ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 23 Aralık 2007 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

 

ÜNYE'NİN
ŞEHİRCİLİK VE
ÇEVRE ÖZELLİKLERİ

 

Tebliği Sunan : Prof. Dr. Orhan KUNTAY
(Gazi Üniv. Mühendislik - Mimarlık Fak. - Şehir ve Bölge Plânlama Bölüm Bşk.)
E - mail : okuntay@gazi.edu.tr

 

ÜNYE'NİN
ŞEHİRCİLİK VE
ÇEVRE ÖZELLİKLERİ

I. Ünye Kurultayı - 15 Kasım 1998
ÜNDER - Ünyeliler Derneği


ÜNDER - Ünyeliler Derneği Yayınları No. : 1, 176 sayfa, 53 - 63. sh.'de yayımlandı.
I. Baskı, Kasım 1999, Yapım : ÜNDER

           

Sunucu:

Bugünkü ikinci tebliğci Gazi Üniversitesi Şehircilik ve Mimarlık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kuntay Bey'i takdim ediyoruz. Ünye'nin şehircilik ve çevre özellikle­rinin değerlendirilmesi konulu tebliğini takdim edecek. Buyrun. Hocamız Karade­niz'deki şehircilik problemleri üzerine KTÜ'de çalışmalar yapmıştır.

Prof. Dr. Orhan KUNTAY:

Değerli başkan, kıymetli milletvekili ve sevgili Ünyeliler, saygılarımı suna­rım. Şimdi bir önceki bildirinin çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Ben ilginç bir başlangıçla konuya girmek istiyorum. Yani Ünye'nin kentleşme sorunlan ve gelişmesinin nasıl olması gerektiğini sunmadan düşündüm, ilginç bir anı geldi aklıma; şöyle ki bir belde belediye başkan adayı geldi. Dedi ki: "Seçimler yakla­şıyor, seçimlerde nasıl bir slogan kullanayım?" Siz Ünyeliler olarak bir belediye başkanının nasıl bir slogan kullanmasını istersiniz. Ben dört tane tavsiyede bu­lundum.

Öğrencilerimizle birlikte ele aldığımız Samsun, Batum, Tiflis, Baku kori­doru bölgesel statüsünün araştırılmasıdır. Bu nasıl ortaya çıktı önce onu vurgu­lamak istiyorum. Önce çok ilginç bir tarihle başlayacağım. Selçuklular Anado­lu'ya geldiklerinde -1300 tarihlerinde- Anadolu'daki ekonomiyi geliştirmek amacıyla bir hat kurmuşlar. Bu hat Sinop-Alanya arasında ticaret hattıdır. Kara­deniz'le ilgili çok ilginç bir karardır. Çünkü doğu-batı yönünde batı ticaret hattı yerine, kuzey-güney istikametinde bir hat geliştirmişlerdir.

ikinci karar ise 1830 yılında Almanların Istanbul-Bağdat demiryoluna karşı, Fransızların Samsun-Bağdat demiryoludur. Bu da 1830'da geliştirilmeye çalışılmıştır. Daha sonra çok ilginç projeler var. Süveyş Kanalı'mn açılmasıyla Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu'na doğru açılımın gerçekleştirilmesi gibi bir takım kararlar var.

1908 yılında gerçekleştirilen Varşova-Japonya arasındaki Trans Sibirya Demiryolu hattı vs. Bugün ise birtakım projeler var. Bunlardan önemlisi Bakü-Ceyhan Boru Hattı acaba demiryolu hattı olabilir mi? Bunun yanı sıra Ba-Cum-Trabzon, Erzincan-Diyarbakır demiryolu hattı ve bunun için de GAP'm Ka­radeniz'e açılması projesi yer alıyor. GAP'm Karadeniz'e açılması açısından Sam­sunda proje içerisinde. Çok yakında ihalesi yapılan Samsun-Iskenderun demir-


 

128      I.ÜNYE KURULTAYI

yolu hattının çalışması yapılıyor. Demek ki büyük projeler içinde Doğu Karade­niz'in özel bir durumu var.

Bu kapsam içinde öğrencilerimizi bu bölgeye getirdim. Ordulu meslekda-şım Hüseyin Kap tan'in tavsiyesiyle karşınızdayım şu an. Tabii biz öğrencilerimi­zi geniş kapsamlı düşünmeye ve geniş projeleri ele almaya itiyoruz. Pırıl pırıl ye­tiştiriyoruz. Onlar bu hızla, gelişen ülkemizde büyük umutlarla hayata atılıhyor-lar. Umutsuz olamazlar. Çünkü geçmişi, geleceğin içinde şekillendirecekler. Ge­lecek kuşaklara bir yaşam ortamı düşleyeceklerdir. Biz de bir yaşam düşlüyoruz. Nedir bu? Ünye'nin yaşamının geliştirilip daha kaliteli bir hale getirilmesi.

önce şunu vurgulamak istiyorum. Bir defa ulaşım sistemleri açısından bir konuya değinmek istiyorum. Ulaşımı karayolu, denizyolu, hava yolu, gazve petrol hatlarından ibaret bir entegre bütün olarak görüyoruz. Bu bütün

içinde mesela Çarşamba'dan ayrılmış yolla bağlanacaksak ve 20 dakikada Or­du'ya. 20 dakikadan az zamanda Çarşamba'ya gıdeceksek, Çarşamba'nın hava­alanı Ünye'nin havalaradır. Aynı zamanda Ünye'ye ayrı bir havaalanı düşünmek mümkün değildir. Uçakla kargo en pahalı ulaşımdır. Yani bu kapsam içinde Ri­ze'de havaalanı yapalım. Koskoca bir Rize var ortada ama dünya koşullan geliş­mişse ve burda havaalanı için müsait yer Batumsa havaalanı Batum'a yapılmalı­dır. Bugün Avrupa bunu konuşuyor. Avrupa Viyana'ya kadar bir bölge içinde 250 km hızla giden trenlere sahiptir. Ve bütün bir entegre sistemi kurdular. Ar­tık her isteyen her istediğim yapamıyor. AB'nin getirdiği sistem var, bu sistem da­hilinde bir şeyler yapabiliyorsunuz. Şimdi her yere havaalanı yapalım haydi. Ol­maz tabii. Bir ülke ekonomisinin uygun ve sağlıklı kullanılması için bunun dü­şünülmesi gerekir.

Bir başka mesele ise bu proje içinde durum nedir? (Ufkunuzu açmak için, tartışmalarımızdan çıkan sonucu söylüyorum.) Bir kere kuzey-güney bağlantı­sını düşünmek zorundayız. Biraz önce sunuldu mesela Türkiye'nin ulaşım prog­ramı içerisinde ele alınan Karadeniz Çevre Yolu Projesi var. Ancak demiryoluyla desteklenmeli midir? Yoksa deniz ve havayolunu kullanmalı mıdır? Tabı bu pro­jede titizlikle üzerinde durduğumuz bölgesel gelişine stratajıleri içinde özellikle iki nokta var.

1.      İstanbul büyük dünya metropolü.

2.      Baku dünya metropolü.

Bu ikisi arasmdayız. Bu hat içinde Samsun gözüküyor. Demir yoluyla bağ­lanıyor. Rusya'dan Samsun'a deniz altından gelen bir boru hattı meselesi var. Ba-kü-Ceyhan boru hattı var. Bunlar büyük projeler. Bunların içinde Ünye'nin rolü

büyük.


 

Şehircilik ve çevre   729

Bir de en önemli konu, bölünmüş yol projesi var. Ünye-Fatsa-Terme bir bütün içinde ele alınmalıdır. Bu ne demektir? Bir bütün halinde üniversitenin, hastanenin, organize sanayi bölgesinin, arıtma tesislerinin tartışılmasıdır. Yani şu anda Karadeniz'de sadece Terme'de biyolojik arıtma tesisleri var. Neden bütün bir proje ortaya konmasın. Bir katı atıkların -çöplerin- değerlendirilme meselesi var. Bütün bunlar bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Bir de Karadeniz ekonomik İşbirliği meselesi içinde kıyıların entegre ko­runması sorunu var. Yani dünya küçüldü. Karadeniz'in kıyılarının temizlenme­si ve kirlenmenin ortadan kaldırılması bütüncül projeler yapılmalı. Tabi bu kap­sam içinde birde art bölge var. Bu çok ilginç. Eğer gece seyahat ettiyseniz, Per­şembe'den Ünye'ye doğru gelirseniz çok güzel bir koy görürsünüz. Bu koyda ya­pabileceğiniz herhangi bir işlem butun bir koyu etkiler. Bu konuda bu koydaki hareketlerin nasıl olduğunu anlayabiliriz.

Ama Karadeniz'in ne turlu hareket ettiğini bilemiyoruz. Bir çok hareket var, bakıyorsunuz palamutlardan geçilmiyor. Çünkü akıntı var. Ama bilinen bir şey var ki Ünye bu bölge içindeki en hassas yerlerden biri. Neden? Çünkü kum­sal kalan tek yer. Bütün Karadeniz'i dolaşırsak kumsal yok. Eğer bu kumsalın hareketlerini önleyici bir şeyler yapılmasza burada da bir sahilin kalmadığı gö­rülebilir. Bu kadar hassastır bu konular. Nasıl olabilir? Mesela bir Uman yaparsı­nız bir de bakarsınız kumlar bitmiş. O limanın nasıl bir etki yapacağını iyi araş­tırmanız gerekir.

Şimdi gelelim belediye başkanına sunacağımız dört kapsamlı konunun ikinci bölümüne.

Biz dedik ki sen belediye başkanı olursan vizyon sahibi olacaksın, bu

bölgedeki bülün yatırımları takıp edeceksin, küçük yatırımlar için de milletve­killerini kollayıp para koparacaksın.

Şimdi diğer bir konu ise bu büyük donatılar nerede yer almalıdır? Ta­bii çok aykırı gelecek. Sizi en düşündürecek meselelerden biri üniversitenin yer tespitidir. Tabı 45 000 nüfus için büyük bir yer değildir. Burada yüksekokul me­selesi olmalıdır. Şimdi bu kapsamda bir deia temel bir felsefe var dünyada. Öğ­renciler yaşamdan kopmuş insanlar değillerdir. Yanı bu öğrenciler bizimle bera­ber yaşamın içinde olan insanlardır (kinci temel felsefe artık üniversiteye gitmek herkes için mümkün olmalıdır. Demokratik bir ortam içinde üniversiteye gidiş imkanları geliştirilmelidir.

Bu ne demektir? üniversite okuyan çocuklarla Ünyelilerin ayrı bir yaşam tarzı olmaması. Bu kapsam içinde biz kent merkezlerini düşünüyoruz. Çünkü


 

730       I.ÜNYE KURULTAYI

kent merkezleri kültürün oluştuğu, insanların biraraya geldiği yerlerdir. Kent merkezi terkediien bir yer değildir. 24 km uzağınızda bir merkez olmuş, böyle bir yerde 4 km kent merkezi 20 km yol boyunca uzanır. Böyle bir yerde kent merkezi olmaz. Soruyorum size hergün kent merkezine giden var mı?

Neden kent merkezi terkedilmemelidir? Bugün Ticaret Odası Başkam'yla görüştüm, çok memmun kaldım, çok güzel şeyler söyledi. Şu toplantı kent mer­kezinde olmalı, insanlar burada biraya gelmelidir. Ben şimdi kent merkezini gör­medim. Belediye Başkam ne yapacak kent merkezine insanları getirmek için? Şimdi kent merkezinde ne bulunur? Kültür merkezleri, parklar, idari binalar. Ama bunlar birarada olmadığı zaman siz birbirinizi göremezsiniz. Mahalle bak­kalından alış veriş yapar, evlerinize çekilirsiniz. Demek ki belediye başkanı kent merkezindeki işlemlerin iyi düzenlenmesiyle uğraşmalıdır.

Bir başka konu ise yaşamsal, yönetsel işlemler, bakım vs. tartışmalar. Aca­ba ulaşımı nasıl sağlayacağız? Servisle mi, otobüle mı? Bu 25 km uzunluğunda­ki bir yerde bir uçtan diğer uca nasıl hareket edeceğiz? Mesela belediye otobüsü ile mi? Demek ki kentte bir işletme sorunumuz var.

Bir mesele daha var. Mücavir alanları genişletelim ve bu alanlarda istedi­ğimiz gibi at oynatalım. Sizin kıyıdaki kentin gelişmesini nasıl sağlayabiliriz di­ye düşünmeniz lazım. Bizim ise Ünye'nin arkasında ne var? Sorusunu sormanız lazım. Yani Ünye sadece kıyıda mıdır, yoksa onun arkasında köyleri mi vardır, onlarla ilişkilerimizi nasıl düzenlemeliyiz? Sorusunu sormanız lazım. Aksi halde kıyıda bir hattı geliştirmek demek bütün oturanı sahile doğru itmek demektir. Böyle bir çalışmaya neden girelim? 500 m kadar olan ve özellikle Ünye gibi im­kanlara sahip olan bir bölgede biz bu derinliği kullanmak zorundayız. Kıyının gerisindeki derinliği kullanmak zorundayız. Bunun için ne yöntemler kulla­nılmalıdır? Bunun tartışması ve buna ilişkin olanakların kullanılması önemli me­selelerden birisidir.

Bir başka madde ise sık sık gündeme gelen kamulaştırma yapmadan ken­tin gelişmesini sağlamak. Önemli sorunlardan birisidir. Kentin gelişmesi için si­zin arazinizi düzenlemeniz karşılığında belediyeye ortaklık payı vermeniz gere­kir. Bu % 35 civarındadır. Ve 18. maddedir. (İmar Kanunu) Yanı 1000 m2 arsan varsa bunun 300 m2 sine okul yapmak için izm verceksin. Bunun işletilmesinde sıkıntılar var. Bugüne kadar oluşmuş bir sınır buralarda gerekmez. Siz mücavir alanları genişletir, tarım alanlarını imara açmak için bu maddeyi kullanırsanız, oradaki sınırları yok edersiniz. Çünkü ülkedeki ekonomik düzey açısından par­sel ayırmak istiyorsunuz. 250 m2 ayırdığınızda yeşil ortadan kalkıyor. Arazinizin


 

Şehircilik ve Çevre   131

parçalanması demek zorlukların ortaya çıkması demektir. Ben hocama nazaran biraz arz konusu diye düşünüyorum.

Biz, Ünye'nin kaynakları ve bunların taşıma kapasitesi nedir? Bunun üze­rinde duruyoruz. Ünye'nin kaynaklarına bağlı olarak burada yaşayacak insanla­rın oranı nedir? Bunları belirlemek lazım. Eğer artma imkanı yoksa gelişme im­kanları sağlansın. Biz şu anda art bölge çalışmasını bitirmedik. Şu anda tartışılı­yor. İstanbul, Baku dünya kenti; bu arada aradakiler ne olacak? Samsun, Trab­zon, Ordu'nun durumu ne olacak?

Bu arada alt birimler kurduk. Bafra-Samsun-Çarşamba, Çarşamba-Terme-Ünye, Terme-Ünye-Çarşamba gibi birbirine değer sistemler geliştirdik. Yani öğ­renciler bir yen çaılşırken diğer yerden ayrı bir şeyler düşünmesin istedik. Bun­lar birbirinden bağımsız öğeler değildir. Bunların hepsinin birlikte düşünülmesi gerekir. Bunu sağlamak için biz uzun süre bir "Doğu Karadeniz belediyeler bir­liği" kurmaya çalıştık. 1980'li yıllarda ben de Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde iken böyle bir yer kurduk ve kapandı. Fatsa'da kurulacak bir tesisten Ünye'nin haberi olmalı ve nasıl bir etki yapacağının bilinmesi gerekir. Olayları parça par­ça düşündüğümüz sürece geniş vizyona sahip olamayız. Teşekkür ederim, sağo-lun.

Yönetici:

Şimdi sorulara geçiyoruz-

Op. Dr. Fahrettin ÖZKAN:

Hocama teşekkür ederim. Buradaki arkadaşlarımızdan hepsinin merak et­tiği bir konu vardı. Yıllardır her gelen siyasının Ünye'ye de, Fatsa'yada il sözü verdiği bir gerçektir. Şimdi bu iki kazadan birinden olacaksınız ya Unye'li, ya Fatsa'b . Özel olarak il olma konusundaki bilgilerinizi almak isteriz.

Soru: Tratık, park durumu meselesi. Bugün bile sorun olan bu durumun halledilmesi için pratik tedbir ve önerilerin yer alması gerekiyor. Bu sadece şe­hircilikle alakılı değil, konunun sosyal ve psikolojik boyutu olduğunu düşünü­yorum. Türk halkı olarak daha gürültülü yerlerde oturmaya meyyal bir halet-i nahiyemiz vardır. Şehir merkezi dedi hocam. Hepimiz buralara kaçıp burada oturmak istiyoruz. Halbuki Avrupa toplumu daha tenha yerlerde oturmayı ter­cih eder. Benim sorum hocamın trafikle ilgili daha pratik çözümleri var mı? Ne­lerdir? teşekkür ederim.


 

732        I.ÜNYE  KURULTAYI

Ömer ÇAM:

Buyurdunuz ki üniversite kapısı herkese açık olmalıdır Bu çok pedago­jik, demokratik ve son derece değerli bir görüş. Ben bunun hangi imkanlarla sağ­lanabileceği konusundaki düşüncelerinizi ifade ederseniz çok memnun olurum.

Hasan KÜÇÜK:

1.      Istanbul-Bakü bağlantısı büyük şehir olma yolundaydı, Bizim bu birin­
ci kısmı ayrıldımı?

2.   Derinlemesine kaydırılmalı diyorsunuz. Bunun için nasıl bir öneriniz
var?

3.   Sınırlar kalkıyor. Türkiye'de bahçelerin miras yoluyla paylaşılmasına
yönelik bir çalışma var mı? Mesela Avrupa'da arazi en büyük oğlana verilir. Bir
de kanalizasyonumuz var. Bu arıtılmadan
3 km ötedeki denize dökülüyor Bunu
antmayla ilgili bir çalışma var mı? Böyle bir konunun da kurultayda gündeme
gelmesini istiyorum. Ve bu mevzuyu buradaki milletvekillerine iletiyorum, te­
şekkür ederim.

Yakup BALDEMİR:

Güzel Sanatlar Akademisi Mimarlık Yüksek Okulu'ndan 20 sene önce mezun oldum- Cemal Ahmet Arat şöyle bir söz söylerdi: "Çocuklar acele etme­yin, şehir 100 senede kurulur." Şu anda bu sözün bir geçerliliği var mı? Değişen teknolojiye göre. ikincisi akademik çalışma içinde bulunuyorsunuz. Sivil toplum kuruluşlarıyla bir münasebetiniz var mı, ilişki kurmayı düşünüyor musunuz?

Av. Ersoy SAĞLAM:

Sayın hocam bundan evvel bir Ordu valisi siyası parti temsilcilerimizi top­lamıştı. Ve Fatsa ile Ünye'nin birlikte vilayet olabilirliği konusunu tartışmaya aç­mıştı. Ben de sayın valiye şöyle bir sual takdim etmiştim; "Bu vilayet oluşumu şe­hircilik açısından mümkün müdür, değil midir?" Bunu bilim adamlarımızın tar­tışması ve böyle bir tebliğin sunulması gerekir. Şehircilik açısından Ünye ve Fat­sa birlikte il olabilir mi? Sorum bu.

Yaşar ALKAN:

Ünye'nin derinliğine verilmesi için çevre yoluyla ilgili bir proje var. Birin-


 

Şehircilik ve çevre   133

ci çevre yolu Ünye'de ihale edildi sanıyorum. 50 milyar bir paraya. Bundan vaz­geçildi. Şimdi ikinci bir çevre yolu projesi var. Oysa ki birinci çevre yolu Ünyeyi derinliğine 3 km koridorla büyütüyordu. 2. çevre yolu 5-6 km derinliğinde gi­diyordu. Birincisi yapılsaydı, 10-15 sene sonra da ikinci bir çevre yolu düşünül-seydi, Ünye kademeli olarak daha iyi büyümez miydi? Bunu sormak istiyorum, ikincisi de Ünye'de tarihi Süleyman Paşa Konağı var. 1900'lü yılların başında ya­pılmış. Bu konağın üst kısmı iskana açılmış. İskana açılmayıp ta bir benzen ya­pılsaydı Ünye için daha iyi olmaz mıydı? Buranın iskana açılması yararlı bir olay mıdır? Hocamın açıklamalarını rica ediyorum, teşekkürlür.

Prof. Dr. Orhan KUNTAY:

Süre darlığı dolayısıyla soruları topluca cevaplandırmaya çalışacağım. Ağırlıklı olarak iki konuya öncelik vereceğim. Ünye-Fatsa meselesi. Buradaki belediyelerin -Perşembe'den başlayıp Terme'ye kadar uzanan- mutlaka bir birlik içinde olmaları ve sık sık toplanıp bu konularla ilgili çalışma­ları gerektiğini düşünüyoruz. Acaba bu nasıl sağlanabilir? Bir büyük şehir be-lediyeceliği olabilir. Yani Fatsa-Ünye-Terrne birleşsin. Zaten bu bölünmüş yol da yapılınca aradaki mesafe azalacak. Ben tipik bir örnek vermek istiyorum. Bir Niğde ve Bor sorunumuz var. Ne elerler "Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğ­de'ye." Şimdi bu iki yerleşme yeri birbirine çok yakın. Mıllitvekıli çıkınca Bor'dan ve Niğde'den farklı milletvekilleri bunlar,.. Müthiş birbirine düşmanlar. Nasıl yapmışlar? Bir arıtma tesisi yapılacak, aradaki mesafe aşağı yukarı aynı. Ha­yır demiş Borlular, biz de arıtma tesisi yaparız, sız de yaparsınız. Mezbaha yapı­lacak, biz de yaparız sız de yaparsınız diye berbat etmişler vazıyeti. Çünkü Niğ­de'yle Bor arasında yerleşmeye müsait en uygun yere organize sanayi bölgesi yer­leştirilmiş. Şimdi ne olacak? İkısıde zarar görecek, Borlulard a Niğde'ye doğru gi­decekler. Niğdeliler ele Bor'a doğru.

Tam sanayi tesisinin karşısında - çok güzel yerler- üniversitenin kampusu var. Böyle bir şey olmaz. Böyle bir şehircilik felsefesi olmaz. Böyle bir anlayış ol­maz. Yani biz büyük yatırımların nerede ve ne zaman olacağına ortak karar ver­meliyiz. Ayrı ayrı kararlar değildir bunlar, işte bunu dengeleyecekler milletvekil­leridir. Yanı Ordu'nun milletvekilidir, Ünye'nin milletvekilidir ya da başka bir ye­rin. Bu birinci yanıt.

Trafik problemi ile iki şey yansıtacağım. Çok çabuk olacak, bir tanesi ül­kenin ve kent açısından alt yapt kaynaklarının verimli kullanılması ve çevresel etkilerini tartışmak zorundayız ulaşım için.

Arkasından kent içi ulaşıma geldiğimizde toplu taşıma getirilmesi, trafik


 

134       I.ÜNYE KURULTAYİ

sıkışıklığının önlenmesi, otopark yetersizliği ve yayalaştırmak, bütün bunlar bir ulaşım projesidir. Yani basit bir çözümü olsaydı Türkiye'de kentlerde bu prob­lem çözülürdü. Ama ulaşım uzmanlarına gelip te danışan olmuyor -ben de bu uzmanlardan biriyim-. Benim şu anda yaptığım 3 tane ulaşım projem var. Bir ta­ne Trabzon kenti ulaşımı. Samsun-Bafra raylı sistem etüdü benim tarafımdan ya­pılıyor. Bir kentin ulaşım etüdü yapılmadan şehir planlaması yapılamaz. Haklısınız. Eğer ben kent merkezine kolay gidemiyorsam zaten gidemem. Kent merkezinin bu nedenle ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Gelelim demokratik görüş meselesine hocamın. Gerçekten çok sağlam meselelere el attı hocamız. Avrupa'da yaygınlaştı bu. Demokratik sistem budur aslında. Her üniversiteyi okumak isteyen insan okuyabilmelidir. Bu Avrupa'nın artık temel felsefelerinden birisi ve bunu uyguluyorlar.

Demir yolu meselesi gerçekten bir yılan hikayesi. Bir demiryolu etüdü var. Demiryolcular, tam bizim geçireceğimiz yerden otoyolu geçirdiler. Biz projeyi ra­fa kaldırdık diyorlar. Şimdi bunun üzerinde çalışıyoruz, bildiriler hazırlıyoruz. Özellikle üzerinde durduğumuz noktalardan bir tanesi; biz Gürcistan'dan Azer­baycan'a uzanmak istiyorsak bir demiryolu bağlantısının sağlanması gerek.

Sınırlar konusunda tartıştık. Ancak sit alanlarını koruma konusuna deği­necektim ama değinemedim. Şimdi şöyle bir görüşüm var: Biz koruma alanların­da bir yönetim sistemi kurmadığımız sürece bu sorunu çözemeyiz. Nasıl bir yö­netim sistemi derdimiz; mesela oradaki oturan insanların bir takım imar hakla­rının başka bölgeye taşınmasını sağlayabilecek bir yönetim sistemi. Yanı benim binam var Ünye ilçesinde ama benim imar haklarımı başka yerlere götürebelir misin? Bunun sağlanması mümkündür. Ben Ünye için bu evi saklıyorum diyor vatandaş ya bana yardım edeceksin, yahut hayır siz bunu saklayın oturuyorsa­nız. Bu değerli bir yapıdır oturun ama sizin bazı imar haklarınız varsa biz bu imar haklarınızı başka yere taşıyalım, hakkını verin insanlara. Orada ulaşımın çözülmesi gerekir, orada kanalizasyonun çözülmesi gerekir, bir takım şeyler var ve bu sit alanları meselesi halledilmeli. Dolaşırken biraz konuştuk. Ünye ilçesi çok büyük alan. Belediyeler bunu kolay çözebilirler diye düşünüyorum. Hepini­ze saygılarımı, sevgilerimi sunuyorum. Teşekkür ediyorum.

I. Ünye Kurultayı VII. Tebliği'ni Aşağıdaki Adresten İzleyebilirsiniz :
http://unyezile.net/saglik.htm


Devam Edecek

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR