|
EFSANE |
|
Makale
:
Bekir ALTINDAL
(Araştırmacı,
Yazar, Başmüfettiş)
M. Ufuk MİSTEPE Fotoğraf Arşivi - TMO Gen. Müd.
Ank. 19.01.2007
EFSANE
GERİ
DÖNECEK Mİ?
ZİLELİ SEÇİMDE NE
YAPACAK?
(Özhaber Gazetesi -
13.02.2007 tarih, Sayı 979, Yıl : 9, 1. sayfada yayımlandı.)
1960’lı yıllarda kurulan Kültür Derneği ve Çağıltı Dergisi Zile’nin toplumsal ve kültür tarihinin efsanesidir. Bunu, yakından takip edenler bilir. Önce Kültür Derneği ve sonra da Turizm Derneği’ni kuranlar, yaşatanlar, birinci ve ikinci dönem Çağıltı’yı çıkaranlar bu efsanenin, Zile kültürünün altın adamlarıdır.
Cilt : 1, Sayı : 1, Nisan 1961, 125 Krş
Aradan 30 küsur yıl geçti. Bütün imkânlara rağmen sonraki kuşaklar, yani bizler bu efsaneyi canlandıramadık. Yine bu efsane derneklerin ve Dergi’nin efsane altın adamlarından bir ağabeyimiz çıktı; bizlere öncülük ediyor. Saygı duymamak, takdir etmemek elde mi?
Hulusi
SEREZLİ 20 Ekim 2006 Saat 12:25 TMO Ankara
Foto : Mehmet Özgöçmen - M. Ufuk MİSTEPE Fot. Arşivi
Değerli Hulûsi SEREZLİ ağabeyimizin önderliğinde efsanenin dönüşünü beklerken üzerime düşen her türlü katkıya hazır olduğumu belirttikten sonra bir başka gündem maddesini tartışmaya açmak istiyorum : ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMDE ZİLELİ NE YAPACAK? YA DA NE YAPMALIYIZ?
Siyaset yapmayacağım, siyaset de yazmayacağım. Bir seçmen olarak, gurbette Zile aklından çıkmayan, Zile’yi seven bir seçmen olarak yazmak istiyorum.
Önce, hep birlikte kendimizi geriye, yakın tarihe ışınlayalım… Bir özet ve bir özeleştiri yapalım.
Zile Kurtuluş Savaşı'nın başladığı yıllarda, 1920 yılında Zile’nin ve Zileli'nin dışında Yenihan ve Yozgat’ta başlayan isyan hareketi Zile’yi, Zileli'yi yakmadı mı? Yaktı. Zile ve Zileli, dışarıda gelişip Zile’yi saran bu olaydan yara almadı mı? Aldı. 400 yıllık topraklarını kaybetmedi mi? Kaybetti. Belki de İl olmayı o zaman kaçırmadı mı? Bence kaçırdı. Zile 1950’li yıllarda İnönü’nün Zile’ye gelmesindeki olaylardan olumsuz etkilendi mi? Hem de çok.. (Bazı yazarlar, o dönemlerde Zile, Afyon - Emirdağ ve Uşak olaylarının, 27 Mayıs’a giden yolda ihtilâle gerekçe olduğu tespitini yapmaktalar). Zile ve Zileli 1970’li yılların acısını, sağ - sol, Sünnî - Alevî diye bölünmüşlükten zarar görmedi mi? Gördü. Gencecik gençlerimiz canlarını verdi mi? Verdi. Gençlerimiz hapislere düştü mü? Düştü. Daha sonraki yıllarda bizim üzerimizde, senaryosunu bizim yazmadığımız oyunları bize oynattıklarını acı da olsa öğrenmedik mi?
Anarşik Olaylarda Şehit Düşen Dursun ÖNKUZU'NUN
Zile'deki Cenaze Töreni / 1970
Fotoğraflar Cenaze Töreninde Kamera Çekiminden Aktarılan Görüntü CD'sinden
Alınmıştır.
Zileli seçmen artık 20 - 25 yıldır sağduyulu oy kullanıyor mu? Başka bir anlatımla eskinin keskin siyasî görüş ayrılığı var mı? Yok! Veya ben öyle düşünüyorum.
Bundan tam kırk sekiz yıl önce Zile’nin yetiştirdiği, erken kaybettiğimiz F. T. (ad ve soyadının baş harflerini kullanmış ise de bizce Fikret Tarhan.. yanılırsak özür dileriz) şöyle diyor Görüş Gazetesi’nde (17.02.1959) yayımlanan “Vilâyet-i Zile” başlıklı yazısında :
Ressam Fikret TARHAN![]() Zile Bağlarıyla Özdeşleşmiş... |
“… Belediye Meclisi Zile'nin vilâyet olması için yeni bir teşebbüse geçmek kararını almış. Belediye Meclisi'nden yetki alan Reis İhsan Sarısoy, Başvekil Adnan Menderes’e bu işle ilgili bir telgraf çekmiş ...
Yazıyı okuyunca (çok geç) dedim kendi kendime : Şurası muhakkak ki Zile'nin vilâyet olması benim kadar bütün Zileliler'in hasretle bekledikleri bir mucize olacaktır. "Vilâyet-i" kelimesi "Zile'nin yanı başına eklendiği an Lidya Kralı'nın hazineleri artık bulunmuş demektir. Bu.. bir kelimenin eklenmesi Zile’ye paha biçilmez hazineler kazandıracaktır.
Zile, vilâyet için aranılan bütün şartları haizdir. Coğrafî, iktisadî ve ticarî durumu bir vilâyet için ender bulunur şartları ihtiva etmektedir. Asırların taşıdığı bir mazisi vardır. Nüfus çoğunluğu derseniz, değil kendi yöresinin, Türkiye’nin sayılı kazalarındandır ve Türkiye’deki birçok vilâyetlerden daha kalabalıktır. O halde bugüne kadar vilâyet olmayışının sebeplerini nelerde aramak lâzımdır?
Tek bir cümle ile ifade etmek 1âzım gelirse : Zile'nin bugünkü durumunu hazırlayan gene Zilelilerdir. Şunu itiraf etmek lâzım ki Zile'de memleket çapında siyasî adamlar yetişmemiştir. Yahut ta bunlar kendilerini başka yönlerde harcamışlardır. Evet Zile'de kitleleri en iyi yöne sürükleyecek kişiler henüz sahnede görülmemişlerdir.
Belki de bunlar ilk hamlelerinde ayaklarına konan takozlarla yuvarlanıvermişlerdir. Yahut kendi menfaatleri önünde ricat etmeyi uygun görmüşlerdir. Veya onları öldüren sadece cesaretsizlikleri ve nemelâzımcılıkları olmuştur.
Egoizm insanları en korkunç uçurumlara sürükleyebilen bir illettir. Her insanda bu nesneden bir parça da vardır. Fakat derece derece olmak üzere… İşte Zile’nin ideal kişilerini öldüren unsurlardan biri de egoizm olmuştur. Ve hiçbir zaman; memleket için bile olsa birbirlerini desteklememiş, daha da baltalamışlardır. Fakat yine kaybeden memleket olmuştur.
Ve nihayet bir Zile düşünüyorum : Artova, Turhal, Çekerek ve İğdir (ki İğdir’in yakında kaza olması işten değil) kazaları, kendine esaslı yollarla bağlanmış ve dış kapılarında Vilayet-i Zile yazılı bir şehir…”
Yine aynı yıllarda Zile’nin yetiştirdiği bir eğitimci Rahmi Dönmez Hocamız Lise binasının parasızlıktan tamamlanamadığını görünce içi yanarak soruyordu : “Neden Zile ve Zileli, Lise’nin kalan işlerini tek başına yapacak kudretli zenginleri çıkaramadı?”
Gönderen : Mehmet Cengiz DÖNMEZ (Oğlu) - Nesli Kırtasiye / Ankara
Zile Hocamızın rüyası o kudretli zenginleri çıkardı; Dinçer Kardeşler… Onlar çalışmaları gayretleri ile bir yerlere geldiler, doğdukları yerleri unutmadılar; doğdukları coğrafyanın büyüklüğüne yakışır okullarla, sağlık ocaklarıyla donattılar Zile’yi. Hocamızın rüyasını gerçekleştirdiler.
Şerafettin DİNÇER![]() |
Eski Zile
Lisesi![]() Dinçerler Lisesi |
Cemalettin DİNÇER![]() |
Değerli Hocamızın yaklaşık elli yıl önce yaptığı bu tespitleri okuduktan sonra başlarımızı öne eğip düşünelim bir kere.. ve sonra soralım birbirimize : "Elli yılda ne değişti? Elli yılda Hocamızın rüyası, memleket çapında bir siyasetçi çıkarabildik mi?"
Zile olarak çıkaramadık. Ancak 1960’lı yıllardan 1990’lı yılların sonlarına kadar Tokat birkaç Bakan çıkardı.! Ancak bu dönemlerde Tokatlı güçlü Müsteşar ve büyük kamu kurumlarında güçlü Genel Müdürler çıkarabildik mi il olarak? Geriye doğru hafızalarınızı yoklayın. Ülke çapında kaç tane tanınan Müsteşar, Genel Müdür, yeni kurulan kurulların başkanlarından Tokat veya ilçeli olan var? Bırakın kaç taneyi, var mı? Buna siyasetle uğraşanlar, geçmişi bilenler, bunları yaşayanlar cevap versin diyoruz.
Peki, şimdi gelelim geçmişe dönük milletvekili seçimlerine. 1984 ve 1987 seçimlerinde Tokat’ın seçilen yedi milletvekilinden sadece biri Zileli. 1991 seçimlerinde Zile doğumlu iki milletvekili var; ancak Turhal’da ikamet ettikleri, iş yerleri Turhal olduğu için Zile’ye (özellikle Zile’nin il olma taleplerinde) tam destek vermeleri beklenebilir mi? Ben şahsıma Zile’ye tam destek verememelerini de saygı ile karşılıyorum. Çünkü siyaset ve siyasetin gereğidir diye düşünüyorum ve değerlendirmesini okuyucuya bırakıyorum.
Zile
Doğumlu Milletvekili ve Kültür Bakanı
1977 Genel Seçimleri V. Dönem İzmir Milletvekili
Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI
1995, 1999, 2002 seçimlerinde, yani üç seçim döneminde, başka bir anlatımla 12 yıldır 7 x 3 = 21 milletvekilinden bir Zileli milletvekili var mı? Yok. Niye?
1991 yılındaki özel durumu saymazsak 1987 seçimlerinden beri Zile dışında başka bir ilçeyle bağlantısı olmayan milletvekili çıkaramamışız.
Şöyle diyorlar : Genel olarak partiler aday belirlerken 1. sıra Tokat Merkez’e, 2. sıra Turhal - Zile - Pazar için, 3. sıra (bazen 2. ile 3. sıra yer değiştiriyormuş) Erbaa - Niksar - Reşadiye içinmiş. Bu doğru ise bizim 12 senedir milletvekili çıkarmamız gerekirdi. Bu görüş ve tespit yanlış da olabilir. Biz bunun üzerinde durmuyoruz. 1995'den beri inceleyin. Her ilçeden milletvekili var. Tokat’tan da eski diyebileceğimiz, tarih ve kültür şehri, 115 köyü bulunan Zile’den milletvekili yok! Acı değil mi?
Peki Zileli Ankara’ya gittiğinde hangi partiden olursa olsun, derdini anlatacak bir Zileli vekil istemez mi?
Ressam
- Karikatürist Mehmet SEZEN - 1994 Yerel Seçimleri Güven'li Geçti
Vatandaşın Güven Mührü'ne Karşılık Devlet'in Güvensizlik Mührü
O halde ne yapmalı sevgili hemşehrilerim? Benim görüşüm şu. Özellikle partilerde partilerin teşkilâtlarında görevli, üye olan hemşehrilerim; size sesleniyorum.. hiç bir parti ayırt etmeden. Sizlerden şunu beklemek hakkımız diye düşünüyorum : Bu yazdıklarımızı, şu tespitlerimizi bir değerlendiriniz. İnanmıyorsanız araştırınız. Doğru buluyorsanız, katılıyorsanız yetkililere anlatınız lütfen. Siyaset bilimi de bunu gerektirir diyorum. Biz Zileliler 12 - 20 senedir milletvekili gönderemiyoruz!!!
Sevgili Zileliler : Biz de artık eski takım tutar gibi siyasi görüş ayrılıklarına düşmediğimize, birbirimize hoşgörülü ve anlayışla baktığımıza göre, asgarî değerlerde birleşip, seçilebilecek bir sıradan Zileli bir adayın listeye girmesini sağlamalıyız. Gaziantep örneğine bakın. Her dönem etkili, memleket çapında sözü geçer siyasiler çıkarmanın yanında parti ayrımları yok. Gaziantep’e hizmeti esas alıyorlar. Onun için de ben yıllar önce yanılmıyorsam Beşinci Organize Sanayi Bölgesi’ni gezmiştim. Unutmayalım; 1970’lere kadar Zileli esnaf ve tüccarlar Gaziantep’ten, Gaziantepli de Zile’den ticaret yapardı. Yanlışım varsa bilenler düzeltsin...
1960'lı Yıllarda Hükûmet Meydanında Bayram ve Ulu Câmi - Belediye
Binası İnşaat Halinde
Fotoğraflar : Hulûsi SEREZLİ (Solda) ve Ahmet DİVRİKLİOĞLU (Sağda) Fotoğraf
Arşivi
Zileliler olarak bizler de artık siyasî aktörlere ve bizi yöneteceklere bu talebimizi seçim öncesi, aday tespitleri öncesi hissettirmemiz lâzım diyorum. Seçilecek bir veya bir kaç Zileli adayı desteklememiz gerekir diye düşünüyorum.. parti ayırt etmeden. Yoksa yine Zile’nin yarısı kadar olmayan ilçeler milletvekili çıkarır; biz de yine kaç seçim dönemi bekleriz.Tarih tekerrür etmesin diyorum.
Adaylarımızın da tabana, Zileliye yakın, Zileli ile sürekli diyalog içinde olması önemlidir. Seçilecek sıradan Zileli aday olması da yetmiyor. Seçim sistemi ve bugüne kadarki siyasî örgütlenmeler ve siyasî örgüt uygulamalarında liderlerin, lider kadrosuna yakın olanların tercihi ve belirlemesi ile halk deyimiyle tepeden inme adayların da seçim bölgeleri sakinlerine, hemşehrilerine ne oranda sahip çıkacağı, ne derece hizmet vereceği, siyaset biliminde tartışılmakta ve genelde olumsuz cevaplar verilmektedir. Gerekçe olarak da bu adayların kendisine oy veren tabana değil, kendisini o sıraya koyan liderlere karşı sorumlu hissettiği, siyaset bilimcilerince ifade edilmektedir. Ancak bu durumda olan aday veya adayların seçim bölgesi memleketlerini sevmeleri, oralara hizmet etmek istemeleri, başka bir anlatımla Fikret Tarhan Hoca'nın deyimiyle egoizm göstermedikleri takdirde, lider ve parti yönetimine yakın olmaları sebebiyle memleketlerine önemli hizmette bulunabilirler.
Belpınar Göleti Açılışı / 1984 - (Pankart : Sayın Bakanımız Hoş Geldiniz)
Fotoğraf : Gazeteci / Esnaf Hulûsi SEREZLİ
Zile için gecesini gündüzüne katacak; Süreyya Bey Barajı’nın sulama ünitesine, Zile - Alaca, Zile - Artova, Zile - Kadışehri (Türkiye’de ilçeler arası asfalt olmayan tarihî tek yol, bütün Anadolu’yu.. doğuyu gezen biri olarak yazıyorum) yoluna sahip çıkacak ve takip edecek adaylar istiyoruz. Buralara lâyık, bulundukları mevki ve makamlarda hemşehrilerine her zaman yardımcı olan Zileli hemşehrilerimizin olduğu da bir gerçektir. Yeter ki sahip çıkılsın. Yeter ki, Mehmet Sezen Ağabeyimin 1960’lı yıllarda Çağıltı’da yayımlanan bir Zile klâsiği olmuş “İçerde Zileli - Dışarıda Zileli” karikatürünün, “İçerdeki Zileli” şeklinde bakmayalım yetiştirdiğimiz değerlere...
Karikatürist - Ressam Mehmet SEZEN
Çağıltı Aylık Kültür ve Sanat Dergisi - Cilt 1, Sayı 5, Ağustos 1961, sh . 31
On yıl görev yaptığım ve irtibatımı kesmediğim, bizim gibi İsyan’a maruz kalan Yozgat bile 1980’lerin ikinci yarısından itibaren memleket çapında iki bakan ve iki siyasetçi çıkardı. Her ikisi de hem parti kurucusu, hem bakanlık yaptılar aynı dönemde. Birisinin bir partinin genel başkan adayları arasında ismi geçti. Yakından tanıyorum; Cuma günü Ankara tarafından Yerköy’ün en uç köyünden girer, hafta sonu boyunca köy köy kasaba kasaba Akdağmadeni, Çekerek, Çayıralan köylerinden çıkarmış. Yozgat’a gelip yerel televizyona konuşup da gitmiyor. Bana, buna şahit olanlar anlattı. Biz de niye olmasın...
Koruyamadığımız Tarihî ve Mimarî Değerlerimiz - Saat Kulesi / Elektrik Santralı
Bekir AKSOY Fotoğraf Arşivi
Zile’nin Mahallî Seçimleri'ne yani Belediye Seçimleri'ne de bir satırla değinmek istiyorum. 1950 - 1960 arası Demokrat Parti iktidarda olduğundan Belediye Başkanları da bu partiden çıktı. 1963 - 1973 arasında 12 Mart Muhtırası sonrası sayılmazsa, iktidar partisi adayı iki dönem başkanlık yaptı. 1973 yılında CHP - MSP Koalisyonu sırasında ise AP’li Belediye Başkanı görevde iken, birinci M. C. zamanında da görev yaptı. 1977 yılında AP adayı seçildi. 1978 - 1979 CHP iktidarda idi. 1980’li yıllarda iktidar partisinden iki dönem Belediye Başkanı seçildi. 1991 - 1994 arasında MHP adayı Belediye Başkanı iken iktidarda CHP - DYP koalisyonu vardı. 1994 yılında SHP Belediye Başkanı çıkarmış, bu defa da iktidarda Refahyol varken, daha sonra 28 Şubat sürecinde DSP - ANAP iktidar oldu. 1999 seçimlerinde Başkan MHP’den seçilirken DSP - ANAP ve MHP koalisyonu görev yapıyordu. MHP’li Belediye Başkanı devam ederken 2002 seçimlerinde AKP iktidar oldu. 2004 yerel seçimlerinde Zileli, MHP’li Başkan’la devam dedi.
Avrupa
Birliği Destekli Meslekî Eğitim Kursları Zile'de Sürdürülüyor
Zile Belediyesi Fotoğraf Arşivi
Bunu şunun için yazıyorum. 1950, 1960 ve 1980’li yıllar hariç diğer yıllarda Zile’de genel olarak Belediye Başkanı iktidar partisi dışındaki bir partiden seçildi. Memleketimizde merkezî hükûmet - yerel yönetimler ilişkilerinde bu hususlar önem arz etmektedir. Bunun da zaman zaman yerel yönetim hizmetlerine olumsuz yansıdığı siyaset bilimciler arasında ifade edilmektedir. Ancak demokrasilerde seçmenin kararı önemlidir ve saygı duyulmalıdır. Yerel yönetimler güçlendirildiğinde, yetki ve gelirleri arttıkça hem daha iyi hizmet verileceği, hem de o belde sakinlerinin yerel yönetimlere katılacağı ve daha kolay denetleyebileceği bilinen bir gerçektir.
Turizm
ve Tanıtma Derneği 1968 Yılı Renkli Film Çekimleri - Semerci ve Zile Panayırı
Görüntüleri
Kameraman : Ressam Mehmet SEZEN
Zileli hemşehrilerimize gözlemlerimizi, tespitlerimizi, araştırmalarımızdan bir bölümünü sunmak istedik. Bunları yazarken de aday adresi göstermedik. Bize de düşmez. Kıstaslarla ilgili düşüncelerimizi bir vatandaş olarak yazdık. Bu vasıfta Zileliler var ve çıkacaktır. Kendini mi tarif ediyorsun diye içinizden geçebilir. Hayır! Bizim idealimiz, hedefimiz, Zile’ye kültür yönünden hizmet etmek, bitmiş olan araştırmalarımızı bir kitap olarak yayımlamak… Başka bir düşüncemiz de yok. Bir de siyasete gönül vermiş, tabanda, yerel bazda siyaset yapan, siyasî partilerde görev alan her partideki değerli hemşehrilerimize ışık tutmak ve tarihe not düşmektir gayemiz.
İstanbul - 07 Şubat 2007