ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 14 Aralık 2010 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

EĞİTİM DUAYENLERİMİZ

LEMAN & KADİM KORKMAZ

İNÖNÜ İLKOKULU VE ÜNYE

Röportaj : M. Ufuk MİSTEPE
Söyleşilenler : Leman & Kadim KORKMAZ
Ev Tel : 0 (312) 230 15 91 - Cep Tel : 0 (536) 441 28 54


M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.11.2010 Yücetepe / Ankara

EĞİTİM DUAYENLERİMİZ

LEMAN & KADİM KORKMAZ

İNÖNÜ İLKOKULU VE ÜNYE

Ressam, Müzisyen ve Eğitimci Kadim KORKMAZ Bey'in Yağlıboya Bir Tablosu

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.11.2010 Yücetepe / Ankara (Resim : 28.06.1951 - 125 x 90 cm)

            MİSTEPE - Yanılmıyorsam 1965/66 Tedrisat Dönemi'nde idik. İnönü İlkokulu IV/A Sınıfı'ndayız. Sınıf Öğretmenimiz Leman (Dal) KORKMAZ Hanımefendi ve Okul Müdürümüz de Kadim KORKMAZ Beyefendi idi. 1967 yılında Ünye İnönü İlkokulu'ndan PEKİYİ derece ile mezun oluşumun ardından, Sivas / Gemerek Kazası'na tâyin olan Fen Bilgisi ve Matematik Öğretmeni Ablam Gülay (Mistepe) ÖĞRETİM ile beraber ilk kez Anadolu seyahatime başladım.

            Köklü bir eğitim aldığımıza inanıyordum. Çünkü okulumuzda bizlere ilkleri yaşatan deneyimli ve azimli hocalarımız vardı. Ruhat TEZCAN, Afitap ÇOLDUR, Nadi ÇOLAKOĞLU, Yusuf TASLI, Çağlayan (Çoldur) ŞAHİN gibi... Okul mezunları gittikleri diğer okullarda genellikle dereceye girip başarıyı yakalayan öğrencilerdi ve bu bir tesadüf olamazdı. Başarının arkasında vefakâr öğretmenlerimiz vardı. Şu anda aradan geçen 43 yıl zarfında mütevaziliklerinden bir şey kaybetmeyen saygıdeğer hocalarımın Ankara / Yücetepe'deki sıcak yuvalarında onlarla birlikteyim.

            Saygıdeğer Hocam, İnönü İlkokulu Tarihçesi ile sohbetimize giriş yapalım.. ne dersiniz? Bir nevi ısınma turu olur bu. Ardından özel konulara girer, Ünye'yi soluklarız...

Cemal KORKMAZ (Solda) ve Arkadaşları Ünye İskelesi'nde.

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - 1963

            K. KORKMAZ - Hay hay Sevgili Ufuk! İsabetli olur; okulumuzun tarihçesi zannederim pek az bilinen bir konudur. İnönü İlkokulu'na tâyin olduğumuzda benden önce Yaşar TÜRKÖZ Bey okul müdürü idi. Halef - selef olduk. Benden sonra Mehmet Bey ve ardından Mehmet YILMAZ Bey bu görevi ifa ettiler. Arşivimizde doyurucu nitelikte hazırlanmış resmî bir TARİHÇE yoktu; bölük pörçük bilgileri bir araya getirerek aktarma şansımız olabilirdi. Ben de sana bunları aktarayım istersen...

1. Orhan BORA, 2. Fatih BORA, 3. Hasan Ali BORA,
4. Kadim KORKMAZ, 5. Erkek Sanat Okulu Arması, 6. Saray Câmii, 7. Mehteran Bölüğü.

Hasan Ali BORA Fotoğraf Arşivi

            Kayıtlara göre ve yaşlıların ifadesiyle İnönü İlkokulu 1914/15 ders yılında Ünye İnas’ı İptidaîsi (Ünye İnas Mektebi) adıyla yarı ahşap mesken olarak inşa edilmiş üç katlı bir binada eğitim öğretime açılmış. Okul Müdürü Ayşe Kâmile Hanım imiş. Okulun adı 1926/27 ders yılından itibaren Ünye Merkez Kız Mektebi olarak kayıtlara geçmiş. 1920/21 ders yılında Ermeni Taybos Efendi’nin eski üç katlı evinde iptidaî olarak eğitime devam edilip, 1927/28 ders yılında İnönü Zaferi anısına Ünye Merkez İnönü Mektebi olarak adı değiştirilmiş. 1936’da adı Ünye Merkez İnönü İlkokulu olmuş. Okul binası eskiyince yıktırıldı ve aynı arsa üzerinde eski binaya 90 derece konumda okul bahçesinin girişe göre sol cephesine yeni bir bina yapılarak 25 Eylül 1978’de tedrisata başlandı. Ben o zaman emekli olmuştum. Halen İnönü İlköğretim Okulu adı altında eğitim – öğretimine devam etmekte olduğunu biliyorum.

Av. Fevzi KAYALI, Lütfü ERTOY,
Kadim KORKMAZ, Ercan AKTAŞ, Ahmet Sami KÜLÜNK ve Yed. Sb. Öğr.

Aytekin KÜLÜNK Fotoğraf Arşivi

            L. KORKMAZ - Evet evlâdım; ben 1977'de Kadim Bey de 2 Ocak 1975'de emekli olduk. Yeni binada tedrisatı uygulamak nasip olmadı ne yazık ki! İnönü İlkokulu Ünye'nin saygın ve köklü bir okuluydu. Öğretmenleri kadar öğrencileri de okullarına yakışır biçimde hayatlarını başarı ile devam ettirmeyi becerdiler. Hepinizi güzel mevkilerde görmek beni öylesine mutlu ediyor ki anlatamam. Seni son iki yıl okutmuştum. İlk üç sene hakkında bilgi verir misin?

            MİSTEPE - Evet Hocam.. dördüncü ve beşinci sınıflarda öğretmenim idiniz. İlkokula Meçhul Asker İlkokulu'nda kaydolmuştum. Kayda beni annem götürdü. Rahmetli Ahmet Sami KÜLÜNK Hoca okulun son müdürüydü ve anne tarafından da yakın akrabamızdı.

Soldaki Resim : 1963 (50 x 100 cm) - Sağdaki Resim : 1984 (60 x 110 cm)

Kadim KORKMAZ Yağlıboya Resim Arşivi

            Bildiğiniz gibi okul, Yılmazlar Mahallesi’nde.. Cumhuriyet Caddesi'ndeydi ve 1933 yılında Karakaçoğulları’nın evlerinde Meçhul Asker İlkmektebi adıyla açılmıştı. Okul binası eskidiğinden 1962 yılında öğretime kapandı. Benim de aralarında olduğum o sene öğrenciler Meçhul Asker İlkokulu’na kayıt yaptırmış ve İnönü İlkokulu’nda tedrisat görerek karnelerini Meçhul Asker İlkokulu adı altında almışlardır. İlk iki yıla ait karnelerimiz üzerinde İnönü İlkokulu yazmıyordu ve karnelerimizi KÜLÜNK Hoca imzalamıştı. Arsası üzerinde hayırsever bir Ünyeli tarafından yeniden okul yaptırma girişimi başarıyla gerçekleştirildi ve aslına uygun tarzda yeniden bina inşâ edildi.

Solda : Yeni İnşâ Edilen Meçhul Asker İlkokulu Binası
Sağda : Ahmet Sami KÜLÜNK (Sol Başta), Ercan AKTAŞ, Türkân ALTIOKLAR (Soldan Dördüncü) ve Nejla KÜLÜNK 23 Nisan'da.

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 23.07.2010 (Solda) / Aytekin KÜLÜNK Fotoğraf Arşivi (Sağda)

            İlk iki yıl bize Türkân ALTIOKLAR öğretmenlik yaptı. Öğretmenimiz, Mustafa ALTIOKLAR'ın annesi olup, oğlu 1958 Ünye doğumlu ve fizyoterapist olmasına rağmen kamuoyunda kendisini Film Yönetmeni olarak kabul ettirmeyi başarmıştır. Üçüncü sınıfta öğretmenimiz Lebibe ALPARSLAN'dı. Sıkı disiplinli bir hocaydı ama sizin gibi müşfik değildi.. korkardık ondan! Kızı Emel de bizim sınıftaydı; büyük kızı Yeşim, ablamın arkadaşıydı ama oğlunu hiç görmedim. Öğretmen olan eşi, rahmetli Sezai Bey de daha önce vefat etmişti ve kabri Elmalık Mezarlığı'ndadır.. ruhu şâd olsun! Arada bir vekil öğretmenlerin de geldiği olurdu ama en fazla bir ay ders verir ve giderlerdi.

Kadim KORKMAZ'ın Eber Gölü'nde Balık Avı (Sağda)

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Hocam.. giriş fena olmadı her halde? Şimdi mutad olduğu üzere kısa bir özgeçmişle konuyu biraz özele çekelim. Nezaketen bayanlarla devam edelim gene...

            L. KORKMAZ - Estağfirullah! Fark etmez oğlum; madem öyle uygun gördün ben başlayayım o zaman. Baba tarafından aslen Erzurumlu olmakla birlikte 18 Mart 1931'de Kars'ta dünyaya gelmişim. Babam polisti, rahmetli Memduh Bey'le annem Mahire Hanım ailecek dolaşırdık. 1954'te Bayburt'ta evlendik. 1955'te Gülay, 1964'te Nuray doğdu.. şimdi İngilizce Öğretmeni Ankara'da.

Gülay (Korkmaz) ANIL Ebeveynlerinin Kucağında (Ünye - 1955)

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            Trabzon Lisesi mezunuyum. Erzurum Öğretmen Okulu'nu dışarıdan bitirdim. Önce Bayburt'ta göreve başladım. Ardından Ordu, Kumru derken, Ünye İnönü İlkokulu ile mesleği 1977'de noktaladık.

Nejla KÜLÜRBAŞI'nın Atatürk İlkokulu'nda Yetiştirdiği Mevlevî Öğrenci Grubu.
Atatürk İlkokulu Müdürü Kadim KORKMAZ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda.

Aytekin KÜLÜNK Fotoğraf Arşivi

            K. KORKMAZ - Meslek hayatımızda eşimle benzer yönler bayağı fazla. Ben de 1927 yılında Yozgat'a bağlı Tekkegünevi Köyü'nde doğmuşum. Babamın adı Mefail, anneminki Firdevs. Eşim gibi Erzurum Öğretmen Okulu'nu dışarıdan bitirdim.

            Meslek hayatıma Giresun'a bağlı Nefsi Piraziz Köyü'nde başladım. Oradan yedek subay olarak askere yazıldım. Askerlik dönüşü Bayburt'a tâyin oldum. Ardından Ordu Karacaömer Köyü'ne, oradan Kumru'ya İlköğretim Müdürü olarak atandım. Sonra Ünye'ye Atatürk İlkokulu'na verdiler ve en son Ünye İnönü İlkokulu'nda 2 Ocak 1975'te mesleği noktaladık.

Nuray (Korkmaz) ALTINER, Anne ve Babasının Yanında Evlerindeyken.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Anlaşılan o ki meslek yaşamınızda ben gibi siz de fazla dolaşmamışsınız. Akkuş (1978), Vezirköprü (1981), Bolu (1990) ve Ankara (2000) olarak memuriyetimi halen sürdürmeye devam ediyorum. Gördüğüm kadarıyla Ünyeli olmamakla birlikte gönülden Ünyeli olduğunuzu verdiğiniz hizmetler ve sanat uğraşılarınızdan anlayabiliyorum. Bu hizmetleri açığa çıkarınca bir Ünye Sevdalısı demek daha doğru olur kanaatindeyim. Ankara'da Yücetepe'de daireniz var ve Ünye'de de Ortayılmazlar Mahallesi'nde denize nâzır bir daireniz olduğunu biliyorum. Yazları Ünye'de geçiriyorsunuz.. anladığım kadarıyla.


M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.11.2010 / Kadim KORKMAZ Ankara - Yücetepe'de Bahçe İçerisindeki Dairesi Önünde.

            Hocam; siz Ünye'de Öğretmenler Derneği Başkanı idiniz. Özel Lise açılmasındaki katkılarınız yadsınamaz. Bu olayın detaylarını sizden öğrenmek isterim.

            K. KORKMAZ - 1962'de Öğretmenler Derneği Başkanı idim. Her ne kadar başkanlık seçiminde aday olmayıp, toplantıdan ayrıldı isem de arkamdan 56 oyun tamamı beni aday gösterip seçince kabul etmek zorunda kaldım. İlk iş olarak Döner Çeşme Meydanı'nda Öğretmen Evi yapılmasına öncülük edip, eylemi gerçekleştirdim.

            O tarihlerde Ticaret Lisesi açılması gündemde idi ama bir ayda istenilenlerin yerine getirilmesi gerekiyordu. Vâli Vefa POYRAZ işin gerçekleşmesinden yana değildi. Daha normal lise yokken Ticaret Lisesi açılmasına taraftar görünmüyordu ve lise Ordu'da açıldı. Ünyeliler olayı protesto ederek miting yaptılar. Kaymakam, ilçenin ileri gelenlerini toplantıya çağırdı. Genel görüş Resmî Lise açılmasından yanaydı ama şartlar buna elverişli olmadığından ben Özel Lise açılmasını ısrarla savunuyordum. Ömer ÇAM Hocamız o günkü toplantılarda yoktu; ben talebim rağbet görmeyince protesto etme düşüncesiyle dışarı çıktım.

Kadim Bey Öğretmenlik Yıllarında ve Yağlıboyasını Yapacağı Karakalem Ünye Resmini Tanıtırken.

Kadim KORKMAZ ve M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi

            Karar alınamayınca öğleden sonra Avukat Hasan'ın bürosunda yeniden toplantı yapıldı. Baskılarıma devam ettim ve Zeki KUMRULU da orada idi. Neticede oylandı ve görüşüm kabul edildi. Resmî statüde ısrar edilse idi maalesef Ünye o tarihlerde liseye kavuşamayacaktı. 1963/64 ders yılında Ünye’de eşrafın, velilerin ve eğitim câmiasının girişimleriyle ahşap bir bina olarak boş bulunan Cumhuriyet Caddesi’ndeki Meçhul Asker İlkokulu’nda Özel Lise olarak tedrisata başlandı.

            MİSTEPE - Sayın Hocam, Akşam Kız sanat Okulu'na rağbet pek fazla yoktu o dönemlerde. Sizin girişimlerinizle okulun Kız Sanat Enstitüsü olarak Ünye'ye kazandırılmasındaki girişimleriniz de unutulmaz. Bu hayırlı aktiviteyi de sizin ağzınızdan dinleyip, aktarmak isterim.

Cemal KORKMAZ (Solda) ve Arkadaşları Ünye İskelesi'nde.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - 1963

            K. KORKMAZ - Evlâdım, biliyorsun.. Ünye’deki okul 8 Aralık 1952 tarihinde Akşam Kız Sanat Enstitüsü adı altında eğitime açılmıştı. Mahir KOCAOĞLU ve Ordu Milletvekili Ata BODUR ile Ankara'da Ulusoy Yazıhanesi'nde bir araya geldik. Kız Enstitüsü Derneği'nin muhasipliğini yapıyordum. Birlikte Kız Teknik Öğretmen Okulu'na gidildi.  Para sorunu gündeme geldi. Genel Müdür Aliye Hanım'a, masrafları dernek karşılar diyerek ikna ettim. Okul plânı, Masrafların karşılanması ve Cumhuriyet İlkokulu'nun tahsis edilmesini ön şart koşmuşlardı.

Leman KORKMAZ Hocanım, Gülden HASDEMİR ve Diğer Öğrencileriyle.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            Belkıs Hanım'ı çağırdı ve açılması kanaati olgunlaştığından AÇALIM dendi. Ordu Vâliliği'ne yazılan talimatın suretini elden teslim aldım. Vâliliğe gittim ve yazı suretini elden verdim. Encümen yatırımı birinci sıraya aldı ve Cumhuriyet İlkokulu'nda Kız Enstitüsü tedrisata açıldı. 1966/67’de Kız Sanat Ortaokulu eğitim – öğretime açılmıştı. Girişimlerimiz sonucu Cumhuriyet İlkokulu’nun ikinci katında bir müddet eğitime devam edilmiş, sonra 1969/70’de Kız Sanat Enstitüsü adıyla lise dengi eğitime başlanmıştır.

Kadim KORKMAZ Yücetepe'deki Evinde Resimleri Önünde.

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Hocam, malûmunuz Cumhuriyet Meydanı birkaç kez Atatürk Büstü ile tanıştı. Yanılmıyorsam ilk Atatürk büstü 1935'te Millet Parkı'na, kameriyenin yanına yerleştirilmişti. Kaymakam Fevzi YETKİNER döneminde 26 Mayıs 1965'te diğer bir büstün açılışı yapıldı. 1981'de yeniden bir başka büst Şehitler Parkı'nı süsledi. Öğretmenler Derneği'nin 1965'teki büstün açılışında fonksiyonu var mıydı?

M. Ufuk MİSTEPE (1966) - Kadim KORKMAZ Bey, Hizmet Verdiği Atatürk Büstü Önünde Bir Bayram Konuşmasında - 1965

M. Ufuk MİSTEPE ve Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            K. KORKMAZ - Sevgili Ufuk, bahsettiğin büstün ben Çınar Ağacı istikametinde konumlandırılması için hayli efor sarf ettimse de Hükûmet Konağı önüne konulması fikri nedense ağır bastı. Öğretmenler Derneği olarak masrafını yükümlendik ve Ünye'mize 1965'te güzel bir eser kazandırmış olduk.

Biçki Dikiş Yurdu : Öğretmen Nezaket Hanım, Şahika YETKİNER ve Leman KORKMAZ.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Ünye Kültür ve Musikî Cemiyeti etkinliklerinizi de Ünye halkı unutmayacak. Geçen ay Ünye Belediyesi Kültür Yayınları arasında yayımlanan "Ünye Şarkı ve Türküleri" kitabımda adınızdan kurucular arasında ve ikinci başkan olarak bir not düşmüş idim. Derneğin Başkanı'ndan talep etmeme rağmen bir tarihçe alamayınca ÜTAG'ın bir çalışmasından alıntı yaptım ve oradaki ifadeleri aynen kitaba aldım. O günleri yaşayan biri olarak neler söylemek istersiniz?


Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            K. KORKMAZ - Bu gibi çalışmalarda bazen farklı ve doğru olmayan bilgilerin kayıt altına alınması rastlanılır olaylardan. Kitabını memnuniyetle kabul ettik; teşekkür ediyoruz. Ama ne yazık ki alıntı yaparken doğru bilgilendirilmediğinizi görüyorum. Ünye Kültür ve Musikî Cemiyeti'nin kurucusuyum ve Mayıs 1966'dan itibaren ilk iki yıl başkanlığını yaptım. Tapucu İsmail ERSÖZ Bey, benden sonra başkanlığı uhdesine aldı.

Kadim KORKMAZ Bağlama Çalarken

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - Ünye

            MİSTEPE - Musikî ile tanışıklığınız nasıl oldu? Cemiyette nasıl bir çalışma yapıyordunuz?

            K. KORKMAZ - Askerlikten önce de musikîye merakım vardı. Saz çalmayı öğrenmiştim; Türk Halk Müziği'ni severim. Askerde bir curam vardı; onu çalardım. Cemiyette de saz ekibinde ben de çalıyordum ve konserlere saz çalarak katıldım. Solistlik yapmadım.. yalnızca çaldım.

Yedek Subay Kadim KORKMAZ,
Arkadaşı Resul ABANOZ ile Cura Çalarken

Kadim KORKMAZ Fot. Arşivi - 1963, Gaziantep.

            Cemiyette hem THM hem de TSM çalışmaları vardı. 1967'de konser verecek konumdaydık. Kumru'ya konser vermeye gittik.. iki otobüs ve bir minibüs. Seyircilerden fazla bizler yer işgal etmiştik. Orada halk müziği ile sanat müziğini başarıyla icra ettik.

Sağdaki Fotoğraf : Ağabey Cemal KORKMAZ, Kadim KORKMAZ ve Öğretmen Muharrem ATEŞ (1962)
Soldaki Fotoğraf : Necati (Erzurumlu), Dr. İhsan ÇERÇİ (Adanalı), Kadim KORKMAZ, ? (Çanakkaleli), Resul ABANOZ (Samsunlu).

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            Kumru'da görev yaptığım yıllarda Şerife Hanım vardı. Süttozundan yoğurt yapardı ve taslar içerisinde öğrencilere dağıtırdık.

            MİSTEPE - Kumru'da İlköğretim Müdürlüğü yapmıştınız.. evet! Hem eski günleri yâd ettiniz hem de bana İnönü İlkokulu'ndaki anılarımı hatırlattınız. İlkokulda Marshall Yardımı (!) uyarınca öğrencilere süttozundan yapılmış süt ve balık yağı verirlerdi. Daha sonra iç fındık dağıtıldığı günler de olmuştu. Okulumuzun müstahdemi Cemal Amca (daha sonraları Fatma Teyze) kalaylı bir büyük güğüm içerisinde sıcacık sütleri sınıfa getirir ve bizler de kendi evlerimizden getirdiğimiz bardakları uzatır ve verilen sütü içerdik.

Kadim KORKMAZ ve Nadi ÇOLAKOĞLU Bayramda Cumhuriyet Meydanı'nda.
Senayi ER, Müstahdem Cemal Efendi ve Nahide TANRIÖVER ile İnönü İlkokulu'nun Önünde.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            Marshall Plânı, II. Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948 - 1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketiydi. Marshall Plânı ile ülkemize bedava buğday, çocuklara süt tozu, peynir ve de beraberinde “Çocuk Felci” yardım olarak geldi. Amerika'nın emperyalizm aracı olan Dünya Bankası da boş durmamış, ülkemize uzun vadeli ticaret karşılığı krediler açmış; karşılığında siyasetçilerimiz için makam arabaları, kadınlarımız için naylon çoraplar, askerlerimiz için demode silâhlar bu kredilerle Amerika Birleşik Devletleri'nden alınmıştır.


İnönü İlkokulu - 1954 / Özgül Sarıkaya EREN Fotoğraf Arşivi

            Bu anlamda Marshall Plânı'nın amacı : “Az gelişmiş ülkelerin savaşta yıpranan ekonomilerini düzeltmek, yoksul ve aç kalmış insanlarını besleyip tembelliğe alıştırmak; bu ülke halkının tüketim alışkanlıklarını değiştirip kendi ekonomilerine gelecek yaratmak; yapılanları yardım amaçlı gösterip, ülke halklarına sevimli görünmek, bu sayede işbirlikçi siyasetçilerin ve gözünü para hırsı bürümüş tüccarların işlerini kolaylaştırmak”. Böylece bir çok ülke “Marshall Plânı” ile kollanmaya başlanmıştı.


Mefail KORKMAZ (Babası - Solda) / Düğün : Haziran 1954 / Annesi Firdevs KORKMAZ (Sağda).
M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.11.2010 Yücetepe / Ankara - KORKMAZ Ailesi Düğün Hâtırası ve Ebeveynleri.

            İşte bu yardım (!) sayesinde verilen süt için açılır kapanır plâstikten ve alüminyumdan bardaklarımız vardı. Benimki alüminyumdu. İç içe geçen dört halkadan ibaret bir bardak ve kapağından ibaretti. Sütle küvette banyo yapıldığı ve o sütlerden de süttozu yapıldığı söylentileri kulağımıza gelirdi! Balık yağı ise yuvarlak, yumuşacık, nohut tanesinden daha küçük.. tespih tanesi büyüklüğünde, sarımsı kahverenginde içi sıvı dolu bir muhafazalı jeldi. Herkes birer tane içerdi. Tadı acaipti; hiçbir şeye benzemiyordu.. bir keresinde beş tanesini birden yutuvermiş ve arkasından da korkmuştum.. acaba bir şey olur mu diye!

Öğretmenler Derneği Turu'nda Erkeklerin İtalya, İngiltere, Fransa, Almanya, Bulgaristan, Yugoslavya ve Yunanistan Gezisi.

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - 1962

            Neyse konuyu dağıtmayalım. Okuduğumuz yıllarda bize uygulanan eğitim ve öğretim programı diğer okullarınkinden farklı idi. Nereden kaynaklanmıştı hocam bu uygulama?

            K. KORKMAZ - Evet.. geri kalmışlığımızı hissettirdikleri günlerdi o günler! Çok şükür geride kaldı. 1964'te vilâyetten müfettişler gelmişti. Eğitim câmiasını topladılar ve bu konuyu gündeme taşıdılar. Yani, GRUPLA ÇALIŞMA'nın hâkim olduğu bir DENEME İLKOKULU'nu Ünye'de hayata geçirmek istiyorlardı. Hiçbir okul bu yeni uygulamayı yükümlenmek istemedi. Ben, İnönü İlkokulu olarak kabul edebileceğimizi ifade ettim ve ilk kez 1964/65 Ders Yılı'nda sizlerin de müdahil olduğunuz bu uygulama başlatılmış oldu. İstersen devamını hocanım anlatsın; çünkü olayı birlikte yaşadınız.


Leman KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            L. KORKMAZ - Peki, ben devam edeyim. O sene benim sınıfı Deneme İlkokulu için uygun görmüşlerdi. Kadim Bey'in etkisi olmadı desem yalan olur. Öğrencilerimin düzeyi zaten vasatın üzerindeydi.. o yüzden sizin sınıf seçilmişti ve okulun başarılı öğrencileri bir araya getirilmiştiniz.

            Başarılarınız ilkokulla sınırlı kalmadı ve gittiğiniz ortaokul, lise ve üniversitelerde de başarılarınızı perçinlediğinizi duyuyorum. Örneğin sen; ortaokulu ikincilikle, liseyi üçüncülükle ve üniversiteyi de ikincilikle bitirerek bunu kanıtladın. İlhan TEZCAN profesör oldu, Ümit MALKOÇ doktor oldu ve derece ile bitirdiler onlar da okullarını.


Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            Sınıf düzeninizde GRUP ÇALIŞMASI'nı temel aldık. Sınıfı dörder kişilik gruplara ayırdım ve her grubun düzeyini dengelemek için de çalışkan öğrencileri rekabet olsun diye ayrı gruplara verdim. Ders konularını bir gün ya da iki gün önceden verirdim, sınıf öğrencileri de derse hazırlanıp gelirlerdi. Tahtaya grup halinde kalkardınız ve Grup Sözcüsü dersi anlatmaya başlar ve araya diğerleri de girip açıklamalar ve eklemeler yaparlardı. Grubun dersi sunumu bittikten sonra diğer grup öğrencileri de hazırladıkları soruları sorar, sizler de cevaplandırmaya çalışırdınız.

1. Leman KORKMAZ, 2. M. Ufuk MİSTEPE,
3. Saadettin AKSOY, 4. Mustafa AKSOY, 5. İnönü İlokulu Binası - 1964


Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Hey gidi günler! Gel de duygulanma şimdi.. tüm arkadaşlarım gözlerimin önüne geldi be Hocam. Mediha ve Kadir ÜRKMEZ, Mustafa ve Saadettin AKSOY, Melike, Sinan ve Rukiye SİNANOĞLU, Ayşe ve Fatma YILMAZ, Fatma SAĞESEN, İsmail ÖZTÜRK, İlhan TEZCAN, Ümit MALKOÇ, Sedat AKLAN, Nurver TOKAÇ, Mediha MUSAGİL, Beşir ÖNER, Şule ALVER, Sami DEMİRKOL, Emine BİBER, Arif ÇELİK, Fatma YILDIZ, Hüseyin GÜZELIŞIK, Asuman, Nazan ÇINGAY, Kenan DÖNMEZ, Serdar KÜÇÜKOĞLU ve diğerleri... Ha.. unutmadan.. okul numaram da 470 idi Hocam...

Neşe GÜVEN, İlhan TEZCAN, Cengiz ÜRER, Sedat KAYA,
Ümit MALKOÇ Terme Lisesi'ni yenerek kupayı kazanan Ünye Lisesi münazara ekibi.

Galip Erdem, Niyazi Temuğan, Mehmet Özyurt, Hulki Aygen, Süleyman Peker, Sedat Kaya, Cengiz Ürer, Ümit Malkoç, Neşe Güven, İlhanTezcan.

            L. KORKMAZ - Yıllar içerisinde nice sınıflar okuttum ve zaman içerisinde birçoğunu unutuverdik tabi. Ama ansızın biri ummadığın anda karşına çıkıyor ve "Elini öpiym Hocam.. ben 666 Deniz" deyince öylesine mutlu oluyorum ki anlatamam! Gene konuyu dağıtıverdik. Deneme İlkokulu'nda amaçlardan biri de öğrenciyi kişilikli büyütebilmek ve kendine özgüveni sağlamaktı. O itibarla sizleri diğer sınıflara nazaran kısmen serbest bıraktık. Örneğin; tuvalete gitmek için parmak kaldırıp, ıkına sıkıla "Öğretmenim, lavaboya gidebilir miyim?" demek zahmetinden kurtarmış, sessizce, parmak kaldırmaksızın sınıftan çıkmanıza müsaade etmiştik. Bu bile size güven veren bir davranış olarak kabul görmüştü.

Nadi ÇOLAKOĞLU, Kadim KORKMAZ,
Nahide TANRIÖVER, Sevim GÖK, Semahat GÖKER ve Senayi ER

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - İnönü İlkokulu

            MİSTEPE - Haklısınız Hocam! Bu, tuvalet ihtiyacı nedeni ile dışarı çıkmanın bende bıraktığı unutamadığım üç acı ve hüzünlü hikâyesi var! İsterseniz anlatayım.. belki hatırlarsınız o günü...

            Zannediyorum IV/A Sınıfı'ndaydık ve tuvalete çıkmam gerekiyordu. Okulun içerisindeki tuvalet çok bakımsız ve karanlıktı. Dışarıdaki tuvalet de ondan aşağı kalır yanı yoktu ama en azından daha aydınlıktı.


Aradan 43 yıl geçti!
Ama Hocalarımın vurduğu yerde
ne yazık ki GÜLLER açmadı; hüzün damlalarının izi halen yüzümde!

HOCANIN VURDUĞU YERDE GÜL BİTER!

          İlk olayda idareden beni çağırdıklarını söylediler. Koşa koşa Müdüriyet Odası'na gittim. İçeride yalnız Yusuf Bahri TASLI Hoca vardı. Sert bir ifade ile "Helâya o yazıları sen mi yazdın?" dedi. Bir şey anlamamıştım! Ne yazısı Hocam?.. dedim ve ardından suratımda okkalı bir tokat akşetmiş, şimşekler yüzümde çakmıştı!

          Meğer, V. Sınıf öğrencileri duvara terbiye sınırlarını aşan bir şeyler yazmışlar ve haşarı ve aktif bir öğrenci olduğumdan benim üzerime atmışlar. Derdimi anlatana dek eşşek sudan gelinceye kadar dayak yedim; kulağım kopacaktı neredeyse ki tam o anda Müdürümüz Kadim Bey içeri girdi ve daha fazla dayak yemekten beni kurtardı.

          İkinci olayda gene dışarıdaki tuvaletten çıkıp sınıfa girmek için okulun giriş kapısına yönelmiştim ki gözüme ilginç bir olay takıldı. Bir elektrikçi, okul ihata duvarı yanındaki elektrik direğine çıkmış ve tam tepesinden tellere çıplak elleriyle uzanıyordu.

          Bir çığlık koptu ve adamcağız direğin tepesinden kıvılcımlar arasında pat diye sert zemine düştü. Olayı benden başka gören olmamıştı ve hemen bağırarak yardım isteyip elektrikçinin yanına koştum. Parmaklarını ceryan kesmiş ve parmaklar kopunca tutunamayarak yere çakılmıştı. Bir bayan geldi yanımıza ve hemen cebimdeki mendili çıkardım; ellerine sardılar ve vatandaşlar yardıma koştu; ölmemişti ama ciddî yaralanmıştı.

          Heyecanla koşarak sınıfa çıkıyordum. Ahşap merdivenler ses çıkarıyordu ve herkes sınıfta idi. Nöbetçi Öğretmen o gün Vekil Öğretmenlik yapan Eczacı Mustafa ÇUHACI idi. "Ne koşuyorsun sen bakiym?.. dedi hiddetlice!. Olayın şokuyla "Yaw, adam direkten düştü hocama haber vereceğim" dedim çocuksu aklımla. "Sen bana nasıl YAW dersin?".. böyle mi terbiye verdiler sana deyip, önce kulağımdan çekerek koparırcasına kıvırdı; ben ise "YAW Hocam vurma ne olur!" diye yalvarırken tokat ve tekmelerin arkası kesilmedi. Yüzüm şamardan kıpkırmızı olmuştu. Gürültüye Leman KORKMAZ Hocam kapıyı açtı ve beni o vaziyette görünce sinirlenerek duruma tepkisini mimikleriyle ortaya koydu ve beni sınıfa aldı.

             L. KORKMAZ - Okullarda ve bilhassa Eğitim Enstitüleri'nde eskiden PEDAGOJİK Eğitim verilir ve Öğretmen Okulları'nda Çocuk Psikolojisi'ne verilen önemle bizler yetiştirilirdik. Buna rağmen istenmeyen bazı olayların önünü almak mümkün olamıyordu.. öğretmen de olsak hata biz insanlar içindi ve bizler de hatalı davranabiliyorduk!

Kadim KORKMAZ, Ahmet Sami KÜLÜNK,
Ziya KURT, Hasan Tahsin (Say) KADIOĞLU, Osman ÖZTUNCER

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Sınıfımızda grup çalışmaları hummalı ve heyecanlı geçerdi. Ders kitaplarımızı zaten yutardık ve ilâveten evlerimize gittiğimizde büyüklerimizin kitaplarına koşar ve ortaokul, lise derslerini taa o zamandan sınıfımıza taşırdık. Ablalarımın kitapları evdeydi ve onlardan çalışıyordum ben de.. kütüphane alışkanlığımız yoktu ve zaten evlerimize de çok uzaktı. Onun yerine arkadaşlarımızın evlerine gider, birlikte çalışırdık. Ben, Ruhat TEZCAN Hocanım'ın evine sık giderdim. Çünkü oğlu İlhan bizim sınıfta idi. Ayrıca çoğumuzun evinde bulunmayan altı ciltlik Hayat Ansiklopedisi de onlarda vardı.

Altı Ciltlik Hayat Ansiklopedisi ve İçerisindeki ÜNYE Bahsi / Bir Ciltlik Küçük Ansiklopedi (Sağda).

            Sınıfça her birimize mavi cilt kapaklı Küçük Ansiklopedi ya da Güneş Ansiklopedisi getirtmiştik. Ama o da kaynak kitap olarak çok yetersiz kalıyordu. Çünkü, gruplar arası rekabet ileri düzeydeydi. O itibarla teneffüslerde koşa koşa Müdüriyet Odası'na gider ve yeşil cilt kapaklı altı ciltlik Hayat Ansiklopedisi sayfalarından notlar alırdık; o zamanlar fotokopi makinası yoktu! Dersi Grup Sözcüsü anlatır; diğerleri yazı tahtasına resim çizer; soruları not alır ve cevapları hazırlar ya da aralarda ilâveler yapardı. Ders anlatımı bitince diğer gruplar sorularını sorar ve aldığı cevaplara göre de sınıfça alkışlanırdı.

İnönü İlkokulu Eski Emekli Müdürü Kadim KORKMAZ Makamında.

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Sayın Müdürüm, eve girdiğimizde ilk dikkatimi çeken husus duvarlarda asılı olan yağlı boya tablolar oldu. Üzerlerindeki imzalara bakılırsa sizin tarafınızdan yapıldıkları anlaşılıyor. Bu kabiliyetiniz birçoğumuz tarafından bilinmeyen bir özelliğinizi ortaya koyuyor. Resimlerin çoğu da Ünye ile alâkalı.. bu da Ünye sevdalısı olduğunuzun farklı bir göstergesi. Resme merakınız ne zaman başladı Hocam?

Burunucu Sahilleri (Tillâ Çayevi), Kalebozuğu Sokak Evleri (Kalabuzu) ve Ünye Demirköprü Mahalli.

Kadim KORKMAZ Yağlıboya Resim Arşivi - 2002 (Solda), 15.04.1999 (Ortada), 2002 (Sağda)

            K. KORKMAZ - Nefsi Piraziz'de iken 1950'de resme başladım. Hakkı Usta vardı; bana bir fırça ile yeşil ve kırmızı renk yağlı boya verdi. O dönemlerde boya ve resim malzemesi bulmak küçük yerlerde sorundu. Ordu'ya indiğimde resimli kartlar alırdım. Onları camın altına yerleştirir ve cam üzerine yağlı boya resim yapardım. Cam üzerine resim yaparak başladım resme.

Cumhuriyet Meydanı ve Kadim KORKMAZ'ın kendi portresinde Ünye Koyu'nun görünümü.

Kadim KORKMAZ Yağlıboya Resim Arşivi - 2002 (Solda), 1963 (Sağda)

            Sergi açmak nasip olmadı. Sosyal ve kültürel faaliyetlerin yoğunluğu, idareciliğin sorumluluğu derken bu konuyu ihmal ettim ama en azından resimleri çerçeveletip duvarlarımızda da olsa sergilemenin ayrı bir hazzı var ailemiz için. Ünye'deki evde de var resimlerim. Şimdilik elli resim civarında ve gördüğün gibi Kalabuzu ve Yalıkahvesi'nin karakalem çalışmasını da yağlıboya ile tuvale aktaracağım inşaallah. Tüm resimlerimi evde yaptım; ayrı bir atölyem olmadı!

Kadim Bey Ünye'de Bir Yemekli Toplantıda ve İnönü İlkokulu'nda Makam Odasında.

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Okula kayıt yaptırırken Okul Kayıt Parası verdiğimizi hatırlamıyorum. Genelde annem Öğrenci Velisi olurdu ve o da hatırlamıyor. Okul masraflarını karşılamak için verilen ödenekler yeterli oluyor muydu?

Orhan BORA, Osman ÖZTUNCER, Kadim KORKMAZ ve Hakkı ŞEN

Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            K. KORKMAZ - İdarecilik dönemimde yirmi yıl boyunca kayıt parası almadım. Maddî durumunun iyi olduğunu bildiğim velilerin işyerlerine gider, onlarla ahbaplık eder ve sohbet anında ihtiyaçlarımızı dile getirir ve onların bu gereksinimleri karşılamalarını sağlardım. Ödeneklerimiz tüm eğitim câmiası için malûm.. kâfi gelmiyordu ve gerekli okul malzemelerini duyarlı velilere aldırırdım.

Sezgin (Kalaycı) ÇINAR, Ruhat TEZCAN, Yüksel DİNÇ, ?, Leman & Kadim KORKMAZ,
Avni MUTLU, Akkuşlu Avukat, ?, Orhan DİNÇ, Mustafa ÇUHACI, Mehmet YILMAZ.

Leman & Kadim KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            MİSTEPE - Hocam, İskele Restoran'ın yerinde vaktiyle Çocuk Bahçesi vardı. Sosyal karakteriniz bu tür etkinliklere de imza atmanıza vesile oluyordu. O çalışmaya nasıl bir katkınız oldu?

            K. KORKMAZ - 1964/65'de İskele Restoran'ın olduğu açık alan kullanılmıyordu ve parkın uzantısı olarak çirkin bir görüntü sergiliyordu.. çünkü bakımsızdı. Orası için bir Ordu'ya giderek Yerleşim Krokisi çizdim ve bunu tatbikata koymak için de Kaymakamlık ve Belediye Başkanlığı nezdinde destek gördüm. Çocuk Bahçesi'nde yer alacak olan kaydırak, salıncak gibi donanımları da Erkek Sanat Okulu'nda yaptırmıştım.. uzun zaman çocuklara hizmet verdi orası...

İskele Restoran'ın Yerinde Bir Zamanlar Boş Arazi ve Çocuk Bahçesi Vardı.

M. Ufuk MİSTEPE Kartpostal Koleksiyonu - 1964/65

            MİSTEPE - Müdür Bey, Ünye için ukdenizde kalan ya da yapılmasını temenni ettiğiniz, ilgili mercilere ulaşmasını beklediğiniz bir husus var mı?

            K. KORKMAZ - İki hususu zikretmek isterim. Biri düne ait diğeri bugüne. Düne ait olan ne yazık ki mâzide kaldı.. muvaffak olamadım. Malûmunuz çevre yolu Ünye sahilinden değil de içeriden geçmesi plânlanarak neredeyse bitme aşamasına gelindi. Tüneller de açıldı sayılır. Köprüler de yapılırsa artık sahil yolu trafiği de rahatlar.

Elif GÜR, Gözde ÇINAR ve Gökay SIRMABIYIK Leman Hocanımla.

Leman KORKMAZ Fotoğraf Arşivi

            İşte, bu çevre yolunun denizden geçirilmesini önermiş ve birçok mercie bu konuyu iletmiş ve hattâ taşeron firma ilgililerine de konuyu aksettirmiştim. Doğaya ve çevreye zarar vermeden.. denizden geçirilecek bir köprü inşaatı vasıtasıyla hem Ünye Koyu seyredilme imkânı bulacak hem de ziraî alanlara zarar verilmeyecek ve yakıttan da tasarruf edilecekti. Birkaç senede de kendini amorti ederdi zannederim.. fikrim ne yazık ki rağbet görmedi!


Leman KORKMAZ Fotoğraf Arşivi - Hocamız doğa ile iç içe Çamlık'ta ve kızı Nuray da bayramda Meydan'da.

            Belirtmek istediğim diğer husus ise şehir içi sahil yolunda yayaların yoldan karşıya geçmesindeki sorundur. Hele 50 yaş üzeri kesimin ve çocuklarla özürlü ve hastaların durumu daha vahim! İlgili mercilere bu yolda meydana gelen ölümcül vakalarda hayatını kaybedenlerin listesi de olan müracaatlar yaptım ise de Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve Trafik Şube Müdürlüğü.. Karayolları Genel Müdürlüğü'nü referans gösterip sorundan kendilerini soyutlamayı tercih ediyorlar. Ve sorun da çözümsüz kaldığından olması gereken yerlerde Trafik Işıklı Lâmbaları'nı ne yazık ki göremiyoruz. Dere Ağzı'nda eskiden Trafik Lâmbaları vardı ama zamanla onu da kaldırdılar! Çevre Yolu'nun devreye geçmesi bakalım soruna kesin çözüm olacak mı? Hep birlikte göreceğiz...

M. Ufuk MİSTEPE, Öğretmeni Leman KORKMAZ Hanımefendiyle.

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 07.11.2010 Yücetepe / Ankara

            MİSTEPE - Röportajımızı sonlamadan Leman Hocanıma gene eskilerden bir günü hatırlatmak isterim. O günlerde Yerli Malı Haftası kutlanırdı ilkokullarda. Ve bir Yerli Malı Haftası'nda sınıfımız yiyeceklerle dolup taşmıştı. Herkes evinden ne bulduysa getirmişti. O günlere dair ilginç anılarınız olmalı.

             L. KORKMAZ - Evet, hatırlıyorum. Gene bir Yerli Malı Haftası telâşesi okulu sarmıştı. Her sınıf kendi getirdiği yerli malı ürünleri beslenme olarak sınıfta masasının üzerine koymuş ve tüm öğrenciler arasında mümkün olduğunca eşit bir şekilde yiyecek ve meyveler dağıtılmaya başlamıştı.


Kadim KORKMAZ Resim Arşivi - 1972 (Sağdaki Resim)

            Neler yoktu ki?.. fındık, ceviz, börekler, kekler, domates, salatalık, soğan, armut, elma, portakal, mandalina, ekmek, simit, siyah kokulu üzüm, mısır ekmeği, töngel, muşmula, erik.. mevsime göre ne bulunursa! O zamanlar turfanda çıkan ilk ürünler pahalı olduğundan pek alan olmazdı. Diğer yiyecek ve meyveler ise mevsiminde çıkar ve hazırlanırdı; seralar olmadığından her ay istediğinizi bulamazdınız.

            Sınıfa misafir bir öğrenci gelmişti o gün. Ruhat TEZCAN Hanımefendi ya da Çağlayan ÇOLDUR Hanımefendi'nin öğrencisiydi.. emin değilim! Ünye Kaymakamı Feyzi YETKİNER'in kızı elinde akordiyonla hocasıyla birlikte sınıfa girmişti. Diğer sınıflara da benzer küçük konserini veriyordu. "Orda Bir Köy Var Uzakta!" adlı şarkıyı akordiyonla çaldı. Sınıfça alkışlamış ve beğendiğinizi belli etmiştiniz. O da size jest olsun diye her sınıfa ikişer tane MUZ getirmişti. Muz, o devirde Ünye'ye çok az gelir ve pahalı olduğu için de herkes alamazdı. Ve birçoğunuz o gün ilk kez muzun tadına bakçıştınız. Ben keskin bir bıçakla iki muzu sınıf öğrenci adedine bölerek, sizlere tadımlık olarak dağıtmıştım hatılarsanız!..

Leman (Dal) KORKMAZ, Kadim KORKMAZ ve Öğrencileri M. Ufuk MİSTEPE

M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 22.11.2010 Yücetepe / Ankara

            MİSTEPE - Hatırlamaz olur muyum.. çok ilginç bir gündü ve mütevaziliğinizi o gün de sergilemiştiniz. Muhterem Hocalarım, engin hoşgörünüze sığınarak güzel bir söyleşi yaptığımızı söyleyebilirim. Öğrencilerinize böylece daha kolay ulaşabilecek ve bilinmeyen taraflarınız daha bir gün yüzüne çıkacak sanıyorum. Sizleri sağ ve esenlik içerisinde görmek beni ziyâdesiyle memnun etti. İnternet ve Facebook sayesinde hem görsel fotoğraflarınızı hem bu röportajı hem de video görüntülerinizi izleyecek öğrencileriniz.. sevinçlerini belli eden mesajlarıyla mutlaka sizlere geri döneceklerdir. Ailecek görüşmek ümit ve dileğiyle hoşça ve esen kalınız sevgili öğretmenlerim... Biz DÜNKÜ ÇOCUKLAR, gördüüyüz gibi hiç büyüyemiyceyük galiba.. ööle gözükii! :)))

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR