|
.BİR
ANADOLU RESSAMI |
|
Makale : Yrd.
Doç. Dr. Kemal TÜRKER
(G.O.P.
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim - İş Eğitimi ABD Bşk.)
kturker@gop.edu.tr
Bir Anadolu Ressamı
Zileli Nakkaş
Emin ve Kalemkârî
Süslemeleri
(Tokat Kültür Araştırma Dergisi - Haziran 1991, Sayı 2, Sayfa 21
- 23'de yayımlandı.)
Böyle bir ustanın
varlığı, yıllarca bir
sokağın
isminde
yaşayarak, sonradan
ne için konulduğu
unutulan meçhul
isimlerden biri olarak
günümüze kadar
gelmiş.
Nakkaş Emin'in Bir Duvar Resmi
Yağcıoğlu Konağı/Tokat
Kalemkârî süsleme, evlerin tavan ve duvarlarına boya ile yapılan kabartma taklidi süsleme işleridir. Kalem işi de denir. Mimarlıkta duvar, tonoz, kubbe gibi düz yada eğri yapı yüzeylerinde kurumuş sıvanın üstüne fırçayla yapılan renkli bezemedir. Selçuklular ve beylikler döneminden örnekleri olduğu gibi, Osmanlılar döneminde de çininin yanında en önemli duvar bezeme yöntemi olarak, uygulanmıştır.
Resim 1 - Boğazda Bir Yelkenli
Osmanlı sanatında geniş anlamda minyatür gibi figüratif; duvar, tavan ya da kitap bezemesi gibi figürsüz her türlü resim (kalem işi nakış) çalışmaları yapılmıştır. Bunları yapanlara ise nakkaş denirdi.
19. yy.'da Zile'de bir nakkaşın yetişmiş olduğunu, ilimizdeki kalem işi duvar resimleri ile ilgili araştırmalarıma başlamadan önce bilmiyordum. Bu usta nakkaşın Zileli Emin isminde bir sanatkâr olduğunu gördüm. Çok ilginçtir, Zile'de bir mahallenin ismi de "Nakkaş Mahallesi"dir. Çok önceden beri bu ismin nereden geldiğini, ne sebeple bu mahalleye "Nakkaş" isminin verildiğini zaman zaman düşünmüşümdür. Büyük bir ihtimalle bu mahalle, bu usta sanatkârın oturduğu yer olmalıdır. Böyle bir ustanın varlığının, yıllarca bir sokağın isminde yaşayarak, sonradan ne için konulduğu unutulan meçhul isimlerden biri olarak günümüze kadar geldiğini zannediyorum.
Resim 2 - Çiçek Buketleri
Zileli Emin hakkında ilk defa araştırma yaparak, onun çalışmalarıyla ilgili kitap yayımlayan Prof. Dr. Rüçhan Arık olmuştur. Daha sonra Tokat evleri ile ilgili araştırma yapan ve Tokat'ta 1986 yılındaki bir sempozyumda Tokat evleri ve Şeyh Nusrettin Türbesi'yle ilgili araştırmaları hakkında bildiri sunan G.Ü. Mühendislik Mimarlık Fakültesi araştırma görevlisi Halit Çal da Zileli Emin'den söz etmiş, fakat onun kimliği hakkında hiç bir bilgisi olmadığını bildirmiştir.
Tekke
Köyü'nde
yatan Şeyh Nasrü'd-dîn'in Türbesi'nden İç ve Dış Detaylar
Zile Belediyesi Tanıtım CD'sinden Alınmıştır.
Zileli Emin 19. yy.'da yaşamış, sanatını çevre illere taşımış (bir halk ressamı) nakkaştır. Anadolu'da yapılan bir çok duvar resminin sanatçısı eserinin altına imza atmadığı halde, eserinin altına imza koyan iki sanatçıdan biridir. Zile Musa Fakih Türbesi'ndeki ve Zile'nin Tekke Köyü'ndeki Şeyh Nusrettin Türbesi'nin duvarlarındaki tasvirler ona aittir.
Zile Musa Fakîh Türbesi
Şeyh Nusrettin Türbesi'nin Doğu duvarında imzası vardır. Buradaki resimlerini 1858'de yapmıştır. Amasya ve Merzifon'da birçok câminin duvar resimlerinde Zileli Emin'in imzası vardır.
Şeyh Nasreddin Türbesi Batı Duvarı
İmzasını bazan "Arapzade Emin" diye attığı görülmektedir. "Arapzade" sözü sanatçının acaba Zile'deki "Arapoğulları" sülâlesi ile bir ilgisi var mı? sorusunu aklımıza getiriyor. Fakat bu konuda iyi bir araştırma yapmadan bir şey söylemenin doğru olmayacağına inanıyorum. Zira bu isimde sülâle sayısı tek olmadığı gibi, bu sülâlelerle de ilgisi olmayabilir.
Kalem işi tekniğiyle yapılan duvar resimlerinin 18. yy.'dan itibaren sivil mimarlık eserlerinde yer aldığını görmekteyiz. Teknik farklılıklara rağmen, bize freskleri hatırlatır. Kalem işi duvar resimleri Anadolu halk ressamlarının ürünleridir. Minyatürlerin etkisini taşımasına rağmen, değişik kompozisyonlarıyla batılılaşma döneminin başlangıcında, Anadolu halkının tasvir sanatına yönelişidir.
Duvar resimlerimizi batılı anlamda bir tablo, bir resim olarak değerlendirmek doğru olmaz, ışık - gölge, açık - koyu değerleri görmek mümkün değildir. Bu resimler kendi plâstik değerleri içinde ele alınmalıdır. Anadolu insanının, bulunduğu mekânı süslemedeki zevkinin inceliğini yansıtması bakımından önemlidir.
Nakkaş Emin'e Ait Kalemişi Duvar Panosu
Madımaklar'ın Konağı
Duvar resimlerinin özellikleri ile ilgili bir tahlil yapacak olursak; bu resimlerde öncelikle minyatür tekniğinin izlerini görürüz. Genel bir şemalaştırma eğilimi vardır. Dağlar, ağaçlar, çiçekler gibi doğa öğeleri en ince ayrıntılarına kadar işlenmekle birlikte stilize edilmiştir. Minyatürdeki gibi resimlerin çeşitli bölümleri farklı bakış açılarından görülürcesine çizilmiştir.
Örneğin; Şeyh Nusrettin Türbesi'nin duvarlarındaki resimler her iki yönden (sağ ve sol bakış açısından) görülüyormuş gibi çizilmiştir. Ressam için önemli olan kompozisyon bütün içinde ayrı ayrı her öğeyi en iyi biçimde verebilmektir. Bu çalışmalarda kanaatimce minyatürden farklı olarak daha iyi bir biçimde perspektife yer verilmiş, derinlik verme konusunda daha başarılı olunmuştur.
Resim 3 - Çiçek Buketleri
Her şeyden önce yapılan çalışmalar tezyinattır. Sanatçısına daha ziyade nakkaş (kalemkâr) denilmesinin nedeni de budur. Sanatçıyı bir tablo ressamı gibi düşünmemek gerekir. Kalem işi çalışmalar, oda kapılarında yüklük ve dolap kapaklarında veya sıva üzerindedir. Tokat'ta yalnızca üç evde bulunan kalemkârî süslemelerde; manzara, câmi, şehir görünümleri, İstanbul manzaraları yelkenliler, vazo içinde çiçekler, kâse içinde meyva tasvirlerine yer verilmiştir.
Altında imzası olmadığı halde, Zileli Emin'in kompozisyon özelliğini ve üslûbunu yansıtan Tokat'taki eserler arasında Yağcıoğlu Konağı, Lâtifoğlu Konağı ve Madımakların Evi sayılabilir.
Lâtifoğlu Konağı'ndaki Kalemişi Süslemeler :
Lâtifoğlu Konağı
a) Sıva üzerinde birbirine bitişik üç panoda sırasıyla; kayalıklar üzerinde bir şehir manzarası, boğazda bir yelkenli ve bir câmi resmi (Resim - 1).
b) İçinde çeşitli meyvalar bulunan kâseler.
c) Çiçek buketleri (Resim 2 - 3).
Resim 4 - 5 - 6 - 7
d) Ocaktaki kalem işleri : Ocağın etrafındaki stilize çiçek motiflerinden oluşan kompozisyon son derece dekoratif ve ilgi çekicidir. Yan yana dizilen eşkenar dörtgen motiflerden oluşan kompozisyonlar âdeta çini süslemeleri hatırlatır.
e) Tavan göbeklerinde kalem işi süslemeler.
Madımakların Evindeki Kalem İşi Süslemeler :
Madımağın Celal'in Evi
a) Dolaplarla tavan arasındaki sıvalı yüzeyde sırasıyla Topkapı Sarayı, Sultan Ahmet Câmîi, Boğaz'da yelkenlileri gösteren İstanbul tasvirleri.
b) Tavanı çevreleyen sıva üzerinde çeşitli motifler, kâse içinde meyve tasvirleri, çiçek buketleri.
c) Dolaplar arasındaki sıvalarda yer alan küçük stilize çiçek motifleri.
d) Bu evdeki ahşap dolap kapakları üzerindeki tezyinat gerçekten göz alıcı bir biçimdedir. Vazoda çiçek demetleri, çeşitli meyvalardan başka değişik biçimlerdeki bitkisel motifler son derece süslü bir görünüm sağlar. Ahşap üzerindeki kalem işlerinde motif zenginliği son derece ilginçtir.
Yağcıoğlu Konağı :
Yağcızâde Abdullah Konağı
Bu konakta da sıva üzerinde câmi (Resim - 4) ve manzara tasvirlerinden oluşan panolar vardır. Kâse içinde yer alan değişik meyva tasvirleri, vazo içindeki çiçek tasvirleri (Resim - 5, 6, 7) daha canlı renklerle resmedilmiştir. Tavan ve kemer süslemelerinde ahşap süsleme ve kalemişi süsleme yan yana bazen içice kullanılarak, çok daha zengin, daha dekoratif bir görünüm sağlanmıştır. Bu yönüyle konağın süslemeleri gerçekten ilginçtir.
Tüm konakların, Lâtifoğlu Konağı gibi restore edilip, bir an önce turizme hizmet verir bir duruma getirilmesini diliyorum.