.
|
ÜNYE'DE |
|
Anı : Fikri
TERZİOĞLU
fikri.terzioglu@hotmail.de
(Nam-ı Diğer : Ali DAYI)
Fikri TERZİOĞLU |
ÜNYE'DE
SİNEMALAR
Kadılar Yokuşu ve Konak Sineması
Fotoğraf : Yusuf ALVER - Günümüze Ulaştıran : Eren TOKGÖZ
Ünye tarihinde bildiğim kadarıyla 7 adet sinema işletmesi olduğunu hatırlıyorum. Birincisi, Tan Sineması, ikincisi Yeni Sinema, üçüncüsü Yazlık Park Sineması, dördüncüsü Konak Sineması, beşincisi Paşabahçe Yazlık Melek Sineması, altıncısı eski pazar yerinin üstüne yapılmış olan Postahane binasının tam karşısındaki, önlerinde sergisi bulunan manav kulübelerinin üstüne yapılmış olan Belediye Sineması, yedincisi ise sadece bir yaz sezonu çalışan ve Çifte Hamam'ın arkasındaki Yazlık Rüya Sineması'dır. Orta Câmi yanındaydı, Yatsı Ezanı okununca ara verirlerdi filme ezan süresince. Sahibi de yani işletmecisi İsmet Koçkan'dı.
Eski Belediye Binası (Yuvarlak Saatli) - Kameriye -
Askerlik Şubesi - Surlar - Tan Sineması
Gönderen : Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER (Trabzon)
Çocukluk yıllarımda, Yalugavesi'ndeki âtıl Tan Sineması'nı saymazsak, Ünye'de faal olan iki sinema vardı; biri yazlık, diğeri kışlıktı. Tan Sineması'nı Patalis (Fatalis Ahmet AKBULUT) işletirdi. Galip Keşaplı Nüfus Müdürü olmadan önce bu sinemada makinistlik ve biletçilik yaptı. Yeni Sinema, karakolun yanında, şimdiki Akbank'ın olduğu yerdeydi. Kışlıktı Yeni Sinema. Yazlık Park Sineması ise şu andaki Ziraat Bankası'nın az ilersindeydi.
Ziraat Bankası (Solda) - Deniz Oteli - Anafarta İlkokulu
(Sağda)
Gönderen : Fotoğraf Sanatçısı Süleyman İSKENDER (Trabzon)
Bu sinemada seyrettiğim bir film değil de ünlü Sihirbaz ZÂTI SUNGUR'un yaptığı programı hatırlıyorum. Silindir şapkasından çıkarttığı tavşanları görüp heyecanlı heyecanlı seyretmiştik.
Full stereo sistemle döşenmiş 2 cep sinemasıyla Ünye'de
Gladio Fırtınası.
Kaynak : Ünye Vizyon Gazetesi - 02 Aralık 2009, Yıl : 1, Sayı : 24, 50
krş.
Bir de seyircilere, uzun zamandan beri görmediğiniz kimselerden veya olacak mı ya da olmayacak mı diye düşündüklerinizi bir kâğıda yazarak verin, ben sizlere cevaplayacağım demişti. Herkes kâğıt pusulalara sorularını yazıp vermişti.
Belediye (Millet) Parkı - Belediye Binası (Sağda) - Kaymakamlık Binası (Kameryanın
Arkasında)
Park havuzu, çevre duvarları ve sütunlarını Elevlülü (Göreleli) Cemal KÜLÜNK
Usta yapmıştır.
Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN)
Ben de o yıllarda teyzemin yanında Adana'da yaşayan anneannemin gelip gelmeyeceğini yazıp vermiştim çocuk aklımla. ZÂTI SUNGUR bütün pusula kâğıtlarını toplayıp bir bakır mangalın içinde, gözlerimizin önünde yakmıştı. Sonra da hokus pokus yaparak mangalın üstünden geçirdiği siyah bir bez parçasını bir müddet tuttuktan sonra, mangalın boş olduğunu göstererek yerine koymuştu.
İsmail GÜVEN'in Ünye'ye Yeni Bir Sinemacılık Anlayışı Getirdiği Cep
Sineması Aktiviteleri
Belediye Sineması'nda Vizyondaki Filmlerin Afişleri - 24
Aralık 2009 / Ünye
Bizler pür dikkat bakıyorduk. Elini boş mangala daldırıp bir kâğıt çekiyor, okuyor ve cevaplıyordu. Bize sıra çok sonraları gelmişti. Ben heyecandan adımı bile yazmamıştım. Ama Zâtı Sungur Anneannen gelecek demişti. Anneannem çok sonraları da olsa gelmişti.. tam on sene sonra geldi.
Eski Kaymakamlık ve Halk Fırkası Binaları Arkasındaki
Yazlık Sinema Arsası
Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN)
Yazlık Sinema'nın çok yakınında olan Ünye Parkı'nın içinde, şimdi bile tadını damağımda duyduğum ÜNYE'nin en güzel ve en meşhur DONDURMA Kaymakçısı vardı. Hem de en lezzetlisiydi dondurmaların. Parkın sinemaya yakın yerinde kulübemsi şekilde, dondurma ve soğuk meşrubatlar, çay ve kahve satışı yapılan bir yer vardı.
Belediye Binası Ön Cephesindeki Saat
Fotoğraf : Ahmet Hüseyin (ŞEN)
İşletme sahiplerini tanıyordum. Komşum olan Halit Abi ve kardeşi Arif Gür Ağabeylere ait olan bu yer uzun zaman Ünyelilere hizmet vermişti. Ünye Parkı o zamanlar bile cok meşhurdu. Yol tarafında büyük bir saati olan Belediye Binası'nın hemen arkasında oturma banklarını tercih eder, hep oralarda otururduk.
Belediye Parkı'nda Bankta Oturan Ünyeliler
Ünye'nin en lezzetli dondurmasını orada yerdik. Güzel günlerdi o günler.
İsmail GÜVEN'in Ünye'ye Yeni Bir Sinemacılık Anlayışı
Getirdiği Belediye Sineması'nın Cep Sineması Aktiviteleri
Belediye Sineması Bilet Arşivi - Büyükler ve Öğrenci
Biletleri (24 Aralık 2009 / Ünye)
YENİ SİNEMA
Yeni Sinema'da ne filmler ne konserler izlemiştik yıllarca. Kovboy filmlerinin John Wayne'ı, Tarzan filmlerinin Johny Weismüller'i, Cambaz ve Korsan filmlerinin Burt Lancaster'i, Âsi Gençlik filminin James Dean'i ve daha onlarcasının isimlerini buraya yazmaya gerek görmüyorum.
Sinemacılıkta Modernizmin Öncüsü İsmail GÜVEN ve Muhasip
Gişe Görevlisi Nevin SARI İşyerindeyken.
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 23.12.2009 Belediye Cep
Sineması Ünye
4 numaralı bina Yeni Sinema'dır.
Yedi Parçalı Ünye Panoramik Fotoğrafının Parça 1 Görünümü (Bina tespitleri :
F. TERZİOĞLU, C. SÜRGİT).
1. Tuz deposu olarak
kulanıldı, Av. Hasan Öztürk'ün bürosu, şimdi Sofra Lokantası. Binanın sol
tarafına doğru Kuşcalılar'ın binası, daha solda Hüsrev Yürür Fındik
İşletmesi ve hamal kahvesi vardı. Hamalların yoğun olarak gittiği kahveden
sonrası ise Büyük Câmi'nin yanındaki, atların nallandığı, köylünün
hayvanlarını emanet bıraktığı, Arif'in Hanı'nın arkasındaki Helâ'dan
başlayan algun / lâğımın çok pis kokan çıkışı vardı. Dalgalı havalarda o
algunun ağzında çocuklar bekler, bıçak, kama, tabanca şarjörü, para toplardı, 2. Büyük Câmi Minaresi, 3.
Şimdiki Bol Paça Nuri'nin kahvesi (Oğulları Gökhan ve
bitişiği Hicabi Vidinli'nin fındık fabrikası, 4.
Yeni Sinema (Şimdi Akbank, sonrası büyük bir aralık), 5. , 6.
O aralıktan görünen bina, Gürcü Mehmet Abi'nin kahvesi
(arka tarafı Kokulu Hafız'ın dükkânı, 7. , 8.
Eski Jandarma Karakolu (Şimdiki Polis Karakolu), 8 ile 9 numaralı binalar
arasında kalan numaralandırılmamış küçük bina 'Ayak Yolu' yazan Umumî
Tuvalet,
9. Eskiden
elit/ekabir tabakanın devam ettiği kahvehaneydi,
sonra lokanta oldu (Ayla, Deniz en son işletenler Taşlıoğlular'dı).
Bu
binanın ön ve yan taraflarında heykeller vardı. Ön cephesinde kapı üstünde
sağ ve sol tarafında sanki dışarıya uzanmış, yeleli, dili ve dişleri görünen
aslan kafası vardı. Binanin üç kapısı vardı; önde, yanda taksi durağı
tarafında, arkada eski köprü tarafında. Köprünün sağ tarafında yarıya kadar
gömülmüş çapar leşi vardı. Bu binanın tam karşısı enkaz boşluktu. Hamallar
arabalarıyla orada yığılı olarak, önceleri tahta tekerlekli, sonra lâstik
tekerlekli arabalarıyla orada beklerlerdi. Boşluğun sol tarafı (çatısı
görünen bina) Trabzon Otel ve Lokantası, Osman ve oğlu Hüseyin Kalaycı'ya
aitti. 9 numaranın hemen
arkasında görünen bina Haydar Şahinbaş'a ait fındık fabrikası idi.
10. Bu bina Ayla Oteli'ydi, orta katında, gençlerin meşhur
Mâmut Çavuş isimli işletmecisi vardı. Alt katında Sırmabıyık tarafında Nazım
Biberci'ye ait fırın vardı. Ön tarafında Paşalar'ın Müslüm Gürsoy'un dükkânı
vardı. Müslüm Amca'nın bitişinde Şahinbaş Haydar'a ait fındık fabrikası
vardı. Şimdi altında Ali Şahinbaş eczacılık yapıyor. Sit alanıdır. 11. Bu
binanın üst katı Ayla Oteli adı ile otel olarak, orta katı aynı isimle
kahvehane (Bu iki katı Ahmet Ayla işletiyordu. Zemin katta fırın vardı).
Benzin deposu karşısı ve çınar ağacının arkası boşluktu.
Sanioğulları'nın otobüslerinin yeriydi. 12. BP Benzin İstasyonu (ERAY Otobüs İşletmesi terminali olarak da
kullanılıyordu).
Karakin Usta ve Arkadaşı Paşabahçe Melek Sineması'nda.
http://varilci.blogspot.com/
Zamanın meşhur aktrislerinin de isimlerinden bir Gina Lollobrigida, Aliki Vuyuklaki, Elizabeth Taylor, Silvana Mangano gibi onlarcasını hatırlıyorum ama buraya yazmaya gerek görmüyorum.
(Sağda) Yeni Sinema'nın ve Jandarma Karakolu'nun Yer
Aldığı Belediye Caddesi
Fotoğraf : Yusuf ALVER - Günümüze Ulaştıranlar : Nazlı ŞENALP ve Eren
TOKGÖZ
Ben burada bir konser anımı anlatmak istiyorum. "Yeni Sinema'da konser varmış" dediklerinde, önce arkadaşlarla başbaşa verir, "kimmis, kim geliyor?" diye soruştururduk. Tabi ilk sorduklarımızdan biri de "Dansöz var mı lan?" olurdu.
Belediye Cep Sineması Baş Makinist Adil Haznedar (1970) ve Makinist Yrd.
Hasan Tandoğdu (21.08.1975) ile
Nevin Sarı'nın Muhasip Gişe Aktivitesi ve E. Esra GÜVEN'in İşletmeciliğinde
İsmail GÜVEN Deneyimiyle Ünye'ye Hizmet Veriyor.
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - Belediye Cep Sineması
Makinist Odası / 23.12.2009 Ünye
Kimler yoktu ki o zaman. Dansözlerin en meşhuru deyince İnci Birol, İnci Altıntop ve Nimet Alp isimleri gelirdi akla. Son zamanlarımızda ise Aysel Tanju, ismini duyurmuştu. Daha sonra da Nesrin TOPKAPI Yılbaşı gecelerinin müdavimi olmuştu televizyonlu ilk yıllarda...
Belediye Sineması'nın Dışarıdan Görünüşü
Gönderen : Esma GÜREL - Hizmet Gazetesi 07.05.2008
Ama bu konserde çok ilginç bir isim vardı. Zamanın süper komedyeni, filmlerini gülerek seyrettiğimiz bir aktördü hem de hemşehrimizdi. Zamanın politikacılarına onun Yeşşe (yaşa), Şepkem (şapkam) ve Abidik Gubudik sözlerini alaycı bir slogan olarak kullanıyorduk. Ünlü komedyenimizin bu sözleri bir ara yasaklanmıştı da. Bu sanatçımızın adı ÖZTÜRK SERENGİL idi.
(Solda) Askerlik Şubesi - Ortadaki Denize Bitişik Beyaz
Bina TAN SİNEMASI
Fotoğraf : Yusuf ALVER - Günümüze Ulaştıranlar : Nazlı ŞENALP ve Eren
TOKGÖZ
Konseri olduğu gibi baştan sona anlatmak istemiyorum. Anlatacağım kısımda ilginç bir diyalog geçmişti. Öztürk Serengil'le bir Ünyeli hemşehrimiz arasında. Olay şöyle gelişmişti. Konserler verilirken organizatörlerin bir taktikleri vardı. Zaman kazanmak için birbirine yakın ilçelerde iki yerde birden, birbirine yakın saatlerde konserleri düzenlerlerdi.
Bahçesindeki İki Ayrı Tür Kiraz Ağacı Yanındaki Evlerinde Fikri Terzioğlu
Anılarını Yazıyor.
Fotoğraflar : Fikri TERZİOĞLU / Almanya Nisan 2008
Ünye'de konser verilirken, meselâ, Fatsa'da grubun başka elemanları da programa başlarlardı. Ünye'de programını bitiren Fatsa'ya, Fatsa'daki de Ünye'ye gelirdi. Böylece de bir gecede iki ilçede birden konser vermiş olurlardı.
Bir Zamanlar Orta Câmi ve Çifte Hamam Mevkiinde Bir Yaz
Sezonu Çalışan Yazlık Rüya Sineması Vardı.
Ünye'deki programda dansözün oynama sırası gelmişti, ama ortada dansöz görünmüyordu. Seyirci malûm, böyle durumlarda ıslık falan çalardı. Tabi hemen orkestra da devreye girer, hareketli parçalar çalarak seyirciyi oyalamaya çalışırdı. Fakat bu sefer sahneye Öztürk Serengil çıktı, durumu anlattı. Sevilen bir sanatçı olduğundan, o yıllarda çok da popüler olduğu için halk kendisini alkışlamaya başlamıştı.
Belediye Sineması Girişinde Sinema Afişleri
Fotoğrafları Gönderen : Esma GÜREL - Hizmet Gazetesi
07.05.2008
Öztürk, seyircilere karşı kralından bir de YEŞŞE ÜNYE çekince duruma tam hâkim olmuştu. Hemen Ünyeliler'le kaynaşarak, sinema konusunda ön sıralarda oturanlarla diyaloğa girmiş, gerek rejisörler gerekse aktörler hakkında sorulu cevaplı çok güzel bir hava oluşmuştu. Özellikle, Ünyeliler'den biriyle sohbet şeklinde devam ediyordu konuşmalar.
Ünyeli Fikri TERZİOĞLU'nun Almanya'daki Sevgi Bahçesi
Fikri TERZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Benim bulunduğum yerden gördüğüm yüz tanıdıktı. Dalgalı sarı saçları, parlayan renkli gözleri, kalın sarı bıyıklarıyla, bu uzun boylu Ünyeli ve Öztürk arasındaki konuşmalar yüksek sesle oluyordu. Arada başka seyirciler cılız bir sesle "Abi dansöz oynamıyacak mı?" diye soruyordu.
Öztürk, "Biliyorsunuz ben Giresunlu'yum, geldiğinde oynicak hem de hamsi gibi oynicak!" deyip salonu güldürüyordu. Öztürk'le sarı saçlı, renkli gözlü, sarı kalın bıyıklı yakışıklı, uzun boylu Ünyeli ile Hulki Saner için övücü konuşmalar geçti, Suphi Kaner'in yokluğu için de üzülmüşlerdi.
SİNEMA GÜNLERİ
Kadılar Yokuşu'ndaki Konak Sineması ve Yokedilen Eski Ünye Evleri
Mimarîsi Bir zamanlar Kadılar Yokuşu'nda Konak Sineması'nın yukarısındaki neredeyse sinemaya bitişik beyaz badanalı evde Keşaplı Sokak'tan Adire Teyze'nin evindeki eski komşularımız Yüksel Ailesi otururdu. Hamlet, lisede sınıf arkadaşımdı, ağabeyi Atillâ ile de iyi arkadaştık. Sevim Teyze ailemizin sıkça görüştüğü bir hanımefendiydi. Küçük kardeş Yücel ile kızkardeşleri de yanımızdan ayrılmazlardı o zamanlar. Babaları öğretmendi ve kültürlü bir insandı. Varlık Yayınları'nın çıkardığı tüm koleksiyona sahipti 1960'lı yıllarda. Belediye Cep Sineması
İşletmecisi İsmail GÜVEN ve Makinist Odası'nda Ses ve Görüntü
Donanımı Pıtık ve hayvanat oynamaya bayılırdım. Cumartesi günleri erkenden şimdi Orman Yüksek Mühendisi olan Hamlet'lere gelir, sinemada film 13:30'da başlayıncaya dek sinema ile evleri arasındaki oynamaya müsait toprak zeminde kopçasına (düğme) pıtık (bilye) oynardık. Bazen de 1'den 49'a kadar numaralı hayvan resimlerinin yer aldığı şekerleme kâğıtları (hayvanat) ile ALT MI ÜST MÜ oyununu oynardık. Gelirken yanımda bir lokum ambalaj kutusu dolusu Tommiks, Teksas, Tex, Zagor, 1001 Roman, Sipru, Kinova, Tenten, Zıpzıp, Zembla, Tombraks, Ceylan, Mister No, Fatoş, Karaoğlan, Tarkan vb. ile gelirdim. Sinemaya girmeden önce ve sinemada film aralarında bu mecmuaları ya satardım ya da parasıyla okuttururdum. Bakması 5 krş, okuması 10 kuruştu. Sinemada üç film birden 35 kuruştu. Kemal Hüsnü GÜL, 27 Mayıs İlkokulu'nda vekil öğretmenlik yapan Gülây Abla'mın öğrencisiydi. Sinemada çalışır ve öğrenim masraflarını çıkarırdı. Konak Sineması önünde Ünye imalâtı yayvan ahşap sepette külâh içerisindeki kabuklu antep fıstıklarını satardı. Fıstıkların kabuğunu soyup yerken, kabuklarını da sinemada film başladığında balkondan aşağı fırlatmak seyircilerin vazgeçilmeziydi. Hele Canbula Gazozu alıp da içini nohut doldurup, çalkalayıp köpüklerini yukarıdan aşağıya seyircilerin üzerine fışkırtmanın zevkine ise doyum olmazdı. :)
Kadılar Yokuşu - Konak Sineması Önü /
Fındık Kadir - Kemal Hüsnü GÜL (Fıstık Külahlı) 35 kuruşa sinemaya girer ve mecmua ticaretinden ortalama 250 krş = 2,5 Lira kazanırdım her Cumartesi günü. Bazı uyanıklar yıpranmamış yeni ciltleri güyâ okumak için alır ve film başlayınca karanlıkta sıvışır, ortadan kaybolurdu; yani bu işin de böyle riskleri de vardı. Ünye'de mecmua koleksiyonu olarak en zengin külliyata sahiptim.. yok yoktu! Biletçi Ömer Amca bazen dört tekerlekli el arabası ile sokak sokak dolaşır ve elinde pilli hoparlörü ile o gün oynayacak filmlerin reklâmını yapardı. "Duyduk duymadık demeyinnn! Bu akşam, Konak Sineması'nda iki film birden. Birrr.. Başrollerde Ayşecik, Ahmet Tarık Tekçe'nin oynadığı Fakir Prensesss, İkiii.. Renkli - Türkçe - Sinemaskop Herküllll! Bu akşam 8:30'daaa Konak Sineması'ndaa).
O zamanlar karate filmleri furyası esiyordu. Sinemadan çıkanlar gördüklerini uygulamak için acayip sesler çıkararak birbirlerine sokakta uçan tekme atar ve sokaklar çığlıklardan geçilmezdi. Yazlık Paşabahçe Melek Sineması Biletçisi de Hamza Amca'ydı. Film bittiğinde muhakkak uyumuş olurdum; ya babamın ya da ablalarımın sırtında uyuklayarak eve gelmeye can atardım. Bazen ailecek İsmet Doktorlar'ın (Ereren) evlerine (Gökçe Apartmanı) gider, Hakikat Abla, rahmetli Sıddıka Teyze ile beraber evin terasından bedava Paşabahçe Sineması'ndaki filmleri izlerdik. :)
Gene bir hafta sonuydu. Konak Sineması'na doğru gidiyordum. Hamamdan ve Fotoğrafçı Lüleci'den yukarıya doğru yol alırken ortaokul talebelerinin bir bahçeden Konak Sineması'nın küçük yan penceresine incir ağacından kopardıkları incirleri fırlattıklarını ve gülüştüklerini gördüm. Dikkatle baktığımda kimi görsem iyi? Rahmetli Necdet TOSUN idi. Kabuklarını soymadan bütün bütün ağzına atıp yiyordu.. ruhu şâd olsun! Belediye Cep Sineması'nda Sinema Makinası ve
Film Arşivi / Sinema Salonunda İsmail GÜVEN ve Bu sinemaya konser için kimler gelmemişti ki!? Benim giderek gördüklerimden hatırımda kalanlar : Durul GENCE, Beyaz KELEBEKLER, Zâtı SUNGUR, Fikret HAKAN, Necdet TOSUN, Barış MANÇO, Bilal İNCİ, Erol BÜYÜKBURÇ, Celal ŞAHİN ve gidemediğim onlarcası... Belediye Sineması'na ise Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası gelmişti. Anadolu Turnesi'ne çıkmışlardı. Şef Hikmet ŞİMŞEK ve kemanda Suna KAN vardı.. unutulmaz anılardı o günlerin Ünye'si için! |
Konuşmanın bazı bölümlerini anlayamıyordum ama müzikle ilgili olduğunu sanıyordum. Türk filmlerinin kalitesinden bahsedilirken Öztürk Serengil aniden yakışıklı Ünyeli hemşehrimize "Peki beyefendi SAHNE mi yoksa PERDE mi?" diye sordu. Ünyeli hemşehrimiz de Öztürk Serengil'e SAHNE diye cevap verdi.
Lütfü KÜÇÜKOĞLU Ud Çalarken / Oğlu İsmet KÜÇÜKOĞLU Ahmet
ÖZHAN'la.
İsmet KÜÇÜKOĞLU Fotoğraf Arşivi
Bu cevap üzerine Öztürk salonu susturarak hemşehrimize doğru "Beyefendi size kimler denir, siz kimlerdensiniz?" diye sordu. Ayaktaki Ünyeli "Bize Ünye'de KÜÇÜKOĞLU denir" diye cevapladığında, Öztürk yeniden sordu; "Adınız beyefendi?" Ünyeli cevaben "LÜTFÜ KÜÇÜKOĞLU" dedi. Öztürk Serengil salona dönerek, bu sevgili hemşehrisini Ünyeliler'e ayakta alkışlatmıştı...
İsmail GÜVEN'in Ünye'ye Yeni Bir Sinemacılık Anlayışı Getirdiği Belediye
Sineması'nın Cep Sineması Aktiviteleri
Belediye Sineması ve Gösteri Merkezi Kartvizit Arşivi - 24
Aralık 2009 / Ünye
Fikri TERZİOĞLU
Nisan - 2008
Almanya
Belediye Sineması
Balkon ve Parter'inin İki Farklı Açıdan Görünüşü
Fotoğrafları Gönderen : Esma GÜREL - Hizmet Gazetesi
07.05.2008