.
|
FOKFOK
MAVİSİNDEN |
|
Makale :
M. Ufuk MİSTEPE
Araştırmacı, Orman Endüstri
Yüksek Mühendisi
Yaşanmış Anıyı Sözlü Aktaran :
Fahrettin ERKOÇ
(Emekli Öğretmen)
http://www.geocities.com/colosseum/loge/5795/monachus.html
Fotoğraf : Cem O. Kıraç
FOKFOK
MAVİSİNDEN UFKA UZANAN
KIZIL ÇIĞLIK
Fokfok ve Dikilitaş Kayalıkları / Ünye (Turist ve M. Ufuk MİSTEPE)
Fotoğraf : Soldaki İsviçreli Turistin Eşi Tarafından Çekildi / 1972
Karadeniz; mavimsi coşkusunda fok balıklarıyla dans
etmekte... Anaforların büyüsünde martı dalışlarında çizilen
bir mavi sayfanın Ünye sahillerindeki soluklanışının öyküsü bu…
Delikanlılığın
Burunucu sahil kayalıklarındaki özgür
bakışlarını kucaklayan
Fahrettin ERKOÇ’un bir bahar
müjdesindeki hüzne sürüklenen adımlarını izliyorum.
Topyanı
Kayalık ve Sırtları
Fotoğraf : M. Ufuk Mistepe 04.08.2001
Topyanı sırtlarındaki yeşilliklerde yonca kokularını, ballıbaba
tadımsılığında yüreğime çekiyor ve rengarenk kelebek
kanatları narinliğinde Feneraltı’na doğru uzanıyorum
1941 yılının baharında…
With a single pup every two years numbers of
Mediterranean Monk Seal at Alonissos has dropped to around 80.
Temrevü (Kırlangıç) Otu sürüyorum tüm kötülüklerin
şifası için duygulara; kertenkeleleri, gökgöcemenleri,
Cennet böceklerini izliyorum.. ışık böcekleri dut meyvelerinin
doymuşluğunda fenerlerini söndürmüş, Feneraltı’nın doğal
havuzlarında uykudayken yengeçler ve yemyeşil yosunlarıyla…
Dikilitaş’ın heybetiyle bir Karabatağın (Golibisa)
enginlere dalışını gözlemleyen sahil çocuklarının çayırlara
uzanışını ve Çamlıca sigarasındaki mentollü iç çekişlerini
yudumsuyorum tuzluluğunda sahillerimizin…
Emekli Öğretmen Fahrettin ERKOÇ
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE -
20.05.2008 TMO Gen. Müd. Ankara
Onbaşı kumandasındaki bir manga jandarmanın
mutad yürüyüşlerinde sarsılan Topyanı’ndan yükselen
adımlar yaklaşmakta Dikilitaş çayırlarına.. Rap rap rap…
Esas Duruş!!! Tüfek Omza!!! Rahattttt!
Burunucu Mahallesi - Topyanı Mevkii
Topçu Bataryası - Silâh Deposu ve Sığınağı
Mavi sularda bıyıklı, iki simsiyah fok balığı başı..
sevişmelerindeki gizem ve dalışlarındaki uhreviyeti izleyen
düzinelerce göz. 17 – 18 yaşlarında Burunucu Mahallesi’n-
deki gençlerin Onbaşı’yla sohbetlerindeki delikanlılık izleri :
-
Gomutanım, şu gördüüün hayvana gurşun işlemii;
derisi çok galın ve şip bi hayvan olduğ çün zaten de kimse
vuramii ya! Bi dalii bi çıkii, vurana aşgolsun! Candarma
da olsaaz fark etmii, gaçıp gidii hemencek.
- Asker, gel buraya!
- Emret Gomtanım!
-
Şu denizdeki hayvanı görüyor musun? Tek kurşun
kâfi! Candarmanın şerefini kurtaracağını düşünerek nişan
alacaksın! İkinci bir şansın yok! Iskalamayasın…
Mentollü cigaraların dumanı isliliğinden karartıya
dönüşme sessizliğinde uzadı, uzadı ve dalgaları kendince
sanki saklamaya çalıştı fokları okşarcasına. Koklaştı bir
çift siyah göz ve anlamlı bakışlarda sevmeye çalıştı
insanoğlunu. Son bir kez
Fokfok mağarasına yarışırcasına
yüzüverdiler, kumsalına uzandılar ve sarıldılar
sevgilerinde Karadeniz’in büyüsüne.
Fok
Mağarası'nın İç Mekânı - Kumsal ve Mağara Ağzının Denizden Girişi
http://www.unye.org/foto.htm
Yüz metre mesafeden kara sineklerin çelik ışıma
ve vınlamasındaki yeşilden maviye çektiği renk büyüleri
göz kamaştırdı; arılar sustu vızıldamaktayken;
hanumcuk (saka) kuşları saklandılar kara ağaçların
kuytularına; yengeçler gagalarını kaldırdı dua etmelerde
yakarışlara ve yosunlar secdeye vardı
yemyeşil tabutun
örtüsünü sararcasına…
Çamlık Kayalık ve Sırtları
Bir Bahar Gününde Kayıkla Gezen Burunucu Sakinleri
Pattttt!!!
Fokfok mavisinden ufka uzanan bir hain mavzer
mermisi vınlamakta; gözgöze gelmekte fokların hüznüyle
ve açtığı bir sevgi ve hüzün yumağı deliğiyle yüreğinin
dağlanmışlığında dalgalanan
çığlığın kızarmışlığında
yıkandı Karadeniz’in mavi suları…
Kulaklar tıkansa da
kızıllaşan tuzlu suların
derinliklerinden gelen haykırışlar susturulamamıştı!!!
http://www.yalikavakguide.com/seal.asp
Böbürlenen ve koltukları kabaran bir manga
candarmanın göğe yükselen gururunda, vazifesini yapmış
olmanın hazzı okunuyordu. Fahrettin ERKOÇ’un
gözünden damlayan bir veda damlacığı suya dalarak
kaybolan Fok Balığı’nın
ardındaki anafora koştu ve
onunla birlikte döndü sonsuza dek girdapsı yeşilliğinde…
Ufka uzanan bakışlar
kızıla kesmiş denizi
gözledi
uzun zaman.. ama bir geri dönülmezliğe uçmuştu Fok
Balığı Karadeniz’in gizeminde.. eşi ağlamsı bakışlarında
bir Esas Duruş’a geçti!!! Bu anlamlı vedanın simsiyah
bakışlarında sanki On Emir’le yarılmıştı Kızıldeniz gibi
Karadeniz de!!! Dönülmez akşamın ufkundaydı Fok
Balıkları… Ve bir daha da gören olmadı…
Fokfok Denizi Doğal
Havuzu
Rap rap rap…
Fokfok mavisinden ufka uzanan
kızıl çığlık
Aynikola’dan
Uzunkum’u, Demirköprü Banyo Mahalli’n-
den Midrabolu’yu bir gökkuşağı gibi dağladı yürekleri
ağlatırcasına…
Ve bağladı yeşil yakamozlarında gönüllerin
sessizliğini, büyülü doğasında Ünye’nin, fokların
haykırışlarına haykırış katarak…
M. Ufuk MİSTEPE
Orman Endüstri Y. Müh.
Ankara 28.06.2005 11:54 Salı
FOK ANILARI
Çömlekçi
Baş Ustası Hüseyin MİSTEPE (Taşçı İsiin) 03.11.2005/Ankara :
Dikilitaş açıklarında yüzen 7 adet Fok Balığı vardı;
1930 yılıydı. Ünyeliler Denizkızı derdi Fok Balıkları'na.. gelen geçen
silâhıyla onlar üzerinde atış talim yaparlardı. Sivaslı Balıkçı Satılmış
Yalıkahvesi'nde Mustafa Kemal Paşa İlkokulu arkasındaki bir evde asılı
olan 2,5 m boyunda ölmüş bir Fok Balığı'nı adam başı 5 krş'tan
sergiliyordu, görmeleri için. |
ÜÇ YILDA 1 MİLYON FOK YAVRUSUNU
DÖVEREK ÖLDÜRDÜLER!!!
http://www.sodev.org.tr/Haberler/2005/fok_katliami.htm
Her yıl bugünlerde
Kanada’nın
doğu kıyılarında
korkunç bir katliam yaşanıyor. Yüz binlerce ama,
gerçekten yüz binlerce minicik fok yavrusu
sopalarla
dövüle dövüle, kan revan içinde henüz üç - beş haftalık
yaşamına veda ediyor.
Ayşe ÖZEK KARASU
22.03.2005 Hürriyet
Tür :
Kanada Barbarı
Böyle ölmeleri gerekiyor, aksi takdirde derilerine
bir zarar gelebilir! Hattâ
bazılarının derisi
henüz
canlıyken yüzülüyor.
Üstelik bu barbarlık hükûmet
tarafından sübvanse ediliyor. Gerekçe; sanayi zarar
görmesin. Daha doğrusu oylar kaçmasın.
Kanada,
hayvan
haklarını savunan bütün örgütler tarafından protesto
ediliyor. Son üç yılda öldürülen fok sayısının 1 milyonu
bulması üzerine Uluslararası Hayvanlara Yardım Fonu,
Kanada’ya karşı yeniden kampanya başlatıyor. ABD ve
Avrupa’da, Kanada malı fok mamullerine yasak
getirilmesi için kamuoyu oluşturuluyor.
Kanadalı Barbarların Soykırımı
Bebe fokların gaddarca inen sopa darbeleri altında
can verdiğini biliyordum. Ama sanırım bilincime yeterince
kazınmamıştı. Gözümü o mail açtı. Bir kadından geliyordu :
‘Tesadüf eseri birkaç fotoğraflarını gördüm kocaman
bir sopayla dövülürken. Ve halâ aklıma geldikçe
ağlıyorum, ne yapacağımı, nasıl yardım edeceğimi
bilemiyorum. Küçücük, bembeyaz bir fok. Kürkü için
avlanmasının vahşiliğini bırakın, kürküne zarar gelmesin
diye, acı çekerek, ağlayarak ölüyorlar. İçimdeki nefreti,
üzüntüyü anlatamam.
İki tane sosyetik
hanım bir kere
giyip, ortalıkta salınıp tatmin olacak diye kaç tane bebek
öldürülüyor?
LÜTFEN, lütfen siz de bir şey yapın, lütfen!’
Fok Yaşam Mıntıkasında Delikli Taş -
ÜNYE
O fotoğraflara ben de baktım. Ve aklıma ilk gelen
şu oldu : Orantısız güç. Hani Beyazıt Meydanı’ndaki
kadınlar günü dayağından sonra Avrupa Parlamentosu
Türk polisini kınarken ‘orantısız güç’ diyordu ya,
işte aynen öyle.
Ama, inanın bu çok çok daha beter...
Adam sopasını havaya kaldırmış, olanca gücüyle
indirmeye hazırlanıyor.
Ak karlar üzerinde büzülmüş
bembeyaz bir fok yavrusu, çekeceği acıyı bilmeden zeytin
gözleriyle bakıyor. Ve sonraki sahne.
Kana boyanmış bebeklerin cansız bedenleri.
İşte bu vahşet, her yıl Mart ayının sonlarına
doğru tekrarlanıyor. Kanada hükûmeti bu barbarlığa
göz yummak bir yana desteklediği için lânetleniyor.
Tür :
Barbarius
Canadian
http://www.sodev.org.tr/Haberler/2005/fok_katliami.htm
Aslında
Uluslararası
Hayvanlara Yardım Fonu’nun
(IFAW)
baskıları sonucu Avrupa Birliği’nin, Kanada’dan
ithal edilen bazı fok mamullerine yasak getirmesi üzerine
bebek katliamı tavsamıştı. Ancak üç yıl önce yeniden
başladı. Hem de bugüne kadar görülmemiş bir
barbarlık düzeyine ulaşarak.
Antakya Taşından El İşi Fok Figürü (Sağda)
http://www.dogalyasam.50megs.com/bilgiler.htm Fok balıkları aslında bir kara memelisidir. Fakat çok ilginç bir yeteneği vardır. Fok balığı suyun altında 30 dk.'ya kadar kalabilir. Bir balık gibi solungaçları yoktur. Ya da başka bir deyişle sudaki oksijeni havaya çevirmez. Akciğerleri vardır. Ama bunu nasıl yapmaktadır? İşte cevabı .... Fok balığı su altındayken içgüdüsel olarak kalp atışını yavaşlatır. Kalp atışını dakikada 1 atışa düşürür. Bunla ne ilgisi var diye sorabilirsiniz. Esasında bütün olay bununla ilgilidir. Kalbin atabilmesi için oksijene ihtiyacı vardır. Yani kalp ne kadar az atarsa o kadar az oksijene ihtiyaç duyar. Bu canlılar kalp atışlarını bir şekilde yavaşlatarak oksijene ihtiyaç duymuyorlar. Bir balık gibi 30 dakika gibi uzun bir süre suyun altında kalabiliyorlar. |
Ünye Çamlık Sahili Kayalıklarında Gülây Öğretim (MİSTEPE)
AKDENİZ FOKU
(Monachus monachus)
http://www.cevreorman.gov.tr/fauna_01.htm
|
Doğal ortamlarında yüzbinlerce yıldır yaşamayı başaran
Akdeniz
Fokları bugün maalesef yok olmak üzeredir.
Akdeniz Foku bütün dünya nesli tehlike altında bulunan türler
içinde ilk sırada
yer almaktadır.
IUCN (Dünya Doğayı Koruma
Birliği) tarafından koruma
altına alınan 12 canlı türünden biri olup,
bilim adamlarına göre dünyadaki
sayılarının 200 - 300 civarında
olduğu, Türkiye sularında da 50 adet civarında yaşadıkları tahmin
edilmektedir. Bu nedenle bu dünya mirasını korumak hepimizin görevidir.
Akdeniz Foku'nu yaşatmak için alınacak her önlem; aynı
zamanda balıkçılık,
turizm, kıyılarımız ve denizlerimizi bir bütün
olarak koruyacaktır.
Fokfok ve Dikilitaş Kayalıkları
Temiz bir çevrenin göstergesi olan Akdeniz Foku, üzerinde
yapılaşma olmayan
insanların kolay ulaşamadığı veya insan
etkilerinden uzak kalmış mağara ve
kovuklara sahip sessiz ve ıssız
kayalık
sahilleri tercih eder. Bu nedenle
Türkiye,
Akdeniz Fokları
için eşsiz
bir coğrafyaya sahiptir.
Ülkemizde özellikle Ege’de;
Foça, Bodrum Yarımadası ve Anamur - Taşucu’nda yaşamaktadır.
Birçok
Akdeniz ülkesinde kaybolan ve hattâ yok olan bu türün
ülkemiz sularında halâ
bulunması da eşsiz coğrafyanın onlara
sunduğu ortam nedeniyledir.
Akdeniz foklarının yok olma nedenlerinin başında;
· Yaşam alanlarının (kıyıların) inşaat ve yol
yapımları sonucu
yok edilmesi veya bozulması,
· Aşırı ve yasa dışı balıkçılık sonucunda balık stoklarının azalması,
· Fokların kastî olarak öldürülmeleri,
· Fok mağaralarına turistik, dalış faaliyetleri
sonucu fokların
rahatsız edilmeleri,
· Deniz kirliliği (tanker kazaları, sanayi ve
evsel atıklar vb.)
gelmektedir..
Portekiz ve Türkiye tarafından Bastırılan Hâtıra Para
ve Hâtıra Pulu
Bugün Akdeniz Foku, ülkemizin taraf olduğu sözleşmelerle;
* BARSELONA - Akdeniz’in
Kirlenmesine Karşı Korunması
Sözleşmesi Eki Cenova Deklerasyonu,
* BERN - Avrupa’ nın Yaban Hayatı
ve Yaşama Ortamlarının
Korunması Sözleşmesi
* CITES -
Nesli Tehlike Altında Olan Yabanî Bitki ve Hayvan
Türlerinin Uluslararası
Ticaretine İlişkin Sözleşmelerle,
Ülke bazında ise;
* 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu,
* 3167 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu
ile koruma altına alınmıştır.
Akdeniz Foku'nun boyu 1 - 3 metre arasında değişmekte
olup, temel besinini
balıklar ve kafadan bacaklılar, özellikle de
ahtapot
oluşturur. Ağırlıkları ise 400 kilograma kadar
ulaşabilmektedir. Tüm ömürleri tam olarak bilinmemekle
beraber
40 yaşını aşan bireylere rastlanmıştır.
Fok Balığının Beslenmesi
http://www.afag.org
Akdeniz Fokları'nın etkin bir şekilde korunması için bugüne
kadar 15 Ulusal Fok
Komitesi toplantısı düzenlenmiş ve koruma
çalışmaları devam etmektedir. Ancak,
onları korumak için
yapacak daha çok iş var.
Mavisi ve sakin koyları ile onların
evlerini korumak zorundayız...
Önce foklar tükendi, sıra bizde!
Onları yerlerinden ederek, kiracı
konumuna düşürmeyelim.!!!
Unutmayalım
ki,
Akdeniz
Foku'nu korumak Akdeniz'i korumaktır.!
http://xoomer.virgilio.it/iwmatt/cala%20gononeING.htm
Akdeniz Foku'nun
Dünya
ve Türkiye'de Dağılımı ve Nüfusu
http://www.geocities.com/colosseum/loge/5795/monachus.html
SAD - AFAG
web sitesinden alınmıştır.
Ayrıntılı bilgi için :
www.sad-uwrs.org
adresine bakınız.
Akdeniz
Fokları 19. yüzyıla kadar tüm Akdeniz kıyıları ile Doğu
Atlantik kıyılarında
Portekiz'den Batı Afrika sahillerindeki
Senegal'e kadar 1000'lerle ifade edilen
bir nüfusa sahip olarak
serbestçe yaşamlarını sürdürüyordu. Ancak aşırı avlanma,
yaşam
alanları kaybı ve deniz ekosisteminin
bozulması nedeniyle türün
dünya dağılımı daraldı ve nüfusu hızla
azaldı. Akdeniz Foku bugün
Dünya'da sadece
Yunanistan, Türkiye, Fas, Moritanya ve Maderia
Adaları'nda yaşamakta olup, toplam
nüfusu 350 ile 400 arasında
tahmin edilmektedir. Moritanya sahillerindeki
Akdeniz Fokları
gerçek bir fok kolonisi özelliği göstererek birlikte yaşamakta
iken,
Yunanistan ve Türkiye sularında yaşayan
Doğu Akdeniz
popülâsyonu ise insan
baskısı nedeniyle birlikte bulunmak yerine
çoğu zaman tek tek dolaşma ve yaşama
şeklini seçmeye zorlanmışlardır.
http://www.monachus-guardian.orgbreak00div040522.htm
Dimitris finds home on Gioura in the
National Marine Park of Alonissos, Northern Sporades
Akdeniz Foku Dünya'da birbirinden kopuk 2 ana bölgede
yaşamaktadır.
1. Atlantik Nüfusu (Moritanya
kıyıları, Maderia Adaları ve Fas).
2. Akdeniz Nüfusu (Yunanistan, Türkiye ve
Batı Akdeniz).
Türün en büyük popülâsyonu
Ege Denizi'ndedir. Dolayısı ile
Akdeniz Foku'nun Akdeniz'de soyunu sürdürebilmesi
ve
ekosistemde varlığını koruyabilmesi esas olarak 2 ülkenin
elindedir :
Türkiye ve Yunanistan.
Bir Dünya mirası olan Akdeniz Foku'nun korunmasında
Türkiye önemli bir ülke
konumundadır.
Türkiye'de yapılan çeşitli bilimsel çalışmalarda bireysel
tanımlama yolu ile
31 - 44 arasında Akdeniz foku bireyi
tanımlanmış olup, kıyılarımızda en az 50
civarında fok yaşadığı
tahmin edilmektedir ki Dünya'daki fok popülâsyonunun
350 - 400 olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu sayı
önemli bir yer tutmaktadır.
Sahile Vurmuş Hasta Bir Fok Balığı
http://www.afag.org
Akdeniz Foku dağılımı kıyı boyunca süreklilik yerine
belirli bölgelerde yoğunlaşma özelliği göstermektedir.
Türkiye kıyılarında foklar;
1.
Karadeniz'de; Samsun Yakakent ile Bartın
Boğazı arasında,
2. Marmara'da; Marmara
Adaları ve Mola Adaları
ile Biga Yarımadası kuzey
sahillerinde,
3. Ege'de; Gelibolu
Yarımadası, Ege kıyıları ile
Behramkale arasında ve
Yeni Foça ile Datça arasında,
4. Akdeniz'de; Datça ile Kemer arasında,
Alanya ile
Taşucu arasında ve
Hatay Samandağ ile Suriye sınırı
arasında
kalan sahillerde var olma mücadelesi
vermektedir. Türün korunma derecesine bağlı
olarak
kıyılarımızda Akdeniz Foku ölümleri olduğu gibi
yavrulama ve çoğalma da
gözlenmektedir.
SAD - AFAG
Ana Sayfa'ya dönüs <<
Akdeniz foku
http://www.geocities.com/yfoca/fok.html
(Mediterranean monk seal veya Monachus monachus)
Akdeniz Foku yüzgeçayaklılar alt takımına ait bir deniz
memelisi olup Keşiş
Fokları (Monk seal) cinsindendir.
Ortalama ömürleri 23 yıldır. Erkekleri 2.4 -
2.6 m
uzunlukta olup, dişileri biraz daha iridir. Yetişkinleri
250 - 300 kg
ağırlığındadır. Renkleri siyaha yakın koyu
kahverengi olup, karın tarafları açık
renklidir. Bu
görünüşleri ile keşişlere benzediği için
Keşiş Foku diye
anılırlar.Dişileri daha açık renklidir. Yavruları 80 -90 cm
uzunluğunda, 20 kg'dır.
Yavrular da yetişkinler gibi bıyıklıdır.
Karadeniz’de Ege Denizi’nde (Türkiye ve Yunanistan)
Fas kıyılarında Moritanya
kıyılarında Maderia ve
Kanarya Adaları'nda yaşamaktadırlar. 75 metre derinliğe
kadar dalabildikleri gözlemlenmişse de 30 metreye kadar
sığ sularda
avlanmaktadırlar. Doğu Akdeniz'de yaşayanları
genelde tek veya ikili üçlü gruplar
şeklinde görülmekteyse
de batıdaki türleri gruplar halinde yaşamaktadırlar.
Çiftleşmeleri su altında olup, Eylül Ekim'de 11 aylık
hamilelik sonunda ürerler.
Her ne kadar koruma altına
alınmış olsalar da
balık stoklarına dadandıkları ve
ağlara
zarar verdikleri için balıkçılar tarafından
avlanmaktadırlar. Nesilleri
tükenme tehlikesi altındadır.
Tüm
Dünya'da 350 - 400 kadar Akdeniz Foku kaldığı
tahmin edilmektedir.
YOK OLMA NEDENLERİ
http://www.afag.org/
1950'lerde İstanbul Boğazı'nda bile görülen, hattâ
yavrulayan Akdeniz Fokları'nı günümüzde görmek için
aylarca beklemeniz gerekebilir. Akdeniz Foku'nun bir
insan ömrü süresi içinde Dünya'da yok olma sınırına
gelmesi gerçekten trajik bir olaydır. Dünyada diğer fok
türlerinin avcıları yine deniz canlıları olmuştur; örneğin
katil balinalar, leopar fokları, köpekbalıkları, kutup
ayıları ve hattâ çakallar gibi.
Peki sularımızda yaşayan Akdeniz Foku'nun düşmanı
nedir? Bu nadir türü yok eden nedenler ne yazık ki doğal
değil. Akdeniz Foku'nun tek düşmanı insandır!..
Doymak bilmeyen insanın “keseri hep kendine tutarak
ağacı yontmak” şeklindeki doğa yaklaşım biçimi
AKDENİZ FOKUNU VE DEĞERLİ KIYI ALANLARINI
yok etmektedir.
Onun da Sahillerimizde Yaşamaya Hakkı Yok mu?
http://www.afag.org
İnsan deyince işin içine hırs ve para dolu bazı belirgin
insan faaliyetleri giriyor; yapılaşmayı hızlandıran el
değmemiş kıyılarda yeni yolların açılması, ikinci konut
kentleşmesi, koyların bir bir turizme açılması, bunların
neden olduğu kirlilik, fokların kastî öldürülmesi
(eskilerde yağı ve derisi için avcılığı) ve kanunsuz yapılan
trol, trata ve gırgır avcılığı.
Ne yazık ki, ülkemiz kıyılarında amansızca süregelen
bu faaliyetlerin denetlenmesi ya hiç yapılmıyor ya da son
derece yetersiz. Akdeniz Foku'nun yok olması tek bir
faktörden kaynaklanmaz. Birbirini tamamlayan 5
faktörün bileşimi sonucunda bu ender deniz canlısı,
kıyılarımızla birlikte yok olmaktadır.