ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 28 Ocak 2014 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

YAHYA KARAGÖZ

İÇİMİZDEN BİR ŞÂİR VE BESTEKÂR

Derleme : M. Ufuk MİSTEPE
Araştırmacı - Yazar

YAHYA KARAGÖZ

İÇİMİZDEN BİR ŞÂİR VE BESTEKÂR
Ünye Haber Gazetesi - 10 Ocak 2014 tarih, Sayı : 1782, Yıl : 11

    İnsanlara henüz hayattalar iken değer izafe etmek lâzım diye düşünüyorum. Zaman içerisinde bazen köşe yazılarımda ben bazen diğer araştırmacı hemşehrilerim bu eksiği kapamak yolunda değerlerimizi sizlerle paylaşmaya ve onları tanıtmaya çalıştık. Bugün de yine içimizden birini.. şâir, bestekâr ve yorumcu Ünyeli Yahya KARAGÖZ sanatçımızı sizlerle buluşturmaya çalışacağım.

    15 Haziran 1963 Ünye, Çatak Köyü doğumlu şâirimiz. Osman ve Nuriye’den olma. Yedi kardeşin küçüklerinden.. aralarında nazlı büyüdü.. Ayşe, Yahya, Yakup, Şuayip, Emine, Ali ve en büyükleri Mehmet. Orta Mahalle’de Kanlıkuyu Sokağa yerleşti ailesi. Cumhuriyet İlkokulu’nda okudu. Öğretmeni, rahmetli Rafet GÖRGÜLÜ Hoca idi.

    Ünye Ortaokulu I. Sınıf’ta iken Almanya’da çalışmakta olan babası Osman Bey 1975’de 12 yaşındaki Yahya’yı da yanına aldı. Birkaç yıl da Almanya’da okudu. Ferstenfeldbruck kentinde bir meslek okulu olan Berufschule’de tahsil gördü. 16 yaşında iken babasının çalıştığı fabrikada işçi olarak çalışmaya başladı. Babası kaynak ustasıydı; Yahya da oksijen kaynağında işlendirildi.

    19 yaşında Fatsalı hemşehrisi Gülseren ile birlikte Munchen’de (Münih) evliliğe imza attılar. 1981’de kızı Nurten, 1982’de oğlu Serdar dünyaya geldi. O seneden itibaren taksiciliğe başladı ve Almanya’da taksi işletmeciliğine atılan ilk Türkler arasında adı anılır oldu. Sekiz taksi ve on iki şoförle sektörde ciddî hamleler yaptı. Halen de taksi işletmecisi olarak hayatını sürdürmekte.

    Gençliğinde yaşamını aktif sporla renklendirdi. Kung-Fu, Vücut Geliştirme, Fitnees ve Yüzme Sporları ile yakînen ilgilendi. Senelerce doping ilâçları kullanmadan sporla iç içe oldu. Atletik bir vücuda sahip olan sanatçımız yakın çevresinde atik ve formda fiziğiyle sportmen bir kişilik olarak tanındı.

    Kötü alışkanlıklardan uzak yaşamını dağ sporları ve yürüyüşle taçlandırdı ve zinde kalmasını başardı. Ama doğada duygusal âlemin gizemlerine daldığında “Oh oh mezem olsun, geçmişim geleceğim olsun. Boş hayâllerin üstüne içmek istiyorum bu gece. Düşlerden uyanmak adına bu akşam ışığımız hiç sönmesin. Sevdiklerimle sonuna dek demlenmek istiyorum bu gece.” demek suretiyle memnuniyetini zihinsel demlenmenin hazlarında dostlarıyla paylaşmayı yeğledi.

    Gurbet elde ve doğa ile kavuşmalarda duygusallığının depreşmesi neticesi şâirane yaşamının dizeleri de şekillenmeye başlamış oldu. Ve 97 sonrası yaşamı şiire odaklı bir seyre dönüştü.

    ‘Mutluluklar, güzellikler ve yazılarımla, şiirlerimden gönlünüze hangisi hitap ediyorsa istediğiniz bir şekilde size armağan olsun’ diyerek, bugüne dek 3.500 civarında şiire imza atmayı başardı. 1997 baskılı ilk şiir kitabı olan “Denizi Uyandıracağım – 1”de 203 adet, Eylül 2005’te basımı yapılan ikinci şiir kitabı “Denizi Uyandıracağım – 2”de ise 73 adet şiiri ve 6 nesir çalışması yayımlandı. Üçüncü şiir kitabını da yayıma hazırlamakla meşgul…

    Şiir akımında sadece kitap yayımlamakla yetinmeyip üç CD halinde şiirlerini çoğaltmayı ve dinleyicileri ile de paylaşmayı da gerçekleştirdi. Altı aylık stüdyo çalışmalarıyla ortaya çıkarılan CD şiirlerinin fon müziğini bestekâr ve müzisyen Hayrullah ÖZDEN besteledi. İlk şiir CD’sini 2008’de “Bir Mektup Anneme (Gülüm)” adıyla çıkardı. 2010’da ikincisi ve 2013’ün 11. ayında da üçüncü şiir CD’si piyasaya çıktı. Şâirimizin kendi sesiyle şiirlerini okuduğu ve ÖZDEN Ailesi’nin fon müziğini yaptığı ilk CD’de toplam 13 şiir, bir türkü ve iki de anonim parça bulunuyor.

    Şiirleri politik ve ideolojik çağrışımlardan uzak.. daha çok şarkı sözü formatında, serbest nazımla kaleme alınmış. Sevgi, gurbet, doğa ve yaşam felsefesi üzerine kurgulu. İnsanların yüzlerine karşı söyleyemediklerini direksiyonu başında dizeler haline getirerek ifade etmeye çalıştığını anlatan Sayın KARAGÖZ, diğer taraftan şiirlerini yöresel yayın yapan radyo ve televizyon kanallarında da programlara katılarak, şiir dinletilerinde terennüm etmekte.

    Ona, ŞİİR deyince ne anladığını sorarsanız cevabı gene şâirane olacaktır : “Şiir benim için yalnızlığımı, üzüntümü, / Hislerimi paylaştığım en güzel duygumdur. / Şiir, beynimin mürekkebidir, / Kalemimin de şerbetidir. / Şiirim, görmediğim yerlerim, / Düşündüğüm hayâlimdir. / Yazdığım her kelimede, / Söylediğim her sözde / Heyecan vurur beni her zamanki gibi. / Bu benden size sizin şiiriniz, / Sizden bana sizin sevginiz.

    “Denizi Uyandıracağım – 2” adlı şiir kitabının 58. sayfasındaki yedi kıtalık “ÜNYEM” adlı şiiri şâirimizin dizeleri arasında şu mısralarıyla beğeni kazanmakta : Anlatılamazsın hiçbir söz ile / Şanın, şöhretin dilde, / Bir başkasın her gönülde Ünyem. / Hekimoğlu da geçmiş kapından, / Dostluğu eksiltmemişsin kapından, / Dualarım sana candan, her şey Allah’tan Ünyem.


    Şâirimizin amatörce saz çaldığını da belirtmekte yarar var. Güftelerini yazdığı şiirlerini sanat dünyasında paylaşırken sesinin güzelliğini de besteleriyle sahneye taşımayı başaran sanatçımız son dört yıldır şiirlerine beste yapıyor ve sesiyle de icra ediyor.

    2005 yılında; “Benim sözlerim şarkıdır, türküdür, her yola döner. Mürekkebimi kelime kelime, söz söz içirdim, süzdüm ve eledim. Şiirlerim toprakta tohumdur. Ve bir gün şarkı sözlerimi de duyabilirsiniz. İçimdeki yangınla sizleri de beraber ısıtmak istiyorum.” derken içindeki azmi, hasreti ve özlemi dile getirmişti. Ve başarmış da…

    İlk albümü “Hürüm Zannet” içerisinde 15 parçası yer almakta. Kliplerinin de ilki 2011 senesinde “Kral Ben Kraliçe Sendin” adıyla piyasaya çıktı ve yankı uyandırdı. İkinci albümü yapımcı Almira Müzik firması tarafından piyasaya sürüldü ve albüm “Yaşam” adıyla ses getirdi.  İkinci klibi “Sende İyiliğin Şansı Yok” 2012 yılında, üçüncü klibi “Yaşam” ve dördüncü klibi “Sen Doğma Bebek” de 2013 yılı ortalarında çekildi. Televizyonlarda yayına girme çalışmalarını ise sürdürmekte…

    Aranjelerini İstanbul’da yaptırıp oradaki stüdyoda okuduğu 47 parçasının beste ve güftesi de sanatçımıza ait. "Taksici" adlı ikinci albümünde 12 şiirini Mehmet Talat KURTAR'ın bestesi ve Bayram DURMAZTUNA'nın aranjörlüğü ile okuyan Yahya KARAGÖZ böylece şarkıcılığa da soyunmuş oldu. "Bu CD müziksel anlamda benim ilk göz ağrım. Amacım insanlara, maalesef günümüzde unutulmaya yüz tutan dostluk, sadakat, insan sevgisi gibi duyguların ölmediğini hatırlatmak" diyen sanatçı taksici, albümüne adını verdiği "Taksici" parçasıyla büyük beğeni kazandı.

    Albümünde seslendirdiği "Sultan Süleyman" adlı parçaya bir de klip çektirdi. Nadide SULTAN, Songül KARLI, Murat BAŞARAN, Yıldız TEZCAN, Hakkı BULUT, Ali İhsan KISAÇ ve Selami ŞAHİN gibi sanatçılara şarkı sözleri yazdığını söyleyen KARAGÖZ’ün tüm şiirleri Türkiye Musikî Eseri Sahipleri Meslek Birliği - MESAM koruması altında.

    Türkiye’ye dönüp, müzikli bir kafeterya açma hayâlini taşıyor ve duyguları, düşüncelerini şöyle aktarıyor : “Cuma ve Cumartesi akşamları canlı müzik, kalan günlerimi de bestelerimi programlarda ve düğünlerde kendime ait orkestra ile senlendirebilmek umuduyla yaşıyorum. Onun için Ünye’de olan üç katlı villamı da satıyorum.

    Güzel bir umuda yolculuğa hazırlanan şâirimiz “Hep Bekledim” adlı makalesinde “Mutlaka güneşin battığı yerlerde çok daha güzellikler vardır. Bekleyeceğim, beni de bir gün ışığıyla aydınlatır belki, kim bilir? Bu hayattan, aradığım o aydınlığın, o güneşin peşinden daima ve daima koşacağım. Az veya çok, önceden kestirebileceğimiz ufuklarımızı, beraber olduğumuz denizimizi kirletmeyelim.” diyebilmektedir.

    Bir sanatçı için anlaşılmak olgusu her daim önem arz eder. Anlaşılmamak korkusu ise bazen kâbusa dönüştürebilir sanat yaşamınızı. Şâirimiz, şiirinde; “Her nedense beni korkutur anlaşılmamak / Her dik yokuşları çıkarım ama korkarım anlaşılmamaktan / Her şeyle beraber sürüklenir insan da hayatın yollarına / Ama anlaşılmamak korkutur beni yaşadığım anlarımda.” diyerek endişesini defaten vurgulamak ister.

    Son yıllarda Ünye Uluslararası Festivalleri’nin ŞENLİK formatına dönüştüğünü görüyor ve yöresel değerlerin ön plâna geçirilmesini beğeniyle karşılıyoruz. Bu meyanda sanatçımızı 2014 Yılı Ünye Festivali’nde görme arzumuzun yetkililerce dikkate alınmasını umut etmekteyiz. Zaten şâirimizin gönlünde yatan bir arzusu da festivalde hemşehrileriyle sahnede buluşması ve Belediyemizin sponsorluğunda ÜNYEM adlı güftesine yapacağı besteyi seslendirirken arka fonda Ünye temalı bir klibinin çekilmesi…

    Bir kültür ve sanat kenti olmasını beklediğimiz Ünye’mizde her yıl festival programı içerisinde sanatçılarımızın restore edilecek tarihî kilise ya da hamam mekânlarından birinde eserlerini sergilemelerine imkân sağlanmasının gerekliliğini vurguluyor ve hayat damarlarımızdan birini oluşturan sanatçılarımıza kalbî beğenilerimi sunmak istiyorum.

    Sanatçımızın duygusal yönünü birçok etken tetikliyor ama çocuklara olan sevgisi daha bir kalbî başka faktör olarak çıkıyor karşımıza... Torunları görür görmez ilham perilerinin dizdiği dizeleri yudum yudum satırlara aktarıyor olması ne denli hassas bir duygusal dünyası olduğunun göstergesi...

.
TORUNLARIM


Yıllardır hasrettim torunlara
Dilimdeydi, sözümdeydi,
Şükürler, olsun sizi kavuşturana.
En güzel duyguymuş bu dünyada...

Her şeyden tatlısınız torunlarım,
İyi ki doğdunuz göz nurlarım,
Sizi, kucağıma alınca kalmıyor yorgunluğum,
Canıma can, kanıma kan oldunuz toruncuğum.

Melekten de güzel yüzleriniz,
İyi ki dünyaya geldiniz gözlerimsiniz,
Ne günahınız var ne de sevabınız,
Olsun size dedenizin canı, kanınız.

Dünyayı verselerdi bana,
Sizler kadar değerli olmazdı,
 

Alsaydım dünyamda sizleri kucağıma,
Sizler gibi gülümseyerek bakmazdı...

Her şeye bedelsiniz torunlarım,
Anlatamam bendeki değerlerinizi...
Güneş gibi ay gibi can gibi Can'sınız,
Sönmeyen yıldızlar gibi kalasınız,
Nefesim, dünyamsınız, 
Canlarım, torunlarımsınız...

Adınızı koyduk Ege, İdil, Liya..
Bağlandık sizlerle tatlıya,
Her şeyiniz güzel üstten aşağıya,
Şükürler olsun sizi yaratan Tanrı'ya...

İyi ki iyi ki doğdunuz torunlarım...
                      Yahya KARAGÖZ - 25 Ocak 2014

 

                                                                                                                        07 Ocak 2014 / Ankara

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR