ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 31 Mayıs 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ÜNYE
İSKELESİ

 

Makale : Nazlı ERAY
(27.06.1992 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde yayımlandı.)

 

ÜNYE İSKELESİ

DÜŞ İŞLERİ BÜLTENİ

(Makaleyi Gönderen : Yüksel ŞEN)

            Sevgili okurlarım, sizlerle birlikle, sütunumun satırları arasında Karadeniz gezime devam ediyorum.

            En son Amasya'daydık. Orası, suya yansıyan eski evleri, ara sokaklardaki evlerde pişen cevizli - haşhaşlı börekleri, parkta dolaşan şehzade kılıklı sünnet çocukları ile geride kaldı.

Amasya ve Yeşilırmak

            Bayramın ilk sabahı Samsun'daki otel odamda uyandım. Balkonun dışında Karadeniz, o her zamanki buğulu hali ile sonsuza değin uzanıyor. Otelin alt kısmındaki kömür yığınlarının orada Rus Pazarı var. Rus Pazarı gece gündüz kalabalık. Ruslar, Tatarlar, Türkmenler, Kırgızlar, Türk aracılar... Halılar, kilimler, semaverler, plâtin saçlı bebekler, terlikler, kumaşlar, saç kıvırma makineleri, çay takımları çok ucuza satılıyor.

Foto : Dick Osseman - Ünye Market Scene

http://www.pbase.com/dosseman/unye_turkey

            Bayramın ilk günü Samsun bomboş. Tüm dükkânlar kapalı. Kenti koşar adım dolaşıyorum. Parktaki Atatürk Heykeli’ne rastlıyorum birden. Tüylerim ürperiyor. O denli görkemli ve güzel bir heykel bu! Sonradan kıyı kentlerinde gördüğüm, Atatürk'ten başka herkese benzeyen kısa boylu, tıkız, ifadesiz heykelleri düşündükçe içim sızlıyor.


http://www.samsun.gov.tr/

            İşte şu an, Samsun'daki parkın ortasında Atatürk'le karşı karşıyayım. ‘Gerçek' Atatürk'le. Atının gövdesindeki damarları bile görebiliyorum. Heykele yaklaşıp, heykeltıraşın adını okuyorum: "H. Krippel – 1928 / 31". Heykel, "Samsun vilayeti halkı tarafından 29Teşrin 1931’de" dikilmiş.

            Orada, Samsun'da o kadar güzelsin ki Atatürk!

            Şimdi otobüsümüz yemyeşil kıyıyı takip ederek Ünye'ye geliyor. Çamlarla bezenmiş bir parkın yanında Ünye İskelesi sonsuz maviliğe doğru uzanıyor. Hava güneşli: denizle gökyüzü birleşmiş o yüzden.

            Bomboş olan Ünye İskelesi, ben orayı gezerken birden kalabalıklaşıveriyor. Bayramlıklarını giymiş insanlar sarıyor çevreyi. Bir an, bir Federico Fellini filminin içinde sanıyorum kendimi. Mayolu, pazulu bir adam bir aşağı bir yukarı dolaşıyor, bir örnek neftî takım elbise ve neftî süet pabuç giymiş olan iki delikanlı, bir bisikletin üstünde iskelede yuvarlak turlar atıyorlar.


Yüksel ŞEN Kartpostal Arşivi

            Sanki bir yerden kulağıma 'Amarcord' filminin müziği geliyor. Yok, yok, alçaktan uçan martıların sesleri olmalı bu. Güneş gözlerimi kamaştırıyor. Delikanlılar neftî süet pabuçları ile pedalları hızlı hızlı çevirip, kayarcasına bir kez daha önümden geçip, iskelenin tam ucunda akıl almaz bir manevra yaparak dönüyorlar.



 

            Mayolu adam bir aşağı bir yukarı yürüyor. Denizle gökyüzünün birleştiği yerde mutlaka görünmeyen bir orkestra, insanların çocukluklarının parçalarını çalıyor. Bayram sevinci tutan bir iki oltalı genç görüyorum. Bir tanesi hızla çekiyor oltasını. Evet, evet tutmuş! 'Bayram sevinci'ni tutmuş. Bana bakan gözlerinden anlıyorum.

Park Restoran'dan İskele Görünümü - Dağıtım : Hüseyin Arın

Foto : Bekir Baki Aksu - Keskin Color Ltd. Şti. Mtb. /İst.

            Çamların arasındaki çay bahçesinin arasından geçiyorum. Semaverlerde çaylar; dondurmalarındaki ebemkuşağı renkleri yalayan çocuklar... Çamların kokusunu içime çekiyorum.

            Meydandaki "Cücür" Kitabevi’ne dalıyorum. Kartpostallar var; bir iki eski kitap. El ele tutuşmuş âşık resimleri...

Cumhuriyet Meydanı'ndan Çarşı Girişi ve Cücür Kitabevi

Solda Belediye Caddesi, Sağda Öğretmen Evi ve Hükûmet Caddesi

            Yeni baştan dönüp Ünye İskelesi’ne bakıyorum. Her şey ne güzel. Evet yanılmıyorum, denizle gökyüzünün birleştiği yerde o görünmeyen orkestra hâlâ çalıyor. Kulak veriyorum.

            "Si Bonney" adlı eski bir parçayı çalıyor.

            Ünye'ye âşık olmuşum. Haberim yok! Otobüse binip oradan uzaklaşırken anlıyorum.

            "Si Bonney." Ne güzel!

            Bayram sabahı Ünye'ye âşık olup, orayı yüreğimde taşıyarak yoluma devam ediyorum.

Çamlık Koyu - Sedat Türk Fotoğraf Arşivi

Rahmetli Musa Sami Güven Diktiği Fıstık Çamlarıyla Ünye Çamlığının Mimarı Olmuştur.

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR