.
|
TOPYANI'NDAN |
|
Makale :
Yüksel ŞEN
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)
.
Topyanı Kayalıkları - Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001
Ünyeli olup da Topyanı ve Feneryanı'nı ve de çevrelerini bilmeyen yoktur her halde? Burunucu Mahallesi'nin sahil kesiminde bulunan bu iki güzide semtimiz görülmeye değer.
Dünyaca ünlü turizm organizatörleri, müşterilerine gidip gezilecek yerleri önerirken, yayımladıkları broşürlerle, genelde yurt içinde Akdeniz ve Ege Bölgeleri'ni, yurt dışında ise İtalya, İspanya, Yunanistan ve Uzak Doğu ülkelerini salık verirler.
Amaç : İlginç kayalıklar arasında uzayıp giden muhteşem plâjları, tarihî dokuyu, harikûlâde doğa manzaralarını yakından görmek ve tatillerini en ilginç en yararlı bir şekilde tamamlamalarını sağlamaktır. Bugüne kadar yapılan gözlemler, turizmcilerin bu önerilerinde başarılı olduklarını kanıtlamıştır.
Efendim; bizim Topyanı ve Feneraltı hiç de İtalya'dan ve diğer ülkelerden geri kalmaz. Son yıllarda Ünye'mizi Dünya'ya tanıttık. Burada Güneş, mavi ile yeşil, granit kayalarla kumsal âdeta birbiriyle girift olmuştur.
Çamlık'ta Sandal Gezileri![]() |
Feneraltı Suni Havuzları![]() Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001 |
TOPYANI : Devlet Sahil Yolu'nun hemen altında, şehrin Terme ciheti girişinde, Terzi Adnan Adalı'ların evinin bitişiğinde, denizle iç içedir. Üzeri yemyeşil çimenlerle kaplıdır. Alanın tam orta yerinde, mağaramsı bir görünümü olan, büyük oranda toprağa gömülü kulübe mevcuttur.
Asırlarca evvel yapıldığı zannedilen bu kulübede bir zamanlar, savaşlarda kullanılmak üzere top dökülürmüş. Kulübenin kapısı olmadığı için mahalle sakinleri ve merak saikası olanlar zaman zaman ne var ne yok diye içeriye girer, bakarlarmış.
TOPYANI MEVKİİ |
|
09.05.1954 Topyanı Kayalıkları ve Sırtı ![]() Vecihe Özdil (Külünk) - Kuyumcu Turhan Külünk ve Gülây Öğretim (Mistepe) |
Burunucu Mahallesi - Topyanı Mevkii![]() Topçu Bataryası - Silâh Deposu ve Sığınağı |
Sayın Yaşar ARGAN Beyefendi, "İpek Yolu ve Ünye" isimli yapıtının 98'inci sayfasında "Burunucu Mahallesi'nden Hüseyin Adalı ve kardeşi Edip Adalı'nın bu silâh deposundan kilolarca gülle çıkarttıklarını" belirtmektedir.
Aynı eserin 96'ncı sayfasında vurgulandığı gibi, 1578'li yıllarda burada bir de Barut Fabrikası varmış. Bu özelliğinden ötürü, belirttiğim mıntıkaya Ünyeliler TOPYANI derler. Aradan yüzyıllar geçtiği halde, bu kesim bugün dahi aynı isimle ünlenir.
Topyanı'ndan, FOKFOK denilen kanala kadar uzanan bölge hep granit kayalarla doludur. Son derece ilginç ve derin mağaralar şeklinde konumu olan ve çevresi çeşidi belirsiz renk renk bitkilerle bezeli bu yerin, akıllara durgunluk veren muhteşem görüntüsü vardır.
Fokfok Denizi (Kanalsı Doğal Havuz)![]() Fotoğrafın görülmeyen ön sol cephesinin 20 m gerisinde vaktiyle Fok Balıkları'nın yaşadığı içi kumsal mağara vardır. |
Delikli Taş![]() |
Mahalle sakinlerinden ememkli meslektaşım, muhterem ağabeyimiz Sayın Hamza YAZGAN çocukluğunda bu mağaralarda FOK BALIKLARI'nın barındıklarını görmüş ve dostlarına anlatmıştır.
Bu balıkların konaklama ve üreme yerleri olması nedeniyle de çevreye FOKFOK derlermiş. Şimdilerde burada bu balıklar yok, ama yer halâ FOKFOK olarak bilinir. Fokfok Denizi kanal şeklinde, tahminen 4 - 5 metre genişliğinde, 30 - 40 metre uzunluğunda, 2 - 3 metre derinliğinde idi.
Kanalın her iki ağzı da açık olup, bir taraftan giren dalga, diğer taraftan çıkar; kanal doğal sirkülâsyona uğrardı. Bu nedenle kanalın suları daima pırıl pırıl ve çok temizdi. Fokfok Denizi'nin karaya bakan kısmı oldukça yüksekti. Bu yükselti çeşitli kademelerden oluşuyordu.
Ünyeli gençler yüzlerce yıldan beri burada denize girmekten büyük mutluluk duyarlarmış. Bazı usta yüzücülerin kanalın 1'inci, ikinci ve üçüncü kademelerinden, denizi hiç görmeden suya atlayışlarını defalarca seyrettim.
Gerçekten de bu atlayışlar büyük maharet ve de cesaret istiyordu. Ben çocukluğumda ve ilk gençlik yıllarımda buradan çok denize girdim ama, o kademelerden suya hiç atlamadım.
BİR FOKFOK DENİZİ ANISI! |
1970 yılı Yaz'ında ben M. Ufuk Mistepe Fokfok Denizi'ne Feneraltı istikametinden dalış yapmak üzere konsantre olmuştum. Derin bir nefes alıp kendimi bir Martı sessizliğinde serin sulara bırakıverdim. Kanalsı havuzun derinliği 3 m civarında olduğu için rahatça dalabiliyorduk, tehlike düşünmeksizin. Ama birden kafam KüüT!!! diye bir şeye çarpıverdi suyun dibinde... Başım dönmeye başlamış ve gözüm kararmıştı. Her halde başımı dipteki kayalara çarptım diye düşündüm ve gözümü açmaksızın yavaşça suyun üzerine ayak hareketleriyle yükseliverdim. Elimle başımı oğuşturarak gözlerimi açtığımda bir de ne göreyim!!? Orta Mahalle'den arkadaşım Aydın YILMAZ da başını tutuyor ve bana bakıyor! O da karşı cepheden ve 2. kademeden aynı anda tepeleme atlayış yapmasın mı? Suyun dibinde kafa kafaya tokuşmuşuz meğer!!! |
Ünye'nin bu ünlü Fokfok Denizi'ni sadece kentin biz sakinleri değil, Anadolu'nun başka kesimlerinden de Ünye'ye gelip yerleşenler ve burada memuriyet icabı bulunanlar da yüzmek için tercih ederlermiş.
|
Fok Balığı Fotoğrafın sağ dikine orta
yerindeki koyu
|
Bakınız : Türk Edebiyatı'nın ünlü isimlerinden Şâir, Romancı, Oyun ve Öykü Yazarı rahmetli Rıfat ILGAZ "SARI YAZMA" isimli romanının 114 ve 115'inci sayfalarında ne diyor?
"Öğleden sonra mahallenin arka sokaklarından Fener'e giden yola çıktık. Terme'den gelen babamızı karşılayacaktık. Kıyıda kayaların arasında çocuklar denize giriyorlardı. Elele tutuşup kayalıklardan indik. Ünyeliler'in "Fok fok" dedikleri iki kaya arasına çivileme atlayan küçük dalgıçları izledik bir süre. Ağabeyim iyi yüzücü olduğu halde, buraya atlayamayacağını söylüyordu. Ya atlarken kayalara çarparsam diye korkuyordu. Oysa ben daha geçen gün bu atlayanların arasındaydım. Bu işin zorluğu ilk kez atlamaya kadardı. Gerisi kolaydı."
Rıfat ILGAZ, babasının Terme'de memur olduğu 1917 - 1920'li yıllarda Ünye'de oturmuş ve çocukluk günlerini burada geçirmiş. O günlerde Reşitpaşa Vapuru ile İstanbul'dan Ünye'ye gelmekte olan kardeşini iskelede karşılayan ve birlikte, Çınarlı kahvenin önünden faytona binip, Millet Bahçesi'nin yanından yokuş yukarı evlerine doğru yol alışlarını, yaylıyı kullanan sürücünün atlarıyla yaptığı ilginç söyleşiyi kitabında ne güzel anlatır. Okudukça insan o günlerin Ünye'sinde yaşar gibi oluyor.
İkame Ünye Feneri
Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001
FENERALTI : Fokfok denilen kanalın biraz ilerisi FENERALTI olarak bilinir. Çevre çok ince ve de çok temiz kumla kaplıdır. Deniz oldukça sığdır. Çevre bazen su yüzeyinde, bazen sudan daha yüksek irili ufaklı kayalarla donanmıştır. Tabiatın mucizevî oluşumudur bu.
Feneraltı Suni Havuzları![]() |
Dikilitaş'tan Fok Fok ve Feneraltı![]() Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001 |
FENER'in bulunduğu yerle deniz arasındaki yükselti, sanki topraktan bir duvar görünümündedir. Bu kıyıdan denize girmenin zevkine doyum olmaz. Hele hele bir doğa harikası olan Delikli Kayalar'ın temaşaası cana can katar.
Fener ve Feneraltı Kayalıkları![]() . |
Fener ve Feneraltı Kayalıkları![]() Fokfok Sırtlarından Görünümü |
Ünye halkı genelde burada banyo yapmayı tercih eder. Suyun pek derin olmayışı, küçük çocukların rahatlıkla denize girmesini sağlar.
Delikli Taş![]() |
Feneraltı Suni Havuzları![]() |
Feneraltı, Belediye Çamlık Aile Gazinosu'na doğru uzanır. Çamlığın sahil kesimindeki kayalıkların görüntüleri ise çok romantik ve de çok şâiranedir.
Feneraltı Kayalıklarından Beşkayalar'ın Görünümü
Bundan 8 - 10 sene evvel, ailecek Ünye'ye gelmiş ve 10 gün Çamlık'taki Belediye Motelleri'nde kalmıştık. Elimizde fotoğraf makinaları, sahil boyunca uzanan koyların ve ilginç görüntülü kayaların poz poz fotoğraflarını çekmiştik. Şimdi güzel bir anı olarak albümlerimizi süslüyor.
Delikli Taş![]() |
Çamlık Delik Kaya Kayalıkları![]() |
Çevreyi resme dönüştürmek için deklanşöre basan sadece biz değiliz. Motellerde konuk olan Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, İngiltere ve İsrail'den gelen turistler de durmak, usanmak bilmeden çevrenin fotoğraflarını çektiler. Kameraya aldılar.
Ayrılanlar Boğazı
Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001
Plâjlarımızın nefasetine doyum olmuyor. Çamlık, Ayanikola, Uzunkum, Kumsal, Motel, Çınarsuyu, Gölevi son derece güzel ve rağbet edilen banyo mahallerimiz. Burada Fener yanından Çamlık Gazinosu'na doğru uzanan alanda mevcut tarihî mezarlar, ilginç yazılarıyla dikkati çekiyor. Doğanın tüm tahriplerine rağmen, Başayak Taşları halâ sapasağlam ayakta kalmış.
Çamlık Fener Mezarlığı'nda Metruk İki Kabir
Şirin Ünye Gazetesi'nin değerli okuyucuları : 1952 yılında kentimizi ziyaret eden üstad gazeteci Ahmet Emin YALMAN ve Kemal BAYDAR, Vatan Gazetesi'nin eki olarak yayımladıkları "Memleket İlâvelerinin Ordu Sayısı"nda Ünye için "Hususiyetleri Olan Güzel Bir Şehir" demişlerdi.
İşte size kentimizin ismini yerli, yabancı her görenin belleğine nakşettiren İtalya, İspanya, Yunanistan kıyılarını ve hattâ Dünya'nın başka ülkelerini hiç ama hiç aratmayan doğa harikası, özelliklerle dolu sahillerimizden bir kesit.
Sayın Mustafa Hasan ÖZ kardeşimizin dediği gibi "ÜNYE BİR YANA, DÜNYA BİR YANA".
Esenlik dileklerimle efendim...
Yüksel ŞEN
Yararlandığım Kaynaklar :
Rıfat ILGAZ - Sarı Yazma, Sayfa : 114 - 115.
Yaşar ARGAN -
İpek Yolu ve Ünye, Sayfa : 96 - 98.
Kendi
Notlarım.