ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 15 Temmuz 2007 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

ÜNYE KALESİ

Makale : İrfan IŞIK
(Emekli Öğretmen)

ÜNYE KALESİ
http://www.sirinunye.com/detay.asp?hid=2675


            Ünye - Niksar yolunun 7. km'sinde 200 m yüksekliğindeki volkan konisi üzerinde inşa edilen Ünye Kalesi dört katlı bir sur sistemiyle korunmuştur. İlk sur, güney doğu yönünde 5 m yüksekliğindeki kale kapısıyla ana kayadan başlar, arkasındaki küçük plâtoyu, plâtodaki sarnıçları, kaçış gerektiğinde dışarı çıkmak için yapılmış tüneli (potern) korumaktadır.

            "Potern : Hitit başkenti Hattuşaş’ın etrafını çeviren, büyük taşlar kullanılarak yapılmış 6 m yüksekliğindeki toprak dolgulu ilginç surun güneyinde, en yüksek kısmın altında 71 m uzunluğunda, muhasara anında, "Huruç" - dışarı kaçmak - için yapılmış bir tünel ‘Potern’ vardır. Kaba taşlar kullanılarak, beşik örtü tonoz olarak inşa edilmiştir."

Ünye Kalesi Surlarından Kaya Mezarının Görünümü

Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN

            Taşların, bir salkımdaki üzüm taneleri gibi dizilişi, hayranlık uyandıran bir mühendislik harikasıdır.

            Potern’in genişlik ve yüksekliği, üç - dört insanın yan yana ve dik olarak geçmelerini sağlayacak şekilde plânlanmıştır.

            Ünye Kalesi'ndeki birinci sıra surun koruduğu Potern, 18 merdivenle aşağı inip sonra düz devam ettiği düşünülen bir tüneldi. Bu yapıdan günümüzde hiçbir iz kalmamıştır.

Kaya Mezarının Karşıdan Görünüşü

            Kale kapısının sonunda yerden 5 m yükseklikte püskürük ana kayanın yüzü tıraşlanarak düzeltilmiş ve bir kaya mezarı oluşturulmuştur. Bezemeleri silinmiş mezarın Sinop ve Amasya’daki kaya mezarları formunda yapılmış olması, Pontus Kral Mezarı olduğu izlenimini vermektedir. Bu mezarın 2. Mithridates’e ait olduğu varsayılmaktadır.

            Dört katlı surlar ve korudukları düzlüklerde çeşitli ihtiyaçlar için yapılmış bina kalıntıları vardır. Kalenin zirvesindeki düzlükte 45 derecelik eğimle dağın içinden aşağı inen merdivenli bir dehliz; gene onun altındaki katta dibe doğru oyulmuş ikinci dehliz vardır.

Ağaç ve Bitki Örtüsüyle Kaplı Ünye Kalesi

            Yapılış gereği, kalenin hemen yanından akan, bugün Ünye Deresi (Tabakhane Deresi) olarak adlandırılan dereden su ihtiyacının giderilmesi gibi görünse de dehlizlerin dibinde odalar olduğu; bu odalarda o günlerde kullanılan çeşitli askerî ihtiyaç malzemelerinin depolanmış olabileceği düşünülebilir.

            Ortaçağ'daki tüm şatoların su kenarında yapılmış olmaları rastlantı olamaz. Ana gaye su teminidir. Bu yüzdendir ki, su kenarındaki şatoların sahibi asillerin tarihimizdeki adı ‘Derebeyi’dir.

            Merdivenli dehlizlerden aşağıya kaç merdiven olduğu tam olarak bilinmemektedir. Eskilerin anlatımından 400 merdiven inildikten sonra dehlizlerin yukardan atılan çeşitli irilikteki taşlarla tıkandığı, ama dehlizin yapılışından merdivenlerin devam ettiğini anlamak olasıdır.

Ünye Kalesi'nde Kaya Mezarı'nın Muhtelif Görüntüleri
    

            Ülkemizin ekonomik durumu elverdiğinde dehlizlerin temizleneceğinden eminim.

            2006 yılında kalenin dışında ve plâtolarında bir temizlik yapıldı. Sur kalıntılarını, temelleri kalmış binaların ve kalenin çekirdek kayasını sarıp görünmez yapan bitki örtüsü kaldırıldı. Ve böylelikle çok şaşırtıcı bir görüntü çıktı ortaya...

            Akkuş’tan Ünye’ye inerken kalenin hizasına gelmeden önce baktığınızda gördüğünüz  kalenin kuzey batısıdır. Orada, çekirdek kayadan fırlamış gibi duran kaya kütlesi tıpkı bir insan başıdır. Burnu, alnı, çenesi, çene altı tüm ayrıntılarıyla görür görmez, hayretle bu Atamızın başı diyorsunuz. Bitki örtüsünün kabarıp sararak görüntüyü tekrar saklamadan görebilenlerin bana hak vereceğine inanıyorum. Zaten bu yönden kaleye bakanları gören tüm civar köylüleri "Atatürk’e bakıyorsunuz değil mi?" diye soruyorlar.

Ünye Kalesi'nin Kuzeybatı İstikametinden Bir İnsan Silûeti Gibi Görünen Cephesi

            ÜNYE KALESİ'NİN TARİHİ :

            Sinop - Ünye - Amasya’yı kapsayan alanda kurulan Pers kökenli Pontus Devleti'nin Kralı 5. Mithridates’ın öldürülmesinden sonra, Başkent Sinope’de idareyi ele alan Kraliçe Leodike, ileride 6. Mithridates (Mitridat) olacak oğlunu kral yapmayıp bir başka oğluna meyledince, Mithridates zehirlenerek öldürülmekten kurtulmak için yakın çevresiyle birlikte Canik Dağları'na sığınıyor. Çok iyi eğitim almış olan genç prens, Lâtince, Farsça, Helence gibi imparatorluk dilleri dışında, bu dillerin çeşitli lehçeleriyle birlikte daha yirmi iki dili aksansız olarak konuşuyor, anlıyor, okuyor ve yazıyordu.

Kaya Mezarı

 
Kaya Mezarı

 

            Orta ve Doğu Karadeniz dağlarında ve kıyı şehirlerinde dolaştığı on iki yıl içinde o zamanın suikast silâhı olan zehirler hakkında uzmanlık derecesinde bilgi sahibi olmuş ve hepsinden önce azar azar sonra öldürücü dozda olarak vücuduna muafiyet kazandırmıştır.

            İkna yeteneği ve çeşitli milletlerden derlediği adamlarının dillerine hâkimiyeti sayesinde etkin bir ordu kurmuştur. Bu ordu önce kendi başkentini basmış, acımasız Mitridat annesi ve kardeşlerinin tümünü öldürerek 6. Mitridat şanıyla Pontus Kralı olmuştur.

Restore Edilen Ünye Kalesi Ziyârete Açıldı

Kaleye Osmanlılar'ın Eklediği Giriş Kapısı

            Haris, güçlü, bilgin bir kralolan 6. Mitridat Kafkaslar'dan (Kolkhis) bir uçtan diğerine Karadeniz, Ege, Ege Adaları ve Yunanistan’a kadar Roma ülkesine hükmeden bir cihangir oldu. İlk iş olarak güçlü bir ordu ve donanma kurdu. Yıllarca Roma ile savaştı. Bazen bir gecede 80.000 Romalı'yı öldürdü. Bir Roma Vâlisi'nin para hırsını bildiği için, erittiği altın külçesini boğazına akıtarak öldürecek kadar da zalimdi.

Kalenin Krokisi

            Askerî faaliyetlerinde çok önemli olduklarına inandığı Ünye Kalesi gibi şatoların sayısını yüz elliye çıkarmak için Karadeniz’in sahil şeridinde ve iç Karadeniz’de stratejik mevkilerde seçtiği zaptı zor tepelerde kaleler yaptırdı. Bunların hepsi su kıyısında, hepsi de Ünye Kalesi formundaydı. Ünye Kalesi'ne en yakın olanı Fatsa’nın Cöreği (Yapraklı) Köyü'nün Tengildek Tepesi'ndekidir (Bu ad Kale dehlizine atılan taşların çıkardığı seslerden ilham alınarak yerel halk tarafından verilmiştir).

Solda : Ünye Kalesi - Sathi arzdan 25 metro yükseklikte oyulmuş bir oda kapısı.
Kapının her iki tarafında Azize resimleri vardır. Sağda : Kalenin üst tarafında beş metro
irtifadaki  kapı harabesi önünde Fotoğrafçı Ahmet Hüseyin (ŞEN) ve kitabın müellifi M. Bahattin Bey .

Gönderen : Yüksel ŞEN - Osman DOĞAN / Resimli Ünye Rehberi 1930.

            6. Mitridat bu kalelere Kozofulos - Kozofilakia diyordu. Yapıldıkları günden terk edildikleri güne kadar çok çeşitli amaçlar için kullanılan Kozofuloslar Mitridat için asker, silâh, erzak, âlet ve edevat deposuydu. Bunların en önemlisi, Karadeniz’i İç Anadolu’ya bağlayan Ünye - Niksar (Kaberia - Nikopolis) karayolunu kontrol eden ÜNYE KALESİ’dir. Çünkü Roma - Pontus savaşlarının büyük çoğunluğu Turhal - Zela (Zile) - Niksar civarında olmuştur.

            6. Mitridat düşman ordusunun gelmekte olduğunu haber alır almaz, ister Sinope'de olsun ister Trapezos (Trabzon)'da olsun, ordusunu hemen silâhsız ve erzaksız olarak donanmasına bindirir, yolun üstündeki Kozofuloslardan takviye alarak fora yelken – çala kürek Ünye’ye dümen kırardı. Donanmanın Çaltı ya da Yason Burnu'ndan Ünye’ye döndüğü görülür görülmez Ünye Kalesi'ndeki (Kozofulos) askerler silâh, erzak, araç gereci yola indirir. Çevrede konuşlanan askerler, atlar, arabalar yolda dizilir, ordunun gelmesini beklerdi.

            Mitridat hiç vakit kaybetmeden ve artık tam teçhizat savaş meydanı olarak düşündüğü yere yetişir, düşmanını beklerdi. Roma ile yaptığı birkaç savaşta yenilmiş olmasına rağmen o bir Yıldırım, bir Cihangir idi. Yaşam boyunca çektiği tüm sıkıntılar yenilgiler onu yıldıramamıştı. Sadece kendi öz oğlunun ihanetine dayanamamış, kılıcının üstüne atlayarak yaşamına kendi eliyle son vermiştir.

Ünye Kalesi'nde Kaya Mezarı

 
Ünye Kalesi

 

            KALENİN İNŞASI :

            6. Mitridat’ın Karadeniz’de, Kolkis’ten Sinope’ye Çoruh ve Kelkit Vâdileri'nden Amasya’ya kadar 150'ye varan Kozofulos yaptırdığını biliyoruz. Ancak daha önce var olan kaleleri kimler yaptı? Özellikle Ünye Kalesi kimin eseriydi. Amasya ve Sinop civarındaki kaleleri önceki Mitridatlar'ın yaptırdıklarını varsayabiliriz. Hattâ birkaç arkeolog Ünye Kalesi'ndeki  mezarın 2. Mitridat’a ait olduğunu söylerken aynı zamanda kaleyi de onun yaptırdığını söylüyorlar. Ancak pek çok araştırmacının ayrı görüşler ileri sürdüğü görülüyor. Kimileri kaleleri Pontus sonrası Roma ve Bizans İmparatorlukları zamanına tarihliyor. Kimileri sadece Pontus’a kimileri de çok daha eskilere, Kaşka ve Hititler'e mal ediyor.

            Ünye Kalesi belki de bu 150 kalenin en eskisi ve diğerlerinin taklit ettiği bir prototiptir, kim bilir? Ünye Kalesi'nin bu düşünceyi çok güçlü bir şekilde destekleyen bir kanıtı var. Kendisine hiç benzemeyen bir akrabayla ortak olduğu çok çok özel bir tıpkı benzerlik Potern!..

Kale Surları ve Kaya Mezarı'nın Ağaçların Seyreltilmesinden Sonraki Görünümü

Hizmet Gazetesi'nin 14-12-2005 tarihli nüshasında yayımlandı.

            Hititler demir madenini ilk işleyen devlet olarak tarihe geçmiştir. Anadolu’nun en önemli demir madeni filizleri Ünye’nin Kale Köyü dağlarındadır. Bu maden yataklarını işleyen ocaklar Ünye Kalesi’nin kanatları altındadır.

            Hititler ezeli düşmanları Kaşkalar'ın Anadolu’ya en kısa geçit veren yeri Ünye - Niksar yolunu ve demir madeni yataklarını denetlemek ve korumak için kendi parlak tarihlerine yakışacak görkemde ÜNYE KALESİ'ni inşa etmiş olamazlar mı?

                                                                                                          27.06.2007
                                                                                                     
İRFAN IŞIK

                                                                                          
EMEKLİ ÖĞRETMEN

         
Restore Edilen ve Temizlenen Ünye Kalesi ve Kaya Mezarı
 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR