ANA SAYFA            
(Bu sayfa en son 22 Eylül 2005 tarihinde güncellenmiştir.)

 

 

ZİLE MÜFTÜSÜ
ÂRİF KILIÇ'IN
ARDINDAN

Makale : Süleyman TEKİN
(Tokat Müftüsü)

Zile Müftüsü Ârif KILIÇ

Foto Yıldız Kemalettin Aydın Arşivi
Gönderen : Bekir ALTINDAL

Zile Müftüsü
ÂRİF KILIÇ'ın Ardından
(Diyanet Dergisi - Sayfa 21 - 22'de yayımlandı.)
(Makaleyi Gönderen : Bekir AKSOY)


Eski Kütüphane Önünde Müftü Ârif KILIÇ Hoca ve Maiyeti

            Tevâzuun, ahlâk ve faziletin müşahhas örneği olan merhum (1316) yılında, Tokat'ın Zile İlçesi'nde doğmuştur. Babası, Rüştiye muallimi ulemâ ve kurradan Sabit Efendi'dir. Müsevvid Abdullah Efendi'nin kerîmesi gayet muttaki ve nezihe bir kimse olan annesi Meryem Hanım'dır. Arif Efendi'nin anne tarafından büyük velî Beyazıd-ı Bestâmî Hazretleri ile akrabalığı vardır.

            İlk tahsiline 8 yaşında Kurşunlu Kur'ân Mektebi'nde başlayan merhum, babasını küçük yaşta kaybetmesi üzerine hıfzını ikmâl edememişti. Fakat Kırâet-i Aşere'ye vâkıftı. Tahsiline 1328 yılından itibaren Tekke Dâiresi Medresesi'nde devam ederek Mehmed Efendi'den ders okumuş ve Abdullatîf Efendi'den de icazet almıştır.

Hüvel Bâki Değerli Âlim Müfti-i Belde Hacı Ârif  KILIÇ

Gönderen : Udî Bekir AKSOY

            Daha sonra Amasya'ya giderek müderris Mehmed Efendi'den ve meşhur âlimlerden, tefsir, hadîs, fıkıh başta olmak üzere ilmin muhtelif dallarına ait dersler almış ve kendisini yetiştirmek için her fırsattan faydalanmıştır. Medreselerin lâğvı üzerine, Dârü'l-Hilâfeye devam etmiş, oranın da İmam-Hatip Okulu'na çevrilmesinden sonra bu okuldan (1341/1925) yılında mezun olarak Aliyyü'I-a'lâ derecesiyle diploma almıştır.

            Merhum, 1926 yılında Zile Halk Kütüphanesi memurluğuna tâyin edilmiştir. Kütüphane memuru iken 1933 yılında tarikatçılık iddiasıyla tutuklanarak Çorum Cezaevi'ne konmuş, üç ay sonra beraet etmişse de görevine son verilmiştir.

Zile Belediyesi ve arkada Bedesten Câmîi

Sonra Kütüphane oldu ve daha sonra anıların buruk izlerinde kaldı.

            10 sene sonra kütüphane memurluğuna tekrar tâyini yapılmış, oradan 1953 yılında da Zile Müftülüğü'ne getirilmiştir. 20 yıla yakın bu görevde kalan ve Müslümanlar'ın gönlünde muhteşem bir taht kuran Hocamız, bütün hayâtı boyunca dinî ve millî hizmetlerde bulunarak, birçok müesseselerin kuruluşunda ön safta yer almıştır. Bir tarafta câmilerin ve çeşitli mekteplerin inşasına koşarken, diğer taraftan da hastahânelerin, dispanserlerin yapılmasına yardımcı olmuştur.

            Memleketin maddî ve manevî îmân, İslâm'ın ve İslâmî ilimlerin neşri için her fırsattan istifadeye çalışmış, din görevlilerinin birçoğuna özel olarak ders vermiş ve pek çok talebe yetiştirmiştir.

Zile Kale Surları ve Saat Kulesi

            Ayrıca Kitâbü'l-İbrîz ile Hadikatü'n-Nüdbe Fî-Âdâbi't-Tarîkatı'n-Nakşibendiye kitaplarını terceme etmiş, fakat bu eserler basılmadan kalmıştır.

            Zile'nin son 30 yıllık manevî hayâtında büyük emekleri geçen merhum, her şeyden evvel değerli bir ilim adamı olup, Türk ve Arap Edebiyatı'na vâkıftı. Keza İslâm Târihi konusunda ayaklı kütüphane idi. Meleksîmâ bir zattı. Hoşsohbetti. Gurursuz ve mütevâzî bir kimse idi. Fakirinden zenginine, küçüğünden büyüğüne kadar herkes ona saygı gösterirdi.


Çeltek Baba'nın Kabri

            Zile Müftülüğü'nden 0l Nisan 1972 târihinden itibaren emekliye ayrılan merhum, nefes darlığından muzdaripti. Nihayet, 18 Temmuz 1972 Salı günü sabah namazını da eda ettikten bir saat sonra, ebedî hayâta doğru çıkacağı yolculuğun son hazırlıklarını da tamamlamış ve hayâtı boyunca hasretini çektiği maşukuna kavuşmuştur.

            Vefat haberi kısa bir zamanda şehrin en ufak köşelerine ve hattâ yakın il, ilçe ve köylere kadar yayılarak büyük bir teessür meydana getirdi. Cenaze namazı, çevre il, ilçe ve köylerden gelen Müslümanlar'ın da iştirakiyle binleri aşkın cemâatle kılınmış, tabutu mahşerî bir kalabalığın elleri ve omuzları üzerinde taşınarak, gözyaşları arasında ebedî istirahatgâhına tevdi olunmuştur.

            Hayâtından bâzı çizgiler vermeğe çalıştığımız Müfti Efendi'ye aşkı ile tutuştuğu Cenâb-ı Hak'dan rahmet, sevgilisi Hz. Muhammed (S.A.S.)'in de şefâat-ı kübrâlarına nâiliyet niyaz eder, aziz ruhuna fâtihalar sunarız.

Hüvel Bâki Değerli Âlim Müfti-i Belde Hacı Ârif KILIÇ

Gönderen : Udî Bekir AKSOY

Zile Ulu Câmi Minaresi

 

Er Rızk-ı Alallah

24.03.1989 Âşıkoğlu Necati AKYUNAK

HOCAMIZ
ÂRİF KILICIN ARDINDAN

   Dokuzyüz yetmişiki, Temmuz onsekiz Salı
   Ecel rüzgârı kırdı bir İlim-irfan dalı

   Eşkâliniz karşımda, mütebessim bir çehre
   Şimdi ise gelmemiş gibi oldunuz dehre

   Fıkıhta, ilm-i irfanda mütebâhîrdiniz
   Okuyun, öğrenin, câhil kalmayın derdiniz

   Ziyaretinize gelir/ hocam-üstâdım derdik
   Sohbetinizi dinler ellerinizi
öperdik

   İl ve ilçelerden fetva  için gelirlerdi
   Müşkülleri   hallolur,  ehl-i  ilim  derlerdi

   Kitap yazacak olan, size başvururdular
   Aldıkları bilgiden çok memnun kalırdılar

   Memleketimiz sizin asarınızla dolu
   Yaptırdınız Lise ve İmam-Hatip okulu

   Kütüphane, Müftülük, câmi-cemâat mahzun
   Boşluğunuz dolmaz ki, İşte bu daha hazîn

   Derlerdi ki;  müftünüz, ayaklı kütüphane
   Ecel  uçurdu sizi, tamtakır kaldı hâne

   Elinizden kitap düşmez, okurdunuz her anda
   Va'zınız hayâl oldu, sesiniz kaldı bandda

    Sizden faydalanırdı  kimsesizler, yetimler
   Ruhunuza okundu defalarca hatimler

   Fezâilinizi getirebildimse dile
   Sanki ufûlünüzle kimsesiz kaldı Zile

   Memleketimiz için olmuştunuz şeref-şan
   Ruhunuza Fatihalar ey değerli insan

   Asarınız meydanda, unutulmazsınız hiç
   Makamın Cennet olsun üstadım Arif Kılıç.

                              Ahmet Nezir ATAOLUR/ZİLE

 

Zile Makaleleri Sayfasına  

Dönmek İçin TIKLAYINIZ

YAZDIR