ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 23 Nisan 2008 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

TOKAT'IN İKİ ÖNEMLİ
KÜLTÜR HAZİNESİ
ANTİK COMANA PONTICA
ANTİK SEBASTOPOLİS

Hazırlayanlar : Birsel ÖZCAN (Müze Müdürü)
H. Mehmet AYKUN (Müze Araştırmacısı) - Güven YETİŞKİN (Müze Araştırmacısı)
İngilizce'ye Çeviri : Dr. Müsteyde DİLEKTAŞLI

AKM Standındaki Sebastopolis / Sulusaray Fotoğrafları :
Mustafa EZMECİ - Sulusaray Halk Eğitim Merkezi Müdürü

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 12.04.2008 Ankara AKM

TOKAT'IN İKİ ÖNEMLİ KÜLTÜR HAZİNESİ
ANTİK COMANA PONTICA
ANTİK SEBASTOPOLİS


Sulusaray'dan Bir Görünüm - Fotoğraf : Mustafa EZMECİ

ÖNSÖZ

            Tokat, sahip olduğu engin tarih, kültür ve doğa zenginliklerine rağmen, gerek ülke genelinde ve gerekse ülke dışında maalesef tanınmamıştır.

            5000 yıllık tarihî miras içinde uygarlık, devlet ve imparatorluklar olarak Hatti, Hitit, Frig, Med, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans, Arap Danişmend, Anadolu Selçuklu, Moğol İlhanlı, Osmanlı Dönemleri'ni yaşayan Tokat, bu kadar çeşitli kültürlerin yaşandığı Dünya'nın ender yörelerinden biridir.

 
Fotoğraflar : Mustafa EZMECİ

            Kültür varlıklarının korunması için gerekli birçok çalışmalar yapılmasına rağmen alınan mesafe sınırlı olmuştur. Belli başlı büyük kazı faaliyeti olarak Maşathöyük çalışması vakıflarca yapılan han ve câmi, türbe restorasyonları, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca yapılan Lâtifoğlu Konağı restorasyonu yapılması gerekenin yanında sembolik adımlar olmakla beraber ciddî başlangıçlardır.

(1) 1 no.lu kazı alanı - (2) 2 no.lu kazı alanı,
(3) 3 no.lu kazı alanı - (4) 4 no.lu kazı alanı,

Plan : 1 - Kasabanın Yerleşim Plânı
(Tokat - H 36 - d - 22 - c paftasından alınmıştır.)

            1987 yılında Özel İdare ve Belediye Birliği olarak Bey Sokağı'nda başlattığımız restorasyon çalışmaları 1988 yılında 117 tescilli sivil mimarî örneği evi kapsayacaktır. Bu amaçla Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan 350 milyon lira ödenek alınmıştır.

            Tokat'taki kültür varlıklarının tanıtılması için kitap, broşür, sergi, sempozyum şeklinde bir dizi faaliyet yapılmıştır. Ersal YAVİ'nin hazırladığı 50 tabloyu ihtiva eden Resim Sergisi, kitap ve kartpostal şeklinde Tokat'ın 5000 yıllık tarihinin tanıtılmasında önemli bir adımdır.

Ersal YAVİ'nin Tokat Çalışmaları (Sağda)
 

Sağdaki Fotoğrafı Gönderen : Yüksel ŞEN

            Tanıtma faaliyetleri yanında 3,5 milyarlık sermayenin % 99'u Özel İdare'ye ait Tokat Otelcilik Turizm A.Ş. dört yıldızlı, 120 yataklı Büyük Tokat Oteli 6 milyar TL'sına mal olacak, 1988 yılı içinde bitirilerek hizmete sunulacaktır. Taşhan'ın geleneksel otel şeklinde devreye girmesi, Sulusaray'da düşünülen proje tutarı 2,5 milyar TL olan Kaplıca Tesisi ile kapasite 500 yatağa çıkacaktır.

            Bu kitabın hazırlanması çalışmalarına ilham ve başlangıç teşkil eden ilk girişim Artova Kaymakamı İsmet BAYHAN'dan gelmiştir. Yöredeki kalıntıları toplayarak, resimleyerek, dosyalayarak gerekli girişimleri yapmış, dikkatleri çekmiştir.

Resim : 1 - Comana Pontica'dan Görünüş

            Bilâhare Tokat Müze Müdiresi Birsel ÖZCAN tarafından yine Artova Kaymakamlığı, Vilâyet ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sağladığı ödenekle yapılan kazılar sonucunda kitapta sergilenen durum ortaya çıkmıştır.

            Süratle halen gömülü antik şehir üzerindeki kasaba nakledilerek kazı faaliyeti tamamlanmalı ve bitişikte Özel İdare'ce yaptırılacak kaplıca tesisleri ile birlikte yöre iç ve dış turizmin hizmetine sunulmalıdır.

            Bu kitap bu amaçların tahakkukunda ciddî bir adımdır. Yazarı Birsel ÖZCAN'a ve olayın meydana gelmesinde yoğun takibi dolayısıyla İsmet BAYHAN'a ve İngilizce'ye tercüme yapan Doktor Müsteyde DİLEKTAŞLI'ya tebriklerimi ve teşekkürlerimi sunarım.

                                                                                          Recep YAZICIOĞLU
                                                                                                      Tokat Vâlisi

Recep Yazıcıoğlu
(02.06.1948 Sürmene - 08.09.2003 Ankara)
 
http://www.kitapdostu.com/index.php?p=show&pid=8347

TOKAT'IN TARİHÇESİ

            Anadolu'nun Orta Karadeniz Bölgesi'nde yer alan TOKAT engebeli arazi yapısı içinde Yeşilırmak, Kelkit ve Çekerek Suyu gibi ırmakların hayat verdiği ovalarla tarih boyunca insanların yerleşmelerine sahne olmuştur. Doğu - Batı arasındaki yol güzergâhının üzerinde olmasından başka iç bölgeleri, Güney Karadeniz'e bağlayan yolları da taşıması nedeniyle oluşan jeopolitik fonksiyonu, insanlık tarihi boyunca bu yörenin önemli yerleşim alanlarından olmasını sağlamıştır.

İlçe Plânı ve Sebastopolis Kenti Tanıtım Panosu

Fotoğraf : Mustafa EZMECİ

            Tokat'ın bilinen tarihi İlk Tunç'la başlar. Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bu topraklar hep önemli birer yerleşim alanları olmuştur. Tokat merkez Aktepe (Bolus) Höyüğü ile Zile Maşat Höyük'teki İlk Tunç, Hitit ve Frig buluntuları sadece Tokat'ın değil bütün Anadolu'nun ilk önemli yerleşim merkezi olduklarını ortaya koymuştur.

Resim : 2 - Comana Pontica'dan Bir Başka Görünüş

            Türkler'in Anadolu'ya geldiklerinde hâkimiyetleri altına aldıkları, ilk eserlerini ortaya koydukları yer de yine Tokat'tır. Niksar ve Tokat Yağıbasan Medreseleri ile Niksar Ulu Câmii ve Tokat Garipler Câmii dönemin önemli eserleridir. Tokat önemini Osmanlılar zamanında da korumuştur. Yöreyi gezen seyyahlar Tokat'ı, Bursa'dan sonra oturulabilecek en güzel en bakımlı bir şehir olarak tanımlamışlardır. Elverişli iklim şartları ve coğrafî konumu ile tarih; Tokat'ı arkeoloji bakımından zengin bir bölge yapmıştır.

Resim : 3 - Kasabadan Genel Görünüş

Fotoğraf : Mustafa EZMECİ

SEBASTOPOLİS
ANTİK KENTİNİN TARİHÇESİ

            Sulusaray (Sebastopolis) Tokat il merkezine 68, Artova ilçe merkezine ise 30 km uzaklıkta bir kasabadır. Kasaba, etrafı dağlarla çevrili bir ova üzerinde, Çekerek Irmağı'nın kenarındadır.

Resim : 4 - Kasabadan Bir Başka Görünüş

            Antik Sebastopolis kentinin kuruluşu kesin olarak henüz bilinmemektedir. Bazı kaynaklarda M.Ö. I. Yüzyıl'da kurulmuş olduğu kayıt edilmektedir. Roma İmparatoru Trajan zamanında (M.S. 98 - 117) Pontus Galaticus'la, Polemoniacus eyâletlerinden ayrılarak Capadokia eyâletine dahil edilmiştir. Bu konudaki kitabe Capadokia Vâlisi Arrian adına şehrin ileri gelenleri ve halkı tarafından dikilmiştir.1

            Sebastopolis kelime olarak Yunanca'dır. Sebasto : Büyük, Ulu, Azametli; Polis : Şehir anlamında olup, Büyük, Azametli Şehir demektir. Bazı kaynaklarda Heracleopolis olarak geçmektedir ki bu konuda şehrin kuzeyindeki Çekerek Irmağı üzerinde kurulu köprüde bir kitabe yer aldığı belirtilmektedir.2

The civic inscription located at the base of the Roman Bridge

http://etd.lib.metu.edu.tr/upload/12606089/index.pdf

            Heracleopolis, Herakles şehri anlamına gelmektedir. Heracles Yunan ve Roma Mitolojisi'nde gücü, kuvveti simgeleyen yarı tanrı bir varlıktı. Bu adı ile de Sebastopolis ile aynı manayı ifade eder.

            1987 yılında Tokat Müze Müdürlüğü'nce yapılan kurtarma ve sondaj kazıları sonucunda elde edilen verilerle, daha önce ortaya çıkmış bulunan mimarî parçalar değerlendirildiğinde kentin Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmaktadır.

            Comana Pontica'da (Antik Tokat) yapılan yüzeysel araştırmalar sonucu ele geçen buluntular Sebastopolis buluntuları ile büyük benzerlikler göstermektedir. Bu da bize yakın ilişkileri bulunan çağdaş iki yerleşim alanı olduklarını ortaya koyar.

The Roman Bridge existed previously at Comana Pontica.

(Cumont, 1906:249) http://unyezile.net/komana.htm

            Roma ve Bizans'ın tarihî yol ağı içinde Sebastopolis önemli bir yeri işgal etmektedir. Doğu'dan Batı'ya giden (Sebastia = Sivas, Sebastopolis = Sulusaray, Ankara güzergâhı) yollar ile Güney ve İç Anadolu'dan gelip Karadeniz'e ulaşan yollar Sebastopolis'ten geçmektedir.

SEBASTOPOLİS'İN YERLEŞİM PLÂNI

            Sebastopolis Kenti'ni, büyük boy kesme taşlarla harç kullanılmadan yapılmış, dörtgen payandalarla desteklenmiş ve bazı yerlerine yarım daire plânlı burçlar yerleştirilmiş surların çevirdiği sondaj kazısında tespit edilmiştir.

            Bu kazı çalışmaları sonucunda hamam ve tapınağın kent içindeki yeri de belirlenmiştir. Yüzeyde bulunan mimarî elemanlardan kent tiyatrosunun tapınağın yakın çevresinde olduğu sanılmaktadır.

            Saray, diğer tapınaklar, Agaro, caddeler ve benzerî kamu yapılarının nerede oldukları kazılar sonucu anlaşılacaktır (Plân 1). Şehir tespit edilebilen Yerleşim Plânı itibarıyla Bergama antik kenti arasında büyük benzerlikler göstermektedir.

TAPINAK

            Kentin Kuzey - Doğu'sunda sur duvarlarına yakın yerde kazılar sonunda ortaya çıkarılan durumu ile Doğu - Batı yönünde konumlandırılmış, Doğu yönünde yarım daire biçiminde büyük bir apsisli, Güney tarafında dıştan köşeli içten yarım daire formlu daha küçük apsisli bir yapıdır.

Resim : 5 - Tapınaktan Genel Görünüm

            Duvarlar blokaj sistemle, içte ve dışta kesme taş arasında moloz malzeme ile örülmüştür. Büyük apsis'in içerisinde yarım daire biçimi moloz taşla örülü ikinci bir yapı katı da görülmektedir ki asıl yapıya sonradan ilâveler yapıldığına işaret etmektedir Plân 2, Resim 5). Büyük apsis kavisinin başladığı yerde kesme taşlarla taşıyıcı elemanın alt düzeyi ve hemen yanında gri mermerden üzerinde yazı bulunan sekizgen formlu bir sütun parçası yer almaktadır (Resim 6).

Resim : 6 - Grekce Yazılı Oktogonal Sütun

            Tapınağın tabanının koyu renkli mermerle kaplanmış olduğu insitü parçalardan anlaşılmaktadır. Yapının Batı tarafında yine insitü mermer kaplama tespit edilmiştir. Zikzak formlu, değişik renklerle gerçekleştirilmiş olup, tam yapısı halen kullanılan evin altında kaldığından belirlenememiştir (Resim 7).

Resim : 7 - Tapınakta Mermer Döşeme

            Tapınağın kazısı henüz tamamlanmamış olduğundan kime adandığı da tespit edilememiştir. Tapınak bu verileri ile (Mermer döşeme ve yuvarlak plânı) Bergama Aesculapium'undaki Aesculapius Tapınağı ile çağdaş olmalıdır.3

HAMAM

            Antik kentin Doğu tarafındadır. Yapılan kazılar sonucunda, ön plânda toprak zeminli yangın izi görülen moloz taş duvarlı bölüm açığa çıkarılmıştır. Daha sonra kesme taşlarla gerçekleştirilmiş iç mekâna doğru üçer kademe yapan iki ayakla bu ayakların arasında konumlandırılmış iki sütun kaidesi yeri vardır. Kaidelerden biri halen yerinde olup, diğeri köylüler tarafından yıllar önce alınmıştır.

Resim : 8 - Hamam (Genel Görünüş)

            Halen var olan sütun kaidesi ile ayak arası kapı açıklığı olarak yapılmıştır. Buradan içeri girildiğinde düzgün taş döşeme zeminli mekâna geçilmektedir. Zeminde Kuzey - Güney yönünden gelip, Batı - Doğu yönüne giden atık su kanalı da ortaya çıkarılmıştır. Bu da bize hamamın asıl su kaynağının ve kullanım alanının henüz kazılmamış bölüm altında olduğunu göstermektedir. Ayakların Güney yönlerinde simetrik durumda iki sütun açığa çıkarılmıştır.

            Doğu'daki sütun üst kesimi hariç oldukça sağlam durumdadır. Kaidesi sağlam olan Batı'daki sütuna sonradan yapıldığı anlaşılan duvar kalıntıları uzanmaktadır (Plân 3, Resim : 8 - 9).

Resim : 9 - Hamam. Taş Döşeme, Tahliye Kanalı, Sütun ve Sütun Başlığı

            Doğu'daki ayağın dış tarafında (Kuzey) bir taş kurna ele geçmiştir (Resim 10).

Resim : 10 - Hamamda İnsutu Sütun ve Taş Kurna

            Halen duvarlarında kükürt izleri bulunan hamamın Antik Çağ'da, bugün kasabanın 3 km Güney - Batı'sında faaliyetini sürdüren kaplıcanın suyu ile çalıştığı kuvvetli ihtimaldir. Belki de Bergama antik kentinde olduğu gibi kutsal bir kaynak olarak kaplıca suyunun buradan çıktığı akla gelmektedir. Kazılar sonunda bilgiler şüphesiz daha da gelişecektir.

ŞEHİR SURLARI

            Kentin Doğu'sunda yapılan kazılarda 17 m boyunda açığa çıkarılan duvar kalıntısı çok büyük blok kesme taşlarla harç kullanılmadan gerçekleştirilmiştir. Henüz üç sırası açığa çıkarılabilmiştir. Duvarı destekleyen iki adet dörtgen payanda görülmektedir. Ayrıca duvar yüzeyinde iki adet mazgal açıklık tespit edilmiştir (Resim 11).

Resim : 11 - Şehir Suru

            Bu duvarın yaklaşık 100 m Batı'sında yine iri taşlarla yapılmış yarım daire biçimli burç olması muhtemel kalıntılar ortaya çıkmıştır (Resim 12). Yuvarlak plânlı burçla, duvarın aynı doğrultuda olması ilk plânda sur duvarları olduğunu akla getirmektedir. Kazılar sonunda asıl kimliği belirlenecek olan 17 metrelik duvarın başka bir yapıya da ait olabileceği sanılmaktadır.

Resim : 12 - Sur Duvarı Üzerinde Burçlar

SEBASTOPOLİS AÇIK HAVA MÜZESİ

            1987 yılı sondaj ve kurtarma kazıları sırasında Tokat Müzesi Müdürlüğü'nce kasaba içinde tespit edilen mimarî parçaların ve diğer eserlerin uygun bir yerde sergilenmesi kararlaştırılmıştır.

            Kasaba Belediyesi'nin gösterdiği, Tokat Müze Müdürlüğü'nün uygun gördüğü bir alana eserler toplanarak yerli ve yabancı turistlerin ziyâretine sunulmuştur. Halen 60'ın üzerinde tarihî eser bu açık hava müzesinde sergilenmektedir. Bu sayı kasaba içinde yapılan yüzeysel araştırmalarla günden güne artmaktadır (Resim 13).

Resim : 13 - Açık Hava Müzesi Genel Görünüşü

ARSLAN HEYKELİ

            Açık mat kahverengi taştan, oturmuş olarak yapılmıştır. Başı kırılmış olup, yeleleri izlenebilmektedir. Ayak üzerinde çizgilerle hatlar oluşturulmuştur. Sol ön küreği üzerinde ata binmiş süvari kabartması işlenmiştir. Bu oldukça ilginç bir durumdur. Arslan heykelinin iki tane olduğu ve muhtemelen Sebastopolis Sarayı'nın girişini süslediği sanılmaktadır. Helenistik Dönemi M.Ö. I - III. Yy. (Resim 14).

Resim : 14 - Arslan Heykeli

FRİZ PARÇASI

            Girlantlar arasında boğa ve meduza başı işlenmiştir. Kabartmanın plâstik etkisi oldukça fazladır. Meduzada da canlı işlenmiş, saçları dağınık olmayıp, aşağı doğru sarkmaktadır. Roma M.S. II Yy. (Resim 15).

Resim : 15 - Friz Parçası

FRİZ PARÇASI

            İki silme arasında yüksek kabartma olarak Girlantlar arasına boğa başı ve helezonik rozetler yerleştirilmiştir. Helenistik M.Ö. I - III. Yy. (Resim 16).

Resim : 16 - Friz Parçası

FRİZ PARÇASI

            Bir mimarî parçanın kademeleri üzerine basit işlenmiş gülbezek ve boğa başlarından oluşmaktadır. Girlantlar silme şeklindedir. Helenistik M.Ö. I - III. Yy. (Resim 17).

Resim : 17 - Friz Parçası

SÜTUN BAŞLIĞI

            Aşağıdan yukarıya doğru genişleyen dörtgen biçimindedir. Alt düzeylerinde oldukça güzel işlenmiş kenger yaprakları üstte bir yüzün ortasında Meduza tasviri vardır. Diğer yüzleri tahrip olmuş ilginç bir sütun başlığıdır. Helenistik M.Ö. I - III. Yy. (Resim 18).

Resim : 18 - Sütun Başlığı

SÜTUN BAŞLIĞI

            İlginç bir başlıktır. Yukarı doğru genişleyen dörtgen formlu olup, her yüzde üçer adet kemerli yüzeysel nişcik yer almakta, köşeler stilize bitkisel dekorludur. Resim : 19

Resim : 19 - Sütun Başlığı

FRİZ PARÇASI

            İki boğa başına asılı bir girlant üstünde insan başı motifi işlenmiştir. Üstte bir sıra yumurta dizisi yer almaktadır. Helenistik M.Ö. I - III. Yy. Resim : 20.

Resim : 20 - Friz Parçası

MİMARÎ PARÇA

            Sütunlu bir caddeye ait olması muhtemeldir. Benzeri Bergama Aesculapium'daki sütunlu caddede görülmektedir. Resim : 21 (Cemil Toksöz "Ancient Cities of Western Anatolia", İst. 1979, sh. 40).

Resim : 21 - Mimarî Parçalar

MİMARÎ PARÇA

            Tiyatroya ait olabilir. Resim : 22.

Resim : 22 - Mimarî Parça

SÜTUN PARÇASI

            Halen köyde dağınık olarak bulunan sütun parçalarından birisidir. Mermerden yapılmıştır. Resim : 23.

Resim : 23 - Sütun ve Sütun Kaidesi

MEZAR STELİ

            Üçgen biçimli mimarî görünümle bitmektedir. Köşelerdeki iri stilize yapraklardan birisi kırılmıştır. Üçgen boşlukta bitkisel tasvire yer verilmiştir. Yedi sıra Lâtince kazıma yazısı olup, alt düzeyi kırıktır. Helenistik M.Ö. I - III. Yy. Resim : 24.

Resim : 24 - Mezar Steli

MEZAR STELİ

            Üst bölümü kırıktır. Ortada kazıma çizgilerle oluşturulmuş motifin iki yanında yazılar yer almaktadır. Son satırı oldukça ilginç bir yazıdır. Resim : 25.

Resim : 25 - Mezar Steli

MEZAR STELİ

            Yazıları dikdörtgen çizgiler içine alınmıştır. Üstte iki yanda yaprak selvi motifi, ortada bir önceki resimdeki motif yer almaktadır. Resim : 26.

Resim : 26 - Mezar Steli

MEZAR STELİ

            Değişik formdadır. Üç bölümden oluşmakta olup, birinci bölüm yarım daire kemerli, nişli; ikinci bölüm daha küçük benzer nişli, üzerinde silik yazılar ve haç; üçüncü bölümde çoğu kırık olan bir girlant görülmektedir. Resim : 27.

Resim : 27 - Mezar Steli

KİTABE

            Dörtgen biçimli, kazıma tekniğinde yazılmış sekiz satırlı yazı yer almaktadır. Şehrin ismi olan Sebastopolis dördüncü satırda yazılıdır. Resim : 28.

Resim : 28 - Antik Sebastopolis İsminin Bulunduğu Kitabe (Solda)
 
Resim : 29 - Kitabe (Sağda)

KİTABE

            On üç satır yazı açık kahverengi bir taş üzerine yazılmıştır. Resim : 29.

KİTABE

            Dikdörtgen biçimli, on bir satırdır. Yer yer tahrip olmuştur. Resim : 30.

Resim : 30 - Kitabe

SEBASTOPOLİS KURTARMA PROJESİ
NASIL ELE ALINIYOR?

            Nüfusu 4.000'in üzerinde olan Sulusaray Kasabası sakinleri antik kentin tamamen üzerinde yaşamaktadır. Resim : 3 - 4, halen evlerin köşelerinde ve diğer yerlerinde antik kalıntılar yapı malzemesi olarak kullanılmaktadır. Resim : 31, 32, 33, 34.

Resim : 31 - Binanın üst kısmını taşıyan antik sütun.

            Kazı yapabilmek ve kenti daha fazla tahripten kurtarmak için kasabanın başka bir yere taşınması gerekmektedir.

Resim : 32 - Binanın içinde
taşıyıcı eleman olarak kullanılan antik sütun.

            Kasabanın üzerinde bulunduğu höyük Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun (Kayseri) 10.05.1988 tarih ve 187 sayılı kararı ile 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenip kamulaştırılmasına bilimsel kuruluşlarca kazıların başlatılmasına karar vermiştir.

Resim : 33 - Binanın içinde taşıyıcı eleman olarak kullanılan antik sütun (Sağda).
 
Resim : 34 - Antik sütun parçaları ile yapılmış halen kullanılan ahşap köprü (Solda).

            Kasaba sakinlerinin kademeli olarak başka bir yere nakledilmesi konusunda ilgili makamlarca çalışmalar sürdürülmektedir.

SULUSARAY'A NASIL ULAŞILIR?

            Tokat Vâliliği'nin önderliğinde kurulan 120 odalı, 4 yıldızlı Otelcilik ve Turizm A.Ş.'ne ait Yeşil Irmak kenarındaki otelde dinlenip, merkez ilçedeki tarihî ve turistik değerleri gezdikten sonra antik bir şehiri, Sebastopolis'i görmek için arabanıza binip Tokat - Sivas Devlet Karayolu'na girmeniz yetecektir (Bkz. Harita 1).


http://harita.turkcebilgi.com/Tokat_haritasi/

            Yol boyunca Tokat'ın meşhur bahçelerinin doyumsuz güzelliklerini seyredip Artova düzlüğüne çıktığınızda Sivas yolundan sağa dönüp Artova'ya doğru gideceksiniz. Yayla karakteri taşıyan bu ovada kıvrılarak giden yollar size unutamayacağınız manzaraları seyretme imkânı sağlayacaktır.

            Artova ve Yeşilyurt ilçe merkezlerini de gördükten sonra ve 5 km katettikten sonra etrafı dağlarla çevrili bir ova karşılar sizi. İşte bu ovada azametli, Büyük Şehir'i, SEBASTOPOLİS'i görecek, birçok hastalığa şifa veren kaplıcasının tesislerinde dinleneceksiniz. Yol boyunca belirli yerlere konulan levhalar rehberiniz olacak, pınar başlarında soluk alacaksınız.

Resim : 35 - Halen Kullanılan Roma Köprüsü.

            KAYNAKÇA :

            1 W.N. RAMSAY - "Anadolu'nun Tarihî Coğrafyası", Çev. : Mihri DEKTAŞ, İst. 1960, Sh. 279 - 361.

            2  W.N. RAMSAY - "Anadolu'nun Tarihî Coğrafyası", a.g.e. sh. 361.

            3 Cemil TOKSÖZ - ("Ancient Cities of Western Anatolia" İst. 1979, Sh. 38) / Osman BAYATLI - ("Bergama" İst. 1938, Sh. 43 - 44 - 45).

            4 ALBERT, L. GABRIEL - Monuments Turcs d'Anatolie, Paris, 1934.

            5 Ekrem AKURGAL - Ancient Civilisations and Ruins of Turkey, İst. 1969.

            6 Osman BAYATLI - Bergama - Asklepiyon - Sağlık Yurdu, İst. 1938.

            7 Sabahattin TÜRKOĞLU - Efes, İzmir 1971.

            8 Tahsin ÖZGÜÇ - Maşat Höyük Kazıları ve Çevresindeki Araştırmalar, T.T.K. Basımevi, Ankara 1978.

Sulusaray (Antik Sebastopolis) Kenti'nden Akarsu ve Çavlan Görüntüsü

Fotoğraf : Mustafa EZMECİ - Sulusaray Halk Eğitim Merkezi Müdürü

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR