|
ÜNYELİ GÂZİZÂDELER'DEN ŞÂİR AHMET MUHLİS VE AİLESİ |
|
Derleyen ve Yazan :
Mimar Ayşegül Hülya GAZİOĞLU
Anılar : Av. Sezai GAZİOĞLU
(İstanbul,
2011)
Sezal - Ayşegül H. GAZİOĞLU çifti evliliklerinin 31. yılını
kutlarken - 21.12.2009
ÜNYELİ GÂZİZÂDELER'DEN
ŞÂİR AHMET MUHLİS
VE AİLESİ
Gâzizâde Süleyman Sıtkı Bey ve Oğlu Şâir
Ahmet Muhlis GAZİOĞLU
(M. 1859 / H. 1275 Ünye - M. 1924) . /. (28.08.1911 Ünye -
18.06.1966 Ankara)
Ünye’de “GÂZİZÂDELER” diye tanınan aileden gelen Şâir AHMET MUHLİS Bey, H. 04.04.1327 - M. 28.08.1911 yılında, şâir ve hattat Süleyman Sıtkı Bey ile “Pamuk Hanım” lâkaplı Rukiye Hanım'ın, dördüncü çocukları olarak Ünye’nin Çamurlu Mahallesi'nde dünyaya gelmiş ve ilk gençlik yıllarına kadar burada yaşamıştır.
Şâir Ahmet Muhlis Bey'in dedesi Ali Bey, Horasan taraflarında yaşamaktayken, Kırım’da ve Kafkasya’da patlak veren Osmanlı - Rus Savaşları'na katılmış, savaş sonunda topraklarının Ruslar'ın eline geçmesi üzerine İstanbul’a gelmiş ve burada belediyede üst düzey bir görevde istihdam edilmiştir.
Bir müddet sonra, İstanbul’da şehremanetinde görevliyken, Ordu şehrinin yöneticisi tarafından aldığı bir davet üzerine Ünye’ye giden Gâzi Ali Bey, burada kurulmakta olan tersanenin veya limanın başına geçirilmiştir. Daha sonra da o yetkili kişinin baldızıyla, yani Mustafa Bey ve Zeynep Hanım'ın kızı olan Ayşe Dudu ile evlenerek artık Ünye’ye yerleşmiş, vefatına kadar da burada yaşamıştır.
Bu çiftin Ünye’de doğan iki oğlundan büyüğü Süleyman Sıtkı M. 1859 - H. 1275, küçüğü Mehmet Şükrü ise M. 1865 - H. 1281 yıllarında dünyaya gelmişlerdir.
Ahmet Muhlis GAZİOĞLU,
soyadı olarak 'GAZİ' kelimesinin kullanılmasının yasak
olduğu o yıllarda aldıkları ORHON soyadı ile imzaladığı ve kız kardeşi Leman
Hanım'a
1935 tarihinde gönderdiği Vize'deki askerlik günlerinden bir hâtıra fotoğrafı.
İlk gençlik yıllarındaki
Ünyeli Gâzizâde Ahmet Muhlis, babasının vefatından üç yıl sonra kız kardeşi
Hatice LEMAN ile...
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Karşılaştığı olaylar için ânında mısralar dizebilmesiyle tanınan şâirliği ve hattatlığının yanı sıra hem zeki hem de iyi eğitimli olduğu için Ünye Belediyesi’nde yüksek rütbede görevlendirilen Gâzizâde Süleyman Sıtkı Bey, buradaki bütün önemli işleri, yazışmaları vs. yürütmektedir. Bu yüzden daima aranan ve belediyenin vazgeçilemeyen kişisi konumuna gelmiştir. Hattâ okuma yazma bilenlerin bile çok az bulunduğu o dönemlerde, yerini dolduracak birinin bulunamayacağı bilindiğinden, askere çağrıldığı zaman, belediyedeki bu görevin de bir devlet hizmeti olduğu düşüncesiyle, belediyede işlerin aksamaması için ve ayrıca uzun yıllarını savaşlarda geçirmiş bir gazinin de oğlu olması dolayısıyla, askere gitmesine izin verilmemiştir.
Ahmet Muhlis GAZİOĞLU'nun Kabri Başayak Taşı
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.03.2007 11:43
Kırk yaşına gelmiş olan Süleyman Sıtkı Bey, Abdüsselâm Efendi ile Emine Hatun’un kızlarından M. 1882 (H. 1299) doğumlu Rukiye Hanım ile evlenir. İlk çocukları olan ve Hacı Hasan Bey'le evlenerek Öztürk ailesine gelin giden M. 1901 (H. 1317) doğumlu Emine Ubeyde Hanım, hayatını Ünye’de geçirmiş ve hiç çocuğu olmamıştır. İkinci çocukları ise genç yaşta vefat eden M. 1903 (H. 1319) doğumlu Mustafa Suphi Bey'dir.
Ahmet Muhlis GAZİOĞLU'nun
Kabrinde Suluk ve Ağaçlar
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.03.2007 11:45
Daha sonra M. 1909 (H. 1325) yılında dünyaya gelen ağabeyi Mehmet Sedat ve M. 1916 (H. 1332) doğumlu kız kardeşi Hatice Leman ile toplam beş kardeş olan Şâir Ahmet Muhlis, mutlu geçen çocukluk yıllarından sonra henüz 13 yaşındayken, daha doyamadığı 65 yaşındaki babasının M. 1924 (H. 1340) senesinde, Ünye’de vefatı üzerine hayat mücadelesine erken yaşta başlamak zorunda kalmıştır. Bu amaçla anneleri Rukiye Hanım 15 yaşındaki ağabeyi Mehmet Sedat ile birlikte kendisini Maksut AHBAP isimli bir Ermeni terzinin yanına çırak olarak vermiş (ki kendisiyle uzun yıllar görüşmelerinin devam ettiğini gönderdikleri 31.12.1952 tarihli bir Ünye manzarası kartın arkasındaki yeni yıl tebrikinden anlıyoruz). Böylece delikanlılığa geçiş yaşları, onların aile geçindirme gailesi içinde geçirdikleri yıllar olmuştur.
Rukiye Hanım (Pamuk Hanım / 1883 - 1952) ve 1935/36'da Hatice
Leman Hanım (1916 - 1955)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Ağabeyi Mehmet Sedat, askerlik çağına gelinceye kadar burada çalışmış, daha sonra Keşan’da askerliğini yapmak üzere Ünye’den ayrılmış; tekrar dönmese de gönlünde Ünye’yi hep saklamış, Ünyelilerle dostluğunu sürdürmüştür. Oğlu Sezal Bey'in, babasından duyduğu ve hattâ görüştüğü kişiler olmuştur. Bunlar arasında Dr. Eflâtun GÖKŞİN ve eski Orman Bakanlığı Müsteşarı (Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Teftiş Heyeti eski başkanlarından) Kâmil BERKMAN’ın ayrı bir yeri olmuş hayatında.
Gâzizâde
Mehmet Sedat Bey (1909 - 1976)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Askerlik sonrası Zonguldak’taki Taş Kömürü İşletmeleri’nde göreve başlayan Mehmet Sedat Bey, 1936 yılının son günü Zonguldak’tan Hasan ve Fatma ÜNALAN çiftinin kızlarından, 18 yaşındaki Ümmü Hanım'la hayatını birleştirmiştir. Daha sonra Ünyeli Kâmil Berkman vasıtasıyla işini değiştirmiş ve Zonguldak Tapu Kadastro Müdürlüğü’nde, Arazi Tahrirat Komisyonu Reisliği yapmaya başlamıştır. Arazilerde, zor şartlarda kimi zaman at sırtında dolaşmayı gerektiren bu görevde 3 - 4 yıl kadar çalışmıştır.
Gâzizâde Mehmet Sedat Bey'in eşi Ümmü
Hanım (1918 - 1981)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Bu arada ağabeyinin askere gitmesinden sonra, bir müddet daha Ünye’de yaşamını sürdüren Şâir Ahmet Muhlis Bey, açtıkları terzi dükkânında işlerini ilerletmiştir. 1935 – 1936 yıllarında Kırklareli - Vize’de yerine getirdiği askerlik görevini tamamladıktan sonra Ünye’ye dönmüştür.
Şâir Ahmet
Muhlis GAZİOĞLU'nun MİHNET YOLCUSU adlı şiiri
Çok zeki ve çalışkan bir insan olan Ahmet Muhlis Bey, babasını erken yaşta kaybetmesi nedeniyle yüksek tahsiller yapamamış ancak, bilgi ve kültürünü arttıracak fırsatları değerlendirmeyi de ihmal etmemiştir. Meselâ, radyodan kendi kendine çalışarak İngilizce öğrendiğini ve gayet de güzel İngilizce konuştuğunu yeğeni Sezal Bey'den öğreniyoruz. Ayrıca Türkçe bilgisinin de çok kuvvetli olduğunu belirten Sezal Bey, amcasını; güzel konuşmasıyla kendisini dinleten, şiire meraklı, hoş sohbet biri olarak hatırladığını söylemektedir.
Şiirle ilgisi küçük yaşlarda, belki de babasına özenerek başlamış olan Ahmet Muhlis Bey'in, yine ondan gelen yeteneğiyle yazdığı şiirlerinde tarih, siyaset ve felsefî konular ağırlıklı imiş. Şâirler ve şiirleri hakkında da derin bilgi sahibi olduğunu 05.07.1964 tarihli Ulunay’ın "Takvimden Bir Yaprak" köşesine gönderdiği düzeltme yazısından anlamaktayız. Ayrıca, Sezal Bey'in anlattıklarından, Samet AĞAOĞLU ve Refik KORALTAN ile de yakın dostlukları olduğunu öğreniyoruz. Belki onların anılarında da yer bulmuştur.
19.05.1938 tarihini not
düşerek ve M. Orhon imzasıyla
“Çok sevgili hemşirem Bayan Leman’a
Ağabeyinin Ankara hatırası” olarak verdiği
bu fotoğraf Ahmet Muhlis Bey'in
Ankara’daki ilk yıllarından bir görüntüsü.
Ayşegül H. GAZİOĞLU Gazete ve Fotoğraf Arşivi
Daha sonra otuzlu yılların sonunda önce kendisi daha sonra da annesi Rukiye Hanım ve küçük kardeşi Hatice Leman Hanım ile birlikte Ünye’den ayrılarak Ankara’ya yerleşmişlerdir. Burada açtığı dükkânında terzilik işini yürüten Ahmet Muhlis Bey'in yanı sıra, PTT’de göreve başlayan kardeşi Leman Hanım da aile geçimine katkıda bulunmaya başlamıştır.
Ahmet MUHLİS Bey'in kız
kardeşi Hatice LEMAN Hanım'a ait 1950 yılından iki fotoğraf.
Yanda, annesi RUKİYE Hanım ve iki komşu çocuğuyla birlikte Ankara’daki evlerinin
bahçesinde…
Ayşegül H. GAZİOĞLU Gazete ve Fotoğraf Arşivi
Aynı yıllarda Zonguldak’taki görevinden ayrılan ve Ankara’ya gelerek Devlet Demir Yolları’nda memuriyete giren ağabeyi Mehmet Sedat Bey de eşiyle birlikte Ankara’da yaşamaya başlayınca aile yeniden bir araya gelmiştir.
Solda LEMAN Hanım, sağda ise ÜMMÜ
Hanım
1940 yılı Ankara’sında birlikte yaşadıkları dönemde şık kıyafetleriyle…
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Mehmet Sedat Bey ile Ümmü Hanım'ın 1941 yılında, “Ünyeli Zonguldaklı'yı aldı” cümlesinden çıkardıkları ismi verdikleri Üzal ile 1945 yılında Sezal isimli oğulları da Ankara yıllarında aileye katılmıştır. Dışkapı’daki evlerinde hep birlikte oturan ve o dönemde “ORHON” soyadını kullanan GÂZİZÂDE Ailesi, II. Dünya Savaşı’nın sıkıntılı yıllarını birbirlerine destek olarak atlatmışlardır.
Mehmet Sedat Bey'in Kayınpederi (1894 - ?)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Meselâ eşimin, annesinden dinlediğine göre 7 sene süresince Galiçya’da savaşmış, hattâ bir bombardıman sırasında bütün dişlerini kaybetmiş olan, Ümmü Hanım'ın babası Hasan ÜNALAN Bey, savaş sonunda askerlerin dağılmasıyla, cepheden Zonguldak’a kadar yürüyerek gelmiş ve evinin bodrumunda savaş sonrası, başladığı kunduracılığı ilerletip zengin olmuş.
Mehmet Sedat Bey,
10.01.1943 tarihinde Ankara sokaklarında yürürken...
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Bu sırada İkinci Dünya Savaşı patlak verince yeniden askere çağrılan Hasan Bey, savaşın acılarını görmüş ve uzun yıllarını savaşlarda geçirmiş olduğu için muafiyet imkânlarını araştırırken, devreye giren Şâir Ahmet Muhlis Bey, milletvekili tanıdıkları vasıtasıyla bunu sağlamış. Bunun üzerine, kendisine bir şükran ifadesi olarak terzihanenin daha verimli çalışmasını sağlayacak ayaklı bir dikiş makinesi alınmasının faydalı olacağı konusunda babasını ikna eden Ümmü Hanım'ın, makine alındıktan sonra, işlerin daha hızlanarak açılmasıyla haklılığı ortaya çıkmış ve böylece aile geçiminde bir ferahlık yaşanmıştır.
Öndeki Ümmü Hanım'ın kabri
- Baş Taşı'nda "Bartınlı Ümmü GAZİOĞLU ruhuna fâtiha 1334 - 1981" yazmaktadır.
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Şiirlerine de yansıyan bu sıkıntılı günlere rağmen kendisini en iyi şekilde yetiştirmiş, genel kültürü kuvvetli bu kardeşler Ünyeli dost ve akrabalarının da desteğiyle Ankara’da da iyi bir çevre edinmişlerdir. Dükkânları bir terzihane olmanın ötesinde siyasal ve kültürel bir toplanma yeri haline gelmiş zamanla… Öyle ki eltimden dinlediğim şu anektodu anlatmadan geçemeyeceğim : Demokrat Parti’nin başa geçtiği ya da geçeceği sıralarda dükkâna gelen partililerle yapılacak işler üzerine konuşuyorlarmış. “Nasıl yapsak da insanların gönlünü en iyi şekilde kazansak, hangi hizmete öncelik versek?” diye düşünürlerken Ahmet Muhlis Bey, “Öncelikle İstanbul’a yol yapmalısınız; yol olmadan hiçbir şey olmaz” demiş. Bu fikri benimseyen partililer, konuyu başkanlarına iletmişler. İşte ondan sonra Adnan Menderes İstanbul’da yol çalışmalarını başlatmış. O yollardan her geçişlerinde eltim “Bu yolların yapılmasında babanızın amcasının da payı var” dermiş çocuklarına.
Mehmet Sedat Bey ve eşi Ümmü
(Aysel) Hanım, 1964 yılında Kuzguncuk’taki evlerinde,
birbirlerinin gözlerine bakarak sanki, içinde sakladıkları, geçen mutlu
yaşanmışlıklarını seyrediyorlar…
Fotoğraf : Üzal GAZİOĞLU / Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Daha sonra Devlet Demir Yolları’ndaki görevinden de ayrılan Mehmet Sedat Bey, 1945 yılı sonlarında eşi ve çocuklarıyla birlikte İstanbul’a gelip Kuzguncuk’a yerleşerek maliyede göreve başlamıştır. Ancak çalışmakta olduğu maliyede iyi bir terfi alabilmesi için bir müddet İstanbul dışında görev yapması gerektiğinden 1950 yılında, eşi ve çocuklarıyla birlikte tekrar Ankara’ya giden Mehmet Sedat bey, iki sene burada kaldıktan sonra terfi alarak yeniden İstanbul’a dönmüştür.
Çocukluk ve gençlik
fotoğraflarında görüldüğü gibi amcasına benzerliğiyle dikkat çeken Üzal GAZİOĞLU
(1941 - 1998)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
İstanbul Maliyesi’nin Millî Emlâk Müdürlüğü’ndeki görevine kontrolör olarak devam edip emekli olana kadar da orada çalışmıştır. Bu yıllarda Ankara’da okula başlayan Sezal GAZİOĞLU ve ağabeyi Üzal GAZİOĞLU eğitimlerine artık İstanbul’da devam etmiş ve çok sevdikleri amcalarından uzakta olmanın hasreti ile büyümüşlerdir.
1965 yılında ağabeyini ziyâretinde
Kuzguncuk'taki evin balkonundan
boğazı seyrederken yeğeni Üzal tarafından fotoğrafı çekilen Ahmet Muhlis Bey
Fotoğraf : Üzal GAZİOĞLU / Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Yeğeni Sezal Bey'in anlattığına göre fırsat buldukça ağabeyini ziyaret için İstanbul’a gelen amcaları, onları hep hediyelerle sevindirirmiş. Hattâ kendi gelemese bile mutlaka bayramlarda onlar için birer takım kıyafet dikip gönderirmiş.
1965 yılında Kuzguncuk
sokaklarında,
Önde Mehmet SEDAT, arkada Ahmet Muhlis GAZİOĞLU Kardeşler
Fotoğraf : Üzal GAZİOĞLU / Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Zira, kendisi hiç evlenmediği için ağabeyinin çocuklarını kendi çocukları gibi severmiş.
Ünyeli Şâir Ahmet Muhlis GAZİOĞLU'nun
Annesi (Süleyman Sıtkı Efendi'nin eşi) Rukiye ORHON'un (1882 - 1952) Kabri
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE -
Cebeci Asrî Mezarlığı / Ankara - 18.08.2011
1952’de anneleri Rukiye Hanım'ı, 1955’de de hiç evlenmemiş olan kız kardeşleri Leman Hanım'ı, yakın aralarla kaybedince Şâir Ahmet Muhlis Bey Ankara’da yalnız kalmış ve ağabeyinin ısrarlı İstanbul’a yerleşme davetini, dostlarından kopmak istemediği için bir türlü kabul etmemiştir.
Ünyeli Şâir Ahmet Muhlis GAZİOĞLU'nun
Kızkardeşi Hatice Leman GAZİOĞLU'nun (1916 - 1955) Cebeci'deki Kabri
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - Cebeci Asrî Mezarlığı / Ankara - 18.08.2011
Ancak 11 yıllık bu yalnız yaşadığı dönem içinde sık sık İstanbul ve Ünye’ye ziyâretler yapmıştır.
Soldan sağa : Mehmet SEDAT,
Ahmet MUHLİS, Hatice LEMAN kardeşlerin
yanında Sedat Bey'in eşi Ümmü Hanım ile çocukları SEZAL ve ÜZAL kardeşler,
baldızı Meliha
Hanım ve eşi Hüseyin Bey 1953 yılında, ailece bir İstanbul gezmesindeler…
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Ahmet Muhlis Bey, çok sevdiği kız kardeşini genç yaşta kaybedince hem onun hâtırasını yaşatmak hem de içenlerden ruhuna bir şükran ulaşması için Ünye’deki ÇAMLIK PARKI'nın içine LEMAN GAZİOĞLU adına bir çeşme yaptırmıştır. İnsan boyundan 50 - 60 cm daha yüksek ve küp şeklindeki gövdenin üzerinde saçaklı çatısı bulunan bu çeşmenin musluklarından, dağlardan gelen ve 'acı su' olarak bilinen suyun akmasını sağlamıştır. Ama ne yazık ki belediye zaman içinde yenileme çalışmaları sonucu bu hayratı yıkıp yerine fotoğrafta görülen çeşmeyi yapmış ve yazıyı onun üzerine oturtmuştur. Ayrıca Ahmet Muhlis Bey'in Ünye’ye katkıları içinde, tersane iskelesinin yapımı ve Musa GÜVEN ile birlikte çevre ağaçlandırmaları konusundaki büyük emekleri de sıralanabilir.
Çamlık Rekreasyon Alanında Leman GAZİOĞLU
Çeşmesi
Hayrat Çeşmenin öncesi kübik profilde, saçaklı ve insan boyundan 50 - 60 cm
yüksekteydi.
Hiç evlenmemiş olan Ahmet Muhlis Bey, ömrünün baharında 1966 yılında, 55 yaşında olduğu halde, Ankara’daki evinde vefat etmiştir.
Babası ve Ubeyde Ablası Ünye’de gömülü olan Ahmet Muhlis Bey'in kabri, annesi ve kız kardeşininki gibi Ankara Cebeci Mezarlığı’ndadır. Hepsinin ruhu şâd olsun!
Şâir Ahmet Muhlis GAZİOĞLU'nun
Cebeci'deki Kabri
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE -
01.03.2007 Ankara
Bu arada M. Sedat Bey'in çocukları da büyümüş ve bunlardan, Üzal GAZİOĞLU’nun, Kırım göçmenlerinden Zekeriya Bey ile Huriye Hanım'ın en küçük kızları Ayşe Hanım'la evliliğinden, 1972'de Çağatay ve 1978'de Sedat Esin isimli iki çocuğu olmuştur.
Dede – torun bir gezmede…
Yanda herkes kendi yavrusunu tutuyor : Sedat Bey Üzal’ı, Üzal Bey de Çağatay’ı…
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Ancak, ne yazık ki M. Sedat Bey Çağatay’dan başka hiçbir torununu görememiştir. Zira 1976 yılının 27 Kasım'ında beyin kanaması sonucu, daha sonra taşındıkları Bağlarbaşı’ndaki evlerinde vefat etmiştir. Kabri İstanbul - Çamlıca’daki Çakaltepe Mezarlığı’ndadır. Yanında eşi, bağrında oğlu ile yeşillikler altında yatmaktadır. Ruhları şâd olsun.
Önde Mehmet Sedat Bey'in,
arkada Ümmü Hanım'ın kabirleri
Baş Taşı Yazısı : Hüvelbâki Ünyeli Mehmet Sedat GAZİOĞLU Ruhuna Fâtiha (1325 -
1976)
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
M. Sedat Bey'in, Hukuk Fakültesi'ni bitiren küçük oğlu Sezal Bey ise Burdur’daki askerlik hizmetini tamamlayıp döndükten sonra bir müddet mesleğini yapmış ama daha sonra ağabeyi Üzal Bey'le birlikte demir ticareti ile tüccarlığa adım atmıştır. Bu dönemde, 1978 yılı sonunda mimar Ayşegül Hanım'la hayatını birleştiren Sezal Bey'in, Gazi Üniversitesi Fizik Bölümü mezunu olan büyük oğlu Ahmet Onur’a amcasının ilk ismini vermesi de geleneklere bağlılığının yanı sıra, ona olan muhabbetinin bir nişânesidir.
Soldan Sağa: Mehmet
SEDAT ve Ümmü Aysel GAZİOĞLU, büyük oğulları ÜZAL Bey'i evlendirdikleri gün ilk
gelinleri Ayşe Hanım'la…
Solda Ümmü Aysel Hanım, sağda Ayşe
- Üzal çifti, çocukları Çağatay ve Esin ile Ayşegül - Sezal GAZİOĞLU çiftinin
düğününde...
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Sezal GAZİOĞLU Yedek Subay iken ve lise çağlarında...
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Diğer çocuklarına gelince, 2005 yılında üniversiteden sınıf arkadaşı olan Dilek Hanım'la hayatını birleştiren 1981 doğumlu büyük oğlu Ahmet Onur, Hatay’da tamamladığı askerlik görevinden sonra, İstanbul’da bilgisayar programcılığı yapmakta, bir yandan da ortaokul çağlarında başladığı müzik çalışmalarını yurtiçi ve yurt dışı konserlerle sürdürmektedir.
Sezal GAZİOĞLU’nun
büyük oğlu Ahmet ONUR 28.08.2005'deki düğünlerinde, eşi Dilek ve anneannesi
Güzide AKIN ile...
Sezal GAZİOĞLU’nun
oğulları, Soldan Sağa : H. E. ERDEM, A. ONUR ve M. Önder GAZİOĞLU 20.11.2009
tarihli bu fotoğrafta
görüldüğü gibi askerden yeni gelen ağabeyini yalnız bırakmamak ve ona moral
vermek için Erdem de aynı saç modelini tercih etmişti.
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
1990 doğumlu en küçük oğlu H. E. Erdem GAZİOĞLU ise üç yıldır sürdürdüğü çalışma hayatını başarıyla yürütmekte olup, bir yandan da iç mimarî kursuna katılarak kendine yeni bir gelecek çizmeye çalışmaktadır.
Kucağında ağabeyinin oğlu
Çağatay, yanında annesi Ümmü Hanım ve babası M. Sedat GAZİOĞLU.
Burdur’da yedek subay
askerliğini yapmakta olan Sezal GAZİOĞLU kendisini ziyârete gelen ailesiyle
birlikte.
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Üzal GAZİOĞLU’nun Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun büyük oğlu Çağatay Bey, babasının vefatından sonra bir müddet amcasıyla alüminyum işinde ortak olarak çalışmış ama daha sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde gazetecilik eğitimi alan ve henüz evlenmemiş olan kardeşi Sedat Esin Bey ile birlikte, kendi işlerini kurmak üzere ayrılmıştır.
Sedat Esin GAZİOĞLU - Çağatay GAZİOĞLU
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Bu arada Çağatay Bey'in, Seda Hanım'la yaptığı evlilikten dünyaya gelen oğlu Batuhan (06.07.2001) ve kızı Tuana (12.11.2008 ), Ünyeli “GÂZİZÂDELER”in en genç bireyleri olarak, İstanbul’da yaşamlarını sürdürmektedirler.
Kozyatağı İlköğretim
Okulu'nda öğrenimini sürdürmekte olan Batuhan GAZİOĞLU
Onur - Dilek çiftinin düğününde annesi Seda Hanım ile birlikte - 28.08.2005 ve
kardeşi Tuana GAZİOĞLU
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Şâir Ahmet Muhlis Bey'in amcası Mehmet Şükrü’nün ise Mustafa Bey ve Bülbül Hanım'ın kızları Zekiye Hanım ile evliliğinden, Ahmet Fazıl, Hüseyin Adil ORHON ve Emine Şekûre isimli üç evlâdı olmuştur. Bunlardan Hüseyin Adil ORHON’un, İbrahim ve Emine Hanım'ın kızı olan Fahrünnisa Hanım'la evliliğinden Fazıl Murat ORHON ve Özdemir ailesine gelin giden, Fatma Ferhunde isminde iki evlâdının olduğunu bilmekteyiz. Kızı Emine Şekûre de Abdullah TOKAÇ ile evlenerek Ünye eşrafından Tokaçzâdelere gelin gitmiş ve bu evlilikten iki kızı bir oğlu olmuştur. Bunlardan Sulhiye Hanım, Osman Savaşkan’la, Gül Hanım da John Jüstensen ile evlenmiştir. Oğulları olan, Galatasaraylı millî futbolcu Muzaffer Tokaç (1922 – 2009) ise Sevinç Hanım'la evlenmiştir. Futbolu bıraktıktan sonra Amerika’ya yerleşmiş ve orada vefat etmiştir. Bu kolla bağlantı koptuğu için fazla bilgi edinilememiştir.
Şâir Ahmet Muhlis ve Mehmet Sedat
Beyler'in Teyzesi Ferdane UGAN Hanım
Ayşegül H. GAZİOĞLU Fotoğraf Arşivi
Daha çok Ahmet Muhlis ve Mehmet Sedat Beyler'in teyzesi olan, Trabzonlu Müderris Fatih Dersiâmı Huzur-u Hümayun Hocası Abbas Şükrü Efendi'nin eşi Ferdane UGAN ve çocukları Hidayet SİNEMOĞLU, Dr. Şakir UGAN ve Yük. Müh. Hakkı UGAN ile görüşmeler, bu kişilerin vefatına kadar devam etmiş; ancak ne yazık ki sonraki nesil bu bağı sürdürememiştir.
M. Ufuk MİSTEPE ve Yüksel ŞEN Şâir Ahmet Söyleşisinde
M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 26.02.2007 10:52
Not : Bu
makaleyi destekler mahiyetteki diğer detay makalesine ulaşmak için
lütfen
http://unyezile.net/ahmet.htm adresine tıklayınız!
Devam Edecek