|
ZİLE’DE |
|
Makale :
Nurhan Buhan GİRGEÇ
(Araştırmacı - Edebiyat
Öğretmeni)
Makaleyi Teslim Eden :
ZMYO Öğr. Gör. Rahmi ŞEYHOĞLU
Nurhan Buhan GİRGEÇ ve Bekir AKSOY, Ayşe ATALAR Resim
Sergisi'nde.
Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 12.04.2007 Ankara
ZİLE’DE
GELENEKSEL EĞLENCE
KÜLTÜRÜ
Ressam
Ayşe ATALAR ve Nurhan Buhan GİRGEÇ Ankara'da Resim Sergisi'nde.
Fotoğraflar : M. Ufuk MİSTEPE - 12.04.2007 Ankara
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan Zile, Türk kültürünün yaşandığı model şehirlerimizden birisidir. Hıdrellez gibi Türk kültüründe var olan geleneksel kutlama ve eğlenceler dışında, kültürde ortak kodları olan ancak Zile’ye özgü eğlenceler de vardır. Zile Panayırı eğlenceleri, altmışlı yıllarda festivale dönüşen Kiraz Seyri ve diğer mesire seyirleri Zile’ye özgü geleneksel eğlenceler arasında sayılabilir.
Fikret TARHAN,
Taliye Obut (Tarhan) ve Nadir OBUT Bağ Eğlencesinde.
Taliye OBUT (Tarhan) Fotoğraf Arşivi
Küreselleşerek tek tip kültüre doğru giden dünyada yavaş yavaş unutulmaya yüz tutmuş bu geleneksel eğlencelerimiz üzerinde tek tek ayrıntılı çalışmalar yapılmalıdır. Biz burada genel olarak bilgi vermekle yetineceğiz.
Müftü Ârif KILIÇ,
Ali Fuat GÖKAY ve Arkadaşları Bağda Semaver Sohbetinde.
Ali Fuat GÖKAY Fotoğraf Arşivi
Toplumların kimliğini oluşturan ve onları birbirinden ayıran en önemli unsurlardan biri gelenekleridir. “Türk kültürünü oluşturan ve Türklerin tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren varlığını, bütünlüğünü ve farklılığını koruyan Türk insanının ihtiyaçlarını karşılayan ve sonuçta süreklilik özelliğine sahip geleneklerin başında Türk eğlence geleneği gelmektedir.” (Özdemir 2005 : 14) Türklerde eğlence kültürü çok eskiye dayanır. Hunlar, Göktürkler, Uygurlar zamanında şenlikler yapıldığını kaynaklardan öğreniyoruz. (İzgi 1977 : 29 – 31, And 1970 : 5 – 7)
Darbuka,
Klârnet ve Cümbüş Eşliğinde Damat Çıkartma Merasimi.
Ahmet DİVRİKLİOĞLU Fotoğraf Arşivi - 1984 / Zile
Zile’de eğlenceler halk takvimine bağlı olarak gerçekleşir. Uzun süren kışın ardından baharın gelişiyle birlikte yapılan Ulukavak Seyri’yle Zile’de eğlence dönemi başlar. Dereboğazı yolundaki Ulukavak Mevkii’ne kır gezisi yapılır. Burası, içinden su akan, çayırlık bir alandır. Genellikle ailelerle gidilir. İnsanlar evinden yiyeceğini, içeceğini alır götürür. Her ağacın altına bir aile yerleşir. Sadece erkeklerden oluşan gruplar da gelir içki içerler; ancak aileleri rahatsız etmezler.
1940'larda
Zile Bağlarında Hanımların Birliktelikleri.
Osman Başdemir Fotoğraf Arşivi - Gönderen :
Alâattin KOZLU
Ulukavak Seyri’nde ortak eğlenceler yapılmaz. Udunu, cümbüşünü getirenler olur, herkes kendi arasında eğlenir. Değerli yazarımız Zileli Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU, evinde yaptığımız ziyarette, meşhur musikîşinas Giriftar Asım Bey’in (Amasya sürgünü olduğu zaman) Ulukavak Seyri’ne geldiğini ve burada ud çaldığını aktarmıştır.
Şeyhahmet'ten Ulukavak'a, Azarya'dan İsmail Dede'ye
Gidilecek Çok Yeri Olan
Zile'mizde Grupların Eğlenceli Piknikleri Eksik Olmazdı. İşte Meydanlık
Bağları'nda
Hüseyin Çavdar, Kemalettin Aydın, Nuri Karasoy, Şakir, Şükrü Gökçek, Necati
Türkyılmaz,
Ercanlı, Cevat Ataolur, Kemal Türker, Sezai Ercanlı, Süleyman Çavdar, Suphi
Kılıç.
Ulukavak Seyri’nin ardından kirazların olmasıyla birlikte Kiraz Seyri başlar. Kışla Bağları’nda yapıldığı için Kışla Seyri de denir. Dört hafta sürer. Kiraz Seyri mesire eğlenceleri içerisinde en eğlenceli ve coşkulu olanıdır.
Galip KILIÇ, Fikret
TARHAN, Kemal TARHAN ve Arkadaşları Bağda.
Bekir AKSOY Fotoğraf Arşivi
Zileliler faytonlarla, at arabalarıyla, eşekleriyle veya yürüyerek, sabah erken saatlerde, Kışla’dan başlayıp Karadini’ye kadar uzanan bağlara giderler. Yol kenarındaki bağlar seyretmeye daha uygun olduğu için eş, dost, akraba bu bağlarda toplanır.
Zile Bağ Yollarında Zilli
Eşek Arabalarında Yolculuk - Gümeleler ve Asma Bahçeleriyle Ünlü Dereboğazı
Bağları
Soldaki Fotoğraf : Bekir AKSOY
Her ağacın altında bir aile vardır. Yerli olmayan memur kesimi özellikle davet edilerek Zile’nin konukseverliği gösterilir. Misafirlere patlıcan tavası, taze yapraktan etli dolma (sarma) ve bat gibi Zile’nin vazgeçilmez yöresel yemekleri ikram edilir. Çay mutlaka semaverde demlenir. Kirazlar yenir. Kirazdan asma yapılır. Yakın bağlardaki tanıdıklara kısa ziyaretlere gidilir. Akşam eve dönüşler de rengarenk seyir olur.
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Bağın yola yakın kısmına oturulur, evlerine dönenler seyredilir. Özellikle yağmur yağar, sel olursa bu dönüşler daha zahmetli, seyri de daha eğlenceli olur. Eve dönenler seyredilirken tanıdık tanımadık herkes görülür, tanıdıklarla ayaküstü sohbetler edilir. Her gün görülen komşu bile görülse farklı bir ortamda görüşmenin heyecanı yaşanır.
Kiraz Festivali'nde Kara Dini Bağları'nda Zileliler 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Altmışlı yıllarda meyve sebze festivalleri geleneği başlayınca, o dönem Zile’de çok önemli kültürel çalışmalara imza atmış Zile Kültür Derneği ve daha sonra da yine aynı isimlerin kurduğu Zile Turizm Derneği, Kiraz Seyri’ni büyük organizasyonlu bir bayrama, ardından da festivale dönüştürmüştür. Bütün halkın ortaklaşa katılabileceği eğlenceler düzenlenmiştir. Kiraz yarışmaları yapılmış, en güzel kirazı yetiştirenlere ödüller verilmiştir. Zile için çok yeni olan bir yarışma da genç kızlar arasında Kiraz Güzeli seçimlerinin yapılmasıdır.
Kiraz
Seyri Güzellik Yarışması Finalleri ve Serpil Fenerci - Kiraz
Kraliçesi 17.06.1968.
Kameraman : Mehmet SEZEN (Zile Turizm ve
Tanıtma Derneği Etkinlikleri)
Asife Buhan - Lâley Kiraz
Güzeli 17.06.1968 |
Halk oyunları gösterileri, yoğurt yeme yarışları, çuval, bisiklet ve eşek yarışları halkı ortak eğlenceler etrafında bütünleştirmiştir.
1974 yılı Altın Kiraz
Festivali'nde Eşek Yarışması'na
hazırlanan yarışmacılar ve yarışmayı izleyen TRT Ekibi.
Fotoğraf : Foto GAMZE
Temmuz’da Esvap Çayı adı verilen suyun başında Gezir Seyri başlar. Kış sonu yapılan bahar temizliği âdeti gereği yünler, halılar, kilimler toplanır, birkaç komşu veya akrabayla birlikte Esvap Çayı’na gidilir.
Mine, Türkân, Cemile, Kadriye, Çiğdem, Yasemin![]() Zile Bağlarında Ocakbaşı Keyfi |
Çağıl, Ahmet, Selim, Lütfü Nejat ve Tülây![]() Yeni Neslin Gümele Önünde Bağ Sofra ve Sohbeti |
İmece usulü herkesin halısı, kilimi, yünü yıkanır, kurutulur. “esvap yuma” kadınlar için hem çok sıkıntılı hem de eğlenceli geçer. Yıkama işi bittiğinde yıkananlar kuruyuncaya kadar yeme – içme ve eğlenme vakti başlar. Semaver yakılır, bat, yaprak dolması hazırlanır. Mutlaka mısır közleme âdeti vardır.
Zile Karadini Bağları'nda Kiraz Festivali Etkinlikleri ve
Kiraz Toplayan Zileliler - 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma
Derneği
Tren yolunun yeni yapıldığı yıllarda Gezir Seyri’ndeki gençler, İkindi vaktine doğru buharlı trenin istasyona geliş – gidişini seyretmeye giderler. Tren seyretmeye gitme, hem yeni bir teknolojiyle karşılaşma ve merakı giderme işlevini yerine getirirken hem de genç âşıkların birbirini görme ve beğenmeleri, nişanlı, sözlü ve yeni evlilerin baş başa kalmaları için ortam yaratır.
Zile İstasyonu'na Trenin İlk Gelişi -
23 Ağustos 1928
Hüseyin Gazi tepesi’nin eteğinde sarılık hastalığını iyileştirdiğine inanılan Ağbaba Suyu vardır. Abdülkadir İnan, Şamanizm çalışmasında Göktürkler’de “ıduk yer – sub” diye ifade edilen mukaddes kültler bulunduğunu ifade eder. (İnan 2000 : 48) Ağbaba Suyu’nun Orta Asya’dan getirdiğimiz bazı suların kutsal ruhu olduğu inancının yaşatıldığı bir yer olma ihtimali yüksektir. Bu konu, müstakil araştırma konusu olmalıdır.
Zile Kiraz Bayramı'nda Kiraz Yarışması (Mustafa KÖKNEL) ve
Bando Eşliğinde Bağ Şenlikleri / 1968
Kameraman : Mehmet SEZEN - Zile Turizm ve Tanıtma Derneği
Ağbaba ziyaretleri de kendi içinde bir eğlence kültürü oluşturmuştur. Ağbaba’ya Çarşamba günleri sadece kadınlar gider. Çarşaflarla çevrilerek yapılan küçük kabinlerde sarılık hastası kadınlar ve çocuklar Ağbaba suyuyla yıkanır. Bu sebeple Çarşamba günü erkekler gitmez, giden erkeklere ise iyi gözle bakılmaz.
Zile
Hanımları Ağbaba Ziyaretinde.
Taliye OBUT (Tarhan) Fotoğraf Arşivi
Mesire yeri olarak görülen Ağbaba’da da yeme içme ön plândadır. Ağbaba’ya giderken salatalık götürmek de bir gelenek olmuştur. Özellikle Ağbaba suyuyla yöresel yemek olan bat yapılır. Bu durum, sözlü gelenekte yaşatılarak Zile’yi anlatan bir türküde dile getirilir. “Ağbaba’ya giderler / Soğuk sudan içerler / Ağbaba’nın suyundan / Meşhur bir bat ederler.”
1974 Yılında Tertiplenen
"Altın Kiraz Festivali"nde Derece Alan Kiraz Güzelleri Halk Arasında Görülüyor.
Fotoğraf : Foto GAMZE
İlkbahar ve yaz başlangıcını mesire eğlenceleriyle geçiren Zileli için yaz, yorucu bir çalışma dönemidir. Hasat ve bağ bozumunun ardından kışa girmeden önceki son ve en büyük eğlence, panayır eğlenceleridir.
Geçmişi Zile tarihi gibi binlerce yıl öncesine dayanan Zile Panayırı, her yıl Ekim (Bazı yıllar Kasım ayında kurulmuştur) ayında kurulur. Panayırda kurulan emtia, zahire ve hayvan pazarı, uzun yıllar bölgenin en önemli ticaret merkezi olmuştur. Geleneksel mesleklerin yaygınlaşmasını ve yaşamasını sağlamıştır. Halkın üreticilikten tüketiciliğe geçtiği panayırlar, pek çok folklor unsurunu içinde barındıran ortamlardır. Panayır, sadece Zile’de yaşayanlar için değil bütün çevre il, ilçe ve köylerde yaşayanlar için heyecanla beklenen bir dönemdir. Bu heyecanın asıl sebebi, panayırın çevre için en büyük eğlence merkezi olmasıdır.
Soldan Sağa : Osman ALTINDAL, Körükte
Nevzat ÖNGE ve
Osman ŞAHİN (Bekir ALTINDAL'ın Sorgun'dan misafir arkadaşlarıyla)
Zile Kiraz Bayramı - 1975
Cumhuriyet Dönemi’nde kurulan panayırlarda at yarışı, deve güreşi, yağlı güreş, cirit, cambaz, orta oyunu, köy seyirlik oyunları gibi Türk kültüründe Orta Asya’dan getirdiğimiz halk sporları, geleneksel tiyatro ve eğlenceler devam etmiştir. Bu eğlenceler devam ederken bir taraftan da modern animasyonlar organize edilmektedir.
Zile Bağ
Yolları - Gönderen : Necmettin ERYILMAZ![]() Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi |
Zile Bağ
Yolları - Gönderen : Necmettin ERYILMAZ![]() Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi |
Panayır yerinde gezici tiyatrolar, sihirbaz gösterileri, motosiklet üstüvanesi, halka ve tüfek attırılan, fala bakılan, kader çektirilen bölümler bulunur. Halkın sadece resimlerden tanıdığı karabatak, pelikan, aslan, maymun, yılan, fok balığı gibi hayvanlar ile kostümler yardımıyla oluşturulan denizkızı, başı adam gövdesi yılan gibi tasarımlar da sergilenmiştir.
Zile Kız
Meslek Lisesi Folklorik Sergisi'nde Nurhan Buhan GİRGEÇ ve Arkadaşları - 1985
Nurhan Buhan GİRGEÇ Fotoğraf Arşivi
Ellili yıllara kadar getirilen ilkel lunapark oyuncaklarının yerini bu yıllardan itibaren modern lunapark oyuncakları almıştır.
23.10.1962
Tarihinde Zile Panayırı Lunaparkı'ndan Bir Görünüm.
Bekir AKSOY Fotoğraf Arşivi
Haklarında genel bilgiler verdiğimiz Zile’nin geleneksel eğlence hayatında yer alan mesire gezileri ve panayır eğlenceleri, can sıkıntısını gideren, iyi vakit geçirmeyi sağlayan eğlence işlevi yanında merakı giderme işlevi ile birlik ve beraberlik duygusunu geliştirerek, insanların kendilerini bir topluma, gruba ait hissetmesi işlevini de yerine getirmiştir.
Nurhan Buhan GİRGEÇ
Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi
KAYNAKLAR :
Yayınlar
AND Metin,
“Spor, Eğlence, Oyun”, Hayat Tarih Mecmuası, Mart, 1970.
İNAN Abdülkadir,
“Tarihte ve Günümüzde Şamanizm”, Türk Tarih Kurumu, Ankara, 2000.
İZGİ Özkan,
“Hunlar, Göktürkler ve Uygurlar’da Geleneksel Festivaller ve Eğlenceler”, Tarih
Dergisi, Sayı XXXI, Mart 1977 Ayrı Basım, Edebiyat Fakültesi Basımevi, İstanbul,
1978.
ÖZDEMİR Nebi,
“Türk Eğlence Kültürü”, Akçağ, Ankara, 2005.
Âşıkoğlu Necati AKYUNAK
ve
Ailesi Bağ Yolunda
Altınevler Mah. Artova Cad. No. 6/A - Yıl : 1970
Kaynak Kişiler
AKSOY, Bekir
BAŞPİLAVCI,
Hüseyin
SEPETÇİOĞLU,
Mustafa Necati
SEZEN, Mehmet
Karadini Bağ Yolunda Nostaljik Bir Kare![]() Zile Belediyesi 2005 Yılı Masa Takvimi'nden... |