ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 16 Ocak 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ÜNYE'DE
BEŞERÎ DURUM

Makale : Yüksel ŞEN
(Emekli Bankacı - Gazeteci - Şâir ve Yazar)

            Değerli okuyucular :

            Bu yazımda da sizlere ÜNYE'mizin beşerî durumunu anlatacağım.

            ÜNYE'de çeşitli ırktan insanlara rastlamak mümkündür. Bunlar devletin geçirdiği tarihî safahatlar dolayısiyle buraya gelip yerleşen insan gruplarıdır.

            Halihazırda, bugün şehirde yaşayan insanları dört grupta toplayabiliriz.

            1 - Orta Asya Türkleri,
           
2 - Kafkas Muhacirleri,
           
3 - Rumeli Muhacirleri,
           
4 - Ermeniler.

Yerli Rumlar'ın ihanetlerine karşı bir mukavemet
teşkilâtı kurarak yararlıklar gösteren Giresunlu
Binbaşı Osman Ağa (Topal Osman diye meşhurdur.)

TBMM'nin en değerli meb'uslarından biri olan
Trabzon Mebusu Ali ŞÜKRÜ merhumun
esrârengiz ölümü vak'asına adı karışmasaydı,
başarılı şahsiyetine gölge düşürmemiş olacaktı.

            Bunlardan Türkler Orta Asya'dan Anadolu'ya hicret ederek, Kızılırmak ve havalisine yerleşen Türk Boyları'na mensup olanlardır. Ve halen bu insan grubu şehirde çoğunluğu teşkil etmektedir.

            Kafkas Muhacirleri, diğer adıyla Gürcü ve Çerkez diye bilinen insanlar topluluğu, 1877 - 1878 Osmanlı Rus Harbi'nde ve onu takip eden senelerde ülkelerinden ayrılarak, sahil boyunca muhtelif yerlere yerleşen Gürcü ve Çerkezler'dir.

         

            Bu halk tabakası, bilhassa köylerimizde çok yaygın bir haldedir. Kendileri her ne kadar Türk tebasına mensup iseler de, bunların Türkçe'den ayrı konuştukları ve evlerinde bilhassa tercih ettikleri lisanları vardır.

Gürcüce Ata Sözleri :

  Geli rom daberebula, shvars burçkva dutzkiya.
  Kurt yaşlanınca, koyun onunla dalga geçmeye başlamış.

  Gveli datyaldeba motyaldeba kidon mis sahlsi ukan mova.
  Yılan döner, (sağa sola döner dolaşır) dolaşır, yine kendi evine geri gelir.

  Shvas motanilit sacmeli ar ikneba, Isis drosi ar ikneba.
  Başkasının getirdiği yemek olmaz. Olsa da vaktinde gelmez, bulunmaz.

  Ikbalyan kali mokteba, u ikbalyan sheni mokteba.
  Şanslı adamın karısı ölür, şanssız adamın atı ölür.

            Gürcüce ve Çerkezce diye bilinen bu lisanlarını, çocuklarına çok küçük yaşta öğretirler.

            Senelerden beri yurdumuzda yaşayan bu vatandaşlarımız, örf ve âdetleri itibariyle, muhitin ve ülkemizin gelenek ve göreneklerine tam manâsıyla intibak etmişlerdir.

            Bilhassa dinimizin icaplarını, çok küçük yaşta öğrenirler. Ve kusursuz ifaya çalışırlar.

Bir Zamanlar Kiliseydi

Şimdilerde Şehir Hamamı

            Ermeniler'in de Türkiye'ye gelişleri 1877 - 1878 tarihlerini takip eden yıllara rastlar.

            Onlar da, Gürcüler ve Çerkezler gibi yurtlarından ayrılıp, Doğu Anadolu'ya ve taa buralara kadar yayılmışlardır.

            Evvelce, şehirde çok miktarda olan ve el san'atlarının her dalında uğraş veren bu halk tabakası, İstiklâl Harbi'ni müteakip yurttan çıkarılmaya başlanmış, çoğu hudut harici edilmiştir.

            Bugün şehirde bir iki aile olarak yaşayan Ermeni asıllı vatandaşlarımız vardır. T.C. tebasına mensup bulunan bu halk topluluğu kendi örf ve âdetlerinde tamamen serbesttir.

            Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının her türlü haklarına sahip bulunan bu Ermeni vatandaşları şehirde sakin bir hayat yaşar.

            Bunlar iş yerlerinde her ne kadar Türkçe konuşurlarsa da evlerinde lisanlarını (Ermenice'yi) tercih ederler.

Ermeni Komitaları'nın, Amerika ve diğer ülkelerde bulunan ve
büyük kısmı Osmanlı İmparatorluğu halkından olan Ermeniler'den

 meydana getirip, Kafkas cephesine gönderdikleri Ermeni İntikam
Ordusu'ndan bir grup, Ermenistan Bayrağı ile yürüyüş halinde.

            Rumeli muhacirleri de 1932 yıllarında, Yunanistan ve Bulgaristan'dan göç eden halk tabakasıdır.

            Bunlar menşe itibariyle Türk'türler, çünkü yüzyıllarca bu bölgeler Osmanlı Devleti'nin bir vilâyeti halinde idi ve bu topraklar üzerinde Türk aileleri ekseriyeti teşkil ediyordu.

Orta Mahalle'den Kapı Komşumuz Terzi Leon ve Paylon Baygın'ların Oğlu
Mimar Mardiros Baygın, Fatsa Et ve Balık Kombinası'nın da Mimar Mühendisiydi.

La première pelletée de terre du nouvel édifice de la Fraternité fut un grand moment pour
plusieurs membres de la Fraternité. Étaient présents, de gauche à droite, les confrères
Serge Dupuis et Yves Ouellet, Luis Miranda, président de l'arrondissement Anjou, les
confr
ères Yves Mercure et Laurian Carrière, Daniel Maisonneuve, président de l'entreprise
chargé du projet, le groupe Arcotech et notre architecte, Mardiros BAYGIN (Sağ Başta).
UN ÉDIFICE
QUI R
ÉPONDRA À NOS BESOINS

Située au 9100 boulevard Métropolitain Est, à Anjou, la bâtisse aura deux étages et totalisera une superficie de 12 000 pieds carrés. En plus des bureaux de la Fraternité, nous avons prévue l'aménagement d'une salle de réunion de 80 personnes et d'un vaste espace de stationnement.

Les travaux progressent selon l'échéancier de travail. Nous prévoyons déménager dans nos nouveaux bureaux vers le mois de Mars 2004.

Canada

http://www.local2366.com/pages/journaux/Historique/jrn1103.pdf

La Fraternité = Kardeşlik

            Fakat birçok tarihî safahatlardan sonra bu bölgelerin müstakil bir devlet haline gelmesi, oradaki Türk ailelerinin Ana Vatan'a gelmelerine yol açtı. Ve yukarıda belirttiğim tarihten itibaren de göçler başladı.

Solda : Ortaokul (Meçhulasker İlkmektebi)
Ortada : Sarnıç ve Merdiveni - Sağda : 1873 Yılında Yapılan ve 1954/55'te Yıkılan Rum Kilisesi

Ünye : Ortamektep Talebesi Beden Terbiyesi Dersinde

            Bu bölgelerin Rumlar elinde bulunması nedeniyle de buradan Ana Yurda göç edenlere, Rumeli Muhacirleri dendi.

            Anadolu'nun dört bir bucağına dağılan bu Türkler'den birkaç aile de ÜNYE'ye gelip yerleşmiştir.

            Bunlar ilk geldikleri zaman, her ne kadar mahallî kıyafetleriyle yaşamışlarsa da, kısa bir zaman içersinde, giyim ve kuşamlarıyla bölgeye intibak etmişlerdir.

            Bu aileleri şehrin yerli halkından ayırt eden tek yönleri, güzel Türkçe'mizi biraz farklı konuşmalarıdır.

Yalıkahvesi'ndeki Kilise

(Sonradan Elektrik Santralı ve Düğün Salonuna Çevrildi.)

            Değerli okuyucular :

            Bundan 80 - 90 sene evvel bu bölgede Rumlar bilhassa çok yaygınmış ve hattâ ekseriyeti teşkil ediyorlarmış. Fakat bugün bu neslin bir ferdi dahi şehirde mevcut değildir.

Pontus eşkıyâlarını yola getirmeye çalışan heyet :
Ağır Topçu Yüzbaşısı Sarıyerli Kâmil Bey, Canik Milletvekili Süleyman Bey,

Umum Jandarma Kumandanı Yâveri Yüzbaşı Ferid Bey,
Umum Jandarma Kumandanı Miralay Gâlip Bey, Topçu Yüzbaşısı Cemil Bey,
İçişleri Hususî Kalem Müdürü Raşid Bey, Samsunlu Hafız Efendi...

            Büyük ATATÜRK'ün muzafferiyeti ile biten Türk İstiklal Savaşı'nı müteakip yurttan çıkarılmışlardır.

                                                                                                           Yüksel ŞEN

Kilisenin Eski Hâli

            KAYNAK :
            Yüksel ŞEN'in ÜNYE BELGESELLERİ ARŞİVİ

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR