ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 08 Eylül 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ZİLE
CÂMİLERİ

Makale : Semra - Yusuf MERAL
(Araştırmacı - Eğitimci - Tarihçi - Yazar)

Eğitimci ve Yazar Semra MERAL ile Yusuf MERAL'in Zile'yle İlgili Yayımlanan Eserleri.

    
 

ZİLE CÂMİLERİ
(ZİLE'DE Câmiler, Türbeler, Veliler ve Efsaneler  - İstanbul/1991, 90 sh., sh. 21 - 36'da yayımlandı.)

 ULU CÂMİ

                        Bu câminin bulunduğu yerde eski bir câmi mevcuttu. Bu câmi Selçuklular'dan IV.
                Kılıç Aslan'ın oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Ebu Ali oğlu Mehmed Zaluli
                tarafından H. 666 (1267) tarihinde yaptırılmış, Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarına
                kadar gelmiştir.

                       Selçuk tarzında yapılmış büyük ve güzel bir câmi olup, Ulu Câmi adı altında anılmakta
                idi. H. 1000 tarihinde Zile Kaymakamı olan Nasuh Paşa zamanında esaslı bir tamir görmüş
                ve Vakıflar İdaresi'ne de
Nasuh Paşa Câmîi olarak tescil edilmiştir. Bugünkü resmî
                kayıtlarda da Nasuh Paşa Câmîi adı ile anılmaktadır.

                        Fakat bu câmi, devrin Kaymakamı Süleyman Necmi Bey zamanında yıktırılmış, yine
                bu kaymakamın teşvikiyle aynı yerinde şimdiki câmi tamamen halktan gördüğü
                yardımlarla (Ne devlet ne de çevre il ve ilçelerden yardım görmüştür.) 1909 tarihinde
                yaptırılmıştır.


Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ

                        Câminin yıkılıp, yaptırılması yedi sene sürmüştür. Cümle kapısı abidevî olan şimdiki
                câminin, son cemaat mahalli üç kubbeli ve dört mermer sütunludur. Kesme taştan
                yapılmış üzeri kubbeli olup, sekizgen tamburludur. Nefis skalaktitli mermer portali ve
                ahşap oyma süslemeli, âyetli kapısı vardır.

                        Câminin Kuzey tarafındaki kapının sağ tarafında bulunan kitabe, Selçuklular
                zamanına ait olup, Arapça olarak yazılmıştır. Kitabede "Bu câmi Allah'ın yardımı ile IV.
                Kılıç Aslan oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında H. 666 tarihinde Ebu Ali oğlu
                Mehmed Zaluli tarafından yaptırılmıştır." ibaresi okunmaktadır.

Ulu Câmi Son Cemaat Yeri

Fotoğraf : Nurettin İMRE

 BEYAZIT-I BESTAMİ CÂMÎİ VE MUSA FAKİH TÜRBESİ

                        Ali Kadı Mahallesi'nde olup, 1106 ve 1305 tarihlerini taşıyan iki kitabesi mevcuttur.
                 Orijinal bir mimarî özelliğe sahip olan câmi, Ertana Oğulları zamanında bir külliye idi.
                 Bayâzıd-ı Bestâmî torunlarından Şeyh Edhem Çelebi tarafından idare olunur talebeyi
                 doyurmak için büyük bir teşkilât da bulunurdu.

Beyazid-i Bestamî Câmîi - Ali Kadı Mah. Beyazıtlı Sok.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 19.08.2004 Perş. 16:31
Beyazid-i Bestamî Câmîi - Ali Kadı Mah. Beyazıtlı Sok.

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 19.08.2004 Perş. 16:40

                        Bayâzıt-ı Bestâmî Külliyesi bugünkü üniversite düzeyinde eğitim - öğretim
                 hizmetlerini sürdürmüş ve pek çok değerli âlimlerin yetişmesine vesile olmuştur.

                        Câmide bulunan türbe, Bayâzıd-ı Bestâmî'nin yedinci batından torunudur.1

 BEHRAM AĞA CÂMÎİ

                        Halk arasında TAHTA MİNARELİ CÂMİ, GARİPLER CÂMÎİ olarak da bilinmektedir.
                
Sakarya Caddesi'nin Behramağa Sokağı köşesinde yer almaktadır. Ahşap bir
              câmi olup,
1938 yılında yapılmıştır. Minaresi ağaçtan olup, tek şerefelidir.

Tahta Minareli Câmiin Minaresi

Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ
Tahta Minareli Câmi

Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ

TAHTALIM YIKILMADI!
 

Tümtümoğ'un çeneyi dönerken mâzide sessiz,
Anladım ki geçen essahtan bir ömürmüş.

Ve ağlayan, gıcırdayan tahtaların soğuk,
Tahtanbeçlerde serilip, merzuvanlarda pörsürmüş ...

 

Eyy! Medeniyet nörüyon gözyaşı açmazlarında?!!!
Seni affedecek miyiz sandın, yıktıklarınla burada?

Zamanı geri getirebilmekten âciz, bakarken karanlıkta ...

Uruplağa gelir mi sandın, tarihî değerin insanlıkta!

 

Yaşatırken hasreti, yaşamadan ezanî ömrünün ...

Kaldır yeniden, kaldır ki minareni kıyâma,
Bayahta mâkus talihin yeniden gülsün;

Mâzin Tahtalı'nın ufkuna gülümseyişlerle dönsün.
                                       
              M. Ufuk MİSTEPE
                                                            Ankara - 05.09.2004 Pazar 21:45
.

 BOYACI HASAN AĞA CÂMÎİ

                        1497 tarihinde Sultan II. Bayazıt Han zamanında yaptırılmıştır. Sonradan Boyacı
                 Hasan Ağa adına tescil edilmiştir.

Hasan Ağa Camii - Çifte (Şehir) Hamamı

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE - 10.02.2003
Boyacı Hasan Ağa Câmîi

Fotoğraf : Nurettin İMRE

                        P.T.T.nin Kuzey'inde, Sakiler Mahallesi'nde aynı adı taşıyan sokakta bulunmaktadır.
                Bitişiğindeki Hasan Ağa Mektebi ile bütünlük halindedir. (Burası bugün Kız Kuran-ı Kerîm
                Kurs Yeri olarak hiz
met vermektedir.)
Son Cemaat Mahalli üç kubbeli olup,
             sekizgen kasnağa oturmuş bir kubbesi vardır.

                    Kubbe üzeri kiremitle kaplı olan câminin; kubbede bulunan ağaç oymaları
             Hacı Mehmed Çavdar
2 tara
fından işlenilmiştir. Sanat değeri yüksek olan stalaktitli
             mihrabı,
câminin en önemli bir değer parçasıdır.

 ELBAŞOĞLU CÂMÎİ

                    Zile'nin Doğu'sunda, ADNAN MENDERES Caddesi'nin Zile çıkışında, sağ
                 taraftadır. 1796 tarihinde Zile eşrafından ve derebeylerinden Seyid
Ahmet Ağa
              tarafından inşa edilmiştir.

                        Kesme ve moloz taşla inşa edilen câminin üstü kiremit kaplı kırma çatı ile
              örtülüdür. Kuzey
tarafında küçük bir avlusu, Kuzey batı köşesinde
tek şerefeli
              bir minaresi mevcuttur.

Elbaşoğlu Câmîi Girişi

                    Avlunun Kuzey ve Batı tarafları çarpık olup, girişi Kuzey duvarı ortasına
              yakın bir yerdedir.
Kesme taştan örülen ve yüksek tutulan bu cephe, dikdörtgen bir
                 çerçeve içine alınmıştır. Kapı açıklığı yuvarlak kemerlidir. Avlunun Batı duvarında
              bir su tesisatı dikkati çeker. Bugün son cemaat mahalli
olarak kullanılan bölüm
              sonradan ilâve edilmiştir. Altta dikdörtgen, üstte yuvarlak kemerli
              pencerelerle ışık alan câminin Güney duvarındaki taşlara işlenmiş rölyefler
              cepheye bir hareketlilik kazandırmıştır.

Elbaşoğlu Câmîi İçi (Mihrap ve Mimber)

                    Minare, câmi bünyesiyle bütünlük sağlamıştır. Bunun avluya bakan basık
              kemerli bir girişi ve
üstünde iki satırlık kitabesi vardır. Kara kaide üzerine
              yükselen silindirik gövde yukarıya doğru incelmektedir. Gövdenin yüzeyinde
              câminin Güney duvarındakine benzer rölyeflerle daha üstte minarenin yapılış
              tarihini düşündüğümüz, fakat okunamayan bir rakam yazılıdır. Şerefe sadedir.
              Petek,
üstte külâh ve âlemle nihayetlenmektedir.

                        Harîme Kuzey'den yuvarlak kemerle bir kapı açıklığı ile geçilir. Yanlardan kaide ve
                başlıklı ince
birer sütunçe ile desteklenen bu kemer, kırmızı, gri ve beyaz
                mermerden geçmeli olarak örülmüş, etrafı dikdörtgen bir çerçeve ile kuşatılmıştır.
           
 Üstte yapım tarihini ve banisini gösteren kitabesi
yer almaktadır.

Elbaşoğlu Câmii İç Tezyinatı - Bir Cehâlet Örneği
Restorasyon Anında Tevafuken Bulunan ve 50 Yıl Kadar Önce Üzeri
Macunla Kapatılan Hat ve Kök Boyalı Bezemelerin Kazıma Sonrası Görünümü

Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ - 11.12.2007 Zile

                    Harîme girildikten sonra, tam karşıda kıble duvarına konulan yarım
             silindirik formlu mihrab
da siyah ve beyaz mermerden yapılmış, kaliteli bir işçilik
                kullanılmıştır. Yanları profilli sürne ve bor
dürlerle çevrilerek kavsara üstüne bir
             kitabelik
yerleştirilmiştir. Dikdörtgen bir çerçe
ve içine alman mihrabın taç
             kısmı barok tarzda işlenmiş
tir. Minber ağaçtan olup, sadedir.3

                        Camiinin bilhassa mahfil ve tavanında zengin bir ahşap işçiliği vardır. Kuzey'de
             daha geniş
bir mekâna oturan mahfil, yanlarda Güney duvarına kadar (daha dar
             olarak) uzanarak içeriyi
üç yönden kuşatmaktadır. Fakat Kuzey'de, zemine oturan
             dikdörtgen ve silindirik desteklerle
taşındığı halde, yanlarda destekler zemine
             oturmayıp, sadece mahfil ile câmi tavanı arasında
yükselirler. Korulardaki ahşap
                işçiliği kalitelidir.

Elbaşoğlu Câmîi İçini Çevreleyen Âyetler

Fotoğraf : Nurettin İMRE

                    Tavanda daha değişik bir düzenleme göze çarpar. Kuzey ve yanlarda
              yükselen desteklerin ara
larına ve Güney duvarına atılan enli kirişlerin iç
              yüzlerine siyah üstüne beyaz ile 30 cm kadar
genişliğinde nefis bir sülüs ile
                âyetler yazılmıştır. Ayrıca desteklerin köşeleri kavislendirilerek "Bursa
Kemeri" haline
             getirilmiş, tavanın yanlarda kalan bölümleri çıtalarla kareli taksimatlara
             ayrılmıştır.

                    Orta bölüm ise yukarıya doğru kademeli olarak daralan enli içbükey
              pervazlarla
yükseltilmiştir. Köşelere de ince tahta levhalar çakılarak, tavan
              sekizgene dönüştürülmüş, ortaya aynı
formlu bir göbek monte edilmiştir. İç içe
                 sekizgen daireler
den müteşekkil barok işlemeli bu süs göbeği kırmızı, sarı ve
              yeşilin tonları ile renklendirilmiştir. Bu göbekle dıştaki pervazlar arasında kalan
              kısım "S" kıvrımlı çıtalarla geo
metrik tarzda kompoze edilmiştir. Tavan tümüyle
              alttan
kaplanmıştır.

                    Böyle bir uygulama ile hem ahşap kirişler gözden gizlenerek estetik
              düşünülmüş, hem düz bir
tavan yüzeyi elde edilerek daha rahat tezyin edinebilme
                 kolaylığı sağlanmıştır.
4

 HACI İSHAK CÂMÎİ (GÜDÜK MİNARE)

                        Halk arasında Güdük Minare (Küçük minare) diye isimlendirilen bu câmi Fatih
              Sultan Mehmet
Han zamanında, 1475 tarihinde Hacı Ali oğlu, Hacı İsmail isimli bir kişi
                 tarafından yaptırılmıştır.

Hacı İshak Paşa Câmîi (Küçük Minareli Câmi)
Minare-i Kebir Mah. Şair Talibî Caddesi (Y. T. 1475)

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 20.08.2004 Cuma 16:26
Hacı İshak Câmîi

Fotoğraf : Nurettin İMRE

                    Tuğla minareli ve iki kubbeli olup, her iki kubbesi de sekizgen tanbur
              üzerinde yükselir.
Mahya kiremitle kaplıdır. 1939 depreminde şerefeden yukarısı
              yıkıldığından halk arasında Güdük Minare diye anılır.

                    Tuğla ve taş karışımından oluşan bu câmi, Minare-i Kebir mahallesinde olup,
              Osmanlı eseri
dir.

 KUBBE CÂMÎİ

                    Zile'nin en ilginç câmilerinden biri olup, aynı adla anılan sokakta
               bulunmaktadır. Melik Ahmed Gazi'nin Zile'yi fethiyle birlikte, antik döneme ait
               bir yapı derhal camiye çevril
miştir.

                        Küçük bir câmi olup, Danişmendliler'den kalmadır.5 H. 1050 (M. 1641) yılında câmi
                 yeniden yapılmış olup, minaresizdir.
Halk arasında bu câmiye aynı zamanda "Şeyhkolu
                Câmîi" de denilmektedir.

 ALACAMESCİD CÂMÎİ

                        Alacamescid Mahallesi'nde Necmimuammer Caddesi ile Sakarya Caddesi'nin
                 kesişim köşesinde bulunmaktadır.

Alacamescid Câmîi ve Minaresi

Fot. : M. Ufuk MİSTEPE 18.08.2004 Çrş.
Alacamescid Câmîi - Alacamescid Balâ Mahallesi
(Y. T.  H. 981, M. 1574)

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 18.08.2004 Çrşb. 11:54

                            H. 982 (M. 1574) yılında inşa edilmiştir. Tek kubbeli olup kubbe sekizgen kasnak
                  üzerine otur
tulmuştur. Kubbe üzeri tavanla örtülüdür. Minaresi tuğladan
               yapılmış, tek şerefeli olup, câminin inşasında kesme taş, tuğla ile birlikte
              
kullanılmıştır.

 ABDULKERİMAĞA CÂMÎİ

                        Yığma tuğladan yapılmış olup, Alikadı Mahallesi, Hapan arkasındadır.
               Tuğla minareli câmi,
tek şerefeli olup, 1950 yılında yapılmıştır.

 ARNAVUT CÂMÎİ

                            Orta Mahalle'de Çömez Sokak, Topçu Sokak ve Şehir Kahya Sokak kesişimleri
                  üzerinde bulun
maktadır.

Arnavut Câmîi  (Y. T. 1974)

Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ
Arnavut Câmîi - Orta Mah. İpek Sok.

Fot. : M. Ufuk MİSTEPE 18.08.2004 Çrş.

                            Kubbesiz olup, câmi betonarme olarak 1875 yılında inşa olunmuştur. Nefis
                  minaresi beyaz mermerden olup, tek şerefelidir.

 İSTASYON MERKEZ CÂMÎİ

                            Şehrimiz İstasyon Mahallesi, Ofis Sokak üzerindedir. Betonarme olarak 1955
                  yılında yapılmıştır. Beton minaresi tek şerefelidir.

 İSTASYON YENİ CÂMÎİ

                        Zile'nin İstasyon Mahallesi'nde Selim Sırrı Sokak, Ekinci Sokak, Câmi Sokak
               ve Güngör Sokak'ların tam
ortasında yer almaktadır.

                        Câminin son cemaat mahallinde üç küçük kubbe ile, orta kısmında büyük bir
                  kubbe vardır. Câmi, betonarme olarak inşa edilmiştir. Henüz minaresi olmayan
               câmi
1974 tarihinde ibadete açılmıştır.

 ALTINEVLER CÂMÎİ

                            Şehrimiz Altınevler Mahallesi'ndedir. Çevre yolu üzerindeki büyük meydanda
               yer alır. Câminin çevre düzen
lemesi çok nefistir.

Altınevler Câmîi'nin Kışın Çekilmiş Fotoğrafı

Fotoğraf : Necmettin ERYILMAZ

                        Betonarme olarak inşa edilen câminin büyük bir kubbesi vardır.
               
Câminin minaresi kesme taştan olup, tek şerefelidir. Câmi, 1982 - 1986 yılları
                   arasında inşa edilmiştir.

 HURİ HATUN CÂMÎİ

                            Ahşap olup, minaresi tuğladandır. 1921 yılında inşa edilmiştir. Şeyhali Mahallesi
                   Şair Ceyhunî Caddesi üzerinde bulunmaktadır.

 KAVAKLI CÂMÎİ

                            Zincirli Süfla Mahallesi'nde, Şehitler Yolu Sokak ile Kavaklı Câmîi Sokakları
                   üzerinde yer alır.

Çay Mahallesi, Sol Yanda Cebecioğlu Sokak - İleride Kavaklı Câmîi (Y. T. 28.06.1959)

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 18.08.2004 Çrşb. 11:23

                       Betonarme temel üzerine ahşap olarak inşa edilen câminin
                minaresi kesme tuğlalarla yapıl
mış olup, tek şerefelidir. Câmi 1959 yılında
                   inşa edilmiştir.

 KEPİR MUSA CÂMÎİ

                       Alacamescidzir Mahallesi'nde, Kör Hüseyin Caddesi ile Kubur Musa
               Sokak'ları kesişimi
üzerinde bulunmaktadır.

                           Ahşap mimarî özelliğe sahip olan câminin minaresi tuğladandır. Yapılış tarihi
                  kesin olarak belli değildir.

 BEDESTEN CÂMÎİ

                      Adnan Menderes Caddesi üzerinde, Şehir Hamamı ve PTT karşısında yer
                alır.
Evliya Çelebi, burasının Zile'de panayır aylarında Ermeni ve Rum ticaret
                ve sanatkârları
tarafından geçici olarak işyeri amacıyla kullanıldığını ve dört
                giriş kapısı olduğunu belirtir.

                     Bu durum, Osmanlı döneminin son zamanlarına kadar bu şekilde devam
                etmiştir.
Daha sonra câmi haline çevrilen bedesten, 1939 depreminde büyük
                hasar görmüş ve 1950
yılına kadar kapalı kalmıştır.

Bedesten Câmîi Güney Tarafı

Fotoğraf : Aybala MERAL

                         1951 yılında yeniden esaslı bir şekilde tamir gören câmi, tekrar ibadete açılmıştır.
                 
Şu anda câminin Güney'indeki ve Batı cephesindeki işyerleri yıkılarak - 1989
                  tarihinde - (câmiye bitişikti) Belediye tarafından park haline getirilmiş, yine câminin
                  Güney tarafındaki park içine Belediye tarafından güzel bir şadırvan (1990 yılında)
                  yaptırılmıştır.

                         Dört cephesi de yollarla çevrili olan câmi; taştan yapılmış olup, sonradan tadilâtla
                  üzeri sıvan
mıştır.
Câminin çatısı dört kubbeli olup, kubbeler altı köşeli
               kasnaklıdır. Kubbe üzerleri tavanla örtü
lüdür. Câminin pencereleri yarım
               daire biçimindedir. Pencerelerde renkli cam kullanılmıştır.

 KİSLİK CÂMÎİ

                     Kislik Mahallesi'nde, Amasya Caddesi ile Hacı Tahir Efendi Sokakları'nın
                  birleştiği
yerde bulunmaktadır.

Kislik Câmîi Minaresi

Fotoğraf : Aybala MERAL

                      1929 yılında temeli betonarme, üstü ahşap olarak inşa edilmiş olup,
                    kubbesizdir.
Minaresi beyaz parke taş ile yapılmış ve tek şerefeli olup, nefis
                    işçiliği vardır.

 MİNARE-İ SAĞIR CÂMÎİ

                     Minareyi Sağır Mahallesi Trabu Sokağı'nın üst kısmında, Vatan Caddesi'nin
               
birleştiği yerde bulunmaktadır. Betonarme bir câmi olup, 1987 yılında inşa
                   edilmiştir. Henüz minaresi bulunmamaktadır.

 RECEP BEY CÂMÎİ

                         Uzun Çarşı ile Recep Bey Sokağı'nın kesiştiği köşede yer alır. Ahşap bir yapıya
               sahip olup, tuğla
minarelidir. 1920 yılında inşa olunmuştur.

 BAHÇELİEVLER CÂMÎİ

                     Yeni yapılan modern câmilerimizden birisidir. Devlet   Hastanesi'nin
               Artova Caddesi'ne
bakan yolun alt kenarındadır. 1983 - 1988 yılları arasında
               betonarme olarak yapılmıştır. Büyük
bir kubbesi ve son cemaat mahallinde
                  iki küçük
kubbesi vardır.
Minaresi kesme taştandır.

 ŞEYHOĞLU CÂMÎİ

                     Şeyhoğlu Mahallesi'ndedir. Yörükler Caddesi ile Kocaağa Sokağı'nın birleşim
                  yerin
dedir.
Ahşap bir mimarî özelliğe sahip olup, 1938 yılında inşa edilmiştir.
                 
Küçük tuğla minarelidir.

 ŞEYHALİ CÂMÎİ

                      1920 yılında, ahşap bir mimarî üslûpla yapılmış olup, tuğla minarelidir.
              
Şehrimiz Şeyhali Mahallesi Şair Ceyhunî Caddesi ile Çukurpınar'ın kesiştiği
                  yerde bulun
maktadır.

 ZİNCİRLİKUYU CÂMÎİ

                         Zincirlikuyu Mahallesi'nde Yörükler Caddesi ile Sakarya Caddesi'nin köşesinde
                 yer alır.

Zincirlikuyu Câmîi Minaresi

Fotoğraf : Aybala MERAL

                         Tuğla minareli olan câmi çift şerefelidir. 1963 yılında inşa edilmiştir.

 YENİ SANAYİ CÂMÎİ

                         Yeni Sanayi Sitesi'nde olup, sanayinin tek câmisidir. Lokanta, bakkaliye, PTT,
               Çıraklık
Eğitimi Merkezi'nin bulunduğu binalar topluluğu ile keresteciler ve oto
                  yedek parçacılar
bloklarının ortasındadır.
Betonarme bina olup, tek kubbelidir.
              
Kubbe üzeri kurşunla kaplıdır. Minaresi kesme taştan ve tek şerefelidir.

 BURCA CÂMÎİ

                     1960 yılında taş temel üzerine karkas tuğla ile yapılmıştır. Minaresi
               tuğladandır.
Alikadı Mahallesi Enbiya Sokak'tadır.

 DABAKHANE CÂMÎİ

                     Bu câminin yerinde 1605 yılında yapıldığı bilinen, kapıları ağaç oymalı
              
küçük bir mescid vardı. Mescid, arasta esnafının Belediye'ye yoğun baskısı ve
               aşırı talepleri karşısında zamanın Belediye Başkanı (Ahmet Vanlı)
tarafından
               genişletme projesi içerisine
alınmıştır. Mescidin Doğu tarafındaki
              
dükkanların satın alınıp, mescidin de yıkılmasıyla şimdiki câmi 1951 yılında
                  iba
dete açılmıştır. Tuğla minareli, tek şerefeli, taş temel üzerine ahşap olarak
               inşa edilen câmi,
şehrimizin manifaturacılar arastasında bu
lunmaktadır.

 GÜVENEVLER CÂMÎİ

                     1974 yılında betonarme olarak, modern tarzda inşa edilmiştir. Büyük
               kubbe
sinin üzeri kurşunla kaplıdır.

Güvenevler Câmîi'nden Görüntü

Fotoğraf : Aybala MERAL

                         Minaresi tek şerefeli olup, zarif, ince ve kesme taştandır. Güvenevler
               Ma
hallesi, Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde bulunmaktadır.

 HAL CÂMÎİ

                     İstasyon yolu üzerindeki yeni sebze halinin içerisinde yer almaktadır.

                  Betonarme bir câmidir. 1984 yılında tamamlanan câminin henüz minaresi yoktur.

 MOLLA YAHYA CÂMÎİ

                     Halk arasında Çukur Câmi olarak da bilinen bu câmi, 1795 yılında yapılmış,
               ahşap bir mimarî özellikte ve
tahta minareli idi. Adnan Menderes Caddesi yol
               genişletme projesi içerisinde yer
aldığından yıkılarak, daha geriye 1981 yılında
               betonarme olarak inşa edil
miştir.

Molla Yahya Câmîi

Fotoğraf : Aybala MERAL

                         Modern küçük bir minaresi vardır. Şehrimiz Molla Yahya Mahallesi, Adnan
               Menderes Caddesi üzerinde
yer alır.

 HAZİNEDAR CÂMÎİ

                         Orta Mahalle'de Amasya Caddesi'ne paralel olarak uzanan Kabutlu ve Göbek
                  Sokak'larının kesişimleri üzerinde bulunmaktadır.

Hazinedar Câmîi Minaresi (Y. T. 1959)
Orta Mah. Amasya Cad. Özden Sokağı

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 20.08.2004 Cuma

                          1959 yılında yapılan câmi, ahşap bir yapıya sahip olup, minaresi burmalıdır.

 YAZICI CÂMÎİ

                     Yazıcı Mahallesi'nde Şair Remzi Sokak'la, Çelebi Sokak kesişimindedir.
               Halk arasında Müftü
Câmîi olarak da anılan câmi, betonarme olarak inşa edilmiştir.
                  1910 yılında inşa olunan câminin minaresi tuğladandır.

 HACI HASANAĞA CÂMÎİ

                         Güzel bir minareye sahip olan Hacı Hasan Ağa Câmîi, 1866 yılında yapılmıştır.
                 
Ancak, daha sonra câmi yıkılarak, yerine bugünkü câmi betonarme olarak
               inşa edilmiştir.

Hacı Hasan Ağa Câmîi Minaresi

Fotoğraf : Aybala MERAL

                        Şehrimizin Alacamescid Bala Mahallesi'nde Huzur Sokak ile Davunlu
              Dede Sokak'larının k
esişim köşesinde bulunmaktadır.

 DEREBAŞINLI CÂMÎİ

                        Kislik Mahallesi Ulukavak 2. Sokak ile Partal Sokak kesişimindedir.

Derebaşınlı Câmîi ve Minaresi (Y. T. 1977)
Kislik Mah. Ekin Sok. No. 4 Mehmet SARISOY'un Evi

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 20.08.2004 Cuma

                       1977 yılında betonarme olarak inşa edilen câminin minaresi parke taştan
               yapılmış olup, tek
şerefelidir.

 ERENLER CÂMÎİ

                    Turhal Caddesi üzerinde Aile Kabristanlığı'nın karşısında yer alır.
               Betonarme olarak inşa edil
miştir. Câminin son cemaat mahallinde 3 küçük
               kubbe, orta kısmında ise büyük bir kubbe vardır.
Câmi pencereleri yarım
               silindirik şeklindedir. 1987 yılında tamamlanan câminin henüz minaresi
yoktur.

 TUTLUPINAR CÂMÎİ

                        Ahşap bir mimarî özelliğe sahip olup, 1924 yılında yapılmıştır. Tuğla minarelidir.
                 
Tutlupınar Mahallesi'nde Cumhuriyet Caddesi'ne paralel olarak uzanan
               Harneti ve Şişman Sokak'ların ortasında yer alır. Bu câminn önümüzdeki
               günlerde yıkılarak, çevresindeki evlerin de alınmasıyla genişletilip
büyük bir
                  câmi haline getirilecektir. (Şu an bir ev satın alınmıştır.) Câminin alt kısmının
                  Cumhuriyet Caddesi, Şişman Sokak ve Hameti Sokak'larına bakan tarafları işyeri
                  haline getirilecektir.
Buna ilişkin bütün evraklar ve maddî imkânlar sağlanmış
               bulunmaktadır.

 BİNBAŞIOĞLU CÂMÎİ

                     Taş temel üzerine karkas olarak 1957 yılında inşa edilmiştir. Nakkaş
               Mahallesi'nde Küçük
Hamam Sokağı başlangıcı yanındadır.

Binbaşıoğlu Çeşmesi - 1931
Nakkaş Mah. Binbaşıoğlu Sok. Fatih ÖZTOPRAK

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 19.08.2004 Prş.

                        Tek şerefeli olan câmi, tuğla minarelidir.

 CEDİD CÂMÎİ

                        Ahşaptır. Minaresi ağaç üzeri çinko ile kaplıdır.

Cedid Câmîi (Y. T. 1922) Sulu Sokak

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 17.08.2004 Salı

                        1922 yılında yapılmıştır. Sulu Sokak'ta yer alır.

 ÇIKRIKÇI CÂMÎİ

                         Minareyi Kebir Mahallesi, Çıkrıkçı Sokağı üzerinde bulunmaktadır. 1960 yılında
                  betonarme olarak inşa edilen câminin minaresi tuğladan yapılmıştır.

 KEPİR CÂMÎİ

                     1945 yılında ahşap olarak yapılmıştır. Tuğla minarelidir. Şehrimizin
               Zincirli Süfla Mahalle
si'nde, Kepir Câmîi Sokak ile Kavaklı Câmîi Sokak'larının
                  kesişim köşesinde bulunmaktadır.

 SULTAN AHMED CÂMÎİ

                    Şehrimiz Şeyhali Mahallesi, Zümrüt Evler ile Fatih Evler arasında kalan
               bölümde yer alır.
Câmi 850 m2 arsa üzerine kurulmuş olup, 352 m2 kullanım
                  alanlıdır. Kubbe yüksekliği yerden 25 m
yüksekliktedir. Şehrimizdeki Ulu Câmi'den
               sonra en büyük câmidir.

Sultan Ahmed Câmîi

Fotoğraf : FOTO UĞUR

                        500 cemaat rahatlıkla namaz kılabilmektedir. 1987 tarihinden beri yapımına
               başlanan câminin, henüz minaresi tamamlanmayıp, betonarme
kubbe üzeri
               yeni kurşunlanmıştır.
Betonarme olarak inşa edilen câminin mimarı hemşehrimiz
                 Mimar Ömer ERYILMAZ olup, câmi, özellikle kubbesi abidevî bir özellik taşımaktadır.
                 Câminin mütevelli heyeti Abdullah ZORAY ve Hüseyin DİNÇER'dir.
Câminin alt
              kısmında bir adet Kur'an Kursu, bir adet İmamevi ile Gasilhanesi mevcuttur.

 

 ZİLE'DE YIKIMA UĞRAYAN CÂMİ ADLARI

          HABEŞ CAMİİ
          DÖKER CAMİÎ
          MUMCU ÖMER CAMİİ
          CEVHER-I AĞA CAMI
          KAHYA CAMİÎ
        DEBBAHHANE CAMİÎ
          HACI BAYAZID CAMİÎ
YENİ MAHALLE CAMİÎ
PALANGA CAMİİ
RIZA BEY CAMİÎ
KEPİR CAMİİ
ALI KADI CAMİÎ
DUA CAMİÎ
HIZIR CAMİÎ

Yunus Emre Mah. Yunus Emre Câmîi ve Kardelen Sitesi

Fotoğraf : M. Ufuk MİSTEPE 17.08.2004 Salı 18:21

 

 ZİLE'DE MİMARÎ ÖZELLİK
 TAŞIYAN CÂMİLERDEKİ HADİSLER

 NASUH PAŞA CÂMÎİ
(Câmî-i Kebîr/ Ulu Câmi)

                     Halk arasında Ulu Câmi, Câmî-i Kebîr olarak da bilinen Nasuh Paşa
               Câmîi'nin Kuzey
tarafındaki taç kapısının ağaçtan yapılmış kanatlarında
               güzel bir
küfi hatla bir hadis işlenmiştir :

                         Hadisin Türkçe manâsı ise : hz. peygamber buyuruyor Kİ; BİR BELDENİN
                  HALK
KATINDA EN SEVİMLİ KÖŞESİ MESCİTLERİ, EN SEVİMSİZ KÖŞESİ DE
               ÇARŞI
VE PAZARLARIDIR." (Hadiste söz konusu edilen "- Çarşı, pazar -" (ESVAK)
                  tâbiri ile kasdedilen hu
susun, buraların bir ticaret yeri ve rızık kapısı olmaları
                  bakımından değil; yalanın söylendiği, kaba ve kırıcı sözlerin sarfedildiği, uygunsuz
               davranışların sergilendiği, kalabalıklar yığını mekân
oluşları sebebiyledir.
               Esasen bu tâbiri, günümüzün anlayışı ile "sokaklar" diye tercüme etmek ve
              
böyle değerlendirmek daha yerinde olacaktır.
6

 BEDESTEN CÂMÎİ

                     Câminin giriş kapısının kirişi üstüne yerleştirilmiş büyük mermer kitabe
               tek satır halinde, ka
bartma sülüs ile; "VAKİT ÇIKMADAN ÖNCE NAMAZ KILMAKTA,
                  ÖLÜM GELMEDEN ÖNCE
TEVBE ETMEKTE ACELE EDİNİZ" hadisi yazılı bulunmaktadır.

Bedesten Câmîi Giriş Kapısı Üzerindeki Hadis.

Fotoğraf : Aybala MERAL

 HAZİNEDAR CÂMÎİ

                     Nefis oyma ahşap tavan süslemesi bulunan Hazinedar Câmîi'nin 1959
               senesinde inşa edilen minaresinin kaidesine, mermer kabart
ma bir hadis
               kitabesi yerleş
tirilmiştir. Tâlik hatla yazılmış hadis metni, yeni harflerle manâsı;
              
mimarının ismi İle inşa tarihi bulunan bu kitabe yedi satırdır. Manâsı : "Her kim
                  namaz için mescide gidip, geldikçe Allah ona Cennet'te konağını hazırlar."
                  Mimarı
Kahrimanın Mehmet Usta. 11.11.1959

Hazinedar Câmîi'nin Minare Kaidesi Üzerinde Bulunan Hadisi.

Fotoğraf : Aybala MERAL

 ŞEYH EDHEM ÇELEBİ CÂMÎİ

                     Câminin türbe kısmında, sandukaların karşısına gelen duvarda, çatıya
                yakın yerde koyu yeşil
zemin üzerine altın yaldızla ve nefis Celî sülüs hatla,
                "ACCİLCI" hadisi yazılmıştır ki, manâsı :
"VAKİT ÇIKMADAN ÖNCE NAMAZ
                   KILMAKTA, ÖLÜM GELMEDEN ÖNCE TEVBE ET
MEKTE ACELE EDİNİZ."
7

                        KAYNAKÇA :

                    1. Yavi, Arsel - Tokat, sh. 169.
                    2.
Hacı Mehmet Çavdar - Dedem olup, ayrıca Zile'nin 5 ayrı köyünde câmi inşa
                        ettirmiştir.
                    3.
Erdemir, Yaşar - Türk Tarihinde ve Kültüründe Tokat, sh. 302 - 304.
                    4.
A.g.e. - sh. 304.
                    5.
Yavi, Arsel - Tokat, sh. 169.
                    6.
Dr. Ali YARDIMCI - Dokuz Eylül Üniversitesi İlâhiyat Fak. Öğr. Gör. / Türk Tarihinde
                        ve Kültüründe Tokat, s. 472 - 474.
                    7.
Osman KARADAVUT
- Emekli eski Zile Müftü Vaizi, Sosyal Dayanışma ve
                        Yardımlaşma Vakfı Sekreteri.
 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR