|
ÜNYE – FATSA |
|
Fatsa İlçesi Sahil Şeridi
http://fatsatso.tobb.org.tr/ Arif Gülenç Fotoğraf Arşivi
ÜNYE – FATSA ARASI
Makale :
M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı - Orman
Endüstri Yüksek Mühendisi)
Efendim,
1913 yılında Eşkıya Hekimoğlu’nu yakalamak için Ünye ve Fatsa arasında müfrezeler konaklamış. Türkülerimizde de abartılı olarak görevlendirilen eşkıya takipçileri “ordu” diye çığırılmış yıllarca. Yassıtaş Köyü’nde Ünye ve Fatsa bir olmuş ve güvenlik güçleri, gönüllü katılımcılarla eşkıyayı vurarak öldürmüşlerdir.
Aynalı Martiniyle Hekimoğlu İbrahim
(Fotoğrafın 1961 yılında Amerika'dan gönderildiği söylenmektedir.)
26 Nisan 1913 gecesi 8 saat süren bir çarpışmada Yassıtaş
Köyü'nde vurularak öldürülmüştür.
Düşünüyorum da Ünye ve Fatsa’nın bir olup da başardığı tarihsel anı sadece Hekimoğlu olayı mıdır? Bu hoş olmayan çerçeveye, yakın tarih perspektifinden baktığımızda Ünye ve Fatsa’yı daima birbiriyle mücadele eder, çatışır, kıskanır ve kabullenemez görünümüyle hasım olarak işitir olmuşuzdur.
Gönüllere su serpmek için şu destansı olayı hatırlatalım :
Ayrılanlar Boğazı
(Menkıbe :
Meral Rukiye Balcı -- M. Ufuk MİSTEPE)
Güzeller güzeli Pontus kızı Fatisa hırçın Karadeniz'in maviliğinden göz rengini almış. Güneş'in deniz üstüne doğan doğuş sarısından saçlarını alıp Güneş ışınlarıyla örmüş. Sahilinden gerdanını, gür yeşil ormanlarından bedenini, sahil boyunca uzanan yollarından kollarını, iç bölgelerine uzanan yollardan ayaklarını almış. Güzel mi güzel deniz boyunca büyüyüp serpilen sarı saçlı mavi gözlü bir kız olup çıkıvermiş.
Fatisa büyümüş, güzelleşmiş. Sonra karşısına yakışıklı mı yakışıklı, bulutun koyuluğundan kara saçlarını alan, denizin maviliğinden göz rengini alan, Çakırtepe ve Asarkayası'ndan sürmeli kaşları alan, şarabının ünüyle ün alan yiğit Halipli (Chalybe kökenli) Oney çıkmış karşısına.
Ayrılanlar Boğazı/Ünye |
Oney'le Fatisa Ayrılanlar Boğazı'nda buluşmuşlar. ‘Gel benimle ol, benim adımı taşı’ demiş Oney Fatisa'ya. Fatisa Oney'in uzattığı ellerine önce dokunmuş; köpükler saçan dalgaların aydınlığında o dokunuş bir inci parıltısında gözleri kamaştırmış. Oney dalgalar çekildiğinde gözlerini açmış ve Fatisa'nın parmaklarının ayrılırken dalgaların da gözyaşları akıtırcasına kayayı ortadan ikiye yararak ayırdığını görmüş.43
Fatisa kabul etmeyince Oney onun özlemiyle kahrolmuş. Ve Fatisa ona ‘sen benim özlem ve beklentilerimi al, ben senin adını yaşatamayacağım’ demiş. Ayrılanlar Boğazı'nda yıllar boyu sürüp gelen Oney - Fatisa anlaşmazlığı boğazın gene bir sihirli dalga esintisinde birleşeceği günlerin beklentisinde gizemini koruyup, günümüze dek gelivermiş.
Evet bir gün o birlikteliği yaşayacakları efsanevî günün özlemiyle ben de bu konuyu büyüteç altına almayı yeğledim bugün.
Gelecekte
Uzanan Kollarıyla Kucaklaşacak Olan Kardeş Ünye ve Fatsa Limanları
M.Ö. 400 yılında Fatsa ve Ünye hinterlandında KOLHLAR , DRILLER , HALİPLER, MOSSİNOİKLER ve TİBARENLER gibi Yunan asıllı olmayan yerli kabileler yaşamaktaydı. II. FARNAK Fatsa'nın eski Hükümet binasının bulunduğu sahada kızı FANİZAN adına bir şato inşa ettirmiş.. bu şatodan dolayı buraya “FANIZAN” adı verilmiştir. Sonraki yüzyıllarda FANİSE , PHADSANE , PYTANE , FAÇA adları ile anılan kasaba en son Fatsa adını almıştır. 1427/28’de Yörgüç Paşa'nın Canik Seferi ile Fatsa Osmanlı topraklarına bağlanmıştır.1
1851'den 1856'ya kadar kaza statüsünde olan Fatsa Kasabası 1869' dan 1872'ye kadar Ünye Kazasına bağlı bir nahiyedir. Kasaba 1878' de yeniden kaza yapılmıştır.
http://www.fatsanet.com/modules/xoopsfaq/index.php?cat_id=1#q3
B.M.M.' de 30 Kasım 1920'de başlayan Ordu ve Giresun sancaklarının oluşumu hakkındaki kanun ile ilgili yapılan görüşmeler sonunda 4 Aralık 1920'de Ordu ve Giresun Sancakları kurulmuştur. Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağına bağlı Fatsa ve Ünye kazalarının bağlanması ile Ordu Sancağı kurulmuştur. Fatsa ve Ünye halkı bu karara karşı çıkmış ve Ünye Sancağı 'nın kurulması teklifinde bulunmuşlardır. Ancak bu teklif reddedilmiştir. Böylelikle Fatsa 4 Aralık 1920'de Ordu' ya bağlı bir kaza olmuştur.1
Meclis açılmış, 1920 yılının 30 Kasım günü, meclisin 106. toplantısı yapılmaktadır. O gün, Büyük Millet Meclisi'ne bir mazbata sunulmuştur. Bu mazbatada : 'Giresun, Tirebolu ve Ordu kazalarından mürekkep merkezi Giresun olan müstakil Liva’nın teşkil edilmesi talep olunmaktadır.
O tarihte Ordu ve Giresun birer kaza durumunda idiler ve Trabzon Vilâyeti'ne bağlı bulunuyorlardı. Bu talep, encümenlerden - teklif edildiği şekilde - hiçbir değişikliğe uğramadan aynen çıkmış; hazırlanan (esbabı-ı mucibe) layihasıyla birlikte Büyük Millet Meclisi'nin tasvibine sunulmuştur.
Her şey tamam gibiydi...
Giresun müstakil bir Liva, diğer adıyla Sancak olacak; Ordu Kazası da bu yeni sancağa (kaza olarak) bağlanacaktır. Karar; meclisin 30 Kasım günlü toplantısında verilecektir. Ancak, Dahiliye Encümeni mazbatasında bu teklif, (tek) muhalife karşı kabul edilmiştir. Mazbataya muhalefet şerhini koyan ise, Şarki Karahisar Mebusu Mustafa Bey’dir. İşte, bu (muhalifin) kelimesi, Ordu'nun idarî tarihinde bir dönüm noktası teşkil edecek; Mustafa Bey, Ordu Kazası'nın müstakil Sancak olmasına öncülük yapan şahıs olarak, biz Ordulular’ın kalbinde ebediyen yaşayacaktır (!!!).
Şarki Karahisar Mebusu Mustafa Bey, aslen Mesudiyeli olup, Serdarzade ailesine mensuptur. Meclisteki müzakerelerde bu takrire neden karşı olduğunu açıklarken, kendisine birçok tarizlerde bulunulmuş fakat, o hiçbir şekilde görüşlerinden vazgeçmeyerek, Giresun'un ayrı, Ordu'nun ayrı birer müstakil Sancak yapılmalarını savunmuştur. Neticede, bunda da muvaffak olmuştur.
Büyük Millet Meclisi'nde alınan bu karara göre, 4 Nisan 1337 (1921) tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 69 sayılı kanunla :
'Merkezi Ordu olmak üzere Canik Sancağı'na merbut Fatsa ve Ünye kazalarının rapt ve ilhakı suretiyle Ordu Müstakil Livası teşkil olunmuştur.'3
Evet hemşehrilerim,
İşte Gümüş Ülkesi Homeros’un Alybe’si ve Demir Ülkesi Unich (Iron smelted) ÜNYE’nin tarih sahnesinde siyasî ve ekonomik alanda ilk kez ORDU karşısında geride bırakıldığı makûs tarihtir bu 04 Nisan 1921 günü !!!
Unich Iron smelted - George F.
Cram, 1898
Henüz 1915 Çanakkale Savaşı'nın izleri silinememiş ve iki yıl sonra (1923) yapılacak olan Türk - Yunan Nüfus Mübadelesi ve Değişimi sancıları gündemde iken Ünye'de zanaat ve ticareti elinde bulunduran Rum ve Ermeni mütegallibeleri çıkarları gereği sessiz kalmış ve Mesudiyeli Şarki Karahisar Mebusu Serdarzade Mustafa Bey'in Mesudiye'nin geleceği için oynadığı basit oyunun ne yazık ki tuzağına düşmüşlerdir. Bu şahıs şu an hayatta olsa, Mesudiye'yi şu anki durumuyla bir irdelese ve akabinde Mesudiye adına verdiği mücadelenin ne kadar anlamsız ve Mesudiye'ye bir yarar sağlamamış olduğunu görseydi belki de Ünye halkından.. tarihî çarpıtmadaki rolünden dolayı özür dileyecekti!!!
Fatsa da bu olumsuz karardan nasibini almış ve ekonomik olarak Ordu Vilâyeti’nin sömürü çarkında günden güne zayıflamıştır. Bu kararın alınmasında elbette mütegallibe sınıfının ve gayri müslim tebaanın çıkarları söz konusuydu o günlerde. Ama hiçbir zaman Ünye ve Fatsa halkının çıkarlarına olmamıştır bu alınan karar!
Cumhuriyet Dönemi’nde Ünye’nin yaptığı atılımlar Fatsa dosyası öne sürülerek engellenmeye çalışılmış ve siyasî plâtformda da ezilme ve sahipsiz bırakılma politikası uzun yıllar sürdürülegelmiştir. Ünye ve Fatsa arasındaki husumet de ORDU tarafından lâyık-ı veçhile kullanılmış ve halen de kullanılmaya devam olunmaktadır.
Ünye ve Fatsa’nın kabuğunu çatlatabilmesi ve tarihte yaşadığı parlak ticarî ve ekonomik yaşamına geri dönebilmeleri İL olabilmelerine bağlıdır. Her iki kazanın da İL olmaları mümkün olamayacağına göre bu sürtüşmenin yıllarca devam edeceği ve kazançlı çıkanın da ORDU Vilâyeti olacağı kaçınılmaz bir gerçektir!
Şimdi rakamsal verilerle Ordu, Fatsa ve Ünye’yi irdeleyelim :
Ordu Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması verilerine göre liman, ulaşım, baraj, iletişim, eğitim projelerinde ağırlıklı olarak Ordu Vilâyeti’nin pastadan büyük payı aldığını görmekteyiz. Kent nüfusu Fatsa ve Ünye aleyhine dış göçler nedeniyle her geçen yıl daha da artmaktadır.
Çizelge 1. Nüfusun İlçelere Göre Dağılımı (1997)6
İlçeler |
Toplam Nüfus |
Kent Nüfusu |
Köy Nüfusu |
Yüzölçümü (km2) |
Nüfus Yoğunluğu |
Merkez İlçe |
155.879 |
116.083 |
39.796 |
465 |
250 |
Fatsa |
110.614 |
54.959 |
55.655 |
264 |
419 |
Ünye |
123.476 |
54.518 |
68.958 |
454 |
272 |
Toplam |
863.041 |
404.104 |
458.937 |
6.001 |
144 |
Kaynak : Temel Ekonomik ve Sosyal Göstergeler 1998, Ordu, DİE |
Aynı kaynağa göre rezervi bilinmemekle beraber Ünye Kumarlı Köyü’nde tenör ve kalitesi 1,4 g altın/ton ve 107 g gümüş/ton ile Fatsa Zavi’de % 0,32 tenörlü Bakır, Kurşun , Çinko ve Fatsa Akkaya’daki Kükürt metalik madenleriyle ilgili bir yatırım ne yazık ki gerçekleştirilememiştir. Endüstriyel hammaddelerden Bentonit de 812.000 ton rezervle Ünye – Fatsa (Tavkutlu)’da el atılmasını beklemektedir.6
Aşağıdaki çizelgede görüldüğü üzere Küçük Sanayi Siteleri yatırımlarında bir denge söz konusudur.
Çizelge 32. Ordu’da Hizmete Sunulan KSS’leri6
KSS’nin Adı |
Başlama ve Bitiş |
İşyeri Sayısı |
Özellikleri |
Verilen Kredi (Milyon TL) |
|
Yılı Fiyatlarla |
1999 Yılı Fiyatlarıyla |
||||
Merkez |
1982-1989 |
350 |
Sos. Tesis + Çır. Ok. % 90 Kredi |
3.454 |
1.868.263 |
Ünye |
1985-1990 |
266 |
Sos. Tesis + Çır. Ok. % 90 Kredi |
5.822 |
1.658.907 |
Fatsa |
1985-1990 |
300 |
Sos. Tesis + Çır. Ok. % 90 Kredi |
8.298 |
2.226.340 |
Merkez Ata |
1994-1999 |
194 |
Çıraklık Ok. % 70 Kredi, Altyapı |
213.294 |
363.302 |
Kaynak: Küçük Sanatlar, Sanayi Siteleri ve Bölgeleri Genel Müdürlüğü Envanteri, 2000 |
İllerin “5 gelişmişlik düzeyi”ne ayrıldığı söz konusu araştırmaya göre, Ordu, 17 ilin yer aldığı 4. Derece Gelişmiş İller grubunda ve 13. sırada yer almaktadır. İlin 4. derecede gelişmiş iller arasında yer alması ve bu iller arasında da 13. sırada bulunması, Ordu’nun sosyo-ekonomik olarak geri kalmışlığını açıkça ortaya koymaktadır.
Çizelge 59. Gelişmişlik Endekslerine Göre Kademeli İl Grupları6
1. Derece |
2. Derece Gelişmiş İller |
3. Derece Gelişmiş İller |
4. Derece Gelişmiş İller |
5. Derece Gelişmiş İller |
|||||
1 |
İstanbul |
1 |
Eskişehir |
1 |
Bilecik |
1 |
Kastamonu |
1 |
Tunceli |
2 |
Ankara |
2 |
Antalya |
2 |
Edirne |
2 |
Çorum |
2 |
Adıyaman |
3 |
İzmir |
3 |
Tekirdağ |
3 |
Zonguldak |
3 |
Giresun |
3 |
Kars |
4 |
Kocaeli |
4 |
Adana |
4 |
Çanakkale |
4 |
Artvin |
4 |
Gümüşhane |
5 |
Bursa |
5 |
İçel |
5 |
Isparta |
5 |
Erzincan |
5 |
Bayburt |
|
|
6 |
Muğla |
6 |
Manisa |
6 |
Sivas |
6 |
Batman |
|
|
7 |
Aydın |
7 |
Uşak |
7 |
Aksaray |
7 |
Mardin |
|
|
8 |
Balıkesir |
8 |
Konya |
8 |
K. Maraş |
8 |
Van |
|
|
9 |
Kırklareli |
9 |
Gaziantep |
9 |
Bartın |
9 |
Siirt |
|
|
10 |
Kayseri |
10 |
Hatay |
10 |
Tokat |
10 |
Iğdır |
|
|
11 |
Denizli |
11 |
Sakarya |
11 |
Çankırı |
11 |
Hakkari |
|
|
|
|
12 |
Bolu |
12 |
Sinop |
12 |
Bitlis |
|
|
|
|
13 |
Burdur |
13 |
Ordu |
13 |
Ardahan |
|
|
|
|
14 |
Kırıkkale |
14 |
Erzurum |
14 |
Bingöl |
|
|
|
|
15 |
Kütahya |
15 |
Diyarbakır |
15 |
Ağrı |
|
|
|
|
16 |
Nevşehir |
16 |
Yozgat |
16 |
Şırnak |
|
|
|
|
17 |
Elazığ |
17 |
Şanlıurfa |
17 |
Muş |
|
|
|
|
18 |
Trabzon |
|
|
|
|
|
|
|
|
19 |
Samsun |
|
|
|
|
|
|
|
|
20 |
Kırşehir |
|
|
|
|
|
|
|
|
21 |
Rize |
|
|
|
|
|
|
|
|
22 |
Malatya |
|
|
|
|
|
|
|
|
23 |
Amasya |
|
|
|
|
|
|
|
|
24 |
Karaman |
|
|
|
|
|
|
|
|
25 |
Afyon |
|
|
|
|
|
|
|
|
26 |
Niğde |
|
|
|
|
Kaynak: İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, 1996, DPT |
Yukarıdaki çizelge vilâyet bazında geri bırakılmışlığımızın açık bir göstergesidir. Kişi başına milli gelirler dikkate alındığında, Ordu’da kişi başına milli gelirin, Türkiye ve Karadeniz Bölgesi ortalamasının da altında gerçekleştiği görülür. Ordu’dan daha düşük GSMH’ya sahip iller genellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan illerimizdir.6
Çizelge 62. Kişi Başına GSMH Sıralamasına Göre İller
Sıra |
İller |
Nüfus (1.000) |
Kişi Başına GSMH |
||
1000 TL |
$ |
||||
60 |
Ordu |
841 |
429.116 |
1.656 |
|
61 |
Gümüşhane |
153 |
420.153 |
1.622 |
|
62 |
Osmaniye |
443 |
400.718 |
1.547 |
|
63 |
Mardin |
655 |
394.581 |
1.523 |
|
64 |
Yozgat |
602 |
391.609 |
1.511 |
|
65 |
Şanlıurfa |
1.331 |
376.916 |
1.455 |
|
66 |
Erzurum |
876 |
375.171 |
1.448 |
|
67 |
Bartın |
185 |
363.553 |
1.403 |
|
68 |
Siirt |
264 |
362.878 |
1.401 |
|
69 |
Iğdır |
146 |
347.429 |
1.341 |
|
70 |
Kars |
320 |
334.203 |
1.290 |
|
71 |
Bayburt |
99 |
330.418 |
1.275 |
|
72 |
Ardahan |
126 |
318.113 |
1.228 |
|
73 |
Bingöl |
233 |
316.458 |
1.221 |
|
74 |
Van |
774 |
314.038 |
1.212 |
|
75 |
Adıyaman |
694 |
310.385 |
1.198 |
|
76 |
Hakkari |
224 |
306.042 |
1.181 |
|
77 |
Şırnak |
329 |
290.562 |
1.121 |
|
78 |
Bitlis |
340 |
278.489 |
1.075 |
|
79 |
Muş |
426 |
214.623 |
828 |
|
80 |
Ağrı |
469 |
214.224 |
827 |
|
|
Kaynak : Hazine Müsteşarlığı, 2000 |
GSYİH’nın il içinde dağılımı göz önüne alındığında, 1997 yılında, merkez ilçenin il GSYİH’sının % 35,69’unu gerçekleştirdiği görülür. Ünye’nin meydana getirdiği GSYİH’nın il GSYİH’na oranı % 16,70, Fatsa’nın ki ise % 9,91’dır. İç kesimlerde yer alan diğer ilçelerin GSYİH’larının il GSYİH’larına oranları % 5’lerin bile altındadır.
İç kesimlerde yer alan ilçelerin gelişememesinde, kıyıya paralel olarak uzanan ve kuzey - güney istikametinde karayolu ulaşımına engel teşkil eden dağ silsileleri sebebiyle ulaşımda yaşanan sorunlar ilk sırayı almaktadır. Kıyıdan uzak yerleşim yerlerinde ticaret ve sanayinin gelişememesi de diğer sebepler arasında sayılabilir. Bu açıdan, söz konusu ilçeler ile merkez ilçe ve sahildeki diğer ilçelerin sosyo - ekonomik ilişkisinin çok azaldığı söylenebilir.
GSYİH'dan aldığı paylar dikkate alındığında, ilin Karadeniz kıyısında yer alan ve birer cazibe merkezi konumunda bulunan merkez ilçe ile Ünye ve Fatsa ilçelerinin giderek daha da gelişeceği söylenebilir. İlin dengeli bir şekilde kalkınabilmesi için ilçeler arasındaki sosyo-ekonomik gelişmişlik farklarının en aza indirilmesi gereklidir.
Çizelge 63. İlçeler İtibarıyla Gayrı Safi Yurtiçi Hasılanın Dağılımı (Milyon TL)
İlçeler |
1995 |
1996 |
||||
Alıcı Fiyatlarıyla GSYİH |
Türkiye GSYİH içerisindeki payları (%) |
İl İçinde İlçe Payları (%) |
Alıcı fiyatlarıyla GSYİH |
Türkiye GSYİH İçerisindeki Payları (%) |
İl İçinde İlçe Payları (%) |
|
Merkez ilçe |
16.211.282 |
0,21 |
35,30 |
34.690.690 |
0,23 |
35,69 |
Fatsa |
4.832.069 |
0,06 |
10,52 |
9.628.689 |
0,07 |
9,91 |
Ünye |
7.885.754 |
0,10 |
17,17 |
16.235.048 |
0,11 |
16,70 |
Toplam |
45.928.745 |
0,59 |
100,00 |
97.205.778 |
0,66 |
100,00 |
Kaynak: Temel Ekonomik ve Sosyal Göstergeler 1999, Ordu, DİE |
İlde kentleşme oranı Türkiye ve Karadeniz ortalamasının altındadır. Nüfusun % 53’ü kırsal kesimlerde yaşamaktadır. Ayrıca kentlerde yaşayan nüfus ise, kıyıda yer alan merkez ilçe ile Ünye ve Fatsa ilçelerinde yoğunlaşmıştır.
ü İlde ticaret sektörünün gelişmemiş olmasının ve sosyo-ekonomik bir gelişme için yeterli sermaye birikimini oluşturamamasının yanında, bankacılık sektörü de gelişmemiş ve mevduatlar yönünden sosyo - ekonomik gelişmeye yeterli katkıyı sağlayacak bir seviyeye ulaşamamıştır.
ü Ordu, teşvik tedbirleri açısından ele alındığında birçok avantaja sahiptir. Genel teşvikler ile KOBİ teşviklerinin tamamından, "Kalkınmada Öncelikli İller" arasında yer aldığından, normal ve gelişmiş illere nazaran, ilgili bölümde de ifade edildiği gibi, daha iyi şartlarda yararlanabilme imkânlarına sahiptir.
ü Aynı zamanda "Acil Destek Kapsamındaki İller" ile "Yarım Kalmış ve İşletme Sermayesi Yetersizliği Nedeniyle İşletmeye Geçememiş Yatırımların Bulunduğu İller", "İşletme Döneminde İndirimli Elektrik Enerji Desteği Kapsamındaki İller" ve "Olağanüstü Hal Bölgesinde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde İstihdam Yaratılması ve Yatırımların Teşviki Kapsamındaki İller" arasında yer aldığından, ilâve teşvik unsurlarından da yararlandırılmaktadır.
Fatsa ve Ünye ne yazık ki bu yararlandırma kapsamında olması gereken payı almaktan her dönemde uzak kalmıştır ve kalmaya da mahkûm bırakılmıştır.
Ordu’nun gelişme açısından avantajlı olduğu konular, doğal kaynak potansiyeli ve işgücü sunma kapasitesi, kısmen avantajlı olduğu konular üretim yapısı, alt yapı sektörleri, dezavantajlı olduğu noktalar ise sanayi tecrübesi eksikliği ve sermaye birikiminin yetersiz olmasıdır. Bu yetersizlik Fatsa ve Ünye’yi de olabildiğince olumsuz etkilemeye devam etmektedir.
Gelişme açısından dezavantajlı olduğu iki nokta, sanayi tecrübesindeki eksiklik ve sermaye birikimindeki yetersizliklerdir. İlde büyük sanayi kuruluşlarının yer almasına karşın genel olarak ele alındığında sanayi tecrübesinin yeterli olmadığı, mevcut sanayi tecrübesinin de gıda ve orman ürünlerine yönelik tecrübeyle sınırlı kaldığı söylenebilir. OSB’nin varlığı, bu dezavantajın kısa sürede yok edilebilmesinde bir vasıta olabilecektir.
Buna karşılık; mevcut ve inşaat safhasında olan Organize Sanayi Bölgeleri kredi ve harcamalarında bariz şekilde Fatsa ve Ünye aleyhine bir dengesizlik göze çarpmaktadır.
Çizelge 36. Mevcut ve İnşaat Safhasında Olan OSB’leri6
OSB Adı |
Başlama ve Bitiş |
Alanı (ha) |
Proje Tutarı |
Kredi Oranı |
Kümülatif Harcama |
Verilen Kredi (Milyon TL) |
||
Yılı Fiyatlarla |
1999 Yılı Fiyatlarıyla |
Yılı Fiyatlarla |
1999 Yılı Fiyatlarıyla |
|||||
Ordu |
1990-2000 |
60 |
3.741.293 |
% 95 |
1.477.616 |
3.353.091 |
485.500 |
585.500 |
Ünye |
1998-2020 |
100 |
1.300.000 |
% 95 |
139.927 |
369.537 |
14.465 |
14.465 |
Fatsa |
1998-2002 |
100 |
1.300.000 |
% 70 |
260.001 |
402.501 |
14.465 |
14.465 |
Kaynak: Küçük Sanatlar, Sanayi Siteleri ve Bölgeleri Genel Müdürlüğü Envanteri, 2000 |
Çiftçilere verilen malî destek açısından resmî kayıtlar devrede olduğundan burada zorunlu bir adil dağılım söz konusu olmuştur.
Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği4
İlçe Adı |
Çiftçi Sayısı |
Alan Toplan (Da) |
Desteğe Tâbi Alan Toplam (Da) |
Merkez |
7.341 |
210.438,482 |
204.003,749 |
Fatsa |
8233 |
222.624,818 |
213.707,459 |
Ünye |
7434 |
190.493,569 |
183.833,987 |
ORDU İli Toplam |
89.339 |
2.497.943,691 |
2.384.720,858 |
Kısaca Ünye ve Fatsa’nın geçmişine de değinecek olursak;
410 kuzey paraleli ile 370 38' doğu meridyenleri üzerinde yer alan Fatsa’da ekonomik yaşam tarım ve balıkçılığa dayalıdır ayrıca çevre ilçelerin il merkezi ve samsuna giderken kullandıkları bir yol olup bu ilçelerdeki halkın geçimlerinde önemli paya sahiptir. merkezde bulunmasından dolayı bir ticaret merkezi olarak da gelişmektedir. Bölgedeki 3 adet 4 yıldızlı otellerden biri ilçede bulunup 3 ve 2 yıldızlı oteller de mevcut bulunmaktadır. İlçede bulunan iskele çevre il ve ilçelerde bulunan limanların aksine çok yüksek tonajlı gemilerin demirleyebilmesi ve yük doldurup boşaltılması için son derece müsait bir yapıya sahip olmasından dolayı limanlar kadar işlek olup ilçe ekonomisi için destek oluşturmaktadır. Fındık önemli bir gelir kaynağıdır. Mısır üretimi de gelir kaynaklarındandır. Son yıllarda seracılık, kültür mantarcılığı, besicilik, süt inekçiliği ve tavukçuluk da gelişme göstermektedir. Sebze ve meyvecilik alanında gelişmeler gözlenmektedir. Balıkçılık da ilçenin ekonomik yapısında önemli bir yer tutar. Ayrıca halıcılık ve arıcılık da önemli bir ekonomik potansiyeldir.5
Fatsa'da 1868’den itibaren Medrese ve Sıbyan Mektepleri'nin , 1887’den itibaren bir Rüştiye (Ortaokul)'nin mevcut olduğu kayıtlarda belirtilmektedir. Salnamelere göre 1868'de Fatsa'da 5 Medrese ve bu medreselerin toplam 176 öğrencisi vardı, aynı tarihte 2 Ermeni , 5 Rum ve 72 İslam Mektebi faaliyette bulunmaktaydı.2
19. Yüzyıl’ın son çeyreğinde Anadolu kentlerinin ekonomik yapısı Fatsa'da da görülmektedir. Geleneksel üretim ilişkileri henüz değişmemiş, kıyı kenti olması nedeniyle gelişmenin başlıca nedeni Dış Ticaret’te gösterdiği başarı olmuştur. Kasabada Ünye ve Ordu kazaları ile ulaşım sağlayan bir karayolu mevcut değildi. Bu nedenle Fatsa'da çok erken dönemlerden itibaren deniz taşımacılığı sektörü gelişmiştir. Bu sektör o kadar ilerlemiştir ki 1834 yılında Fatsa gemi tezgâhlarında bir savaş gemisi inşa edilmiştir.2
İskeleye yerli, yabancı devletlere ait yelkenli gemi ve vapurlar gelmektedir. 1902'de Osmanlı Devleti'ne ait 828 yelken gemisi ve 88 vapur, İngiltere'nin 8, Fransa ve Yunanistan'ın 4, Rusya ve Avusturya'nın 1 ve İtalya'nın 2 vapuru Fatsa iskelesine gelmişlerdir.2
Fatsa'dan Manzara
(http://fatsatso.tobb.org.tr/
Arif Gülenç fot. arşivi) (
Buna karşılık 410 09' kuzey paraleli ile 370 88' doğu meridyenleri üzerinde yer alan Ünye hakkında Prof. Dr. İ. Kılıç Kökten’in Ünye’nin doğusunda Yüceler Köyü civarındaki mağaralarda 1944 - 45 yıllarında ve 1963 yılında Cevizdere vadisinde yaptığı kazılar sonucu, bu yörede M.Ö. kazılarda Yontma ve Cilalı Taş Devirleri’ne ait âletler ve silahlarla, toprak kapların yanı sıra, insan ve evcil hayvanlara ait iskelet parçaları da bulunmuştur. Araştırmalar esnasında bulunan çakmaktaşından bir el baltası, Alt Paleolitik döneme aittir ve Karadeniz kıyılarında elde edilen en eski buluntu olma özelliğini taşımaktadır. Bu bulgulara göre, Ünye çevresinde M.Ö. XV. bin yıla kadar uzanan bir yerleşik hayat olduğu anlaşılmıştır.9
Antik ve Ortaçağ’ın Oinaion (Ünye) yerleşim alanı, bugün İris (Yeşilırmak) Deltası ile Jason (Yason) Burnu arasındaki geniş bir körfez içinde yer alan, Thermodon Dağı’nın 27 km Doğu’su ile Polemonion Dağı’nın 26 km Batı’sındaki modern sahil kasabası olan Ünye’dir. Ünye, hemen Batı’sında Ainikola (Aya Nikola = Aynikola) ve 9 km Doğu’sunda Metrepol (Midrabolu) Burunu ile korunmaktadır. Oinaion (kendisi kesinlikle bir piskoposluk değildi) XII. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar Neokaisareia metropol alanı içinde bulunmaktaydı.8
Ünye eskiden sadece Karadeniz’in değil, Türkiye’nin en işlek limanlarından biriydi. 1830 – 1870 yılları arasında Ünye’nin gemiciliğin merkezi olduğu söylenmektedir. Zamanla buharla işleyen gemilerin icadı ile Ünye’de gemicilik hayatı sona ermiştir.7
Karadeniz Bölgesi “kalkınmada öncelikli bölgeler” kapsamına alınmıştır. Böylelikle oluşan avantajlar bile Karadeniz Bölgesi’ne sanayi alanında yeterli bir gelişme sağlayamamıştır. Ünye’de 1992 yılında kurulmuş bir liman mevcuttur. 6 metre derinliği olup, 4500 - 5000 ton arasında yük getirebilen gemiler limana girmektedir. Ünye limanı kurulabilecek tüm işletmelerin ulaşım ihtiyaçlarını karşılayabilecek kapasitededir. Ünye bir sahil kenti olduğu için liman nakliye açısından çok önemlidir.10
Ordu Merkez, Fatsa ve Ünye İlçeleri’ni farklı kriterlerde rakamsal olarak etüd ettiğimizde aşağıdaki istatistikî verilerle karşılaşıyoruz.
Ordu İli’ndeki Ziraî Mücadele İlaç Bayii ve Ziraî Mücadele Âlet – Makine Bayii Sayıları4
İlçe Adı |
Ziraî
Mücadele |
Ziraî
Mücadele |
Merkez |
20 |
19 |
Fatsa |
11 |
8 |
Ünye |
12 |
9 |
ORDU İli Toplam |
65 |
48 |
Ekilişlerine göre arazi dağılımında Fatsa ve Ünye farklılıklar arz eden bir görünüme sahiptir.
Ekilişlerine Göre Arazi Dağılımı4
FATSA |
ÜNYE |
||||
Arazinin |
Alanı |
% |
Arazinin |
Alanı |
% |
Bağ – Bahçe |
8.448,5 |
37,21 |
Bağ – Bahçe |
28.900 |
52,54 |
Tarla |
1.707 |
7,52 |
Tarla |
5.660 |
10,29 |
Sebze ve Çilek |
2 |
0,01 |
Sebze |
400 |
0,73 |
Ormanlık – Fundalık |
1.779,4 |
7,84 |
Ormanlık – Fundalık |
14.730 |
26,78 |
Çayır – Mera |
8.595 |
37,86 |
Çayır – Mera |
400 |
0,73 |
Tarım Dışı |
2.170,3 |
9,56 |
Tarım Dışı |
4.910 |
8,93 |
TOPLAM |
22.702,2 |
100 |
TOPLAM |
55.000 |
100 |
Ürün grupları ve arazi dağılımları itibariyle ise Fatsa ve Ünye benzerlik göstermektedir.
Ürün Gruplarına Göre Arazi Dağılımı4
FATSA |
ÜNYE |
||||
Cinsi |
Miktarı |
Tüm
Ekiliş |
Cinsi |
Miktarı |
Tüm
Ekiliş |
Fındık |
7.843 |
79,57 |
Fındık |
28.900 |
82,6 |
Diğer Meyveler |
305 |
3,09 |
Diğer Meyveler |
- |
- |
Mısır |
1.500 |
15,22 |
Mısır |
5.500 |
15,7 |
Patates |
- |
- |
Patates |
100 |
0,3 |
Buğday - Arpa |
40 |
0,41 |
Yem Bitkileri |
60 |
0,2 |
Diğerleri |
169 |
1,71 |
Diğerleri |
400 |
1,2 |
TOPLAM |
9.857 |
100 |
TOPLAM |
34.960 |
100 |
Özetle;
ü Fatsa ve Ünye’nin ulaşım imkânlarını arttırmak ve komşu illerle olan bağlantılarını iyileştirmek açısından başlatılan ulaşım yatırımlarının en kısa sürede tamamlanması için gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak,
ü Bir kısmı gerçekleştirilme aşamasında olan enerji ve sulama yatırımlarının plânlanan sürelerde devreye girerek proje amaçlarına ulaşabilmeleri açısından söz konusu projelere ayrılan kaynakların arttırılmasını temin etmek,
ü Tarım ve hayvancılık ile ormancılık gibi doğal kaynak zenginliğine dayanan sektörler ve ticaret sektörünün, sanayi yatırımlarına kaynak sağlayacak şekilde gelişmesini sağlamak açısından tarım ve hayvancılık projeleri desteklenmesi, ticaret sektörünün gelişmesi için gerekli tedbirleri almak,
ü Sanayi yatırımlarının, yeşile ve çevreye zarar vermeksizin gelişmesi mutlaka sanayi yatırımlarına tahsis edilen OSB’lerde gerçekleştirilmesi uygun olacağından, plânlanması gereken OSB yatırımlarının bir an önce faaliyete geçirilebilmesi için gerekenleri yapmak
ANCAK VE
ANCAK FATSA VE ÜNYE’NİN BİRLEŞMEK SURETİYLE
CANİK, ÜNSA
ya da ÜNİSA ADINDA
YENİ BİR İL OLUŞUMUNUN
GERÇEKLEŞMESİYLE MÜMKÜN OLABİLECEKTİR!
Unich - Onaion - Fatsa
Radefeld, Carl Christian Franz..Klein Asien.1848 World Atlas
Ordu'nun vilâyet oluşundan özel bir haz duyanlar, farkındalığımızı "KİN KUSMAK" şeklinde ve isim belirtmeden medya aracılığıyla röportaj adı altında bakın nasıl da çarpıtmaktadırlar. İfade gücündeki bu seviyesizliği ÜNYE ADINA KINIYORUM!
ORDU KENT GAZETESİ
RÖPORTAJ
Sizi Gidi Sizi...
“4 Nisan 1337
(1921)”de
ORDU’NUN MÜSTAKİL SANCAK (Liva) OLMASI
http://www.ordukentgazetesi.com/news_detail.php?id=810
23 Nisan 1920 tarihinde Ankara"da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Canik mebusu olarak bulunan, Ünyeli Hasan Fehmi Efendi" de Ordu'nun değil Ünye'nin sancak olmasına çalışmıştır. Bu karar, coğrafî ve iktisadî farklılık sebebiyle tarih boyunca Ordu ile pek az ilgisi olduklarını iddia eden Ünye ve Fatsa'da büyük tepki ile karşılandı.
Ünye ve Fatsa halkı TBMM'ne çok sayıda telgraf çekerek, bu kararın değiştirilmesi, Ünye'nin vilâyet yapılıp Fatsa, Terme ve Karakuş'un buraya bağlanması isteklerini Milletvekillerine bildirdiler.
Ünye'de 17 Aralık 1920 tarihinde bunun için bir de miting yapıldı. Ancak bu teşebbüsler sonuç vermedi ve Ünye o tarihten bu yana Ordu'ya bağlı bir kaza olarak kaldı.
Ama halen Ordu'nun vilâyet merkezi olmasını kabul edemeyen (Araştırmacı - Orman Endüstri Yüksek Mühendisi M. Ufuk MİSTEPE gibi) bir takım kesimler “İşte Gümüş Ülkesi Homeros'un Alybe'si ve Demir Ülkesi Unich (Iron smelted) ÜNYE'nin tarih sahnesinde siyasî ve ekonomik alanda ilk kez ORDU karşısında geride bırakıldığı makûs tarihtir bu 04 Nisan 1921 günü !!!” diye ÜNYE – FATSA ARASI adlı makalesinde ve ( http://unyezile.net/unsa.htm ) adlı site adresinde böyle kin kusarak ne yazık ki halen bu çağda böyle yazmaya devam edebiliyorlar.
Biz Ordu'lular yıllardır ihmal edilen 4 Nisan 1921'de Ordu'nun müstakil Sancak olmasını ve peşinden vilâyet oluşunu birilerine inat her yıl ciddi törenlerle kutlamalıydık, kutlamalıyız da... Bir tane sokağımıza minnetle Şarki Karahisar Mebusu Serdarzade Mustafa Bey'in adını verebilirdik, ama Ordu'da yaşayanların % 100'ne sorun bu işlerden ve olaylardan hiç haberi yok...
SON SÖZ
Tarihin çarpıtılarak Ünye'nin demir ve gümüşe stratejik anlamda yön verdiği çağlarda bir köy mesabesinde bile hükmi şahsiyeti olmayan yerleşim birimi Ordu'nun (ki o zamanlar bu isim altında yerleşim birimi bile yoktu!) sancak yapılması; Ünye - Niksar hattından geçen İpekyolu Güzergâhı'nın ve İç Anadolu'ya açılan kapının, kör bir inatla Mesudiye üzerinden Şehitler Tepesi ve Şebinkarahisar'a yönlendirilmesi çabalarının günümüze uzanan olumsuz neticelerinin aklı selim ile CANİK VİLÂYETİ oluşumu biçiminde Ünye ve Fatsa halkı tarafından yakın bir gelecekte çözüme kavuşturulacağına inanıyorum.
KAYNAKÇA :