüncü tebliğ de Ünye'de sağlık hizmetlerinin boyutu ve geliştirilmesi.

            Ben, Etibank eski Genel Müdürü, Ünyeli hemşehrimiz, TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı değerli bir bürokratımız Dr. Mehmet Hilmi Güler Bey'i Ünye için alternatif yatırımlar tebliğini sunması için kürsüye davet ediyorum.

Dr. M. Hilmi GÜLER (Solda) ve Eski Belediye Başkanı Osman YURT

I. Ünye Kurultayı - 15.11.1998 Ünye

            Dr. M. Hilmi GÜLER : Teşekkür ederim. Değerli milletvekillerimiz, kıymetli misafirler. Hepiniz hoşgeldiniz. Bugünkü Ünye ile ilgili konulara gelmeden önce altyapıyı oluşturmak üzere kısa bir ufuk turu yapıp Dünya'ya göz atalım, ondan sonra konumuza dönelim.

            Bir tatil gününde buraya böyle yoğun bir ilgiyle teşrif ettiğiniz için size teşekkür ediyorum ve bir sohbet havasında bu konuları sunmaya çalışacağım.

            Dünya'ya şöyle bir göz attığınızda, (sinevizyon) burada dikkati çekmek istediğim birkaç nokta var. Günümüzde Dünya gayr-ı safî millî hâsılasının % 20'sini sağlayan Asya - Pasifik ülkelerinin paylarının gelecek yüzyılda % 25'e çıkacağını burada görüyoruz ve Avrupa bölgesi % 23'e kadar Dünya gayrı safî millî hâsılasını oluşturmakta. Kuzey Amerika, Kanada ile birlikte % 38'i, 20'si de Asya - Pasifik Bölgesi oluşturmaktadır. Bu, 2000 yılında % 25'e çıkacak; bu yarışın temeli araştırmalar ve eğitime verilen ağırlıkla doğru orantılı olarak gelişiyor. Ve bu bölge büyük bir hızla Dünya gayrı safî millî hâsılasında büyük bir paya sahip olmakta. Bu konunun Ünye'yle alâkasını birazdan kuracağım.

            Ünye'nin konumu çok ilginç. Özellikle Karadeniz Ekonomik İşbirliği çalışmaları bu büyük bir potansiyeli kabzetmekte. Bu kısa zamanda yapılırsa, limanı tamamlanırsa bu Ünye'ye büyük bir avantaj sağlayacak.

Ünye Liman ve Tersanesi - Ünye Ekonomisinin Sanayi Gücü

            Ve Ünye bulunduğu yer ile Gürcistan, Romanya gibi ülkelerle bir bütün teşkil etmektedir. Biz de bu projeyi yaparken meseleye lokal olarak değil, global olarak bakmak zorundayız. Eğer iyi bir iş yapmak istiyorsak büyük düşünmeliyiz. Bizim komşularımız Fatsa ve Samsun'la sınırlı değil, denizleri kullanacak olursak dış devletlerdir. Denizlerimizi kullanamıyoruz ama kullanmak zorundayız.

            250.000 US$ civarında bir yatırımla ikinci el bir gemi alınabiliyor. Bununla da herhangi bir ülkeyle pekalâ iletişim kurulabilir. Buna dikkat etmekte fayda var. Şu anda Dünya ekonomik krizin arifesinde.. bu gibi durumlar bazı ülkeler için şanstır. Ve biz bu fırsatı kullanmalıyız. Şu iki - üç sene içinde Ünye'de çok faydalı çalışmalar yaparak kalıcı yatırımların temeli atılabilir, bu bir kuluçka dönemi olabilir. Bu dönemi çok iyi değerlendirmek lâzım. Yapılacak çalışmaların çok iyi tartışılarak ayarlanması gerekir. Biz Türkler umumiyetle oturur kararlar alırız, tartışmayız. Japonlar ise günlerce - aylarca uzun tartışmalarla karar alırlar, hiç sorun çıkmaz. Ama bizde sorunlar peşpeşe gelir. Ünye'nin bir yatırımcı için avantajları da var, dezavantajları da var. Sanayi merkezlerine uzaklığı bir dezavantajdır. Ama avantajları da var. Bunlardan biri Pazar günü bile böyle bir toplantıya bu kadar kalabalık bir katılımın olmasıdır.

            Globalleşmeyle birlikte en önemli kavramlardan bir tanesi de serbest rekabet. Bir şeyi üretirken sadece Ünye veya Türkiye için uygun olması değil, Dünya çapında rekabete uygun olması gerekir.. sağlıklı bir yatırım yapmak istiyorsak.

            Şimdi size bir tablo takdim edeceğim. Bunlar Türkiye için avantajlı sektörler. Bunlar ayrıca birbiriyle rakip sektörler. Bunlar Ünye için de önemli. Başlıca rakipler ve rekabet edilen sektörler : Meselâ turizmde, demir-çelik ve gıdada İspanya bizim rakibimiz. Yunanistan hâkeza turizm, gıda, su ürünlerinde; Güney Kore ipekli dokuma, giyim, inşaat gibi sahalarda bizim rakibimizdir.

            Bir de burada bilimsel ve teknik açıdan sektörlere bir bakalım. Yani geliştirilen teknolojilerde deneyim ve 21. yüzyılın sanayi teknolojileri isimli bir grafik. Burada, seramik, demir-çelik, bilgisayar, iletişim gibi kısımlar var.

            Bunlardan bahsetmemin sebebi bizim konvansiyonel sanayi türlerinden başka, bu sahalara göz atmanın yararlı olacağını düşündüğüm içindir. Çünkü kalıcı bir çalışma yapmak istiyorsak, Ünyeliler 2000 yılının yatırımlarını şimdiden tartışmak zorunda. Türkiye'nin teknolojik açıdan rekabetteki konumu şöyle :

            Herhangi bir yatırım yaparken iki eksen üzerinde düşünmekte fayda var. Bunlardan düşey eksende Türkiye'nin rekabet gücü, altta da teknolojinin önemi. Petro-kimya, elektronik malzemeler gibi sanayi kollarını alabiliriz. Bunlar büyümeye müsait sektörlerdir. Ünye'nin çok kıymetli killeri var. Kütahya gibi bir seramik merkezi olabilir. Bir cam merkezi olabilir. Gayemiz bitkisel ürünler, hayvancılık yapılan bölgelerden sanayi alanında da en üst sahalara ilerlemek olmalı.

            Bir realiteden size bahsetmek istiyorum. Devlet Plânlama'nın raporuna göre Ordu ve Ünye'nin gelişmişlik raporundan size bahsetmek istiyorum. Ordu'nun 858 ilçe arasındaki gelişmişlik sırası 245, il içindeki gelişmişlik sırası 3 olarak gözüküyor. İkinci ise Fatsa. Bütün faktörler buna dahil (elliye yakın kriterden geçmiştir). Ordu'nun toplam ihracatı 65 - 70 milyon dolar civarında, ithalâtı da 7 milyon dolar civarında. Sadece fındıktan fert başına 76 - 80 dolar civarında bir ihracat yapılıyor, ihracat açısından Türkiye'nin önde gelen illerinden. Ama devlet yatırımında en geri sıralarda kalıyor. Ürettiği kadar devlet yatırımlarından pay alamıyor. 1992'deki bir araştırmaya göre 72 il arasında Ordu yatırımlarda sonuncuydu.

Ünye Havaalanı'nın Açılış Günü Anısına

Racih Tokaç Fotoğraf Arşivi

            Herkes Güneydoğu diyor. Oraya yatırım götürüyorsunuz. Millet grayderleri yakıyor. Biz bir Karadeniz yolunu yaptıramadık. Son derece modern bir arabayla Ordu'ya zor şartlar altında gittik. Böyle bir çarpıklık var. Bunu önlemek için her şeyi devletten beklemeyelim. Kendi göbeğimizi kendimiz keselim. Nasıl ki, bir Konyalı, Yozgatlı bir araya gelip çok ortaklı Ortadoğu'da ve Dünya'da şirketler kuruyorsa biz de Ünyeliler birleşelim.

            Bunun için bu iç çekişmeleri, dedikoduları bırakalım. Biz iki ay çalışıp on ay yatan bir bölgeyiz. On ay yatan insanlar da, iş yerine başka şey üretir. Bu bakımdan geri kalan zamanı değerlendirmemiz lâzım.

            Diğer önemli husus şu : Burada çalışan nüfusun % 82'si tarım sektöründe, % 3'ü sanayi, % 14'ü hizmetler kısmında çalışıyor. Toplam sanayi tesislerinin % 83'ü tarıma dayalı, % 17'si diğer sektörlerden oluşuyor. Bunlardan % 28'i daimî, diğerleri mevsimliktir. Bundan dolayı sıkıntılar doğmaktadır.

            Bir başka çarpıcı gerçek; Karadeniz'in nüfus oranı % 13, millî gelirden aldığı destek % 9,5'tur. Biz her halimizle örnek bir bölgeyken buraya yatırımın damlası dahi maalesef gelmiyor. Artık biz şikayet modundan çıkıp kendimiz bir şeyler yapmaya çalışacağız. Bölgemizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak.

            Burada on ilin imalât sanayii sektörel dağılımını göstermek istiyorum. Nüfusu 1 milyona yaklaşan ilin toplam sanayi faaliyetleri şöyledir : Burada en önemli faaliyet "fındık kırma"dır. Entegre fındık tesisi, soya yağı (ayçiçek yağı) her sahada son derece faydalıdır.

            1955 - 56'larda soya fasulyesini biz ihraç ederdik. Sonra soya fabrikası kuruldu. Biz kullandığımız bilinçsiz ilâçlarla bunun kökünü kuruttuk. Neticede şimdi soya fabrikasına Trakya'dan ayçiçeği geliyor, orada işleyip soya yağı çıkarıyoruz. Böyle çarpık bir sanayi politikamız var. Dikkat edin Rize'de millet Lipton Çayı içiyor. Böyle bir çarpıklığı yaşamamak için Ünyeliler'in düşünerek hareket etmesi lâzımdır. Simdi vizyon - plân ve bütçeler arasındaki ilişkiyle alâkalı bir grafiği yorumlayalım.

            Herhangi bir şeyi yapmanız için önce bütçeniz olacak. İkinci olarak plânınız, üçüncü olarak stratejiniz, amaç ve hedeflerden oluşan vizyonunuz ve bir de hedefiniz... Zaman ekseni üzerinde bu silsileyi muhakkak takip etmemiz gerekir. Bunlar eksik olduğu zaman ilerde sıkıntı çekmemiz mukadderdir.

            Büyüme potansiyeli olan ürünleri incelemek inşaallah hepimiz için hayırlara ve yeni yatırımlara vesile olur. Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye olan oranına dikkatli bakmak lâzım. Dondurulmuş gıda Türkiye'de 450 g tüketiliyor. Avrupa'da 20 kg Beyaz et Türkiye'de 9, AB'de 19, aradaki oran 2,1'dir. Kırmızı et, yumurta, işlenmiş süt, tozşeker gibi ürünlerin AB'ye oranını görüyoruz.

            Bir ürün tüketiliyorsa talep var demektir. Bu iç pazar demektir. Biz bu ürünleri üretip, ihraç etmek istiyorsak muhakkak ambalaj tesislerimizin olması gerekir. Gıda mühendislerinin hazırlık yapması, fizik mühendislerimizin hesaplamalar yapması icap eder. Biz bu potansiyeli hazırlarsak hayırlı bir iş yapmış oluruz.

DURAK FINDIK TESİSLERİ
  

            Son 6 yılın büyüme ortalamalarına bakacak olursak şunu görürüz. Gıda sektöründe 156 bin kişi istihdam edilmekte. İhracat 3 milyar dolar, ithalât 1,5 milyar dolar. Yakın gelecekte ticaret hacmi 1 milyar dolar. İşin ilginç tarafı biz halâ tarım ülkesi olan ülkemizde ihracatın yarısı kadar ithal ediyoruz. Çay ülkesi olan biz çay ithal ediyoruz. Eğer ticaret hacmi 1,5 milyar dolara çıkarsa Ünye bundan neden faydalanmasın? Bizim de çok güzel incirimiz var, fındığımız, kirazımız vs. var.

            Bir de yanlış bir şey var. Bizim sanayi ülkesi olmamız isteniyor ama tarım ülkesi olmak da ayıp değil. Tarım sanayii de önemli. Katma değerle ilgili önemli kriter var elimde size ondan bahsetmek istiyorum. Yatırımın değerini oluşturacak nitelikte sebzeyi konserve yaptığınız zaman değeri 7,5 misli artıyor. Canlı sığırı et yaptığınız zaman değeri 1,5 kat, dondurduğunuz zaman 5 misli, salam olunca, 5,5 misli artıyor.

            Buğday, un olduğu zaman 1,7; hamur olunca 8 kat değeri artıyor. Yani bir koyup kat kat fazlasını alıyorsunuz. Cam tam 15 misli artıyor. Bunun için camı hammadde olarak alıp şekil veriyorsunuz. Çok fazla emeğe gerek yok. Bu sahalara mutlaka çok detaylı olarak girmekte fayda var.

Yatırım ve Duyarlılık Gerektiren Bir Görüntü Kirliliği

            Şimdi size ekonomik kalkınma projeleriyle ilgili bir liste takdim ediyorum. Bir yatırımın ilk önce fizibilite raporlarının dikkatle incelenmesi, düşünülmesi gereklidir. Altyapısı, teknolojisi pazarlaması, ambalajı, kredisi, hepsinin bir bütün olarak incelenmesi ve öz kaynakla hareket edilmesi gerekir.

            Bir yatırımın üç etabı var; yatırım, üretim ve pazarlama. Buradaki en önemli nokta pazarlamadır. Mühim olan ürünü satmak. Bir şekilde üretimi yaparsınız, tabii ki müşteriyi tatmin etmek de çok önemli. Bunu becerirseniz üretimi tekrar yönlendirebilirsiniz.

            Besicilik, arıcılık, tavukçuluk, sera ürünleri, patates, soya, mantarcılık, entegre et tesisleri, sera çiçekçiliği gibi. Eğer biz bu alanlara yatırım yaparsak ve bu sahalarda büyük tesisler kurarsak 1'e 10 alma imkânımız vardır. Biz kendi ürünlerimizin kıymetini bilmiyoruz. Yani bizim kesinlikle tarım ve hayvancılığı ihmal etmememiz gerekir.

            Gelelim sanayiye; orman endüstrisinde kızılağaçlar kullanılırsa çok fazla verim alınabilir. Kızılağacın büyüme süresi fındığa göre daha avantajlıdır.

            Taze işlenmiş meyve ve sebze Ünye şartlarına çok uygundur. Bu ayrıca bir sanayi demektir. Helva - reçel; bu sahada fındık değerlendirilebilir. Şekerli, çikolatalı mamuller, bisküvi, makarna gibi ürünler Ünye'nin kalkınmasını sağlayacak başlıca sahalardır. Bunlar arasında; halıcılık, konfeksiyon, madencilik, çelik tencere, PVC, lâstik kaplama, ambalaj sanayii, balıkçılığı da zikredebiliriz. Ayrıca tuz fabrikası, çuval ve naylon poşet imal fabrikası, kâğıt peçete, tuvalet kâğıdı imal tesisi. Tabi suni mermer şekillendirme tesisi, dikenli tel ve çivi imalât tesisi, Rusya'dan çok ucuz demir geliyor, alıp kullanabilirsiniz. Çivi imalâtında sirkülâsyondan kazanırsınız. Meyve suyu imalâtı, buna büyük bir talep var. Kişi başına tüketim 4 - 5 litre civarında.


http://www.unyekimyasanayi.com.tr/


Ü.K.S. YAPIŞTIRICI

Ü.K.S. DERZ DOLGU MADDESİ

Ü.K.S. GRANiT YAPIŞTIRICI

            Bunun dışında mısırdan yağ ve nişasta çıkarmak gibi büyük yatırımlar da düşünülebilir. Fındık kabuğundan asetik asit ve aktif karbon üretilebilir. Bununla ilgili bir sanayi kolu kurulabilir. Seramik tesisi kurulabilir. Son derece faydalı bir yatırım alanıdır bu. Mısırı yemekten ziyade hammadde mahsulü olarak kullanmakta son derece fayda var.

            Burada son olarak söyleyeceğim iki nokta var. Bundan biri savunma sanayii ürünleriyle birlikte, enerji yatırımları. Türkiye gelecek 15 yılda 150 milyar dolar savunma sanayii ürünlerinde harcama yapacak. Enerji sektöründe de 60 milyar $ yatırım yapacak. Ünye bundan payını alacak. Çünkü hem kalkınmada öncelikli yörede hem de olağanüstü hal bölgesi. Teşvik alması yatırımı kolaylaştıran bir unsurdur. İllâ teşvik var diye yatırım yapılmaz. Öncelikle el işlemelerine dayalı noktalarda savunma sanayii ürünleri üretilebilir. Silâh sanayiinin kuruluşunda Makina Kimya Genel Müdürü olarak ufak bir turum olmuştu. Şimdi Ordu bölgesinin çok başarılı olamadığına dair bir şeyler duydum. Çok üzüldüm.

KARADENİZ'İN GURURU
ÜNYE MAKİNA VE SİLÂH SANAYİ A.Ş.

                   

            Yani bu sanayide farklı âletler de üretilebilir.. dikiş makinasından tutun, buzdolabı, bisiklet parçalarına kadar ince ufak parçaların üretimi yapılabilir. Buradaki hiçbir tezgâh ve hiçbir kimse boş durmamalı. Biz de bu toprakların hakkını vermeliyiz. Hepinize teşekkür ediyorum.

            Yönetici : Dr. Hilmi Güler'e bu güzel konuşmasından dolayı çok teşekkür ediyoruz. Tarım, hayvancılık ve sanayiyle ilgili tüm sorunlarımızı dile getirdi. Türkiye'nin veya Ünye'nin kalkınması için Kuvay-ı Milliye ruhu olmalı Belki o zaman belli bir yerlere gelebiliriz?

            SORULAR - ELEŞTİRİLER :

            Hasan ŞİMŞEK : Türkiye'nin balının, % 70'i Ordu'da üretiliyor. Hocamızın bu konuda yaptığı bir araştırma var mı?

Hasan ŞİMŞEK (ÜNMAK Silâh San.)

M. Hasan ÖZ (Eski Ordu Milletvekili)

            Dr. M. Hilmi Güler : Yok.

            Prof. Dr. Y. Nurettin İSMAİLÇELEBİOĞLU (Ordu Ziraat Fakültesi Dekanı) : Soya ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. Soya biliyorsunuz daha çok taban arazilerde yetiştirilir. Soya kaldırıldı. Şimdi yerini fındık aldı ki, hiç fındığın yeri olmayan arazi türüdür. Çünkü taban suyu yüksektir. Şimdi fındık da kaldırıldı, yerini beton binalar aldı. Gelecek nesiller bize beddua edecek ve bir avuç toprak bırakmadınız diyeceklerdir.

            ÇAMSAN'la ilgili konuya gelirsek, kereste olarak kullanılmayan çalı çırpı, ormangülü gibi şeyleri işlemek için kurulan sanayi tesisidir. Ancak görülüyor ki onların birinci sınıf ağaç olarak öğütüldüğünü, doğanın katledildiğini göreceksiniz.

            Kızılağaç meselesine gelince. Çok güzel bir ağaç türüdür. Köklerindeki bakteriler sayesinde havayı serbest bırakarak toprağa bol miktarda azot bırakır, ama kızılağaç hiçbir zaman fındığın alternatifi olamaz. Ancak kızılağacı fındık bahçelerinin arasına dikmenin (30 - 40 metre mesafede) faydası vardır.

Prof. Dr. Y. Nurettin

İSMAİLÇELEBİOĞLU

            Efendim, "tarım ülkesi olmak utanılacak bir şey değildir" dediniz. Ben bu tâbiri kabul etmiyorum (dil sürçmesi olabilir). Tarım ülkesi olmak iftihar edilecek bir haldir. Eğer bugün Güneydoğu'da başımıza belâ kesilen birçok millet varsa bu Güneydoğu'nun tarım ürünlerini birkaç katına çıkaracak potansiyele sahip olmasının dış devletler tarafından kullanılmak istenmesindendir.

Hammadde Olarak Lif - Yonga Odunu ve Yapacak Olmayan Odun Materyali Kullanması Gereken ÇAMSAN Tesisleri

            Dr. M. Hilmi Güler : Ben kızılağacı fındığa alternatif görmüyorum. Çünkü burada onu aramıyoruz. Söylediklerinize katılıyorum. Ama ÇAMSAN'da kullanılan ağaçlar bozulmuş, kimyası kalmamış ağaçlardır. Bildiğiniz gibi ağaç kesimi müsaadeye tâbidir, izinli yapıldığına göre bunlar kesimine müsaade edilen ürünlerdir.

            Prof. Dr. Coşkun KÖYCÜ : TEMA Vakfı olarak kavak ağacından daha kaliteli ama kavak ağacından daha uzun zamanda yetişen bir ağaç türü aradık. Yeni Zelanda'dan uzman getirdik. Ben uzmanı TEMA bölgesinde gezdirdim ve ÇAMSAN'a da gittik. Arkadaşlarımızın ikisi de haklı. ÇAMSAN'da teknoloji çok eski ve fazla enerji tüketiyor. Bizim bu konuda bir projemiz olmuştu. Burada zikretmek istedim.

Prof. Dr.

COŞKUN KÖYCÜ

            Soru : Burada bentonit ve alternatif kil kaynaklarının özel durumu nedir? Seramik sanayii ile ilgili hammadde olarak bir ihracat var mı, bunlarla kim uğraşıyor? Onların mamul olarak üretilmesi konusunda bir uğraş var mı? Bugün Bozüyük ve memleketimizin bazı yerlerinde bazı sanayiler o şehirle özdeşleşir. Meselâ Karaman - unlu mamuller - Ünye'de böyle bir sanayi oluşabilir mi? Seramik ve kil kaynaklarının kullanılması yönünden. Tabi literatüre giren Ünye taşı var. Onunla, onun kombinasyonu sağlanabilir mi? Özellikle bu bölgeye,Ünye'ye tavsiye edeceğiniz tarımsal sanayi kollarının çevreyle uyumu ne olacak? Artı Karadeniz Otoyolu kıyılarımızı ne şekilde tahrip ediyor? O yolu restore etmek çok zor bir olay. Sorularım bu kadar. Bilgi almak mahiyetinde yöneltiyorum.

ÜNYE TAŞI
http://www.unyetas.com.tr/

            Dr. M. Hilmi Güler : Önce sonuncudan başlayayım. Mayıs ayında bir kurultay oldu Samsun'da, Cumhurbaşkanı'nın da katıldığı. Ben orada Ordu İli'ni temsilen bulundum. Orada önemli bir proje gündeme geldi. Karadeniz - Akdenız Karayolu. Ona dereyolu diyebilir Ordulular. Türkiye'ye global olarak bakarsak doğu - batı ekseninde güzel bir ağ var ama kuzey ve güney ekseninde aynı hareketlilik yok. Şimdi Karadeniz'e dikkat ederseniz Ordu, bir taraftan Trabzon, diğer taraftan da Samsun tarafından sıkıştırılıyor. Ya denize doğru çıkacak, ya güneye doğru inecek. Burdan denize doğru hareket liman olursa sağlanabilir. Ama içe doğru hareket çok önemli. Sivas'a ve Tokat'a doğru ve buranın bir özelliği var; kışın don oluyor. Enerji ihalelerinden bahsediyoruz. Sadede gelecek olursak, burada konuşulacak en mega mesele Akdeniz - Karadeniz Karayolu'dur. Bu yapılırsa Türkiye'nin havası değişir. Tokat'a, Kayseri'ye, Sivas'a, Malatya'ya eğer bu bağlantı sağlanmış olursa müthiş bir koridor açılmış olacak. Bunu biz orada sunduk, esas alınması gerekir. Şimdi Karadeniz Otoyolu gündemde. Bunları gündeme getirmeyeceğiz. Havaalanı zaten yapılıyor. Şimdi büyük bir gelecek takip etmemiz lâzım. O da bahsettiğimiz yol.

            Bentonitle ilgili suale cevap verelim. Bizim yaptığımız araştırmalara göre 20 milyar ton bu bentonit. Bu müthiş bir rekor. Dünyanın sayılı kaynakları arasında. Fatsa bölgesinde bu bentoniti bildiğim kadarıyla özel bir şirket ihracatını yapıyor, Almanya'ya. Bu çok önemli bir ürün. Deterjan sanayiinde, kâğıt sanayiinde, şekerin beyazlaştırılmasında, seramikte kullanılan harika bir malzeme. Hattâ ben ilginç şeyleri savunmayı severim. Etibank'ın Genel Müdürü bir arkadaşınızım. Etibank'ın temel ürünleri bor, krom Dünya çapında. Bizim bir ilk on, bir de ikinci on bölümlerimiz vardır. Ben ikinci on bölümünü şampiyon yapabilmek için çok savaş verdim. Burada da bentonitin üzerinde çok durdum. Biz de dağ taş bentonit olduğu için buna değer verilmiyor ve yararlanılmıyor. Bentonit son derece faydalı.

            Krom yatakları da var. Ünye'de testi, çömlek yapımında kullanılan, kil yatakları var. Aslında Ünye sadece kil konusunda büyük bir aşamayı aşmalı. Sanatkârlarımız, uzman ustalarımız var. Kili ihmal etmemeli. Kille gelen benzer şeylerin yapılması gerekir. Biraz önce 21. yüzyıl teknolojisinden bahsederken özellikle seramikten söz açtım. Özel sanayiye giden bir yoldur bu.

Çamur ve Alçı Hammaddesinden Üretilen Ünye Kökenli Bazı Ürünler

Çömlekçi Başustası (Daşçı İsiin) Hüseyin MİSTEPE

            Bir de tarım sanayiinden bahsettiniz. Tabi hocam bu bizim inancımıza göre yerdeki taşın bile bir hakkı vardır. Bizim tabiattaki her şeyi korumamız lâzımdır. Sadece insan değil her şey yaratılan olduğu için bizim buna saygı gösterip hiçbir şeyi tahrip etmememiz lâzım. Bu bakımdan çevre bilincini en iyi bizim halkımız bilir. Ancak çok değişik bir propaganda var. Yani bu Batı'dan gelen propaganda, bir an evvel bir takım şeyleri almak için oluyor. Biz yıllarca deterjan kullandık sağlığa zararlı, çevreye zararlı. Bu birkaç yıl önce çözüldü.

            Ben hocamın hassasiyetine çok teşekkür ediyorum ağaçlar konusunda. Gerçekten Afrika hep batılıların sömürüsüyle böyle kıraç bir hale geldi. Biz Sibirya'yı böyle kıraç bir bölge zannediyoruz. Gerçekten onun ormanları geliyor bize. Büyük bir tabiat oyunu, ağaçlar donmuş Sibirya'da. Almanya'da da aynı şekilde ormanlar buzulların altında kalmış. Oradan gelen ağaçlar da var Türkiye'ye. Bunlar büyük tomruklar olduğu için sağlıklı gözüküyor. Fakat kimyaları bozulmuş. Çevre temizliğine gelince, bakanlık bu konuda son derece iyi çalışıyor. Hattâ bazen sanayicilerle bakanlık arasında tartışmalar bile oluyor. Çevre bilinci Türkiye'de diğer ülkelere göre daha gelişmiş. Bunun bir engel teşkil edeceğini düşünmüyorum. Çevre kalkınmaya engel olmamalı. Bunlar belli bir dengeyle hareket etmeli.

ÜNSAN ÜNYE UN FABRİKASI

bilgi.gif (14719 bytes)   

            Dr. Yaşar YÜREK (Felsefe ve Dil Bilimleri) : Sayın Güler'in tebliğini dikkat ve ilgiyle izledim. Vermiş olduğu tebliği bana göre Ünye'de kurulacak olan ekonomik tesisler açısından kesin çizgileri oluşturmaktadır.

            Ekonomi deyince ekonomiden çıkan malların Dünya çapında maloluş fiyatı ve ekonomiden elde ettiğimiz malların Dünya piyasasında satış fiyatını düşünerek hareket etmemiz gerekiyor. Bugün Türkiye'mizde yapılabilecek en uygun ekonomik faaliyet hangisidir konusunda kesin bir kanaate sahip olamadım. Çok güzel çizgilerle kanaatinizi ortaya koydunuz. Meselâ arıcılık ve balıkçılıkla ilgili düşüncelerinizi dile getirdiniz. Ama bizim arıcıların ellerindeki balı nasıl satabileceklerine dair bir bilgimiz yok. Bu üreticilerimizin de oldukça mağdur olduklarını yakînen biliyorum. Dünya standartlarında - Meselâ Almanya'da 1 kg bal 3 marka kadar düşmekte - arı üretimi yapan vatandaşlarımız genel olarak tüm Türkiye'de para verip, şeker alarak yaptıkları balları nasıl pazarlayacaklar? Bunu şöyle özetlemek mümkün. Alış fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark ziraatçılarımızın elinde son derece düşük bir durumdadır. Hattâ zarardadır. Tarım ve hayvancılıkta önemli bir gelişim görülmemektedir. Bu belki sadece Ünye'nin değil, Türkiye'nin problemidir. Bunu burada ifade etmek istiyorum.

            Esas söylemek istediğim soruma geliyorum. Ben 12 yıldan beri Almanya'da bulunuyorum. Ekonomist değilim ama içinde yaşıyorum. Bir üreticinin elde ettiği malın maliyeti çok önemlidir. Bu maliyeti oldukça yükseklerde neticelendiriyoruz ve böylece bir kârımız olmuyor. Ziraat ürünlerinde dünya piyasasında şansımız yok gibi. Ünye'nin önereceğim şu değişik alanlarda, sunmuş olduğunuz belli noktalara odaklanmasında fayda görüyorum. Arıcılıksa arıcılık, tekstilse tekstil. İstanbul'da tanınan bir ürünün Ünye'de imal edilmesini istiyorum. Meselâ tekstil deyince Denizli akla geliyor. Bunlar gibi özelliği olan yatırımların Ünye'de yapılması hem yatırımcılar açısından kolay olur, hem de Ünye'mizi tüm Dünya'ya kanıtlar.

Geleceğin İklim Değişikliğinde Alternatif Turizm Tesisleri Kumsallarımızın Kaçınılmazıdır.

            Dr. M. Hilmi Güler : Efendim dikkat ederseniz bu yarım saatlik bir sunuştu. Bu gibi konular birkaç ay tartışılacak meselelerdendir. Biz burada sadece küçük bir sayfa araladık. Küçük detaylar olarak sunduk. Bu meselelerin parayı koyacak insanlar tarafından uzunca tartışılması gerekir. Teşekkür ederim.

I. Ünye Kurultayı VI. Tebliği'ni Aşağıdaki Adresten İzleyebilirsiniz :
http://unyezile.net/sehircilik.htm

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR