|
CİCİ BABA |
|
Derleme
:
Dr. Ömer YÜCE
Doğum Yeri :
Küçüközlü Köyü/Zile,
İkamet Yeri :
A.B.D.
omerin3@yahoo.com
CİCİ BABA VE AL
KARISI
(SAINT CICELIO VE ALLY MAGIE)
Fotoğraf : Orhan YILMAZ - 20.09.2003
Medeniyetlerin beşiği olan Anadolu'da her yörenin kendine özgü bir efsanesi, destanı, nesilden nesile aktarılan bir hikâyesi muhakkak vardır; bunlar anonimleşmiş olup, çoğu efsanelerin kaynağı bile bazen hatırlanmaz ama, halk içine yerleşmiş âdetleri nesilden nesile aktarılıp gider.
Güzel Anadolu'muzun güzel yöresi köyümüzün de bizler farkında olmasak da nesilden nesile gelen ve halâ üzerinde tartışılan bir efsanesi olduğunu biliyor muydunuz? Bilmiyorsanız gelin sizinle şöyle bir tarihsel geziye çıkalım ve taa Doğu Roma, yani Bizans dönemine gidelim hattâ taa Hz. İsa dönemine gidelim ki konumuz daha bir aydınlanmış olsun.
Bugün üzerine kurban kestiğimiz, piknik yaptığımız Cici Baba'mızın ve halâ hamile hanımların korktuğu ALLY Karısı'nın (Al Karısı'nın) nerelerden geldiğine bir göz atalım.
Bugünkü Hıristiyanlık inancına göre Hz. İsa, Allah'ın oğlu olarak kabul edilmekte ve ona yarı Tanrı statüsü verilerek normal bir Peygamber ve insan olmadığı imajı verilmeye çalışılmaktadır. İşte bu olayın kaynağı hikâyemizin de asıl konusunu teşkil etmekte olup, bizi tarihsel yolculuğa götürmektedir.
Hıristiyanlığın ilk yıllarında Hz. İsa yoğun baskı karşısında Orta Doğu bölgesini terkederek, Anadolu ve Orta Asya civarına seyahat etmiş ve buralardaki insanlara kendi dinini anlatmaya başlamıştır.
Cici Anne Tekkesi/Küçüközlü Köyü
Fotoğraf : M. Emin ULU
Bugünkü Katolik inancına göre ise bu yıllar, yani 15 - 25 yaşı arası kayıp yıllar olup, Katolikler'in bu yıllar arası İsa hakkında bilgileri yoktur; o yüzden bu yılları yok sayar ve son sekiz yılını var sayarlar.
Yani Anadolu ve Orta Asya seyahatinden Hz. İsa yirmi beş yaşında dönmüş ve Kudüs'teki havarilerle son sekiz yılda beraber olmuştur. Bugünkü bize göre bozulmuş Hıristiyanlığın temeli sadece bu sekiz yılı içermekte, mezhepler kavgası da bu olaylarla başlamaktadır.
Küçüközlü (İsa) Köyü - Karapınar
Evliyâsı ve Çeşmesi
Fotoğraf : Orhan YILMAZ - 20.09.2003
Bunlara göre Hz. İsa hiç evlenmemiş ve kendisinin Allah'ın oğlu olduğunu söylemiştir. Oysa Hazreti İsa'nın Magneli Meryem diye bir kadınla evlendiğini kendisi söylemekte ve bu ilk Hıristiyanlar'ca da açık açık anlatılmakta, bu evlilikten de Hz. İsa'nın bir kızı olduğu söylenmektedir; hattâ kızının adının da Safiyye ya da Sofia olduğu bilinmektedir.
Fakat Katolik inancı öyle bir bağnazlığa girmiştir ki Hz. İsa'yı Allah yerine koyup, onun oğlu gibi görmüş ve Allah'ın oğlunun fâni bir yaratık olan, özellikle de kim olduğu bilinmeyen bir kadınla evlenmesini ona hiç yakıştıramamışlar ve bu evliliği inkâr etmişler; hiç bir nesli olmadığını öne sürmüşlerdir.
Oysa bir grup Hıristiyanlar ki (bunlar daha çok Orta Asya ülkelerindeki Hıristiyan topluluklar, Habeşistan'daki Hıristiyanlar, Suriye'deki Süryaniler ve bazı gruplar Hz. İsa'nın Allah'ın oğlu olmadığını ve onun Magneli Meryem diye bir kadınla evlendiğini söyleyip, ortalığı karıştırmışlardır. Üstelik bu kadından bir nesli de bugün bile yaşamaktadır.
İşte bu karışıklıklar da Batı Hıristiyan dünyasını ikiye bölmüş Roma İmparatorluğu Doğu Roma ve Batı Roma diye ikiye ayrılmış; Katolik Vatikan öyle kanunlar çıkarmış ki İsa Allah'ın oğlu değildir diyen kişileri İsa gibi çarmıha germiş, "İsa evlendi" diyen gerçek Hıristiyanlar'ı da ateşe atıp yakmışlar ve bizim de Orta Çağ dediğimiz karanlık çağ sırf bu nedenlerden dolayı kadınları büyücü görmüş, kadının insan olmadığına kilise karar vermiş, kadın düşmanlığı bütün Hıristiyan dünyasını öyle sarmış ki, hasta kadınları, delileri ruhunda Şeytan var diye diri diri yakmaya başlamışlar.
Bu arada Anadolu'da da eski Roma inancı ile yeni Hıristiyanlık birbirine karışmış Batı Roma'nın etkisiyle Bizans'ta da büyük bir temizlik başlamış; önce gerçek İncil bulmak için İ.S. 300 yıllarında İznik Konsülü toplanarak, yüzden fazla İncil arasından dört tanesi gerçek İncil gibi kabul edilmiş, öbür İnciller ve taraftarları büyük bir kıyıma uğramışlar ve bir grup Hıristiyanlar Kudüs'te bugünkü Hz. Süleyman Tapınağı'nın altına büyük mahzenler inşa etmişlerdir.
Hz. İsa'nın sülâlesini ve ondan kalan kutsal eşyaları korumak üzerine yemin etmişler ve aralarında bugün bizim Tapınak Şövalyeleri diye bildiğimiz gizli örgütü kurarak, bu emanetleri tarih boyunca büyük bir gizlilik içinde bugüne kadar getirmişlerdir. Bu örgütün tarih boyunca çok meşhur temsilcileri olmuş Vatikan'dan korktukları için de seslerini çıkaramamışlar; ancak gizli gizli varlıklarını devam ettirmişlerdir.
DA Vinci, Botticelli, Mitterant, İbrahim (Abraham) Lincoln bunların en meşhurlarındandır. Bunlar tarih boyunca Vatikan'ın zulmüne uğramışlar, ama yine de kutsal emanetlerin nerelerde olduğunu söylememişlerdir. Bu Tapınak Şövalyeleri'nin görünen yüzü Avrupa'da, özellikle İngiltere ve Fransa'da Masonluk olarak çıkmış ve belli bir gizlilik içinde bütün Dünya'yı kontrol eder hale gelmişler ve bugünkü Avrupa Birliği'nin temelini bu örgüt atarak, Vatikan'a karşı atağa geçmişler, Dünya'da seküler hayatı başlatmışlardır. Bu örgütün asıl amacını kimse doğru olarak bilmemektedir.
Cici Anne'nin Kabrine Karışık Meşcere
İçinden Girilmektedir.
Fotoğraf : Orhan YILMAZ - 20.09.2003
Buradan konumuza dönecek olursak, Orta Çağ'da bütün bu karışıklıklar olurken bizim köyümüz de tabii ki nasibini almış; İ.S. V. Yüzyıl'da Bizans İmparatoru Constantin devletin mezhebini resmen Ortodoks ilân edince, bunu bütün Anadolu'ya yaymak istemiş ve gerçek Hıristiyanlığa inanan Hıristiyanlar'ı da ya Ortodoks olursunuz ya da ölürsünüz diyerek iki seçenek bırakmış o zamanlar.
Kayseri Piskoposluğu'na bağlı küçük bir kilise olan bizim köyün (İsa Köyü) kilisesi, bozulmayan gerçek Hıristiyanlığın yaşandığı bir kilise imiş ve bugün bizim kilise diye adlandırdığımız tepenin başında olup Kayseri yolu üzerinde olduğu için de bütün kervanların uğrak yerinde olmasından çok meşhurmuş.
Bu kilisenin de görevlisi Aziz (Saint) Cicelio ve Azize Ally Magie adlı karıkoca bir çiftmiş. Bunlar Kayseri Piskoposluğu'nun İstanbul'un emri ile kendilerine gönderilen yeni İncil'i ve yeni dini kabul etmedikleri için ikisi de cezalandırılmış ve Aziz Cicelio bugünkü Cici'nin taş dediğimiz tepede, yani Kayseri kervan yolunun üzerinde bir çarmıha gerilerek, öldürülmüş ve ibret için orada haftalarca bırakılmış, onun hanımı ve genç Rahibe Ally Magie de ruhuna Şeytan girdiği ve Şeytan'ın çıkarılması gerektiği için yakılmasına karar verilmiş.
Bugünkü Damardı dediğimiz yere büyük bir ateş yakılarak ateşe atılmış, ateşten de ruhunun çıkarak çevreye dağıldığı rivayeti dilden dile dolaşıp gelmiş ve bu ruhun yeni gelinleri korkuttuğu, kadınlara zarar verdiği, çocukları boğduğu kasıtlı olarak dilden dile ulaştırılmış; kadın olduğu için ona bir değer vermek o zamanın mantığına göre doğru sayılmamış ve Orta Çağ'ın karanlığında Hıristiyanlığın kadını yok sayması, bu masum gelini bir şeytanî ruha indirgemiştir.
Daha sonra Ally'nin külleri ile Aziz Cicelio'nun cansız bedeni bugünkü Cici Baba dediğimiz çeşmenin başına yakınları tarafından gizlice gömülmüş. Bir Hıristiyan inancı olarak da bunlar her geçen yıl bir kutsallık kazanarak, bu bölge kutsal bir mekân olarak anılmaya başlamış, çeşitli zamanlarda çeşitli insanlar bu iki insanı rüyalarında görmüşler ve bu bölge bazen bir nur yüzlü ihtiyarın mekânı olarak Cici Baba diye bazen de genç yaşta gelin şeklinde gözüken Ally Karısı diye çağırılmış ya da Cici Anne diye adlandırılmıştır.
Ama şurası da bir gerçektir ki bu değerli iki insan Hıristiyan olmalarına rağmen, gerçek Hıristiyanlık inancına bağlı olan ve Hz. İsa'yı Allah'ın oğlu olarak kabul etmedikleri ve gerçek İncil üzere yaşadıkları için öldürülmüşler ve belki de bu yüzden tarih boyunca özel insanların rüyalarına uğramışlar ve darda kalanlara yardımcı olmuşlardır.
Muradına Erememiş, İftiraya Uğramış Cici
Anne'nin Kabri
Küçüközlü Köyü/Fotoğraf : Orhan YILMAZ - 20.09.2003
ALLY ya da Al Karısı'nın bugüne kadar kimseye zarar vermediği, sadece kendisi gibi genç kadınlara göründüğü ve lohusalara bir ebe gibi yardımcı olduğu dilden dile dolaşır ve bir Müslüman gibi de namahrem olan erkeklerden kaçtığı söylenir.
Erkekler her ne kadar onu yakalamaya çalışsalar da bunu bugüne kadar kimse becerememiştir. Çünkü o Hz. Meryem gibi saf ve temiz bir mü'min kadın olup, helâli olan Cici Baba'yla koyun koyuna yatmakta ve lâyık oldukları saygıyı da insanlarımızdan görmektedirler.
Ruhları şâd, mekânları Cennet olsun...
KAYNAKÇA :
Yukarıdaki yazı aşağıda vermiş olduğum kaynaklardan derlenmiştir.
1) Dan BROWN, Da Vinci Codes, 2000 wash. d.c.
2) Prof. G. Ostrogorsky, History of the Byzantine. State, 2.nd Edition, New Brunswick, NJ 2004.
3) Prof. Warreen TREADGOLD, History of the Byzantine. Empire and Society, Stanfort, 1997.
4) William RSHEPPERT, History of Anatolia, London.