ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 28 Şubat 2008 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

TABAKHANE DERESİ
FİKRİ TERZİOĞLU
ANILARI - 1

Anı : Fikri TERZİOĞLU


Almanya'da yetiştirdiği mısırlarda memleket özlemini duyumsarken.

TABAKHANE DERESİ
FİKRİ TERZİOĞLU
ANILARI - 1

Souvenir d'Unié - Vue Générale (Ünye Hâtırası - Genel Görünüş)

Editeur : O. Nouri, Trebisonde. No. 96

            Geçen sene, yani 2007 yazında Ünye’de idim. Uzaktan gelmiş her Ünyeli gibi önce doğup büyüdüğüm delikanlılık yaşına gelinceye kadar yaşadığım bu güzel tarihî şehirde, önce ilk yürüdüğüm ve oynadığım yerleri geziyordum. Evimin balkonundan Kalabuzu’ndan köprüye, arkasındaki dağlara doğru hüzünlü bakışlarımı çevirdikçe içime bir daraltı gelir, kümbet ve kale sırtlarına bakmaya içim elvermezdi.

Ancak Bir Gurbet Sızısı Anlatabilir O Derin Bakışlardaki Özlemi...

Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi

            Ömrümün sonbaharında bu güzellikleri daha ne kadar görebileceğim diye düşünürdüm. Avrupa’da yaşayan her Türk gibi kesin dönüşümde, ömrümün son demini nerede geçirebileceğimin hayalleri içinde olurdum. Benim gibi yurt dışında yasayanlar için, kesin dönüş yapıp yerleşeceğim yeri hayal etmek kadar bizi mutlu eden başka bir şey yoktur.

Ünye Köprübaşı Mevkii ve Köprüsü

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN) - Resimli Ünye Rehberi

            Fakat ne var ki bu kısacık tatil, anılarımla yaşamaya yetmeyecek kadar bile kısaydı. Zira her taşı, toprağı, denizi, sokağında gördüğüm en ufak bir nesnesi dahi geçmişimi anmaya ve onu yaşamama yetiyordu.

Fikri TERZİOĞLU, Eşi ve Çocuklarıyla Almanya'da.

Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi

            Biliyordum ki ne kadar uzaklaşsak da benim gibi gurbetçiler hep buraya, Ünye’ye aittir. Yeğenim Buket sağ olsun, seyahat biletimi almıştı. Gün geldi çattı, gitme vakti geldi. Otobüsle İstanbul’a gidip akrabalarımı ziyâret ettikten sonra Almanya’ya uçacaktım. Beni yolcu etmeye gelen akrabalarım ve dostlarımla evimin terasında otobüsümü beklerken, kısacık tatil günüm gözlerimin önüne geldi.

Tabakhane Deresi Eski Debbağhane Mevkii (Köprübaşı)

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN) - Resimli Ünye Rehberi

            Festivalde doyasıya eğlenmiş, uzun yıllar göremediğim arkadaşlarımla görüşmüş, yeni dostlar edinmiştim. Festival dolayısıyla gelen uçağa bindim. Ünye semalarında uçmanın hazzını bir kez daha duydum. Gördüğüm güzellikler gözümün önüne bir daha geldi. Otobüse binince arkamızdan (şişe ile de olsa) dökülen suyu görünce halâ bazı geleneklerimizin terk edilmediğini görmek beni sevindirdi. Oturduğum koltukta uyumaya ve anılarımı tazelemeye çalışırken omzuma bir elin dokunduğunu hissetim. Orta yaşlı birisi yüzüme gülerekten bana “merhaba cankurtaran” dedi.

Ailecek Arkadaşlarla Kutlanan Bir Mutlu An

Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi

            Ben sesin sahibini tanıyamamanın ve “cankurtaran”  sözünü kavrayamamanın şaşkınlığı içerisinde gayr-i ihtiyarî “merhaba” diyerek karşılık verdim. Merhaba diyen yüz bana pek yabancı gelmemişti. Onu hatırlamaya çalışıyordum. Zaman kazanmak için hal hatır sordum. Nihayet onu hâtıralarımın bir köşesinde bulmuştum, onu hatırlamanın sevinci içersinde “O, sen misin?” dedim.

            Gözleri ışıldayarak “Evet Fikri Amca, benim” dedi.

            Otobüsün imkânlarının verdiği ölçüde birkaç dakika konuştuktan sonra yerine oturmak üzere yanımdan otobüsün ön tarafına doğru yürürken, bize karşıdan genç bir hanımla iki küçük çocuğun bize gülümseyerek baktıklarını gördüm. Büyük bir olasılıkla eşi ve çocukları idi.

Ünye Köprübaşı ve Kireç Fırınları

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN) - Resimli Ünye Rehberi

            Yıllarca evvel yaşadığım olay belleğimde yeniden canlandı. Sevgili kardeşimiz Yakup Halıcı’nın son “Tabakhane Deresi” ile ilgili yazısını okuyunca otobüste yaşadıklarım ve buna bağlı olarak yıllar önce gençliğimde yaşadığım bir olay hatırıma geldi. Ben hayatım boyunca hep Fikret Ağabeyimle beraber olmuştum. Fikret Ağabeyim yıllarca Ünye’de Şekerci Ahmet Eren’in yanında çalışırken onun yanında bulundum.

            Yine bir zamanlar ağabeyim Ürer Lâstik Fabrikası’nda ustabaşıyken yanında idim. Bir gün sendikacılar geldiğinde biz sigortasızları fabrikanın dışına çıkarmışlardı. Yalı Kahvesi uşağı olduğum için boş kalmanın can sıkıntısı içerisinde Tabakhane Deresi’ne girdim. Dere biraz akıntılı idi. Yüzerken az ilerde su borularının üzerinde oynayan 7 - 8 yaşlarında çocuklar gördüm ama önemsemedim. Fazla kalmadım, dereden çıktım.

Anıların Nostaljisine Uzanan Ünye Özlemiyle Dolu Bakışlarda Terzioğlu Ailesi

Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi

            Gömleğimi peştamal gibi belime sardım, tomanımı (külotumu) çıkarıp sıkarken, birden derenin orta yerinde bir çocuk kafası ve ellerini gördüm. Çocuk suya batıp çıkarak denize doğru sürükleniyordu. Hiç düşünmeden suya atladım. Birkaç kulaçta çocuğun yanına vardım. Bana sarılmasına fırsat vermeden çocuğu saçlarından tutarak kıyıya çıkardım.

            Çocuk kıyıdakilerin de yardımı ile karaya çıkmıştı. Ama ben nasıl çıkacaktım? Sorun şu idi :.Belime sarılı olan gömleğim belimden kaymış, ben çıplak kalmıştım. Karaya çıkmama yardımcı olmak isteyenlere elimi uzatamıyordum.

Ünye : Debağhane - Tabakhane Deresi Kenarında Dabaklanan Deriler

Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN) - Resimli Ünye Rehberi

            Otobüste anılarım gözlerimin önünden sinema şeritleri gibi geçerken farkında olmadan gülüyormuşum. Yanımdaki beni dürtüklediğinde kendime geldim.

            “Neden gülüyorsun?” dedi. Ben de “çünkü kıçımda tomanım yoktu!” dedim.

            Olayın bütününü anlattığımda hep beraber güldük.

            Irmaktan kurtardığım, orada kereste tüccarlığı yapan Durmuş Emmi’nin oğluydu.

Fikri TERZİOĞLU Evinin Balkonundan Kalabuzu'nun (100. Yıl Parkı) Görünümü

Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR