ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 29 Eylül 2004 tarihinde güncellenmiştir.)

.

 

ÜNYE
BAKIRCILAR
ÇARŞISI

Makale : Aynur TAN
Ünye Anadolu Ticaret Lisesi
Tarih Öğretmeni

Bakırcılar Arastası

http://www.geocities.com/unyehalkevi/
Karadeniz Bakırcısı Raşit Kuşcu 1968 - 1970

http://www.angelfire.com/me3/mmo/

 

ÜNYE
BAKIRCILAR ÇARŞISI

http://www.tarihvakfi.org.tr/yereltarih/tarihce/tarihce5.html#15

 

            Ünye Yerel Tarih Grubu, 2001 yılı için "Dünden Bugüne Ünye Fotoğraf Sergisi" dışında bir de "Bakırcılar Çarşısı" projesi yapmayı hedefledi.

 

                              

 

            İlk Çağlar'dan bu yana bir liman şehri olan Ünye, Niksar üzerinden karayolu ile Anadolu'nun çeşitli kentlerine açılmaktadır. 1930'lu yıllara kadar canlı bir ticaret hayatı vardır. 1930 nüfus mübadelesi ile Rumlar'ın buradan gitmesi, buharlı gemilerin Karadeniz güzergâhının yeniden belirlenmesi Ünye'nin ticarî yapısını olumsuz yönde etkilemiştir.

 

            Çeşitli dallarda üretimi olan Ünye (Çömlekçilik, çapulacılık, ipçilik, dokumacılık, şarap imalâtı, tabakçılık, gemi yapımı vb.) gelişmiş bir bakır imalâtına ve hattâ ihracatına sahiptir. Deniz ve kara yolu ile bakır ürünleri Anadolu ve denizaşırı kentlere satılmaktadır.

 

 

            Ünye'nin o zamanlardan günümüze kadar gelen bir de bakırcılar çarşısı vardır. Bugünkü Hükûmet Caddesi'nin iki arkasındaki sokak "Bakırcılar Arastası" diye anılır. Bakırcılar arastasının yüzyılın başına kadar süren canlı hayatının temel taşı Rum bakırcı ustalarıdır. Şimdiki ustaların anlattığına bakılırsa her ustanın yanında en az on beş çırak çalışmaktadır. 19. yüzyıl boyunca usta da çırak da Rum iken (ki Ünye'de varolan nüfus toprakla uğraşmaktadır) 20. yüzyıl başlarında Rum ustaların yanına meslek sahibi olsun diye verilen Türk çocuklar, bugün Ünye'de tek tük kalmış olan bakırcı ustalarının dedeleri ya da babalarıdır.

 

            Bakırcılar arastası, 1930 nüfus mübadelesine kadar bakırı döven çekiç seslerinin durmaksızın işlediği, bir fabrikadan yükselir gibi çarşıya sığmayıp şehre yayıldığı, imalâtın hızla dışarıya gönderildiği, birbirinden yetenekli ustaların sanatlarını ve hayal güçlerini sergileyerek, hem memleket hem Ünye ekonomisine katkıda bulundukları, çok hareketli bir yapıya sahipken; porselen, cam, alüminyum, çinko, emaye, çelik gibi kaplara henüz piyasasını kaptırmamışken, nüfus mübadelesinde Rum ustalarını Yunanistan'a, İstanbul'a uğurlamak zorunda kalmıştı.

 

 

            Dönemin Belediye Reisi Halit Barlas, hemen her meslek dalından çok değerli ustaların isimlerini listesine yazmayarak onların Ünye'de kalmasını sağlarken, Ünye'nin ticaret ve sanat hayatına büyük katkıda bulunmuştur. Gerçekten ileriyi görerek, düşünerek alınıp uygulanan bu karar Ünye ekonomisine çok yarar sağladığı gibi, pek çok mesleğin günümüze kadar gelmesine zemin hazırlamış. Ünye halkı da bu uygulamada üstüne düşeni yerine getirip, kalan Rum ustalarını bağrına basıp, onların sanatlarından azami ölçüde yararlanma yoluna giderek, çocuklarını bu ustaların yanına verip meslek sahibi olmalarını sağlamış. Böylece diğer meslek dallarında olduğu gibi, Türk gençlerinden hızla bakırcı ustaları yetişmiş.

            Eski ünlü ustaların bazıları, Ahmet Yeşilyurt, Rasim Kıyak, Uzun Mustafa (Yeğenoğlu), İsmail Türkmen (Mıngıç Usta), Cont Ahmet (Gülten). Ünye'de yerli halkın hemen hemen hepsinde adının önünde lâkapları vardır ve yeri geldiğinde soyadından çok bu lâkapları ile tanınırlar. Yeni ustalar ise Mehmet Kıyak, Cevat Ocaktan, Mustafa Ateş, Ahmet Türkmen (Mıngıç Usta'nın oğlu).

 

            Değişen teknoloji, ekonomik hayat ve tüketim alışkanlıklarıyla birlikte bakır maşrapanın (su kabı), bakracın (su, süt, yoğurt kabı), mangalın, ibriğin, semaverin, tencerenin, güğümün yerini çinko, alüminyum, plâstik, cam, porselen, emaye ve en son çelik ürünler almaya başlayınca ustalardan Mehmet Kıyak'ın deyimiyle giderek "şeytanın geçmediği sokak" haline gelir bakırcılar arastası.

 

 

İsmail Usta'nın Körüğünde Bakırcı Ahmet Kalaylıyor

http://himg.sitemynet.com/index/id11.htm
Bakırcı Ahmet'in Körük Çevirişinde Bakırların Kalaylanması

http://himg.sitemynet.com/index/id11.htm

 

Bakımsız dükkanlar, tek tük bakır döven çekiç sesleri, arada bir kaplarını kalaylatmak için uğrayanların ve içinde ufak bir kahvenin bulunduğu, tek tük züccaciye ve vitrinlerinde çelik eşyaların satıldığı bu arastanın eski ustaları birer birer başka işlere yönelir ya da işsiz kalır. Bu ıssız sokakta Ünye'nin bayanlarına hemen hemen hiç rastlanmaz. Eskiden beri bu böyledir. Hele tek başına bir bayanı bu çarşıda görmeniz mümkün değildir.

 

            Ben bu sokaktan yıllardır geçerim. Tek tük kalan bakırcı ustalarının bakır döverken çıkardıkları sesler bana madenlerin buluşmasından çıkan türkü gibi gelir. Dükkânlar kapalıyken başımı camlarına yaslar içerideki eski, yeni bakır kapları seyrederim, bu çarşının böylesine ihmal edilmiş olmasını anlayamaz, elimden bir şey gelmeden oranın havasını soluyarak çeker giderdim. Evimdeki bakır kapları kalaylatmak, çelikleri tamir ettirmek için gittiğimde, ustalarla yaptığım sohbetler beni hüzünlendirirdi.

 

            Öğrencilerime ödev verirdim. Gidin bakırcılar çarşısını araştırın diye. İstemeye istemeye gidip heyecanla dönerlerdi. Bakırcı ustalarından dinledikleri, onları şaşkına çevirirdi. "Hocam meğerse orası ne kadar hareketliymiş" derken aslında olan bitene anlam veremez, bakırcı ustaların eserlerini bana anlata anlata bitiremezlerdi. Ben de onların ödevini okulun duvar gazetesine asar, hiç değilse öğrencilerime bakırcılar çarşısını hatırlatıp sevdirdiğim için sevinirdim.

 

            Ünyeliler dükkanları eski ustaların adıyla anar halâ; Mıngıç, Cont Ahmet, Uzun Mustafa, Rasim Usta. Biz de Ünye Yerel Tarih Grubu olarak, onların adını unutmayalım, var olan ustalarla bakırcılığı yaşatalım dedik ve ne yapalım, daha doğrusu nereden başlayalım diye düşünmeye başladık.

 

Müteşebbis Bir Türk Gencinin Bakır Fabrikası

 

            Önce "Bakırcılar Arastası"nı tanıtan ve var olan durumu anlatan bir televizyon programı hazırladık. Bu programa Ünye Kaymakamı Ümmet Kandoğan, Belediye Başkanı ve Hizmet TV Genel Yayın Yönetmeni'ni, ekonomik sıkıntı içindeki ustaları davet ettik. Kaymakam işsiz bir ustaya iş yeri sözü verdi. Sosyal Yardım Vakfı'ndan 1 milyar 250 milyon TL yardım ile dükkân açtı. Açılışta Ünye Yerel Tarih Grubu olarak biz de hazır bulunduk. Ustaların dertlerini dinledik, çözümleri sorduk, öncelikle çarşıyı canlandırmak için neler yapabiliriz diye.

            Daha sonra 15 Şubat 2001 tarihli toplantımızda bu konuyu görüştük ve Ünye Belediyesi, çarşının yolunu kırmızı taş ile kaplayıp ışıklandırmaya, Mimarlar Odası dekorunu hazırlamaya, Ticaret Odası orada üretilenleri uluslararası ve ulusal fuarlarda tanıtmaya, kaymakam her türlü yardıma, ilgilenmeye, burada imal edilen büyük çaplı örnekleri kaymakamlıkta sergilemeye söz verdiler. Bütün bu çalışmaları festivale kadar gerçekleştirmeyi kararlaştırdık.

 

            Bu arada yavaş yavaş Ünyeliler de bakırcılar çarşısına sahip çıkmaya başladılar. Artık hediyelik eşya alırken bakırcılar çarşısına da uğruyorlar. Özellikle Ünye dışına çıkarken Ünyeli Bakırcı ustaların ürünlerini taşıyorlar. Artık bayanlar da bu çarşıdan geçmeye çekinmiyor, hatta ustaların samimiyeti ve iyi niyetli davranışları onları şaşırtıyor.

 

            Kız Meslek Lisesi Bakırcı Ustası Mehmet Kıyak'tan Cumartesi günleri bayanlara "bakır işleme kursu" düzenlemesini istiyor. Yerel basın sık sık arastada gezinip ustaların eserlerini tanıtıyor. Bakırcı ustası, sanatını eşine öğretip ona da dükkânında şans tanıyıp diğer bayanlara, meslektaşlarına örnek olmaya karar veriyor. Eski bakırcı ustalarının hünerleri, hikâyeleri sohbetlerin asıl konusu oluyor.

 

 

            Zaman zaman insanlar, bakırcı ustalarının çalışmalarını izlemek için bile arastada geziniyor. Evlerde tek tük kalmış bakır kaplar, güzelce kalaylatılıp, meyvelik, çiçeklik, dekoratif eşya olarak evlerde balkonlarda ön plâna çıkartılıyor. Ustalara yerel gazetemizin yurt dışı abonelerinden sipariş geliyor. Ustalardan Mehmet Kıyak, İstanbullu Rum bakırcı ustaları ile dirsek temasında bulunuyor. Ünye Belediyesi hediye olarak bakır kaplar hazırlatıyor Mıngıç Usta'nın oğlu Ahmet ve Hüseyin Türkmen ustalara. Tüm imalâta Ünye damgası kazınıyor artık, ustanın adı ile birlikte.

 

            Issız sokağın bakırcı dükkânlarında artık çaylar içiliyor, bakırcılık üstüne, eski ustalar üstüne, bundan sonra neler yapılabileceği üstüne sohbetler ediliyor.

 

 

 

Bakırcılar Çarşısı'nın Emektarlarından
İsmail Türkmen / Mıngıç Usta
 

 

            Bakırcılar çarşısında çırak olarak çalışmaya başlayıp, tüm yaşamını çekiciyle bakırı döverek geçiren, evini bu sanatı ile geçindiren pek çok usta var. Biz bunlardan hiç değilse birini anlatmak istiyoruz;

 

            İsmail Türkmen (Mıngıç Usta)... Ünye'de 1932 yılında Hamidiye Mahallesi'nde doğan usta, Anafarta İlkokulu'nu tamamladıktan sonra çıraklıkla başladığı bu mesleği askerlik zamanına kadar sürdürdü ve 1949 yılında kendi dükkânını açtı. Kendi sanatında gerçekten haklı bir şöhrete sahip olan usta imal ettiği ürünlere ismini yazmayacak kadar güveniyor kendine ve "beni çekicimden, vuruşumdan tanısınlar" diyor.

 


http://himg.sitemynet.com/index/id11.htm

 

            Mıngıç Usta'nın lâkabı epeyce eskilere dayanıyor. Eskiden iyi ustalara Mıkırdiç Ustası denirmiş. Mahallenin büyüklerinden biri bir gün "Ben mıkırdiç diyemiyorum, bundan sonra seni 'mıngıç' diye çağıralım" demiş. O günden beri de lâkabı mıngıç olmuş.

 

            Oğulları Ahmet ve Hüseyin, baba mesleğini "Bizim Bakırcı" adı altında bir yandan züccaciye satarak bir yandan da bakır kap imal ederek sürdürüyorlar. Kendi hayal güçleri ile bakıra yeni şekiller kazandırırken, ustalıkta babalarını aratmıyorlar. Büyük oğul, geçmişten bugüne yapılan işi değerlendirirken "babamın ustalığı, benim aklım" diyor.
 

 

Ünye Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

 

YAZDIR