.
|
TÜRKİYE'NİN |
|
Yazar :
John FREELY
The
Redhouse Guide to THE BLACK SEA COAST of TURKEY
Ünye Kalesi
Surlarından Kaya Mezarının Görünümü
Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN
TÜRKİYE'NİN
KARADENİZ KIYISI
ADLI KİTABIN ÜNYE İLE İLGİLİ BÖLÜMÜ
Sunan : Yüksel Şen
Araştırmacı, Emekli
Bankacı, Gazeteci, Şair
(Ordu'da Dört Mevsim Dergisi'nin 29 - 30. sayfalarında
yayımlandı.)
Çeviren :
Cemil
GÜRŞEN
TARİHTE ÜNYE KALESİ
.
Terme'nin 30 kilometre Doğu'sunda, Ünye'ye varmadan önce Aynikola denilen birkaç evden meydana gelen bir kıyı köyüne geldik. Burası adını bir küçük kilisenin vakfedildiği yerel gemicilerin pîri olan Aziz NiKOLA'dan almıştır. 1836 yılında Hamilton buradan geçtiği zaman harabe halinde olan bu kilise o zamandan bu yana tamamen ortadan kalkmış. Hamilton, Ünye ve Terme arasındaki yolu aşağıdaki gibi tanımlıyor.
ÜNİCH'de (Ünye'de) eski dönemlere ait hiçbir kalıntı yok. Böylece on saat
mesafedeki Charshambah'a (Çarşamba'ya) doğru gitmek üzere kasabanın yer aldığı
engebeli burnu geçtik ve deniz üstünde, küçük bir taşdagörünen
bir (RUM) Yunan Kilisesi'nin bulunduğu Batı burnunun bulunduğu kıyıya doğru
indik...
Kıyıdan ayrılarak ormanlarla çevrili ya da tek ağaçların sergili olduğu geniş çayırlık alanlardan geçtik. Yolumuzun kenarındaki ağaçlar genellikle çok yüksek değildi, fakat yabani üzümlerin uzun dallarıyla süslenmiş ve büyük bir bolluk içinde, tepe dallardan aşağıya sarkıyorlardı. Güney'e doğru büyük orman ağaçlarına dönüşerek çok farklı bir karakter kazanıyorlardı.
Terme'ye doğru ova boyunca giderken son derece fazla büyük baş hayvan ve atlar ve bölgede en büyük mülk sahibi Osman Paşa'nın arazilerini gördük... Şimdi, eski çağların OİNAİON kalıntıları üstünde kurulan, küçük bir liman şehri olan Ünye'ye geldik. OİNAİON antik kentinden hiçbir kalıntı bulunmamakta, fakat koyun en muhafazalı köşesindeki sahilin yakınında bir Ortaçağ Kasrı'nın kalıntıları bulunmaktadır.
Ünye
Kalesi'nde Kaya Mezarı'nın Muhtelif Görüntüleri
Muhtemelen bu kasır, tahta çıkarken Bizans İmparatoru Andronicus I. Comnenus (1183 - 85) tarafından inşa ettirilmiştir. Ünye'nin Güney'inde Niksar'a giden karayolunun 5. kilometresinde Kaleköy adlı köyün yakınındaki Çaleoğlu olarak bilinen Kale harabelerinin bulunduğu ve Bizanslılar'ın bir tahkim noktası olan bir yerdir. Kale, Türkçe adını 18. yüzyılda bu tahkim noktasını elinde tutan yerel bir Derebeyi'nin adından almıştır.
Andronicus I. Comnenus bu kaleyi 1183 yılında Konstantinepol'de imparator olmadan önce kısa bir süre zeamet olarak elinde tutmuştur. İki yıl sonra bir suikastle tahttan indirilmiş ve vârisi olan oğlu David zalimce kötürüm bırakılmış ve kısa bir süre sonra ölmüştür. David'in iki küçük oğlu Alexius ve David Konstantinepol'un dışına çıkarılmış ve teyzeleri Gürcistan Kraliçesi Thamar'a bırakılmıştır.
1204 yılında Lâtinler Konstantinepol'u işgal ettiği zaman Alexius ve David Comnenus, Gürcistan'dan aldıkları destekle Trabzon'u ele geçirerek Pontus ve Pafligonya'da bağımsız bir yönetim kurmuşlardır. Böylece Alexius ve David Comnenus'un müşterek yönetimi altında Trabzon İmparatorluğu başlatılmıştır. Bu iki kardeşin kurduğu haneden iki buçuk yüzyıl sürmüştür.
Solda : Ünye Kalesi - Sathi arzdan 25 metro yükseklikte
oyulmuş bir oda kapısı.
Kapının her iki tarafında Azize resimleri vardır. Sağda : Kalenin üst tarafında
beş metro
irtifadaki kapı harabesi önünde Fotoğrafçı Ahmet Hüseyin (ŞEN) ve kitabın
müellifi M. Bahattin Bey .
David, Büyük Comnenus olarak tanınır. Bu unvan ona 1214 yılında öldükten sonra verilmiş ve ondan sonra kardeşi Alexius ve takriben Trabzon'daki Comneni Hanedanı'nın diğer imparatorlarına verilmiştir. Çaleoğlu Kalesi : Jean D. Arrus tarafından yazılan 14. yüzyıl romanı "Mélusine"de efsanevî olarak "Şahin Kalesi" adıyla kullanılmıştır. Mélusine, Lusignan Kontu ve Kıbrıs ile Kilikya'daki Ermeni Krallığı'nı yöneten hanedana mensup olan Raymond'un karısıdır.
Restore Edilen Ünye Kalesi Ziyârete Açıldı
Roman'a göre, Prenses Merliet ve kız kardeşleri Mélusine, Yargı Günü'ne kadar bu kalede hapsedilmiştir. Fakat şövalyeler Kale'nin dışında beklemekle görevlendirilmiştir ve 3 gün boyunca gündüz ve gece uyumadan, yemeden bekledikten sonra ödül olarak tutsak prenslerinin kendilerine verilmesini sağlamışlar ve dilekleri sorulduğunda, onların ne aşkını ne bedenlerini talep etmemişlerdir. Onun yerine maddî şeyler istemişler ve bu uygunsuz dilekleri nedeniyle, şövalyeler dokuz göbek boyunca hastalıklara maruz kalmışlardır.
Bu efsanevî Şahin Kalesi 1394'te Macaristan Kralı Sigismund'un ordusuna katılan
ve 1396'da I. Beyazıt tarafından Nicopolis'te daha sonra da 1402'de Ankara'da
Timurlenk tarafından tutsak edilen ve daha sonra Kafkaslar ve Rusya'ya
Anadolu'nun Kuzey'inden giden Johan Shiltberger tarafından sözü edilmiştir.
Pontus Dağları'ndaki seyahatinde şöyle der : Şahin denilen bir Kale'si vardır.
Oraya her kim giderse ve 3 gün uyumaz, üçüncü gün ve gece beklerse dileği
verilir. Sonra içeri girerse orada bekleyen bir Şahin'i görür ve onu gören Şahin
çığlık atar.
Bunun üzerine Dilek Perisi gelir ve sen beni üç gün üç gece bekledin; dile benden ne dilersen diye sorar. Maddî şeyler dileyeni lânetler ve böyle bir kimse bir daha hiçbir liyâkat kazanamaz. Ben ve yanımdakilerle birlikte bir adama para vererek bizi Kale'ye götürmesini istedik. Arkadaşlarımdan biri beklemek istedi. Bizi getir, eğer o beklemeyi sürdürmezse kaybolacağını ve kimsenin onun nerede olacağını bilemeyeceğini ve Kale ağaçlarla gizlendiği için kimse oraya nasıl gidilebileceğini bilmediğini söyledi.
Hamilton; OİNAİON Kalesi'ni aramaya giden ilk yabancı gezgindir. Ünye'deki Rum ev sahibi tarafından ona şunlar söylenmiştir. ÜNİEH yakınında ilgiye değer tek şey bir kayalık üstünde inşa edilmiş, harika merdivenleri, hamamları, kaya içine oyularak yapılmış olan Kale'dir. Böyle bir yeri görmek için büyük bir meraka kapıldım ve iki Rum çocuğunun rehberliğinde UNİEH Suyu Vâdisi'nde bir buçuk saatlik yürüyüşle Kale'nin eteklerine vardık.
Restore Edilen ve Temizlenen Ünye Kalesi ve Kaya Mezarı
Kale bir kaya üstüne yerleştirilmişti. Ormanlık tepelerle çevrilmiş, etrafta çayırlık alanlar ve çevresinde 150 metre yüksekliğe ulaşan ağaçlar bulunan bir yerdi. Bölgenin bir kenarında Kalek Kievi (Kale Köyü) adlı bir köy vardı. Tapınak gibi bir yerinde resimler vardı. Her halde bunlar Rum Azizleri'yle Hamilton tarafından kaydedilen Tapınak, kanatları açık bir Kartalla Kayaya kazınmış yerdi. Resimlerden anlaşıldığı kadarıyla bu mekân Bizans zamanında Hıristiyan Tapınağı olmuştu.
Oinaion Kalesi'nin Hamilton tarafından ziyareti onun demir madenini keşfetmesini
de söyledi. Bunu şöyle anlatır : İlk başarısız denemeden sonra Ünieh'e dönmeye
hazırlandığım sırada getirdiği ormanda 3 - 4 siyah kulübe gördüm. Bunların demir
ocağı olduğu söylendi. Bana bilgi veren, ayrıca yukarıdaki tepelerde de demir
işleriyle uğraşanların olduğunu söyledi. Oinaion Kalesi'ni gördükten sonra,
Niksar'a giden karayolunda diğer bir keşif yolculuğuna başladık.
John Freely