.
|
YÛNUS İKLİMİNDE |
|
Şiir :
M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı -
Orman Endüstri Yüksek Mühendisi)
M. Ufuk MİSTEPE / TMO Güvercinlik Lojmanları - Temmuz 2006
YÛNUS İKLİMİNDE
YIKILANLAR DESTANI
Çağdaş Dede KORKUT M. Necati SEPETÇİOĞLU'nun
M. Ufuk MİSTEPE'ye hediye ettiği "Benim Adım Yunus Emre" adlı kitabı.
Ünye Belediyesi Halkla İlişkiler Müdürlüğü
Yûnus Emre Şiir Yarışması
Jüri Özel Ödülü / 26 Temmuz 2007 Prş. Ünye
YÛNUS İKLİMİNDE YIKILANLAR DESTANI
Aldın mı selâmları gönlü güneşli Ey Yunus! “Korkadurın ölümden, cümle doğan ölmüşdür” dersin! Bilir mi yıkılanları Yunus’la şerefli ol ÜNYÜS.. Uyurken nice dehaların kabrinde yeşerirken mersin? |
|
Melodi FM Fotoğraf Arşivi - 2006 / Ünye |
“Ne yerdedir yerin senin sana sorarım ey ağaç” derken bile Ulu Çınar ağladı yaprakların dökerek Gavak Dibi’ne.. O da yıkılanlar ordusunda dal dal erircesine Yunus dergâh oldu Ünye’de Şehnuz Türbesi’ne… |
Ben ki bulamadım yerini Sadullah Bey Medresesi’n “Bulamadım dağda taşta denizleri süzer oldum” diyesin! Sevdalar da süzer, bulunamaz yitikler bre Yunus!.. Aynikola Papazı mı Garipler’de garipsensin? |
Aya Nikola Kilisesi
(Ünye'nin 40 Adet Kartpostal Koleksiyonundan) |
Tiryaki Hasan Paşa Kabri Diye
Bilinen Metruk Mezar |
Tiryakisi olduk paşaların şu meydanda Budin’den Navarin’e erlerimiz ol meydanda Bilmem ki nerelidir Hasan Paşa hangi yaluda “Ne söylerler ne bir haber verirler..” Yunus! |
Mithridates yıkılmaya doğru sen de yürü Destana yazılacak niceler var niceden bir sürü “Durmaz akar kanlı yaşlar, aksa gerek şimden gerü” Fatih bile yürüdü burdan, hele Yunus gel berü! |
|
Hükûmet Konağı - Saray Câmîi - Otel Kılıç
arasında Hacı Emin Cad. |
“Zemane vefaları cefa gelir Yunus'a” Hacı Emin ederdi gemileri hâk’çün inşâ Ne vefa kaldı dost bildüklerin ne de safa Yıkılanlar destan oldu Ey Yunus olma mı cefa! |
Ömer Çam bu.. Safahat’ı tekbirle geçti Kadıoğlu Hasan eğitimi ol daim seçti Bora Orhan kitap oldu, anıldı Ünye’mde “Nice bizim gibiler anda konuban geçti” |
Eğitim Câmiamızın Duayeni Ömer ÇAM
Hocamızın Kabri |
Sahilin Betonarmeye Yenik Düştüğü Çarpık Yapılaşma |
Betonlara yenik düştü sahil yalı tüm evler Dehliz oldu caddeler.. göğe uzanan alevler Yağmasındayken sahili Ünye’deki bireyler “Haşa ben terkedem seni şol bir evle çardak için” |
Bir mavzer kana bularken minik fok yüreğin Mavilerden çekilen dalga dalga küreğin Feneraltı sönmesin, kimse çam’ın kesmesin “Miskin Yunus neylesin, derdin kime söylesin” |
Ünye Sahillerinde Soykırıma
Uğrayan Fok Balıkları |
Sel'e Yenik Düşen
Ünye Caddeleri |
“Behey Yunus sana söyleme derler” Nasıl söylemem kalem elde, Ünye selde İsmail Zühdî nakşetti celî sülüsünde. “Ya ben öleyim mi söylemeyince de?” |
Bir doğa ki börtüböcek neşvünemada “Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir” Saraylar yandı bir gün Paşabahçe’de “Varıp anın üstüne, evler yapasım gelir” |
Hazinedarzâde Süleyman Paşa
Sarayı'nın Tasvirî Bir Resmi |
|
Mustafa Râkım varanda İstanbol’a Renk âlem, hattı çizüp işrete dalmadılar Martılar uçmakta, karabatak sularda “Çoklar gemiden çıkıp, denize dalmadılar” |
Nota nota dökülse de Rıza Sağman, ezgi değil “Er odur alçakta dura, yüceden bakan göz değil” Feyziye Mektebi’n ilim – irfan yuvası Yetişenler deha.. ondaki kem söz değil! |
Hâfız Ali Riza SAĞMAN (1890 - 1965) |
Ünyeliler Grubu'nun Hedef Oluşum Plâtformu |
Olduk bir grup.. adımız dendi ÜNYELİ Yıkılanlar da sayılır çıkar anda künyeli Yapdık saraylar, parklar ve yollar.. biz o gün “Şu yüce köşkler - saraylar, viran olur, kalır bir gün!” |
Canik Livâsı’nda Kaza-i Ünye idik “Her dem yeni dirlikte sizden kim usanası” Bir Ordu dirildi hepten yenik düşdük Kalbi kırık, boyun bükük, inan yetim sanası |
Paşabahçe'den Kalebozuğu Evleri'nin Görünümü |
UNIEH La Ville (Ünye Kenti) / Le
Voyage du «CHEHBAL»
|
Yusuf Bahri Efendi Sadullah Medreseli’dir “Çalap müderris bize aşk hod medresesidir” Nabi Tokatlıoğlu da geçti bu dünyadan “Deniz merci kat olsa tahta uşanasıdır” |
“Yunus bir söz söylemiş, hiç bir söze benzemez” Çınar dalların kavrulsa da görmeler bitmez Haznedar Süleyman, konak yanmakta.. dinmez Ol sarayın göze geldi, müflissen borç silesin |
Les dessins de
Jules Laurens (1825 - 1901) 14 Ağustos 1847 |
|
“Kaldım bir karanlık yerde, ayrığı varmaz o yerde” Mazmanlar üretür halat, urganı terde Derya Hamamı bekler, Kaptan-ı Derya nerde Top sesleriyle inler Karadeniz.. berkendelerde |
“Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan” Akkuş, Niksar, Zile yolunda kalmadı talan Kal’alarda emniyeti heç yıkamaz o yılan İpek Yolu Kervanın deve yükü vuranda |
Ünye -Niksar - Zile İpekyolu Güzergâhı |
Aynalı Martiniyle Hekimoğlu İbrahim |
“Dilsizler haberini kulaksız dinleyesi” Kestiler fındık dibin Hekimoğlu’n sesi Dizdar Köyü’n aldıysa BEY nefesi Gör yıkılanı Yunus, kimler dinleyesi |
Kilise Tepesi’n Çan Kulesi’n yıktılar Diğerinde düğün dernek kurdular Hamam edip, soğuk suynan yundular “Bu fena mülkünde ben nice hayran olam” |
Solda : Meçhulasker İlkmektebi, Sağda : Rum Kilisesi |
Servet-i Funoun /
Directeur Propriétaire Ahmed İHSAN |
Çataltepe acıdır suyun, niyetinen içende “Meger Hızır, İlyas ola âb-ı hayat içmiş gibi” Sebiller akmakta berrak suyun gidende Konuldu Balık Değirmeni terk-i viran gibi |
Cevizdere, Kılıç Kökten mağrada “Göçtü kervan kaldık dağlar başında” Prehistorya mı kaldı bu zamanda Sen de Yunus tarih oldun Şehnuz’da.. |
Tozkoparan Mağaraları'nda Çalışılırken |
“Ağustos’un ortasında yanarken ben cayır cayır” Serinlemek’çün bir salkım İsabella ayır Ünye’nin gara üzümü deyip de geçmeyesin sakın! Hırtarış gibi o da yıkılacak bir gün yakın.. |
|
“Okumakdan manâ ne, kişi Hak'kı bilmektir” Karılar Pazarı’nda işin alış-veriş etmekdür Nerde şimdi dönme dolap, nerde Çalap Oysa dolap dönmekte, devran ki Hak’kı bilmekdür |
Karılar Pazarı |
Yok Edilen Mimarî Değerlerimiz Kalebozuğu (Kalabuzu) Sokak Evleri
|
Yalıkahvesi yol oldu, Kalabuzu’n n’oldu Mustafa Kemal İlkokulu, o da enkaz oldu Meçhul Asker gibi hepten herc ü merc oldu “Ben harabat içinde buldum ise seni ne oldu” |
Fındık bahçelerinden yazar mısın destanı “Ger bağ-u ger bostan ola, ger bendü ger zindan ola,” Karpuz elmasıydı susuzluğun dermanı Bahçalar arsa ola, dergâh Yunus.. can ola. |
Döşemedibi Köyü'nde Fındık Bahçesi |
42. Ahmet / Ayşe ve Refaiddin
Şahin'lerin Evi. |
“Bildik gelenler geçmiş, konanlar geri göçmüş” Keşaplı’dan Ermeniler göçer olmuş Rum kızı Rodi’n gözyaşın dökmüş Yunus, yıkık gidenlerçün neylersin? |
“Yunus senin ki bu sözün kan yaşıla doldu gözün” Mezâlimlerde Ünye’yi sardı bir hüzün Yandı ocaklar.. viran Ünye her güzün Anılara dönüp de sar sinene günbegün |
Şehnuz (Yunus Emre Türbesi) |
Çamlık Mezarlığı'nda Metrûk Bir Mezar |
Elmalık’tan Çamlığa yatırdılar yiğidi “Mezarlığa vardım, baktım herkes ölmüş yatar,” Mezar taşların köşe bucak yitiği Görmez misin bunları.. nöbet gelmiş bize bakar. |
Sorun yumağı Ünye.. çözülmez bir bilenle “Gerçek ere derviş gerek, doldu cihan dava ile” Eren Yunus tozanır Saraçlı Gölevi’de Yol, arsa - konak, yalı.. sahil boyu uzanır |
Şehnuz Türbesi İçerisinde Yunus Emre'nin Kabri |
Doğanın Zehirli Gaz ve Taşocağı ile Tahrip
Edilmesi |
Renkli Ünye taşları, dağların delik başları Döşemişken kaderin, yollara serip taşları Yontar iken mâziyi akar gözün yaşları “Onca iş koparaydım.. eleriben güç yetmez” |
“Geçer iken Yunus, şeş oldu dosta,” Ünyeli serdi geçmişin delik posta Usta ağlama, bari sen bi sus da Belki duran olur.. bura Ünye diyeler.. |
|
Sarıköy Yunus Emre Müzesi Önündeki Heykel |
Nâmıyla anılır yiğit bilmez misin? Cân oldu nâmın da candan diyeler Ey Yunus gir Destan’a, silinmesin! “Ölmez Derviş Yunus, selâmın ki vereler” |