|
ŞEYH AHMET |
|
Makale : Bekir ALTINDAL
(Araştırmacı - Başmüfettiş)
Şeyh Ahmet Çamlığı/Kepez Köyü
Perihan (Şencan) ALTINDAL ve Bekir ALTINDAL
ŞEYH AHMET
ÇAMLIĞI
http://groups.google.com.tr/group/zileliler-platformu/browse_thread/thread/b4a3bfa58f9d0f21
Şeyh Ahmet Türbesi/Kepez Köyü Çamlığı
TGRT KEŞİF Programı - Sunucu Yeliz PULAT - 11.09.2001
Bugün internette Zile sitelerinde gezinirken, sevgili arkadaşım Hüseyin Gülbasar’ın Şeyh Ahmet Evliyası’nı ve Çamlığı’nı Ziletv kameraları ile tespit ettiğini görünce hem sevindim hem de hüzünlendim.
Sevindim, mutluluk duydum. Zira 1950’li yıllarda Şeyh Ahmet Çamlığı’ndan başlayan kar ve tipinin Kepez Köyü’nü sardığı bir kış günü doğan biri olarak çocukluğumun, ilkokulda yaz tatillerimin geçtiği, uçak sesini andıran çamların uğultusu altında yeşil çimenlerinde uyuduğum Şeyh Ahmet Evliyası’nın, Çamlığı’nın yemyeşil halini, kuş sesleri, cıvıltıları eşliğinde seyretmenin doyumsuz tadını dokuz yüz km.uzaktan sizlere anlatmam, anlatabilmem mümkün değil.
Üzüldüm, hüzünlendim. Zira 1990’lı yılların sonlarına doğru şimdi rahmetli olan Zileli bir büyüğümüzün evliyanın etrafını, doğal halini, gerek beton haline getirmesi sırasındaki ve gerekse sonraki zamanlardaki yani, Sevgili Hüseyin Gülbasar’ın sizlere seyrettiği hali ve durumu için yazdığım yazıları hatırladım.
Platformumuzda bir konu gündeme geldiğinde, yıllar önce bu konuda yazılarımızla, tarihe not düşmenin onurunu yaşasak da bu buruk bir onur yaşamadır. Bu satırların yazarının yazılarını takip edenler bilirler. En son Süreyya Bey Barajı hakkındaki yazılarımızı yayınladık.
Şeyh Ahmet Mesire Yeri/Kepez Köyü
Ağaçlarını dışarıya vermemesiyle meşhurdur.
Bugün de sizlere Şeyh Ahmet Çamlığı’nın ve Evliyası’nın durumu hakkında yaşadıklarımızı, yazdıklarımızı sizlere hatırlatmak istiyoruz.
Bazı okuyucu her konuda yazıyorsun diye değerlendirebilir. Ama biz 1991 yılında Sevgili Hüseyin Hoşcan Ağabey’in destek ve teşvikiyle Zile Postası’nda yazmaya başladığımız tarihten günümüze kadar hep Zile’mizin, Zilelimin dertleriyle haşır neşir olduk. Doğduğu yerin coğrafyasının büyüklüğünü bilen biri olarak bedenen hayatımızın büyük bir bölümünde Zile’de olmasak da ruhen, aklen, fikren ve zikren Zile’deyiz.
Şimdi sizlere Şeyh Ahmet Çamlığı ile ilgili yazdığımız yazılardan bir bölüm sunmak istiyoruz.
Zile Postası’nın 6 Aralık 1996 tarihli nüshasında yayınlan “ZİLE İLE İLGİLİ BAZI TESBİTLER” Başlıklı Yazımızdan :
Şeyh Ahmet Çamlığı / 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Yıllardan beri Zile dışında görev yaptığımdan, bayramlarda, yaz tatillerinde Zile’ye gelmek arzu, heyecan ve duygusunu yaşamak benim için ayrı bir zevk. Ancak Zile’ye geldikten sonra o heyecan ve duygu her zaman devam etmemektedir. Hayalinizde yaşattığınız, görmek istediğiniz Zile yerine, bazı gerçeklerle karşılaştığınızda üzülmemeniz, hüzünlenmemeniz mümkün değil…
Zile’nin kuzeybatısına giden ve yaklaşık 10 köyün ulaşımını sağlayan yol, belki de Zile’nin en sahipsiz, en bakımsız ana köy yolu. Baharda ve yazın sıcağında Zilelilerin hafta sonları gidebileceği, nefes alabileceği en önemli mesire yeri olan Şeyh Ahmet Çamlığı’na bu yoldan gidilmektedir.
Elimde Zile Postası’nın Kasım 1996 sayısında, 25 yıl öncesine ait (1971) haberler sütununda “Şeyh Ahmet Çamlığı yolunun yapımı için çalışmalara başlandı” ibaresi gözüme çarptı.
Yetmişli yılların sonlarında yol yapıldı. Daha sonra kumlandı.
Kırk Budak Çamı/Kepez Köyü
Şeyh Ahmet Çamlığı Yukarısındadır.
Bu ana köy yolunun Kepez dönüşüne kadar olan hali pikniğe gidenler için caydırıcı bir unsur. Kepez yol ayrımından çamlığa kadar iyi malzeme kullanıldığından bakımlı sayılır. Yol üzerinde bulunan ve Akdoğan köyü altındaki köprünün bir kenarı uçmuş. Yolu bilmeyenler için büyük bir tehlike. Ne işaret var köprü için, ne de köprüde korkuluk. Kepez altında Demircilik deresine 80’li yılların ikinci yarısında yapılan köprü Şeyh Ahmet ulaşımını rahatlattı ama Köy Hizmetleri Müdürlüğü’nce yaptırılan bu köprüde korkuluk olmaması bir eksiklik ve tehlike arz etmekte. Acaba ihalesi korkuluksuz mu yapıldı veya böyle mi teslim alındı? Bilemiyorum. Bildiğim korkuluksuz bu köprülerin yolu bilmeyenler için büyük tehlike olduğu. Kepez altındaki yolun malzemesi, Şeyh Ahmet-Kepez arası tepeden alınmış ve iyi vasıfta. Akdoğan köprüsü-Zile arası ana yol ve devamına bu malzemeden alınarak sıkıştırılmasının maliyeti bilmem fazla mı?
Dipnot: Bu yazı Zile Postası’nda yayınlandıktan bir müddet sonra Zile-Kepez-Şeyh Ahmet Çamlığı yolu Köy Hizmetleri Müdürlüğü’nce asfaltlanmıştır. Ancak Demircilik ve Akdoğan deresi üzerindeki köprülerin hâlâ korkulukları yok.
Şeyh Ahmet Çamlığı Ziyâreti Öncesi Âşıkoğlu
Necati AKYUNAK (Bordo Kabanlı) Kepez Köyü'nde
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 10.02.2003 / - Kurban Bayramı
ZİLENİN SOSYAL VE EKONOMİK SORUNLARI
YATIRIMLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER – II
başlıklı Kızılcahamam Zileliler Kurultayı ı Mayıs 2002 Tebliğinden;
Zile’nin baharda, yaz aylarının sıcağında nefes alabileceği, yayla havası olan tek mesire yeri Şeyh Ahmet Çamlığı’dır. 1980'li yılların sonlarında girişimlerimiz sonucu Devretkaya Deresi’nin üzerine köprü yapılması ve 1994 yılında asfaltlanması sağlanmıştır.
1999 yılında Zileli bir hayırsever tarafından evliyanın bulunduğu yerin çevresinin kazıldığı ve bir proje yapılarak burada betonarme yapı yapılmaya başlandığı ve daha sonra gerekli izinler alınmadığı anlaşıldığından inşaatın durdurulduğu halen bu haliyle bırakıldığı, evliya çevresinin doğal halinin yok edildiği gözlemlenmiştir. Bir hayırsever tarafından iyi niyetle bu çevre düzenlenmesinin yapılmak istendiği düşünülse bile, eski doğal halinin korunması daha iyi olurdu. Halen buranın durumu belirsizliğini korumaktadır. İlgili makamlarca ya yasalar çerçevesinde bu eksiklik tamamlattırılmalı ya da eski doğal haline getirtilmelidir.
Kırk Budak Çamı - Şeyh Ahmet Tepesi
Halen Şeyh Ahmet Çamlığı’nın suyu, yukarı dereden ve Kayapınarı denilen yerden sağlanmaktadır. Ancak kuraklık sebebiyle yeterli su bulunmamaktadır. Yaz aylarında Şeyh Ahmet Çamlığı’na talep artmakta, arabaların çamlık içinde bırakılması ve bu arabaların radyo teyplerinin yüksek sesle çalınması huzuru bozmaktadır. Kepez Köyü Muhtarlığı’nın görevlendirdiği bekçi ise yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bu önemli mesire yerine henüz elektrik getirilememiştir.
Şeyh Ahmet Çamlığı’nın sorunlarının çözümü Kepez Köyü Muhtarlığı’nın ekonomik gücünü aşmaktadır. Bu sorunlar Valilik, Kaymakamlık-Belediye-Orman İdaresi işbirliği ile çözülebilecektir. Çamlığın içinden, doğu tarafındaki “Şeyh Ahmet Harmanı” denilen yere kadar 150 metre yol yapılarak arabalar bu yere park ettirilmeli ve bu şekilde arabaların çamlık içine parkı önlenmeli, elektrik getirilmesi ile suyunun sürekli akmasının sağlanması sonucu burası Zileliler için daha cazip hale gelecektir. Düzenlemeler sonucunda, bahar aylarında bülbül sesleri arasında Zilelilerin gönül rahatlığı içinde, Zile’nin sıcaklarda kavrulduğu günlerde de çamlar altında serinlikte piknik yapmaları sağlanacaktır.
Dipnot : Şeyh Ahmet Çamlığı’nın sorunları ilgililere aktarılmasına rağmen devam etmektedir.
Şeyh Ahmet Çamlığı Ziyâretçileri / 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
ZİLENİN SOSYAL VE EKONOMİK SORUNLARI
YATIRIMLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER – II
başlıklı Kızılcahamam Zileliler Kurultayı ı Mayıs 2002 Tebliğinden;
2001 yılı tebliğinde Zile’nin yaz aylarında nefes aldığı önemli bir mesire yeri olan Şeyh Ahmet Çamlığı’ndaki yatırın çevresinde izinsiz inşaat yapılmaya başlandığı, resmi makamlarca durdurulduğu, inşaat halinde bırakıldığı önceden belirtilmişti.
Valilik ve ilgili kurumlarca ya inşaat projesinin revize edilerek yapımı sağlanmalı veya eski hale getirilmeli dileğinde bulunmuş ise de, bugüne kadar ilgili makamlarca hiçbir işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yine bu Çamlık Zilelilerin rağbet ettikleri bir piknik alanı olmasına rağmen, diğer ilçelerdeki emsali yerlere elektrik getirildiği halde, Şeyh Ahmet Çamlığı’na bugüne kadar elektrik getirilmemiştir. Bu hizmetin sağlanmasından sonra Zileliler buradan daha fazla faydalanacaktır.
Dipnot : 2005 yılı Mayıs Ayı’nda dönemin Tokat Valisi’ne makamında konu arz edilmiş ve Başkent Üniversitesi’ne ait Zile diyaliz Merkezi’nin açılışı töreninde Vali Bey bu hususla ilgili Kaymakam Bey’e talimat verdiğini belirtmesine rağmen hiçbir çalışma yapılmamıştır.
Şeyh Ahmet Kabri'nde Dilek Taşı
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
10 Yıl Sonra 10 Şubat 2006 tarihli Özhaber Gazetesi’nde ve www.tokatkultur.com adresinde yayınlanan “ZİLE İLE İLGİLİ TESPİTLER -2” Başlıklı Yazımızda :
Şeyh Ahmet Çamlığı yolunun asfaltı üç yıldır çok bozuk olup yer yer pek çok oyuk bulunmakta. Kepez’den sonraki köylerin yollarının yapımı için Demircilik deresinden kum ve kis çekilmekte olup sevindirici bir hizmet olarak düşünüyorum. Bu yolun asfaltının yamalarının yapılmasını ziyaretimizde iletmemiz üzerine Sayın Kaymakamımızın ilgilendiğini, tamiri için girişimde bulunduğunu yazmadan geçmek istemiyorum.
Yine önceki yazımızda Şeyh Ahmet yolundaki köprünün korkuluksuz olduğunu yazmışız. Bu yoldaki iki köprü de (Akdoğan yol ayrımındaki köprü ile) hâlâ korkuluksuz vaziyette.
Şeyh Ahmet Çamlığı’ndaki inşaat yıllardır yarım bir vaziyette. Çevreye uyumsuz izinsiz inşaat yüzünden asırlık birkaç çam ile pelit ağacı kurumuş vaziyette. Belirsizliğini koruyor. İlgililerin ilgilenmesi için girişimimiz oldu ama şu ana kadar hiçbir netice yok.
Tokat’a fiziken uzak bir ilçeyiz. Gözden uzak olan gönülden de uzak olmasın…
Şeyh Ahmet'in Kepez'deki Kabri / 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Şeyh Ahmet Çamlığı ile ilgili yazılarımızı takdirlerinize sunduk. Bir de yazılı olmayan, Şeyh Ahmet Çamlığı ile ilgili zaman içindeki şahit olduklarımızdan, girişimlerimizden bahsetmek istiyorum izninizle. Zira Kepez Köyü doğumlu, ülkemizde en sevdiği yerin Zile, Zile’de de en sevdiği yerin Şeyh Ahmet Çamlığı olan biri için özel ilgi ve çalışma yapmamı hoş görürsünüz diye düşünüyorum.
Yaşı kırk beş - ellinin üzerinde olanlar bilir. Şeyh Ahmet’e kurbana gidilirdi. Yol Demircilik Deresi’nden geçer, baharın yağmur, sel aman vermezdi. Traktörler jipler bile zor giderdi.
1970’li yıllarda Kepez’den Şeyh Ahmet Çamlığı’na kadar hatırladığım kadarıyla Köy Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yeni yol yapıldı. 1970’li yılların başlarında Belediye Başkanı Sabri Ünal Erkol zamanında da yeni düzenlemeler yapıldı. Ancak Demircilik Deresi üzerine bir köprü yapımı 1980’lerin ikinci yarısına kadar mümkün olmadı.
1980’li yılların ikinci yarısında Kepez’de Ahmet Ağabey (Altındal) muhtar olunca, bu konuya el attı. Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’ne müracaat edildi. Kendisine hukuki desteğimiz oldu. Kamulaştırma dilekçeleri hazırlandı. Köy Tüzel Kişiliği adına kamulaştırmaları yaptırdık. Akdoğan ve yeni yol (şimdiki köprü ve bağlantısı) Kepez köyü tarlalarından geçiyordu. İdare Mahkemesine itiraz edip bozdurdular. Gerekçe; Köy Hizmetleri Kanunu ile köy tüzel kişiliğinin kamulaştırma yetkisi kaldırılmıştı. Köyden toplanan kamulaştırma bedelleri Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü’ne aktarılarak kamulaştırma yapıldı.
Yozgat Milletvekili Sayın Lütfullah Kayalar Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün bağlı olduğu Bakan olmuştu. Yozgat’ta on yıl çalışmamdan dolayı Sayın Bakan Bey’in Özel Kalem Müdürü Cemil Aağabey’le tanışıklığımız vardı. Yozgat müdürlerim Ankara’ya gelince Cemil Ağabey’e gittik. Şeyh Ahmet yolunun durumunu, kamulaştırmayı anlatıp yardım istedik. Sağolsun Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nü aradı. Aradan bir ay geçmeden şimdiki köprü ve yolun açılması ihale edildi…
Şeyh Ahmet Çamlığı Mesire Yeri Yol Güzergâhı
TGRT KEŞİF Programı - Sunucu Yeliz PULAT / 12 Eylül 2001
Evliya’nın etrafı beton yığını yapılmadan bir yıl kadar önce bahar aylarına denk gelen bir kurban bayramında Şeyh Ahmet Çamlığı’na çıkmış, Evliya’nın güney kısmını biraderim Osman ile birlikte bellemiş ve Ankara’dan getirdiğim, çim tohumlarını ekmiştik. Köyden çocukluk arkadaşıma da, yağmur yağmazsa sulamasını tembih etmiştim.
1990’lı yılların sonlarına doğru İstanbul’da oturan Zileli bir büyüğümüz hayrına Evliya’nın etrafına bir külliye yapmak için girişimde bulunmuş, Evliya’nın etrafına beton duvarlar çekilmiş ve doğal hali bozulmuştu. Kaymakamlıktan, Valilikten, Anıtlar Kurulu’ndan, Orman Bölge Müdürlüğü’nden izin alınmamış. Durum Kaymakam Bey’e intikal ettirilmesi üzerine Valiliğe, Anıtlar Kurulu’na yazılarak inşaat durdurulmuştu.
Daha sonra Şeyh Ahmet Evliyası da içinde olmak üzere 1000 m3’lik yer için zilyetlikten tapu tescil davası açıldığını gösterir mahkeme yazısının muhtara ve Malmüdürlüğü’ne tebliği üzerine mahkemeye sunulmak üzere dilekçe hazırlanarak itiraz edildi. Hazine Avukatına haber verildi. Sonuçta tescil davası müracaata kaldı.
Ancak Evliya çevresinin doğallığı bozulmuş, çamlar ve pelitler kurumaya yüz tutmuştu.
Şeyh
Ahmed Türbesi ve Çamlığı
TGRT Keşif Programı - Sunucu Yeliz Pulat 12.09.2001
2001 yılında TGRT Keşif programının çekimleri sırasında yönetmen arkadaş bizleri kırmadı. Çamlık’ta Evliya’nın başında çekim yapıp yayınladılar.
2003 yılı Mayıs ayında Zile’de yapılan Tarihi Türk Evleri-Zile Evleri Sempozyumu’na gelen otuz beş kadar her biri uzman, mimar, prof, yazar olan duyarlı misafirleri Şeyh Ahmet Tepesi’ne çıkardık. Evliya’nın etrafını görünce hayıflandılar. Tarihçi-Yazar Necdet Sakaoğlu Hoca, Kırk Budak çamının anıt ağaç olarak tescil edilmesinin gerektiği yolunda görüşünü söyledi.
Başkent Üniversitesi Zile Diyaliz Ünitesi’nin açılmasından birkaç gün önce Yazar-Şair Sevgili Mehmet Emin Ulu Bey ile dönemin Sayın Valisini makamında ziyaret edip Şeyh Ahmet Çamlığı’nın durumunu anlattım. Açıkça pek de ilgilenmedi. Kaymakam ilgilensin gibi bir şeyler söyledi. Direndim. Moralim de bozuldu. Sevgili Ulu şahittir.
Birkaç gün sonra Diyaliz Merkezi’nin açılışını müteakip verilen koyteylde Selçuk Üniversitesi’nin Eski Rektörü’nün eşleri ilkokul - lise arkadaşım Ruşen Şendoğdu Kutlu ile sohbet ederken Sayın Vali Bey yanımıza geldi. “Müfettiş Bey, söylediğiniz konuda Kaymakam Bey’e talimat verdim” dedi. Dönemin Kaymakamı da yanında idi, tasdik etti….
Virâne Halde Şeyh Ahmet Türbesi
TGRT KEŞİF Programı - Sunucu Yeliz PULAT / 12 Eylül 2001
Aradan zaman geçmişti Muhtara sordum; “Kaymakam Bey Şeyh Ahmet’e geldi mi? Diye. Hayır cevabını aldım.
İstanbul’da Kelkit Platformu’nun etkinliklerinden sonda ÇEKÜL Vakfı’na gidip Başkan Prof. Dr. Metin Sözen Hocamı ziyaret ettim. Zile’mize büyük önem ve destek veren bir bilim-gönül adamı, bir derya insan. Kendisine Şeyh Ahmet Çamlığı’nın durumunu anlatıp yardım istedim. O gün Vali Bey’e ulaşamadı. Daha sonra da Evliya’nın çevresinin fotoğraflarını götürmek nasip olmadı.
O Şeyh Ahmet Çamlığı ki, Zile’mizin yetiştirdiği büyük insan rahmetli Mustafa Necati Sepetçioğlu, Türk-İslam Efsaneleri kitabında Şeyh Ahmet’ten ve Kepez’den bahsediyor. Dedesi Kepez imamlığı yapmış.
Şeyh Ahmet Türbesi
/ Kepez Köyü Çamlığı
TGRT KEŞİF Programı - Sunucu Yeliz PULAT - 12.09.2001
Sevgili Mehmet Yardımcı Hocam, yine Heykeltıraş hemşehrimiz Sevgili Cahit Koççoban Ağabey ile yaptığı söyleşide Şeyh Ahmet Evliyası için 12 Ocak 1998 tarihli Zile Postası’nda şunları yazıyor:
İnönü Üniversitesi'nden Türk Halk Edebiyatı alanında doktoramı tamamladıktan sonra ayrılıp Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü'ne atandığımı duyunca İzmir'de oturan ressam ve heykeltraş Cahit Koççoban hoşgeldin ziyaretine geldi. İki hemşehri bir araya gelince konu dönüp dolaşıp Zile'ye ve Zile'deki kültür etkinliklerine yöneldi…
Koççoban’ın Zile’deki Bindallı heykeli ve Cahit Külebi Çeşmesi üzerine konuştuk…Bu arada Şeyh Ahmet Dede'nin yatırını bir anıt mezar durumuna, bir başka ifade ile külliye durumuna getirme projesinden söz etti.
Çantasından çıkarıp Şeyh Ahmet Dede Anıt Mezarı için hazırladığı eskizleri gösterdi. Her Zileli gibi Şeyh Ahmet Dede’yi çok iyi bildiğimden çizimler çok hoşuma gitti. Her şey ustaca düşünülmüştü.
Şeyh Ahmet Dede’nin ağaç oymacısı olduğunu, kaşık, kepçe, oklava, tirki vb. yapıp öküzün boynuna astığı heybeye koyup Zile'ye gönderdiği, Zile'de belli esnaf öküzün boynuna asılı ağaç oyma işlerini alıp, bir kağıda yazılarak heybeye koymuş Şeyh Ahmet’in istediği şeyleri yine heybesine koyup öküzün boynuzuna asıp gönderdikleri; hatta “Ahmet'in öküzü gibi ne bakıyorsunuz” deyiminin kaynağı bu olduğu menkıbesîni anlattım. Külliyede figür olarak ağaç oyma işini, hatta öküz motifinin bir şekilde kullanılması gerektiği üzeri söz ettik.
Anıt mezarın üzerini kapattığını gördüm. Çatı şeklini ne düşünüyorsun dediğimde çokgen çatı kurmayı planladığını söyledi…
Şeyh Ahmet Çamlığı / 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Her yazın izinde Zile’ye geldiğimde, her gün gitmek istediğim bu güzel yere maalesef yolunun çok delik deşik olması sebebiyle gidemiyorum. 50-100 metrede bir çukur. Geçen yıl Ağustos Ayı’nda üç defa gittim. Yaz bitecek, yola halâ yama yapılmamış. Eskiden Köy Hizmetleri İl müdürlüğü ne yapar? Derdik. Şimdi Özel İdare Müdürlüğü’ne bağlandı. Zile’nin tek mesire yerinin 10 km yolunu Tokat’taki yetkililer görmüyor mu? Bir de bize niye Tokat’a serzenişte bulunuyorsunuz diyorlar. Bilmiyorum geçen Ağustostan sonra yamalar yapıldı mı? Herhangi bir yetkili o yoldan geçti mi?
On dokuz yıldır bu konuları yazıyorum Zile gazetelerinde. On dokuz yıldan beri bir gün bir yetkili aramadı; veya gazetelere bir açıklama yapmadı. Hadi Tokat’takiler, ilimizin, ilçemizin yöneticileri duymadı, okumadı, On dokuz yılda İl Genel Meclisi’ne her partiden meclis üyeleri seçiyoruz. Onlarda mı okumadı, duymadı? okumayacaklar ve duymayacaklar mı?
Ancak bu dönem seçilen İl Meclis üyeleri hemşehrilerime sesleniyorum. Sayın valimizin de bu konuya duyarlı olacağına inanıyorum. Evliya’nın etrafındaki beton yığınları kaldırılıp eski doğal hale mi getirilir? Yoksa beton duvarlar tıraşlanarak etrafına uyumlu hale mi getirilir? bir şeyler yapılması lazım diye düşünüyorum. Etrafındaki asırlık bir pelit ile bir çam kurudu.
Bir de bu güzel mesire yerinin nihayet 10 km olan yolunun asfalt yamalarının bu aylarda yapılması lazım. Zira Zile’ye izine gelen hemşehrilerimizin mutlaka gidip görmek istedikleri, çocukluk hatıralarını tazeledikleri bir yer Şeyh Ahmet Çamlığı. Çok şey mi istiyoruz yetkililerden?
Bekir
ALTINDAL Şeyh Ahmet Çamlığı'nda
İşte Zile’mizin Zilelilerin bahar-yaz aylarında nefes aldığı güzel bir mesire yerinin hikayesi. Sevgili Gülbasar’a katılıyor ve yaraya parmak bastığı için teşekkür ediyorum.
Yine Sevgili Gülbasar’a, ZileTV’nin kadrosuna, Toplumsal Diyalog Plâtformu’nun değerli Başkanı, yönetimi ve üyelerine iş düşüyor. Nazım, şikayetim onlara geçiyor ne yapalım?
Bekir ALTINDAL
06 Mayıs 2009 Çarşamba 09:09
Devam Edecek