ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 09 Eylül 2006 tarihinde güncellenmiştir.)

 

BİÇARE
KÖROĞLU

MURAT GÖRAL

Derleme : Turgut YILDIRIM
(Zile Millî Eğitim Müdürü)
http://www.ozyurdumbildis.com/halkozan.htm


http://www.ozyurdumbildis.com/halkozan.htm

BİÇARE KÖROĞLU
MURAT GÖRAL
(Gönderen : Halil ER halil.er@tgrthaber.com.tr )


http://www.ozyurdumbildis.com/halkozan.htm

            1940 yılında Zile'nin ÖZYURT (BİLDİŞ) Köyü'nde doğan BİÇARE KÖROĞLU'nu çokları tanımaz. Birçok ozanımızda olduğu gibi şiirleri sağlığında toplanamamıştır. Maalesef kendisi de yazmamıştır. Baba adı Yahya, Ana adı Emine'dir. 1958 yılında evlenen BİÇARE KÖROĞLU'nun 4 erkek, 2 de kız çocuğu olmuştur.

            Kendi çevresinden pek uzaklaşmayan BİÇARE KÖROĞLU'nun Murat GÖRAL'dır. 1999 yılında Hak'kın rahmetine kavuşan BİÇARE KÖROĞLU, hayatını çiftçilik ve asıl mesleği olan marangozluktan kazanmıştır.

            BİÇARE KÖROĞLU ozanlığa küçük yaşlarında Erzincanlı Âşık İlşani'nin etkisiyle başlamıştır. Babası Yahya Efendi'nin bir gözü görmediği için, aynı köyden Abdullah TİPİ kendisine KÖROĞLU lâkabını vermiştir. Garibanlığını, fakirliğini, kimsesizliğini belirlemek amacıyla kendisi de bu lâkaba "BİÇARE" sözünü ekleyerek BİÇARE KÖROĞLU mahlâsını almıştır.


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

            BİÇARE KÖROĞLU, hep alaycı bir pencereden bakmıştır. Olayları anlatırken şiirlerine şakayı, alayı, mizahı katmıştır. Daha çok çevresindeki olayları taşlamış ve hicvetmiştir.

            Üzülerek belirtelim ki birçok şiiri kaybolmuştur. 1981 yılında Kültür Bakanlığı'nca ZİLE'de yapılan arama, tarama ve derleme çalışmalarında şahsî gayretimizle bir bölüm çalışması arşivlenmiştir.

            Prof. Dr. Nejat Semercioğlu başkanlığındaki ekibin MİFAD ( Millî Folklör Araştırma Dairesi) adına yaptığı çalışmalar, anılan kurumun arşivlerinde mevcuttur. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Halk Ozanları bölümünde adı Murat GÖRAL (Köroğlu) olarak kayıtlara geçmiştir. BİÇARE KÖROĞLU ile ilgili derlenen şiir ve atışmalar, dost meclislerinde teybe yapılan kayıtlardan deşifre edilerek sağlanmıştır.


http://www.ozyurdumbildis.com/halkozan.htm

            BİÇARE KÖROĞLU, çok iyi bir atışma ozanıdır. Şiirlerini yaşadığı bir çok olaya dayandırmıştır. Hepsinin ayrı ayrı hikâyeleri vardır. Yine çevresinde sıkça oynanan TÜRKÜLÜ HALK OYUNLARI'nda uzmandır. Söylediği birçok türkü bölgesinde söylenmektedir. "Ev Süpürüp Toz Ediyor", "Kanaklı Kapının Güzel Gelini" bunlara örnektir.

                                              Derleme : Turgut Yıldırım
                                                                               28 Ocak 2006 - BURSA


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

GIRGITLI TARLA

BİÇARE KÖROĞLU'nun Gırgıtlı Tarla ismini verdiği bir tarlası vardır.
Tarlada bir
Gırgıt (Yemişen) ağacı olduğu için tarlaya bu ismi vermiştir.
Karasabanla günlerce sürmek için uğraşmaktadır.
Ancak traktör gelip tarlayı kısa zamanda sürdüğünü gören
BİÇARE KÖROĞLU aşağıdaki şiiri söylemiştir.

GIRGITLI TARLA

   Sana derim sana gırgıtlı tarla
   Beni sokar idin her türlü hale
   Nasıl geldin şimdi halince yola
   Üzerinde seke seke kurtardık

   Çütü bırakır da şöyle gezerdim
   Gide gele tatlı candan bezerdim
   Öküz ile üzden üzden çizerdim
   Hozanını söke söke kurtardık

   Öküzlerin zamanında gülerdin
   Ben yiğidim diye göğüs gererdin
   En azından sekiz on gün sürerdin
   Üç saatte s... s... kurtardık.

   Yeşerir ayrığı kütük bağlardı
   Bazan çütü, bazan saban kırardı
   BİÇARE KÖROĞLU gör ki neylerdi
   İflahın büke büke kurtardık



http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

KEDİ DESTANI

BİÇARE KÖROĞLU'nun dişi bir kedisi vardır.
Biraz da yaramaz bir kedidir. Her sene 3 - 5 yavru yapar.
Birgün tarladan yorgun argın gelen BİÇARE KÖROĞLU, tam yemeğe oturur,
kedi başlar miyavlamaya. Hayvancağız kendisine de yemek ister.
Ortalığı birbirine katar. Dayanamayan BİÇARE; "
Ula uşaklar!" der.
Şu kedinin derdi ne bakın, işi var gidecek." diyerek aşağıdaki şiiri söyler.


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm


.

.
KEDİ DESTANI

   Dinleyin uşaklar gelin siz beni
   Vallah yandık bu kedinin elinde
   Beyhüzar eyledi bütün insanı
   Vallah yandık bu kedinin elinden

   Kapıya çıkanda ağzını açar
   Bağırır etrafa durmadan coşar
   Hovardalar gelir hep üçer beşer
   Vallah yandık bu kedinin elinden

   Çıkanda kapıya hemen bağırır
   Ünü oldukça hep pasa böğürür
   Bütün hovardayı orya çağırır
   Vallah yandık bu kedinin elinden

   Çamura dokanmaz ayağı gıçı
   Bir kor düşmüş aman yanıyor içi
   Hele sorun netti üç tane piçi
   Vallah yandık bu kedinin elinden

   BİÇARE KÖROĞLU buna neylesin
   Hangi bir derdini size söylesin
   Umarım Allah'tan onu gebertsin
   Vallah yandık bu kedinin elinden.

.

ÖKÜZ DESTANI

BİÇARE KÖROĞLU, ÇAPAK Köylü Hasan'dan bir öküz satın alır.
Ama öküz tembel çıkar. Ne yapsa öküzden verim alamaz.
BİÇARE KÖROĞLU canından bezmiştir.

.
ÖKÜZ DESTANI

   Sabahın erinde çüte giderim
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman
   Gittikçe artıyor gam ve kederim
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman.

   Seyredin ağalar bakın bu işe
   Yokuşa gitmedi dönek inişe
   Daha ne gelecek bu fakir başa
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman.

   Yol yarı olmadan öküz yoruldu
   Gitmem dedi orta yere kuruldu
   Oha dedim yatıp yere serildi
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman.

   Çapaklı Hasan'dan aldık öküzü
   Takatı kesilmiş tutmuyor dizi
   İflahı sökülmüş görmüyor gözü
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman.

   BİÇARE KÖROĞLU sardı bir merak
   Kâğıt, tütün yok ki cigara sarak
   Öküz yorgun, tarla ise çok ırak
   Ho diyerim öküz gitmez bir zaman.
.

 


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

SELÂM

1981 yılında ZİLE'de Folklör (Halk Edebiyatı) araştırmaları yapan
Prof. Dr. Nejat SEMERCİOĞLU ve arkadaşları Ankara'ya döndükten sonra,
benim vasıtamla (Turgut YILDIRIM - Zile Millî Eğitim Müdürü) ozanlara
kitap hediye göndermişlerdi. Biçare KÖROĞLU'nun kitaplarını da
Âşık SÖYLERÎ ile birlikte Biçare KÖROĞLU'na teslim etmek üzere götürdük.
Hemen orada irticalen aşağıdaki şiiri söyledi.

İlhan MUTLU


Ümit GÜNEL

http://www.ozyurdumbildis.com/sehitler.htm

.

SELÂM

   Alınca kitabı içim kaynadı
   Bir acayip bilinmedik coş geldi
   Dedim dostlar beni eyi hatırladı
   Bu garip gönlümü nasıl hoş geldi.

   Okudum kitabı güzel deyişler
   Böyle veranedir ötüyor kuşlar
   Haydi deli gönül yine mi başlar
   Divide kaleme iş geldi.

   Söylerî'yle1 Turgut Beyler2 geldiler
   Kapıyı açıp ta selâm verdiler
   Bunu Nejat Beyler
3 verdi dediler
   İçim dolup gözlerimden yaş geldi.

   BİÇARE KÖROĞLU bu dünya fâni
   Bütün arkadaşlara söylen selâmı
   Sizinle geçirdim az bir zamanı
   O tatlı dilleriz bana hoş geldi.

1 SÖYLERî - ZİLE'nin Emirveren Köyü'nden Halk Ozanı.
2 Turgut YILDIRIM - ZİLE Millî Eğitim Müdürü.
3 Nejat SEMERCİOĞLU Prof. Dr. - Halk Edebiyatı Derlemecisi, Folklör Uzmanı.

ATIŞMALAR

BİÇARE KÖROĞLU, iyi bir atışma ozanıdır.
Zaman zaman halk ozanı dostlarımızla bir araya gelir, halleşir,
dertleşir, sohbet ederdik. Tabi bu arada atışmalar da olurdu.
İşte bu günlerin birinde Biçare KÖROĞLU, SÖYLERÎ, ÂŞIK Mehmet
COŞKUN ve ÂŞIK FERRUZİ ile 06 Ocak 1982'de bir
dostumuzun evinde toplandık. Toplantıda üç bölümden oluşan
atışmanın ilk ayağını Biçare KÖROĞLU açmıştır.
(İlk 2 ayağa rahatsızlığından dolayı ÂŞIK FERRUZÎ katılamamıştır.)


Âşık Ferruzî (Feramuz YÜNAL)

Gönderen : Udî Bekir AKSOY
 

            ÂŞIK SÖYLERÎ : Adı Salih YILDIZ olup, Zile'nin Emirveren Köyü'ndendir. Bektaşî geleneğinin güçlü temsilcilerindendir. Maalesef onun da şiirleri toplanmamıştır.

            ÂŞIK MEHMET COŞKUN : Artova'nın Balıkhisar Köyü'ndendir. 1948 doğumlu olup, 3 erkek, bir kız çocuğu sahibidir. Turgut YILDIRIM ve Biçare KÖROĞLU'nun teşvikleriyle şiirlerini bir defterde yazmaya başlamıştır.

            ÂŞIK FERRUZÎ : Adı Feramuz YÜNAL olup, Beden Eğitimi Öğretmeni'dir. Şimdi emeklidir. ZİLE'de yaşamaktadır.

ATIŞMA 1'inci Ayak

BİÇARE KÖROĞLU
.

Dinleyin ustalar benim sözümü
Aşıklar derdini dile getirir
Kafa bozulup da efkâr basanda
Atar tezeneyi tele getirir.

BİÇARE KÖROĞLU

İdrak edip sözden hisse alırsa
O sözleri gayet düzgün olursa
İşlerini doğru dürüst kılarsa
Kötü insanları hale getirir.

BİÇARE KÖROĞLU

Âşıklar getirir sözünü dile
Hak'tan emir
oldu kardaş hal böyle
Bir zaman uğraşıp çektiler çile
Mecnun Leyla'sını çöle getirir.

BİÇARE KÖROĞLU

Köroğlu der sözler biterse
Bu dert bende ölenece giderse
Veranede belki baykuş öterse
Bülbül avazını güle getirir.

SÖYLERÎ

Her âşığın türlü türlü hali var
Gonca da bülbülü güle getirir
Çektiği çileyi kılar ahuzar
Arıyı petek te bala getirir.

SÖYLERÎ

Garip turna gibi öter dillerde
Gözyaşı çağlayıp kalır sellerde
Bazen hırka aba gezer çöllerde
Gatreyi uzatır göle getirir.

SÖYLERÎ

Âşığın çektiği olursa çile
Bazen meyli konar goncaya güle
Aşka gelip tezen atarsa tele
Bazen de dilsizi dile getirir.

SÖYLERÎ

Der SÖYLERÎ yollarını gözlerler
Söyleyiben derdi derde eklerler
Heybendeki hediyeni yoklarlar
Âşık gurbet elden çile getirir.

ÂŞIK COŞKUN

Âşık derler bir öğretmen misali
Elif bilmeyeni del'a getirir
Ağzından akıyor şekeri balı
Tatlı sözü ile yıla getirir.

ÂŞIK COŞKUN

Âşıkların suyu berrak akmazsa
Suyu doğru gidip yoldan
çıkmazsa
Âşık sözlerine dikkat etmezse
Lisani başına belâ getirir.

ÂŞIK COŞKUN

Âşıkların dört köş' olur izanı
Çok severler okuyanı yazanı
Söyleyerek kardaş yoldan azanı
Çevirip toplayıp yola getirir.

ÂŞIK COŞKUN

Âşık Coşkun gerçek Mevlâ'ya tapar
Gerçek olanlardan
hem hisse kapar
Çok âşıklar vardır hırsızlık yapar
Helâl kazancına hile getirir.


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

ATIŞMA 2'nci Ayak

Ayak açma sırası ÂŞIK Mehmet COŞKUN'da...

ÂŞIK COŞKUN

Doğruluğu ihsan etmiş Yaradan
Dillerde bu türlü yalan ne gezer
Nerye varsam
bahsederler paradan
Yoksulun halini soran ne gezer.

ÂŞIK COŞKUN

Zengin gören kalkıp durur selâma
İşi biter lüzum yoktur kelâma
Heç dert yanma fakirsen amma
Yoksulun halini yoran ne gezer.

ÂŞIK COŞKUN

Dillerde söylenir hep ahır zaman
Yirminci asırda halimiz yaman
Gençlerin elinde gazete roman
Şimdi
ol Mübarek Kur'an ne gezer.

ÂŞIK COŞKUN

Âşık COŞKUN boşa kendini yorma
Zamana insana sen kendin
durma
Nefsin islah eyle kimseye vurma
Senin öğüdünü alan ne gezer.

BİÇARE KÖROĞLU
.

Âşıklar her zaman başa belâdır
Fakirlikten gardaş gülen
ne gezer
Bu dert çekilecek çile değildir
Bu derdin
halinden bilen ne gezer.

BİÇARE KÖROĞLU

Fakirliğe kardaş böyle alıştık
Kazma kürek dinlemedik
çalıştık
Bu yalan dünyada çokca
uğraştık
Derdimiz halinden bilen
ne gezer.

BİÇARE KÖROĞLU

Deli gönül burada çekiyor zarı
Âşıklar pîrlerden içerler dolu
Hak bize göstersin o doğru yolu
Doğru yolu burada
bilen ne gezer.

BİÇARE KÖROĞLU

KÖROĞLU der söylüyor dili
İncitme gardaşım asla bir canı
İşte böyle bu dünyanın ol hali
Can
halinden burada bilen ne gezer.

SÖYLERÎ

Gördüm herdem çekmişler bunca yara
Bak dert
dünyasından gelen ne gezer
Yirminci asırda mücevher satsak
Müşteri olup bizden alan
ne gezer.

SÖYLERÎ

Her gönülde vardır herkes bilemez
Bizdeki varlığı kimse alamaz
Kıymet bilmeyen pula eremez
Can gözünü açıp bilen ne gezer.

SÖYLERÎ

Deli gönlüm böyle bir yâr arardı
Ancak böyle bir karara varırdı
Bir er vardı cansız duvar sürerdi
Şimdi cansız duvar süren
ne gezer.

SÖYLERÎ

Bir can vardı söz içinde anlardı
Kulak vardı her manâyı dinlerdi
Bu SÖYLERÎ böyle hale inlerdi
Şimdi ölüyü diriye kılan ne gezer.


http://www.ozyurdumbildis.com/fotoalbum.htm

ATIŞMA 3'üncü Ayak

3'üncü ayak ÂŞIK SÖYLERÎ tarafından açılmıştır.
Bu atışmaya ÂŞIK FERRUZÎ de katılmıştır.

SÖYLERÎ

Âşığı hor gören varsın horlasın
Âşık böyle perişan gezer ağalar
Eller ipek giysin âşıklar bir kıl
Her dağın başında mezer ağalar.

ÂŞIK COŞKUN

Bu meydanda bize hile düşünmen
Âşık hilenizi sezer ağalar
Soba
yansın kardaş hem de üşümem
Sonra canından da bezer ağalar.

BİÇARE KÖROĞLU

Âşıklar her zaman işte böyledir
Saz elinde diyar gezer ağalar
O aşkın ateşi onu söyletir
O halden perişan gezer ağalar.

ÂŞIK FERRUZÎ

Başladılar söze hep baştan boşa
Bakmadılar kardaş şu akan yaşa
Kanadını çırpıyor güzelim boşa
O da göle bi gün düşer ağalar.

SÖYLERÎ

Gerçeğe uzanır âşığın yolu
Gerçekten konuşur söyliyen dili
Âşık düzen değil perişan hali
Çektiği dertleri yazar ağalar.

ÂŞIK COŞKUN

Ağalar fakire her an hor bakmış
Her birine fakir bir lâkap
takmış
Bu günkiler işi gücü bırakmış
Burada da destan düzer ağalar.

BİÇARE KÖROĞLU

Yanar gönlüm yanar iş buna yanar
Susuz pınarlardan ciğer
mi konar
O günü gelince kandili söner
Damlaya damlaya sızar ağalar.

ÂŞIK FERRUZÎ




 

SÖYLERÎ

Çekseler ÂŞIK SÖYLERÎ'yi dara
Yeter ki kavuşsun dara-didara
Önüne bend çekse hem yedi
derya
Çırpını çırpını yüzer ağalar.

ÂŞIK COŞKUN

COŞKUN der âşıklar sohbeti tatlı
Gönlüm neşelendi
hem oldum mutlu
Burada bugün ki sohbet te tatlı
Sohbete değemesin nazar ağalar.

BİÇARE KÖROĞLU

KÖROĞLU ediyor burada karar
Kendi kendi ile bir karar kurar
Bazen olur düzenini o sarar
Ben yaparım felek bozar ağalar.

ÂŞIK FERRUZÎ

FERRUZÎ der sözü artık keserim
Gelmeyin üstüme vallah küserim
Âşıklık bu kadar ben de yeterim
Saz elimde dolaşırım ağalar.

                       

 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR