|
ÜNYE
ŞİİRLERİ |
|
Şiirler : Yüksel Şen
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)
Araştırmacı Yüksel ŞEN Piyasaya Çıkarması Beklenilen
Kitabıyla.
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 15.10.2007 TMO Gen. Müd. Ankara
ÜNYE ŞİİRLERİ ANTOLOJİSİ
Şâirimiz, Antoloji'sinde Ünye hakkında
şiir yazan birçok
şâire yer vermiş olup;
biz bu sayfada
sadece Yüksel ŞEN'in yazmış olduğu dizeleri yayınlamayı uygun
bulduk.
Diğer Ünye şiirlerine aşağıdaki düğmeye tıklayarak ulaşabilirsiniz.
ÜNYE MARŞI Ey güzellik diyârı söyle, mümkün mü doymak, Sağlık veren suyuna, yemyeşil kırlarına? Sinendeki her şeye, sevip de gönül koymak, İnan, huzur veriyor, her yaştan insanına.
Aşkımız, gururumuz, biricik ONEY'imiz, Tapıyoruz âdeta, taşına toprağına.
Sana Cennet diyemem, Cennet'ten de farksızsın, Her günün seherinde, yüze gülen yıldızsın. Ne şarapsın, ne rakı, bizce sen bir kımızsın, Kaptırdık gönlümüzü, kaptırdık vakarına.
Aşkımız, gururumuz, biricik ONEY'imiz, Tapıyoruz âdeta, taşına toprağına.
Ta doruğa çıkmışsın, ozanların dilinde, Bilmem ki, bu zerafet var mı yaban gülünde? Sevenlerin coşuyor, festival günlerinde, Meftunuz şirin Ünye'm, meftunuz baharına...
Aşkımız, gururumuz, biricik ONEY'imiz, Tapıyoruz âdeta, taşına toprağına.
Yüksel ŞEN |
BİZİM ÜNYE - 2
Gene ele aldık gönül sazını, Boy vermiş fidanlar,
almış yürümüş. Gülistana benzer, dört
bir köşesi, Fındıklar cevizle,
kaynaşır durur. Not : 16.04.2003 tarih,
106 sayılı Hizmet Gazetesi'nde - |
Yıldızlar rakseder,
semalarında,
Şu, Canik Dağları, yüce mi yüce. |
GÜZEL ÜNYE'MİZ Tanrı'ya
hamd ü sena, sende yazılmış künyem. |
|
Nasıl anlatsam seni, hangi yönden başlasam. Ama ne mümkün gayrı, övgü sözcüğü
varken, Bilmeyen yok sanırım, tarihteki
ününü, Kadıların nam salmış, yedi iklim dört
bucak, Hele
hattatlarının, emsali yoktur arzda.
İsmail Zühdî'nin de kan damlar
divitinden. |
Yeşil Ünye'm kaptanlar, ulemâlar
beldesi, Ya o ozanlarının, şöhreti pek
yücedir. Çağına damga vurmuş, Ziya Behlül
Efendi.
Tarih boyunca burdan, kimler gelip de
geçmiş.
Ünlü gezgin Strabon, yöreye hayran
kalmış.
Vital Cuinet de doyamamış tadına, |
![]() |
|
Kentin kadîm tarihi,
belgelerle yaşıyor. Yeşilin her tonuyla,
bezelidir dağları, Pırıl pırıl evleri,
sanki inci gerdanlık. Hayat burda çok tatlı, her şey bir
başka biçim. Bir grubu olur ki, coşturur
ressamları, |
Güneş sanki ufukta,
renkten renge boyanır. Mısra mısra işliyor,
seni bütün ozanlar. Çık da şöyle bir dolan,
meşhur Çakırtepe'yi, Renk renk çiçekleriyle,
ne güzeldir tabiat, Böylesi cennet belde, görmemiştir bu
dehir. |
23.04.1951 Cumhuriyet Meydanı/23 Nisan Çocuk Bayramı ![]() İbrahim Öztürk'ün "Yaklaşmayın Yakarım" Şiirini Okurken |
12.12.1958 Iğdır/Şehit Mehmet Çavuş Meydanı ![]() III. Ordu Kmt. Rahmetli Org. Ragıp Gümüşpala'nın huzurunda kendi yazdığı ARAS şiirini okurken |
ÜNYE'YE
HASRET
(Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin
Yıl : 11,
Sayı : 451, 20.03.1987 tarihli nüshasında yayımlandı.)
Ey benim Cennet yurdum, ey güzellik
beldesi, Hayalimde canlanır, denizinin gür sesi.
Ne güzel serpilmişsin, suların kucağına, Yemyeşil kırlarında, binbir hâtıra yaşar. Tabiat sanki seni, özenerek yaratmış. Hele Çamlık mevkiin, huzur verir kalplere, Bir yalancı Cennet'tir elma, fındık bahçesi |
İşte bütün zevkler de bu tatlı
sesle başlar, İnsan yaşar bir anda, ömrünün
baharını, Bir gizli tılsım vardır
toprağında, taşında, Nasıl anmam ben onu, her akşam
ah çekerek! Sende benim her şeyim, anam,
kardeşim, bacım. İstemem senden başka ne bir
belde ne diyâr. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
ŞÂİR DİLİNDE ÜNYE (Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin Yıl : 11, Sayı : 454, 10.04.1987 tarihli nüshasında yayımlandı.)
Sensin şiirlerime bütün
ilhamı veren |
|
Şu tabiat
elinde, şekilden şekle girmiş. Tanrı bile kıskanıp, sana gönlünü vermiş.
Eminim ki bulunmaz, arzda bir
eşin daha, Eller hayran ben hayran,
şirin olan hüsnüne, Sen, Hüseyin Özdil'in
anlattığı memleket, Sen şair Gökbelen'in,
meftun olduğu yersin, |
Sen ki şair
Tıflı'nın, çok sevdiği diyârsın. Benim için hem ana, hem baba, hem de yârsın.
Âşık Emrah, üstüne, bilsen
neler söylemiş. Hoca Öztürk de gene,
ilhamı senden almış. Yoktur arzda bir eşin,
gönüller meftun sana, Nasıl ithaf etmesin,
sana Akkaş bir şiir? |
(Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin
Yıl : 17,
Sayı : 718, 13.09.1993 tarihli nüshasında yayımlandı.)
BASKIN |
|
Gün Çarşamba Saat beş, İkindi sırası, Kimi sohbete dalmış, Kiminin elinde sigarası
Kulüp odası kapladı duman |
Suç üstü yakalandı, Öğrencinin yedisi, Atılan tokatlarla yüzüldü, Her birinin derisi. Bitti,
yanak üstünde yanak, |
BİZİM ÜNYE - 1 (Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin Yıl : 11, Sayı : 458, 08.05.1987 tarihli nüshasında yayımlandı.) |
|
Dünyada
bulunmaz bir eşi daha, Şehirler güzeli, bizim Ünye'nin. Eminim biçilmez, üstüne paha, Şehirler güzeli, bizim Ünye'nin.
Bir yanında umman, bir yanda
dağlar. |
Fındığa,
cevize paha biçilmez. Kirazlar dal basar, yoldan geçilmez. Kızılcık şuruptur, tassız içilmez. Eriği, armudu bizim Ünye'nin.
Şeftalisi baldır, elması
şeker. |
![]() |
|
Yabana
atmayın, bu kenti sakın. Halkı konuk sever, çok cana yakın. Bir yol uğrayıp da, zevkine bakın. Şehirler güzeli, bizim Ünye'nin.
Sahili plâjdır, hep baştan
başa. Gurubu nefistir, mehtabı
tatlı, |
İnsanı
büyüleyen, hazanı vardır. Doğa harikası, düzeni vardır. Ozanı, çizeni, yazanı vardır. Şehirler güzeli, bizim Ünye'nin.
Methini ettikçe, coşuyor
kalem. Ulular, meşhurlar,
diyârı şehir. |
BİR KITA İLE
Çimenler dile geldi, su yürüdü dallara, |
ÜNYE - 2
|
|
Burada Güneş'in batışı güzel. |
Kırkevler, Gölevi, beldeler
şahı, |
|
|
Cevizderesi'nde gel ver
molayı. |
O yeşil kırların gülü,
nergizi. |
Not : Bu şiirimi, Ünye'yi sevenlere armağan ediyorum. |
ÜNYE - 1 (Ünye Ticaret ve Sanayi Gazetesi, Yıl : 3, Sayı : 34, Sh. 2, Kasım/1997'de ve Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin Yıl : 11, Sayı : 457, 01.05.1987 tarihli nüshasında yayımlandı.)
|
||
Bir
memleket bilirim, kol uzatmış denize. Bir memleket bilirim, sanki evler diz dize.
Bir memleket bilirim, meftun
eder insanı, Nasıl anlatsam size, bu
güzel memleketi? Bu memleket armağan,
Yüce Tanrı'dan bize. Tabiat mucizesi, ey
güzellik diyârı, |
Yıldızı
sende güzel, masmavi gökyüzünün. Kederi sende güzel, bir gönül öksüzünün.
Nasıl meftun olmayam, taşına
toprağına? Bir memleket bilirim,
billûr gibi kızları, Bir memleket bilirim,
doyum olmaz tadına. Bir memleket bilirim,
vallahi yârdan güzel. |
ÜNYE'YE ÖZLEM
Özledim ben, gözbebeğim Ünye'mi. Nerde? o yaz günleri, |
|
YUNUS'CA (Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin Yıl : 18, Sayı : 762, 08.08.1994 tarihli nüshasında yayımlandı.)
Şu Ünye'nin bağlarına, |
||
O DANİŞMENT
ellerine, Elma, Erik,
Ayva'sına, Ceviz içli
Burma'sına, Kefal'ine,
Hamsi'sine, |
Çeşnisi bol
yemeklere, Kendir, Soya,
Çavdar'ına, CANİK'lerin
doruğuna, Tabiatın nakışına, |
ŞEYH YUNUS'un
türbesine, TOZKOPARAN
MAĞRASI'na, Sana hizmet
edenlere, Ne güzeldir şu
ÜNYE'miz. |
VER ELİNİ ÜNYE![]() |
|
Gözümde tütüyorsun Gözümde tütüyorsun |
Gözümde tütüyorsun Ah çekiyorum, yine derinden,
|
ÜNYE'DE AHVAL Çeşitli insanların yaşadığı bu belde, Anlatayım sizlere, bakın görün ne halde.
Kimisi siyasetin içinde kaynaşıyor, Kimi derebey gibi, hüküm sürüp yaşıyor.
Kimisi ara sıra destanlar karalıyor. Derme çatma sözlerle menfaât aranıyor.
Kimisi daha çocuk denilecek bir yaşta, Fakat Dünya işleri cirit oynar o başta.
Kimisi haram helâl, aklından geçirmiyor, Bulunca fırsatını, tamamıyla hep yiyor.
Her taraf doldu taştı, ensesi kalınlarla, Bize pek güç geliyor, bir yürümek onlarla.
Kimi karaborsacı, fırsat bulup kapıyor. Biz bir dam kuramadık, adam villa yapıyor.
Ticaret ahlâkını, arama sağda solda, Yıllar var ki masala karışmıştır o burda.
Kimisi kaptığını fırsat telâkki eder, Bu düzen böyle gelmiş, böylece sürüp gider.
Tınmaz bile kimsenin, tatlı birkaç sözünü, Milyarder olma hırsı, bürümüştür gözünü.
Kimisi büyük küçük saygısını unutmuş, Kimi çeşitli yönden, bir geçim yolu tutmuş.
Akıl sır erdiremez insan öz kardeşine, Herkes ayrı cepheden, sarılmıştır işine.
Kimisi mevki diye çırpınır titrer durur, Geçince bir masaya, kesesini doldurur.
Kimisi beyim diye, kuyruk sallar herkese, Yegâne düşüncesi, koparmak birkaç kese.
Kimi kumarbaz, sarhoş, yuvarlanıp gidiyor. Uğursuz bir masada, gününü gün ediyor.
Kimisi bir kahvenin köşesinde uyuklar, Aç kalmış tavuk gibi, düşte rızgın sayıklar.
İşsiz güçsüz geçler de, gezinir sağda solda, En büyük emelleri, kur yapmak bütün yolda.
İnsanoğlu bu kentte, ayrı bir dem yaşıyor. Hepsinin gönlünde de, menfaât çarpışıyor.
Allah için çırpınan, eminim az bulunur. Malûm "Doğru söyleyen, dokuz köyden kovulur"...
Yüksel ŞEN |
Genç Demokratlar Ünye - Yıl : 1, Sayı : 2, Fiyatı 10 Kuruş
/ 24.03.1954 Çrş.
29.10.1953 - Cumhuriyet Meydanı
Arif Nihat ASYA'nın "Bayrak" Adlı Şiirini Okurken