.
YAKLAŞMAYIN YAKARIM...
Makale : Yüksel Şen
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)
İbrahim ÖZTÜRK
Ortaokul Türkçe ve Beden Eğitimi Öğretmeni
Değerli okuyucular;
Yazımın başlığını görüp de bu da ne demeyin!
Size, gene Ünye'den söz edeceğim.
1937 - 1944 yılları arasında, Ünye Ortaokulu'nda okuyanlar, okulun Türkçe ve Beden Eğitimi Öğretmeni İbrahim ÖZTÜRK'ü her halde anımsayacaklardır.
Aynı zamanda şair olan sayın ÖZTÜRK, Millî Bayram'larda coşturucu konuşmalar yapan, ikna gücü kuvvetli çok iyi bir hatipmiş.
Ünye/1938
O dönemde okuyan öğrenciler bu değerli hocalarını hep şükranla anarlar.
Tarih : 29 Ekim 1938
Ünye'de Cumhuriyet Bayramı'nın 15'inci yıldönümü kutlanıyor. Protokole mensup zevat, ortaokul, ilkokul öğrencileri ve bayramı izlemeye gelenler, Cumhuriyet Meydanı'nı hınca hınç doldurmuşlar.
29.10.1938 - Cumhuriyet Bayramı
Hani derler ya "İğne atsan yere düşmüyor" diye.
İşte öyle...
Gönderlerde bayraklar, elde oku flâmaları; koca meydan âdeta gelincik tarlası gibi. Resmî daireler, evler, dükkânlar hep bayraklarla donatılmış. Caddelerde defne dallarından taklar.
Bir Bayram Takı
En Büyük Kuvvet Millî Birliktir
O asırlık Çınar Ağacı'nın çevresi gene tarihî günlerinden birini yaşıyor. Meydandaki kürsüye, günün önemini belirtmek üzere gelen konuşmacılar, büyük bir dikkatle dinleniyor.
Şiir okuyan ortaokul ve ilkokul öğrencileri, seyircilerin takdirini kazanıyor. Alkış sesleri dalga dalga gökyüzünün engin maviliklerine yükseliyor.
O yıllarda Ünye'nin tek fotoğrafçısı olan Babam Foto Ahmet ŞEN, durmak ve usanmak bilmeksizin makinasının deklanşörüne basarak, bu güzel görüntüleri fotoğrafa dönüştürüyor.
Evdeki albümlere baktıkça, o günleri yaşar gibi oluyorum.
23.04.1951
Cumhuriyet Meydanı/23 Nisan Çocuk Bayramı
Yüksel ŞEN, İbrahim Öztürk'ün
"Yaklaşmayın Yakarım" Şiirini Okurken
Fotoğraflardan birinde, Sayın ÖZTÜRK kürsüye çıkmış, konuşma yapıyor. Ve konuşmasının sonunda da "YAKLAŞMAYIN YAKARIM" isimli şiirini muhterem hemşehrilerimize sunuyor.
29 Ekim 1951 tarihinde Cumhuriyet'in 28'inci yıldönümü kutlamalarında, ben de Sayın ÖZTÜRK'ün yazdığı bu ünlü şiiri, Ünye Cumhuriyet Meydanı'nda değerli hemşehrilerimizin huzurunda okudum.
Dakikalarca süren alkış sesleri, halkın beğenisinin ve takdir hislerinin somut bir ifadesiydi. Bu güzel şiiri sizin de okumanız için aşağıya alıyorum.
YAKLAŞMAYIN YAKARIM Tarih kanımda rehber |
|
Türk'ün ne olduğunu, Herkes bilir pekalâ, Karşımda küstah küstah Niçin durursun halâ? Aklını başına al! Unuttun mu Timur'u, Tarihi yazan benim, Ülkümün kudretiyle, |
Yurt için ölmek bence, Kutludur, şereflidir, Soyuma yan bakanlar, Ya küstah ya delidir. Düşün taşın yabancı, Coşkun nehirler gibi, Süngümü kavrayınca, Yıldırım olur yakar, |
İbrahim ÖZTÜRK, 1937 - 1944 yıllarında çeşitli etkinlikleri ve bilge kişiliği ile okuttuğu öğrencilerinin sonsuz sevgisini kazanmış örnek bir öğretmen.
Hümanist davranışlarıyla şehir halkının teveccüh ve takdirlerine mazhar olan bir gönül adamı imiş.
Geçtiğimiz günlerde, Millî Kütüphane'de çalışırken elime bir kitap geçti. Kütüphanenin Adnan Ötügen Salonu'nda yerimi alarak bu kitabı zevkle okudum ve çok beğendim.
1938 yılında Ordu Halkevi Neşriyatı'nın 4'üncü kitabı olarak Ordu'da Gürses Basımevi'nde basılan ve kütüphanenin 804 sıra numarasında kayıtlı olan ve Ordu kültürünün saugın simalarından rahmetli öğretmen Sıtkı CAN tarafından kaleme alınan "Ordu İlinde 19 Mayıs Spor ve Gençlik Bayramı" isimli bu eserin 33 - 34'üncü sayfalarından aldığım, "Ünye Ortaokulu Türkçe ve Beden Eğitimi Öğretmeni İ. ÖZTÜRK Söylevi" başlıklı yazının şu paragraflarını sizin de çok beğeneceğinizi ümit ederek okuyuşunuza sunuyorum.
"KAHRAMAN SOYDAŞLARIM.
Bugün Tanrı'nın bütün acuna örnek olmak üzere özene bezene yarattığı Büyük Ata'mızın; sonsuz karanlıklar içinde bunalan, umutsuz kalan ulusunun koynuna atıldığı, umudunu artırdığı, karanlık perdeleri yırttığı ünlü bir gündür... Bugün başsız, silâhsız bırakılan elleri, kolları kıskıvrak bağlanarak yurdu parça parça paylaşılan kahraman soyumun eşsiz bir başa ve o başta parlayan hayat ve istiklâl güneşine kavuştuğu gündür.
19 Mayıs'ta Samsun'dan başlayan erkinlik yolunun; İnönü'nden Sakarya'ya, Sakarya'dan Dumlupınar'a, Dumlupınar'dan Lozan'a, Lozan'dan Cumhuriyet'e, Cumhuriyet'ten sayısız devrimlere, devrimlerden de sonu olmayan ülkü yoluna kavuştuğu kutsal gün bu gündür.
İşte bütün bu kutsallıklardan ötürü bugün iki sevinçli bayramı bir arada kutluyoruz.
Ulu Önder'imiz kurtardığı istiklâli, kurduğu Cumhuriyeti Türk Gençliği'ne emanet etti.
Cumhuriyet Bayramı
İstiklâl ve Cumhuriyet'in kuvvetli olması da ancak kuvvetli ellerin, dinç kafaların idaresiyle mümkündür.
Pek yakında tarihin ve medeniyetin başı bir çok sporların mucidi olan Türk soyu acun sporlarına da örnek olacaktır. Bunda biraz şüphesi olanlar karşılarında sonsuz bir emniyetle istikbale bakan sağlam kafalı, çevik bedenli kızlarına, oğullarına dikkatle baksınlar (Türk gibi kuvvetli) sözünü sonsuz bir kıvanç, sürekli bir iç ferahlığı ile bir kere daha tekrar etsinler..."
Eğer yaşıyorsa, kendisine Ünye adına sıhhat ve afiyet diliyorum. Rahmetli ise, ruhu şâdolsun.
Ey koca ÖZTÜRK...
Seni tanımak bahtiyarlığına eremedim ama, methiyeni çok duydum.
Hele bu güzel yurdumuza birileri kem gözle nazar etsin.
Gözünün yaşına bakmaz, onları;
Mısralarında vurguladığın gibi, YAKLAŞTIKÇA YAKARIZ...
Yüksel ŞEN