.
|
GÖNÜLLÜLER |
|
Notlar
:
I. Bölük Kmt. Yüzbaşı Saip AVCI
(Çanakkale Seddülbahir Kahramanları 1914 - 1915 - 1916)
(Genişletilmiş 2. Basım, 110 - 111. sh.'de yayımlandı.))
Hazırlayan :
Cemalettin YILDIZ
GÖNÜLLÜLER
ÜNYELİ RIZA*
*
I. Bölük Komutanı Yüzbaşı (Şimdi Albay) Saip AVCI'nın Notları
Karadenizli Gönüllüler Çanakkale'de
Haziran ayının sonlarında idi. Seddülbahir cephesinde, Kerevizdere mıntıkasında - 7. Tümen'imiz siperlerinde - günlerden beri devam eden şiddetli muharebeler artık sükûnet bulmuş... Ara sıra baskın ve baskın ihtimaline karşı şiddetli ateş muharebelerinden başka, yalnız düşmana 6 metre mesafedeki bomba siperlerinde muharebeler oluyor ve her iki taraf zayiat veriyordu...
Tümenin sağ cenahındaki 21. Alay'ın Yüzbaşı Saip komutasındaki 1. Bölüğünün siperleri ile düşman siperleri arasında mesafe 6 metreden 150 metreye kadardı...
Bugünlerden birinde Tabur Emir Subayı I. Bölüğe beş sivil şahıs getirdi... Bunlar Karadeniz kıyıları halkındandılar. Çanakkale cephesinde şiddetli savaşları haber almışlar, damarlarındaki Türk kanı kendilerinin yaşlı olmalarına rağmen âtıl durmalarına razı olmadığından, orada, ateş altında ve memleket müdafaasında ölmeyi istemişler ve müracaat etmişlerdi...
Bu tabloda, Çanakkale Savaşı'nda Türk siperlerindeki
gündelik hayat (Esir alınan Anzak
askerinin traş edilmesi, Mehmetçiğin sıladan gelen mektubu okuması, bir askerin
saz çalarak arkadaşlarını
eğlendirmesi, arka plânda ise Anzak askerleri ile Türk askerlerinin futbol
oynaması) anlatılmaktadır.)
T.C. Genelkurmay Başkanlığı - Atatürk ve Kurtuluş Savaşı
Müzesi Kataloğu, Sh. 103
Bu arzularına müsaade edilmiş ve bunların (Keşif hizmetinde, siper baskınlarında, düşmandan bilhassa subay esir almada, ağır makinalı tüfek iğtinam etmede) kullanılacakları Bölük Komutanı'na emredilmişti...
Kendileri teçhiz edildi ve bir gün bölüğün cephesi gösterilerek misafir edildikten sonra ertesi gün vazifeye başladılar. Münavebe ile bölüğün ilersine emniyet ve keşif hizmeti için gönderiliyorlardı. Düşman keşif kollarına baskınlar yaptılar ve aldıkları silâhları getirdiler.
On gün zarfında bunlardan ikisi şehit olmuştu... Diğerleri Bölük Komutanı'na geldiler «Yüzbaşım dediler, üç gündür tarassut yapıyoruz, makinalı tüfek ve bomba topu mevzilerini keşfettik, bu gece yarısından sonra kalan üçümüz makinalı tüfek yuvasına baskın yapacağız».
Çanakkale Tabya ve Siperleri
http://www.kimyaokulu.com
Bölüğün bütün subay ve eratı, birçok arkadaşlarını şehit etmiş veya yaralamış olan, düşman ağır silâhlarının keşfine memnundular.. Bunlara, karşı baskını ise; sevinçle dolu heyecanla karşılıyorlardı.
Fakat bir defa düşman siperine kadar yaklaşmak ve sonra çok kuvvetli olan tel örgülerden geçmek ve nihayet, kuvvetli işgal edilmesi muhtemel olan istihkâma baskın yapmak çok müşkül bir iş, muvaffak olacağı şüpheli bir hareketti ve muhakkak ölümle karşılanacaktı. Bölük Komutanı gibi, bütün bölük eratı da bu yeni arkadaşlarını kaybetmek istemiyorlardı.
Hamidiye Kruvazörü - Fot. : Erol Mütercimler Arşivi
Fakat onlar ölümü aramaya karar vermişlerdi. «Millet uğrunda canımız feda olsun» diyorlardı. Nihayet arzuları kabul edildi. Bu üç kişinin nereden ne suretle gidecekleri ve baskını nasıl yapacakları tespit edildi.
Yanlarına yalnız beşer bomba ile kasatura ve kamalarını aldılar ve üç kahraman saat 01:30'da siperden çıktılar ve ölüm dolu korkunç karanlığa daldılar. Tekmil bölük siperlerinde bu küçücük müfrezenin baskınının neticesini bekliyordu. Bir saat geçti; hiçbir ses seda yoktu.
Nihayet saat 2:45'de şiddetli bir bomba gürültüsü baskının başladığını anlattı, derhal bütün İngiliz siperlerinde silâhlar harekete geçtiler ve 15 dakika bu ateş bütün şiddeti ile devam etti... Ondan sonra ortalığı tekrar hazin bir sükût bürüdü. Şimdi bütün gözler karanlıkları delerek bu kahramanların avdet edip etmeyeceklerini gözlüyordu.
Biraz sonra karanlıklarda sürüne, sürüne gelen bir hayal göründü.
Bu, kucağında, bölük cephesini yan ateşine alan Ağır Makinalı Tüfek olduğu halde, Ünyeli Rıza idi... Yanında arkadaşları yoktu... «Yüzbaşım; dedi : Sessiz bir hareketle sipere sokulduk, fakat düşman burayı kuvvetli tutmuştu.. uyanık bulunuyordu. Bombalarla sipere atladık. İki arkadaşım süngü ile hücum eden İngilizler'le boğuşurken ben kamamı çekerek bu tüfeğin başındaki 4 İngiliz'i vurdum ve tüfeği aldım. Arkadaşlarım gırtlak, gırtlağa yaptıkları bu savaşta süngü ile şehit edildiler».
Bölük Komutanı Rıza'nın alnından öptü ve bütün siper eratı onu candan kutladılar. Bu kanlı sahada bıraktığı arkadaşlarının elemi ile gözleri yaşaran Rıza artık vatanî vazifesini yapmış memleketine dönüyordu.