|
MİRALAY |
|
Makale : Yrd.
Doç. Dr. Kemal TÜRKER
(G.O.P.
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim - İş Eğitimi ABD Bşk.)
kturker@gop.edu.tr
MİRALAY
HİLMİ BEY'İN ALBÜMÜNDEN
(Kültür & Tokat Araştırma Dergisi - Yıl : 2005, Sayı : 19, sh. 80 - 83'te
yayımlandı.)
Keşke önceki yıllarda bu olaylarla ilgili olarak büyüklerimin anlattıklarını daha dikkatli dinleseymişim. O günlerde 13 - 14 yaşlarında yetim bir çocuk olan Babam "Hilmi Ağabeyim isyan günlerinde Zile'ye geldiğinde ara sıra asker tayınından un gönderip bize bakmıştı" derdi.
Hilmi Bey'in adının her geçişinde duygulanırdı. 1977'de Mecitözü'nden Zile'ye babamla görüşmeye gelen Hilmi Bey'in kardeşi Ziya Bey'in o günlerle ilgili anlattıklarını keşke bir yerlere not etseymişim.
Hilmi Bey Yaveri İle.
Kemal Türker Arşivinden.
Mart 1991'de yayımlanan TOKAT KÜLTÜR DERGİSİ'nin 1. sayısındaki "Zile İsyanı ve Miralay Hilmi Bey" isimli yazısında, 1920 yılındaki Zile İsyanı'nda Zile Kalesi'nin isyancılara karşı savunan (o zaman süvari binbaşı olan) Hilmi Bey'den ve Kuva-i Millîye'ye karşı harekete haber alınınca, asayişi sağlamak amacıyla 3 Haziran 1920 günü, Çorum Kolordu'dan Süvari Binbaşı Hilmi Bey'in Zile'ye gönderildiğini ve Hilmi Bey'in kim olduğu hakkında da bilgi vermiştim.
Babamla iki kardeş çocukları olan Hilmi Bey'in aile albümümüzdeki tek fotoğrafını o yazımla birlikte yayımlamıştım. Yazımın yayımlanmasından kısa bir süre sonra Hilmi Bey'le ilgili, elime yeni birçok fotoğraf geçti.
Hilmi Bey Çocukları ve Kardeşleriyle
Kemal Türker Arşivinden.
Amasya'nın Mecitözü İlçesi'nde bulunan, (Hilmi Bey'in merhum kardeşi) Ziya Üçüncü'nün çocuklarından aldığım bu fotoğrafları, diğer yazılarımdan dolayı uzun zaman yayımlamadım. Ama, ilerde araştırmacılara kaynak olabilecek nitelikteki bu fotoğrafları, hiç yayımlamamak da olmaz diye düşündüm. Bu yüzden ek bilgilerle birlikte bu sayıdaki yazımda yayımlıyorum. Hilmi Bey'i tanımak açısından yararlı olacağına inanıyorum. Bu yazımı 1. sayıdaki yazıma ek olarak yayımlıyorum.
Fotoğrafları bulduğum sırada edindiğim bazı bilgileri de burada belirtmek istiyorum. Babamın halasının oğlu olan Hilmi Bey anne tarafından Zileli, baba tarafından ise Trabzonlu'dur. Babası Kolağası Mehmet Efendi Trabzon'da Üçüncü Oğulları sülâlesine mensuptur. Asayişi temin etmek üzere (Çorum) Kolordu'dan görevli olarak Zile'ye gönderildiğini, bir süre Enver Paşa ile Rusya'da esir kaldığını, ondan önce İşkodra Savaşı'na katıldığını yeğenlerinden öğrendiğimi belirtmek isterim.
Edindiğim fotoğraflara gelince; çok ilginç çerçevesi olan etrafı tüfekler, toplar, askerî malzemelerle süslenmiş fotoğraf, 1914 yılına çekilmiş, arkasında el yazısı ile İşkodra Savaşı Hâtırası diye yazı vardır.
İşkodra Savaşı Hâtırası - 1914
Yrd. Doç. Dr. Kemal TÜRKER Koleksiyonu
Başka bir fotoğraf Aydın'da çekilmiş. Hilmi Bey'in de aralarında olduğu kalabalık bir subay grubuyla, Mareşal Fevzi Çakmak fotoğrafın önünde yer almıştır.
Diğer fotoğraflardan birinde eşi Arife Hanım, diğerinde çocukları ve kardeşleri, bir başkasında ise emir eri ile kendisi vardır. Son ikisinde ise bir boydan diğeri portre olmak üzere kendine aittir.
Zile İsyanı ile ilgili araştırma yapanlar, Zile ile ilgili kitap yazanlar olduğunu duyuyorum. Bu gibi belgeler, birilerinin araştırmalarında kullanılabileceği materyaller olabilir düşüncesindeyim.
Keşke önceki yıllarda bu olaylarla ilgili olarak büyüklerimin anlattıklarını daha dikkatle dinleseymişim. O günlerde 13 - 14 yaşlarında yetim bir çocuk olan Babam "Hilmi Ağabeyim isyan günlerinde Zile'ye geldiğinde ara sıra asker tayınından un gönderip bize bakmıştı" derdi.
Hilmi Bey'in adının her geçişinde duygulanırdı. 1977'de Mecitözü'nden Zile'ye babamla görüşmeye gelen Hilmi Bey'in kardeşi Ziya Bey'in o günlerle ilgili anlattıklarını keşke bir yerlere not etseymişim.
O gelişinde Ziya Amca'dan kulağımda kalan tek söz; "Hilmi Ağabeyim, Mustafa Kemal Samsun'dan Amasya'ya geliyor. Onu karşılayın diye bize haber göndermişti. Mecitözü'nden Amasya'ya O'nu karşılamaya gitmiştik" demesi olmuştur.
Belgelerin, anıların, fotoğrafların önemini şimdi daha iyi anlıyorum. Bu yazımın, 1. sayıdaki yazımla birlikte okunduğunda bir bütünlük kazanacağını da belirtmek istiyorum.