.
|
FOTOĞRAFLAR |
|
Albümü Yayıma
Hazırlayanlar :
İrfan DAĞDELEN - Av. Ahmet YILMAZ
Ünye Kültür Havuzunun Farklı Desenleri
FOTOĞRAFLAR
İLE ÜNYE
Eski Ünye Fotoğrafları : Yusuf ALVER
Günümüze Ulaştıranlar : Nazlı ŞENALP - Eren TOKGÖZ
Sergilendiği Yer ve Tarih : Ünye 1990
Eski
Ünye Evleri Fotoğrafları : Eren TOKGÖZ
Sergilendiği Tarih : Ünye 1990 / Bolu 1991
Fotoğraf Alt Metinleri : Eren TOKGÖZ
Yeni
Ünye Fotoğrafları : Resim Öğretmeni Üzeyir KOYUN
Av. Ahmet YILMAZ![]() |
![]() |
İrfan DAĞDELEN![]() |
Yapım :
İmaj Reklâm 0 (212)
258 71 23
Görsel Tasarım :
Bülent MAMATİ - Halil SAYGIN
Yeşilay Genel Sekreteri Ahmet Sırrı ARVAS
Yeşilay Gönüllüsü İdris Naim ŞAHİN'e Rozetini Takarken - 27.09.2006
http://www.yesilay.org.tr/yorum/panel/haberresim/idris_naim_sahin.JPG
SUNUŞ
GEÇMİŞİN HÂFIZASINA YOLCULUK
Günlük hayattan anlık görüntülerin kaydedildiği fotoğraf kareleri, sanki bize geçmişle ilgili çok yönlü bilgiler sunan hâfıza defterleri gibi. Yaşadığımız anları çeşitli vesilelerle dondurduğumuz bu fotoğrafların izinde geçmişe dair izler sürmemiz mümkün.
Siyah beyaz bir fotoğrafta bizi yakalayan bir içli bakış, bir hüzünlü tebessüm, o döneme ait sosyal bir olguyu yansıtırken; bir ihtişamlı mazi köşkünün vakâretinden bir Arnavut kaldırımlı sokağın sükûnetinde de dönemin başka izlerine rastlarız.
Ülkemiz topraklarında ilk fotoğraf 1840 yılında bir Fransız tarafından İzmir'de çekilmiş. İstanbul'un ilk fotoğrafları ise Osmanlı Darphanesi'nde çalışan bir İngiliz tarafından çekilmiştir.
Yalıkahvesi ÜNYE'de YALILAR - 1880 Yılında Ünye Kumsalında Çaparlar ve
Surlar
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler
Bölümü Fotoğraf Albümü
Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN -
(İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet
Gazetesi'nde Yayımlandı.)
Sultan Abdülaziz döneminde İstanbul'u ilk kez baştan başa fotoğraflayan Abdullah Biraderler'in (Abdullah Frères) çalışmaları olmasaydı o günün İstanbul'u muhayyel bir manzara arz edecekti zihinlerimizde.
Sultan II. Abdülhamit döneminde onun talimatıyla Kutsal Topraklar’da fotoğraf çeken sanatçıların bugün İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Bölümü Arşivi’nde bulunan çalışmaları da o beldelerle ilgili bir bakış açısı kazandırıyor hepimize.
Yalıkahvesi ÜNYE'de YALILAR - 1880 Yılında Ünye Orta Yılmazlar Mahallesi
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler
Bölümü Fotoğraf Albümü
Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN -
(İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet
Gazetesi'nde Yayımlandı.)
Ünye'nin ilk fotoğraflarının ne zaman çekildiğini maalesef bilemiyoruz.
Altın bir medeniyet zincirinin nadide halkalarından biri olan Ünye 'mize ait fotoğrafları izlemek, bir özel bakışla seyretmek bizleri her defasında farklı bir duygu iklimine taşıyor.
Ünye 'ye ait bu fotoğraflar bize geçmişimize dair vesikalar sunuyor geleceğimizi nasıl kurmamıza dair fikirler veriyor.
Bu albüm bu yüzden çok önemli ve değerli. Özel albümlerde yer alan daha nice Ünye fotoğraflarının kurulacak bir merkez organizesinde toplumun hâfızasına kazandırılmasını da arzuluyor, bu ilk adıma emeği geçenleri saygıyla selâmlıyorum.
İdris Naim ŞAHİN
İstanbul
Milletvekili
1880 Yılında Ünye İskele Mevkiinde Çaparlar ve Tarihî Çınar Ağacı
II. Abdülhamit Han Fotoğraf Albümü - Yıldız Kütüphanesi İ. Ü. Nadir Eserler
Bölümü Fotoğraf Albümü
Günümüze Aktaran : Tarihçi Osman DOĞAN -
(İlk Kez 06.05.2005 Tarihli Hizmet
Gazetesi'nde Yayımlandı.)
ÖNSÖZ
Ayhan DOĞAN
Ünyeliler Derneği Başkanı
Dernekler, belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek gayesiyle kurulan yasal topluluk ve cemiyetlerdir.
Yerel dernekler ise doğduğu topraklardan herhangi bir sebeple ayrılan insanların, bulundukları yerlerde birlik beraberlik ve yardımlaşma amacıyla “hemşehrilerin bir araya geldikleri sivil toplum kuruluşları” olarak adlandırılabilir.
Bu amaçla kurulan Ünyeliler Derneği kuruluşundan bugüne kadar birçok aktivite gerçekleştirmiştir. Bunlardan bazıları; her hafta düzenli olarak Cuma günü akşamları yapılan toplantılar, belirli zamanlarda günün anlam ve önemine göre yapılan etkinliklerdir. Bu faaliyetlerin yanında belki de en önemlisi ve kalıcı olanı kültürel mirası yarınlara taşıyacak olan yayın faaliyetleri yapmaktır. Bugüne kadar 'I. Ünye Kurultayı’ ve "Ünye Doğumlu Osmanlı Devlet Adamları" isimli yayınları gerçekleştirmiş olan derneğimiz, bu çalışmalarına bir yenisini daha eklemektedir.
Şirin Ünye'mizin tanıtımına katkıda bulunacak, geçmişin hâfızasını geleceğe taşıyacak, o günün sosyo - kültürel yapısını, evlerini, doğasını gözlerimizin önünde nostaljik bir tablo gibi sergileyecek olan "Fotoğraflar ile Ünye" albümü çalışması, uzun ve titiz bir çalışma neticesinde hazırlanmıştır. Bu albüm hiç kuşkusuz belli fedakârlıklarda bulunularak gerçekleştirilmiştir.
Ünyeli hemşerilerimizin gönlünde ayrı bir yere sahip olacağını düşündüğümüz bu eserin hazırlanmasında bizleri yalnız bırakmayan Kurucu ve Onursal Başkanımız İdris Naim ŞAHİN Bey'e, Av. Mustafa HAMARAT Bey'e, bu eseri hazırlayan Av. Ahmet YILMAZ ve İrfan DAĞDELEN Beylere teşekkür ederim.
HAZIRLAYAN ÖNSÖZÜ
Av. Ahmet
YILMAZ
İrfan DAĞDELEN
Tarih araştırmalarında belge ve dokümanların yanında 19. yy.’dan itibaren fotoğrafların katkısı hiç kuşkusuz tartışılmaz hale gelmiştir. Geçmişin tarihsel topografyasını, sokaklarını, insanlarını, sosyal ve kültürel durumlarını, yaşayışlarını canlı bir şekilde bizlere aktaran fotoğraflardır.
Son zamanlarda ülkemizde yerel tarih çalışmaları çoğalmaktadır. Yalnız; belge, doküman ve bilgi bulmakta güçlüklerle karşılaşılmakta ve hattâ bulunamadığından dolayı bir çok çalışma yarıda kalmaktadır Ünye bu yönden şanslı bir yere sahiptir.
Ünye'de kent kültürünün oluşmasında, tarih bilincinin canlanmasında ve kültür seviyesinin yükselmesinde Ünye Tarih Araştırmaları’nın katkısı küçümsenmeyecek kadar büyüktür.
1800'lü yıllardan itibaren ulusal basında tarihî, iktisadî, coğrafî anlamda kendine yer bulmuş, fotoğrafları yayımlanmıştır. Servet-i Fünûn ve Şeh-Bâl Dergileri bunlara en güzel örnektir.
Elinizdeki bu fotoğraf albümüyle geçmişten geleceğe uzanan bir zaman dilimi içersinde Ünye'mizin tarihî topografyasının nasıl değiştiğine tanık olacaksınız.
Türk konut mimarîsinin en güzel örneklerinin sergilendiği Ünye ev ve konaklarının bir bir yok olması, yerini beton bloklara bırakması belki de Ünye'deki değişimi genelleyerek Türk kültür yapısının da ne denli değiştiğini kıyaslama fırsatı bulacaksınız.
Cumbalı evlerden dar sokaklara, sıcak komşuluk ilişkilerinden çocukluk arkadaşlıklarına kadar bir çok anıyı bünyesinde saklayan o güzelim evler hâtıralarla birlikte yok olup gitmektedir.
Albüme başlangıcından itibaren şöyle bir göz atıldığında Safranbolu’nun meşhur evlerinden veyahut Amasya’nın güzelim konaklarından aşağıya kalır bir tarafı yokmuş. Gönül isterdi bu güzelim ev ve konaklar fotoğraflarda kalmayıp, bir kent - müze haline dönüştürülebilseydi. Her şeye rağmen mevcut olanların korunmasını temenni ederiz.
Rum Kilisesi'nin de Görüldüğü Orta Mahalle ve
Yalıkahvesi'nde Yalılar
Ünye Evlerinin Tümüyle ve Sorumsuzca Yok Edilen Mimarî Örnekleri
!
Bizler işte bu albümle, yaşanan bu anıları hiç olmazsa fotoğraf makinesinin objektifinden kâğıda ve kitaba aktarıp gelecek kuşaklara bu değişimi tersine çevirmesi dilek ve temennisiyle yayımlıyoruz.
Hiç kuşkusuz bu çalışmalar ferdî çalışmalar değildir. Albüm hazırlanırken bizlere başta Ünyeliler Derneği Onursal Başkanı Sayın İdris Naim ŞAHİN Beyefendi olmak üzere maddî ve manevî anlamda her zaman yol gösteren Av. Mustafa HAMARAT Beyefendi’ye sonsuz şükran ve minnetlerimizi sunarız. Dernek Başkanımız Ayhan DOĞAN'a minnettarız. Bu fotoğrafları çeken ve günümüze kadar ulaştıran ve fotoğrafları en güzel dizelerle süsleyen Sayın Eren TOKGÖZ, Nazlı ŞENALP'e yaptıkları bu hizmetten dolayı minnettarız. Kitabın basımına sponsor olan ve bu tür çalışmalarımızda her zaman yanımızda olan Musa HAMARAT’a katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Ayrıca baştan itibaren bilgi koordinasyonu sağladığımız değerli arkadaşlarımız Osman DOĞAN, Yusuf ALVER, Yaşar ARGAN. Mustafa Kemal YENİ, Abdullah Murat EREREN Beyefendilere teşekkürlerimizi bir borç biliriz.
Yusuf ALVER
Eczacı
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007 09:19
Ünyeli olmanın bir ayrıcalık olduğu bilinciyle gurbette kaldığım uzun yıllar hep Ünyeli’yim diye övündüm.
Ünye nüfusunun henüz beş binler olduğu yıllarda çocukluk günlerimin geçtiği bu ilçede büyüğüyle, genciyle, çocuğuyla ismen de neredeyse tamamını tanıdım.
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 01.10.2007 09:21
1950'de Ünye Ortaokulu’nu bitirip İstanbul Kabataş Erkek Lisesi'ne, sonra Almanya'ya Frankfurt Üniversitesi'ne gidişim ve 1961 dönüşüm... Geçen bu 11 yılı hep Ünye özlemiyle geçirdim.
Zannederim Ünye ve Ünyeli’yi benim kadar sevmiş az kişi vardır. İşte bu özlemi odamın bütün duvarlarına astığım, çektiğim o Ünye resimlerini, o Ünye manzaralarını seyrederek gidermeye çalıştım hep.
1950'li Yılların Voiglander Marka Antika Fotoğraf
Makinaları
http://urun.gittigidiyor.com/VOIGLANDER-BESSA_W0QQidZZ5952060#aciklama
Sizin hiç, bir resme bakarken gözlerinizin yaşardığı oldu mu?..
İlk resimlerimi lise yıllarında "Voiglander" marka makinemle çektim ve çoğunlukla İstanbul'da tab ettirdim.
M. Ufuk MİSTEPE ve Yusuf ALVER Karadeniz Eczanesi'nde
M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - 01.10.2007 09:20
Türkiye'ye henüz renkli filmlerin gelmediği yıllarda çekip Almanya'da tab ettirdiğim renklilerim ve dia'larım ve 8 mm'lik sessiz filmlerim arşivimde mevcuttur.
Biliyorum ki Ünye'yi ne kadar çok meth etsem, hakkında ne kadar çok söz söylesem çok daha söylenecekler vardır...
Bir Mimarî Mirası Yok Eden "Medeniyet Dediğin Tek Dişi
Kalmış Canavar!"
Eren TOKGÖZ
İnşaat Mühendisi
"Doğanın, yılların ve insanın yıpratmasına karşı direnmiş, ayakta kalmayı başarabilmiş, sevinçlerimize tanıklık etmiş, çocukluğumuzun geçtiği, çaylak gençliğimizin olgunlaştığı, özgürlüğümüzü ruhunda taşıyan, acılarımızı paylaştığımız, damları elma ağacının yeşil yaprakları arasında kırmızı çilli elmalar gibi duran evlerimiz...
Dev beton yapılar arasında terkedilmiş yenik ve kederli oluşları ile sonlarını bekliyorlar...
Eren TOKGÖZ İp İmalâtında Temsilî Çalışırken
Orta Çarşı Festival Etkinlikleri - Mazmanlar İp İmalâtında / 26.07.2007
Bu evleri inceleyerek eskinin akılcı, tümü insana hizmete dönük değer yargılarını anlayabileceğimiz gibi, uygarlığımızın şimdiki gidişini de değerlendirebiliriz.
Bu güzelliklerin yok olmasına yüreğim el vermedi. Kendimi hem geleceğe hem geçmişe borçlu hissederek deklanşöre basmıştım.
SERVETIFUNOUN
JOURNAL ILLUSTRÉ
TURC PARAISSANT LE JEUDI
(Perşembe
Günleri Çıkan Türkçe Yayımlanan Dergi)
Servet-i Fünûn Dergisi - Sayı 693;
Sayfa 264 - 267 - 22 Temmuz 1320 (04 Ağustos 1904)
ÜNYE
Trabzon dahilinde en mühim kaza merkezlerinden biri Ünye Kasabası'dır. Bu nâma mensup kazanın hududu şarken Karadeniz, garben Sivas vilâyetine tâbi' Niksar ve Erbaa Kazaları’yla cenuben Canik Sancağı’nın Fatsa ve şimalen Terme Kazaları arazisi ile muhattır. Ünye Kasabası Karadeniz sahilinde ve milli bir tepe üzerinde mebnidir.
Yaz mevsiminde her tarafta olduğu gibi burada da müessir bir hararet hüküm sürer. Ünye'nin kışları çok defa mü'tedil olur, hattâ pek çok seneler sahile bir defa olsun kar düşmeksizin ilkbahar hulul eder. Yalnız daha içerilere ve bi’l-hassa daha mürtefi' olan nukata doğru şedaid-i iklimiye de o nisbette artar.
Kasabanın denizden irtifaı pek az olup mebni bulunduğu yerde sırt üzerinde olduğundan rutubet eksik değildir.
Lülecizade Rıfat Efendi ve Sıddık Tekirdağlı'nın Otel ve
Kahvehanesi, Cinbaş Necati'nin
Evi,
Tatar Mahmut'un Evi, Liman Dairesi, Hükûmet Binası, Halk Fırkası Binası.
Ünye'nin 40 Parçalık İlk Kartpostal
Koleksiyonundan (Gündoğdu Mağazası - 5 krş)
Ahmet - Gülay BİRBEN Fotoğraf Arşivi / Fotoğraf : Ahmet
Hüseyin ŞEN
Ünyeliler bir vakitler yelken gemileri inşaatına pek büyük ehemmiyet vermişler ve her sene yirmi, yirmi beş gemi vücuda getirmek sayesinde iki yüzden ziyade sefaine mâlik olmuşlar idi. Bu son senelerde vesait-i nakliyenin vapurlara inhisarı gemicilik sanatının bais-i inkırazı olduğundan Ünye ahalisi kunduracılık, demircilik, bakırcılık, kalaycılık, doğramacılık, kayıkçılık, dülgerlik ve emsali sanayi' ile temin-i maişet etmekte ve içlerinden birçok kimseler de beray-ı ticaret sair memalik-i şahaneye gitmektedirler.
Foto : Osmanağazade Mustafa Nurettin - Eski İskele'de Vapura Binecek Yolcular ve Çaparlar
Gönderen : İbrahim GÜRKAN
Kasabanın müessesat-ı medeniyye ve diniyyesi ahiren inşasına muvaffak olunan Ortaçarşı Cami-i şerifi, kadimen mevcut bir Hükûmet Konağı, Askerî Dairesi, Depo, Telgrafhâne, Beledî ve Liman Dâiresi gibi ebniyelerdir. Bu son senelerde Belediye’ye ait olmak üzere demirden bir iskele vücuda getirilmiş ve Taşbaşı mevkiinden Rum Mahallesi'nin dere ağzına kadar sahil bahri takiben 250 metre tûlünde bir de rıhtım yapılmıştır. Müessesat-ı nâfıa arasında zikre şayan olan Ünye Kasabası 'ndan Niksar'a mümted (uzayan) olmak üzere evvelce açılmış bulunan bir şose yolundan ibarettir. Bu kazada ahâlinin mükellefiyet-i nizamiyeleri haricinde olmak üzere hususî yollar yapılamamış ve çarşının dar vegayr-ı muntazam olan yolları ıslah edilememiş ise de Hükûmet Dâiresi’nin yanından Niksar tarikinin mebdeine kadar yeni bir yol küşad olunmamıştır. Bundan başka Ünye'den Terme'ye kadar küşadı mukarrer bulunan şosenin de Dâire-i Hükûmet’in yanından rıhtımı takiben Derbend mevkiine kadar olan kısmının tesviye-i terabiyesi ve şosesi ikmal edilmiştir.
Tekmil kaza dahilinde 67 cami, 15 mescit, 9 medrese, 1 tekke, 15 kilise, 1 Mekteb-i Riişti ve İbtidâi derecesinde olarak 102 İslâm ve 5 Rum ve 15 Ermeni Mektebleri; 10651 hane, 21 han, 158 mağaza, 472 dükkân, 2236 fırın, 48 kahvehâne. 2 gazino, 216 değirmen, 4 hamam, 25 su hazinesi, 7 kiremithâne, 17 taş ocağı, 4 kireç fırını. 1 kütüphâne, 1 eczahâne, 3 dabbağhâne, 1 silahhâne, 2 meyhâne. 2 rakı fabrikası, 1 Hükûmet Dâiresi, 1 depo ve birer Liman ve Beledî Dâireleri vardır: Bunlardan 6 cami, 5 mescit, 1 medrese, 1 tekke, 3 kilise, 17 Mekteb-i İbtidâi, 2007 hâne, 2 han, 157 mağaza, 3/0 dükkân, 21 fırın, 46 kahvehâne, 2 gazino, 3 değirmen, 4 hamam ile kütüphâne ve eczahâne ve silahhâne ve kiremithâne ve dabbağhâne ve meyhaneler ve rakı fabrikaları ve Hükûmet Dairesi’yle depo ve Liman ve Beledî Dâireleri nefsî kasabada olup, küsuru kazaya mülhak karyeler ile Karakuş (Akkuş) Nahiyesi dahilindedir.
Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN
Kasabaya uzak yakın yerlerde müteaddid yaylalar var ise de Ünye'nin en meşhur yaylaları Karakuş (Akkuş) Nahiyesi’ndedir.
Ünye Kazası dahilinde henüz bir maden keşf olunmamıştır. Malta taşma benzeyen ve buralarca kireçtaşı namı verilen biri beyaz diğeri sarı iki cins taş çıkarılır ki ihtiyacât-ı mahalliyeye kifayet ettikten başka Fatsa, Terme ve Samsun ve bazen de İstanbul'a sevk olunmaktadır Kaza dahilinde 70.000 hektar miktarı kadar da orman vardır. Mahsulât-ı sanaiyyesi sırma ve ipek işlemeli el havluları ile mendil, uçkur, halat, kilim, ceviz sandık ve emsali marangozluğa müteallik eşyadan ve bakır ve demir mamulatından ibarettir.
Hasılat-ı arziyesinin en mühimleri mısır, fasulye, buğday, çavdar, yulaf, pirinç, kendir, keten, arpa, bakla, nohut, mercimek gibi hububattan ibaret olup her nev' sebzeden başka elma, armut, şeftali, erik, dut, üzüm, ayva, kiraz, fındık, vişne, incir, ceviz, kestane gibi meyveler de mebzuldür. Mahsulat-ı hayvaniyesi tereyağı ile peynir ve deridir ki bunların kısm-ı a’zamı da dahilde sarf ve istihlâk olunmaktadır.
Ünye Hazinedaroğlu Konağı, İç Avlu Görünümü.
La résidence des Hazinedaroglu à Unye, vue de la cour intérieure.
Les dessins de
Jules Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire - 14 Ağustos 1847
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2351.jpg
HAZİNEDAROĞLU KONAĞI
Karadeniz Bölgesi’ndeki âyan konaklarından en büyük ve en görkemlilerinden biri XVIII y.y'a tarihleyebileceğimiz Hazinedaroğlu Konağı’dır.
Deniz kenarında, yaklaşık 5 - 6 m yüksekliğinde bir set üzerinde yapılmış konak çizimde (görülebilen kısmıyla) üç katlı "U" biçiminde bir ana yapıyla, avludaki bir divanhâne’den oluşmaktadır (Çizimin sağındaki ağaçlık kısımda daha başka yapıların da olabileceği olası).
Girişin üstünde kanatta ocaklı başodaların yer aldığı selâmlık kısmının bulunduğu söylenebilir. Pek de geniş olmadığı gözlemlenen dış sofa, birbirine dik olan iki uzun kanat boyunca yer almaktadır. Deniz yönünden uzun kanadının bir yerinde arkasında eyvan olduğu gözlemlenen bir “köşk” bulunmaktadır. Benzer bir mekânsal düzenin Birgi’deki Çakırağa Konağı’nda da var olduğu bilindiğinden; coğrafî bölge farkı olmaksızın âyan konaklarının belirli plânlama kuralları olduğu söylenebilir.
Günümüze Ulaştıran : Eren TOKGÖZ (İnşaat Mühendisi)
İkinci uzun kanadın sonunda hem avluya hem de deniz yönüne doğru yerleştirilmiş baş odaların bulunduğu çizimde görülmekte (bunlar da olasılıkla Harem’e ait olanlar).
Eldem, böylesi üç kollu büyük konakların kollarının bölmelerle birbirinden ayrılan sofalarıyla, ayrı ayrı işlevleri olduğunu ileri sürer.
Avludaki tek katlı divanhânenin her iki yanında dış sofaları olduğu, ortadaki tepe pencereleri büyük odanın ise (Topkapı Sarayı 'ndaki III. Osman Köşkü’nde olduğu gibi) pahtlı bir taş konsolla deniz yönüne bir çıkma oluşturduğu çizimden izlenebilen önemli ayrıntılardan.
Aslında sadece bu benzerlik bile, İstanbul - Taşra / Merkez - Çevre ilişkilerinin kültürel boyutlarındaki "FOCI_LOCI kavramında üzerinde durulması gereken bir özellik!
Kaynak : Eldem, Sedad Hakkı, Türk Evi Plan Tipleri, İ.T.Ü. Mim. Fak. Yayını, İstanbul, 1968, İkinci baskı. S. 73, 153 – 154.
La résidence de Hazinedaroglu à Unye :
détails de la façade intérieure de la cour
Ressam : Jules Laurens
- 16 Ağustos 1847
Ünye
Hazinedaroğlu Konağı : Avlunun iç cephe detayları.
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2341.jpg
HAZİNEDAROĞLU KONAĞI
AVLU İÇİ AYRINTILARI
Selâmlık kısmındaki başodaların altı tepe pencereleri birbirinden farklı iki dönem ve üslûp sergilemekte. Alt kattakiler dar, uzun ölçüleriyle, klâsik döneme aitler, çevrelerinde kalemişi geniş bordürler bulunmakta.
Üst kattakiler ise kareye yakın boyutlarda, hem pencereler, hem de yan ve aralarındaki süslemeler barok etkileri taşımakta.
Kırmızı, mavi, beyaz renklerin çokça kullanıldığı bezemeler cephe koyunda uzanan ahşap silmelerin ve saçakların altında kullanılmış. Sofaların parapetleri ise Batı Anadolu'dakilerden farklı olarak parmaklıklı değil, dolu ve gene üç renk bezemeli. Alt ve üst sofa, direkleri, kemerleri ve bezemeleriyle farklı...
Halk mimar ve ustaları böylesi ayrıntı fârklılıklarıyla yapılara olağanüstü zenginlikler kazandırmışlar.
La résidence des
Hazinedaroglu à Unye
Les dessins de Jules
Laurens (1825-1901) - La côte de la Mer noire
http://www.inha.fr/bibliotheque/expo04/laurens.html
http://www.inha.fr/images/bibliotheque/expo04/grande/eba2207.jpg
AVLUDAN GÖRÜNÜŞ
Kemerli dış kapı geçidinden avluya girildiğinde ilk rastlanılan ikinci kat sofasına çıkan üstü kapalı bir merdivendir. Âyan konakları konut olmalarının yanı sıra yönetsel görevler de yüklendiklerinden; bu merdivenin halkın (ve konukların) kullanımı için yapıldığı söylenebilir. Merdivenin çatısı sonradan yapılmış olmalıdır. (İkinci kat sofasının "köşk" bölümünün alt kısmı ile olan ilişkisindeki zorlama bu kanıyı uyandırmaktadır.)
Zemin kat, tümüyle hizmet mekânlarına ayrılmış olmalıdır; mazgalı andıran küçük pencereler dış cephede belki de savunma görevi üstlenmekte idiler.
Giriş kanadında her iki kattaki ocaklı odaların baca düzeni oldukça ilginç. Üst kattaki ocak yana alınarak aşağıdaki odanın bacasına yandan bağlanmış.
Şu Anda Câmi Sokak'ta Bulunmayan Altı Rum, Üstü Türk Mimarîsi Bir Ev
(Solda)
Bu tür yapılar, Ünye'de depremde yıkılan evlerin üst katlarına Türkler'in
yaptığı katlardır.
Fotoğraflar : Eren TOKGÖZ
ÜNYE SARAYI AYRINTILARI - 16 Ağustos 1847, 26,5 x 18 cm. Kalem ve Suluboya, Altta solda imza Jules Laurens, Hommaire de Hell'in Türkiye ve İran'a Yolculuk 'unda 34 No.'lu levha Ünye ve Tirebolu'daki Türk Sarayları’ndan ayrıntılar. Env. : EBA 2341
ÜNYE SARAYI - 14 Ağustos 1847, 30,1 x 44,2 cm. Birse kâğıt üzerine kalem ve suluboya beyazla açmalar. Env. : EBA 2351
Rüzgâr Perdesi Kızılağaç ve Karaçamlar Fıstık Çamlarını Korumakta
Bu Ağaçlar Sarmaşıklardan Kurtarılıp, Yerine İvedilikle Yenileri
Dikilmelidir.
Fotoğraf : Ressam Üzeyir KOYUN