.
|
İŞADAMI
Aylık Ünye Ticaret ve Sanayi
Gazetesi'nin Yıl : 2, |
|
Röportaj : Ahmet YENİN
İşadamı Şenol YEĞİN, Kardeş Şehir Seifbennersdon'un
Belediye Bşk. Vekili Christoph Lommatch ve Belediye Bşk. Necip AVCI
1994 yılındaki ekonomik krizle birlikte Avrupa'ya açılan Ünyeli işadamı Şenol YEĞİN Spekon'da 100 Bin Mark'a aldığı paraşüt ve askerî üniforma üreten fabrikayla birlikte ismini Dünya'ya, Avrupa Ordusu'nu giydiren Türk olarak duyurdu.
Başarısını bilinçli ve disiplinli çalışmaya borçlu olduğunu söyleyen işadamı Şenol YEĞİN "Bugüne kadar doğru bildiğim yolda gözümü budaktan esirgemeyerek, emin adımlarla yürüdüm. Bugün bir yerlere gelmişsem önce kendime sonra da işime olan sevgim ve saygım sayesindedir. Yeterli mi, çünkü kazanmakta sınır yoktur.
Bu nedenle kazandığınız gibi kazandırmayı da bilecek ve ona göre de tavrınızı belirleyeceksiniz. Bu nedenle, şimdi hedeflerim içinde Ünye'me de bir TEKSTİL FABRİKASI kurmak var.
Bu konuda başta Ünye Kaymakamı Sayın Ali Cafer AKYÜZ olmak üzere Belediye Başkanı Sayın Necip AVCI da yoğun çaba harcıyorlar. Çalışmalar sürüyor. İnşaallah şartlar da elverdiği anda memleketim Ünye'ye de yüksek kapasiteli bir Tekstil Fabrikası kurarım" dedi.
Necip AVCI
Çocuk yaşta Ünye'den ayrılarak, iş dünyasının ülkemizdeki anavatanı İstanbul'da, akıl almaz bir yükseliş sergileyen Ünyeli iş adamı Şenol Yeğin, son 23 yılda Dünya'nın sayılı işadamları arasındaki yerini aldı.
Akıllı bilgisi ve becerisiyle medenî cesaretini birleştirerek İstanbul'da 1973 yılında kurduğu ŞENOL'S adlı ilk firması ile adını ülkemizde duyurarak daha sonra Dünya pazarlarını zorlayan Şenol Yeğin burada da başarı grafiğini yükseltti. Elini attığı her yeri, işe ve ekmeğe boğan Ünyeli işadamı Şenol Yeğin, tekstil Dünya devlerine meydan okuyarak adını altın harflerle tarihe yazdırmayı başardı.
Son çıkışıyla ülkemizden ve de Ünye'den Almanya'daki işyeri açılışına davet ettiği başta İlçe Kaymakamı Ali Cafer AKYÜZ, Belediye Başkanı Necip AVCI, Şoförler Odası Başkanı Bekir ŞİMŞEK, İstanbul'daki Ünyeliler Dernek Başkanı Mehmet YILMAZ, Ordu Milletvekili Hasan ÖZ ve ülkemizden de sayılı işadamlarıyla üst düzey yöneticileri ve bir o kadar da parlamenterle bir anlamda Almanya'ya Türk çıkartması yapan Şenol Yeğin istikrarlı çıkışıyla değil, ülkemizin Dünya'nın önde gelen sayılı işadamları arasına girmeyi başararak, Ünyeliler'in de onur ve gurur kaynağı oldu.
Biz de Ünye'nin ve Ünyeli'nin gururu olan işadamı Şenol YEĞİN'in, bu güzel duygu ve düşüncelerinin bir an evvel gerçekleşmesi temennisiyle kendisine sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.
1. Önce sizi tanıyalım...
1949'da Ünye'de doğdum. Çocukluk yıllarım Karadeniz kıyısındaki bu şirin ilçede geçti. Sonra İstanbul'a taşındık. Yirmi dört yaşımda Şenol's Konfeksiyonu kurdum.
O yıllarda konfeksiyon Türkiye için yeni bir olguydu. Alt yapı, deneyim ve birikimden yoksunduk. Ancak mesleğimi çok seviyordum. Bu sevgi bana güç kaynağı oldu. Karşılaştığım engelleri mesleğimi çok sevdiğim için aşabildim.
Temel ilkelerimiz olan araştırma - geliştirme, yenilik, disiplin, esneklik, kalite ve zamanında teslimattan hiç ödün vermedik.
Özel yaşamımla, çalışma yaşamım hep iç içe oldu.
Yeğin Grubu'nun bugün yedisi yurt dışında, dördü yurt içinde onbir şirketi bulunuyor.
2. Projelerinize kimlerden ne şartlarda destek sağladınız?
Ben 70'li yıllarda işe başladığımda konfeksiyon işi yeni yeni başlıyordu. Ben hep kütlesel işler yapmayı plânlıyordum. Bu yüzden firmamı kurduktan sonra PTT, Demiryolları, Havayolları gibi büyük miktarlar tutan iş kıyafetleri, üniformalarla ilgili ihalelere girmeye başladım.
Bu projelerimi hayata geçirirken en büyük avantajım, askeriye ve bakanlıklarla çalışmanın getirdiği ciddiyet oldu. Anlaşma yapılıyor, malın teslim tarihi belli, ödemeler zamanında yapılıyor. Bu sistemin bize kazandırdığı destekle önümüzü gördük ve daha uzun vadeli hedefler koyarak, bugünkü noktaya ulaştık.
3. Yeni projeleriniz nelerdir?
En önemli hedefimiz Almanya'daki sistemimizi Türkiye'deki işletmelerimize adapte etmektir.
AR-GE, Toplam Kalite Yönetimi ve Yeniden Yapılanma'ya çok önem veriyoruz. Tüm bu çalışmalar kendi uzman kadrolarımız tarafından gerçekleştiriliyor. Bu çalışmalar sonucu ürün yelpazemizi genişletiyoruz.
Anadolu'ya yapılacak Yatırım Teşvikleri doğrultusunda Ünye, Kayseri ve Bergama'ya konfeksiyon alanında yatırım yapmak için altyapı çalışmalarımız devam etmektedir.
Almanya'da Yeğin Teknik Tekstil olarak PTFE membranlı nefes alan kumaş üretimi çalışmalarımız tamamlanmak üzere. Bu kumaşta başarılı sonuca ulaştık. Bu alanda en büyük hedefimiz Türk Silâhlı Kuvvetleri'ne üretim yapabilmektir.
Tüm bu çalışmalarımızın hedefi 2000'li yıllarda kendi markalarımızı Dünya markası haline getirmek.
4. Ülkemiz genel ekonomik durumunu nasıl buluyorsunuz?
Özel sektörün çok gelişmiş olduğu ülkelerde bile, hükûmetin aldığı kararlar ekonominin gidişatı üzerinde belirleyici etki yapar. Sanayileşmiş ülkelerde ekonominin yönetimi Başbakan'dadır.
Bizim ülkemizde ise tek bir kişiye bırakılması uygulaması ÖZAL Dönemi'nden bugüne kadar başarılı bir sonuç vermedi. Ekonomik sorunlarımızın en büyük nedenlerinden birinin de siyasî istikrarsızlık ve güvensizlik ortamı olduğunu herkes biliyor. Alınan olumlu önlemlerin arkasında da siyasî otoritelerin bulunmaması kısa ömürlü iyileşmeler sağlıyor.
Bugüne kadarki ve halâ gündemde olan siyasî otoritelerin ekonomik önlemler ve uygulamalara yönelik vaatlerine karşılık uyguladıkları oportünist politikalar bugünkü istikrarsızlığın en önemli nedenlerinin başındadır.
Bence bu konuda Türkiye'de ekonominin gereklerini siyaset ve sosyal yapının gerekleri ile bağdaştıracak uygulayıcılara ihtiyaç vardır. Politikacılarımızın kısa vadeli ve geçici çözümler üreten enflâsyonist politikaların vazgeçilmeyen cazibesine kapılması bize hiçbir çözüm sunmamaktadır. Bırakın 3 - 4 yılı enflâsyon oranının belirlenemediği bu dönemde siyasî iktidarların alacağı orta ve uzun ekonomik istikrar tedbirleri ciddiyetle uygulanırsa, belli sürelerle meyvelerini verecektir.
Şenol YEĞİN Hizmet TV A.Ş. Konuğu Olarak Şakir GÜREL'le.
Hizmet TV ve Gazetecilik A.Ş. Fotoğraf Arşivi
5. Yurt dışında yatırım yapan bir işadamı olarak yurt dışından Türkiye'ye bakışınız nasıl?
Yurt dışından Türkiye'ye bakışım özlem dolu. Birincisi ülkeme duyduğum vatan özlemi olmakla birlikte, ağır basan asıl özlem duygusu ekonomik bakımdan istikrara oturmuş ülkelerin sahip olduğu değerlere karşı ülkemiz adına duyduğum özlemdir.
6. Almanya'daki başarınızı etkileyen olay ve kişileri kısaca anlatır mısınız?
1993 yılının sonunda yurt dışına açılma kararı aldıktan sonra İsviçre, A.B.D., Almanya bize çok cazip geldi. Çünkü Almanya'da 2,5 milyon Türk yaşıyor olması ve konumuzla ilgili hem paraşüt hem de üniforma ve özel ortam giysileri üreten bir fabrika bulunması Almanya'yı tercih etmemize neden oldu.
1989 yılında Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesinden sonra teknolojisinin eski olması nedeniyle rekabet edemeyen ve kapanma noktasına gelen Spekon, 1994 yılında Almanya Özelleştirme İdaresi tarafından satışa çıkarılmıştı. Bizimle birlikte 9 firma Spekon'a talip oldu. Bn. Protopapas son derece objektif davrandı. En az 100 kişi çalıştırmak ve 4 Milyon DM tutarında yatırım yapmak koşuluyla Spekon'un iki buçuk ay gibi kısa bir süre içinde bize satılmasına karar verdi. Onun bu tutumu yurt dışında üretim yapmaya başlamamızın ilk adımını oluşturdu.
Beş ay önce Winnen Grubu'nu satın almamızdan ve Spekon'da taahhüt ettiğimiz yatırımı gerçekleştirdikten sonra da hem Almanya Savunma Bakanlığı hem de diğer kuruluşlar ve üretici firmalar bizim varlığımızı kabul etti.
Winnen de 100 yıllık bir Grup'tu. Winnen Grubu'nun eski sahiplerini Spekon ve diğer şirketlerimizde yönetici olarak görevlendirdik. Türkiye, Almanya, Polonya ve Tunus'taki tesislerimizde Türk, Alman, İngiliz ve Tunuslu danışmanların ve yöneticilerin bulunması önemli bir rol oynuyor.
7. Savunma sanayiine bakışınız ve değerlendirmeniz.
Yerli savunma sanayiini geliştirme gayreti içinde bulunan bir girişimci olarak bazı noktalara dikkat çekmek isterim :
Savunma sanayii kuruluşları ve ürünleri diğer sektörlere oranla bazı önemli farklılıklar göstermektedir. Tek alıcı, yüksek maliyetli yatırımlar, yurt dışına açılma zorunluluğu gibi. Savunma sanayii kuruluşlarının genelde tek alıcısı vardır : Devlet.
Bu nedenle bizim geleceğe yönelik plânlamaları ve yatırımları yapabilmemiz devlete ve tedarik sisteminin yapısına bağlıdır. Bu konuda da mevzuat ve uygulamalardaki eksiklik ve hataların olumsuz etkileri bizim gibi girişimcilerin ümidini kırmaktadır.
Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir ki; kısa süre öncesine kadar bütün gereksinimleri yurt dışından temin etmek durumunda olan TSK Savunma Sanayii'nin halen bulunduğu nokta itibariyle geleceğe ait tasarımlarda büyük ümit vermektedir.
Spekon GmbH
Hizmet TV ve Gazetecilik A.Ş. Fotoğraf Arşivi
KÜTÜPHANELER HER YAŞTAN İNSANA
AÇIKTIR
Nezahat GÜVEN - Ünye Halk Kütüphanesi Müdürü
Ünye Ticaret ve Sanayi Gazetesi, Yıl : 2, Sayı : 15,
Mayıs/1996
Kütüphanemizin en büyük sıkıntısı binanın yetersiz olmasıdır. Ünye'de bulunan okul sayısı ve nüfus ile karşılaştırıldığında binamızın çok yetersiz olduğu görülmektedir. Nüfusu 50.000'i aşan Ünye'mizin sadece 90 m2'lik bir kütüphaneye sahip olması, bizim ne kadar zor koşullarda görev yaptığımızın bir kanıtıdır.
Yaklaşık 2 yıldır yeni bir kütüphane binası konusunda gerek Kaymakamlığımız gerekse Belediye Başkanlığımızla temaslarımız devam etmektedir. Şehir merkezinde Bakanlığımızın aradığı şartlarda (1200 m2) bir arsa bulundu. Dileğimiz en kısa zamanda şu anda içinde bulunduğumuz binadan daha iyi bir binaya en kısa zamanda taşınmaktır.
YENİ KÜTÜPHANE
Yapımı jet hızıyla tamamlanan yeni kütüphane 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde düzenlenen görkemli törenle Ünyeli işadamı Şenol YEĞİN tarafından hizmete açıldı.
Törene başta Ordu Vâlisi Mustafa Malay olmak üzere çok sayıda davetlinin yanında şeref konuğu olarak da Ünyeli işadamı Şenol YEĞİN katıldı.
Öğretmenler ve öğrencilerle Kütüphane ve Öğretmen Sağlık Ünitesi'nin açılışına katılan yardımsever Ünyeliler ve işadamları Ünye Kaymakamlığı'nca hazırlattırılan plâketle ödüllendirildiler.
24 Kasım Öğretmenler Günü'ne denk getirilen Kütüphane ve Öğretmen Sağlık Ünitesi'nin açılış töreni Kaymakam Ali Cafer AKYÜZ tarafından organize edilen olağanüstü bir güzellikte devam etti.
Törende ilk konuşmayı Ordu İl Kültür Müdürü Servet Yerli yaptı. Servet Yerli "Gördüğünüz Kütüphane ve Öğretmen Sağlık Ünitesi iki katlı bir bina. Bu muhteşem bina akıllara durgunluk verecek sür'atle, yani 4 ayda yapıldı. Tarihte bu kadar hızlı sonuçlanan bir inşaat düşünemiyorum. Bu nedenle işin başını çeken başta Ünye Kaymakamı Ali Cafer AKYÜZ olmak üzere, katkıda bulunan tüm hayırsever vatandaşları ve kuruluşları kutluyorum" dedi.
Ali Cafer AKYÜZ
Daha sonra söz alan Kaymakam AKYÜZ de Ünye'de göreve başladığından bu yana yapmak istediklerini ve yaptıklarını ve yapamadıklarını anlatırken Kütüphane'nin yapımında kendisine destek veren herkese ve kuruluşa "Bu eser sizindir; ben sadece önderlik ettim" diyerek yürekten teşekkür etti.
Ordu Vâlisi Mustafa MALAY da "Bu bina 24 Kasım'da hizmete açılacak denildiğinde, doğrusunu söylemek gerekirse; 4,5 aylık iş görüntüsü veriyordu ki Öğretmenler Günü'ne 20 gün vardı. Görüldüğü gibi tüm işler 20 günde bitirilmiş; işte açılış töreninde hep birlikteyiz. Bu kadar kısa sürede tamamlanabilen bu inşaat için söylenecek tek söz, "İlgi gösteren herkese gönülden teşekkür etmektir" dedi.
Tören sonrası Kütüphane ve Öğretmen Sağlık Ünitesi'nin yapımına katkıda bulunanlara plâketleri verildikten sonra Kütüphane ve Öğretmen Sağlık Ünitesi Vâli MALAY ve kütüphanede törenin şeref konuğu, işadamı Şenol YEĞİN tarafından kurdelâ kesilerek hizmete açıldı.
|
ŞENOL YEĞİN
PARASIZ SOHBETLER |
|
Sohbet : Jale
ÖZGENTÜRK
http://www.medyapark.com.tr/ekonomi/2002/01/14/ps.html
AVRUPA'YA PARAŞÜTLE İNDİ, GÖZÜ AMERİKA'DA
Şenol YEĞİN... İş hayatına terzilikle başladı. Doğu Almanya'da özelleştirmeden
aldığı askerî malzeme üreticisi SPEKON'u üç yılda
kâra geçirdi. Şimdi Airbus'un izolasyonunu
yapıyor. Boeing'le ise flörtte... NATO
ordusunu giydiriyor, ama yanlış ihale sistemi
yüzünden Türk ordusunun kapıları ona kapalı.
"Yolsuzluğun kökü kazınmazsa Türkiye ayaklarının üzerinde duramaz..." Bu sözlerin sahibi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin KIVRIKOĞLU. Yolsuzluğun Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin tehdit listesinde ilk sıralarda yer aldığını bir kez daha gösteren Kıvrıkoğlu'nun bu mesajı, Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli.
Yolsuzluk, yıllardır Türkiye'nin bütün damarlarını saran bir hastalık. Ekonomik krizin başlıca nedeni. İşte bu hastalık, çeşitli araştırmalarda Türkiye'nin en güvenilen kurumlarının başında yer alan orduya da sirayet etmiş. Bugün öyküsünü öğreneceğiniz Şenol YEĞİN'le sohbetimizden öğreniyoruz bunu.
Türk girişimciliğinin en ilginç örneklerinden bir Şenol Yeğin. Yaşamı gerçek bir başarı öyküsü. Ünye'den çıkıyor, bugün Almanya'da, Fransa'da 'küçük ölçeklerde' de olsa fabrika sahibi. 1993'te Almanya'da özelleştirmeden askerî malzemeler ve paraşüt konusunda uzman Spekon'u aldığında kimse başarılı olacağını düşünmemiş; ama o inanmış ve başarmış. Bugün NATO'nun, Alman ordusunun giysilerini, paraşütlerini, tank çadırlarını üretiyor. Ne yazık ki Türk ordusunun kapıları ise ona kapalı. Nedeni 'kişiye özgü ihale sistemi ve yolsuzluklar.'
Ancak Yeğin, sevindirici bir haber veriyor. Ordu da artık, arasındaki çürükleri temizlemeye başlamış. Son bir yıldır bu tür iddialara karışan mensuplarına görevden el çektiren ordu, ihalelerde de artık objektif kriterler aramaya başlamış. 'Torpil, hatır ve çıkar ilişkileri' yüzünden yönünü Dünya'ya çeviren bir işadamı olan Yeğin'in öyküsü ise şöyle :
Başlangıç Sümerbank'la
1949'da Ünye'de doğmuş. Babası çömlekçilik yapan Mehmet Ali Bey ve annesi Nebahat Hanım. 10 yaşına kadar kaldığı Ünye'de ilkokula başlamış. Ancak geçim sıkıntısı yüzünden İstanbul'a göçünce, ilkokulu burada bitirmiş. Ekonomik zorluklar nedeniyle annesiyle babası ayrılınca tüm sorumluluk anne Nebahat Hanım'a kalmış.
Nebahat Hanım tüm zorluklara rağmen ailesini dimdik ayakta tutabilmiş. Büyük kızı Şenel doktor, diğer kızı Gönül eczacı, en küçük oğlu Erol, otelci olmuş. En büyük destek ise oğlu Şenol'dan geliyor. Şenol Bey, 13 yaşında Mercan yokuşunda çıraklık yaparak başlamış yaşam mücadelesine. Okula devam edememiş.
O yıllarda tanıştığı Ekrem isimli arkadaşı sayesinde hayat çizgisi değişiyor.
Yeğin'in. Arkadaşı terzilik eğitimi veren bir okuldan söz ediyor ona. O da bir
meslek sahibi olabilmek için üç yıllık bu okula kaydoluyor. Okul bittiğinde o
yıllarda VAKKO ile birlikte kadın giyiminde en ünlü firmalardan biri olan
Rozet Tekstil'de çalışmaya başlıyor. Şirketin sahipleri Ermeni. İlk
patronlarını hiç unutamıyor. Çünkü kendine ait küçük bir atölye
kurmak istediğinde en büyük
destek onlardan geliyor.
Birkaç makinayı onlardan alıyor ve işe başlıyor. Yıllar geçtikçe aklını büyük adetli üretim yapmak fikri kurcalıyor. Büyük adetli üretim ise sadece Sümerbank'ta var. O da ihalelere girerek ilk adımını atıyor askerî kıyafet üretimine. Çadırlar, subay yağmurlukları onun sayesinde orduya giriyor.
1990'lı yıllara gelindiğinde ise Türkiye ihracatın önemini anlıyor. Onun da gözü artık yurtdışında. İşte bu yıllarda iki Almanya birleşiyor. Doğu Almanya'da ünlü özelleştirmeler başlıyor. 1993'te Alman KOnsolosluğu'na başvurarak bilgi istiyor. Çek sınırında iflâs durumunda olan SPEKON'u öğreniyor.
Fabrikayı almanın şartı '100 çalışanı işten çıkarmamak, üç yıl içinde 2,5 Milyon Mark'lık yatırım yaparak modernizasyona gitmek...' 'Disiplinli bir çalışmayla bugün kendisine Dünya pazarlarının önünü açan Spekon'la başarıyı tanıyor. Bugün çalışan sayısı 175'e çıkmış. Üretilen paraşütler Afganistan'da NATO'nun kullanımında.
Spekon paraşütte Almanya'da tek. Şimdi ise havacılık sektöründe çalışıyor.
Airbus'un izolasyonlarının % 70'ini yapan Spekon, Türk - Alman - Fransız
ortaklığında Fransa'nın
Toulouse yakınlarında fabrika kurmuş; önümüzdeki günlerde resmî açılışını
yapacak. Bugünlerde ise Boeing'le görüşme yapıyor. Eğer deneme üretimi
beğenilirse bir de ABD'de fabrika sahibi olacak. Yeğin'in bir başka hedefi,
Spekon'un önemli üretimlerini Türkiye'ye getirmek. Kırklareli'nde modern bir
fabrika kurulmuş. Açılış için krizin sona ermesi bekleniyor.
Eşi Şule ilk yıllarda eşine yardımcı olmuş, ama şimdi ev hanımı. İki kızı var. Işılay, Alman Lisesi'nde okuyor. Amacı üniversiteyi Almanya'da bitirmek. O gelecekte babasının işiyle ilgilenecek. Şenay ise Kültür Koleji'nde. Şenol Bey'in hobisi deniz. Sualtı dalgıçlığı yapıyor.
ÜNYE KARDEŞ ŞEHİR
İş hayatına terzilikle
başlayan Şenol YEĞİN,
doğduğu Ünye'nin
çiçek kokulu rüzgârını
unutamıyor.
"Küçük yaşlarımda o rüzgâr beni
denizler ötesi ülkelere
götürürdü" diyor.
Yeğin'in uluslararası bu
başarısı hemşehrilerini de sevindirdiği için
ona "Hemşehrilik Beratı"
vermişler. O da fabrikasının bulunduğu
Seifhennersdorf'u Ünye'yle kardeş şehir
yapmış.
Her yıl öğrenci değişimi yapıyor.
http://www.medyapark.com.tr/ekonomi/2002/01/14/ps.html
Yeğin'in tek amacı var. Uzun yıllar yaşayabilen bir Dünya şirketi haline gelmek. Tüm çabası artık bunun için.
'Almanya'da üretim ibadet gibi değerli'
'Türk girişimcileri enerjik ama bataklık içinde çalışıyor. Avrupa'da ise rahatlık var, ama girişimci ruhu yok...' Şenol Yeğin, Almanya'da sayıları hızla artan Türk girişimcilerini anlatırken söylüyor bu sözleri. Türk girişimcilerinin son derece önemli bir güç olacağına inanıyor ve 'Amerika'nın Musevileri gibi olacaklar' diyor. Kendi başarısının ise tamamen Avrupa'daki sistemden kaynaklandığını anlatarak şöyle devam ediyor :
'Küçük bir işimiz var. Ama Almanya'da 100 yıllık firmalarla yarışıyoruz. Başarı sadece benim değil, buradaki sistemin. Yatırım yapmak istiyorsan devlet arkanda. Şirketleri son ana kadar ayakta tutmak için gayret ediyorlar. Sistem belli. Kurallar belli. Kayırma, rüşvet gibi kelimelerin yeri yok.'
Türkiye'de ise işi bilmeyene ihale verildiğini söylüyor Şenol Yeğin ve şöyle konuşuyor : Almanya'da üretim ibadet gibi değerli. Hem çalışan için hem patron için sanki bir ibadet. Bizde ise etik kurallar oluşmamış. Yönetici kısa vadeli düşünüyor. Bunlar değişmeli...'
YEĞİN HOLDİNG
ŞİRKETLERİ
Şenol's Konfeksiyon
Polar Soğuk İklim Giysileri San. ve Tic. A.Ş.
Hayat Kuştüyü San. ve Tic. Ltd. Şti.
Mega Star Konfeksiyon
Merter International Dış Ticaret Ltd. Şti.
Spekon GmbH
H. Winnen Grubu (Tunus, Polonya, Almanya)