.
|
A'DAN
Z'YE |
|
Derleme :
M. Ufuk MİSTEPE
(Araştırmacı - Orman
Endüstri Yüksek Mühendisi)
M. Ufuk MİSTEPE / Bolu Dağı ORÜS Ormanı Ağaç Dikme Töreni 1999
MÜTEFERRİK BİLGİ KIRINTILARI - VI
Bu Makale
Serisi'nde,
Ünye hakkında münferiden bir makale oluşturmayan
araştırma bulguları, ileride müstakil bir makaleye
dönüştürülmek amacıyla yayınlanacaktır.
PROF. DR. SAİT KAPICIOĞLU
http://www.unyekent.com/koseyazi/608/tesekkurler-ortacarsi-tesekkurler
18 Ekim 2009 Pazar
Teşekkürler Ortaçarşı! Teşekkürler!
Ünye’ye soruyorum : Ortaçarşı sanat ve kültür şenlikleri festival kadar anlamlı olmadı mı?
Kültür Ağası Bilgin sizleri popçulardan daha çok güldürmedi mi? Arı sütü saflığında, kendi doğasından çıkan sevecanlığı ve esnaf kardeşliği ile Ünyeliler coştu bu şenlikte! Herkes bir işin ucundan tutarak takım birlikteliğinde, yüksek sesle, toplumsal mesajlar verdiler! Hiç kimse eteket, kartvizit peşinde olmadı. Herkes dayanışma örneği gösterdi. Tek sloganla :
Herşey Ortaçarşı için;
Ortaçarşı Ünye için!
Bu birliktelikten bir Ünyelü olarak gurur duydum! Teşekkürler Ortaçarşı, teşekkürler! Ünye Gazetesi'nden şenlik haberlerini okurken tanınmış yazarımız Hıfzı Topuz ile birlikteydim; benim sevincime O da eşlik etti. Hıfzı Bey bana sordu :
- Bu Ünye Ortaçarşı’nın neresindedir?
Bir roman yazarı Hıfzı Bey'in bu sorusu Çarşı’nın büyüklüğünü yansıtıyordu. Çarşı Ünye demektir. Çünkü Ortaçarşı’da Ünye'nin özü olan sevda, vefa, erdemlilik, bilgelik ve hümanistlik vardır. Ortaçarşı'nın yeri bellidir ama sınırları yoktur. Ortaçarşı felsefesinde olan herkes, Ortaçarşılı'dır.
Ortaçarşı'nın meşhur Suluhan yangınında ben henüz 10 yaşımdaydım. O günü Asya Gribi geçiriyordum; başım ağrıdan çatlıyor, dizlerim kırılıyordu. Bir gripin olsa düzelecektim. Ben yangını, Fatsa itfaiyesinin çaresiz çalışmalarını seyrettim.
Meçhulasker İlkokulu Arsası İçerisindeki Metruk
Sarnıç Çeşmesi Kalıntısı
Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN
Şayet esnaf ve belediyenin izni olur ise Ortaçarşı'ya bir çeşme yaptırmak istiyorum; çeşmenin adı MEÇHULASKER ÇEŞMESİ olacak. Bu çeşme Meydan'da huzur ile yatarken, çöp arabaları ile kemikleri çöplüğe atılan Anafartalar şehitleri ile atalarımızın adını verdikleri Meçhulasker İlkokulu'nun anısını yaşatacak! Bu eserin bir tek “olmaz ise olmazı” vardır : Ömrü vefa etmeyen, tabiata yenik düşerek yıkılan ve bir daha ismi, cismi anılmayan Meçhulasker İlkokulu'nda, harabelikte boynu bükük duran sarnıç taşının yeni çeşmenin ayna taşı olmasıdır. Çeşme taşına, Ortaçarşı’da iz bırakan esnafların adları kazılacaktır. Bu eser Ortaçarşı’ya helal olsun!
Vekil olsaydım daha nicelerini yaptırırdım. Zira Vekil maaşı, asıl olan Profesör maaşından en az beş misli fazla. Diğer avantaları hariç! Ayrıca kıyak emeklilikleri de cabası. Çarşı eleştirir. Eleştirmek bilgelik ister. Bu yüzden şu sloganı herkes bilmeli :
"ÇARŞI ÇARŞIYA KARŞI,
ÇARŞI HERŞEYE KARŞI!
YAŞASIN KRİZ MASASI!
Nil Yayın Grubu
http://www.nil.com.tr/haber.php?hava_id=16&goster=eski
Mustafa Râkım Efendinin |
|
İstanbul
dışında henüz bir eserine ulaşılamayan Râkım Efendi’nin eserleri, Cihangir
Camii, Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Topkapı Sarayı Müzesi, Vakıflar,
Türk Hat Sanatları Müzesi, Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi, İstanbul
Üniversitesi Kütüphanesi ve Eyüp Sultan Türbesi’nde, özel müzelerde ve
koleksiyonlarda bulunuyor. Râkım Efendi’nin birçok eseri de ‘açık hava
müzesi’ olarak görülen İstanbul’un değişik semtlerinde, önünden geçip
gittiğimiz eski okulların, camilerin duvarlarında, suyu kuruyan
çeşmelerde, mezarlıklarda kendisine değecek gözleri bekliyor. Râkım
Efendi’nin çektiği tuğralarla Topkapı Sarayı’na mühür vurduğunu söylemek
ise abartı olmaz; Topkapı Sarayı’nda, Hırka–ı Saadet Dairesi, Bâb–ı
Hümâyun, Bâb–ı Selam, Akağalar Koğuşu’nda bulunan tuğralardaki yeniliği
benimsemeyen diğer hattatların bu alanda varlık gösteremediği biliniyor.
Süleyman Berk, Mustafa Râkım Efendi’nin kitabelerini varaklama yoluyla
korumaya çalışıyor. Yağmur, kar, çamur gibi dış etkenlere maruz kaldığı
halde yüzyıllardır ayakta kalan mermer kitabeler hava kirliliğine boyun
eğmiş durumda. Kendisi de bir hattat olan ve Kültür Bakanlığı 2001 yılı
Devlet Hüsn–i Hat ödülünü alan Berk’e göre kitabeler yalnızca altın
varakla korunabilir; çünkü Osmanlı yeşili ya da ördekbaşı yeşili olarak
bilinen yağlıboyayla boyandıktan sonra varaklanan eserler bu şekilde en az
150 yıl daha yaşayabiliyor. “Biz korunması gereken eserleri tespit
ediyoruz, hayırseverler gerekli bütçeyi ayırıyorlar, devletin korumaya
aldığı kimi eserler de oldu; ancak koruma çalışmalarının sistemli
bir şekilde yürütülmesi gerekiyor.” diyen Süleyman Berk, Karacaahmet’teki
Miskinler Çeşmesi kitabesinin acilen varaklanması gerektiğini söylüyor.
18’inci yüzyılda Ordu’nun Ünye ilçesinde dünyaya gelen Mustafa Râkım
Efendi’ye Ünyeliler de sahip çıkıyor. Süleyman Berk’in hazırladığı ‘Hattat
Mustafa Râkım Efendi’ kitabından yüz adet alarak ilgili insanlara dağıtan
Ünye Belediyesi, bir parka da hattatın ismini vermiş. Ülkü Özel Akagündüz Zaman Gazetesi 10 Ağustos 2003 |
Râkım'ın Cihangir Câmîi'nde Bulunan celî sülüs zerendûd levhası
"Şüphesiz namaz, inananlara belirli vakitlerde farz kılınmıştır." (Nisâ 4/103)
TANIDIĞIM
ÜNYE
Prof.
Dr. Mücteba İLGÜREL
(Karadeniz'de Bir Boğaziçi Ünye - Osman DOĞAN, sh. 50 - 51)
Devam Edecek
BAŞKA ÜNYE
VAR MI?
http://hizmettv.com.tr/detail.php?id=46
Sayfa Devamını İzlemek İçin Tıklayınız