|
ZİLE |
|
Makale :
Bekir ALTINDAL
(Araştırmacı - Yazar -
Başmüfettiş)
Necmettin ERYILMAZ, İlber ORTAYLI, Bekir ALTINDAL, Abdullah DEMİRÇAL
Topkapı Sarayı İdare Binası'nda Zile Söyleşisi
ZİLE
ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ
BİNASININ TOKAT’A ALINMASI
YA DA
TEKERRÜR EDEN TARİH
Zile Anadolu Öğretmen Lisesi - Kemal TARHAN Fotoğraf Arşivi
Şehitlerimize ağlarken, Sevgili Necmettin Eryılmaz’ın Zile Plâtformu’na haber olarak geçtiği; İMKB’nin yaptıracağı Zile Anadolu Öğretmen Lisesi binası inşaatının seçimlerden önce durdurularak, Tokat merkeze kaydırılması olayı ile ilgili ‘Yazıklar Olsun’ başlıklı yazısı bir ibret belgesidir.
Yine Zile Plâtformunda yayınlanan ve geçmişte Tokat'ta futbol ve basketbol maçlarının oynanmasında Tokat merkezdeki yetkililerin ilçelere, özellikle Zile takımlarına karşı yaptıkları davranışları ise başka bir ibret hikâyesi imiş de haberimiz yokmuş!
Nasıl olmasın ki Tokat'ta İl Şube Müdürü olan bir Zileli yok ki.. Ben Tokat'ta uzun yıllar yetkili Zileli bir daire müdürü hatırlamıyorum. Bugüne kadar siyasette etkili olanların, Zileli birini Tokat'ta bir Millî Eğitim Müdürü, Gençlik Spor Müdürü v.s. olmasına sıcak bakacağını, yaptığını, yapacağını bilmiyorum. Bilen varsa söylesin.
Sevgili Necmettin Eryılmaz’ın bu haberi üzerine İMKB’nin yaptıracağı Zile Anadolu Öğretmen Lisesi binası inşaatının seyri ile ilgili olarak ilgililerle telefon görüşmemiz oldu. Zile kamuoyu için bu görüşmelerde elde ettiğimiz bilgileri kısaca özetleyelim.
2004 yılında Zile’den Mustafa Türkyılmaz, İstanbul’da ikamet eden işadamı hemşehrimiz Mahmut Küçükdoğan Bey’i arayarak, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) eğitime katkı amacıyla okul yapacağını, Zile Öğretmen Anadolu Lisesi binası için ilgisini ister.
Bekir AKSOY, Kemal TÜRKER ve
Zileli Öğrenciler Tokat Öğretmen Okulu'nda.
Bekir AKSOY Fotoğraf Arşivi
Hemşehrimiz Mahmut Bey 1970’li yıllarda İstanbul’a giderek burada iş kuran başarılı işadamı hemşehrilerimizden biridir. AKP kurucularından olup, İstanbul İl Meclis Üyeliği'ne seçilmiştir. Zile Ticaret Borsası’nın açılmasında, Zile - Alaca yolunun inşaatında, birkaç defa ödenek verilmesinde emeği geçenlerden hemşehrimizdir.
Sevgili Türkyılmaz’ın isteği üzerine sevgili asker arkadaşım Mahmut Küçükdoğan dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ali Coşkun ile birlikte olduğu bir sırada konuyu açarak, bu okullardan birinin Zile’ye yapılması için yardım ister. Sayın Bakan hemen İMKB Başkanı Sayın Osman Birsen’i aratır; bu okullardan birinin Zile’ye yapılmasını, imkân varsa bir tane de memleketi Erzincan’a yapılmasını ama önceliğin Zile olduğu ricasını iletir. Borsa Başkanı Osman Birsen Bey kabul eder. Sayın Bakan peşinden Millî Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin Çelik Bey’i arayarak, konuyu ileterek ilgisini ister. Millî Eğitim Bakanı da telefonda 'olur' der.
Bu gelişme üzerine Sevgili Küçükdoğan Zile’de okul için arsa araştırmasına girerek Başkanımız Murat Bey’e konuyu iletir. Başkanımız tarafından 15 dönüm yer gösterilir. Ancak birtakım sebeplerle ilgililerce başka yer aranır. Zile Ticaret ve Sanayi Odası Başkan ve yönetimi 10 dönüm yer alır okul için. Projeye göre hem yatılı hem gündüzlü okul yapılacaktır.
Aradan bir buçuk yıl geçer. Sayın Bakan Ali Coşkun Bey Küçükdoğan’a; ‘Bu Tokatlılar nasıl insanlarmış, Zile’ye yapılacak okulun yatılı bölümünü Reşadiye’ye aldırmışlar.’ der.
Zileliler hiç değilse gündüz bölümü yapılır diye beklerken seçim kararı alınır. Sanayi Bakanı Sayın Ali Coşkun aday değildir. Seçimler öncesi Zile’ye yapılacak okul binası, Zile’de söylenene göre siyasîler ve ilgililer vasıtasıyla Tokat’a kaydırılır. Müteahhidin işe başlama aşamasında Zile’de bu olay şok yaratır. Tokat idarecilerine Tokat siyasîlerine tepki oluşur. Durum; ilgililer, duyarlı Zileliler ve sivil toplum kuruluşlarından Zile Plâtformu tarafından Tokat Milletvekili Zileli Hemşehrimiz Sayın Hüseyin Gülsün’e aksettirilir.
Okul inşaatının Tokat’a kaydırılması aşamasında Sayın Gülsün henüz Milletvekili değildir. Sayın Milletvekilimizin konuyu Millî Eğitim Bakanlığı, Tokat Vâliliği ve diğer ilgililer nezdinde araştırmasında olay bütün çıplaklığı ile ortaya çıkar. Bizzat Millî Eğitim Bakanı ile görüşerek olayı anlatır. Olan olmuştur. Sayın Millî Eğitim Bakanı 2008 yılı için Zile Anadolu Öğretmen Lisesi bina inşaatı için söz verir.
Sayın Milletvekilimiz Hüseyin Gülsün ile konuyu telefonla görüştüğüm gün bu iş için Millî Eğitim Bakanlığı’na gideceğini, Bakan Bey’e bu okulun temeli atılmazsa Zile’ye gitmeyeceğini ısrarla söylediğini ifade etmiştir.
Okulun hikâyesi kısaca böyle. Biz iletilenleri yazdık. Zile’de Zileliler'ce söylenene göre bu okul inşaatının Tokat’a kaydırılmasına sebep olanlarla, ilgililer ve yetkililerin konu hakkında Zileli'ye açıklama yapmalarını beklemek hakkımızdır diye düşünüyoruz. Ya da bu yazdıklarımızın eksik veya yanlış bir tarafı varsa ilgililer düzeltsin lütfen…
Bugün Zile Özhaber Tokat’taki idarecilere gidiyor yetkililere ama kaç kişi yazıyor, tepki koyuyor?. Geriye Zile TV kalıyor. Sevgili arkadaşım Hüseyin Gülbasar’ın şahsî gayret ve yayınları ile Zile’ye bir şeyler yapılıyor. Örnek : Zile TV olmasa 6 - 7 sene önce o ambulansı zor görürdü Zile.
Halbuki bugün imkânlar daha geniş. Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde hak aramak, Bilgi Edinme Kanunu'na göre yetkililerden bu hususta bilgi almak, telefon, faks, e-mail, sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla demokratik hakları kullanmak mümkün.
İMKB, Zile’ye okul için bu parayı vermiş ve seçimlerden kısa süre önce Zile yerine Tokat’a kaydırılmışsa sebebi nedir? Kimler, hangi kurum ve yetkililer hangi gerekçelerle arsası alınan bu okul inşaatını değiştirmiştir? Zileli, Zile TV, Özhaber Gazetesi, Zile Plâtformu olarak demokratik bir şekilde Millî Eğitim Bakanlığı’na, Tokat Vâliliğine, Tokat Millî Eğitimi Müdürlüğü’ne ve sayın Milletvekillerine sorarak açıklama beklemeliyiz. Siyasî parti Zile ilçe başkanları da lütfen buna sahip çıksın. Biz insan olarak hiçbir vekilimize, Tokat vilâyet idarecilerine, nezaketsizlik yapmak niyetinde olamayız. Ama bunlara cevap aramak da bizim hakkımız.
Olayın, Zile gelişiminin birinci ayağını bu işe önayak olmuş hemşehrilerimizden yani birinci ağızlardan teyit ederek yazdık. İMKB Başkanı’nın Zile için verdiği okul binası yapımının iptal edilerek seçimler öncesi Tokat’a alınmasının gerekçesini de; bu işte rolleri olan ilgililerden ve yetkililerinden öğrenmek; açıklama yapmalarını ve gerekçesini beklemek de hakkımız. Verilecek cevap bu sütunlarda yayınlanacaktır.
Yazımıza başlarken "şehitlerimize ağlarken" diye başladık. "Bu olay çıktı gündeme" diye devam ettik. Tokat’ın son şehidi Zile’de birkaç ay önce toprağa verildi. Teröre 29 şehit veren (belki de Tokat merkez ve ilçeleri arasında en fazla şehit veren, aynen İstiklâl Savaşı’nda il ve ilçeler arasında Tokat ve ilçelerin önünde ülkede 14. sırada olduğu gibi…) Zile ve Zileli daha ne yapmalı?...
Bundan 90 yıl önce dönemin Tokat Mutasarrıfı’nın haksızlığına dipçik yemek, gözaltına alınmak bahasına Zile’nin hakkını savunan altı fedakâr Zileli büyüğümüzün hâtırası karşısında ne diyeceğiz?
M. Akif Ersoy; ibret alınsaydı tekerrür eder miydi? diyor. Rahmetle andığımız Koca Şâir! Evet ibret de alsanız tekerrür eder tarih.
Sizi biraz geçmişe götürmek istiyoruz. Hem de belgelerle sabit olan olaylara…
İşte Size Bir Belge :
Dersaadette Tokat Mebusu Hacı Kâmil Efendi vasıtasıyla Dersaadette Sivas Vâli Âlisi Nemci Beyefendi Hazretlerine;
Telgrafın Yazıldığı yer : Zile
Bu şekilde başlayan 1971 tarihli telgrafı Zile'nin ileri gelenlerinden Müftüzade Hayrullah Efendi, Mescizade (Fescizade?) Yusuf Efendi, Porsukzade Mustafa Efendi, Rüştü Efendi, Karanfilzade Abdurrahman Efendi ve Kazanasmazzade Ali Efendi o günün şartlarında seslerini duyurmak için Zileli Mebus Topçuzade Hacı Kâmil Efendi vasıtasıyla o zaman Tokat’ın ve Zile’nin bağlı olduğu Sivas Vâlisi'ne çekiyorlar. (BOA, DH KMS 45/31 14.Za.1335) Peki niye?
Zileli ahalisi kendi arasında para toplayarak Zile Maarifi’ne (şimdiki Zile Millî Eğitim Müdürlüğü diyelim) dinamo (Sinema?) makinesi alıyor. Zile Kazası’nın bağlı olduğu Tokat Livası = Sancağı Mutasarrıfı (şimdiki vâli karşılığı) bu dinamoya cebren hukuksuz bir şekilde despotça el koyuyor. Biraz ağır mı yazdım. Hayır. Makineyi vermeyen Zilelileri, süngü takan jandarma ile dipçikletip, 24 saatten fazla nezarete attırıyor.
Makinenin Zile’ye iade edilmesi Devlet tarafından emredilmesine rağmen Tokat Mutasarrıfı’nın (Vâlisi) iade etmemede direnmesi üzerine yukarıda ismi yazılı ve o günün şartlarında örnek davranışlarından dolayı rahmetle andığım o insanlar Osmanlı Meclisi’nde bulunan mebus (milletvekili) Zileli Topçuzade Hacı Kâmil Efendi’ye bu telgrafı çekiyorlar. Bu ikinci emirden sonra Tokat Mutasarrıfı’nın iade edip etmediği belgesini bulamadım. Önemli değil. Önemli olan, o dönemin Tokat idarecilerinin Zile’ye karşı ibretlik tavırları.
Merak eden bir ilgili çıkarsa bu telgrafların transkripsiyonunu da yayınlarız…
Yıl 1960. İşte Size Başka Bir Belge!
Birkaç ay önceki hayallerimiz, iyimserliğimiz artık karamsar bir bedbinliğe büründü. O zaman iyimserdik, inanmıştık, ümitlenmiştik, çünki Bölge Müdürü ve Vâlilik söz vermişlerdi : Spor Toto’dan para istedik. Gelir gelmez ilk iş olarak Zile Spor Alanı'nın tamamını istimlâk edeceğiz.
Evet Spor Toto’dan yüz bin lira geldi. Fakat bu parayı Tokat nasıl olur da ilçelere kaptırırdı!. Hemen parlak fikirler atıldı. Sağa sola tesir edildi... Dediler ki bu parayı nasıl harcayalım. Ohho dedi birisi, ondan kolay ne var, tribünü sökelim yerine daha büyüğünü yapalım. Maksat para Tokat’ta kalsın.
Ve Türkiye’nin 46 ilinden büyük, 23 bin nüfuslu Zile İlçesi, il olarak doğmayışının acısını bir kere daha duydu.
Şimdi Zileli genç, plândaki alanın dörtte birinde top koştururken ve kalecilerden biri güneşe karşı oynamaya mecbur bırakılırken, Tokat’taki idareciler hazır tribünü söktürüp yerine daha modernini yaptırıyorlar. Hem de ortada verilmiş bir söz varken.
İdareciliğin özelliği hep kendine yontmaksa, hep bulunduğu yere çalışmaksa kısaca şunu hatırlatmak isteriz ki; Bölge demek yalnız Tokat Şehri demek değildir.. (Şafak Gazetesi 6 Eylül 1960)
Bir Başka Belge Daha!
1960’lı yıllardan günümüze kadar Zile sevdası ile Zile’ye hizmet eden halen de zaman zaman plâtforma yazarak bizleri aydınlatan Zile kültürünün duayenlerinden Mehmet Sezen Ağabeyimiz ülke çapında yayımlanan bir dergide ‘Zile’nin Kaderi’ yazısında şöyle feveran ediyor :
Ressam Mehmet SEZEN ve Necmettin ERYILMAZ
Fotoğraf : Mustafa BELDEK
… Anadolu’muzun iklimi en güzel bir bölgesinde olmasına rağmen yollar kavşağında bulunmaması içine kapanık bırakmış Zile'yi. Bir de (resmî daireleri hariç) her konuda kendisiyle boy ölçüşecek nitelikte olduğu için Vilâyetimiz Tokat'ın her vesile ile attığı çelmeleri de hesaba katarsak, gene bugünkü durumunu çalışkan ve azimli insanlarına borçludur Zile.
Üzülerek belirtmek isterim ki; 1969 yılında neşredilen Tokat 1967 Yıllığı'nı araştırırsanız, Zile'ye yeni bir darbe daha indirildiğini esefle görürsünüz. Her Zileli'nin yakınen gördüğü ve bildiği Kale’nin kuzey-doğu yamaçlarındaki Romalılara ait amfi-teatri'yi bu yıllık, taşocağı olarak nitelemekte ve bu şehrin en büyük tarihî kalıntısını bir kalemde silip atmak istemektedir.
Mistepe, Zile Amfitiyatrosu'nda
Tetkiklerde. |
1968 Yılında Zile Amfitiyatrosu
|
Olamaz öyle şey, inkâr edilemez bir tarih. Gerçekler hiç bir zaman susmazlar işte.
1964’te Zile Turizm ve Tanıtma Derneği sathî bir kazı ile tiyatronun toprak altında kalan plâtformunu ve muntazam basamaklarını ortaya çıkarmıştır. Resmen getirtilen bir arkeolog, raporunda buranın Romalılara ait bir amfi-teatr olduğunu kesin olarak belirtmiştir. Zamanı geldiğinde burada gerekli kazıların yapılacağı 19 Ağustos 1964 tarihli rapora ayrıca eklenmiştir.
Hal böyleyken Tokat 1967 Yıllığı, hiç araştırma yapmadan sadece indî ve şahsî görüşlerle Zile tarihini bir çırpıda inkâr edivermiştir. Zile için ne acı bir darbe, ne kötü bir anti-propagandadır bu. Böyle bir hatanın sorumluluğunu bir nebze kendimizde aramayı düşünebiliriz. Fakat bir vilâyetin, en büyük kazasını tanıyamamasının doğurduğu böyle bir hatanın sorumluluğu bizlere ait olmasa gerek!
Tokat 1967 Yıllığı'nı Zileliler adına tarih önünde tekzip eder, yine bir Zileli toleransıyla bu gibi hataların tekrarlanmamasını ümit ederiz… (Mehmet Sezen, Ülkemiz, Aylık Bilim Kültür Dergisi, Sayı : 37, Sayfa : 20, Haziran 1969)
Sevgili Mehmet Abi kibar, beyefendi bir insan olduğundan yazısını nezaket kurallarına uygun bitirmiş…
Bu hususu, sağlığında arkeolojinin duayenlerinden Prof. Dr. Tahsin Özgüç Hoca'yı iki defa evinde ziyaretimde sormuştum : ‘Orta Anadolu’da ayakta kalmış tek amfitiyatro’ cevabını vermişti.
Dün de bunlar yapılıyordu bugün de. Ancak dün sesimizi duyuracak imkânlar kısıtlı olmasına rağmen 1950’lerden itibaren mahallî gazetede bir yazı çıktığında ses getiriyordu.
Yukarıdaki belgelerden sonra Sevgili Hulusi Serezli Ağabey’in Zile Plâtformu’nda http://www.zileplatformu.com adresinden (makaleler bölümü) ve Özhaber Gazetesi’nde yayımlanan ‘Şu Tokat’ın Bize Ettikleri’ başlıklı yazısı tam da tanımlıyor vilâyetimizin Zile’ye bakışını.
Tarih tekerrür etti işte. 90 yıl önce Zileli derdini Zileli Mebus Hacı Kâmil Bey’e arzuhal etti. 90 yıl sonra bu olay ortaya çıkınca konu Zileliler olarak Zileli Vekilimiz Sayın Hüseyin Gülsün’e intikal ettirilmiş. Sayın Vekilimiz Tokat Milletvekili ama önce Zileli, doğduğu, suyunu içtiği, havasını teneffüs ettiği Kızılcin’den Zile’ye, oradan da bugünlere gelmesinde Zile’nin önemini bilen birisi. Zile’nin ve Zileli'nin dertlerine sahip çıkacağına benim şahıs olarak inancım tam. Tarihî görevinde Zile ve Zileli'nin dertleri omuzlarında. Bunu biliyoruz. Her şey ondan bekleniyor artık.
Yani Zile’ye karşı yapılan haksızlık ve adaletsizliğe karşı dün Topçuzade Hacı Kâmil Efendi’den yardım istiyordu Zileliler.. bugün Sayın Milletvekilimiz Hüseyin Gülsün’den…
Zile’de pek çok sivil toplum kuruluşu dernekler var. Ayrıca İstanbul, Ankara ve diğer şehirlerde Zileliler'in kurduğu dernekleri var. Düzinelerce Zile köyleri dernekleri var. Bu sivil toplum kuruluşları, dernekler bugün bu gibi bir durumda veya Zile’yi ilgilendiren durumda yetkililere, sorumlulara demokratik haklarını kullanıp gerekli girişimleri yapmıyorsa, Zile aleyhine olan yanlışlara, tepkilerini koymuyorlarsa başka ne için varlar?
Biz seçim öncesi niye yazdık "Zileli seçimde ne yapacak" diye? Peki bir Vekilimiz olmasaydı ne yapacaktık? Diyoruz ki her şeyi, on yılların problemlerini sadece Vekilimizin omzuna yüklemek doğru değil. Sivil toplum olarak, plâtform olarak ilgililere demokratik ve vatandaş olarak bu olayı sorarak tepkimizi koyalım. Tabi temennimiz bunlar, yani Zile’nin hakkının aranması demokratik bir biçimde hukuka uygun olmalı. Seçmen ve vergi veren Zileli vatandaşlar olarak…