ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 20 Haziran 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ÜNYE'DE
ERMENİLER

Makale : Osman DOĞAN
(Araştırmacı - Tarihçi)

 
ÜNYE'DE
ERMENİLER
 
TARİH BOYUNCA ÜNYE
(Ünye Belediyesi Kültür Yayınları : 3 - Samsun/2003, 514 Sh.)
 
OSMANLI HİMAYESİNDE ERMENİLER
VE ÜNYE'DE ERMENİLER
Osmanlı Meclisi'nde eski Erzurum mebusu olan Karakin Pastırmacıyan'ın (Arman Garo)
Tero ve Haço çeteleriyle Kafkaslar'daki Rus ordusuna katılmak için ayrılmadan önce katıldığı dinî törende.
 
            Avusturya - Macaristan veliahtı arşidük Fransuva Ferdinand ve eşinin Saraybosna'da 28 Haziran 1914'de Gavrili Princip adlı bir Sırplı tarafından öldürülmesi I. Dünya Savaşı'nın başlamasına sebep olmuş, Osmanlı Devleti 03 Ağustos 1914'te seferberlik ilân etmiş, Alman Amirali Souchon kumandasındaki Osmanlı donanmasının 28/29 Ekim 1914'te Odessa ve Sivastopol limanlarını topa tutması üzerine de fiilen İttifak Devletleri yanında savaşa girmiştir.
 
Sason İsyanında Hınçak çetelerinin saldırıları
karşısında -güya- kaçan Osmanlı askerlerini gösteren tablo.

 Hınçak çetesinin kuruluş yıldönümünde Amerika Hınçak Komitesi
tarafından hazırlanan bu tablo Anadolu'da gizlice dağıtılmıştır.
Rus Ordusu'nun Van'ı işgali sırasında
E
rmeni çetelerinin Rus toplarıyla Türkler'e saldırısı


.
 
            Rusya 02 Kasım'da; müttefikleri İngiltere ve Fransa, 05 Kasım'da Osmanlı Devleti'ne savaş ilân etmişler, Osmanlı Devleti de İtilâf Devletleri'ne karşı 12 Kasım'da resmen savaş açmıştır.
 
            Savaşın arifesinde Ermeniler'in durumuna baktığımızda; Ermeniler, 13 Temmuz 1878 tarihindeki Berlin Antlaşması'ndan bu yana gizli komiteler kurmak - ki bunların önemlilerinden Hınçak Komitesi, Kafkasyalı Ermeniler tarafından 1887'de İsviçre'de; Taşnaksutyan Komitesi, 1890'da Kafkasya'da; Armenakan Komitesi, 1885'te Van'da kurulmuştur. - isyanlar çıkarmak ve yabancı devletlerin desteği ile Anadolu'da muhtar veya bağımsız bir Ermenistan kurdurmak davası peşinde koşuyorlardı.
 
(Gökyüzünde bir melek tarafından taşınan,
üzerinde "Ya ölüm, ya hürriyet" yazılı  bayrağı
Anadolu'yu kurtarmaya kurtarmaya gelen!
Taşnaksutyun çetelerine verişini simgeler.

Hürriyete Doğru isimli tablo.
Bu tablo Cenevre'de 1909 yılında
 yayımlandıktan sonra Anadolu'da dağıtılmıştır.
Hınçak Komitesi
anısına düzenlenmiş tablo.

Varna
 
            Nitekim Ermeni liderleri savaş başlamadan önce İttihat ve Terakki Fırkası'nın vatan savunması için kendilerine yaptığı öneriyi reddederek davalarını gerçekleştirmek için düşmanla elele yürüme niyetinde olduklarını belli etmişlerdir.24 Türkler ve Ermeniler bin yıl aynı coğrafyada huzur içinde birlikte yaşamışlar ve aynı kültürel değerleri benimsemişlerdir.
 
Hınçak çete liderleri anısına hazırlanmış Ermenistan tablosu

 
 
            Defalarca Bizanslılar tarafından katliama tâbi tutulan Ermeniler, evvelâ Selçuklu Türkleri ve daha sonra Osmanlı Türkleri ile yüzyıllar boyunca barış içinde yaşamışlardır. Ermeniler'in, Osmanlı tebaası içerisinde her zaman özel bir yeri ve önemi bulunmuştur. Ermeniler de diğer gayrimüslim azınlıklar gibi dinî inanç ve ibadetlerinde tamamen serbest olmuşlardır.
 
Yalıkahvesi'ndeki Kilise

(Sonradan Elektrik Santralı ve Düğün Salonuna Çevrildi.)
 
            Osmanlılar "Millet-i Sâdıka" olarak isimlendirdikleri Ermenileri, hiçbir ayrım yapmadan değerlendirmişler ve el üstünde tutmuşlardır. Yapılan bir araştırmaya göre; Osmanlı İmparatorluğu'nda XIX. yüzyılların sonunda 22 Bakan, 33 Milletvekili, 7 Büyükelçi, 11 Konsolos, 29 Paşa ve 11 Profesör bulunmaktaydı. Ayrıca 803 Ermeni okulunda 2088 öğretmen ve on binlerce öğrenci vardı.
 
Kısaca tarihsel çerçevesi çizilen ve örnek şiirlerle Türklere karşı duydukları kinleri yansıtan Ermeniler,
amaçlarına ulaşmak için acımasızca davranmışlardır. Örnek resimlerde de görüleceği gibi kendilerini
katleden, yıllarca düşmanlık yapan insanlar hakkında Türk edebiyatında böyle dizeleri görmek imkânsızdır.
Türkler, Sarıkamış’ta kendileriyle savaşanlara değil, orada şehit olanlara ağıt yakar.
İbrişimin kozaları battın Avşar kazaları
Sarıkamış’ta kırıldı gonca gülün tazeleri
 
            Tarih boyunca Osmanlı Devleti'nde Ermeni düşmanlığı hiç olmamıştır. Ermenileri aşağılayan, aşağılık bir toplum olduklarını ileri süren hiçbir davranış görülmemiştir. Ermeniler veya diğer Hıristiyan ve Yahudi teba birbirinden farklı bir muameleye tâbi tutulmamıştır. Uğraştıkları hiçbir meslekten men edilmemişler, yaşadıkları mekânlardan, şehir merkezlerinden tecrit edilmemişlerdir. Zenginlik ve refah içinde hayatlarını sürdürmüşlerdir.
 
            Bin yıllık hüsnü kabule karşı isyancı Ermeniler nankörlüklerle cevap vermişler; Rusya, İngiltere, Fransa ve daha sonra ABD'nin kışkırtması ile 1895 yılından itibaren isyan ve terör eylemleri arttırılarak Ruslar'ın himayesinde Doğu'da Müslüman Türk, Kürt, Çerkez, Arap ahaliye yönelik etnik temizlik ve katliama başlamışlardır.
 
 
            Özellikle 1912 - 1915 ile 1918 - 1920 dönemlerinde bu soykırım yoğunluk kazanmıştır. Bu dönemlerdeki Ermeni mezalimi ve vahşeti tevsik eden belgeler Osmanlı Arşivi'nden ve diğer tarafsız kaynaklardan faydalanılarak yayımlanmıştır.
 
25 Nisan 1918'de, Subatan

Ermeniler tarafından öldürülen Türk çocuklar, kadınlar ve
karınları deşilerek bebekleri çıkarılan anneler.
Balta ile Katliam : İzmit'in Kollar köyünden Ermeniler
tarafından balta ile katledilen Müslümanlardan bir kısmı

Olaydan sonra çekilen fotoğraf
1- Boşnak Malik 2- Abdulmecid oğlu Ali ve diğerleri
 
            Yapılan toplu mezar kazılarında, Ermeniler'in görülmemiş bir vahşet ve çeşitli işkencelerle öldürerek kazdıkları çukurlara doldurdukları; aralarında çocukların, kadınların ve ihtiyarların da olduğu binlerce Müslüman Türk'ün ceset kalıntıları bulunmuştur. 1895'ten sonra Ermeniler'in, çoğunluğu Türkler'in teşkil ettiği bir milyondan fazla insanı hunharca katliama tâbi tuttukları görülmektedir.25
 
Ermeni Tehciri
 
            1828 - 1829 Osmanlı - Rus Savaşı öncesinde Kars muhafızı İstanbul'a gönderdiği raporunda Rus sınırı civarındaki Ermeniler'in daha içerideki yerlere nakledilmelerini önermiştir.26
 
            Buna göre Ermeni tehcirinin ilk kez Birinci Dünya Savaşı'nda düşünülmüş bir önlem olmayıp, neredeyse yüzyıl öncesine uzayan bir düşünce temelinin olduğu anlaşılmaktadır.27 Osmanlı, Ermeniler'in kıpırdanışını o yıllarda fark etmişti.
 
            O tarihten 1915 yılına gelinene kadar zaman içerisinde Ermeni çetelerinin kitle katliamı, soygunlar, yangınlar, zararlı neşriyatları Osmanlı'yı uzun süre zor durumda bırakmıştı. Tabi ki Osmanlı Devleti kendisi için bir mesele-i hayatiye teşkil eden bu kabil düzenleme ve girişimlerin devamını hiçbir zaman nazar-ı ağmaz ve müsamâha ile bakamazdı.
 
            Fesat kaynağı olan Ermeni komitelerinin halâ mevcudiyetini meşru telâkki edemeyeceğinden her bir siyasî teşkilâtın ilgasına zaman geçirmeden karar verdi. Yani Hınçak, Taşnak ve benzeri komitelerin derhal kapatılması kararını aldı.
 
Adapazarı'nda yakalanan, bomba üretip
bunları Anadolu'ya dağıtan Ermeni  çetecileri.

 
Ermeni Hınçak Gönüllü Alayının ikinci bölüğü -  20 Temmuz 1915

 Yeridasaret Hayastan (Genç Ermenistan) Gazetesi'nden.
 
            Bu komitelerin merkez ve şubelerinde bulunan belgelerin kat'iyen kaybolmaması veya imhasına imkân bırakılmadan müsaderesi; komitelerin yönetici ve ileri gelenleri ile zanlı Ermeniler'in hemen tevkifine başladı. Bulundukları yerlerde ikametlerinde mahzur görülenler vilâyet, sancak dahilinde uygun görülecek mevkilerde toplandı.
 
            Gereken yerlerde silâh araması yapıldı. Elde edilecek belgeler incelenerek, tevkif olunan şahısların gerekenlerinin Divan-ı Harpler'e sevki kararlaştırıldı. Fakat bu tedbirlerin sırf komitelerinin faaliyetlerine karşı bir hareket mahiyetini haiz olmasına binaen, buna İslâm ahali ile Ermeni unsur arasında mukateleyi teşvik edecek bir şekil verilmemesi önemle vurgulandı.28
 
Anadolu'yu ve Türkler'i hedef gösteren bir tablo

http://www.mersin.edu.tr/ermenisorunu/anadoluda03.html
 
            Çanakkale kara savaşlarının şiddetle devam ettiği sıralarda Ermeni komitelerinin yıkıcı ve bölücü eylemleri üzerine Osmanlı Hükûmeti, 24 Nisan 1915 tarihinde komite merkezlerinin kapatılması ve bazı kararlar almak zorunda kalmıştır. 29
 
            Bunlar : 16 - 55 yaşlar arasındaki Ermeniler dışarıdan içeriye, içeriden dışarıya girip çıkamayacak. Haberleşmeler Türkçe yapılacak, Ermeni çocukları devletin resmî okullarında okuyacak, Ermenice gazeteler kapatılacaktı. Bu arada İstanbul'da yaşamakta olan 77.735 Ermeni'den eylemlere katılan 2.345 kişi tutuklandı. İşte bugün Ermeniler tarafından Dünya'nın her yerinde sözde "24 Nisan Ermeni Soykırım Günü" olarak anılmaktadır.30
 
Ermeniler'ce propaganda mahiyetinde basılan kartpostallar

Anadolu'daki Müslüman Türkler'i katleden çete reisleridir.
Kafkasya'da Osmanlılara karşı harb eden
ve girdikleri mahallelerde zulüm yapan Hınçak Çetesi grubu.

Hınçak Gönüllü çetelerinden bir grup. (Izk gazetesi 02 Mart 1915)
 
            Doç. Dr. Süleyman Beyoğlu Ermeni tehciri konusunda şu tespitleri yapmaktadır.31 Ermeni tehciri fiilen ortaya çıkan isyana ve düşman ordusuyla işbirliğine karşı iken, o günkü şartlar içinde kaçınılmaz hale gelen bir karardı. Belgelerden anlaşıldığı kadarıyla en azından başlangıçta tehcir, doğrudan doğruya cephelerin güvenini sarsacak bölgelerde uygulanmıştır.
 
            Bunlardan birincisi Kafkas ve İran cephesinin geri bölgesini oluşturan Erzurum, Van ve Bitlis; ikincisi Sina cephesi gerilerini oluşturan Mersin ve İskenderun bölgeleridir. Çünkü buralarda Ermeniler'in düşmanla işbirliği veya isyana hazırlandıklarına ilişkin bilgiler ele geçirilmiştir. Önceleri Katolik ve Protestan Ermeniler tehcir dışı bırakıldıkları halde daha sonra, bunlardan zararlı faaliyetleri görülenler de sevke tâbi tutuldu.32
 
            Ermenilerin tehciri ikinci olarak, Vilâyeti Site adı verilen yerlerde, 08 Şubat 1914'te Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ve âdeta Ermeniler'e bağımsızlık veren anlaşmadan kurtulma anlamı taşımaktadır. Çünkü İkinci Dünya Savaşı'nın çıkmasıyla bu anlaşmanın uygulanmasından kurtulan Osmanlı Devleti, savaş sonunda bağımsız bir Ermenistan demek olan böyle bir anlaşmadan kurtulmanın en kesin yolunun, bölgedeki Ermeniler'i Rus sınırından daha uzak ve emin bir yere sevkini düşünmüş olmalıdır.33
 
            Görüldüğü üzere tehcir kararında yakın vadede ordunun hareket alanını güvenceye almak ve Müslümanlar'la Ermeniler arasındaki çatışmaları önlemek, uzun vadede emperyalist devletlerin bu amaçla Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışarak, kendi topraklarında bir Ermeni Devleti'nin doğmasına engel olmak istediği açıktır."
 
1915 Van İsyanı

İsyana Katılan Bir Grup Ermeni Çeteci
Van'ın Rus Ordusu tarafından işgalini kolaylaştırmak
için isyan eden Ermeniler'in Osmanlı askerlerine
karşı siperlerde çarpışmaları.
 
            Ermeni tehciri, Ortodoks Ruslar'la aynı inanca sahip Gregoryan Ermeniler'in yerleşim yerlerinin değiştirilmesidir. Katolik ve Protestan Ermeniler tehcire tâbi tutulmadılar. Oysa, iddia edildiği gibi ortada bilinçli bir soykırım eylemi olsa, aynı ırktan olup da yalnızca mezhepçe farklı bir grup ortadan kaldırılmaz, tüm Ermeniler katledilir, bunun adı da etnik temizlik olabilirdi. Bu önemli husus dahi tehcir kararının, vatanın savunmasına, güvenliğine, toprak bütünlüğüne ve masum halkın can ve mal emniyetine dönük koruma isteği olduğu göstermektedir.
 
            Ermeniler'in sistematik saldırıları, düşman kuvvetleriyle işbirliği sonucunda, özellikle o günün şartlarında ordunun güvenliği gerekçesiyle alınan tehcir kararı, meşru bir karardır. Ayrıca, tehcire tâbi tutulan Ermeniler'in malları koruma altına alınmış, kendilerine aynî ve nakdî yardımlar yapılmış, savaştan sonra istedikleri yerlere dönmelerine izin verilmiştir.
 
            Tehcir sırasında Ermeniler'e gıda ve ilâç sınırlaması getirilmemiş, yanlarına kişisel eşya ve menkul değerlerini almaları kabul edilmiştir. Tren ve araba gibi nakil araçlarından yararlandırılmışlar, geride bıraktıkları kültürel değerleri tahrip edilerek yok edilmemişlerdir. Bu tarihî gerçekleri gösteren belgeleri Başbakanlık Arşivi Genel Müdürlüğü yapmış olduğu yayınlarıyla ortaya koymuştur.
 
Ermenistan armasını, Ermeni kral
ve kahramanlarını gösteren büyük resim.

 1- Ermenistan Arması 2- Hükümdar II. Dikran
3- Kahraman Vartan Mamikyan 4- Kahraman
Gamsaragan 5- Vahan 6- Hükümdar Dertad
Hınçak Varna şubesi

 Hınçak örgütünün ünlü üyelerini ve devrimcilerini
anmak üzere çizilmiş olan tablo.
 
Ermeni Askerlerinin Amele Taburlarına Sevki
 
            Savaş nedeni ile Hükûmet'in genel seferberlik etmesi ve Hıristiyan yükümlülerin 'Amele Taburları'na yazılmaları da doğal olarak asker kaçaklarının sayılarını arttırır. 34 Harbin ilânından sonra genç nüfusun cephelere gitmesi sonucu sancak dahilinde ortaya çıkan işgücü açığı amele taburlarıyla kapatılmaya çalışılıyordu. III. Ordu Kumandanlığı ziraatle meşgul olan üç amele taburunu yol çalışmalarında görevlendirilmek üzere Sivas'a çağırdı.
 
            Savaşın başlamasından itibaren gönderilen 10 binden fazla insanın büyük çoğunluğu da Sivas Amele Taburları'nda görevlendirilmişti. En son 1915 yılı Ocak ayı içinde Müslüman ve gayr-ı Müslimler'den oluşan 3 bin kişi bu maksatla gönderilmiş bulunuyordu.35 13 Temmuz 1915 tarihinde Nazır Talat imzalı telgrafta, güvenilir olmayan Ermeni askerlerinin istihdamları ve dahile sevk olunmamaları hakkında emir verilmediği, aksine mahzurlu bir kısım Ermeniler'in yol hizmetinde çalıştırılmak üzere Ünye'den Sivas'a celp olunduğu ve Samsun'da da bu suretle çıkarılan üçyüzbeş neferin askerî müfreze koruması altında Tokat'a ulaştıkları ve bunların da Sivas'a getirilerek yol hizmetinde çalıştırılacaklardı.36
 
Rus Donanmasının Terme'ye Çıkardığı
Ermeni Eşkıyasının Yaptığı Mezâlim
 
 
            23 Kasım 1332 (06 Aralık 1916) ve 15 Aralık 1332 (28 Aralık 1916) tarihleri ile Terme'den Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiyesi Muaveneti'ne gönderilen iki rapor ile Hariciye Nezareti Umur-ı Siyasiye Müdüriyet-i Umumiyesi Mühime Kalemi'nin, Dahiliye Nezareti'ne yazdığı 22 Aralık 1332 (04 Ocak 1917) tarih ve 1794 hususî numaralı tezkiresi Ermeniler'in, Terme'de yaptıkları zulümleri belgeler.
 
            Rus donanması tarafından 28 Ekim 1332 (02 Kasım 1916), Terme'ye çıkarılan Ermeni eşkıyasınca dokuz kişinin şehit edildiği, iki kişinin yaralandığı ve ondokuz kişinin de bir kısmının kendi isteği ile bir kısmının esir olarak götürüldüğü; ayrıca 3.100.000 kuruş kıymetinde maddî zarar verildiği tespit edildiğinden, Müslüman esirlere karşılık Rus tebasından yirmi şahsın tevkif edildiği, şehit ve yaralılara tazminat alınmasının tespit edilmesi hakkında raporlar yazılmıştır. Rus donanmasının Terme'ye çıkardığı Ermeni eşkıyasınca Ünyeli birçok şahsın menkul ve gayrimenkullerine el konulduğu gibi, Ünyeli bir kadın ve kerimesini de yanlarında götürmüşlerdir.37
 
Hınçak Gönüllü çetelerinden biri olan Hamazasp.

.
Bursa vilayeti Çengiler köyünde yakalanan Ermeni çeteciler

 Çetelere ait bir top, ateşli silâhlar ve askeri üniformalar.
 
Mustafa Kemal Paşa'nın Ünye Hakkında Raporu
 
            Hüseyin Nazım Paşa'nın kaleme aldığı Ermeni Olayları Tarihi adlı eserinde 1915 yılı için "Ermeni bulunan yerde az çok şuriş vücuda gelmiş olduğu halde şu tedbir semaratından olarak Tirebolu, Giresun, Ordu, Sinop, Çarşamba ve Bafra gibi 'Çerkez ve mulhakatında Gümüşhane'den çok ziyade' Ermeni sadır olan mahallelerde bir gûnâ vuku'at zuhur etmemiştir."38
 
            Mustafa Kemal Paşa Samsun'a gönderildikten sonra bölge hakkında İstanbul'a raporlar göndermeye başlamış ve 21 Mayıs 1919 tarihli 9. Ordu Kıta Müfettişi Tuğgeneral Mustafa Kemal imzalı olarak Erkânı Harbi-i Umumiye Riyaseti'ne Canik Sancağı'ndaki asayiş hakkında uzun bir rapor yazmış ve raporunda Ünye ile alâkalı olarak şunları bildirmiştir.39
 
Ermeniler Tarafından 1915 Yılında
 Şehit Edilen Sait Halim Paşa.

Osmanlı Hariciye Nazırı Sait Halim Paşa
Amasya'da Ermeniler'den toplanan silahlar.

Amasya
 
            "Mütarekeden sonra devletçe iki defa ilân edilmiş olan afta da İslâm asker kaçakları ve bir kısım İslâm eşkıyası teslim olduğu sırada Rum eşkıyasından 20 kadar isimleri bilinen şahıs istiman etmiştir. Bugün sancak dahilinde Ünye havalisindeki bir iki Ermeni çetesinden başka Ermeni çeteleri yok denecek kadar azdır ve faaliyetleri hissedilmemektedir."
 
Ermeni Çetelerin Ünye'de İslâm Ahaliye Zulüm Yaptıkları
 
            Ünye'de Ermeni çetelerinin İslâm ahalisine zulüm yaptıklarına dair Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti asayiş şubesinden Hariciye Nezareti'ne yazılan 11 Şubat (11 Şubat 1920) tarih ve 183 hususi numaralı tezkireden, Ünye Jandarma Bölük Kumandanı'ndan Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne gönderdiği 09 Eylül 1335 (09 Eylül 1919) tarihli rapor suretinden Samsun İngiliz Mümessili Pearing tarafından Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne yazdığı 06 Eylül 1335 (06 Eylül 1335) tarihli tezkiresine cevaben gönderilen 10 Eylül 1335 (10 Eylül 1919) tezkirelerden anlaşılmaktadır.40
 
            Emlâk, arazi ve ahalisini geride bırakarak savaşa giden erkek Müslümanlar'ın yokluğunu fırsat bilerek, Rusya'dan silâhlı olarak dönen Ermeni ve Rus çetelerinin Ünye'nin Kiraztepe, Üçpınar, Köklük, Havzıkara ve Ballık Köyleri'ne girerek yaşlı, kadın, çoluk çocuk ayırt etmeksizin ahaliyi tereddütsüzce katlettikleri; Manastır karyesine gelen Ermeni eşkıyalarının, ahaliden bazılarını kurşuna dizdikleri ve bir kısmının da başlarını keserek kazığa taktıkları; Ermeniler'in Müslümanlara tecavüzatta bulunduğunu göz ardı eden Samsun İngiliz mümessili Pearing'in Türkler'in Ermeniler'e kötü davrandığı yolunda iddialarının tam aksi olduğunun tetkikat sonucu anlaşıldığı ve Manastır Köyü'nde mezâlim yapan Ermeniler'in Köklük'te bulunduğu ve Müslümanlar'ın bütün bu tecavüzata karşılık ellerinden bir şey gelmemesi yüzünden icab eden tedbirleri bir an önce alması gerektiğine dair 21 Ca. 1338 (11.II.1920) tarihinde Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti asayiş şubesinden Hariciye Nezareti'ne tezkire yazılmıştır.
 
Bir Zamanlar Kiliseydi

Şimdilerde Şehir Hamamı
 
            Ünye Jandarma Bölük Kumandanı Yüzbaşı Ahmed Halid, Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne gönderdiği 09 Eylül 1335 (09 Eylül 1919) tarihli rapor suretinden Ünye'nin içler acısı durumunu şu şekilde özetlemektedir :
 
            "Harb-i Umûmî îcâbâtı evlâd ü iyâlini, emlâk ü arâzîsini, servet ü sâmânını ziyâde cihâda iştirak eden ve yüzde yetmiş beşi dârü'l-harb'de rütbe-i şehâdeti ivâz ve mütebâkîsi de nukât-ı muhtelifede düşmanın yed-i esâretine giriftâr olan bed-baht kişilerin maskat-ı mehdlerinde kadın, ihtiyar ve sıbyândan başka kimse olmadığını bilen ve Rusya'dan öteden beri müsellahan avdet eden yüzlerce yerli ve yabancı Ermeni ve Rum komiteleri mücâvir kazâlarda olduğu gibi Ünye'nin Kiraztepe, Üçpunar (Üçpınar), Köklük, Havzıkara ve Ballık'a tahassun ederek makâsid-i mel'anet-kârânelerini icrâ husûsunda zamânı kendilerine bir fırsat add ile kenâr ve bucakda dağ ve ormanda tesâdüf de gelmekde oldukları Müslim erkek, sıbyân ve nisvânı bilâ-rahm ve bilâ-tereddüd katleyledikleri âmmece mertebe-i sübûta vâsıl olmuşdur.
 
            Ez-ân-cümle 21 Ağustos (1) 335 târihinde Manastır karyesine girüp orman ittisâlinde bulunan yol üzerinde pusu kuran eşkıyâ ser-gerdesi Köklük karyeli Avadis, refiki Karahoca, Sürup, Asador, Kalos, Artin, Vartan, Vesken, Avakim, Misak, Çökükburun Akaryan ve Atan ve isimleri gayr-ı ma'lûm rüfekâsı tarafından pusuya düşürülerek katledilen Manastır karyeli Hâşim Çavuş ve birâderi Nuri, Emrullahoğlu Emrullah, Baltacıoğullarından Mehmedoğlu Mehmed'in keyfiyet-i katillerini tahkîk etmek üzere mahall-i vak'aya gitmiş idim. Bu mes'elenin ta'mîk ve tahkîki esnâsında eşhâs-ı merkûmenin on aydan beri karye-i mezbûrede îkâ' eyledikleri fecâyi'e dahi muttali' olduğumdan yegân yegân arz ve îzâha mecbûr oldum.
 
Berlin Kongresi'ne katılan ülkelerin temsilcileri bir oturumda.
Ermeni Hınçak Alayı Sekizinci Bölük Birinci Takım

 Kumandanları, Askerleri ve Kızılhaç Heyeti.
 
            Madde 1 - Manastır karyesinden Kapucuoğullarından İbrahim oğlu Ali, Köklük karyesinden Kara Kâhyâoğullarından eşkıyâ Sürup tarafından katledilmiş olduğu ve bu fi'l-i katlin â'ilesi huzûrunda cürm-i meşhûd hâlinde îkâ' edilmiş olduğu.
 
            2 - Karyeden Delibaşoğlu Tahir Çavuş'un Avadis ve Sürup tarafından hânesinde â'ilesi huzûrunda kurşunla fecî' bir sûretde katledildiği.
 
            3 - Karyeden Hatipoğlu Çakır Mustafa, amuca-zâdesi Recep, gelini Şerîfe, diğer gelini Hamide, yeğeni Emine'nin Sürup Avadis, Atan, Asador, Kalust, Avakim, Vartanis nâm merkûmlar tarafından hânesi içerüsünde kurşuna dizilmek sûretiyle katl ve imhâ edildikleri.
 
            4 - Karyeden muhtâr Tunukluoğlu Halil Çavuş kezâ Sürup ve refikleri tarafındannalâ mele'in-nâs Çilader (Çıladere) karyesinde der-dest ve başkesilerek kazığa takıldığı ve bu meyânda kezâ der-dest olunan şimdiki Muhtâr Mustafa'nın ise fidye-i necât mukâbilinde salıverildiği.
 
            5 - Karye hatîbi Kabakçıoğlu Mustafa Efendi kezâ Sürup ve rüfekâsı tarafından hânesinden çıkarılarak nükûd-ı mevcûde ve hayvanâtının ahz u kanzından sonra köy içerüsünde hânesi önünde alâ mele'in-nâs kurşuna dizilmek sûretiyle katledildiği.
 
            6 - Bir buçuk ay evvel Kenehur'da (şimdiki Velibayraktar Köyü) meskûn Şiranlı Ahmed yine Manastır karyesinde işle meşgûl bulunmakda iken Sürup tarafından kurşunla katlolunduğu.
 
            7 - Manastır karyesinden Kapucuoğlu İbrahim Çavuş'un zevcesi Fatma yirmi gün evvel tarlada ot kazmakda iken on kadın içerüsünde yine Sürup tarafından kurşunla katlolunduğu. Esbâb-ı katli ise Sürup'un vâki' hidmetinin reddeylediğinden münba'is olduğu.
 
            8 - Raporun evveliyâtında ya'ni 29 Ağustos [1]335'de Ermeniler'in pususuna düşen sâlifü'z-zikr dört şahs-ı İslâm'dan ismi birinci maddede Haşim Çavuş mecrûh bulunduğu hâlde tahlîs-i cân içün müdâfa'aya kıyâm etmiş ve esnâ-yı müsâdemede çete re'îsi Avadis'i bi'l-mukâbele kurşunla katleylemiş ise de kendilerine müdâfa'a edecek ber-hayat kimse kalmadığını eyüce bildiklerinden maktûl Avadis'i alup Köklük karyesine götürdükten sonra güya Köklük'de vurulmuş diye hükûmete ihbâr-ı keyfiyetde bulunmuş iseler de netîce-i tahkîkâtda ifâdelerinin aksi sâbit olmuşdur."
 
Mahzenlerde gizlenen ve fişek yapan Ermeniler.

 
Hacin Ermeni Mektebi'nden çıkarılan
Ermenistan arması, dinamit, barut kapsül ve fitilleri.

Hacin'de yapılan aramalarda ele geçirilen
gaz tenekelerindeki barut, silah ve bombalar.
 
            Ünye Jandarma Bölük Kumandanı Yüzbaşı Ahmed Halid, Dahiliye Nezaret-i Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne gönderdiği fezlekede ise şunları iletmektedir.
 
            "On aydan beri bir karyede meskûn bed-baht Müslümanlar'ın Ermeniler tarafından başlarına getirilen felâketi gâyet sahîh ve muhtasar olarak arzına ictisâr eyliyorum. Bu Ermeni kavmine mensûb dessâs çetelerin maksadları katl-i nüfûs, gasb u gârat ve tahakkümden başka bir şey değildir.
 
            İşbu raporun takdîmine bâ'is olan vak'a üzerine âtîde tevellüd edecek fenâlığın önüne sedd çekmek üzre bölük-i âcizîden on iki neferlik bir kuvvet ifrâz ve Manastır karyesi cenûbunda bulunan münferid bir hâneye iskân edilmiş ve karagol ittihaz olunmuşdur. Bu hunhâr çetelerin korkusundan hiçbir iş ve güçle iştigâl edemeyüp yetim ve yetîmelerinin ellerinden tutup mecnûnlar gibi ormanlara firâr eden kadın ve erkek karye sekenesi celb ve hânelerine iskân etdirilmişdir.
 
            Îkâ' olunan bunca fecî' cinâyâta karşu makâmât ya haberdâr edilmemiş veyâhud edilmiş de hükûmet şevket ve satvetini bu câniblere götürememiş olduğundan bunlar da gün be gün kuvvetlerini tezyîd etmiş ve bu sûretle şu ma'sûm ahâlînin başına bir belâ-yı mübrem kesilmişlerdir.
 
            Şurasını arzedeyim ki : Bugün kuvvetli bir müfreze ile bu cânîlerin ta'kîbine çıkup îcâbında bi'l-müsâdeme birkaç dânesi meyyiten elde edildiği ânda bir çok tazyîkât ile Türkler tarafından yine katle ma'rûz kaldıklarını ecânibe karşu feryâda tasaddî eyleyecekleri bî-iştibâhdır. Bunun içün îcâb eden tedâbîr-i âcilenin emr ü îfâsıyla hukûk-ı şahsiyyelerini müdâfa'adan âciz karye ahâlîsinin emr-i muhâfazası ve ta'kîbât-ı lâzimenin icrâsında mikdâr-ı kâfî kuvvetin sevki ve iktizâsıyla işbu rapor tanzîm ve takdîm kılındı".
 
Kilisenin Eski Hâli
 
Samsun İngiliz Mümessili
Pearing Tarafından Yazılan Tezkireler
 
            Samsun İngiliz Mümessili Pearing tarafından Dahiliye Nezareti Emniyet-i Umumiye Müdürlüğü'ne 06 Eylül 1335 (06 Eylül 1919) tarihli tezkire yazmış, tezkiresinde Ünye Kaymakamı'nın ve jandarmanın vazifesini yapmadığı ve Ermenilere zulüm yapıldığı ve Köklük Köyü'nde Avadis ve Biraderyan isminde bir Ermeni'nin öldürüldüğü, bunun için icap edilenin yapılmasını istemiştir. Bunun üzerine 10 Eylül 1335 (10 Eylül 1919) tarihinde cevap yazılmıştır.41
 
Kayseri'de ortaya çıkan kaçak silâh ve bombalar.

Bomba imalâtındaki âlet, makinalar ve Taşnaksütyun Arması.
Van'ın Rus ordusu tarafından
işgalini kolaylaştırmak için isyan eden Ermeniler

Osmanlı askerlerine karşı siperlerindeki fotoğrafları

            "Ünye'den aldığım ma'lûmâtlara göre oradaki vaz'iyyet fenâ hâlde bulunuyor. Yeni gelen kâ'im-i makâm vazîfesini hiç yapmıyor ve Ermeniler'e karşı çok fenâlık gösteriyor. Ünye civârında - Ermeni köy Köklük isminde - bütün Ermeni ahâlî hânelerin içinde saklı kalıyor.

            Çünkü eşkıyâlar ve jandarma köy içinde gezerek Ermeniler'e fenâlık yapmak istiyorlar. Avadis ve Birâderyan isminde bir Ermeni'yi öldürmüşler. Ünye'de bulunan jandarma kumandanı da hiçbir şey yapmaz zannederim. Bu ma'lûmatları size veriyorum ve îcâb edeni yapmanızı ricâ ederim."

 

Ermeni Komitaları'nın, Amerika ve diğer ülkelerde bulunan ve
büyük kısmı Osmanlı İmparatorluğu halkından olan Ermeniler'den

 meydana getirip, Kafkas cephesine gönderdikleri Ermeni İntikam Ordusu'ndan bir grup, Ermenistan Bayrağı ile yürüyüş halinde.
Muş ve Bitlis civarında kurulmuş olup,
Beyazıt ve Van Hududunda Rus Ordusu'na öncülük eden

 ve Müslüman halka karşı yaptıkları zulüm ve
kötülüklerle ün salan Ermeni çetelerinden bir grup.

            Makâm-ı livâdan Mösyö Pearing'e 10 Eylül [1]335/(10 Eylül 1919) târîh ve 9023 numaralı tezkireye verilen cevapta Köklük Köyü'nün eşkıya yatağı olduğu ve buradaki eşkıyaların Müslümanları katlettiğini ve Müslümanlar'ın da bu esnada eşkıya reisini öldürdüğünü cevabında belirtmektedir.42

            "6 Eylül [1]335 târ3İhli tezkire-i dostânelerine cevâbdır. Alınan resmî ma'lûmât verilen haberlerin ma'kûsudur. Köklük karyesi eşkıyâ yatağı olup hükûmete karşı dâ'imâ adem-i itâ'at göstermekde olmağla berâber ahîren burada mutahassın çeteler Manastır İslâm karyesine hücûm ederek dört bî-çâre köylüyü katleylemişlerdir. Müslümanların bu tecâvüze karşı müdâfa'a etmeleri bu esnâda eşirranın re'îslerinden olan bir şahsın maktûl düşmesi gayr-i tabi'î bir hâl değildir efendim."

 

Nisan 1915'teki Van Ayaklanması.

Ayaklanmada görev alan
Ermeni çetelerinden bir grup.
Yeşilyayla yine mâtem içinde.

Bakışlar manâlı, tuz ve ekmek hakkı
dinlemeyen Ermeni'yi, sessizce lânetliyor.

Pearing'in, Ünye Hakkında İngiltere'ye Gönderdiği Rapor

            İngiliz arşiv vesikaları üzerinde derin araştırmalarda bulunmuş olan emekli büyükelçilerimizden Bilal Şimşir 'İngiliz Belgelerinde Atatürk' adlı dev araştırmasında İngiliz arşivlerinde, 83 numarada bulunan 2. klâsörde, Samsun bölgesi ile alâkalı çok mühim bilgilere yer vermektedir. Burada Kaptan Pearing'in kıyı şehirlerinden Ünye, Fatsa, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Batum'u ziyaretleri ile alâkalı 13 Ekim 1919 yılında gönderdiği rapor yer almaktadır.

 

Van Ayaklanması

Ayaklanma sırasında Taşnak çetesine ait bir grup Ermeni.
Bir Grup Gönüllü Ermeni Hınçak Gerillası

1915

            Pearing'in raporunda Ünye ile alâkalı şu bilgiler yer almaktadır.43

            "Ünye, Kaymakamı Mahmut Celaleddin (Bir ay önce geldi). Hem kasabanın kendisinde hem de bölgede çok büyük düzelmeler vuku buldu. Benim 6 Ağustos tarihli ve 240 numaralı raporumda hakkında malûmat verdiğim bir hâdise istisna olmak üzere bütün raporlarda belirttiğim gibi durum dostçasına sakinleşmekte, Rum ve Ermeniler tarafından hiçbir şikâyet yapılmıyor, her sınıf halk da kaymakamdan memnunluğunu ifade ediyor ve bu haldeki durumun da devam etmesini ümit ediyorlar.

 

Ermeniler tarafından 1915 yılında öldürülen 52 Türk'ün atıldığı

 Su kuyusunun kazılmadan önceki durumu-Hakmehmet Köyü.
Van Daşnak Çetesi

Van İsyanına Katılan Daşnak Çetesinden Bir Grup

            Benim Köklük Ermeni halkının başkanına yazdığım istekte, Kaymakam benim 240 numaralı raporumdaki Ermeniler'in olaylarına işaret ederek, çok uzak olmayan saldırgan tutumlara hazırlandıklarını bildiriyordu ve ben Ermeniler'den ılımlı davranarak uzak anlaşmazlıklardan sakınmalarını rica ettim.

 

Erzurum'da, Ermeniler tarafından,

 Türkler'in toplanarak yakıldığı bir konak.
Ankara ve Yozgat çevresinde faaliyet gösteren

 Ermeni çetelerinden bir grup.

            Yazmış olduğum mektuba karşılık olarak Kaymakam yöredeki mülkiyet meselesini araştırmak ve geri dönmesini tertip etmek üzere bir vekil gönderdi. Ben ayrıca Ermeniler'e malların geri dönüşü sırasında yapmış oldukları gayrı resmî hareketlere son vermelerini, gelecekteki hakları için her şeyin resmî yollardan olması gerektiğini bildirdim. Şu anda kasabadaki bütün mülkiyet hakkı geri dönmüş durumdadır."

            Rusya ile işbirliği yapan yerli Ermeniler çeşitli yerlerde ve Canik Bölgesi'nde de isyan hareketlerine başladılar. Osmanlı gençlerinin savaşını fırsat bilen Ermeni çeteler masum halkımıza çok büyük ezalar çektirmiş, cefalar vermiştir. Ermeni çetelerinin Ünye'de yaptıkları faaliyetler hakkında yüzlerce belge bulunmaktadır.44 Sadece Ünye'nin köylerinde eşkıyalık yapan Sarala adlı Ermeni'nin yaptığı gasp olaylarına dair 60 sayfalık rapor bulunmaktadır.45

                                                             Osman DOĞAN

            KAYNAKÇA :

            Fotoğraf ve Belgelerin Kaynağı : Ermeni Komitaları'nın Amal Harekât ve İhtilâliyesi Albümü, Matba-i Orhaniye, 1332 (1916).

            Ermeni Terör Fotoğraflarının Alındığı Adres - (Kaynak : Ermeni Ayaklanmaları ve İhtilâl Hareketleri) http://www.ermeniteroru.8m.com/album2.htm

            Ünye'de Ermeni Mezâlimi Belgeleri http://www.devletarsivleri.gov.tr/yayin/osmanli/ermeni3/1b_27.htm

            24 Aykut, Nezihi : "Arşiv Belgeleri'ne Göre Anadolu'da Ermeniler'in Yaptıkları Katliamlar 1914 - 1922" Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu 24 - 25 Mayıs 2001, İstanbul/2001, s. 191.

            25 Ermeni meselesi ile alâkalı Yeni Türkiye yayınlarının hazırladığı ve alanında uzman 25 usta kalem tarafından yazılan makaleler için bkz. Osmanlı'dan Günümüze Ermeni Sorunu, Ankara 2001.

            26 Beydilli, Kemal; "Rusya'ya Göçürülen Ermeniler" Türk Tarih Belgeleri Dergisi, C. XIII, Sayı : 17, Ankara 1988, s. 405.

            27 Özel, Sabahattin; "Tehcir Konusunda Bazı Gerçekler ve Millî Kurtuluş Savaşı'nda Vatansever Ermeniler" Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu - 24/25 Mayıs 2001, İstanbul, sh. 35.

            28 BOA, DH. ŞFR 52/97

            29 Gürün, Kâmuran; Ermeni Dosyası, Ankara 1983, sh. 211.

            30 Beyoğlu, Süleyman; "1915 Tehciri ve Soy Kırım İddiaları" Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu, 24 - 25 Mayıs 2001, İstanbul, sh. 174 - 175.

            31 Beyoğlu, Süleyman; "1915 Tehciri ve Soy Kırım İddiaları" Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu, 24 - 25 Mayıs 2001, İstanbul, sh. 177.

            32 BOA, DH. ŞFR 55/107

            33 Halaçoğlu, Yusuf; Ermeni Tehciri ve Gerçekler (1914 - 1918), Ankara 2001, sh. 53 - 54.

            34 Erkan Süleyman; "Millî Mücadele'de Pontus Sorunu" Prof. Dr. Bayram Kodaman'a armağan, Samsun 1993, sh. 63.

            35 Köse, Osman; agm. sh. 780 - 781.

            36 BOA, DH. ŞFR, nr. 54/439; BOA, Osmanlı Belgelerinde Ermeniler (1915 - 1920), Ankara 1995 (Yayın Nu. : 14), sh. 73.

            37 BOA. HR. SYS. 236/5, Belge No. : 11 - 12, 29, 31; BOA, Ermeniler Tarafından Yapılan Katliam Belgeleri (1914 - 1919), C. 1, Ankara 2001, (Yayın Nu. : 49), sh. 176 - 188.

            38 Hüseyin Nazım Paşa, Ermeni Olayları Tarihi, C. 1, Ankara 1994, sh. 177.

            39 Komisyon, Atatürk'ün Bütün Eserleri, C. 2 (1915 - 1919), İstanbul 1999, sh. 315; (Haz. Mustafa Onar), Atatürk'ün (Kurtuluş Savaşı) Yazışmaları, C. 1, Ankara 1995, sh. 38.

            40 Aykut, Nezihi; "Arşiv Belgelerine Göre Anadolu'da Ermeniler'in Yaptıkları Katliamlar 1914 - 1922" Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu 24 - 25 Mayıs 2001, İstanbul, sh. 195; BOA, HR. SYS. 2602 - 1/159 - 162; BOA, Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslarda ve Anadolu'da Ermeni Mezâlimi, C. III (1919 - 1920), Ankara 1997 (Yayın Nu. : 34), sh. 85 - 90; BOA, Ermeniler tarafından yapılan katliam belgeleri (1919 - 1921), C. II, Ankara 2001 (Yayın Nu. : 50).

            41 BOA, HR. SYS. 2602 - 1/159 - 162; BOA, Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar'da ve Anadolu'da Ermeni Mezâlimi, C. III (1919 - 1920), Ankara 1997 (Yayın Nu. : 34), sh. 85 - 90.

            42 BOA, HR. SYS. 2602 - 1/159 - 162; BOA, Arşiv Belgelerine Göre Kafkaslar'da ve Anadolu'da Ermeni Mezâlimi, C. III (1919 - 1920), Ankara 1997 (Yayın Nu. : 34), sh. 85 - 90.

            43 Şimşir, Bilal; İngiliz Belgelerinde Atatürk (1919 - 1938), C. I (Nisan 1919 - Mart 1920), Ankara 1973, sh. 233.

            44 BOA DH. EUM. AYŞ 4/45.

            45 BOA DH. EUM. AYŞ 64/37.

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR