.
|
ÜNYE'DEKİ |
|
Araştırma :
Hasan Tahsin KADIOĞLU
(Emekli Öğretmen)
I. Ünye Kurultayı
- 1998 |
ÜNYE'DEKİ
ŞEYH YUNUS EMRE
(ÇAĞRI Gazetesi / 13 – 19 Nisan 1982 tarihli nüshası, 3. sayfasında yayımlandı.)
Şehrimizin güneyinde, 3 km kadar uzaklıkta, denize nâzır, sağ ve sol tarafta akan ırmakları gören, ağaçlarla kaplı, adını verdiği tepede ŞEYH YUNUS Hazretleri’nin türbesi vardır. Halkımız arasında ŞEHNUZ adı ile bilinen ŞEYH YUNUS Hazretleri’nin kabir taşında Emre yazısı okunmuştur.
Mevlid-i Şerîf Öncesi
Yahya Cumhur TAPCI Yûnus'u Anlatıyor.![]() Ünye Medyası Her Zaman Olması Gereken Yerde - 26.07.2007 11:21 |
Ünyeliler Ü-STP Grubu Yunus
Emre (Şehnuz) Türbesi Önünde.![]() Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 26.07.2007 11:46 |
Türkiye’mizde 9 yerde velimizin kabri bulunmaktadır. Biri de Ünye’mizdedir. Her evliyânın kerametleri mevcuttur. Bunların önemlisi bence bugün yattığı yerden 50 dönümlük ormanlık araziyi zabdetmesidir. Karadeniz kıyılarında toprağın ne kadar kıymetli olduğu herkesçe bilinir. Bura halkı bir karış toprak için icabında katil olur. Şeyh Hazretleri bugün 50 dönüm toprağa sahiptir.
Şehnuz Tepesi'nden Şeyh Yûnus Arazisi ve Ünye'nin Görünümü
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 26.07.2007
Diğeri ise : I. Cihan Savaşı’nda Rus Donanması Ünye’yi bombardımana geldiği zaman (ki o vakit burada büyük bir tersane, ip ve halat imalâthaneleri, limanda kalabalık kayık, motor, mavna, yelkenli ve çektirmeleri varmış, Rum ve Ermeniler’le büyük nüfuslu şehirmiş) fazla zarar vermeden hemen giderlermiş.
Bugün 75 yaşlarını aşmış yerli Ünyeliler'in bir kısmı, o zamanlar çok sık ormanlık olan ŞEYH YUNUS Tepesi'nden de top sesleri geldiğini duyarlarmış. Daha birçok tespit edilmiş kerametleri mevcuttur. Türbesine, orman ve arazisine zarar verenler çeşitli belâ ve felâketlerle karşılaşıp, ölmüşlerdir Velîmiz ayrıca çeşitli hastalıklar için ziyâret edilir ve şifa dağıtır.
Saraçlı Mahallesi Sınırlarında Gölevi Topraklarındaki
Şehnuz'un Türbesi ve Türbe İçerisindeki Kabri
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 26.07.2007
Tarihe baktığımızda, Ünye dahil bütün Anadolu 1071 tarihinden sonra Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları içindedir Büyük Selçuklular’ın bir kolu olan Emir Danişment Gazi 1095 - 1104 yıllarında Sivas merkez olmak üzere Tokat – Amasya – Niksar - Ünye gibi yerlerde devlet kurmuştur. Danişment’in torunu Melik Gazi Niksar’da yatan bir velîdir. Melik Gazi’nin torunu Melik Yağıbasan (1142 - 1164) Sivas’ın, Tokat’ın kervan yolu ile iskelesi olan Ünye’yi de devleti içersine almıştır. Bugün halâ Ünye - Niksar yolu üzerinde Yağıbasan ve Yavi (Yağ) Köyleri’nin bulunuşu bunun en açık delilidir.
Danişmentliler’den sonra Anadolu Selçukluları Ünye’ye sahip olmuşlar Trabzon'u, Rum İmparatorluğu’nu nüfusları altına alıp, haraca bağlamışlardır. Bu devirde birçok Türk boyları da Niksar - Ünye kervan yoluna ve Ünye civarlarına yerleştirilmiştir. Anadolu Selçukluları’ndan sonra Ünye ve civarları Anadolu Beylikleri’nden ERTENA Beyliği’ne, Kadı Burhanettin ve CANİK Beylikleri’ne tâbi olmuşlar ve sonunda da 1459’da Fatih Sultan buraları Osmanlı Devleti’ne katmıştır.
Şehnuz'un (Yunus Emre) Kabri'nin
Türbe Yapılmadan Önceki Fotoğrafları
O tarihlerde Horasan erlerinden birçok derviş Türk ordusu ve akıncılar ile yeni yerleşim bölgelerinde Türklüğü ve İslâm Dini’ni yaymaktadırlar. İşte bunlar arasında Yunus Emre de gezgin derviş ve velî olarak, manzarası, havası, suyu çok hoş ve güzel olan Ünye'ye ve o zamanlar halkının çoğu Rum ve Ermeni olan buralara gelip, büyük bir ihtimalle dinî ve millî irşatlara, telkinlere başlamıştır.
Nitekim bir şiirinde şöyle demektedir...
İndik Rûm'i kışladuk |
Diridük pınar olduk |
Bu mısralarda Rum diyârını yani Karadeniz kıyılarını gezdiğini ve zamanın en işlek limanı olan Ünye'ye kervan yolu ile geldiğini, buraları çok sevdiğini ve 3 bahar kaldığını yazıyor.
Bir Zamanlar Deve
Kervanlarının Konakladığı Kefeli Hanı'nın Duvarları ve Otopark Yapılan Avlusu.
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE
Tasavvufta Şeyh’imizin hakikat kolundan yanı toprak – su – deniz - orman'a âşık olduğunu biliyoruz. Yattığı yerden halâ 50 dönüm ormanlığı koruyan, denizi, sağ ve sol tarafında akan 2 ırmağı gören Ünye’mizdeki, ŞEYH YUNUS Emre’den başkası olamaz. Türbesinin bu özelliği hiçbir yerde yoktur. Yukardaki mısraları da buralarda yazmış ve burada vefat etmiş olduğunu gösterir.
Velîmizin durumunu Türk Tarih ve Edebiyat Yüksek Kurulu’na sunarak yeniden tetkikini arz ederiz.