|
KIRIM KONGO |
|
Makale :
Mehmet Ali KOÇER
Erzurum Atatürk
Üniversitesi
(Veterinerlik Fakültesi
- Son Sınıf Öğrencisi)
Erzurum'da Zileliler Dayanışma Gecesi - 09.04.2005/Askerî Gazino
Ayaktakiler : Soldan sağa -
Mustafa Baykal, Yavuz Cengiz,
Burak Yaman, Hurşit
Türkoğlu, ?, Ali Kılınç, Serdar Koçkutlu, Ferhat
Özcan, Hüseyin Kılınç, Oturanlar : Soldan sağa
Mustafa Uzunöz,
Gökhan
Parlaktaş, Yavuz Tüzün, Ercan Uyaroğlu ve
M. Ali KOÇER
KIRIM
KONGO KANAMALI ATEŞİ
(KKKA)
Hyalomma (Dorsal View) female
Hyalomma marginatum
Ülkemizde zoonoz hastalıkları ile mücadele ederken zaman zaman insan sağlığı ve hayvan sağlığını tehdit eden hastalıklar ile de karşılaşılmaktadır.
2002 yılının MAYIS, HAZİRAN VE TEMMUZ aylarında başta Tokat İli olmak üzere diğer bir çok ilimizde de etiyolojisi belli olmayan ve insanlarda gribal enfeksiyona benzer belirtiler gösteren hastalık için TOKAT Sağlık Müdürlüğü'nce bildirimde bulunulmuştur.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ilk olarak 1944 yılında Kırım'da görülmüş ve Kırım Kanamalı Ateşi olarak tanımlanmıştır. Daha sonra 1956 yılında KONGO'da görülen hastalığın 1969 yılında Kırım Kanamalı Ateşi ile aynı olduğunun farkına varılmıştır.
Hastalık etkeni Bunyaviridae ailesine ait Nairovirüs soyundan olup artrapotların vektörlüğünde şiddetli seyir gösteren bir hastalıktır.
HYALOMMA - Adult female (Yetişkin Dişi) / HYALOMMA - Adult male (Yetişkin
Erkek)
HASTALIK NASIL BULAŞIR?
Hastalığın bulaşmasında Hyalomma soyuna ait keneler daha büyük bir yer tutmaktadır.Virüs kenelere yabani hayvanlardan kan emme sırasında bulaşmaktadır.
Ergin olmamış Hyalomma soyuna ait keneler bu yabani omurgalılardan kan emme sırasında virüsü alır ve gelişme evrelerine kadar virüsü muhafaza ederler. Ergin hale geldiğinde ise hayvanlardan ve insanlardan kan emerken virüsü bulaştırırlar.
Bu soya ait keneler içinde bulunduğumuz çok geniş bir coğrafik alanda yerleşmişlerdir. Ülkemiz de kenelerin yaşaması açısından oldukça uygun bir yapıya sahiptir.
Kenelerin türlere göre değişmekle beraber küçük kemiricilerden, evcil memeli hayvanlardan ve kuşlara kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Hastalık insanlara ve hayvanlara kenelerin ısırması ile bulaşır.
Bir önemli husus ise hastalık hayvanlarda fazla belirti göstermezken insanlarda öldürücü olabilmektedir.
Hyalomma dromedarii - Female (Dişi - Sağda)
Kuşların ise hastalığa dayanıklı olduğu söyleniyor. Yabani hayvanlar ve kuşlar hastalığın doğadaki saklayıcısıdırlar. Keneler beslenmek istediklerinde bu hayvanlara saldırırlar ve aldıkları virüsü daha sonra insanlardan ve hayvanlardan kan emerken bulaştırırlar.
Hastalık kene ısırmasının yanı sıra, hasta hayvanların kan ve diğer dokularına temas ile de veya bu hastalığa yakalanmış kişilerin kan veya vücut sıvılarına temas ile de bulaşmaktadır.
Hastalık daha çok hayvancılıkla uğraşanlarda ,mezbaha çalışanlarında ve kırsal alanda yaşayanlarda görülmektedir.
Hastalığın geçirilmesi sırasında bağışıklık süresi için dün (Kasım 2005) hekimlerce ömür boyu denildi, ama ben 1 yıl kadar olduğunu biliyorum ve bunun daha sonra araştırılmasının doğru olacağı kanaatindeyim.
Kene tarafından ısırıldıktan sonra virüsün alınmasını takiben hasalık belirtileri 1 - 3 ve en fazla 9 güne kadar ortaya çıkmaktadır. Diğer yollarla bulaşmada ise 5 - 6 gün, en fazla 13 güne kadar hastalık belirtileri kendini gösterir.
Eğer kene sizi ısırdı ve 10 gün geçti ve bir hastalık belirtisi göstermedinizse içinizde hiç şüpheniz olmasın.. hastalığa yakalanmamış oluyorsunuz.
Example of male Ixodidae tick (dorsal view)
Virüsün insan ve hayvan vücudunda kan hücrelerinin temel elemanı olan eritrosit ve trombositleri parçalayarak kan hücre sayısında azalmaya sebep olur. Teşhis de çoğunlukta kan örneği alınarak yapılan hücre sayısından sonra belli olmaktadır.
Tedavi olarak henüz bilinen bir ilâç mevcut değildir, fakat bağışıklık sistemini güçlendirip ve parçalanan kan hücrelerine takviye edilerek hastalıktan kurtulma şansı vardır.
Bizim yapacağımız tek şey şüphelendiğimiz taktirde, zaman kaybetmeden en kısa zamanda bir sağlık kuruluşuna gidip yetkili kişiye durumu izah etmek olmalıdır.
Hyalomma marginatum
Hyalomma (Ventral view) Male
KORUMA VE KONTROL
Tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi KKKA’da da korunma ve kontrol önlemlerinin alınması çok önemli ve gereklidir.
1) Hasta ve hastanın sekresyonları ile temas sırasında mutlaka üniversal önlemler (eldiven, önlük, gözlük, maske vb.) alınmalıdır. Genellikle hava yolu ile bulaşmadan bahsedilmemektedir. Ancak, kan ve vücut sıvıları ile temastan kaçınılmalıdır. Bu şekilde bir temasın söz konusu olması halinde, temaslının en az 14 gün kadar ateş ve diğer belirtiler yönünden takip edilmesi gerekmektedir.
2) Hayvan kanı, dokusu veya hayvana ait diğer vücut sıvıları ile temas sırasında da gerekli korunma önlemleri alınmalıdır.
Hyalomma marginatum
A. Female scutum B. Body
3) Kene mücadelesi çok önemli olmakla birlikte oldukça zor görülmektedir. Keneler yumurta dönemleri hariç diğer biyolojik evrelerinde insanlara hücum ederek kan emebilir. Hem mera keneleri hem de mesken keneleri gelişmelerini sürdürebilmek ve nesillerini devam ettirebilmek için konakçılarından kan emmek zorundadırlar; genel olarak da konakçı spesifitesi göstermezler. Coğrafik bölgelere ve türlere göre değişmekle beraber, KKKA’yı bulaştıran Hyalomma soyuna ait keneler genel olarak Nisan ve Ekim aylarında aktiftirler; bu dönemlerdeki salgınların sebebi de budur. Bu nedenle öncelikle konakçılar kenelerden uzak tutulmalı ve kenelerin kan emmeleri engellenmelidir.
4) Mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınılması gerekmektedir. Hayvan barınakları veya kenelerin yaşayabileceği alanlarda bulunulması durumunda, vücut belirli aralıklarla kene yönünden muayene edilmeli; vücuda yapışmamış olanlar dikkatlice toplanıp öldürülmeli, yapışan keneler ise kesinlikle ezilmeden ve kenenin ağız kısmı koparılmadan (bir pensle sağa sola oynatarak, çivi çıkarır gibi) alınmalıdır.
5) Diğer önemli hususlardan birisi de piknik amaçlı olarak su kenarları ve otlak şeklindeki yerlerde bulunanlar döndüklerinde, mutlaka üzerlerini kene bakımından kontrol etmeli ve kene varsa usulüne uygun olarak vücuttan uzaklaştırmalıdır. Çalı, çırpı ve gür ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla veya kısa giysilerle girilmemelidir.
Hyalomma marginatum
Eyes (Gözler)
6) Ormanlarda çalışan işçilerin ve ava çıkanların lâstik çizme giymeleri veya pantalonlarının paçalarını çorap içine almaları kenelerden koruyucu olabilmektedir.
7) Hayvan sahipleri hayvanlarını kenelere karşı uygun akarisitlerle ilâçlamalı, hayvan barınakları kenelerin yaşamasına imkân vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalıdır. Kene bulunan hayvan barınakları uygun akarisitlerle usulüne göre ilâçlanmalıdır.
8) Gerek insanları gerekse hayvanları kene enfestasyonlarından korumak için repellent olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. Repellentler sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir. Aynı maddeler hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca, bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
9) Kenelerin çevrede çok olması halinde mera, çayır, çalı, çırpı ve gür otların bulunduğu yerler gibi kenelerin yaşamasına müsait alanlarda, diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, insektisit uygulamalarına başvurulabilir. Açık alanlara insektisit uygulamalarının uygun görüldüğü durumlarda uçak, helikopter, püskürtme cihazı monte edilmiş araç veya sırtta taşınan pompalar kullanılmalıdır.
10) Açık alanlarda yapılabilecek kene mücadelesi amacıyla, her bir hektara aktif madde olarak Carbaryl ve Propoxur hektara 2 kg, Deltamethrin ve Lambda - cyhalothrin 0,003 - 0,3 kg, Permethrin 0,03 - 0,3 kg, Pirimiphos - methyl ise 0,1 - 1 kg olarak uygulanabilmektedir.
Tatilinizde sıhhat ve afiyet dolu bağ eğlenceleri temennisiyle...
Erzurum
Gecelerinde M. Ali KOÇER - 09.04.2005
http://www.iskenderzadeler.org/forum/index.php?topic=590.0
Kaynak : T.C. Sağlık Bakanlığı - Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Zile ÖZHABER Gazetesi - 05 Mayıs 2007'de yayımlandı.