ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 14 Ocak 2007 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

BU BİR

RÖNESANS

BAŞLANGICIDIR

Makale : Aynur TAN
(Araştırmacı, Yapımcı, Emekli Tarih Öğretmeni)
aynurtanunye@mynet.com

BU BİR
RÖNESANS BAŞLANGICIDIR

(Hizmet Gazetesi - 10.05.2006 tarih, Yıl : 2, Sayı 23, Sahife 15'de yayımlandı.)

1880 Yılında Ünye Yalı Kahvesi, Orta Yılmazlar Mahallesi ve Burunucu Mahallesi
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler Bölümü Fotoğraf Albümü
Orta Mahalle'deki Rum Kilisesi Çan Kulesi ile Papaz Mektebi Kulesi Görülmektedir.

Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN (İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet Gazetesi'nde Yayımlandı.)

            1847 yılında Fransız seyyah XAVİER HOMMAİRE DE HELL "Voyage en Turquie et en Perse" adlı eserinde Osmanlı topraklarındaki gezisini anlatıyor.

            Bu gezide hükümdardan alınan izin ile (o dönem 2. Mahmut hükümdar) İstanbul'dan Bağdat'a kadar gezen seyyah, gezisi bitince padişaha bir rapor sunuyor.

            Bu rapor hem bir teşekkür niteliğinde idi hem de bir yapancı gözü ile memleketini anlattığı için padişah için de çok önemliydi.

            Bu raporda en çarpıcı sözler daha sonra kitapda yer almıştır.

            "...bu gezim sırasında en çok İstanbul'dan etkilendim, büyülü bir şehir. Bundan başka Karadeniz’de Ünye'yi görünce çok heyecanlandım, hele de Süleyman Paşa Sarayı muhteşemdi.

Ünye Hazinedaroğlu Konağı, İç Avlu Görünümü.
La résidence des Hazinedaroglu à Unye, vue de la cour intérieure.
Les dessins de Jules Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire - 14 Ağustos 1847


http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2351.jpg

            Hattâ Padişah'ın sarayından da muhteşemdi diyebilirim.

            O sırada Padişah Dolmabahçe'nin yerinde ahşap bir sarayda kalmaktaydı.

            (Rivayet odur ki Ünye sarayını padişah yaktırmıştır. Ya da paşa padişahın hışmından korktuğu için yakmıştır. Ya da borçlarını alamayan Rizeli Tuzcuoğlu yaktırmıştır.)

            Her ne ise işte o seyyah gördüklerini yazdığı gibi, yanında taşıdığı ressam da gördüklerini çizmiştir.

            Ünye hakkında ilk görsel belgeler, o kale ve saray çizimleridir.

            150 yıl önce, hayran olunan Ünye'nin en eski bilgilerini toplayan M. BAHATTİN (1930) Turistik Ünye Rehberi, Ünye Ticaret Odası (1930) Kitapçığı ve (1968) Turistik Yeşil Ünye Rehberi ile Orhan Bora'yı (1987) Oney’den Ünye'ye İrfan Tosun'u anmak isterim.

Resimli Ünye Rehberi/1930

Telif ve Tertip Eden : M. Bahaattin (Güler)
Fotoğraflar : Ahmet Hüseyin (Şen)

            Bunlar içerisinde Orhan BORA ile (merhum) 1968 tarihinde çıkarttığı kitabı üzerinde konuşurken şunları anlattı.

            - Kitabınızı nasıl bastırdınız?

            - Kendim bastırdım, tam bir daire parası harcadım cebimden.

            - Parayı çıkartabildiniz mi?

            - Ne gezer, kâr derdinde değildim, ama parayı da çıkartamadım.

Ünye Ticaret ve Sanayi Odası
  

1923 - 1933 İktisadî Hareketleri

            - Peki, reklâm filan aldınız mı?

            - Alamadım, sadece İş Bankası’ndan, o da söz verildiği kadar değil.

            - Peki kırgın mısınız?

            - Olur mu öyle şey, kimse mecbur değil ki bana yardım etmeye, reklâm vermeye! Kitabı kendim istediğim için hazırladım.

            - Orhan Bey ne güzel insansınız!

       
Turistik Yeşil Ünye Rehberi (Ankara/1969)

            - Ünye'yi ne kadar sevdiğimi anlatmak istedim insanlara.

            Sıtkı Çebi

            Ordu Tarihi kitabı var. Yazdıkları yıllarca bin bir emekle kitap oldu.. 50'ye yakın kitabı oldu.

            Ancak satır aralarında, tozlu raflarda kaldı. "Rüsumat 4 Gemisi" olayını insanlar "Şu Çılgın Türkler" kitabından öğrendi. 33 yıl sonra yazdıkları ve adı duyuldu.

Yazar Sıtkı Çebi' ye Onur Plâketi (1923 - 29.04.2006)
   
http://www.kenthaber.com/Arsiv/Haberler/2006/Subat/20/Haber_123742.aspx   http://www.karadeniztv.net/ordu.asp

            Yazar ancak bugün daha çok takdir ediliyor.

            "Karadeniz'de Bir Boğaziçi Ünye" çok güzel bir çalışma.. Osman Doğan çok şanslı. Çok genç yaşta böyle bir eseri oldu. Tabi ki çok yoruldu ama yukarıdaki iki örnek dikkate alınırsa her şeye rağmen yaşadıklarından yorulmamalı.

            Bir hayali gerçekleştirdi. Bir de hayalini gerçekleştiremeyenleri, hayalini çaldıranları, hayalinin gerçekleştiğini göremeyenleri, ne olursa olsun bir türlü çıkış yolu bulamayanları düşünün.

 

  .

.
Köy Ürünlerinin Halka Arzı

Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN

            Ünyeliler size de sözüm var, böylesi beyinler pek sık gelmez, üreten bu beyinlerin daha çok eser vermesi için desteklerinizi esirgemeyiniz.

            Zaten destek vermiş olanları ise "ÜNYE RÖNESANSI’NI " paylaşmış olmakla ne kadar övünseler azdır. Onlar bunu övünmek için yapmadılar.

        

            Osman Doğan bu Rönesans’ın önemli bir şahsiyeti olmuştur bile. Bakalım yanına hangi isimleri ekleyecek Ünye Rönesansı? Daha çok isim çıkaracak zenginliktedir.


Tarihçi Osman DOĞAN

ÜNYE'NİN

BİR ŞEHİTLİĞİ

OLMALI

Makale : Aynur TAN
(Araştırmacı, Yapımcı, Emekli Tarih Öğretmeni)
aynurtanunye@mynet.com


Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN

ÜNYE'NİN

BİR ŞEHİTLİĞİ OLMALI
(Hizmet Gazetesi - 03.05.2006 tarih, Yıl : 2, Sayı 22, Sahife 7'de yayımlandı.)

YOK, BU KONU SATIR ARALARINDA,
SÜMEN ALTINDA KALMAMALI!

ÜNYE’NİN BİR ŞEHİTLİĞİ OLMALI

Bir Tarih Yatan Çamlık Mezarlığı Kabir Taşlarıyla Donatılıp Şehit Kabristanlığı'na Dönüştürülmeli
  
Fot. : Ressam Üzeyir KOYUN ve Ahmet KABAYEL / A. Derya VARİLCİ - Çamlık Mezarlığı/2006 Ünye

            ....Ben bir bahriye eriyim,
                gözlerimi balıklar yedi,
                görmek ve ağlamak bitti benim için...
                                                              
Oktay Rıfat

            Ünye'de, I. Dünya Savaşı’nda, Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Doğu Anadolu'da şehit olmuş insanların neden bir şehitliği bulunmasın?

            Kore Savaşı, Kıbrıs Çıkartması, PKK ile mücadelede şehit olan insanlarımızın şanına yakışır bir şehitlik neden olmasın Ünye'de?

            14 Temmuz 1889'da İstanbul'dan ayrılan Ertuğrul, altı ayda gitmesi plânlanan yolu on bir ayda tamamlayabilmiştir.

Ertuğrul Fırkateyni ve Mürettebatı
  

            Yokohama'dan Kobe’ye giderken 500 kişi ile batan firkateynde bulunan 20 Ünyeli ve Fatsalı şehidimizi neden sembolik bir anıtın önünde anmayalım?

            Ünyeli Kocaman oğullarından Mustafa oğlu İsmail'i (Er - 1887 tertip) ve diğerlerini nereden bileceğiz, gençlerimize nasıl anlatacağız tarihe kaydolmuş bu kahramanlarımızı?

Sarıkamış Şehitleri

            I. Dünya Savaşı sırasında, Doğu’da Ermeniler ile yapılan mücadelede, Sarıkamış'ta donarak, Dumlupınar'da şehit olan Ünyeli gencecik insanlar bu şehitliği hak etmiyorlar mı?


Sarıkamış Şehitleri

            Deniz Kuvvetlerimizin Dumlupınar Denizaltısı Ege’de bir NATO tatbikatından dönerken 4 Nisan 1953 sabahı İsveç Naboland Şilebi'yle çarpışmış ve hızla batmıştı.

  
İsveç Bandıralı Yük Gemisi Naboland

            Bu şehitlerimizin ve aynı savaşlarda gazilik mertebesi ile kentlerine dönen Ünyeli veya çevre ilçelerden gençlerimizin isimlerinin listelendiği sembollerle hatırlatılması bile çok önemli.

            Ayrıca şehitlikler birer "tarih sahnesidir" tarihimizin en güzel anlatıldığı.


Dumlupınar Denizaltısı

            Halen yaşamakta olan gazilerimiz de ne kadar onurlandırılıyorlar acaba?

            Kentimizde (ve yurdun her yerinde) şehitler, şehit aileleri ve gazilerle ilgilenen askeriye yetkilileri gerçekten bu konuda çok duyarlılar. Ancak şehitliklerin yapılması kentlerin, kentlilerin görevidir.

            Sözü gelmişken, kentimizde Radar, Jandarma Komutanlığı ve Askerlik Şube Bşk. bulunmaktadır. Buralardaki komutanlar ve askerlerin de bu kente çok büyük katkıları vardır. Bu kurumlarda sadece Radar Komutanlığı'nın Ünye'ye aylık en az 200 Bin YTL (eski 200 Milyar TL) girdisi vardır. Bu sadece olayın ekonomik yönü.

Ünye Çamlığı - Çamlık Motel ve Restoran (Burunucu Mahallesi)

Solda Ünye Hastanesi ve Meteoroloji - Sağ Üstte Ünye Radar Üssü

            Peki bu kurumlardaki askerlerimizi şehrimizde misafir sayılmalarını çıkın, vatanî görevlerini yerine getiren askerlerimize karşı sorumluluklarımız yok mudur?

            Örneğin, lokanta pastane, kafe vb. yerlerde askerlerin girebileceğini ve onlara özel indirimlerin yapıldığını gösteren tabelâlar bulunabilir.

            Hafta sonu iznini rahat bir- şekil de geçirmek hakları olduğu gibi bu süre içinde esnafa, piyasaya para bırakacaklardır.

            Aynı şekilde fotoğrafçılar, elektronikçiler, kırtasiyeciler de erlerimize indirim ve kolaylıklar sağlamalılar ki onlar piyasada yer alsınlar.

            Askerlerimize vatanî görevlerini gerçekleştirirlerken her türlü kolaylığı sağlamak kadar şehit ve gazilerimizi de en iyi şekilde onurlandırmayı ihmal etmemeliyiz. (Böyle, meli malı ekleri olan yazı yazmak istemiyorum ama zaman zaman gerekiyor.)

            Şehit törenlerine askeriye gerçekten özen göstermekte, fakat "Ünye Şehitliği" yerini en kısa zamanda belirleyerek (sorun burada) ki bence radarın çevresinde bir yerlerde olabilir, geç kalınmış konulardan birisine çözüm getirilebilir.

            Anneler Günü’nde şehit analarına bu müjde verilmeli.

            19 Mayıs'ta da gençlere, bu vatan için ölenler, bir kez daha hatırlatılarak şehitliğin (kesin olarak) ne zaman bitirileceği bildirilmeli.

            Ben ve benim kuşak geldik, gidiyoruz halâ hamasî nutuklar atılıyor.

            Şehit analarına saygı, şehitlere vefa borcu ancak böyle ödenir ki, I. Dünya Savaşı’nda, sadece Ünye'den yaklaşık 338, PKK ile mücadelede 15 şehit verilmiştir.

            Halâ da şehit vermeye devam ediyoruz. Dileriz son olur. Hiç bir gencimiz artık şehit olmaz!

            25 Nisan'da Avustralyalı gençler Çanakkale'de dedeleri Anzaklar'ı Şafak Âyini’nde ağlayarak andılar, üstelik onlar vatan savunmuyorlardı, sömürgeci İngiltere adına buradaydılar.

            Arslanlar gibi vatanlarını savunarak, bu toprağa düşen tüm şehitlerimiz adına imrendim.

Ünye OMÜ İktisadî İdarî Bilimler Fakültesi
  

            O gençlere, kilometrelerce uzakta yatan atalarını kimler öğretti dersiniz?

            NOT : OMÜ Rektörlüğü de şehit ailelerine yardımcı olan sayılı kurumlar arasında bulunmaktadır.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kampüsü / Samsun
  
 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR