ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 18 Nisan 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

DÜNYA
YUNUS EMRE'Yİ
ANIYOR

Makale : Yüksel Şen
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)

DÜNYA
YUNUS EMRE'Yİ ANIYOR

(
Haftalık ÇAĞRI Gazetesi'nin Yıl : 15, Sayı : 618 - 621, 13.05/10.06.1991 tarihli nüshalarında yayımlandı.)

            Türk Tasavvuf Edebiyatı'ndan söz edilince akla gelen ilk isim Yunus Emre'dir.

            12'nci yüzyılda güzel Anadolu'muzun bağrında doğup büyüyen bu Türkmen Kocası, ünlü adamı, sevecenlik timsali, büyük inanç adamı, emsalsiz şâirin, burcu burcu din ve ahlâk kokan o güzelim şiirleri 700 seneden bu yana, nesiller boyu dilden dile dolaşarak, gerek dost meclislerinde gerek dinî toplantılarda ve gerekse evrensel san'at şölenlerinde büyük bir zevkle okunmaktadır.

            Allah aşkı iliklerine kadar işleyen Yunus Emre'nin her şiirinde bir hikmet-i ilâhî vardır. İstisnasız her mısrası baştan başa Dünya görüşü doludur. Okundukça, üzerinde derin derin düşünmeyi gerektirir.

Şehnuz'un (Yunus Emre) Kabri

            Güzel Türkçe'mizin çok sâde ve anlamlı kelimeleriyle dolu olan ve her okuyanın rahatlıkla anlayabildiği, üzerine paha biçilemeyen bu diziler, Allah'ın yüceliğini, nelere muktedir olduğunu, hiçbir şeyin maddiyatla ölçülemeyeceğini, toplumsal yaşamın değişmez öğesi olan beşerî ilişkileri, dayanışmayı ve sevecenlik felsefesini dile getirmektedir.

            Doğruluk ilkelerine sadâkat bu büyük ozanımızın değişmez parolasıdır.

Şehnuz'un (Şeyh Yunus) Kabri

            Yıllarca hizmetinde bulunduğu, icazet aldığı ve çile doldurduğu Taptuk Emre Dergâhı'na dağdan odun çekmiş ve bu odunlar arasına hiç eğri odun koymamıştır. Bu durum Şeyh'inin dikkatini celbedince, O'na yâ YUNUS, dağda bu odunların hiç eğrisi yok muydu? diye sorduğunda, yâ Şeyh'im, dergâhınız Allah Katı'dır, doğruluk makamıdır. Böyle yüce bir makama insanın eğrisi girmediği gibi, odunun da eğrisi giremez sözleriyle cevap vermiştir.

            Taptuk Emre Yunus Emre'ye bu durum üzerine Olgunluk Beratı tevdi etmiş, pişip kemâle erdiğini, artık Anadolu'ya çıkıp halkı fikirleriyle aydınlatabileceğini söylemiştir.

            Şâirimizin şu dizeleri bu hususu ne de güzel teyit eder.
 


                  

Taptuğun tapusunda,
  Kul olduk kapusunda.
     YUNUS miskin çiğ idik,
  Bişdük elhamdülillâh.
.

            Yunus Emre, Şeyh'inden bu desturu aldıktan sonra, elinde âsası, sırtında heybesi, gönül kitabında dizeleri olduğu halde çeşitli ülkeleri, Anadolu'yu ve bilhassa o tarihlerde Rum diyârı olarak isimlendirilen, Karadeniz'in Kuzey kıyılarını baştan başa gezip dolaşmıştır.

            Şu dörtlük de bu gezileri anlatır.

 


                                  

 Gezdim Urum ile Şam'ı,
  Yukarı illeri kamu,         
     Çok istedüm bulamadım,  
  Şöyle garip bencileyin.  
.

            Her gittiği yerde büyük ilgi gören, yaptığı sohbetler ve okuduğu şiirleriyle dinleyicilerin sevgisine, saygısına mazhar olan Yunus Emre, gönüllere otağ kurmuştur.

Şehnuz (Şeyh Yunus) Türbesi

            Bu gezileri sırasında, Ozan'ımız o dönemlerde dahi Karadeniz'in incisi olarak bilinen, yetiştirdiği Hattatları, Kadıları, Ulemâları, ünlü Kaptanları, Şâirleri ve büyük din bilginleri ile tarihe geçen, şimdilerde ise doğal ve yapay güzellikleri ve çeşitli özellikleriyle Cennet'ten bir köşe olarak kabul edilen, yurdumuzun ve bilhassa Karadeniz'in sayılı turizm kentlerinden Ünye'ye, tarihteki adı ile ONEY'e de uğramıştır.

            Aşağıdaki dörtlük ise, bu seyahati simgeliyor.

 



İndik Rum'u kışladık,
  Çok hayr'u şer işledik.
      ONEY oldu son durak,    
  Göçdük elhamdülillâh.
.

            Büyük bir ihtimalle, Ozan'ımız son yıllarını burada geçirmiş ve burada Hak'kın rahmetine kavuşmuştur.

Kirişçibaba Câmîi/Karaman

Yunus Emre Parkı ve Mezarı

            Zira, Ünye'nin Gölevi Semti'nde zümrüt yeşili çimenlerin halı gibi bezediği, renk renk kır çiçeklerinin mis gibi koktuğu, çeşidi belirsiz ağaçların gökyüzüne tırmandığı, cıvıl cıvıl kuş seslerinin efsaneleştirdiği, bir yanda bütün görkemiyle Karadeniz'in masmavi sularının atlas gibi uzandığı, hemen eteğinde Curi Deresi'nin pırıl pırıl sularının çağladığı, yaklaşık 30 dönümlük bir araziyi kaplayan ve adına Şeyh Yunus Tepesi denilen yerdeki Türbe'de yapılan araştırmalarda ele geçen belgelerin üzerinde "EMRE SULTAN" yazısının okunmuş olması, buradaki mezarın büyük bir olasılıkla, doğa ve Hak âşığı Yunus Emre'ye ait olduğunu kanıtlamaktadır.

Yunus Emre Türbesi/Eskişehir

Mihalıçcık/Sarıköy

            Ünlü bilginimiz ve edebiyat otoritemiz, rahmetli Abdülbaki GÖLPINARLI'ya göre, şâirimizin Karaman'da, bu konudaki diğer uzman kalemler, Nihat Sami BANARLI, Nezihe ARAZ ve Ahmet KABAKLI'ya ve diğer yazarlara göre Eskişehir'in Mihalıçcık İlçesi'ne bağlı Sarıköy'de medfun bulunduğu bildirilmekte ise de, Bursa'da, Kula'da, Erzurum'da, Keçiborlu'da, Aksaray'da, Sivas'ta ve ÜNYE'de mezarlarının olduğu yazılmaktadır.

             
            Yunus Emre Türbesi/Sandıklı

           Biz Ünyeliler, ozanımızın yaptığı seyahatler nedeniyle ve şiirinde vurguladığı gibi, son yıllarının şehrimizde geçtiğini ve burada vefat ettiğini ve yukarıda belirttiğim mahaldeki mezarın da Yunus EMRE'ye ait olduğunu ileri sürüyoruz.

      
Yunus Emre Türbesi/Ünye - Yunus Emre Heykeli/Erzurum

            Yurdumuzun ve bütün Dünya'nın üzerine titrediği bu büyük ozanımızın Ünye'deki anısını ebedileştirmek için, Ünye Belediye Meclisi Şehir Parkı'na "YUNUS EMRE" ismini vermiştir.

            Halk onun büyüklüğüne, manevî kudretine öyle inanmıştır ki, her vesile ile gidip bu türbeyi ziyaret etmekte, Fâtiha okumaktadırlar.

Şehnuz'un (Şeyh Yunus) Kabri

            Hattâ kentin çok yaşlı ihtiyarlarının, atalarından dinleyip aktardıklarına göre, 93 Harbi'nde Rus donanması Karadeniz'e çıkıp, şehirleri bombalarken, Ünye sahiline geldiğinde attığı her topa karşılık Şeyh Yunus Tepesi'nden, mukabil top seslerinin geldiği rivayet olunur.

Şehnuz (Şeyh Yunus) Türbesi
        

 

            Yunus Emre, her haliyle yüce bir kişidir. Ermiş bir din adamı, büyük bir feylesof, Dünya'nın gıbta ettiği usta bir şâirdir.

 

Şehnuz'un (Yunus Emre) Kabri

 

            Ozanımızın bu yönlerini iyi bilen ve kültürel değerlere büyük ilgi gösteren UNESCO 1971 yılında olduğu gibi, içinde bulunduğumuz 1991 yılını da bütün Dünya'da "YUNUS EMRE SEVGİ YILI" olarak ilân etmiştir.
 
 
            Şâirimiz her vesile ile, gerek yurdumuzda ve gerekse Dünya'da çeşitli etkinliklerle anılmakta; o eşsiz eserlerinden örnekler sergilenmektedir.
 
                   

 

            Evrensel boyutlara ulaşan bu büyük ozanımızı rahmetle anıyor, O'nun çok sevilen bir şiiri ile satırlarımı noktalıyorum.

 


SELÂM OLSUN

                                
   Biz Dünya'dan gider olduk.
  Kalanlara selâm olsun.       
      Bizim için hayır duâ,               
   Kılanlara selâm olsun.         

Ecel büke belimizi
Söyletmeye dilimizi,
Hasta iken hâlimizi
Soranlara selâm olsun.

Tenim ortaya açıla,
Yakasız gömlek biçile,
Bizi bir âsân veçhile,
Yuyanlara selâm olsun.

Selâ verile kasdımıza,
Gider olduk dostumuza,
Namaz için üstümüze,
Duranlara selâm olsun.

Derviş Yunus söyler sözü,
Yaş dolmuştur iki gözü,
Bilmeyen ne bilsin bizi,
Bilenlere selâm olsun.

 

Yunus Emre Türbesi/Kırşehir

 

            Esenlik dileklerimle efendim.

                                                                   Yüksel  Şen

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR