.
|
BURASI |
|
Makale :
Yüksel ŞEN
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)
.
Yüksel Şen
.
Değerli okuyucular;
Bugün size gene bir nostalji yaşatacağım. Cumhuriyet Meydanı'nda, Saray Câmîi ile tarihî Çınar ağacının hemen yanından Saray Hamamı'na doğru uzanan yol, namı diğer Saray Caddesi, sizi Çamurlu Mahallesi'ne ve Tepe Mevkii'ne götürür.
Bu caddenin sonunda, Topçuoğlu Geçidi'nin, bir başka tanımla Ünye kültürüne çok emek vermiş, isimleri halâ rahmetle yâdedilen değerli öğretmenler Huriye ve Emine TOPÇUOĞLU hanımefendiler ve merhum Nüfus Memuru Ruhi TOPÇUOĞLU Beyefendi'nin evlerinin arkasındaki geniş alana DEPBOY derlerdi.
Aslında bu sözcüğün lügat manası, DEPO kelimesinden gelmektedir. (Ali PÜSKÜLLÜOĞLU - Türkiye Türkçesi'nin En Büyük Sözlüğü - Türkçe Sözlük Kitabı'nın 440. sayfasında "DEPO - Eşya saklanan büyük ambar; Ordu mallarının saklandığı, korunduğu, bakımlarının yapıldığı yer" diye bizi bilgilendirir.)
. T.C. ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU T Ü R K D İ L K U R U M U B A Ş K A N L I Ğ I
Sayı :
Ağız Araş. B.U.K.430.111-1857
Sayın M. Ufuk MİSTEPE, Fransızca kökenli bir kelime olan "depboy/debboy" sözü: "Silâh, giysi gibi asker eşyası ambarı" ve "Kışla" anlamlarına gelmektedir.
Bilgilerinize sunarım. Mayıs 2004 Uzman Dr. Reşide GÜRSES
KAYNAK :
http://www.tdk.gov.tr/TDKSOZLUK (Depboy
: Dépôt contenant des munitions de bouche |
Belleğim beni yanıltmıyorsa, yaklaşık 3 - 4 dönüm büyüklüğünde dikdörtgen şeklinde olan bu yeşil sahanın bir yanında iki adet ikişer katlı, pencereleri demir parmaklıklı çok sağlam taş binalar vardı.
Sanırım, ÜNYE SANCAK BEYLİĞİ bir zamanlar bu binaları Askerî Kışla olarak kullanmış. Zira çevredeki otlaklar, binek hayvanlarının yemlenmesi ve barınmaları, askerlerin ise konaklamaları için en ideal yer olduğunu her haliyle kanıtlamaktadır.
Vilâyetimiz Ordu'nun değerli araştırmacısı Sayın Sıtkı ÇEBİ üstadımızın 1973 yılında yayımladığı "ORDU TARİHİ VE 50. YILDA ORDU ŞEHRİ" kitabından aldığım şu satırlar bu fikrimi teyit eder mahiyettedir.
"Bayramlı Kasabası (Ordu'nun ilk yerleşim yeri), civarın sayılı Derebeyleri'nden Gedikoğulları ile Alaybeyoğulları tarafından müşterek olarak işgal edilir. Hal bu ise, o tarihe kadar Bayramlı'da sözü geçen aileler Felekoğulları ile Uzunömeroğulları'dır.
Bu aileler, işgal olayını kan dökmeden tatlıya bağlamak isterler. Karşılıklı konuşmaya karar verilir. Alaybeyoğulları'ndan İbiş Ağa adlı biri, Felekoğlu'nu tuzağa düşürerek ve şişleterek öldürür; ardından bütün Felekoğlu ailesinin fertlerini (2 çocuk hariç) öldürmeyi başarır.
Bayramlı bölgesinde büyük bir huzursuzluk baş gösterir. Durum, Trabzon vasıtasıyla Padişah'a intikal ettirilir. Padişah Ünye'de bulunan Osman Paşa'ya emir verir; Osman Paşa gözüpek kumandanlarından ve aslen Ünyeli olan Gençalioğlu adlı bir subayını askerleriyle Bayramlı'ya gönderir.
Gençalioğlu sert hareket eder; İbiş Ağa'yı ele geçirerek, kafasını keser. Gedikalioğlu, bütün ailesi ve yakınlarıyla birlikte Suşehri'ne kaçar. Gençalioğlu huzuru sağlar; ordusu ile tekrar Ünye'ye döner." (Kaynak : Sıtkı ÇEBİ - Ordu Tarihi ve 50. Yılda Ordu Şehri, Sayfa : 47)
Muhtemelen, Gençalioğlu komutasındaki askerler, Ordu'ya (Bayramlı Kasabası'na) yukarıda söz konusu ettiğim Kışla'dan hareket etmişlerdir.
1944 yılı Bahar'ında idi. O zamanlar Ünye'de bulunan Meçhulasker, İnönü ve Anafarta İlkokulları'nın tüm öğrencileri, öğretmenlerinin refakatinde DEPBOY'a, o günkü tanımıyla kıra, bugünkü anlatımıyla piknik yapmaya gitmiştik.
Anafarta İlkokulu![]() (Eski Feyziye İlkmektebi) |
Meçhulasker Mektebi 4.
Sınıf Talebesi![]() (1933 - 1934) |
Amaç; hem Hayat Bilgisi Dersi'ni işlemek, hem de doğa ile iç içe olmaktı. Çevre, yemyeşil çimenlerle kaplı idi. Bu çimenler arsından boy veren beyaz, sarı papatyaların alımlı görüntüleriyle, mavi ile mor karışımı Titremahmutlar'ın uyumlu bir orkestra düzeni içinde ötüşen Cırcır Böcekleri'nin ve kuşların tatlı teraneleri doğrusu görülmeye değerdi.
Ünye : Meçhulasker, İnönü, Feyziye Mektepleri Muallimleri
Öğretmenlerimizin nezaretinde burada çeşitli oyunlar oynadık; günü en güzel şekilde değerlendirdik. Böylece, çevredeki binalarda kalan askerleri yakından görme fırsatı bulduk.
Sonraki yıllarda bu askerler başka yerlere gönderilerek, binalar boşaltıldı. Boş kalan bu binalar bilâhare, Cezaevi olarak kullanıldı.
Cevizdere Mevkii'ne yeni Cezaevi yapılınca da biz eski Ünyeliler'in DEPBOY olarak bildiği yapılar tahliye oldu.
Uzun süre boş kalan bu binaların bulunduğu alana, kentimizin yetiştirdiği değerli bilim adamı Prof. Dr. rahmetli Necmettin POLVAN adına eşleri Raymonde POLVAN , bir İlköğretim Okulu yaptırdı ve söz konusu okul 2000 yılı Eylül ayında tedrisata geçti.
DEPBOY'un çevresinde, Tepe Mevkii'nde bir zamanlar Ünye'de yetiştirilen Kendir elyafından ip, halat ve çuval ağzı kırnabı yapan Tersaneler vardı. Şimdi de var mı bilmiyorum?
Ünye'de İpçilik Zenaatı![]() |
Müteşebbis Halatçı Tahsin
Efendi'nin Halat İmalâthanesi![]() Bu sayede birçok Türk amelesi müstefit oluyor. |
Ayrıca, Ünye'nin renkli simalarından, Topçu namıyla mâruf, Dondurmacı rahmetli Hüseyin DİKTEPE ve kardeşleri burada Kar Kuyusu işletirdi. Kışın yağan kar bu kuyuya doldurulur, Yaz'ın dondurma ve limonata imalâtında; masdalyadaki bakır kapların soğutulmasında kullanılırdı.
Öğrenciler piknik yapmak için DEPBOY'a gidip gelirken, çeşitli okul şarkıları söyler; şehrin cadde ve sokakları bu şarkılarla şenlenirdi. Veliler, yavrularını görebilmek için ya dükkân kapılarına çıkar ya da evlerinin pencerelerine koşardı.
O tarihlerde Meçhulasker İlkokulu'nun birinci sınıfında okuyordum. Sınıf öğretmenimiz Seniha ÖZTÜRK, "çocuklar yarın kıra gideceğiz, okula gelirken yanınıza kuru yiyecek almayı unutmayınız" dediğinde, bütün sınıfta nasıl bir mutluluk rüzgârı estiğini bugün gibi anımsıyorum.
Değerli okuyucular;
Size Ünye'nin belleklerimizde iz bırakan ve DEPBOY ismiyle ünlenen ve bugün tarihe karışan eski bir piknik alanından söz ettim.
Gelecek yazımda, bir başka gezinti mahallimizde buluşmak üzere.
Esen kalınız...
YÜKSEL ŞEN
KAYNAKÇA :
Yüksel ŞEN'in ÜNYE BELGESELLERİ ARŞİVİ.